Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
12. Sûre · Ayet 47
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

12. Yusuf Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1641|12|47|قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِنِينَ دَأَبًا فَمَا حَصَدتُّمْ فَذَرُوهُ فِى سُنۢبُلِهِۦٓ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّا تَأْكُلُونَ

Latin Literal

47. Kâle tezreûne seb’a sinîne de’ebâ(de’eben), fe mâ hasadtum fe zerûhu fî sunbulihî illâ kalîlen mimmâ te’kulûn(te’kulûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Ziraat edin yedi sene bir daimî** (olarak); öyle ki hasat ettiğinizi; öyle ki bırakın*** onu sümbülünde**** onun; dışındadır biraz yediğinizden.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Yusuf) قَالَ قول
2 tezraune zirai faaliyet olarak ekersizin تَزْرَعُونَ زرع
3 seb'a yedi سَبْعَ سبع
4 sinine sene سِنِينَ سنو
5 deeben alışıldığı şekilde دَأَبًا داب
6 fe ma öyle ki فَمَا -
7 hasadtum hasat ettiğinizi حَصَدْتُمْ حصد
8 fezeruhu öyle ki bırakın onu فَذَرُوهُ وذر
9 fi فِي -
10 sunbulihi başağında kendi سُنْبُلِهِ سنبل
11 illa dışında إِلَّا -
12 kalilen az bir قَلِيلًا قلل
13 mimma مِمَّا -
14 te'kulune yediğinizden تَأْكُلُونَ اكل

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Devamlı, sürekli yaptığınız şekilde.***Tahılları başağıyla depolamak, meyveleri de saplarıyla depolamak daha uzun ömürlü ve saha sağlıklı saklama koşulu oluşturur.****Tahılın sümbülü, başak.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Yusuf Suresi - Ayet 47

Sure 12 Ayet 47 - Yusuf/Yusuf

Sure 12: Yusuf/Yusuf

Ayet No: 47 | Kur'an Ayet No: 1641 | يُوسُف

Arapça Metin (Harekeli)

1641|12|47|قَالَ تَزْرَعُونَ سَبْعَ سِنِينَ دَأَبًا فَمَا حَصَدتُّمْ فَذَرُوهُ فِى سُنۢبُلِهِۦٓ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّا تَأْكُلُونَ

Latin Literal

47. Kâle tezreûne seb’a sinîne de’ebâ(de’eben), fe mâ hasadtum fe zerûhu fî sunbulihî illâ kalîlen mimmâ te’kulûn(te’kulûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Ziraat edin yedi sene bir daimî** (olarak); öyle ki hasat ettiğinizi; öyle ki bırakın*** onu sümbülünde**** onun; dışındadır biraz yediğinizden.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Yusuf) قَالَ قول
2 tezraune zirai faaliyet olarak ekersizin تَزْرَعُونَ زرع
3 seb'a yedi سَبْعَ سبع
4 sinine sene سِنِينَ سنو
5 deeben alışıldığı şekilde دَأَبًا داب
6 fe ma öyle ki فَمَا -
7 hasadtum hasat ettiğinizi حَصَدْتُمْ حصد
8 fezeruhu öyle ki bırakın onu فَذَرُوهُ وذر
9 fi فِي -
10 sunbulihi başağında kendi سُنْبُلِهِ سنبل
11 illa dışında إِلَّا -
12 kalilen az bir قَلِيلًا قلل
13 mimma مِمَّا -
14 te'kulune yediğinizden تَأْكُلُونَ اكل

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Devamlı, sürekli yaptığınız şekilde.***Tahılları başağıyla depolamak, meyveleri de saplarıyla depolamak daha uzun ömürlü ve saha sağlıklı saklama koşulu oluşturur.****Tahılın sümbülü, başak.