{"sure_no":"30","ayet_sayisi":60,"ayetler":[{"id":"37204","kuran_ayet_no":"3408","sure_no":"30","ayet_no":"1","ayet_arapca":"3408|30|1|الٓمٓ","ayet_ie":"<p>ALM<sup>44</sup><sub>*</sub>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Elif, Lâm, Mîm.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3408|30|1|الٓمٓ","latin_literal":"1. Elif lâm mîm.","arapca_harekesiz":"3408|30|1|الم","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37205","kuran_ayet_no":"3409","sure_no":"30","ayet_no":"2","ayet_arapca":"3409|30|2|غُلِبَتِ ٱلرُّومُ","ayet_ie":"<p>Galip<sup>*</sup> geldi rum<sup>**</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Yenildi değil yendi. Rumlar Sâsânilere karşı MS 628 yılında kesin bir zafer kazandı ve antlaşma imzalandı. Ninova (Kuzey Irak / Musul civarı).</p><p><sup>**</sup>Doğu Romalılar; Bizans.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3409|30|2|غُلِبَتِ ٱلرُّومُ","latin_literal":"2. Gulibetir rûm(rûmu).","arapca_harekesiz":"3409|30|2|غلبت الروم","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37206","kuran_ayet_no":"3410","sure_no":"30","ayet_no":"3","ayet_arapca":"3410|30|3|فِىٓ أَدْنَى ٱلْأَرْضِ وَهُم مِّنۢ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ","ayet_ie":"<p>Daha yakın/alçak yerde<sup>1306</sup>&nbsp;ve onlar<sup>*</sup> sonrasında galibiyetlerinin<sup>**</sup> galip olunacaklardır<sup>***</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Rumlar.</p><p><sup>**</sup>Önceki ayette işaret edilen Sâsânîlere karşı galibiyetlerinin.</p><p><sup>***</sup>Müslümanlara yenileceklerdir. MS 636 Yemlük savaşı; Müslümanlar Rumları yendiler.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3410|30|3|فِىٓ أَدْنَى ٱلْأَرْضِ وَهُم مِّنۢ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ","latin_literal":"3. Fî ednel ardı ve hum min ba’di galebihim se yaglibûn(yaglibûne).","arapca_harekesiz":"3410|30|3|في ادني الارض وهم من بعد غلبهم سيغلبون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37207","kuran_ayet_no":"3411","sure_no":"30","ayet_no":"4","ayet_arapca":"3411|30|4|فِى بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ ٱلْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِنۢ بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ ٱلْمُؤْمِنُونَ","ayet_ie":"<p>Birkaç<sup>*</sup> senede<sup>**</sup>; Allah’adır emir öncesinden ve sonrasından; ve o gün ferahlar müminler<sup>27</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Üç ile 9 arası belirsiz sayı (bazen 3–10).</p><p><sup>**</sup>Rabbimiz Rumların yenileceğini birkaç senede gelecek zaman kipiyle bildiriyor. Demek ki şerefli Kur'an'ın MS 633 yılında tamamlanması sonrası Rumlar yenilecektir. MS 628-636 yılları arası tam 8 yıl sonra.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3411|30|4|فِى بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ ٱلْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِنۢ بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ ٱلْمُؤْمِنُونَ","latin_literal":"4. Fî bıd’ı sinîn(sinîne), lillâhil emru min kablu ve min ba’d(ba’du), ve yevme izin yefrahul mu’minûn(mu’minûne).","arapca_harekesiz":"3411|30|4|في بضع سنين لله الامر من قبل ومن بعد ويوميذ يفرح المومنون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37208","kuran_ayet_no":"3412","sure_no":"30","ayet_no":"5","ayet_arapca":"3412|30|5|بِنَصْرِ ٱللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ","ayet_ie":"<p>Yardımıyla<sup>*</sup> Allah'ın (ki) yardım eder dilediği kimseye; ve O Azîz’dir<sup>37</sup>; Rahîm’dir<sup>2</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Müslümanların Rumları yenmesi mutlak ki Yüce Allah'ın yardımıyla olmuştur.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3412|30|5|بِنَصْرِ ٱللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ","latin_literal":"5. Bi nasrillâh(nasrillâhi), yansuru men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzur rahîm(rahîmu).","arapca_harekesiz":"3412|30|5|بنصر الله ينصر من يشا وهو العزيز الرحيم","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37209","kuran_ayet_no":"3413","sure_no":"30","ayet_no":"6","ayet_arapca":"3413|30|6|وَعْدَ ٱللَّهِ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Vaadidir<sup>*</sup> Allah'ın (ki) ihtilaf<sup>1307</sup>&nbsp;etmez Allah kendi vaadine velakin/fakat ekserisi<sup>**</sup> insanların bilmezler<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Dilediği kimseye yardım edeceği.</p><p><sup>**</sup>Çoğunluğu.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3413|30|6|وَعْدَ ٱللَّهِ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","latin_literal":"6. Va’dallâh(va’dallâhi), lâ yuhlifullâhu va’dehu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).","arapca_harekesiz":"3413|30|6|وعد الله لا يخلف الله وعده ولكن اكثر الناس لا يعلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37244","kuran_ayet_no":"3414","sure_no":"30","ayet_no":"7","ayet_arapca":"3414|30|7|يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْءَاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ","ayet_ie":"<p>Bilirler bir zâhiri<sup>896</sup> dünya hayatından ve onlar ahiretten<sup>*</sup> (ki) onlar gâfillerdir<sup>310</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Öteki hayattan.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3414|30|7|يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْءَاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ","latin_literal":"7. Ya’lemûne zâhiren minel hayâtid dunyâ, ve hum anil âhıreti hum gâfilûn(gâfilûne).","arapca_harekesiz":"3414|30|7|يعلمون ظهرا من الحيوه الدنيا وهم عن الاخره هم غفلون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"3115","kuran_ayet_no":"3415","sure_no":"30","ayet_no":"8","ayet_arapca":"3415|30|8|أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ","ayet_ie":"<p>Hiç tefekkür<sup>357</sup> etmezler mi kendi nefislerinde<sup>201</sup> (ki) yaratmış değildir Allah gökleri<sup>162</sup> ve yeri; ve ikisi arasındakini hakla/gerçekle (olması) dışında; ve belirlenmiş bir eceldir; ve doğrusu insanlardan ekserisi/çoğu Rabblerine<sup>4</sup>&nbsp;karşılaşmaya mutlak kâfirdirler<sup>25</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3415|30|8|أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ","latin_literal":"8. E ve lem yetefekkerû fî enfusihim, mâ halakallâhus semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakkı ve ecelin musemmâ(musemmen) ve inne kesîran minen nâsi bi likâi rabbihim le kâfirûn(kâfirûne).","arapca_harekesiz":"3415|30|8|اولم يتفكروا في انفسهم ما خلق الله السموت والارض وما بينهما الا بالحق واجل مسمي وان كثيرا من الناس بلقاي ربهم لكفرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37245","kuran_ayet_no":"3416","sure_no":"30","ayet_no":"9","ayet_arapca":"3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","ayet_ie":"<p>Ve hiç dolaşmazlar  mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti<sup>892</sup> kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı<sup>*</sup> yeri; ve imar etmişlerdi onu<sup>**</sup> daha çok imar ettiklerinden (onların) onu<sup>**</sup>; ve gelmişti kendi resûlleri<sup>418</sup><sub>***</sub> beyanatlarla<sup>620</sup>; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek<sup>257</sup>&nbsp;için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine<sup>201</sup> zulmederler<sup>257</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Tarım faaliyeti; tüneller açma.</p><p><sup>**</sup>Yeri.</p><p><sup>***</sup>Çoğul olarak gelmiştir. En az 3 veya daha fazla resûl demektir. Anlarız ki Rabbimiz tek bir resûl göndermek yerine toplumlara 3 ve üzeri elçi göndermektedir.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ","latin_literal":"9. E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât(beyyinâti), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).","arapca_harekesiz":"3416|30|9|اولم يسيروا في الارض فينظروا كيف كان عقبه الذين من قبلهم كانوا اشد منهم قوه واثاروا الارض وعمروها اكثر مما عمروها وجاتهم رسلهم بالبينت فما كان الله ليظلمهم ولكن كانوا انفسهم يظلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37246","kuran_ayet_no":"3417","sure_no":"30","ayet_no":"10","ayet_arapca":"3417|30|10|ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ","ayet_ie":"<p>Sonra oldu akıbeti<sup>892</sup>&nbsp;kötülük<sup>*</sup> etmiş kimselerin kötü<sup>*</sup> ki yalanlamışlardı<sup>195</sup> Allah'ın ayetlerini<sup>454</sup>; ve olmuşlardı onunla<sup>**</sup> istihza<sup>361</sup> ederler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Kötülük etmiş kimselerin akıbeti kötü olur.&nbsp;</p><p><sup>**</sup>Ayetle.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3417|30|10|ثُمَّ كَانَ عَٰقِبَةَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ ٱلسُّوٓأَىٰٓ أَن كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ بِهَا يَسْتَهْزِءُونَ","latin_literal":"10. Summe kâne âkıbetellezîne esâus sûâ en kezzebû bi âyâtillâhi ve kânû bihâ yestehziûn(yestehziûne).","arapca_harekesiz":"3417|30|10|ثم كان عقبه الذين اسوا السواي ان كذبوا بايت الله وكانوا بها يستهزون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37247","kuran_ayet_no":"3418","sure_no":"30","ayet_no":"11","ayet_arapca":"3418|30|11|ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","ayet_ie":"<p>Allah başlatır yaratmayı<sup>*</sup>; sonra iade eder<sup>**</sup> onu<sup>***</sup>; sonra O'na<sup>****</sup> döndürülürsünüz<sup>****</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>\"Big Bang\" ile evrenin/evrenlerin yaratılması.</p><p><sup>**</sup>Evren/evrenler yırtılacak ve ilk yaratılış anı olan tekillik haline iade edilecektir. Buna \"Bing Bounce\" denir.</p><p><sup>***</sup>Yaratmayı.</p><p><sup>****</sup>Allah'a.</p><p><sup>*****</sup>Yeni Big Bang ile yaratılan bir evrendeki (ahiret evrenindeki) bir yerde insanlar Allah'a döndürülür. Kıyam halinde ayakta bekler durumda haşredilirler.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3418|30|11|ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ","latin_literal":"11. Allâhu yebdeul halka summe yuîduhu summe ileyhi turceûn(turceûne).","arapca_harekesiz":"3418|30|11|الله يبدوا الخلق ثم يعيده ثم اليه ترجعون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37248","kuran_ayet_no":"3419","sure_no":"30","ayet_no":"12","ayet_arapca":"3419|30|12|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ","ayet_ie":"<p>Ve gündür (ki) kıyam<sup>143</sup> olur saat<sup>470</sup>; şoka girer<sup>*</sup> mücrimler<sup>674</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Şok hali; kederle ezilmek; umutsuzluğa düşmek; kesilip koparılmak; şaşkınlığa / karmaşaya düşmek.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3419|30|12|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُبْلِسُ ٱلْمُجْرِمُونَ","latin_literal":"12. Ve yevme tekûmus sâatu yublisul mucrimûn(mucrimûne).","arapca_harekesiz":"3419|30|12|ويوم تقوم الساعه يبلس المجرمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37249","kuran_ayet_no":"3420","sure_no":"30","ayet_no":"13","ayet_arapca":"3420|30|13|وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ","ayet_ie":"<p>Ve asla olmaz onlara şürekâlarından<sup>1293</sup> şefâatçi<sup>114</sup>; ve oldular şürekâlarıyla<sup>1293</sup> kâfirler<sup>25</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3420|30|13|وَلَمْ يَكُن لَّهُم مِّن شُرَكَآئِهِمْ شُفَعَٰٓؤُا۟ وَكَانُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ كَٰفِرِينَ","latin_literal":"13. Ve lem yekun lehum min şurekâihim şufeâû ve kânû bi şurekâihim kâfirîn(kâfirîne).","arapca_harekesiz":"3420|30|13|ولم يكن لهم من شركايهم شفعوا وكانوا بشركايهم كفرين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37250","kuran_ayet_no":"3421","sure_no":"30","ayet_no":"14","ayet_arapca":"3421|30|14|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","ayet_ie":"<p>Ve gündür (ki) kıyam<sup>143</sup> olur sâat<sup>470</sup>; o gün fırkalara<sup>*</sup> bölünürler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Bölüklere, parçalara.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3421|30|14|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَتَفَرَّقُونَ","latin_literal":"14. Ve yevme tekûmus sâatu yevmeizin yeteferrakûn(yeteferrakûne).","arapca_harekesiz":"3421|30|14|ويوم تقوم الساعه يوميذ يتفرقون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37251","kuran_ayet_no":"3422","sure_no":"30","ayet_no":"15","ayet_arapca":"3422|30|15|فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki ancak kimseler (ki) iman<sup>47</sup> ettiler ve yaptılar sâlihât<sup>18</sup>; öyle ki onlar bir revzadadır<sup>1314</sup> (ki) mutluluk verilirler<sup>*</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Pasif fiil; neşelendirilirler, mesut hale getirilirler.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3422|30|15|فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَهُمْ فِى رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ","latin_literal":"15. Fe emmellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe hum fî ravdatin yuhberun(yuhberune).","arapca_harekesiz":"3422|30|15|فاما الذين امنوا وعملوا الصلحت فهم في روضه يحبرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37252","kuran_ayet_no":"3423","sure_no":"30","ayet_no":"16","ayet_arapca":"3423|30|16|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْءَاخِرَةِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve gelince kimselere (ki) kâfirlik<sup>25</sup> ettiler ve yalanladılar<sup>195</sup> ayetlerimizi ve kavuşmayı<sup>1315</sup>&nbsp;ahirete<sup>774</sup>; öyle ki işte bunlar; azapta hazır bulundurulanlardır.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p>*Ahiret evreninde şerefli Kur'an'ın ahireti dışında ahiret bekleyenler de Kur'an'ın ahiretine kavuşmayı yalanlamış olur. Sadece ahirete iman değil gerçekten Kur'an'ın ahiretine iman şarttır. Uyduruk hadislerdeki ahiret Yüce Allah'ın gerçek/hak ahiretini apaçık yalanlar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3423|30|16|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَلِقَآئِ ٱلْءَاخِرَةِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ","latin_literal":"16. Ve emmellezîne keferû ve kezzebû bi âyâtinâ ve likâil âhıreti fe ulâike fîl azâbi muhdarûn(muhdarûne).","arapca_harekesiz":"3423|30|16|واما الذين كفروا وكذبوا بايتنا ولقاي الاخره فاوليك في العذاب محضرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"303","kuran_ayet_no":"3424","sure_no":"30","ayet_no":"17","ayet_arapca":"3424|30|17|فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki Subhân'dır<sup>7 </sup>Allah; akşama girdiğiniz an ve sabaha girdiğiniz an.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3424|30|17|فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ","latin_literal":"17. Fe subhânallâhi hîne tumsûne ve hîne tusbıhûn(tusbıhûne).","arapca_harekesiz":"3424|30|17|فسبحن الله حين تمسون وحين تصبحون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37254","kuran_ayet_no":"3425","sure_no":"30","ayet_no":"18","ayet_arapca":"3425|30|18|وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve O’nadır<sup>*</sup> hamd<sup>3</sup> göklerde<sup>162</sup> ve yerde; ve akşam ve zahir<sup>896</sup> olduğunuz<sup>**</sup> an.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'adır.</p><p><sup>**</sup>Gündüz vakitleri.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3425|30|18|وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ","latin_literal":"18. Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn(tuzhırûne).","arapca_harekesiz":"3425|30|18|وله الحمد في السموت والارض وعشيا وحين تظهرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37255","kuran_ayet_no":"3426","sure_no":"30","ayet_no":"19","ayet_arapca":"3426|30|19|يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ","ayet_ie":"<p>Çıkarır<sup>*</sup> hayatlıyı ölüden; ve çıkarır ölüyü hayatlıdan; ve hayat verir yere ölümü sonrasında onun<sup>**</sup>; ve işte böyledir; çıkarılırsınız.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Çıkarır.</p><p><sup>**</sup>Yerin.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3426|30|19|يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَيُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَٰلِكَ تُخْرَجُونَ","latin_literal":"19. Yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve yuhyil arda ba’de mevtihâ, ve kezâlike tuhrecûn(tuhrecûne).","arapca_harekesiz":"3426|30|19|يخرج الحي من الميت ويخرج الميت من الحي ويحي الارض بعد موتها وكذلك تخرجون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37256","kuran_ayet_no":"3427","sure_no":"30","ayet_no":"20","ayet_arapca":"3427|30|20|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve O'nun<sup>*</sup> ayetlerindendir<sup>237</sup> ki yaratır sizleri turâbtan<sup>428</sup>; sonra (o) zaman sizler neşr<sup>923</sup> olur&nbsp;bir beşersiniz<sup>432</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3427|30|20|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ إِذَآ أَنتُم بَشَرٌ تَنتَشِرُونَ","latin_literal":"20. Ve min âyâtihî en halakakum min turâbin summe izâ entum beşerun tenteşirûn(tenteşirûne).","arapca_harekesiz":"3427|30|20|ومن ايته ان خلقكم من تراب ثم اذا انتم بشر تنتشرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37257","kuran_ayet_no":"3428","sure_no":"30","ayet_no":"21","ayet_arapca":"3428|30|21|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve O'nun<sup>*</sup> ayetlerindendir<sup>237</sup> ki yarattı sizlere kendi nefislerinizden<sup>201</sup> zevceler<sup>**</sup> (ki) sakinleşmeniz içindir<sup>***</sup>&nbsp;ona<sup>****</sup> doğru; ve yapar aranıza bir sevgi<sup>*****</sup> ve bir rahmet<sup>271</sup>; doğrusu işte  bundadır mutlak ayetler<sup>237</sup> fikreder bir kavme/topluma.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Yüce Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>Eşler.</p><p><sup>***</sup>Dinginleşirsiniz.</p><p><sup>****</sup>Dişil zamir yine dişil olan nefse gider. Nefisler dinginleşir/sakinleşir. Erkek ve kadın birlikteliği her iki nefsi de sakinleştirir.</p><p><sup>*****</sup>Aşk, arzulama, istek.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3428|30|21|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ","latin_literal":"21. Ve min âyâtihî en halaka lekum min enfusikum ezvâcen li teskunû ileyhâ ve ceale beynekum meveddeten ve rahmeh(rahmeten), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).","arapca_harekesiz":"3428|30|21|ومن ايته ان خلق لكم من انفسكم ازوجا لتسكنوا اليها وجعل بينكم موده ورحمه ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37258","kuran_ayet_no":"3429","sure_no":"30","ayet_no":"22","ayet_arapca":"3429|30|22|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّلْعَٰلِمِينَ","ayet_ie":"<p>Ve  ayetlerindendir<sup>237</sup> O’nun<sup>*</sup> yaratması gökleri<sup>162</sup> ve yeri; ve farklılığı<sup>**</sup> lisanlarınızın<sup>***</sup> ve renklerinizin<sup>***</sup>; doğrusu bundadır mutlak ayetler<sup>237</sup> bilenlere<sup>****</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>İhtilaflı olması, halef olması; ardışık birbirinin yerine geçer olması. Halife olması.</p><p><sup>***</sup>Nesillerle birlikte lisanlar ve renkler birbirinin yerini alır.</p><p><sup>****</sup>İlim sahipleri bu ayetlere tanık olur.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3429|30|22|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ خَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفُ أَلْسِنَتِكُمْ وَأَلْوَٰنِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّلْعَٰلِمِينَ","latin_literal":"22. Ve min âyâtihî halkus semâvâti vel ardı vahtilâfu elsinetikum ve elvânikum, inne fî zâlike le âyâtin lil âlimîn(âlimîne).","arapca_harekesiz":"3429|30|22|ومن ايته خلق السموت والارض واختلف السنتكم والونكم ان في ذلك لايت للعلمين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"3953","kuran_ayet_no":"3430","sure_no":"30","ayet_no":"23","ayet_arapca":"3430|30|23|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","ayet_ie":"<p>Ve ayetlerindendir<sup>237</sup> O’nun<sup>*</sup> uyumanız geceyle; ve gündüz ve&nbsp;bakınmanız<sup>**</sup> fazlından<sup>202</sup> O’nun<sup>*</sup>; doğrusu bundadır mutlak ayetler<sup>237</sup> işitir bir kavme/topluma.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.<sup>**</sup>Aranmanız.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3430|30|23|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ مَنَامُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱبْتِغَآؤُكُم مِّن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ","latin_literal":"23. Ve min âyâtihî menâmukum bil leyli ven nehâri vebtigâukum min fadlih(fadlihi), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yesmeûn(yesmeûne).","arapca_harekesiz":"3430|30|23|ومن ايته منامكم باليل والنهار وابتغاوكم من فضله ان في ذلك لايت لقوم يسمعون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37259","kuran_ayet_no":"3431","sure_no":"30","ayet_no":"24","ayet_arapca":"3431|30|24|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","ayet_ie":"<p>Ve ayetlerindendir<sup>237</sup> O’nun<sup>*</sup> (ki) gördürür sizlere şimşeği bir korku (olarak); ve bir umut (olarak); ve indirir gökten<sup>180</sup> bir su<sup>179</sup>; öyle ki hayat verir onunla<sup>**</sup> yere sonrasında onun<sup>***</sup> ölümü; doğrusu bundadır mutlak ayetler<sup>237</sup> akleder<sup>562</sup> bir kavme/topluma.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>Suyla.</p><p><sup>***</sup>Yerin.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3431|30|24|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦ يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَيُحْىِۦ بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","latin_literal":"24. Ve min âyâtihî yurîkumul berka havfen ve tamaan, ve yunezzilu mines semâi mâen fe yuhyî bihil arda ba’de mevtihâ, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).","arapca_harekesiz":"3431|30|24|ومن ايته يريكم البرق خوفا وطمعا وينزل من السما ما فيحي به الارض بعد موتها ان في ذلك لايت لقوم يعقلون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37260","kuran_ayet_no":"3432","sure_no":"30","ayet_no":"25","ayet_arapca":"3432|30|25|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ","ayet_ie":"<p>Ve ayetlerindendir<sup>237</sup> O’nun<sup>*</sup> ki kıyam<sup>143</sup> olur gök<sup>180</sup> ve yer O’nun<sup>*</sup> emriyle; sonra çağırdığı zaman sizleri bir çağırma (-yla) yerden<sup>**</sup>; (o) zaman sizler çıkarsınız<sup>***</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>Yeni oluşan ahiret evrenindeki bir gezegenden.&nbsp;</p><p><sup>***</sup>Avatar bedenlerin yerden çekirgelerin üreme döngüsü benzeri şekilde çıkarılması ve bilinçlerin avatar bedene transfer edilmesi.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3432|30|25|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن تَقُومَ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ بِأَمْرِهِۦ ثُمَّ إِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ إِذَآ أَنتُمْ تَخْرُجُونَ","latin_literal":"25. Ve min âyâtihî en tekûmes semâu vel ardu bi emrih(emrihî), summe izâ deâkum da’veten minel ardı izâ entum tahrucûn(tahrucûne).","arapca_harekesiz":"3432|30|25|ومن ايته ان تقوم السما والارض بامره ثم اذا دعاكم دعوه من الارض اذا انتم تخرجون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37261","kuran_ayet_no":"3433","sure_no":"30","ayet_no":"26","ayet_arapca":"3433|30|26|وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ","ayet_ie":"<p>Ve O'nadır<sup>*</sup> kimse göklerde<sup>162</sup> ve yerde; her biri O'na<sup>**</sup> kânittir<sup>1316</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'adır.</p><p><sup>**</sup>Allah'a.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3433|30|26|وَلَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلٌّ لَّهُۥ قَٰنِتُونَ","latin_literal":"26. Ve lehu men fîs semâvâti vel ard(ardı), kullun lehu kânitûn(kânitûne).","arapca_harekesiz":"3433|30|26|وله من في السموت والارض كل له قنتون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"36923","kuran_ayet_no":"3434","sure_no":"30","ayet_no":"27","ayet_arapca":"3434|30|27|وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ","ayet_ie":"<p>Ve O<sup>*</sup> (ki) başlayandır&nbsp;yaratmaya; sonra iade<sup>**</sup> edendir onu<sup>***</sup>; ve o<sup>****</sup> daha kolaydır O’nun<sup>*****</sup> üzerine; ve O’nadır en yüce misal<sup>******</sup> göklerde<sup>162</sup> ve yerde; ve O Azîz’dir<sup>37</sup>; Hakîm’dir<sup>9</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah.<sup>**</sup>Geri döndürür.&nbsp;<sup>***</sup>Yaratmayı.<sup>****</sup>İade etme süreci.<sup>*****</sup>Allah'ın.<sup>******</sup>Örnek, ideal.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3434|30|27|وَهُوَ ٱلَّذِى يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ وَهُوَ أَهْوَنُ عَلَيْهِ وَلَهُ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ","latin_literal":"27. Ve huvellezî yebdeul halka summe yuîduhu, ve huve ehvenu aleyh(aleyhi), ve lehul meselul a’lâ fîs semâvâti vel ard(ardı), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).","arapca_harekesiz":"3434|30|27|وهو الذي يبدوا الخلق ثم يعيده وهو اهون عليه وله المثل الاعلي في السموت والارض وهو العزيز الحكيم","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"3485","kuran_ayet_no":"3435","sure_no":"30","ayet_no":"28","ayet_arapca":"3435|30|28|ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","ayet_ie":"<p>Darp<sup>*</sup> etti sizlere bir misali<sup>870</sup> kendi nefislerinizden<sup>201</sup>; sizlere midir sağ ellerinizin<sup>77</sup> malik olduğundan hiçbir şürekâ<sup>1293</sup>&nbsp;(ki) rızıklandırdığımızda sizleri, öyle ki sizler onda<sup>**</sup>&nbsp;bir seviyelisiniz<sup>***</sup>? Korkarsınız onlara<sup>****</sup> korkunuz gibi kendi nefislerinize<sup>870</sup><sub>*****</sub>; işte böyledir;&nbsp;tefsîl<sup>651</sup> ederiz&nbsp;ayetleri<sup>454</sup> aklerder<sup>562</sup> bir kavme/topluma.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Vurdu, ortaya koydu. Kendi nefsinizde yaşadığınız bir durumu sizlere örnek verdi.</p><p><sup>**</sup>Rızıkta; rızık konusunda.</p><p><sup>***</sup>Farksızsınız; aynı seviyesiniz.</p><p><sup>****</sup>Allah'ın size vermiş olduğu rızıklarda hak etmedikleri halde sizinle aynı payı alacak olan; hak etmediği halde rızkınıza ortak olacak&nbsp;şürekâlardan/ortaklardan.&nbsp;</p><p><sup>*****</sup>Bu konuda kendi nefsinizden bile korkarsınız. Kendi nefsinizin rızıklandırdığımız şeyleri harcamasından; paylaşmasından korkarsınız.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3435|30|28|ضَرَبَ لَكُم مَّثَلًا مِّنْ أَنفُسِكُمْ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِى مَا رَزَقْنَٰكُمْ فَأَنتُمْ فِيهِ سَوَآءٌ تَخَافُونَهُمْ كَخِيفَتِكُمْ أَنفُسَكُمْ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ","latin_literal":"28. : Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum min mâ meleket eymânukum min şurekâe fî mâ rezaknâkum fe entum fîhi sevâun tehâfûnehum ke hîfetikum enfusekum, kezâlike nufassılul âyâti li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).","arapca_harekesiz":"3435|30|28|ضرب لكم مثلا من انفسكم هل لكم من ما ملكت ايمنكم من شركا في ما رزقنكم فانتم فيه سوا تخافونهم كخيفتكم انفسكم كذلك نفصل الايت لقوم يعقلون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37262","kuran_ayet_no":"3436","sure_no":"30","ayet_no":"29","ayet_arapca":"3436|30|29|بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ","ayet_ie":"<p>Evet! Tabi oldu zulmetmiş<sup>257</sup> kimseler kendi hevâlarına<sup>278</sup> olmaksızın bir ilim; öyle ki kim kılavuzlar kimseyi (ki) dalalette<sup>128</sup> bıraktı Allah? Ve yoktur onlara hiçbir yardımcı.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3436|30|29|بَلِ ٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَهْوَآءَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ فَمَن يَهْدِى مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ","latin_literal":"29. Belittebeallezîne zalemû ehvâehum bi gayri ilm(ilmin), fe men yehdî men edallallâh(edallallâhu), ve mâ lehum min nâsırîn(nâsırîne).","arapca_harekesiz":"3436|30|29|بل اتبع الذين ظلموا اهواهم بغير علم فمن يهدي من اضل الله وما لهم من نصرين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37263","kuran_ayet_no":"3437","sure_no":"30","ayet_no":"30","ayet_arapca":"3437|30|30|فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki kıyam<sup>143</sup> et yüzünü dine<sup>122</sup><sub>*</sub>&nbsp;bir hanif<sup>117**</sup>&nbsp;(olarak); fıtratıdır<sup>1318</sup>&nbsp;Allah'ın ki yarandır<sup>***</sup> insanları onun<sup>****</sup> üzerine; olmaz değiştirme yaratışına Allah'ın; işte budur kıyam<sup>143</sup> din<sup>122</sup>; velakin/fakat ekserisi<sup>*****</sup> insanların bilmezler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Gerçek İslâm'a.</p><p><sup>**</sup>Uyduruk dinlerden saparak ayrış.</p><p><sup>***</sup>Fıtrat eden; yaran.&nbsp;</p><p><sup>****</sup>Fıtrat üzerine; fıtrata uygun olarak.</p><p><sup>*****</sup>Çoğunluğu.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3437|30|30|فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَتَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى فَطَرَ ٱلنَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ","latin_literal":"30. Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ(hanîfen), fıtratallâhilletî fataran nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh(halkıllâhi), zâliked dînul kayyimu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).","arapca_harekesiz":"3437|30|30|فاقم وجهك للدين حنيفا فطرت الله التي فطر الناس عليها لا تبديل لخلق الله ذلك الدين القيم ولكن اكثر الناس لا يعلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"211","kuran_ayet_no":"3438","sure_no":"30","ayet_no":"31","ayet_arapca":"3438|30|31|مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ","ayet_ie":"<p>Dönenler (olun) O'na<sup>*</sup>; ve takvalı<sup>21</sup> olun O'na<sup>*</sup> ; ve ikame<sup>572</sup> edin salâtı<sup>5</sup>; ve olmayın müşriklerden<sup>36</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"<p>30:31.&nbsp;O’na yönelin. O’na karşı takva<sup>1</sup>&nbsp;sahibi olun. Salatı ikame edin<sup>2</sup>. Müşriklerden olmayın.1-&nbsp;Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.&nbsp;2-&nbsp;Salat, ibadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı, Allah’a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır.30:31.&nbsp;Returning to God/repenting/obeying to Him, and fear and obey Him, and keep up/start the prayers, and do not be from the sharers/takers of partners (with God).</p>","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'a<br></p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3438|30|31|مُنِيبِينَ إِلَيْهِ وَٱتَّقُوهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ","latin_literal":"31. Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).","arapca_harekesiz":"3438|30|31|منيبين اليه واتقوه واقيموا الصلوه ولا تكونوا من المشركين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37264","kuran_ayet_no":"3439","sure_no":"30","ayet_no":"32","ayet_arapca":"3439|30|32|مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","ayet_ie":"<p>Kimselerden (olmayın<sup>*</sup>) (ki) fırkalaştırdılar<sup>450</sup>&nbsp;kendilerinin dinini<sup>122</sup>; ve oldular şîa'<sup>1089</sup>; her bir hizip<sup>1177</sup> kendilerinin yanındakiyle ferahlayanlardır.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Önceki ayetin mutlak bir devamı.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3439|30|32|مِنَ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ","latin_literal":"32. Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).","arapca_harekesiz":"3439|30|32|من الذين فرقوا دينهم وكانوا شيعا كل حزب بما لديهم فرحون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37265","kuran_ayet_no":"3440","sure_no":"30","ayet_no":"33","ayet_arapca":"3440|30|33|وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ","ayet_ie":"<p>Ve temas ettiği zaman  insanlara bir zarar; çağırdılar<sup>*</sup> Rablerini<sup>4</sup> dönüp sunanlar<sup>**</sup> (olarak) O'na<sup>***</sup>; sonra tattırdığı<sup>****</sup> zaman onlara kendisinden<sup>*****</sup> bir rahmet<sup>271</sup> (o) zaman bir fırka<sup>******</sup> onlardan Rablerine<sup>4</sup> şirk<sup>71</sup> koşarlar.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Davet ettiler.</p><p><sup>**</sup>Yüz dönerek bir sunuş yapmak; acizliğini göstermek; şükranlarını sunmak vb.&nbsp;</p><p><sup>***</sup>Allah'a.</p><p><sup>****</sup>Allah.</p><p><sup>*****</sup>Allah'tan.</p><p><sup>******</sup>Bir grup, bölük.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3440|30|33|وَإِذَا مَسَّ ٱلنَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا۟ رَبَّهُم مُّنِيبِينَ إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَآ أَذَاقَهُم مِّنْهُ رَحْمَةً إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ","latin_literal":"33. Ve izâ messen nâse durrun deav rabbehum munîbîne ileyhi summe izâ ezâkahum minhu rahmeten izâ ferîkun minhum bi rabbihim yuşrikûn(yuşrikûne).","arapca_harekesiz":"3440|30|33|واذا مس الناس ضر دعوا ربهم منيبين اليه ثم اذا اذاقهم منه رحمه اذا فريق منهم بربهم يشركون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37266","kuran_ayet_no":"3441","sure_no":"30","ayet_no":"34","ayet_arapca":"3441|30|34|لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Kâfirlik<sup>25</sup> etmeleri içindir verdiğimize<sup>*</sup>&nbsp;onlara; öyle ki metalanın<sup>54</sup>; öyle ki yakında bileceksiniz.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Kutsal kitaplara.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3441|30|34|لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ","latin_literal":"34. Li yekfurû bimâ âteynâhum, fe temetteû fe sevfe ta’lemûn(ta’lemûne).","arapca_harekesiz":"3441|30|34|ليكفروا بما اتينهم فتمتعوا فسوف تعلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37267","kuran_ayet_no":"3442","sure_no":"30","ayet_no":"35","ayet_arapca":"3442|30|35|أَمْ أَنزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا۟ بِهِۦ يُشْرِكُونَ","ayet_ie":"<p>Ya da indirdik<sup>*</sup> üzerlerine bir sultân<sup>660</sup>; öyle ki o<sup>*</sup> kelam<sup>**</sup> eder onlara O'na<sup>****</sup> şirk<sup>71</sup> koşar olduklarıyla.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>İndirdik mi ki?</p><p><sup>**</sup>Sultân.</p><p><sup>***</sup>Sultân kelimeler söyler.</p><p><sup>****</sup>Allah'a.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3442|30|35|أَمْ أَنزَلْنَا عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنًا فَهُوَ يَتَكَلَّمُ بِمَا كَانُوا۟ بِهِۦ يُشْرِكُونَ","latin_literal":"35. Em enzelnâ aleyhim sultânen fe huve yetekellemu bimâ kânû bihî yuşrikûn(yuşrikûne).","arapca_harekesiz":"3442|30|35|ام انزلنا عليهم سلطنا فهو يتكلم بما كانوا به يشركون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37268","kuran_ayet_no":"3443","sure_no":"30","ayet_no":"36","ayet_arapca":"3443|30|36|وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا۟ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","ayet_ie":"<p>Ve tattırdığımız zaman insanlara bir rahmet<sup>271</sup>&nbsp;ferahladılar onunla<sup>*</sup>; ve eğer isabet ederse onlara bir kötülük kıdemlendiğiyle<sup>**</sup> kendi ellerinin<sup>***</sup>&nbsp;(o) zaman onlar çaresizleşir<sup>****</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Rahmetle.</p><p><sup>**</sup>Kademe kazandığıyla.</p><p><sup>***</sup>İnsana isabet eden kötülükler kendi ellerinin kazandığıyladır.</p><p><sup>****</sup>Perişan olurlar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3443|30|36|وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً فَرِحُوا۟ بِهَا وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ إِذَا هُمْ يَقْنَطُونَ","latin_literal":"36. Ve izâ ezaknen nâse rahmeten ferihû bihâ, ve in tusıbhum seyyietun bimâ kaddemet eydîhim izâ hum yaknetûn(yaknetûne).","arapca_harekesiz":"3443|30|36|واذا اذقنا الناس رحمه فرحوا بها وان تصبهم سييه بما قدمت ايديهم اذا هم يقنطون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37269","kuran_ayet_no":"3444","sure_no":"30","ayet_no":"37","ayet_arapca":"3444|30|37|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","ayet_ie":"<p>Ve hiç görmezler mi ki Allah genişletir rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendirir; doğrusu bundadır mutlak ayetler<sup>237</sup> iman<sup>47</sup> ederler bir kavme/topluma.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3444|30|37|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ","latin_literal":"37. EE ve lem yerev ennellâhe yebsutur rızka li men yeşâu ve yakdir(yakdiru), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).","arapca_harekesiz":"3444|30|37|اولم يروا ان الله يبسط الرزق لمن يشا ويقدر ان في ذلك لايت لقوم يومنون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37270","kuran_ayet_no":"3445","sure_no":"30","ayet_no":"38","ayet_arapca":"3445|30|38|فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki ver yakınlık<sup>130</sup> sahibine hakkını onun ve miskine<sup>113</sup> ve yolun oğluna<sup>354</sup>; işte bu; bir hayırdır kimselere (ki) arzularlar Allah'ın yüzünü; ve işte bunlar; onlardır muflih<sup>174</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3445|30|38|فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ","latin_literal":"38. Fe âti zel kurbâ hakkahu vel miskîne vebnes sebîl(sebîli), zâlike hayrun lillezîne yurîdûne vechallâhi ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).","arapca_harekesiz":"3445|30|38|فات ذا القربي حقه والمسكين وابن السبيل ذلك خير للذين يريدون وجه الله واوليك هم المفلحون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37271","kuran_ayet_no":"3446","sure_no":"30","ayet_no":"39","ayet_arapca":"3446|30|39|وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ","ayet_ie":"<p>Ve verdiğiniz<sup>*</sup>&nbsp;bir ribadan<sup>383</sup> riba<sup>383</sup> olması için mallarında<sup>*</sup> insanların; öyle ki riba<sup>383</sup> olmaz<sup>**</sup> Allah'ın indinde/katında; ve verdiğiniz bir zekâttan<sup>10</sup>&nbsp;(ki) arzularsınız Allah'ın yüzünü; öyle ki işte bunlar; onlardır katlananlar<sup>***</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Riba malların artışına neden olmalıdır. Tefeciliktir. On ekmek borç veren geriye 11 ekmek almış ise o 1 ekmek riba olur.</p><p><sup>**</sup>Yüce Allah'ın katında değersizdir.</p><p><sup>***</sup>Zekât olarak verilenler Yüce Allah'ın katında kat kat artanlardır.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3446|30|39|وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ","latin_literal":"39. Ve mâ âteytum min riben li yerbuve fî emvâlin nâsi fe lâ yerbû indallâh(indallâhi), ve mâ âteytum min zekâtin turîdûne vechallâhi fe ulâike humul mud’ıfûn(mud’ıfûne).","arapca_harekesiz":"3446|30|39|وما اتيتم من ربا ليربوا في امول الناس فلا يربوا عند الله وما اتيتم من زكوه تريدون وجه الله فاوليك هم المضعفون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"304","kuran_ayet_no":"3447","sure_no":"30","ayet_no":"40","ayet_arapca":"3447|30|40|ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَٰلِكُم مِّن شَىْءٍ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ","ayet_ie":"<p>Allah ki yarattı sizleri; sonra rızıklandırdı sizleri; sonra öldürür<sup>*</sup> sizleri; sonra hayat verir sizlere; var mı şürekânızdan<sup>1293</sup> kimse (ki) yapar işte bundan sizlere bir şeyden? Subhân'dır<sup>7</sup> O<sup>**</sup>; ve yüceldi/üstün oldu<sup>***</sup>&nbsp;şirk koştuklarından<sup>71</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Her insan iki kez öldürülür. 1. ölüm ilk cennet evrenindeki ölümdür. İkinci ölüm ise bu evrendeki ölümdür. Ancak Yüce Allah yolunda katledilenler ve cennetlere girmeyi hak edenlere 2. ölüm yoktur. Sadece vefat ettirilirler. Selam yurduna/diyarına sokulurlar.</p><p><sup>**</sup>Allah.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3447|30|40|ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَفْعَلُ مِن ذَٰلِكُم مِّن شَىْءٍ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ","latin_literal":"40. Allâhullezî halakakum summe rezekakum summe yumîtukum summe yuhyîkum, hel min şurekâikum men yef’alu min zâlikum min şey’(şey’in), subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).","arapca_harekesiz":"3447|30|40|الله الذي خلقكم ثم رزقكم ثم يميتكم ثم يحييكم هل من شركايكم من يفعل من ذلكم من شي سبحنه وتعلي عما يشركون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37272","kuran_ayet_no":"3448","sure_no":"30","ayet_no":"41","ayet_arapca":"3448|30|41|ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","ayet_ie":"<p>Zâhir<sup>896</sup> oldu fesat<sup>265</sup> karada ve bahrda kazandıklarıyla insanların ellerinin; tattırması içindir<sup>*</sup> onlara bir kısmını ki yaptıklarıdır; belki onlar dönerler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3448|30|41|ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ","latin_literal":"41. Zaharel fesâdu fîl berri vel bahri bimâ kesebet eydin nâsi, li yuzîkahum ba’dallezî amilû leallehum yerciûn(yerciûne).","arapca_harekesiz":"3448|30|41|ظهر الفساد في البر والبحر بما كسبت ايدي الناس ليذيقهم بعض الذي عملوا لعلهم يرجعون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37273","kuran_ayet_no":"3449","sure_no":"30","ayet_no":"42","ayet_arapca":"3449|30|42|قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ","ayet_ie":"<p>De ki: \"Seyir&nbsp;edin<sup>*</sup> yerde öyle ki bakın nasıl oldu akıbeti<sup>892</sup> kimselerin önceden (ki) olmuştu ekserisi<sup>**</sup> onların müşrikler<sup>36</sup>.\"<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Dolaşın.</p><p><sup>**</sup>Çoğunluğu.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3449|30|42|قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلُ كَانَ أَكْثَرُهُم مُّشْرِكِينَ","latin_literal":"42. Kul sîrû fîl ardı fenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kabl(kablu), kâne ekseruhum muşrikîn(muşrikîne).","arapca_harekesiz":"3449|30|42|قل سيروا في الارض فانظروا كيف كان عقبه الذين من قبل كان اكثرهم مشركين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37274","kuran_ayet_no":"3450","sure_no":"30","ayet_no":"43","ayet_arapca":"3450|30|43|فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki kıyam<sup>143</sup> et yüzünü kıyam<sup>143</sup> dine<sup>437</sup>  önceden ki gelir bir gün (ki) olmaz geri döndürülme ona<sup>*</sup> Allah’tan; o gün çatlarlar<sup>*</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Güne. O günün gelmesini kimse geri döndüremez.</p><p><sup>**</sup>Yarılırlar, bölünürler;&nbsp;yarıklar/kusurlar oluştururlar (ilişki, dostluk); kırılganlaşırlar, çatlaklarla dolarlar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3450|30|43|فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ ٱلْقَيِّمِ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا مَرَدَّ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ","latin_literal":"43. Fe ekim vecheke lid dînil kayyimi min kabli en ye’tiye yevmun lâ meredde lehu minallâhi yevmeizin yassaddeûn(yassaddeûne).","arapca_harekesiz":"3450|30|43|فاقم وجهك للدين القيم من قبل ان ياتي يوم لا مرد له من الله يوميذ يصدعون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37275","kuran_ayet_no":"3451","sure_no":"30","ayet_no":"44","ayet_arapca":"3451|30|44|مَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِأَنفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ","ayet_ie":"<p>Kim kâfirlik<sup>25</sup> etti; öyle ki kendi aleyhinedir küfrü<sup>422</sup> onun; ve kim iman<sup>47</sup> etti bir sâlih<sup>777</sup> (olarak) öyle ki mutlak ki kendi nefsinedir<sup>201</sup> (ki) düzenlerler<sup>*</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Hazırlarlar, ayarlarlar; herkes kendi sonunu düzenlerler.<br></p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3451|30|44|مَن كَفَرَ فَعَلَيْهِ كُفْرُهُۥ وَمَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِأَنفُسِهِمْ يَمْهَدُونَ","latin_literal":"44. Men kefere fe aleyhi kufruh(kufruhu), ve men amile sâlihan fe li enfusihim yemhedûn(yemhedûne).","arapca_harekesiz":"3451|30|44|من كفر فعليه كفره ومن عمل صلحا فلانفسهم يمهدون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37276","kuran_ayet_no":"3452","sure_no":"30","ayet_no":"45","ayet_arapca":"3452|30|45|لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ","ayet_ie":"<p>Cezalandırması<sup>63</sup> içindir kimseleri (ki) iman<sup>47</sup> ettiler ve yaptılar sâlihât<sup>18</sup>; fazlındandır<sup>202</sup> O’nun<sup>*</sup>; doğrusu O<sup>**</sup> sevmez kâfirleri<sup>25</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>Allah.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3452|30|45|لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ","latin_literal":"45. Li yecziyellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti min fadlih(fadlihî), innehu lâ yuhıbbul kâfirîn(kâfirîne).","arapca_harekesiz":"3452|30|45|ليجزي الذين امنوا وعملوا الصلحت من فضله انه لا يحب الكفرين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37277","kuran_ayet_no":"3453","sure_no":"30","ayet_no":"46","ayet_arapca":"3453|30|46|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve  ayetlerindendir<sup>237</sup> O’nun<sup>*</sup> ki gönderir rüzgârları<sup>1001</sup>&nbsp;müjdeleyenler (olarak); ve tattırması içindir sizlere kendi rahmetinden<sup>271</sup>; ve akması içindir geminin emriyle O’nun<sup>*</sup>; ve bakınmanız<sup>**</sup> içindir fazlından<sup>202</sup> O’nun<sup>*</sup>; ve belki sizler şükredersiniz<sup>43</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah'ın.</p><p><sup>**</sup>Aranmanız.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3453|30|46|وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَن يُرْسِلَ ٱلرِّيَاحَ مُبَشِّرَٰتٍ وَلِيُذِيقَكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَلِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ","latin_literal":"46. Ve min âyâtihî en yursiler riyâha mubeşşirâtin ve li yuzîkakum min rahmetihî ve li tecriyel fulku bi emrihî ve li tebtegû min fadlihî ve leallekum teşkurûn(teşkurûne).","arapca_harekesiz":"3453|30|46|ومن ايته ان يرسل الرياح مبشرت وليذيقكم من رحمته ولتجري الفلك بامره ولتبتغوا من فضله ولعلكم تشكرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37278","kuran_ayet_no":"3454","sure_no":"30","ayet_no":"47","ayet_arapca":"3454|30|47|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ","ayet_ie":"<p>Ve ant olsun gönderdik senden önce resûller<sup>418</sup> kendi kavimlerine/toplumlarına; öyle ki geldiler onlara beyanatlarla<sup>620</sup>; öyle ki öç aldık<sup>*</sup>&nbsp;kimselerden (ki) cürüm işlediler<sup>**</sup>; ve oldu bir hak<sup>***</sup> üzerimize (ki) yardım ederiz müminlere<sup>27</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Rabimiz suçlulardan öç alır. İşledikleri suçların intikamını alır. &nbsp;</p><p><sup>**</sup>Suçlular oldular.&nbsp;</p><p><sup>***</sup>Müminlere yardım etme hakkı oluşmuştur.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3454|30|47|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱنتَقَمْنَا مِنَ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ","latin_literal":"47. Ve lekad erselnâ min kablike rusulen ilâ kavmihim fe câûhum bil beyyinâti fentekamnâ minellezîne ecramû, ve kâne hakkan aleynâ nasrul mu’minîn(mu’minîne).","arapca_harekesiz":"3454|30|47|ولقد ارسلنا من قبلك رسلا الي قومهم فجاوهم بالبينت فانتقمنا من الذين اجرموا وكان حقا علينا نصر المومنين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37279","kuran_ayet_no":"3455","sure_no":"30","ayet_no":"48","ayet_arapca":"3455|30|48|ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","ayet_ie":"<p>Allah ki gönderendir rüzgârları; öyle ki kaldırır<sup>*</sup> bir bulutu; öyle ki genişletir onu<sup>**</sup> gökte<sup>180</sup> nasıl dilerse; ve yapar onu<sup>**</sup> parçalar; öyle ki görürsün yağmuru (ki) çıkar arasından onun<sup>***</sup>; öyle ki isabet ettirdiği zaman onu<sup>****</sup> dilediği kimseye kendi kullarından<sup>907</sup> (o) zaman onlar<sup>*****</sup> sevinirler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah.</p><p><sup>**</sup>Bulutu.</p><p><sup>***</sup>Bulutun. Parçaların arasından; hilalinden.</p><p><sup>****</sup>Yağmuru.</p><p><sup>*****</sup>Kullar.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3455|30|48|ٱللَّهُ ٱلَّذِى يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ فَتُثِيرُ سَحَابًا فَيَبْسُطُهُۥ فِى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ يَشَآءُ وَيَجْعَلُهُۥ كِسَفًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ فَإِذَآ أَصَابَ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦٓ إِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ","latin_literal":"48. Allâhullezî yursilur riyâha fe tusîru sehâben fe yebsutuhu fîs semâi keyfe yeşâu ve yec’aluhu kisefen fe terel vedka yahrucu min hılâlih(hılâlihî), fe izâ esâbe bihî men yeşâu min ibâdihî izâ hum yestebşirûn(yestebşirûne).","arapca_harekesiz":"3455|30|48|الله الذي يرسل الريح فتثير سحابا فيبسطه في السما كيف يشا ويجعله كسفا فتري الودق يخرج من خلله فاذا اصاب به من يشا من عباده اذا هم يستبشرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37280","kuran_ayet_no":"3456","sure_no":"30","ayet_no":"49","ayet_arapca":"3456|30|49|وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ","ayet_ie":"<p>Ve oysa olmuşlardı önceden ki indirilir üzerlerine öncesinden onun<sup>*</sup> mutlak perişanlar<sup>**</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Yağmurun.</p><p><sup>**</sup>Umutsuzlar/biçareler.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3456|30|49|وَإِن كَانُوا۟ مِن قَبْلِ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْهِم مِّن قَبْلِهِۦ لَمُبْلِسِينَ","latin_literal":"49. Ve in kânû min kabli en yunezzele aleyhim min kablihî le mublisîn(mublisîne).","arapca_harekesiz":"3456|30|49|وان كانوا من قبل ان ينزل عليهم من قبله لمبلسين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37281","kuran_ayet_no":"3457","sure_no":"30","ayet_no":"50","ayet_arapca":"3457|30|50|فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ","ayet_ie":"<p>Öyle ki bak eserlerine Allah'ın rahmetinin<sup>271</sup>&nbsp;(ki) nasıl hayat verir<sup>*</sup> yere sonrasında onun<sup>**</sup> ölümü; doğrusu işte budur; mutlak diriltendir<sup>*</sup> ölüleri; ve O<sup>*</sup> her bir şey üzerine bir Kadîr’dir<sup>177</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Allah.</p><p><sup>**</sup>Yerin.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3457|30|50|فَٱنظُرْ إِلَىٰٓ ءَاثَٰرِ رَحْمَتِ ٱللَّهِ كَيْفَ يُحْىِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ ذَٰلِكَ لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ","latin_literal":"50. Fenzur ilâ âsâri rahmetillâhi keyfe yuhyil arda ba’de mevtihâ, inne zâlike le muhyîl mevtâ, ve huve alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).","arapca_harekesiz":"3457|30|50|فانظر الي اثر رحمت الله كيف يحي الارض بعد موتها ان ذلك لمحي الموتي وهو علي كل شي قدير","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37282","kuran_ayet_no":"3458","sure_no":"30","ayet_no":"51","ayet_arapca":"3458|30|51|وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ","ayet_ie":"<p>Ve mutlak ki şayet gönderseydik bir rüzgâr<sup>1319</sup>; öyle ki görselerdi onu<sup>*</sup> bir sararmış<sup>1319</sup>; mutlak devam ederlerdi<sup>**</sup> sonrasında onun<sup>***</sup>; (ki) kâfirlik<sup>25</sup> ederler<sup>****</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Bitkiyi, ekini, ağacı vb.</p><p><sup>**</sup>Yaptıkları şeyi tekrar yapmaya devam ederlerdi.</p><p><sup>***</sup>Sararmış olarak görmenin.</p><p><sup>****</sup>Kâfirlik etmeye devam ederlerdi.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3458|30|51|وَلَئِنْ أَرْسَلْنَا رِيحًا فَرَأَوْهُ مُصْفَرًّا لَّظَلُّوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ يَكْفُرُونَ","latin_literal":"51. Ve le in erselnâ rîhan fe raevhu musfarran le zallû min ba’dihî yekfurûn(yekfurûne).","arapca_harekesiz":"3458|30|51|ولين ارسلنا ريحا فراوه مصفرا لظلوا من بعده يكفرون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37283","kuran_ayet_no":"3459","sure_no":"30","ayet_no":"52","ayet_arapca":"3459|30|52|فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki doğrusu sen işittiremezsin ölülere; ve işittiremezsin sağırlara çağrıyı<sup>*&nbsp;</sup>sırt çevirdikleri zaman arkalarını dönenler (olarak).<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Daveti.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3459|30|52|فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ","latin_literal":"52. Fe inneke lâ tusmiul mevtâ ve lâ tusmius summed duâe izâ vellev mudbirîn(mudbirîne).","arapca_harekesiz":"3459|30|52|فانك لا تسمع الموتي ولا تسمع الصم الدعا اذا ولوا مدبرين","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37284","kuran_ayet_no":"3460","sure_no":"30","ayet_no":"53","ayet_arapca":"3460|30|53|وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ","ayet_ie":"<p>Ve değilsin sen kılavuzlamaya âmâları<sup>*</sup>&nbsp;kendi dalaletlerinden<sup>128</sup> ki işittirirsin ancak kimselere (ki) iman<sup>47</sup> ederler ayetlerimize<sup>389</sup>; öyle ki onlar müslimdir<sup>45</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Körleri. Yüce Allah'ın ayetlerini görmeyen körleri.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3460|30|53|وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِ ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ","latin_literal":"53. Ve mâ ente bi hâdil umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).","arapca_harekesiz":"3460|30|53|وما انت بهد العمي عن ضللتهم ان تسمع الا من يومن بايتنا فهم مسلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37285","kuran_ayet_no":"3461","sure_no":"30","ayet_no":"54","ayet_arapca":"3461|30|54|ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةً يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ","ayet_ie":"<p>Allah ki yaratandır sizleri bir zayıflıktan<sup>*</sup>; sonra yaptı sonrasında bir zayıflığın bir kuvvet; sonra yaptı sonrasında bir kuvvetin bir zayıflık ve ağarma<sup>**</sup>; yaratır<sup>***</sup> dilediğini ve O<sup>***</sup> Alîm’dir<sup>8</sup> Kadîr’dir<sup>177</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>İnsanın her türlü gelişimi zayıflık çağı, kuvvetli çağı ve yine zayıf çağı olarak ardışık şekillenir.</p><p><sup>**</sup>Saçların ağarması; aklaşması ; beyazlık. Saç kökünde bulunan melanosit kök hücreleri (McSC) ve onlardan doğan melanositler azalıp işlevini yitirir → melanin (eumelanin / feomelanin) üretimi düşer veya durur.</p><p><sup>**</sup>Allah.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3461|30|54|ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةً يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْقَدِيرُ","latin_literal":"54. Allâhullezî halakakum min da’fin summe ceale min ba’di da’fin kuvveten summe ceale min ba’di kuvvetin da’fen ve şeybeh(şeybeten), yahluku mâ yeşâu, ve huvel alîmul kadîr(kadîru).","arapca_harekesiz":"3461|30|54|الله الذي خلقكم من ضعف ثم جعل من بعد ضعف قوه ثم جعل من بعد قوه ضعفا وشيبه يخلق ما يشا وهو العليم القدير","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37290","kuran_ayet_no":"3462","sure_no":"30","ayet_no":"55","ayet_arapca":"3462|30|55|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ","ayet_ie":"<p>Ve gündür (ki) kıyam<sup>143</sup> olur sâat<sup>470</sup>; kasem<sup>548</sup> eder mücrimler<sup>674</sup>&nbsp;(ki) değildir kalmışlar olmaksızın bir saat<sup>662</sup>; işte böyledir; olmuşlardı ifk edilirler<sup>1191</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3462|30|55|وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يُقْسِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ مَا لَبِثُوا۟ غَيْرَ سَاعَةٍ كَذَٰلِكَ كَانُوا۟ يُؤْفَكُونَ","latin_literal":"55. Ve yevme tekûmus sâatu yuksimul mucrimûne mâ lebisû gayra sâah(sâatin), kezâlike kânû yu’fekûn(yu’fekûne).","arapca_harekesiz":"3462|30|55|ويوم تقوم الساعه يقسم المجرمون ما لبثوا غير ساعه كذلك كانوا يوفكون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37291","kuran_ayet_no":"3463","sure_no":"30","ayet_no":"56","ayet_arapca":"3463|30|56|وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>Ve dedi kimseler (ki) verildiler ilim ve iman<sup>47</sup>; \"Ant olsun kaldınız kitabında<sup>1321</sup><sub>*</sub> Allah'ın dirilme gününe kadar; öyle ki budur dirilme günü; velakin/fakat sizler (ki) oldunuz bilmezler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p>*Fi edatı içinde demektir. Kitabın içinde saklanmış bilinçler.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3463|30|56|وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَٱلْإِيمَٰنَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْبَعْثِ فَهَٰذَا يَوْمُ ٱلْبَعْثِ وَلَٰكِنَّكُمْ كُنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ","latin_literal":"56. Ve kâlellezîne ûtûl ilme vel îmâne lekad lebistum fî kitâbillâhi ilâ yevmil ba’si fe hâzâ yevmul ba’si ve lâkinnekum kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).","arapca_harekesiz":"3463|30|56|وقال الذين اوتوا العلم والايمن لقد لبثتم في كتب الله الي يوم البعث فهذا يوم البعث ولكنكم كنتم لا تعلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37292","kuran_ayet_no":"3464","sure_no":"30","ayet_no":"57","ayet_arapca":"3464|30|57|فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki o gün menfaat sağlamaz zulmetmiş<sup>257</sup> kimselere mazeretleri; ve olmaz onlar (izin verilir ki) onaylarlar<sup>*</sup>.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3464|30|57|فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ","latin_literal":"57. Fe yevmeizin lâ yenfeullezîne zalemû ma’ziratuhum ve lâ hum yusta’tebûn(yusta’tebûne).","arapca_harekesiz":"3464|30|57|فيوميذ لا ينفع الذين ظلموا معذرتهم ولا هم يستعتبون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37293","kuran_ayet_no":"3465","sure_no":"30","ayet_no":"58","ayet_arapca":"3465|30|58|وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ","ayet_ie":"<p>Ve ant olsun darp ettik<sup>*</sup> insanlara bu Kur'ân'da<sup>850</sup> her bir misalden<sup>870</sup>; ve mutlak ki eğer gelseydin onlara bir ayetle<sup>237</sup>; mutlak der kâfirlik etmiş kimseler ki \"Sizler<sup>**</sup> ancak batıllılarsınız<sup>199</sup>\".<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Vurduk, ortaya koyduk.</p><p><sup>**</sup>Sizler olarak çoğul gelmesi&nbsp;Kur'ân'a musaddık olan kimselerin de aynı muameleye maruz kalacaklarını işaret eder.</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3465|30|58|وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِـَٔايَةٍ لَّيَقُولَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ","latin_literal":"58. Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn(mubtılûne).","arapca_harekesiz":"3465|30|58|ولقد ضربنا للناس في هذا القران من كل مثل ولين جيتهم بايه ليقولن الذين كفروا ان انتم الا مبطلون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37294","kuran_ayet_no":"3466","sure_no":"30","ayet_no":"59","ayet_arapca":"3466|30|59|كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ","ayet_ie":"<p>İşte böyledir; mühürler<sup>175</sup> Allah kalplerinin üzerini kimselerin (ki) bilmezler<sup>*</sup>.</p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Bilmeyen, derinlemesine analiz etmeyen insanların kalpleri mühürlüdür.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3466|30|59|كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ","latin_literal":"59. Kezâlike yatbaullâhu alâ kulûbillezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne).","arapca_harekesiz":"3466|30|59|كذلك يطبع الله علي قلوب الذين لا يعلمون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]},{"id":"37295","kuran_ayet_no":"3467","sure_no":"30","ayet_no":"60","ayet_arapca":"3467|30|60|فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ","ayet_ie":"<p>Öyle ki sabret<sup>51</sup>; doğrusu vaadi Allah'ın bir haktır; ve hafife almasınlar<sup>*</sup> seni yakınlaşmaz<sup>**</sup> kimseler.<br></p>","ayet_ahmed_samira":"","ayet_not":"","date_ceviri":null,"date_revizyon":null,"versiyon":null,"not_1":"<p><sup>*</sup>Güçlü dur. Resûller güçlü dururlar. İnsanlar onları hafife alamazlar. Çünkü ellerinde Yüce Allah'ın ayetleri vardır. Işın kılıcı gibi her şeyi kesen ayetler.</p><p><sup>**</sup>Ayetleri detaylı inceleyerek; bilgi sahibi olarak kesinleşenler.&nbsp;</p>","not_2":"","not_3":"","arapca_metin":"3467|30|60|فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ","latin_literal":"60. Fâsbir inne va’dallâhi hakkun ve lâ yestahıffennekellezîne lâ yûkınûn(yûkınûne).","arapca_harekesiz":"3467|30|60|فاصبر ان وعد الله حق ولا يستخفنك الذين لا يوقنون","ayet_latin_tablo":"","kavramlar":[]}]}