Sure 11: Hûd/Hûd

Ayet No: 10 | Kur'an Ayet No: 1481 | هُود

Arapça Metin (Harekeli)

1481|11|10|وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌ فَخُورٌ

Latin Literal

10. Ve le in ezaknâhu na’mâe ba’de darrâe messethu le yekûlenne zehebes seyyiâtu annî, innehu le ferihun fahûr(fahûrun).

Türkçe Çeviri

Ve şayet tattırırsak ona* nimet757 sonrasında darlık (ki) temas etti ona*; mutlak der: "Gitti/kayboldu kötülükler benden"; doğrusu o** böbürlenen/öğünen bir ferahlayandır mutlak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve şayet وَلَئِنْ -
2 ezeknahu tattırırsak ona أَذَقْنَاهُ ذوق
3 nea'ma'e nimet نَعْمَاءَ نعم
4 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
5 derra'e darlık (ki) ضَرَّاءَ ضرر
6 messethu temas etti ona مَسَّتْهُ مسس
7 leyekulenne mutlak der لَيَقُولَنَّ قول
8 zehebe gitti/kayboldu ذَهَبَ ذهب
9 s-seyyiatu kötülükler السَّيِّئَاتُ سوا
10 anni benden عَنِّي -
11 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
12 leferihun mutlak bir ferahlayandır لَفَرِحٌ فرح
13 fehurun bir böbürlenen/öğünen فَخُورٌ فخر

Notlar

Not 1

*İnsana.**İnsan.