Sure 11: Hûd/Hûd

Ayet No: 87 | Kur'an Ayet No: 1558 | هُود

Arapça Metin (Harekeli)

1558|11|87|قَالُوا۟ يَٰشُعَيْبُ أَصَلَوٰتُكَ تَأْمُرُكَ أَن نَّتْرُكَ مَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَآ أَوْ أَن نَّفْعَلَ فِىٓ أَمْوَٰلِنَا مَا نَشَٰٓؤُا۟ إِنَّكَ لَأَنتَ ٱلْحَلِيمُ ٱلرَّشِيدُ

Latin Literal

87. Kâlû yâ şuaybu e salâtuke te’muruke en netruke mâ ya’budu âbâunâ ev en nef’ale fî emvâlinâ mâ neşâ’(neşâu), inneke le entel halîmur reşîd(reşîdu).

Türkçe Çeviri

Dediler: “Ey Şuayb! Senin salâtın83* mı emreder sana ki terk ederiz babalarımızın/atalarımızın kulluk907 ettiğini; ya da ki faaliyet içinde oluruz mallarımızda; istediğimizi; doğrusu sen; mutlak sensin halim/yumuşak huylu; reşîd908.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>11:87.&nbsp;Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Atalarımızın kulluk ettiklerini bırakmamızı; mallarımızı, istediğimiz gibi kullanmaktan vazgeçmemizi senin salâtın<sup>1</sup>&nbsp;mı buyuruyor? Oysaki sen yumuşak huylu, aklı başında bir adamsın.”1-&nbsp;Dinin. “Salat” sözcüğü; namaz, destek, dua, ibadet, yardımlaşma, dayanışma, Allaha yönelme ve din gibi anlamları olan bir sözcüktür. Bu ayette, “din” anlamında kullanılmıştır.11:87.&nbsp;They said: "You Shu’aib, do your prayers order/command you that we leave/discard what our fathers worship, or that we do with our properties/wealths/possessions what we want, that you, you are (E) the clement , the correctly/rightly guided."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya şuaybu Ey Şuayb يَاشُعَيْبُ -
3 esalatuke senin salatın mı أَصَلَاتُكَ صلو
4 te'muruke emreder sana تَأْمُرُكَ امر
5 en ki أَنْ -
6 netruke terk ederiz نَتْرُكَ ترك
7 ma مَا -
8 yea'budu kulluk ettiğini يَعْبُدُ عبد
9 aba'una babalarımızın/atalarımızın ابَاؤُنَا ابو
10 ev ya da أَوْ -
11 en ki أَنْ -
12 nef'ale faaliyet içinde oluruz نَفْعَلَ فعل
13 fi فِي -
14 emvalina mallarımızda أَمْوَالِنَا مول
15 ma مَا -
16 neşa'u istediğimizi نَشَاءُ شيا
17 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
18 leente mutlak sensiz لَأَنْتَ -
19 l-halimu halim/yumuşak huylu الْحَلِيمُ حلم
20 r-raşidu olgun/reşit الرَّشِيدُ رشد

Notlar

Not 1

*Hemen arkasından takip ettiğin (dini öğreti).