Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü

Ayet No: 5 | Kur'an Ayet No: 2032 | ٱلْإِسْرَاء

Arapça Metin (Harekeli)

2032|17|5|فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ أُولَىٰهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَآ أُو۟لِى بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا۟ خِلَٰلَ ٱلدِّيَارِ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2032|17|5|فاذا جا وعد اوليهما بعثنا عليكم عبادا لنا اولي باس شديد فجاسوا خلل الديار وكان وعدا مفعولا

Latin Literal

5. Fe izâ câe va’du ûlâhumâ beasnâ aleykum ibâden lenâ ulîbe’sin şedîdin fe câsû hılâled diyâr(diyâri), ve kâne va’den mef’ûlâ(mef’ûlen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki geldiği zaman vaadi ikisinin1036 evveli*; gönderdik üzerinize** kulları907 (ki) bizedir***; şiddetli bir zorluk**** sahipleridirler; öyle ki casusluk ederler/arayıp tararlar gediğini/yarığını1039 diyarın*****; ve oldu (bu) faaliyette geçirilen bir vaat.

Ahmed Samira Çevirisi

5 So if their (B)’s first/beginning (of the two times) came, We sent on (to) you worshippers/slaves for Us of strong (severe) power/mighty, so they went through/corrupting/destroying in between and around the homes/houses , and (it) was a made/done promise.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
4 ulahuma ikisinin evveli أُولَاهُمَا اول
5 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
6 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
7 ibaden kulları (ki) عِبَادًا عبد
8 lena bizedir لَنَا -
9 uli sahipleri أُولِي اول
10 be'sin bir zorlu بَأْسٍ باس
11 şedidin bir şiddetli شَدِيدٍ شدد
12 fe casu öyle ki arayıp tararlar فَجَاسُوا جوس
13 hilale gediği خِلَالَ خلل
14 d-diyari diyarın الدِّيَارِ دور
15 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
16 vea'den bir vaad وَعْدًا وعد
17 mef'ulen faaliyet edilen مَفْعُولًا فعل

Notlar

Not 1

*İlki, birincisi. Nebuzarada'nın ordusuyla birlikte yaptığı Kudüs kuşatması.**Muhatap 2. çoğul şahıs olarak bir önceki ayetteki gibi İsrâîloğullarına döndü.***Sadece Allah'a kul olan tek tanrıcılar. Tek tanrıcı Nebuzarada ve ordusu. Babil ordusunun komutanı.***Zorluk, güçlük. Çok güçlü Babil ordusu.****Yurdun, Süleyman'ın mescidinin/tapınağının bulunduğu Kudüs'ün.