Arapça Metin (Harekeli)
2190|18|52|وَيَوْمَ يَقُولُ نَادُوا۟ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُمْ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُم مَّوْبِقًا
Arapça Metin (Harekesiz)
2190|18|52|ويوم يقول نادوا شركاي الذين زعمتم فدعوهم فلم يستجيبوا لهم وجعلنا بينهم موبقا
Latin Literal
52. Ve yevme yekûlu nâdû şurekâiyellezîne zeamtum fe deavhum fe lem yestecibû lehum ve cealnâ beynehum mevbikâ(mevbikan).
Türkçe Çeviri
Ve gündür (ki) der*: "Çağırın ortaklarımı**; kimseleri (ki) iddia ettiniz"; öyle ki çağırdılar onları**; öyle ki asla cevap veremiyorlardı** onlara****; ve yaptık aralarına bir yıkım/mahvolma yeri*****."
Ahmed Samira Çevirisi
52 And a day , He says: "Call my partners those whom you claimed/alleged ." So they called them, so they did not answer/reply to them, and We made/put between them a barrier/shut off .
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve yevme | ve gündür (ki) | وَيَوْمَ | يوم |
| 2 | yekulu | der | يَقُولُ | قول |
| 3 | nadu | çağırın | نَادُوا | ندو |
| 4 | şurakaiye | ortaklarımı | شُرَكَائِيَ | شرك |
| 5 | ellezine | kimseleri (ki) | الَّذِينَ | - |
| 6 | zeamtum | iddia ettiniz | زَعَمْتُمْ | زعم |
| 7 | fedeavhum | öyle ki çağırdılar onları | فَدَعَوْهُمْ | دعو |
| 8 | felem | öyle ki asla | فَلَمْ | - |
| 9 | yestecibu | cevap veremediler | يَسْتَجِيبُوا | جوب |
| 10 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 11 | ve cealna | ve yaptık | وَجَعَلْنَا | جعل |
| 12 | beynehum | aralarına | بَيْنَهُمْ | بين |
| 13 | mevbikan | bir yıkım/mahvolma yeri | مَوْبِقًا | وبق |
Notlar
Not 1
*Allah.**Sözde ilâhlar; yüce Allah'ın kutsal kitaplarından ayrı hüküm koyanlar. Dinde şerefli Kur'ân haricinde hüküm oluşturanlar. ***Sözde ilâhları; yüce Allah'ın kutsal kitaplarından ayrı hüküm koyanları. Dinde şerefli Kur'ân haricinde hüküm oluşturanları. ****Kendilerine zulmetmiş kimselere. Şirk koşmuş kimselere.*****Aralarında olan bir bariyer, bir engel, bir şey yıkıcı radyasyon yayıyor olabilir.