Sure 18: Kehf/Büyük Mağara

Ayet No: 77 | Kur'an Ayet No: 2215 | ٱلْكَهْف

Arapça Metin (Harekeli)

2215|18|77|فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهْلَ قَرْيَةٍ ٱسْتَطْعَمَآ أَهْلَهَا فَأَبَوْا۟ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارًا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ أَجْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2215|18|77|فانطلقا حتي اذا اتيا اهل قريه استطعما اهلها فابوا ان يضيفوهما فوجدا فيها جدارا يريد ان ينقض فاقامه قال لو شيت لتخذت عليه اجرا

Latin Literal

77. Fentalekâ, hattâ izâ eteyâ ehle karyetin istat’amâ ehlehâ fe ebev en yudayyifûhumâ fe vecedâ fîhâ cidâren yurîdu en yenkadda fe ekâmeh(ekâmehu), kâle lev şi’te lettehazte aleyhi ecrâ(ecren).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ayrıldı* ikisi**; ta ki vardıkları zaman ikisi** bir kent ahalisine568; yemek istedi ikisi** oranın*** ahalisinden568; öyle ki yanaşmadılar**** ağırlamaya ikisini*****; öyle ki buldu ikisi** orada****** bir duvar (ki) yüz tutuyordu çökmeye; öyle ki doğrulttu/ayağa kaldırdı******* onu********; dedi*********: “Şayet dileseydin mutlak edinirdin onun üzerine bir ecir820.”

Ahmed Samira Çevirisi

77 So they (B) left/set out until when they (B) came (to) a village/urban city, they asked its people to be fed, so they refused/hated that they have them (B) as guests/help them , so they (B) found in it a wall wanting that to fall down/be wrecked, so he raised it, he (Moses) said: "If you wanted/willed you would have taken/received on (for) it a wage/fee ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fentaleka öyle ki ayrıldı ikisi فَانْطَلَقَا طلق
2 hatta ta ki حَتَّىٰ -
3 iza إِذَا -
4 eteya geldikleri zaman أَتَيَا اتي
5 ehle ehline أَهْلَ اهل
6 karyetin bir kent قَرْيَةٍ قري
7 stet'ama yemek istedi ikisi اسْتَطْعَمَا طعم
8 ehleha ehline onun أَهْلَهَا اهل
9 feebev öyle ki yanaşmadılar فَأَبَوْا ابي
10 en أَنْ -
11 yudeyyifuhuma ağırlamaya ikisini يُضَيِّفُوهُمَا ضيف
12 feveceda öyle ki buldu ikisi فَوَجَدَا وجد
13 fiha orada فِيهَا -
14 cidaran bir duvar جِدَارًا جدر
15 yuridu yüz tutuyordu يُرِيدُ رود
16 en ki أَنْ -
17 yenkadde çöker يَنْقَضَّ قضض
18 feekamehu öyle ki ayağa kaldırdı onu فَأَقَامَهُ قوم
19 kale dedi قَالَ قول
20 lev şayet لَوْ -
21 şi'te dileseydin شِئْتَ شيا
22 lattehazte edinirdin لَاتَّخَذْتَ اخذ
23 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
24 ecran bir ecir أَجْرًا اجر

Notlar

Not 1

*Oradan.**Mûsâ ve bilge kul.***Kentin.****Kent ahalisi.*****Mûsâ'yı ve bilge kulu.******Kentte.*******Bilge kul.********Duvarı.*********Mûsâ.