Arapça Metin (Harekeli)
2307|19|59|فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا
Latin Literal
59. Fe halefe min ba’dihim halfun edâus salâte vettebeûş şehevâti fe sevfe yelkavne gayyâ(gayyen).
Türkçe Çeviri
Öyle ki halife65 oldu onlardan sonra bir halef65; zayi1088 ettiler/kaybettiler salâtı5; ve tabi oldular şehvetlerine; öyle ki yakında karşılaşırlar bir yanılmaya/yanlışa sapmaya.
Ahmed Samira Çevirisi
<p>19:59. Bundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salâtı zayi ettiler<sup>1</sup> ve şehvetlerine<sup>2</sup> uydular. Yakında kötülükleri kendilerine dönecektir.1- “Salâtı zayi etmek”, çevirilerde ifade edildiği gibi, “namazı geçirmek, onu ihmal etmek” demek değildir. Zayi sözcüğü, “bir şeyin elden çıkması, yitirilmesi” demektir. Eğer kast edilen şey, namazı geçirmek, terk etmek olsaydı; geçirme sözcüğünün karşılığı olan “fevt” sözcüğü kullanılması gerekirdi. Burada kastedilen şey, salâtın tamamen terk edilmesi demektir. Ve terk edilen salât, bilinen anlamı ile namaz ibadeti değil; din anlamındadır, Allah’a şirksiz yönelme anlamındadır. Yani, dinden çıkmaktan, tevhitten uzaklaşmaktan diğer bir anlatımla “küfr”den söz edilmektedir. Allah’a yönelme, namaz, dua, destek gibi anlamları olan salâtın anlamlarından biri de “dindir.” Zaten bir sonraki ayette, “tövbe edip, iman etmekten” söz edilmektedir. Salâtı/dini terk edenler iman etmeye davet edilmektedirler. İmana davet ise ancak Kâfir olanlar için söz konusu olabilir. 2- Şiddetli istek, tutku ve arzularına.19:59. So succeeded/followed from after them a succession , they lost/wasted/destroyed the prayers, and they212followed the lusts/desires/cravings, so they will/shall meet/find misguidance/failure .</p>
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fehalefe | öyle ki halife oldu/ardından geldi | فَخَلَفَ | خلف |
| 2 | min | مِنْ | - | |
| 3 | bea'dihim | onlardan sonra | بَعْدِهِمْ | بعد |
| 4 | halfun | bir halef/ardından gelen | خَلْفٌ | خلف |
| 5 | edau | zayi ettiler/kaybettiler | أَضَاعُوا | ضيع |
| 6 | s-salate | salatı | الصَّلَاةَ | صلو |
| 7 | vettebeu | ve tabi oldular | وَاتَّبَعُوا | تبع |
| 8 | ş-şehevati | şehvetlerine | الشَّهَوَاتِ | شهو |
| 9 | fesevfe | öyle ki yakında | فَسَوْفَ | - |
| 10 | yelkavne | karşılaşırlar | يَلْقَوْنَ | لقي |
| 11 | gayyen | bir yanılmaya/yanlışa sapmaya | غَيًّا | غوي |