Sure 6: En'âm/Büyük Başlar, Küçük Başlar ve Develer

Ayet No: 28 | Kur'an Ayet No: 817 | ٱلْأَنْعَام

Arapça Metin (Harekeli)

817|6|28|بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

Latin Literal

28. Bel bedâ lehum mâ kânû yuhfûne min kabl(kablu),ve lev ruddû le âdû li mâ nuhû anhuve innehum le kâzibûn(kâzibûne).

Türkçe Çeviri

Evet! Ortaya çıktı/göründü onlara önceden hafiyelik* yapar oldukları; şayet geri döndürülseler mutlak dönerler  kendisinden menedildiklerine**; ve doğrusu onlar mutlak yalancılardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 beda ortaya çıktı/göründü بَدَا بدو
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 ma مَا -
5 kanu oldukları كَانُوا كون
6 yuhfune hafiyelik yapar يُخْفُونَ خفي
7 min مِنْ -
8 kablu önceden قَبْلُ قبل
9 velev şayet وَلَوْ -
10 ruddu geri döndürülseler رُدُّوا ردد
11 leaadu mutlak dönerler لَعَادُوا عود
12 lima لِمَا -
13 nuhu men edildiklerine نُهُوا نهي
14 anhu kendisinden عَنْهُ -
15 ve innehum ve doğrusu onları وَإِنَّهُمْ -
16 lekazibune mutlak yalancılardır لَكَاذِبُونَ كذب

Notlar

Not 1

*Gizlemek, örtmek, saklamak, gizli saklı işler yapmak.**Yasaklandıklarına. Yüce Allah'a verilen sözü yani misâkı bozmak.