Arapça Metin (Harekeli)
883|6|94|وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَٰدَىٰ كَمَا خَلَقْنَٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُم مَّا خَوَّلْنَٰكُمْ وَرَآءَ ظُهُورِكُمْ وَمَا نَرَىٰ مَعَكُمْ شُفَعَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُمْ أَنَّهُمْ فِيكُمْ شُرَكَٰٓؤُا۟ لَقَد تَّقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
883|6|94|ولقد جيتمونا فردي كما خلقنكم اول مره وتركتم ما خولنكم ورا ظهوركم وما نري معكم شفعاكم الذين زعمتم انهم فيكم شركوا لقد تقطع بينكم وضل عنكم ما كنتم تزعمون
Latin Literal
94. Ve lekad ci’timûnâ furâdâ kemâ halaknâkum evvele merretin ve terektum mâ havvelnâkum verâe zuhûrikum, ve mâ nerâ meakum şufeâekumullezîne zeamtum ennehum fîkum şurekâ’(şurekâû), lekad tekattaa beynekum ve dalle ankum mâ kuntum tez’umûn(tez’umûne).
Türkçe Çeviri
Ve ant olsun geldiniz bize yalnız* (olarak); evvelki** kez yarattığımız627 gibi sizleri; ve terk ettiniz sizlere bağışladıklarımızı sırtlarınız arkasında; ve görür değiliz sizinle birlikte şefâatçilerinizi114; kimseleri (ki) iddia ettiniz ki onlar içinizden ortaklarınızdır; ant olsun kesti (Allah) sizlerin arasını; ve saptırdı (Allah) sizlerden iddia eder olduğunuzu.
Ahmed Samira Çevirisi
94 And you had come to Us singularly as We created you (the) first time , and you left what We gave you generously behind your backs, and We do not see with you your mediators, those who you claimed that they (are) in you partners (it) had been (E) separated between you, and (it was) wasted from you what you were claiming .
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velekad | ve ant olsun | وَلَقَدْ | - |
| 2 | ci'tumuna | geldiniz bize | جِئْتُمُونَا | جيا |
| 3 | furada | yalnız | فُرَادَىٰ | فرد |
| 4 | kema | gibi | كَمَا | - |
| 5 | haleknakum | yarattığımız sizleri | خَلَقْنَاكُمْ | خلق |
| 6 | evvele | evvelki | أَوَّلَ | اول |
| 7 | merratin | kez | مَرَّةٍ | مرر |
| 8 | ve teraktum | ve terk ettiniz | وَتَرَكْتُمْ | ترك |
| 9 | ma | مَا | - | |
| 10 | havvelnakum | bağışladıklarımızı sizlere | خَوَّلْنَاكُمْ | خول |
| 11 | vera'e | arkasında | وَرَاءَ | وري |
| 12 | zuhurikum | sırtlarınız | ظُهُورِكُمْ | ظهر |
| 13 | ve ma | ve değiliz | وَمَا | - |
| 14 | nera | görür | نَرَىٰ | راي |
| 15 | meakum | sizinle birlikte | مَعَكُمْ | - |
| 16 | şufeaa'ekumu | şefaatçilerinizi | شُفَعَاءَكُمُ | شفع |
| 17 | ellezine | kimseleri (ki) | الَّذِينَ | - |
| 18 | zeamtum | iddia ettiniz | زَعَمْتُمْ | زعم |
| 19 | ennehum | ki onlar | أَنَّهُمْ | - |
| 20 | fikum | içinizden | فِيكُمْ | - |
| 21 | şuraka'u | ortaklarınız | شُرَكَاءُ | شرك |
| 22 | lekad | ant olsun | لَقَدْ | - |
| 23 | tekattaa | kesti (Allah) | تَقَطَّعَ | قطع |
| 24 | beynekum | arasını sizlerin | بَيْنَكُمْ | بين |
| 25 | ve delle | ve saptırdı (Allah) | وَضَلَّ | ضلل |
| 26 | ankum | sizlerden | عَنْكُمْ | - |
| 27 | ma | مَا | - | |
| 28 | kuntum | olduğunuz | كُنْتُمْ | كون |
| 29 | tez'umune | iddia edersiniz | تَزْعُمُونَ | زعم |
Notlar
Not 1
*İnsan Rabbinin huzurunda bedeniyle birlikte yalnız olarak duracaktır. Rabbinin huzuruna yalnız olarak gelecektir.**Anlarız ki bu evrene/dünyaya gelmeden önce evvelki/ilk yaratılmış olan bir bedenle Rabbimizin huzurunda durmuşuz. Rabbimizin huzuruna gelmişiz.