Arapça Metin (Harekeli)
1277|9|42|لَوْ كَانَ عَرَضًا قَرِيبًا وَسَفَرًا قَاصِدًا لَّٱتَّبَعُوكَ وَلَٰكِنۢ بَعُدَتْ عَلَيْهِمُ ٱلشُّقَّةُ وَسَيَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ لَوِ ٱسْتَطَعْنَا لَخَرَجْنَا مَعَكُمْ يُهْلِكُونَ أَنفُسَهُمْ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
Latin Literal
42. Lev kâne aradan karîben ve seferen kâsıden lettebeûke ve lâkin beudet aleyhimuş şukkah(şukkatu), ve seyahlifûne billâhi levisteta’nâ leharecnâ meakum, yuhlikûne enfusehum, vallâhu ya’lemu innehum le kâzibûn(kâzibûne).
Türkçe Çeviri
Şayet olsaydı yakın bir arz/sunu ve kolay/kısa bir sefer; mutlak tabi olurlardı sana; velakin/fakat uzak geldi üzerlerine yarılan/deşelenen*; ve ant içecekler Allah’a "Eğer itaat edebilsek** (kendimize) mutlak çıkardık sizlerle beraber" (diye); (oysa) helak ederler kendi nefislerini201; ve Allah bilir (ki) doğrusu onlar mutlak yalancılardır.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | lev | şayet | لَوْ | - |
| 2 | kane | olsaydı | كَانَ | كون |
| 3 | aradan | bir arz/sunu | عَرَضًا | عرض |
| 4 | kariben | yakın | قَرِيبًا | قرب |
| 5 | ve seferan | ve bir sefer | وَسَفَرًا | سفر |
| 6 | kasiden | bir kolay/kısa | قَاصِدًا | قصد |
| 7 | lattebeuke | mutlak tabi olurlardı sana | لَاتَّبَعُوكَ | تبع |
| 8 | velakin | velakin/fakat | وَلَٰكِنْ | - |
| 9 | beudet | uzak geldi | بَعُدَتْ | بعد |
| 10 | aleyhimu | üzerlerine | عَلَيْهِمُ | - |
| 11 | ş-şukkatu | yarılan/deşelenen | الشُّقَّةُ | شقق |
| 12 | ve seyehlifune | ve ant içecekler | وَسَيَحْلِفُونَ | حلف |
| 13 | billahi | Allah’la | بِاللَّهِ | - |
| 14 | levi | eğer (diye) | لَوِ | - |
| 15 | stetaa'na | itaat edebilsek kendimize | اسْتَطَعْنَا | طوع |
| 16 | leharacna | mutlak çıkardık | لَخَرَجْنَا | خرج |
| 17 | meakum | sizlerler beraber | مَعَكُمْ | - |
| 18 | yuhlikune | helak ederler | يُهْلِكُونَ | هلك |
| 19 | enfusehum | nefislerini | أَنْفُسَهُمْ | نفس |
| 20 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 21 | yea'lemu | bilir | يَعْلَمُ | علم |
| 22 | innehum | doğrusu onları | إِنَّهُمْ | - |
| 23 | lekazibune | mutlak yalancılardır | لَكَاذِبُونَ | كذب |
Notlar
Not 1
*Yarılan/deşelenen toprak, yol, arazi. 54:1 ayetinde Ay'ın yarılması/deşelenmesi aynı kökten türeyen bir kelimeyle işaret edilmiştir. Yerde yürümek de görüldüğü gibi aynı kelimeyle işaret edilmektedir. Demek ki Ay'ın yarılması/deşelenmesi onun üzerinde yüründüğünü işaret eder. **Kendimize gücümüz yetse.