Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
26. Sûre · Ayet 210
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

26. Şuarâ Suresi

Ayet 210

Arapça Metin (Harekeli)

3140|26|210|وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

Latin Literal

210. Ve mâ tenezzelet bihiş şeyâtîn(şeyâtînu).

Türkçe Çeviri

Ve inmiş* değildir onunla** şeytânlar29.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 tenezzelet inmiş تَنَزَّلَتْ نزل
3 bihi onunla بِهِ -
4 ş-şeyatinu şeytânlar الشَّيَاطِينُ شطن

Notlar

Not 1

*Fiilin özenesi 3. tekil dişil şahıstır. Şeytân kelimesi erildir. Bu nedenle "Şeytânlar onu indirmedi" çevirisi yanlıştır. Şerefli Kur'ân'ın inişine ortak olamazlar.**Şerefli Kur'ân'ı.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Şuarâ Suresi - Ayet 210

Sure 26 Ayet 210 - Şuarâ/Şairler

Sure 26: Şuarâ/Şairler

Ayet No: 210 | Kur'an Ayet No: 3140 | ٱلشُّعَرَاء

Arapça Metin (Harekeli)

3140|26|210|وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

Latin Literal

210. Ve mâ tenezzelet bihiş şeyâtîn(şeyâtînu).

Türkçe Çeviri

Ve inmiş* değildir onunla** şeytânlar29.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 tenezzelet inmiş تَنَزَّلَتْ نزل
3 bihi onunla بِهِ -
4 ş-şeyatinu şeytânlar الشَّيَاطِينُ شطن

Notlar

Not 1

*Fiilin özenesi 3. tekil dişil şahıstır. Şeytân kelimesi erildir. Bu nedenle "Şeytânlar onu indirmedi" çevirisi yanlıştır. Şerefli Kur'ân'ın inişine ortak olamazlar.**Şerefli Kur'ân'ı.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.