Kehf Suresi - Ayet 84
Türkçe Meal: Doğrusu biz imkân * sağladık ona ** yerde *** ; ve verdik ona ** her bir şeyden bir sebep 1065 .
Arama Operatörleri:
Ayet 84
Doğrusu biz imkân* sağladık ona** yerde***; ve verdik ona** her bir şeyden bir sebep1065.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | inna | doğrusu biz | إِنَّا | - |
| 2 | mekkenna | güçlendirdik/kuvvetlendirdik | مَكَّنَّا | مكن |
| 3 | lehu | onu | لَهُ | - |
| 4 | fi | فِي | - | |
| 5 | l-erdi | yerde/yeryüzünde | الْأَرْضِ | ارض |
| 6 | ve ateynahu | ve verdik ona | وَاتَيْنَاهُ | اتي |
| 7 | min | مِنْ | - | |
| 8 | kulli | her bir | كُلِّ | كلل |
| 9 | şey'in | şeyden | شَيْءٍ | شيا |
| 10 | sebeben | bir sebep. | سَبَبًا | سبب |
Kur’an’da “yer” yani “ard (arz)” kelimesi hiç şüphesiz Dünya için kullanılır. Bu da bize Zülkarneyn’in yeryüzünde (Dünya’da) yaşamış olduğunu gösterir. Zülkarneyn’in yeryüzünde geçerli olan bir kuvveti (bir gücü) olduğunu anlıyoruz. Gökte (uzayda, evrende) bir kuvveti veya bir gücü yoktur. Kendisine Yüce Allah tarafından bahşedilen güç (kuvvet) yeryüzü içinde verilmiştir. Kesindir ki Zülkarneyn uzayda oradan oraya gidebilen, zamanda yolculuk yapabilen bir uzaylı asla değildir. Şimdiden söyleyebiliriz ki uzaylı Zülkarneyn teorisi daha ilk ayetlerde çökmüştür. Bu güç (kuvvet) mutlak ki ancak bir hükümdarda (bir kralda, bir melikte) olabilir. Hükümdarların orduları olur, hükümdarlık ettiği topraklarda mutlak güç ve kuvvet sahibi olurlar. Ağızlarından çıkan sözler tüm halklar için bir emirdir. Ayetten anlaşılıyor ki Zülkarneyn’in hükümdarlığı kendi dönemindeki kuvvetli bir hükümdarlık olmalıdır. Sebeben (سَبَبًا) kelimesinin kökü سبب (sbb) olup gerekçe (occasion), sebep (cause, reason), motivasyon (motive) anlamındadır (Hans Wehr 4th ed., page 456 (of 1303)). Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Örneğin “Kristof Kolomb’un gemileriyle okyanusa açılmasının sebebi neydi? Neydi o sebep?” diye bir soru sorulduğunda ne anlıyorsunuz? Kristof Kolomb’un okyanusa açılma gerekçesini (motivasyonunu) sormuş oluyoruz. Cevap, yeni kıtalar keşfetmek, yeni sömürgeler elde etmek, ganimetler elde etmek, zulme uğrayan bir toplumu kurtarmak, isyanları bastırmak vb. olabilir. Zülkarneyn’eher bir şeyden bir gerekçe (sebep) verilmiştir. Açık olarak anlıyoruz ki yeryüzünde kendisine güç ve kuvvet bahşedilen Zülkarneyn’in hayatı sürekli bir mücadele içinde olmuştur. Mücadelesi hiç bitmemiştir. Sebepten sebebe, gerekçeden gerekçeye koşmuştur.
*Sağlam bir konuma yerleştirmek, ona dayanak–otorite–imkân kazandırmak.**Zülkarneyn'e.***Yeryüzünde. Zülkarneyn'e gökte bir yetki verilmedi. Zülkarneyn yeryüzünde yaşanan bir resûldü.
Ayet 85
Öyle ki tabi oldu* bir sebebe1065.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feetbea | öyle ki tabi oldu | فَأَتْبَعَ | تبع |
| 2 | sebeben | bir sebebe. | سَبَبًا | سبب |
Bir gerekçeyle (sebeple) başlayan bir yolculuk: 18:85 ayetinde “…öyle ki, tabi oldu bir sebebe.” buyrulmuştur. Bir önceki ayette anlatıldığı üzere Zülkarneyn bir gerekçeyle (sebeple) en batıya doğru bir sefere başlamıştır. Bu seferin gerekçesi en batıda yaşayan bir kavmin zulme uğramasıdır. Zülkarneyn zulme uğrayan bu kavmi kurtarmak amacıyla batıya bir sefer düzenlemiştir. Zülkarneyn bunu mutlaka yapmış olmalıdır çünkü Yüce Allah Kur’an’da zulmeden kimselerle gerekirse savaşılması gerektiğini bizlere bildirmiştir. 49:9 Ve eğer iki gruptan inananlar kavga ederlerse-dövüşürlerse, o durumda düzeltin onların arasını; ancak zulmederse o ikisinden biri diğeri üzerine, öyleyse kavga edin-dövüşün zulmedenle, dönünceye kadar Allah'ın emrine; sonrası eğer dönerse, artık düzeltin onların arasını, ölçülü şekilde; ve eşitliği gözetin; çünkü Allah sever eşitliği gözetenleri.Yeryüzünde yaşayan insanlar Yüce Allah’ın sadece bu muhteşem ayetine bile uysalar gezegenimiz barış yurdu olurdu. Ancak Yüce Allah’ın ayetlerine gerçek anlamda uyan (teslim olan) çok az kimse vardır. Mutlak ki Zülkarneyn zulme uğrayanların yanında olmuş olmalıdır. Zulmeden kimse veya kimselerle gerekirse ölümüne savaşmış olmalıdır.
*Zülkarneyn.
Ayet 89
Sonra tabi oldu bir sebebe1065.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | summe | sonra | ثُمَّ | - |
| 2 | etbea | tabi oldu | أَتْبَعَ | تبع |
| 3 | sebeben | bir sebebe | سَبَبًا | سبب |
Doğuya olan sefer “sonra, tabi oldu bir sebebe.”18:89 ayetinde Zülkarneyn’in bir başka sebeple yani bir başka gerekçeyle hükmettiği toprakların en doğusuna bir sefer düzenlediği anlaşılıyor. Muhtemeldir ki bu sebep Lydia Kralının masum insanlara zulmetmesi gibi masum insanlara zulmeden bir kimse veya kimseler için yapılmıştır.
Ayet 92
Sonra tabi oldu* bir sebebe1065.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | summe | sonra | ثُمَّ | - |
| 2 | etbea | tabi oldu | أَتْبَعَ | تبع |
| 3 | sebeben | bir sebebe | سَبَبًا | سبب |
Zülkarneyn için yine bir sefer sebebi (gerekçesi) ortaya çıkmıştır. Mutlak ki yine masum insanlara haksız yere zulmeden kimseleri durdurmak için Zülkarneyn harekete geçmiştir.
*Zülkarneyn.
Zülkarneyn'e verilen sebep.
Kavram Adı:
Zülkarneyn'e verilen sebep.
Kavram No: 1065
Kısa Açıklama: 1065 Sebep Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Gereksinim, gerekçe, neden demektir. Zülkarneyn'e her bir şeyden sebep verilmesi yönetmiş olduğu hükümdarlığında bazı bölgelere seferler yapması gereksinimi oluşmuş olmasıdır.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4
Türkçe Meal: Doğrusu biz imkân * sağladık ona ** yerde *** ; ve verdik ona ** her bir şeyden bir sebep 1065 .
Türkçe Meal: Öyle ki tabi oldu * bir sebebe 1065 .
Türkçe Meal: Sonra tabi oldu bir sebebe 1065 .
Türkçe Meal: Sonra tabi oldu * bir sebebe 1065 .