Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri

Ayet No: 109 | Kur'an Ayet No: 2455 | طه

Arapça Metin (Harekeli)

2455|20|109|يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2455|20|109|يوميذ لا تنفع الشفعه الا من اذن له الرحمن ورضي له قولا

Latin Literal

109. Yevme izin lâ tenfauş şefâatu illâ men ezine lehur rahmânu ve radıye lehu kavlâ(kavlen).

Türkçe Çeviri

O gün menfaat sağlamaz* şefâat114 dışında kimseye (ki) izin verdi ona** Rahmân1; ve hoşnut oldu ona** bir kavil/söz***.

Ahmed Samira Çevirisi

109 (On) that day the mediation does not benefit/become useful, except whom the merciful permitted/allowed for him, and accepted/approved for him a saying/word .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
2 la لَا -
3 tenfeu menfaat sağlamaz تَنْفَعُ نفع
4 ş-şefaatu şefâat الشَّفَاعَةُ شفع
5 illa dışında إِلَّا -
6 men kimseye (ki) مَنْ -
7 ezine izin verdi أَذِنَ اذن
8 lehu ona لَهُ -
9 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
10 ve radiye ve hoşnut oldu وَرَضِيَ رضو
11 lehu ona لَهُ -
12 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın şefâatinden bir fayda kazanamazlar. Yüce Allah'ın şefâatine temas edemezler; arada bir engel vardır.**Rabbimiz dilediği kimseye bizzat kendisi bizzat kendi şefâatinden faydalanmaya izni verir. ***Yüce Allah'ın meleklere o kimse ile kendi şefâatinin arasınındaki engeli kaldırın emri niteliğindeki sözü, kavli. Rabbimizin kendi sözü.