Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
16. Sûre · Ayet 41
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

16. Nahl Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1940|16|41|وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

41. Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû li nubevvi ennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) hicret355 ettiler Allah’ta* zulmedildikleri257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
3 fi فِي -
4 llahi Allah’ta اللَّهِ -
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 zulimu zulmedildikleri ظُلِمُوا ظلم
9 lenubevviennehum mutlak yerleştiririz onları لَنُبَوِّئَنَّهُمْ بوا
10 fi فِي -
11 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
12 haseneten bir güzel (-le) حَسَنَةً حسن
13 veleecru ve mutlak ki ecri وَلَأَجْرُ اجر
14 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
15 ekberu daha büyüktür أَكْبَرُ كبر
16 lev şayet لَوْ -
17 kanu onlar كَانُوا كون
18 yea'lemune bilselerdi يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Fi edatı "içinde" demektir. "Allah'ta" demek Allah'ın yolunun içinde, Allah'ın yolunun üzerinde demektir.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Nahl Suresi - Ayet 41

Sure 16 Ayet 41 - Nahl/Dişi Bal Arısı

Sure 16: Nahl/Dişi Bal Arısı

Ayet No: 41 | Kur'an Ayet No: 1940 | ٱلنَّحْل

Arapça Metin (Harekeli)

1940|16|41|وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

41. Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû li nubevvi ennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) hicret355 ettiler Allah’ta* zulmedildikleri257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
3 fi فِي -
4 llahi Allah’ta اللَّهِ -
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 zulimu zulmedildikleri ظُلِمُوا ظلم
9 lenubevviennehum mutlak yerleştiririz onları لَنُبَوِّئَنَّهُمْ بوا
10 fi فِي -
11 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
12 haseneten bir güzel (-le) حَسَنَةً حسن
13 veleecru ve mutlak ki ecri وَلَأَجْرُ اجر
14 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
15 ekberu daha büyüktür أَكْبَرُ كبر
16 lev şayet لَوْ -
17 kanu onlar كَانُوا كون
18 yea'lemune bilselerdi يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Fi edatı "içinde" demektir. "Allah'ta" demek Allah'ın yolunun içinde, Allah'ın yolunun üzerinde demektir.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 355:

Hicret etmek.


Kısa Açıklama: 355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.
Kavram 820:

Ecir


Kısa Açıklama: 820 Ödül, mükafat.