Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.

Bu kavram 181 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

2. Bakara Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

42|2|35|وَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

35. Ve kulnâ yâ âdemuskun ente ve zevcukel cennete ve kulâ minhâ ragaden haysu şi’tumâ ve lâ takrabâ hâzihiş şecerete fe tekûnâ minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedik: “Ey Âdem50! Mesken edin/otur sen ve eşin cennette*; ve yiyin ikiniz ondan (cennetten) kolaylıkla/rahatlıkla; her neredeyse dilediniz ikiniz; ve yaklaşmayın ikiniz bu ağaca**; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden257.”

Notlar

Not 1

*Âdem, eşi ve tüm insanlar olarak bizler yaşadığımız evrene gönderilmeden önce başka bir cennet evreninde yaşamaktaydık. Kolay ve rahat bir şekilde.**Tekil gelmiş bir kelimedir. Dallanmış budaklanmış, ağaç dalları gibi ağ oluşturan. Evrenimizin ağacı kozmik ağdır; maddedir. Ayetten anlarız ki Yüce Allah bizlere bu şeye yaklaşmayı yasaklamıştır.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

2. Bakara Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

58|2|51|وَإِذْ وَٰعَدْنَا مُوسَىٰٓ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً ثُمَّ ٱتَّخَذْتُمُ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَنتُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

51. Ve iz vâadnâ mûsâ erbaîne leyleten summettehaztumul icle min ba’dihî ve entum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve vaat ettiğimiz* zaman Musa’ya kırk gece**; sonra tuttunuz/edindiniz buzağıyı258 onun (Musa’nın) ardından; ve sizler zalimlersiniz257.

Notlar

Not 1

*Çoğul olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah'ın vaadi Cibrîl benzeri şerefli elçiler tarafından yerine getirilmiştir. **Musa peygamber 40 gece boyunca yalnız kalmış ve kendisine indirilen vahye odaklanmıştır.

2. Bakara Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

61|2|54|وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلْعِجْلَ فَتُوبُوٓا۟ إِلَىٰ بَارِئِكُمْ فَٱقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ عِندَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

54. Ve iz kâle mûsâ li kavmihî yâ kavmi innekum zalemtum enfusekum bittihâzikumul icle fe tûbû ilâ bâriikum faktulû enfusekum zâlikum hayrun lekum inde bâriikum fe tâbe aleykum innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Musa kavmine: “Ey kavmim! Doğrusu sizler zulmettiniz257 nefislerinize201; tutmanızla/edinmenizle buzağıyı258; öyle ki tevbe33 edin yaratıcınıza doğru; öyle ki katledin35 nefislerinizi201; işte bu sizlere; yaratıcınız indinde/katında bir hayırdır sizlere; öyle ki tevbe33 etti (Allah) sizlere; doğrusu O; O’dur Tevvâb191; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 musa Musa مُوسَىٰ -
4 likavmihi kavmine لِقَوْمِهِ قوم
5 ya kavmi ey kavmim! يَا قَوْمِ قوم
6 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
7 zelemtum zulmettiniz ظَلَمْتُمْ ظلم
8 enfusekum nefislerinize أَنْفُسَكُمْ نفس
9 biattihazikumu tutmanızla/edinmenizle بِاتِّخَاذِكُمُ اخذ
10 l-icle buzağıyı الْعِجْلَ عجل
11 fetubu öyle ki tevbe edin فَتُوبُوا توب
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 bariikum yaratıcınıza بَارِئِكُمْ برا
14 fektulu öyle ki katledin فَاقْتُلُوا قتل
15 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
16 zalikum işte bu sizlere ذَٰلِكُمْ -
17 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
18 lekum sizlere لَكُمْ -
19 inde indinde/katında عِنْدَ عند
20 bariikum yaratıcınız بَارِئِكُمْ برا
21 fetabe öyle ki tevbe etti/döndü/vazgeçti فَتَابَ توب
22 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
23 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
24 huve O هُوَ -
25 t-tevvabu Tevvâb’tır التَّوَّابُ توب
26 r-rahimu Rahîm’dir. الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Buzağı.

Kavram 258

258Değerli metallerin karıştırılıp eritilerek yapıldığı buzağı şeklinde bir heykel.

2. Bakara Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

64|2|57|وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

57. Ve zallelnâ aleykumul gamâme ve enzelnâ aleykumul menne ves selvâ kulû min tayyibâti mâ razaknâkum ve mâ zalemûnâ ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve gölgelendirdik üzerinize bulutu264; ve indirdik üzerinize menne262; ve bıldırcın263; yiyin rızıklandırdığımızın güzellerinden sizleri; ve zulmetmiş* değillerdi bize; fakat oldular nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve zellelna ve gölgelendirdik وَظَلَّلْنَا ظلل
2 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
3 l-gamame bulutu الْغَمَامَ غمم
4 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
5 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
6 l-menne menne الْمَنَّ منن
7 ve sselva ve bıldırcın وَالسَّلْوَىٰ سلو
8 kulu yiyin كُلُوا اكل
9 min مِنْ -
10 tayyibati güzellerden طَيِّبَاتِ طيب
11 ma مَا -
12 razeknakum rızıklandırdığımızın sizleri رَزَقْنَاكُمْ رزق
13 ve ma ve değildi وَمَا -
14 zelemuna zulmettiler bize ظَلَمُونَا ظلم
15 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
16 kanu oldular كَانُوا كون
17 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
18 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*İnsan Yüce Allah'a ne zarar verebilir ne de fayda verebilir. Hiçbir etkide bulunamaz. İnsan ne yaparsa kendine yapar. Yüce Allah'a şirk koşarak, O'na ortak koşarak ancak kendine zulmeder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Menne

Kavram 262

262Çöl trüf mantarı (desert truffle’ ‘Terfeziaceae’ ). Kelime anlamı ikram, hediye, faydalı bir şeyin ikramıdır. Ülkemizde dolaman, ak doloman, keme olarak da bilinen mantar türü. İnanılmaz derecede besleyici ve birçok faydası olan bir besindir. %20-27 oranında proteinler, yağlar ve lifler içerir. 2017 yılında yapılan bir çalışmada (Libya) kırmızı-siyah renkli çöl trüfünde %16.3 protein, %6.2 yağ, %67.2 karbonhidrat tespit edilmiştir. Beyaz çöl trüfünde %18.5 protein, %5.9 yağ ve %65 karbonhidrat içeriği bulunmuştur. Muhteşem besleyici bir besindir. Aynı zamanda dengelidir. Trüfler ayrıca vücut için gerekli birçok metalleri (sodyum, potasyum, fosfor, demir, bakır, kalsiyum, kobalt, silikon, çinko, alüminyum ve manganez) içerir. Santaroni volkanik patlaması (MÖ 1640) tüm dünyayı etkilemiştir. Dünyanın iklimini değiştirmiştir. Kurak ve sıcak olan iklim Musa peygamber ve yanındakilerin bulunduğu bölgede serin ve yağmurlu bir iklim haline gelmiştir. Mineraller içeren bol yağmur çölde çok dengeli bir besin olan çöl trüfünün bolca oluşmasına neden olmuştu Musa peygamber ve İsrailoğullarına verilen nimetler: Gölgelenme, çöl trüfü ve bıldırcın

Bıldırcın

Kavram 263

263Bıldırcın (Coturnix coturnix L.) tavuklar (Galliformes) takımının, tavuksular (Phasianidae) familyasının en küçük türüdür. Göçmen kuştur. Musa peygamber ve yanındakilerin göçmen kuşların göç yolları üzerinde olduğunu anlarız. Toplu göç zamanlarında meydana gelen ani iklim değişiklikleri, ters esen sert rüzgârlar, fırtınalar ve aşırı yağışlar sonucunda bıldırcınların yere düştükleri bilinmektedir. Santoroni patlaması sonucu gelişen ani iklim değişikliği bıldırcınları da etkilemiştir. Göç yollarında karşılaştıkları olumsuz hava koşulları yere düşmelerine ve kolayca yakalanmalarına neden olmuştur. Musa peygamber ve İsrailoğullarına verilen nimetler: Gölgelenme, çöl trüfü ve bıldırcın

Bulut, Musa peygamberi ve İsrailoğullarını gölgelendiren, onlara menne ve bıldırcın indiren bulut. 

Kavram 264

264Santorini volkanik patlaması (MÖ 1640) Dünya’nın yüksek atmosferine inanılmaz boyutta gaz-toz bulutu püskürtmüştür. Bu bulutlar çevreye yayılmış ve doğuya doğru yol almıştır. Yapılan analizlerde bu bulutlara bağlı güneş ışınlarının tam olarak yeryüzüne ulaşamaması nedeniyle küresel iklim değişikliklerinin olduğu bilimsel olarak gösterilmiştir. Mısır, Orta Doğu, Arabistan gibi çok sıcak olan bölgeler gölgelenme nedeniyle bahar havasına kavuşmuş, ılık hale gelmiş ve bol yağmur alır olmuştur. Bu gölgelenmenin yıllarca sürdüğü bilinmektedir.

2. Bakara Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

66|2|59|فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

Latin Literal

59. Fe beddelellezîne zalemû kavlen gayrellezî kîle lehum fe enzelnâ alellezîne zalemû riczen mines semâi bimâ kânû yefsukûn(yefsukûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki takas etti zulmetmiş257 kimseler bir sözü/kelamı, onlara denilenden başkasıyla*; öyle ki indirdik zulmetmiş257 kimseler üzerine gökten bir pislik; fâsıklık38 ederler olmuş olmalarından.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febeddele öyle ki takas etti فَبَدَّلَ بدل
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
4 kavlen bir söz/kelam قَوْلًا قول
5 gayra başka غَيْرَ غير
6 llezi ki الَّذِي -
7 kile denildi قِيلَ قول
8 lehum onlara لَهُمْ -
9 feenzelna Öyle ki indirdik فَأَنْزَلْنَا نزل
10 ala üzerine عَلَى -
11 ellezine kimseler الَّذِينَ -
12 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
13 riczen bir pislik رِجْزًا رجز
14 mine مِنَ -
15 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
16 bima nedeniyle بِمَا -
17 kanu oldukların كَانُوا كون
18 yefsukune fasıklık ederler يَفْسُقُونَ فسق

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın sözünü başka sözle takas ettiler. Yüce Allah'ın kutsal kitabı olan Tevrat'ı başka sözlere takas ettiler. Böylece saptılar, doğru yol olan Tevrat'tan uzaklaştılar. Bu nedenle üzerlerine gökten pislik yağdı. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık

Kavram 38

38Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

2. Bakara Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

99|2|92|وَلَقَدْ جَآءَكُم مُّوسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ ثُمَّ ٱتَّخَذْتُمُ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَنتُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

92. Ve lekad câekum mûsâ bil beyyinâti summettehaztumul icle min ba’dihî ve entum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun geldi sizlere Musa beyanlarla226; sonra edindiniz buzağıyı onun (Musa’nın) ardından; ve sizler zalimlersiniz257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
3 musa Musa مُوسَىٰ -
4 bil-beyyinati beyanlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
5 summe sonra ثُمَّ -
6 ttehaztumu edindiniz اتَّخَذْتُمُ اخذ
7 l-icle buzağıyı الْعِجْلَ عجل
8 min مِنْ -
9 bea'dihi ardından onun (Musa’nın) بَعْدِهِ بعد
10 ve entum ve sizler وَأَنْتُمْ -
11 zalimune zalimlersiniz. ظَالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

2. Bakara Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

102|2|95|وَلَن يَتَمَنَّوْهُ أَبَدًۢا بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

95. Ve len yetemennevhu ebeden bimâ kaddemet eydîhim vallâhu alîmun biz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve asla temenni etmezler onu (ölümü) ebediyen; önceden gönderdiğinden/yolladığından dolayı ellerinin; ve Allah bilendir zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velen ve asla وَلَنْ -
2 yetemennevhu temenni etmezler onu يَتَمَنَّوْهُ مني
3 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
4 bima dolayı بِمَا -
5 kaddemet önceden gönderdiğinden/yolladığından قَدَّمَتْ قدم
6 eydihim ellerinin أَيْدِيهِمْ يدي
7 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
8 alimun bilindir عَلِيمٌ علم
9 biz-zalimine zalimleri بِالظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

2. Bakara Suresi

Ayet 258

Arapça Metin (Harekeli)

265|2|258|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِى حَآجَّ إِبْرَٰهِۦمَ فِى رَبِّهِۦٓ أَنْ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّىَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحْىِۦ وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأْتِى بِٱلشَّمْسِ مِنَ ٱلْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ ٱلْمَغْرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

258. E lem tera ilellezî hâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhullâhul mulk(mulke), iz kâle ibrâhîmu rabbiyellezî yuhyî ve yumîtu, kâle ene uhyî ve umît(umîtu), kâle ibrâhîmu fe innallâhe ye’tî biş şemsi minel maşrıkı fe’ti bihâ minel magribi fe buhitellezî kefer(kefere), vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin İbrahim'e hac376 etmiş kimseyi onun Rabbi4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 llezi kimseyi الَّذِي -
5 hacce hac etmiş حَاجَّ حجج
6 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
7 fi hakkında فِي -
8 rabbihi onun Rabbi رَبِّهِ ربب
9 en ki أَنْ -
10 atahu verdi ona اتَاهُ اتي
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 l-mulke mülk/hükümdarlık الْمُلْكَ ملك
13 iz zaman إِذْ -
14 kale dedi قَالَ قول
15 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
16 rabbiye beni Rabbim رَبِّيَ ربب
17 llezi ki الَّذِي -
18 yuhyi yaşatır يُحْيِي حيي
19 ve yumitu ve öldürür وَيُمِيتُ موت
20 kale dedi قَالَ قول
21 ena ben (de) أَنَا -
22 uhyi yaşatırım أُحْيِي حيي
23 ve umitu ve öldürürüm وَأُمِيتُ موت
24 kale dedi قَالَ قول
25 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
26 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
27 llahe Allah اللَّهَ -
28 ye'ti getirir يَأْتِي اتي
29 biş-şemsi Güneş’i بِالشَّمْسِ شمس
30 mine مِنَ -
31 l-meşriki doğudan الْمَشْرِقِ شرق
32 fe'ti öyle ki getir sen فَأْتِ اتي
33 biha onu بِهَا -
34 mine مِنَ -
35 l-megribi batıdan الْمَغْرِبِ غرب
36 febuhite öyle ki afalladı فَبُهِتَ بهت
37 llezi kimse الَّذِي -
38 kefera kâfirlik etmiş كَفَرَ كفر
39 vallahu Allah وَاللَّهُ -
40 la لَا -
41 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
42 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
43 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hac

Kavram 376

376Delillerle tartışma.

2. Bakara Suresi

Ayet 272

Arapça Metin (Harekeli)

279|2|272|لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Latin Literal

272. Leyse aleyke hudâhum ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve mâ tunfikû min hayrin fe li enfusikum, ve mâ tunfikûne illebtigâe vechillâh(vechillâhi), ve mâ tunfikû min hayrin yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Yoktur (senin) üzerine kılavuzlamak192 onları; velakin/fakat Allah kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve infak6 ettiğiniz bir hayırdan; öyle ki nefisleriniz201 içindir; ve infak6 eder değilsiniz Allah'ın yüzünü arama/bakınma dışında; ve bir hayırdan infak6 ettiğiniz, tamamlanır sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 aleyke üzerine (senin) عَلَيْكَ -
3 hudahum doğru yola kılavuzlamak onları هُدَاهُمْ هدي
4 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
5 llahe Allah'tır اللَّهَ -
6 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
7 men kimseyi مَنْ -
8 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
9 ve ma Ve وَمَا -
10 tunfiku infak ettiğiniz تُنْفِقُوا نفق
11 min مِنْ -
12 hayrin bir hayırdan خَيْرٍ خير
13 felienfusikum öyle ki nefisleriniz içindir فَلِأَنْفُسِكُمْ نفس
14 ve ma Ve değildir وَمَا -
15 tunfikune infak edersiniz تُنْفِقُونَ نفق
16 illa dışında إِلَّا -
17 btiga'e arama/bakınma ابْتِغَاءَ بغي
18 vechi yüzünü وَجْهِ وجه
19 llahi Allah'ın اللَّهِ -
20 ve ma ve وَمَا -
21 tunfiku infak ettiğiniz تُنْفِقُوا نفق
22 min مِنْ -
23 hayrin bir hayırdan خَيْرٍ خير
24 yuveffe tamamlanır يُوَفَّ وفي
25 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
26 ve entum ve sizler وَأَنْتُمْ -
27 la لَا -
28 tuzlemune zulmedilmezsiniz تُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

350|3|57|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُوَفِّيهِمْ أُجُورَهُمْ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

57. Ve emmellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe yuveffîhim ucûrehum vallâhu lâ yuhibbuz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve iman47 etmiş; ve sâlihâtı18 yapmış kimselere gelince; tastamam verir (Allah) onlara ecirlerini820; ve Allah sevmez zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
2 ellezine kimselere الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 ve amilu ve yapmış وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihatı الصَّالِحَاتِ صلح
6 feyuveffihim tastamam verir (Allah) onlara فَيُوَفِّيهِمْ وفي
7 ucurahum ecirlerini/karşılıklarını أُجُورَهُمْ اجر
8 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
9 la لَا -
10 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
11 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

379|3|86|كَيْفَ يَهْدِى ٱللَّهُ قَوْمًا كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ وَشَهِدُوٓا۟ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقٌّ وَجَآءَهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

86. Keyfe yehdillâhu kavmen keferû ba’de îmânihim ve şehidû enner resûle hakkun ve câehumul beyyinât(beyyinâtu) vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Nasıl kılavuzlar192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik25 ettiler imanları47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar226; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
2 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
7 imanihim imanları إِيمَانِهِمْ امن
8 ve şehidu ve şahit/tanık oldular وَشَهِدُوا شهد
9 enne ki أَنَّ -
10 r-rasule resûl الرَّسُولَ رسل
11 hakkun bir hak/gerçek حَقٌّ حقق
12 ve ca'ehumu ve geldi onlara وَجَاءَهُمُ جيا
13 l-beyyinatu beyanatlar الْبَيِّنَاتُ بين
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 la لَا -
16 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
17 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
18 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

387|3|94|فَمَنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

94. Fe menifterâ alâllâhil kezibe min ba’di zâlike fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim uydurdu/türetti402 Allah'a karşı yalan*; sonrasında bunun**; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
2 ftera uydurdu/türetti افْتَرَىٰ فري
3 ala karşı عَلَى -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 l-kezibe yalan الْكَذِبَ كذب
6 min مِنْ -
7 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
8 zalike bunun ذَٰلِكَ -
9 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
10 humu onlardır هُمُ -
11 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Helal-haram konusunda kutsal kitaplarda olmayan hükümleri peygamberin sünneti adı altında Yüce Allah'ın emir ve yasaklarıymış gibi sunmak. **Kutsal kitapların inmesinden sonra.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

421|3|128|لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

128. Leyse leke minel emri şey’un ev yetûbe aleyhim ev yuazzibehum fe innehum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Olmaz sana emirden bir şey459; ya tevbe33 eder (Allah) onlara ya da azap426 eder onlara; öyle ki doğrusu onlar zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse olmaz لَيْسَ ليس
2 leke sana لَكَ -
3 mine مِنَ -
4 l-emri emirden الْأَمْرِ امر
5 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
6 ev ya أَوْ -
7 yetube tevbe eder (Allah) يَتُوبَ توب
8 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
9 ev ya da أَوْ -
10 yuazzibehum azap eder onlara يُعَذِّبَهُمْ عذب
11 feinnehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
12 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Yüce Allah'ın azap etmesi.

Kavram 426

426Yüce Allah azabı hak etmiş nefsi azaptan kurtarmayarak azap eder. Nefis kendine zulmetmiş ve kendine azap etmiştir. Yüce Allah durup dururken bir nefse azap edici asla değildir.  

Resûllerin bağışlama veya azap etme emrine müdahale edememesi.

Kavram 459

459Resûllerin emre/işlere müdahale yetkisi asla yoktur. Şefaat yetkisi yoktur. Araya girerek bağışlatma veya affettirme gibi bir yetkileri asla olamaz. Azaptan kurtarma gibi bir yetkileri yada talepleri asla olamaz. 3:128 ayetinde Yüce Allah tevbe etmenin de azap etmeninde sadece kendi uhdesinde olduğunu açık ve net olarak bizlere bildirmektedir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 135

Arapça Metin (Harekeli)

428|3|135|وَٱلَّذِينَ إِذَا فَعَلُوا۟ فَٰحِشَةً أَوْ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ ذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ فَٱسْتَغْفَرُوا۟ لِذُنُوبِهِمْ وَمَن يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ إِلَّا ٱللَّهُ وَلَمْ يُصِرُّوا۟ عَلَىٰ مَا فَعَلُوا۟ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

135. Vellezîne izâ fealû fâhişeten ev zalemû enfusehum zekerûllâhe festagferû li zunûbihim, ve men yagfiruz zunûbe illâllâhu ve lem yusırrû alâ mâ fealû ve hum ya’lemûn (ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) faaliyet yaptıkları zaman bir fahşâ81 ya da zulmettiler257 kendi nefislerine; hatırladılar (onlar) Allah'ı; öyle ki mağfiret319 dilediler günahlarına; "Ve kimdir Allah’ın dışında (ki) mağfiret319 eder günahlara!"; ve asla ısrar etmezler (onlar) faaliyet yaptıkları üzerine; ve onlar bilirler*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 fealu faaliyet yaptılar فَعَلُوا فعل
4 fahişeten bir fahşat فَاحِشَةً فحش
5 ev ya da أَوْ -
6 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
7 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
8 zekeru hatırladılar ذَكَرُوا ذكر
9 llahe Allah'ı اللَّهَ -
10 festegferu öyle ki mağfiret dilediler فَاسْتَغْفَرُوا غفر
11 lizunubihim günahlarına لِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yegfiru mağfiret eder يَغْفِرُ غفر
14 z-zunube günahlara الذُّنُوبَ ذنب
15 illa dışında إِلَّا -
16 llahu Allah’ın اللَّهُ -
17 velem ve asla وَلَمْ -
18 yusirru ve ısrar etmezler يُصِرُّوا صرر
19 ala üzerine عَلَىٰ -
20 ma مَا -
21 fealu faaliyet yaptıkları فَعَلُوا فعل
22 vehum ve onlar وَهُمْ -
23 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Bile bile fahşâ içinde olmazlar, bile bile kendilerine zulmetmezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fahşâ

Kavram 81

81Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 140

Arapça Metin (Harekeli)

433|3|140|إِن يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ ٱلْقَوْمَ قَرْحٌ مِّثْلُهُۥ وَتِلْكَ ٱلْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ ٱلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَيَتَّخِذَ مِنكُمْ شُهَدَآءَ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

140. İn yemseskum karhun fe kad messel kavme karhun misluh(misluhu), ve tilkel eyyâmu nudâviluhâ beynen nâs(nâsi), ve li ya’lemallâhullezîne âmenû ve yettehize minkum şuhedâe vallâhu lâ yuhibbuz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Eğer dokunsa sizlere bir yara; öyle ki muhakkak dokundu (o) kavme/topluma (da) onun misli870 bir yara; ve işte şu; günlerdir (ki) döndürürüz* onu** periyodik olarak insanlar arasında; ve bilindik kılması içindir Allah'ın iman47 etmiş kimseleri; ve edinmesi (içindir) sizlerden şahitler/tanıklar***; ve Allah sevmez zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 yemseskum dokunsa sizlere يَمْسَسْكُمْ مسس
3 karhun bir yara قَرْحٌ قرح
4 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
5 messe dokundu مَسَّ مسس
6 l-kavme kavme/topluma الْقَوْمَ قوم
7 karhun bir yara قَرْحٌ قرح
8 misluhu misli onun مِثْلُهُ مثل
9 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
10 l-eyyamu günlerdir الْأَيَّامُ يوم
11 nudaviluha döndürürüz onu periyodik olarak نُدَاوِلُهَا دول
12 beyne arasında بَيْنَ بين
13 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
14 veliyea'leme ve bilindik kılması için وَلِيَعْلَمَ علم
15 llahu Allah'ın اللَّهُ -
16 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
17 amenu iman etmiş امَنُوا امن
18 ve yettehize ve edinmesi وَيَتَّخِذَ اخذ
19 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
20 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
21 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
22 la لَا -
23 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
24 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Sınav gereği toplumlar dalgalanma yaşar. Bazı günler sıkıntı çeker, bazı günler refah içinde olur.  **Sıkıntılı günü.***Kendinizin tanık/şahit olması için.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

444|3|151|سَنُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ بِمَآ أَشْرَكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ وَبِئْسَ مَثْوَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

151. Se nulkî fî kulûbillezîne keferûr ru’be bimâ eşrakû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânâ(sultânen), ve me’vâhumun nâr(nâru), ve bi’se mesvez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Atacağız kalplerine kâfirlik25 etmiş kimselerin terör/korku/panik; şirk71 koştuklarından (dolayı) Allah'a; kendisine* bir sultân660 asla indirmediği (-yle); ve sığınakları onların ateştir; ve ne perişandır zalimlerin257 meskeni.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 senulki atacağız سَنُلْقِي لقي
2 fi -
3 kulubi kalblerine قُلُوبِ قلب
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 r-rua'be terör/korku/panik الرُّعْبَ رعب
7 bima بِمَا -
8 eşraku şirk koştuklarından أَشْرَكُوا شرك
9 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
10 ma مَا -
11 lem asla لَمْ -
12 yunezzil indirmediğine يُنَزِّلْ نزل
13 bihi ona بِهِ -
14 sultanen bir sultan/yetki سُلْطَانًا سلط
15 ve me'vahumu ve sığınakları onların وَمَأْوَاهُمُ اوي
16 n-naru ateştir النَّارُ نور
17 ve bi'se ve perişan وَبِئْسَ باس
18 mesva mesken مَثْوَى ثوي
19 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde dinde hüküm koyucu her şey. Talmud, Pavlus'un yazıları, Kütüb-i Sitte, Riyâzu's Sâlihîn, Kütüb-i Erba’a vb. Yetki sadece Kur'an'dadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 161

Arapça Metin (Harekeli)

454|3|161|وَمَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَغُلَّ وَمَن يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ثُمَّ تُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

161. Ve mâ kâne li nebiyyin en yagull(yagulle), ve men yaglul ye’ti bimâ galle yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), summe tuveffâ kullu nefsin mâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bir nebiye132 ki aldatır; ve kim aldatırsa gelir aldattığıyla kıyamet günü148; sonra tamamlanır her bir nefse201 kazandığı; ve onlar zulme257 uğratılmazlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 linebiyyin bir nebiye لِنَبِيٍّ نبا
4 en ki أَنْ -
5 yegulle aldatır يَغُلَّ غلل
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 yeglul aldatırsa يَغْلُلْ غلل
8 ye'ti gelir يَأْتِ اتي
9 bima بِمَا -
10 galle aldattığıyla غَلَّ غلل
11 yevme günü يَوْمَ يوم
12 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
13 summe sonra ثُمَّ -
14 tuveffa tamamlanır تُوَفَّىٰ وفي
15 kullu her كُلُّ كلل
16 nefsin nefse نَفْسٍ نفس
17 ma مَا -
18 kesebet kazandığı كَسَبَتْ كسب
19 ve hum ve onlar وَهُمْ -
20 la لَا -
21 yuzlemune zulme uğratılmazlar يُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 182

Arapça Metin (Harekeli)

475|3|182|ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ

Latin Literal

182. Zâlike bimâ kaddemet eydîkum ve ennallâhe leyse bi zallâmin lil abîd(abîdi).

Türkçe Çeviri

İşte bu; kademe/kıdem kazandığıdır ellerinizin; ve ki Allah zalim257 olmaz kullarına46.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 bima بِمَا -
3 kaddemet kademe/kıdem aldığınız/ قَدَّمَتْ قدم
4 eydikum ellerinizin أَيْدِيكُمْ يدي
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 leyse olmaz لَيْسَ ليس
8 bizellamin zalim بِظَلَّامٍ ظلم
9 lil'abidi kullarına لِلْعَبِيدِ عبد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 192

Arapça Metin (Harekeli)

485|3|192|رَبَّنَآ إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ ٱلنَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُۥ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Latin Literal

192. Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz!4 Doğrusu sen kimi girdirirsin ateşe; öyle ki muhakkak rezil ettin onu; ve yoktur zalimlere257 hiçbir yardımcı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
3 men kimi مَنْ -
4 tudhili girdirirsin تُدْخِلِ دخل
5 n-nara ateşe النَّارَ نور
6 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
7 ehzeytehu hazin/hüzün ettin (sonunu) onun أَخْزَيْتَهُ خزي
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
10 min hiçbir مِنْ -
11 ensarin yardımcı أَنْصَارٍ نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

4. Nisâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

503|4|10|إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلْيَتَٰمَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

Latin Literal

10. İnnellezîne ye’kulûne emvâlel yetâmâ zulmen innemâ ye’kulûne fî butûnihim nârâ(nâran). Ve se yaslevne seîrâ(seîran).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) yediler mallarını yetimlerin131 bir zulüm (-le)257; doğrusu yedikleri karınlarında bir ateştir; ve yanacaklar (onlar) bir sa‘îrde809.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 ye'kulune yediler يَأْكُلُونَ اكل
4 emvale mallarını أَمْوَالَ مول
5 l-yetama yetimlerin الْيَتَامَىٰ يتم
6 zulmen bir zulümle ظُلْمًا ظلم
7 innema doğrusu إِنَّمَا -
8 ye'kulune yedikleri يَأْكُلُونَ اكل
9 fi فِي -
10 butunihim karınlarında بُطُونِهِمْ بطن
11 naran bir ateş نَارًا نور
12 ve seyeslevne ve yanacaklar وَسَيَصْلَوْنَ صلي
13 seiyran çılgın bir alevde سَعِيرًا سعر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yetim

Kavram 131

131Anne veya babanın en az birisinden yoksun olan. Kendi geçimini sağlayacak güce ve akla henüz ulaşmamış olan çocuk.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

4. Nisâ Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

557|4|64|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ جَآءُوكَ فَٱسْتَغْفَرُوا۟ ٱللَّهَ وَٱسْتَغْفَرَ لَهُمُ ٱلرَّسُولُ لَوَجَدُوا۟ ٱللَّهَ تَوَّابًا رَّحِيمًا

Latin Literal

64. Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz hiç bir resûlü418 itaat76 edilmesi dışında Allah'ın izniyle; ve şayet ki onlar zulmettikleri257 zaman kendi nefislerine201 gelseydiler sana; öyle ki mağfiret319 sunsalardı Allah'a; ve mağfiret319 isteseydi onlara resûl; mutlak bulurlardı Allah'ı bir Tevvâb191; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 rasulin hiç bir resûl رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 liyutaa itaat edilmesi için لِيُطَاعَ طوع
7 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
8 llahi Allah'ın اللَّهِ -
9 velev velev (fakat) وَلَوْ -
10 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
11 iz إِذْ -
12 zelemu zulmettikleri zaman ظَلَمُوا ظلم
13 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
14 ca'uke geldiler sana جَاءُوكَ جيا
15 festegferu öyle ki mağfiret istesinler فَاسْتَغْفَرُوا غفر
16 llahe Allah'a اللَّهَ -
17 vestegfera ve mağfiret isteseydi وَاسْتَغْفَرَ غفر
18 lehumu onlara لَهُمُ -
19 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
20 levecedu mutlak bulurlardı لَوَجَدُوا وجد
21 llahe Allah'ı اللَّهَ -
22 tevvaben Tevvab تَوَّابًا توب
23 rahimen Rahim رَحِيمًا رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

568|4|75|وَمَا لَكُمْ لَا تُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلْوِلْدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهْلُهَا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَٱجْعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا

Latin Literal

75. Ve mâ lekum lâ tukâtilûne fî sebîlillâhi vel mustad’afîne miner ricâli ven nisâi vel vildânillezîne yekûlûne rabbenâ ahricnâ min hâzihil karyetiz zâlimi ehluhâ, vec’al lenâ min ledunke veliyyâ(veliyyen), vec’al lenâ min ledunke nasîrâ(nasîran).

Türkçe Çeviri

Ve nedir sizlere olan (ki) katletmezsiniz35 Allah yolunda331; ve zaaflılar (olan) erkeklerden ve kadınlardan ve çocuklardan kimseler derler (ki): "Rabbimiz! Çıkar bizi şu kentten; zalimdir257 ahalisi onun; ve yap bize yanından bir veli28; ve yap bize yanından bir nasîr69."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve ne وَمَا -
2 lekum sizlere olan لَكُمْ -
3 la لَا -
4 tukatilune katletmezsiniz تُقَاتِلُونَ قتل
5 fi فِي -
6 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 velmusted'afine ve zaaflılar (olan) وَالْمُسْتَضْعَفِينَ ضعف
9 mine مِنَ -
10 r-ricali erkeklerden الرِّجَالِ رجل
11 ve nnisa'i ve kadınlar وَالنِّسَاءِ نسو
12 velvildani ve çocuklardan وَالْوِلْدَانِ ولد
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 yekulune derler يَقُولُونَ قول
15 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
16 ehricna çıkar bizi أَخْرِجْنَا خرج
17 min مِنْ -
18 hazihi şu هَٰذِهِ -
19 l-karyeti kentten الْقَرْيَةِ قري
20 z-zalimi zalimdir الظَّالِمِ ظلم
21 ehluha ahalisi onun أَهْلُهَا اهل
22 vec'al ve yap وَاجْعَلْ جعل
23 lena bize لَنَا -
24 min مِنْ -
25 ledunke yanından لَدُنْكَ لدن
26 veliyyen bir veli وَلِيًّا ولي
27 vec'al ve yap وَاجْعَلْ جعل
28 lena bize لَنَا -
29 min مِنْ -
30 ledunke yanından لَدُنْكَ لدن
31 nesiran bir nasir نَصِيرًا نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Nasîr

Kavram 69

69Yardımcı, destekçi, arka çıkan, imdada koşan.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah yolunda katletmek

Kavram 331

331Yüce Allah'ın yolu olan tek tanrıcı/monoteist inanca sahip kimseleri haksız yere katleden kimselere karşı tek tanrıcıların yaptığı, sınırı aşmadan yapılan katletme.

4. Nisâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

590|4|97|إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ قَالُوا۟ فِيمَ كُنتُمْ قَالُوا۟ كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِى ٱلْأَرْضِ قَالُوٓا۟ أَلَمْ تَكُنْ أَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةً فَتُهَاجِرُوا۟ فِيهَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

Latin Literal

97. İnnellezîne teveffâhumul melâiketu zâlimî enfusihim kâlû fîme kuntum. Kâlû kunnâ mustad’afîne fîl ard(ardı). Kâlû e lem tekun ardullâhi vâsiaten fe tuhâcirû fîhâ. Fe ulâike me’vâhum cehennem(cehennemu) ve sâet masîrâ(masîran).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) vefat ettirdi onları melekler522; (ki o kimseler) zalimlerdir257 kendi nefislerine201; dediler (melekler): "İçinde olduğunuz nedir ki"; dediler (kimseler): "Olduk zaafa düşürülenler yeryüzünde"; dediler (melekler) : "Asla olamaz mıydı Allah'ın arzı/yeri bir genişlik (olarak); öyle ki hicret ederdiniz orada (yerde)"; öyle ki işte bunlar; sığınağı onların cehennemdir; ve ne kötü varış yeridir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Vefat melekleri.

Kavram 522

522Ölümün hemen öncesi bilinci beyinden ayıran şerefli elçiler. Kendilerine verilen görevleri eksiksiz yaparlar. Ölüm melekleridirler. Kur'an'dan anlarız ki vefat eden kimse bu meleklerle konuşmaktadır. Cibrîl benzeri şerefli elçiler olan bu melekler evrenin bir üst boyunda bulunurlar. Evrenin her noktasına ve anına/zamanına kendilerine verilen görevi gerçekleştirmek için ulaşabilirler.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

603|4|110|وَمَن يَعْمَلْ سُوٓءًا أَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُۥ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ ٱللَّهَ يَجِدِ ٱللَّهَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

110. Ve men ya’mel sûen ev yazlim nefsehu summe yestagfirillâhe yecidillâhe gafûran rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve kim yapar bir kötülük ya da zulmeder257 kendi nefsine201; sonra mağfiret319 sunar Allah’a; bulur (o) Allah'ı bir Gafûr20 ve bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yea'mel yapar يَعْمَلْ عمل
3 su'en bir kötülük سُوءًا سوا
4 ev ya da أَوْ -
5 yezlim zulmeder يَظْلِمْ ظلم
6 nefsehu kendi nefsine نَفْسَهُ نفس
7 summe sonra ثُمَّ -
8 yestegfiri mağfiret sunar يَسْتَغْفِرِ غفر
9 llahe Allah’a اللَّهَ -
10 yecidi bulur يَجِدِ وجد
11 llahe Allah'ı اللَّهَ -
12 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
13 rahimen ve bir Rahîm رَحِيمًا رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

4. Nisâ Suresi

Ayet 153

Arapça Metin (Harekeli)

646|4|153|يَسْـَٔلُكَ أَهْلُ ٱلْكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَٰبًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَقَدْ سَأَلُوا۟ مُوسَىٰٓ أَكْبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓا۟ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهْرَةً فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ بِظُلْمِهِمْ ثُمَّ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلْعِجْلَ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ فَعَفَوْنَا عَن ذَٰلِكَ وَءَاتَيْنَا مُوسَىٰ سُلْطَٰنًا مُّبِينًا

Latin Literal

153. Yes’eluke ehlul kitâbi en tunezzile aleyhim kitâben mines semâi fe kad seelû mûsâ ekbera min zâlike fe kâlû erinâllâhe cehraten fe ehazethumus sâikatu bi zulmihim, summettehazûl ıcle min ba’di mâ câethumul beyyinâtu fe afevnâ an zâlik(zâlike), ve âteynâ mûsâ sultânen mubînâ(mubînen).

Türkçe Çeviri

Sual ederler* sana kitap ehli135 ki indirirsin üzerlerine bir kitap gökten180 (diye); öyle ki muhakkak sual* etmişlerdi Musa'ya daha büyüğünü bundan; öyle ki dediler: "Göster bize Allah'ı açıkça"; öyle ki yakaladı/tuttu onları yıldırım260 zulümleriyle257; sonra tuttular/edindiler buzağıyı258 onlara gelen beyanlar226 sonrasında; öyle ki affettik bundan**; ve verdik Musa'ya apaçık bir yetki/güç.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yeseluke sual ederler sana يَسْأَلُكَ سال
2 ehlu ehli أَهْلُ اهل
3 l-kitabi Kitap الْكِتَابِ كتب
4 en ki أَنْ -
5 tunezzile indirirsin تُنَزِّلَ نزل
6 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
7 kitaben bir kitap كِتَابًا كتب
8 mine مِنَ -
9 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
10 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
11 seelu sual etmişlerdi سَأَلُوا سال
12 musa Musa'ya مُوسَىٰ -
13 ekbera daha büyüğünü أَكْبَرَ كبر
14 min مِنْ -
15 zalike bundan ذَٰلِكَ -
16 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
17 erina göster bize أَرِنَا راي
18 llahe Allah'ı اللَّهَ -
19 cehraten açıkça جَهْرَةً جهر
20 feehazethumu öyle ki yakaladı/tuttu onları فَأَخَذَتْهُمُ اخذ
21 s-saikatu yıldırım الصَّاعِقَةُ صعق
22 bizulmihim zulümleriyle بِظُلْمِهِمْ ظلم
23 summe sonra ثُمَّ -
24 ttehazu tuttular/edindiler اتَّخَذُوا اخذ
25 l-icle buzağıyı الْعِجْلَ عجل
26 min مِنْ -
27 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
28 ma مَا -
29 ca'ethumu onlara gelen جَاءَتْهُمُ جيا
30 l-beyyinatu beyanlar الْبَيِّنَاتُ بين
31 feafevna öyle ki affettik فَعَفَوْنَا عفو
32 an عَنْ -
33 zalike bundan ذَٰلِكَ -
34 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
35 musa Musa'ya مُوسَىٰ -
36 sultanen bir yetki/güç سُلْطَانًا سلط
37 mubinen apaçık مُبِينًا بين

Notlar

Not 1

*Sorarlar, isterler, talep ederler.**Anlaşılır ki müşrik hale gelen kimseler vefatlarından önce tevbe ederlerse ve ıslah olurlarsa Yüce Allah onları affedebilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Buzağı.

Kavram 258

258Değerli metallerin karıştırılıp eritilerek yapıldığı buzağı şeklinde bir heykel.

Yıldırım.

Kavram 260

260Yerle bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Yere düşen/çarpan şimşek olup en tehlikeli şimşek türüdür. Yıldırımın dönüş darbesi yaklaşık 30.000 ampere ve sıcaklığı 30.000 °C'ye ulaşır. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner.

4. Nisâ Suresi

Ayet 168

Arapça Metin (Harekeli)

661|4|168|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَظَلَمُوا۟ لَمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقًا

Latin Literal

168. İnnellezîne keferû ve zalemû lem yekunillâhu li yagfira lehum ve lâ li yehdiyehum tarîkâ(tarîkan).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler; ve zulmettiler257; asla olmaz Allah mağfiret319 etmeye onlara; ve bir tarîkata532 kılavuzlamaya192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 ve zelemu ve zulmettiler وَظَلَمُوا ظلم
5 lem asla لَمْ -
6 yekuni olmaz يَكُنِ كون
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 liyegfira mağfiret etmeye لِيَغْفِرَ غفر
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 ve la ve وَلَا -
11 liyehdiyehum doğru yola kılavuzlamaya لِيَهْدِيَهُمْ هدي
12 tarikan bir tarikata طَرِيقًا طرق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Tarîkat

Kavram 532

532Tarik, yol, patika, metot, rota.

5. Mâide Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

698|5|29|إِنِّىٓ أُرِيدُ أَن تَبُوٓأَ بِإِثْمِى وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

29. İnnî urîdu en tebûe bi ismî ve ismike fe tekûne min ashâbin nâr(nâri), ve zâlike cezâûz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ben isterim ki dönersin benim günahımla ve kendi günahınla; öyle ki olursun ateş834 ashâbından194; ve işte budur cezası63 zalimlerin257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 uridu isterim أُرِيدُ رود
3 en ki أَنْ -
4 tebu'e dönersin تَبُوءَ بوا
5 biismi benim günahımla بِإِثْمِي اثم
6 ve ismike ve kendi günahınla وَإِثْمِكَ اثم
7 fetekune öyle ki olursun فَتَكُونَ كون
8 min مِنْ -
9 eshabi ashabından أَصْحَابِ صحب
10 n-nari ateş النَّارِ نور
11 ve zalike ve işte budur وَذَٰلِكَ -
12 ceza'u cezası جَزَاءُ جزي
13 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

5. Mâide Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

708|5|39|فَمَن تَابَ مِنۢ بَعْدِ ظُلْمِهِۦ وَأَصْلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيْهِ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

39. Fe men tâbe min ba’di zulmihî ve aslaha fe innallâhe yetûbu aleyh(aleyhi) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim tevbe33 etti zulmü257* sonrasında; ve ıslah316 oldu; öyle ki doğrusu Allah tevbe33 eder onun üzerine; doğrusu Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 tabe tevbe etti تَابَ توب
3 min مِنْ -
4 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
5 zulmihi zulmünden ظُلْمِهِ ظلم
6 ve esleha ve ıslah oldu وَأَصْلَحَ صلح
7 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 yetubu tevbe eder يَتُوبُ توب
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
14 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Hırsızlığın büyük günahlardan olduğunu anlarız. Şirk koşmak da bir zulümdür. Demek ki tevbe edilmez ve ıslah olunmazsa cehenneme götürme durumu olasılığı vardır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

714|5|45|وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفْسَ بِٱلنَّفْسِ وَٱلْعَيْنَ بِٱلْعَيْنِ وَٱلْأَنفَ بِٱلْأَنفِ وَٱلْأُذُنَ بِٱلْأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُۥ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

45. Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curûha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâretun leh(lehu) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis201 nefsedir201; ve göz gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara (da) bir kısas320; öyle ki kim sadaka378 etti bunu öyle ki o bir kefarettir* ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle544; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ketebna ve yazdık وَكَتَبْنَا كتب
2 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
3 fiha onda (Tevrât’ta) فِيهَا -
4 enne ki أَنَّ -
5 n-nefse nefis النَّفْسَ نفس
6 bin-nefsi nefse بِالنَّفْسِ نفس
7 vel'ayne ve göz وَالْعَيْنَ عين
8 bil-ayni göze بِالْعَيْنِ عين
9 vel'enfe ve burun وَالْأَنْفَ انف
10 bil-enfi buruna بِالْأَنْفِ انف
11 vel'uzune ve kulak وَالْأُذُنَ اذن
12 bil-uzuni kulağa بِالْأُذُنِ اذن
13 ve ssinne ve diş وَالسِّنَّ سنن
14 bis-sinni dişe بِالسِّنِّ سنن
15 velcuruha ve yaralara (da) وَالْجُرُوحَ جرح
16 kisasun bir kısas قِصَاصٌ قصص
17 femen öyle ki kim فَمَنْ -
18 tesaddeka sadaka etti تَصَدَّقَ صدق
19 bihi bunu بِهِ -
20 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
21 keffaratun bir kefarettir كَفَّارَةٌ كفر
22 lehu ona لَهُ -
23 ve men ve kim وَمَنْ -
24 lem asla لَمْ -
25 yehkum hükmetmez يَحْكُمْ حكم
26 bima بِمَا -
27 enzele indirdiğiyle أَنْزَلَ نزل
28 llahu Allah'ın اللَّهُ -
29 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
30 humu onlardır هُمُ -
31 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*İşlenmiş bir günah, suç veya kabahatin bağışlanması.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Kısas

Kavram 320

320Tam karşılık, misilleme, tam karşılıklı öç/intikam.

Sadaka-3

Kavram 378

378Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için; Sadaka nedir?

Yüce Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerdir.

Kavram 544

544Sadece kutsal kitaplar demeyip onun yanında tamamı zan olan hadis/söylenti/Talmud uydurmalarıyla hükmederek kitabın ayetlerine kâfirlik edenler.

5. Mâide Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

720|5|51|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

51. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri295 ve Nasârâlıları268 evliya212; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kim veli28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 zalim257 toplumu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
6 l-yehude yahudileri الْيَهُودَ -
7 ve nnesara ve Nasaralıları وَالنَّصَارَىٰ نصر
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
10 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
11 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yetevellehum veli edinir onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
14 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
15 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
16 minhum onlardandır مِنْهُمْ -
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 llahe Allah اللَّهَ -
19 la لَا -
20 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
21 l-kavme toplumu الْقَوْمَ قوم
22 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Evliya, veli

Kavram 212

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Nasârâlılar

Kavram 268

268Sadece İncil'e tabi olmuş Hristiyanlar. Nasârâ'da doğmuş bir elçinin getirdiği kitaba tabi olmuş. İncil sonrası insanların elleriyle yazdıkları masal kitaplarına uyarak sapmamış. Günümüzdeki Hristiyanlarla yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Yahudi

Kavram 295

295Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

5. Mâide Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

741|5|72|لَقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ وَقَالَ ٱلْمَسِيحُ يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبَّكُمْ إِنَّهُۥ مَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ حَرَّمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ ٱلْجَنَّةَ وَمَأْوَىٰهُ ٱلنَّارُ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Latin Literal

72. Lekad keferallezîne kâlû innallâhe huvel mesîhubnu meryem(meryeme) ve kâlel mesîhu yâ benî isrâîla’budûllâhe rabbî ve rabbekum innehu men yuşrik billâhi fekad harremallâhu aleyhil cennete ve me’vâhun nâr(nâru) ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

Türkçe Çeviri

Ant olsun (ki) kâfirlik25 etmiş kimseler dediler: "Doğrusu Allah (ki) O Meryem oğlu Mesih'tir"; ve dedi Mesih: "Ey İsrâîloğulları!197 Kulluk edin Allah'a; Rabbime4 ve Rabbinize4"; doğrusu O’dur (ki) kim şirk koşar71 Allah'a; öyle ki muhakkak haram etti Allah ona cenneti; ve sığınağı onun ateştir834; ve yoktur zalimler257 için hiçbir yardımcı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 huve o هُوَ -
8 l-mesihu Mesih'tir الْمَسِيحُ -
9 bnu oğlu ابْنُ بني
10 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
11 vekale ve dedi وَقَالَ قول
12 l-mesihu Mesih الْمَسِيحُ -
13 ya beni ey oğulları يَا بَنِي بني
14 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
15 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
16 llahe Allah'a اللَّهَ -
17 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
18 ve rabbekum ve Rabbinize وَرَبَّكُمْ ربب
19 innehu doğrusu O’dur (ki) إِنَّهُ -
20 men kim مَنْ -
21 yuşrik şirk koşar يُشْرِكْ شرك
22 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
23 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
24 harrame haram etti حَرَّمَ حرم
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 aleyhi ona عَلَيْهِ -
27 l-cennete cenneti الْجَنَّةَ جنن
28 ve me'vahu ve sığınağı onun وَمَأْوَاهُ اوي
29 n-naru ateştir النَّارُ نور
30 ve ma ve yoktur وَمَا -
31 lizzalimine zalimler için لِلظَّالِمِينَ ظلم
32 min hiç مِنْ -
33 ensarin bir yardımcı أَنْصَارٍ نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

5. Mâide Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

776|5|107|فَإِنْ عُثِرَ عَلَىٰٓ أَنَّهُمَا ٱسْتَحَقَّآ إِثْمًا فَـَٔاخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ ٱلَّذِينَ ٱسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ ٱلْأَوْلَيَٰنِ فَيُقْسِمَانِ بِٱللَّهِ لَشَهَٰدَتُنَآ أَحَقُّ مِن شَهَٰدَتِهِمَا وَمَا ٱعْتَدَيْنَآ إِنَّآ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

107. Fe in usire alâ ennehumâstehakkâ ismen fe âharâni yekûmâni makâmehumâ minellezînestehakka aleyhimul evleyâni fe yuksîmâni billâhi le şehâdetunâ ehakku min şehâdetihimâ ve ma’tedeynâ, innâ izen le minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer fark edilirse ki hak oldu ikisi üzerine bir günah; öyle ki başka ikisidir; kıyam eder/dikelir ikisi kendi kıyam/dikilme yerlerine; kimselerdendir (ki) hak oldu üzerlerine onların (tanıklık/şahitlik) daha layık; öyle ki kasem548 etsin ikisi Allah'a; "Mutlak ki bizim şahitliğimiz/tanıklığımız daha haktır/doğrudur (önceki) ikisinin şahitliğinden/tanıklığından; ve sınırı aşmış/taşmış değiliz; doğrusu bizler o zaman mutlak zalimlerdeniz257." (diye)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 usira fark edilirse عُثِرَ عثر
3 ala عَلَىٰ -
4 ennehuma ki ikisi üzerine أَنَّهُمَا -
5 stehakka hak etti ikisi اسْتَحَقَّا حقق
6 ismen bir günah إِثْمًا اثم
7 fe aharani öyle ki başka ikisi فَاخَرَانِ اخر
8 yekumani kıyam eder ikisi يَقُومَانِ قوم
9 mekamehuma kıyam yerlerine ikisi مَقَامَهُمَا قوم
10 mine مِنَ -
11 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
12 stehakka hak oldu اسْتَحَقَّ حقق
13 aleyhimu üzerlerine onların عَلَيْهِمُ -
14 l-evleyani daha layık الْأَوْلَيَانِ ولي
15 fe yuksimani öyle ki kasem etsin ikisi فَيُقْسِمَانِ قسم
16 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
17 leşehadetuna mutlak şahitleriz/tanıklarız لَشَهَادَتُنَا شهد
18 ehakku daha haktır/doğrudur أَحَقُّ حقق
19 min مِنْ -
20 şehadetihima şahitliklerinden/tanıklıklarından ikisinin شَهَادَتِهِمَا شهد
21 ve ma ve değiliz وَمَا -
22 a'tedeyna sınırı aşmış/taşmış اعْتَدَيْنَا عدو
23 inna doğrusu bizler إِنَّا -
24 izen o zaman إِذًا -
25 lemine mutlak لَمِنَ -
26 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Kasem

Kavram 548

548Ant içmek, yemin, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.

6. En'âm Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

810|6|21|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

21. Ve men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyatihî), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı195 O'nun ayetlerini; doğrusu O (Allah) felaha326 ulaştırmaz zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 biayatihi O'nun ayetlerini بِايَاتِهِ ايي
11 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
12 la لَا -
13 yuflihu felaha ulaştırmaz يُفْلِحُ فلح
14 z-zalimune zalimleri الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

6. En'âm Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

822|6|33|قَدْ نَعْلَمُ إِنَّهُۥ لَيَحْزُنُكَ ٱلَّذِى يَقُولُونَ فَإِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلَٰكِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

Latin Literal

33. Kad na’lemu, innehu le yahzunukellezî yekûlûne fe innehum lâ yukezzibûneke ve lâkinnez zâlimînebi âyâtillâhi yechadûn(yechadûne).

Türkçe Çeviri

Muhakkak biliriz ki o dedikleri mutlak hüzünlendirir seni; öyle ki doğrusu onlar yalanlamazlar seni; velakin/fakat zalimler257 Allah'ın ayetleriyle454 mücadele/cihat ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 nea'lemu biliriz نَعْلَمُ علم
3 innehu ki o إِنَّهُ -
4 leyehzunuke mutlak hüzünlendirir seni لَيَحْزُنُكَ حزن
5 llezi o ki الَّذِي -
6 yekulune derler يَقُولُونَ قول
7 fe innehum öyle ki doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
8 la لَا -
9 yukezzibuneke yalanlamazlar seni يُكَذِّبُونَكَ كذب
10 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
11 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم
12 biayati ayetleriyle بِايَاتِ ايي
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 yechadune mücadele ederler يَجْحَدُونَ جحد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

6. En'âm Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

834|6|45|فَقُطِعَ دَابِرُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

45. Fe kutia dâbirul kavmillezîne zalemû, vel hamdu lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kesildi arkası kavmin/toplumun; zulmetmiş257 kimselerin; ve hamd3 Allah’adır; Rabbidir4 alemlerin.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekutia öyle ki kesildi فَقُطِعَ قطع
2 dabiru arkası دَابِرُ دبر
3 l-kavmi kavmi/toplumu الْقَوْمِ قوم
4 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
5 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
6 velhamdu ve hamd وَالْحَمْدُ حمد
7 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
8 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
9 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

836|6|47|قُلْ أَرَءَيْتَكُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُ ٱللَّهِ بَغْتَةً أَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ إِلَّا ٱلْقَوْمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

47. Kul e reeytekum in etâkum azâbullâhi bagteten ev cehreten hel yuhleku illel kavmuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gördünüz mü? Eğer gelse sizlere Allah'ın azabı ansızın ya da açıkça; helak edilir mi zalimler257 kavmi/toplumu dışında?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 eraeytekum gördünüz mü أَرَأَيْتَكُمْ راي
3 in eğer إِنْ -
4 etakum gelse sizlere أَتَاكُمْ اتي
5 azabu azabı عَذَابُ عذب
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 begteten ansızın بَغْتَةً بغت
8 ev ya da أَوْ -
9 cehraten açıkça جَهْرَةً جهر
10 hel mi? هَلْ -
11 yuhleku helak edilir يُهْلَكُ هلك
12 illa dışında إِلَّا -
13 l-kavmu kavmi/toplumu الْقَوْمُ قوم
14 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

841|6|52|وَلَا تَطْرُدِ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَىْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

52. Ve lâ tatrudillezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vecheh(vechehu), mâ aleyke min hısâbihim min şey’in ve mâ min hısâbike aleyhim min şey’in fe tatrudehum fe tekûne minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Uzaklaştırma kimseleri (ki) çağırırlar Rablerini4 sabahla ve akşam (-la); isterler/arzularlar O'nun yüzünü; yoktur senin üzerine onların hesabından hiçbir şey; ve yoktur senin hesabından onlar üzerine hiçbir şey; öyle ki uzaklaştırdığında onları öyle ki olursun zalimlerden257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la وَلَا -
2 tetrudi uzaklaştırma تَطْرُدِ طرد
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
5 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
6 bil-gadati sabah بِالْغَدَاةِ غدو
7 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
8 yuridune isterler يُرِيدُونَ رود
9 vechehu yüzünü onun وَجْهَهُ وجه
10 ma yoktur مَا -
11 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
12 min مِنْ -
13 hisabihim hesabından onların حِسَابِهِمْ حسب
14 min hiçbir مِنْ -
15 şey'in şey شَيْءٍ شيا
16 ve ma ve yoktur وَمَا -
17 min مِنْ -
18 hisabike hesabından senin حِسَابِكَ حسب
19 aleyhim onlar üzerine عَلَيْهِمْ -
20 min hiçbir مِنْ -
21 şey'in şey شَيْءٍ شيا
22 fetetrudehum öyle ki uzaklaştırdığında onları فَتَطْرُدَهُمْ طرد
23 fetekune öyle ki olursun فَتَكُونَ كون
24 mine مِنَ -
25 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

847|6|58|قُل لَّوْ أَنَّ عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦ لَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

58. Kul lev enne indî mâ testa’cilûne bihî le kudıyel emru beynî ve beynekum, vallâhu a’lemu biz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet ki indimde/yanımda (olsaydı) kendisine acele ettiğiniz; mutlak kadere bağlanmıştı emir/iş benim aram ve sizlerin arasında; ve Allah daha iyi bilendir zalimleri257.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

857|6|68|وَإِذَا رَأَيْتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيْطَٰنُ فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ ٱلذِّكْرَىٰ مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

68. Ve izâ reeytellezîne yahûdûne fî âyâtinâ fe a’rıd anhum hattâ yahûdû fî hadîsin gayrih(gayrihî), ve immâ yunsiyennekeş şeytânu fe lâ tak’ud ba’dez zikrâ meal kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve gördüğün zaman kimseleri (ki) dalarlar* ayetlerimize; yüz çevir onlardan**; ta ki dalarlar* onun başkası bir söze***; ve unutturursa**** sana şeytân29; öyle ki oturma zikir/hatırlama sonrası zalimler257 kavmiyle/topluluğuyla birlikte.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raeyte gördüğün رَأَيْتَ راي
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yehudune (münasebetsizliğe) dalarlar يَخُوضُونَ خوض
5 fi فِي -
6 ayatina ayetlerimize ايَاتِنَا ايي
7 feea'rid yüz çevir فَأَعْرِضْ عرض
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 hatta taki حَتَّىٰ -
10 yehudu dalarlar يَخُوضُوا خوض
11 fi فِي -
12 hadisin bir söze حَدِيثٍ حدث
13 gayrihi onun başkasına غَيْرِهِ غير
14 ve imma ve وَإِمَّا -
15 yunsiyenneke unutturursa sana يُنْسِيَنَّكَ نسي
16 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
17 fela öyle ki فَلَا -
18 tek'ud oturma تَقْعُدْ قعد
19 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
20 z-zikra zikir/hatırlama الذِّكْرَىٰ ذكر
21 mea birlikte مَعَ -
22 l-kavmi kavmiyle/topluluğuyla الْقَوْمِ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kur'an ayetleri hakkında ileri-geri, laubali, ciddiyetsiz şekilde sokak ağzıyla konuşmak. **Görüldüğü üzere "Kur'an ayetlerine iman etmeyenleri öldürün, kesin, doğrayın, savaş açın onlara" gibi bir emir yoktur. Sadece yüz çevrilir. ***Kur'an ayetleri sıradan sözler değildir. Laubali şekilde dalınabilecek diğer sözler gibi değildir. ****Anlarız ki resûller de diğer insanlar gibi en büyük şeytân olan iblîs ve soyunun vesvesesinden/fısıldamasından münezzeh değildir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

871|6|82|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يَلْبِسُوٓا۟ إِيمَٰنَهُم بِظُلْمٍ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ

Latin Literal

82. Ellezîne âmenû ve lem yelbisû îmanehumbi zulmin ulâike lehumul emnu ve hum muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) iman47 ettiler ve asla giymezler/örtmezler/karıştırmazlar (onlar) imanlarını47 zulümle257; işte bunlar; onlaradır eminlik/güvenlik; ve onlar kılavuzlananlardır192.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

882|6|93|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ قَالَ أُوحِىَ إِلَىَّ وَلَمْ يُوحَ إِلَيْهِ شَىْءٌ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثْلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ فِى غَمَرَٰتِ ٱلْمَوْتِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓا۟ أَيْدِيهِمْ أَخْرِجُوٓا۟ أَنفُسَكُمُ ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ ٱلْهُونِ بِمَا كُنتُمْ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَكُنتُمْ عَنْ ءَايَٰتِهِۦ تَسْتَكْبِرُونَ

Latin Literal

93. Ve men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kâle ûhıye ileyye ve lem yûha ileyhi şey’un ve men kâle seunzilu misle mâ enzelallâh(enzelallâhu), ve lev terâ iziz zâlimûne fî gamerâtil mevti vel melâiketu bâsitû eydîhim, ahricû enfusekum, el yevme tuczevne azâbel hûni bimâ kuntum tekûlûne alâllâhi gayrel hakkı ve kuntum an âyâtihi testekbirûn(testekbirûne).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalan402 ya da dedi: "Vahyolundu üzerime; ve (oysa) asla vahyedilmez onun üzerine bir şey" ve kimse (ki) dedi: "İndireceğim Allah'ın indirdiğinin misli870"; ve şayet görsen o zaman zalimleri257 ölümün taşmaları/kabarmaları/baskınları içinde; ve melekler522 (ki) yayanlardır/genişletenlerdir ellerini; (derler) "Çıkarın kendi nefislerinizi201; bugün cezalandırılırsınız63 alçaltan/aşağılayan bir azap (-la); Allah'a hak/gerçek olmayanı diyenler olduğunuza karşı; ve O’nun ayetlerine454 büyüklenirler663 olmanızdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimdir وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kale dedi قَالَ قول
10 uhiye vahyolundu أُوحِيَ وحي
11 ileyye üzerime إِلَيَّ -
12 velem ve asla وَلَمْ -
13 yuha vahyedilmez يُوحَ وحي
14 ileyhi üzerine onun إِلَيْهِ -
15 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
16 ve men ve kimse وَمَنْ -
17 kale dedi قَالَ قول
18 seunzilu indireceğim سَأُنْزِلُ نزل
19 misle misli مِثْلَ مثل
20 ma مَا -
21 enzele indirdiğinin أَنْزَلَ نزل
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 velev velev/fakat وَلَوْ -
24 tera görsen تَرَىٰ راي
25 izi zaman إِذِ -
26 z-zalimune zalimleri الظَّالِمُونَ ظلم
27 fi içinde فِي -
28 gamerati taşmaları/kabarmaları/baskını غَمَرَاتِ غمر
29 l-mevti ölüm الْمَوْتِ موت
30 velmelaiketu ve melekler وَالْمَلَائِكَةُ ملك
31 basitu yayanlardır/genişletenlerdir بَاسِطُو بسط
32 eydihim ellerini أَيْدِيهِمْ يدي
33 ehricu çıkarın أَخْرِجُوا خرج
34 enfusekumu kendi nefislerinizi أَنْفُسَكُمُ نفس
35 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
36 tuczevne cezalandırılırsınız تُجْزَوْنَ جزي
37 azabe azaba عَذَابَ عذب
38 l-huni alçaklık/aşağılık الْهُونِ هون
39 bima بِمَا -
40 kuntum olduğunuza كُنْتُمْ كون
41 tekulune derler تَقُولُونَ قول
42 ala karşı عَلَى -
43 llahi Allah'a اللَّهِ -
44 gayra olmayanı غَيْرَ غير
45 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
46 ve kuntum ve oldunuz وَكُنْتُمْ كون
47 an ki عَنْ -
48 ayatihi ayetlerine O’nun ايَاتِهِ ايي
49 testekbirune büyüklenirsiniz تَسْتَكْبِرُونَ كبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Vefat melekleri.

Kavram 522

522Ölümün hemen öncesi bilinci beyinden ayıran şerefli elçiler. Kendilerine verilen görevleri eksiksiz yaparlar. Ölüm melekleridirler. Kur'an'dan anlarız ki vefat eden kimse bu meleklerle konuşmaktadır. Cibrîl benzeri şerefli elçiler olan bu melekler evrenin bir üst boyunda bulunurlar. Evrenin her noktasına ve anına/zamanına kendilerine verilen görevi gerçekleştirmek için ulaşabilirler.  

Yüce Allah'ın ayetlerine karşı büyüklenmek.

Kavram 663

663Kutsal kitaplarda bulunan ayetlere karşı kibirli olmak, büyüklenmek. Ayetlerin hükümlerini bazı söylentilerle/hadislerle yok sayanlar da; yok hükmüne çıkaranlar da bu gruptadır.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

6. En'âm Suresi

Ayet 129

Arapça Metin (Harekeli)

918|6|129|وَكَذَٰلِكَ نُوَلِّى بَعْضَ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Latin Literal

129. Ve kezâlike nuvellî ba’daz zâlimîne ba’dan bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; bitiştiririz/yanaştırırız bir kısmını zalimlerin257 bir kısma kazanır olduklarıyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 nuvelli bitiştiririz/yanaştırırız نُوَلِّي ولي
3 bea'de bir kısmını بَعْضَ بعض
4 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم
5 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
6 bima بِمَا -
7 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
8 yeksibune kazanırlar يَكْسِبُونَ كسب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 135

Arapça Metin (Harekeli)

924|6|135|قُلْ يَٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَامِلٌ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

135. Kul yâ kavmi’melû alâ mâ kânetikum innî âmil(âmilun), fe sevfe ta’lemûne men tekûnu lehu âkıbetud dâr(dâri), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey kavmim/toplumum! Yapın* imkanınıza göre; doğrusu ben bir yapıcıyım*; öyle ki yakında bileceksiniz kimseyi (ki) olur ona akıbeti892 diyarın/yurdun; doğrusu o (kimse) iflah** olmaz; zalimlerdir257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 a'melu yapın اعْمَلُوا عمل
4 ala karşı عَلَىٰ -
5 mekanetikum imkanınıza مَكَانَتِكُمْ كون
6 inni doğrusu ben إِنِّي -
7 aamilun bir yapıcıyım عَامِلٌ عمل
8 fe sevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
9 tea'lemune bileceksiniz تَعْلَمُونَ علم
10 men kimse مَنْ -
11 tekunu olur تَكُونُ كون
12 lehu ona لَهُ -
13 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
14 d-dari diyarın/yurdun الدَّارِ دور
15 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
16 la لَا -
17 yuflihu iflah olmaz يُفْلِحُ فلح
18 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Elden ne geliyorsa.**Feraha/başarıya ulaşamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

6. En'âm Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

933|6|144|وَمِنَ ٱلْإِبِلِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ ٱثْنَيْنِ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

144. Ve minel ibilisneyni ve minel bakarisneyn(bakarisneyni), kul âz zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhâmul unseyeyn(unseyeyni), em kuntum şuhedâe iz vassâkumullâhu bi hâzâ, fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben li yudillen nâse bi gayri ilm(ilmin), innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını* mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu**; öyle ki kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira attı402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim1143***; doğrusu Allah kılavuzlamaz192**** zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 l-ibili deveden الْإِبِلِ ابل
3 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
4 ve mine ve وَمِنَ -
5 l-bekari sığırdan الْبَقَرِ بقر
6 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
7 kul de ki قُلْ قول
8 azzekerayni iki erkeği (erkek deve ve erkek sığır) الذَّكَرَيْنِ ذكر
9 harrame haram kıldı (Allah) حَرَّمَ حرم
10 emi yoksa أَمِ -
11 l-unseyeyni iki dişiyi mi (dişi deve ve dişi sığır) الْأُنْثَيَيْنِ انث
12 emma yoksa أَمَّا -
13 ştemelet sarıp kapsadığını اشْتَمَلَتْ شمل
14 aleyhi üzerini عَلَيْهِ -
15 erhamu rahimlerin أَرْحَامُ رحم
16 l-unseyeyni iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) الْأُنْثَيَيْنِ انث
17 em yoksa أَمْ -
18 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
19 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
20 iz إِذْ -
21 vessakumu vasiyet ettiği zaman وَصَّاكُمُ وصي
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 bihaza bununla بِهَٰذَا -
24 femen öyle ki kimdir فَمَنْ -
25 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
26 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
27 ftera iftira atan افْتَرَىٰ فري
28 ala karşı عَلَى -
29 llahi Allah'a اللَّهِ -
30 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
31 liyudille dalalete düşürmek için لِيُضِلَّ ضلل
32 n-nase insanları النَّاسَ نوس
33 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
34 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
35 inne doğrusu إِنَّ -
36 llahe Allah اللَّهَ -
37 la لَا -
38 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
39 l-kavme topluluğu الْقَوْمَ قوم
40 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Cenin.**Haram etmesine tanık mı oldunuz?***Uyduruk, tamamı zan olan hadislerle Yüce Allah'a iftira attılar. İnsanları saptırdılar. Müşriklerin yani şirk koşanların tamamı zalimdir. ****Müşriklerin hakim olduğu bir topluma asla doğru yola kılavuzlanmaz. Her daim sefillik içindelerdir. Refaha asla kavuşamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

6. En'âm Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

946|6|157|أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

Latin Literal

157. Ev tekûlû lev ennâ unzile aleynel kitâbu le kunnâ ehdâ minhum, fe kad câekum beyyinetun min rabbikum ve huden ve rahmeh(rahmetun), fe men azlemu mimmen kezzebe bi âyâtillâhi ve sadefe anhâ, se neczîllezîne yasdifûne an âyâtinâ sûel azâbi bimâ kânû yasdifûn(yasdifûne).

Türkçe Çeviri

Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap*; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu192; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271; öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan**; cezalandıracağız ayetlerimizden454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
3 lev şayet لَوْ -
4 enna ki biz أَنَّا -
5 unzile indirilseydi أُنْزِلَ نزل
6 aleyna bize عَلَيْنَا -
7 l-kitabu Kitap الْكِتَابُ كتب
8 lekunna mutlak olurduk لَكُنَّا كون
9 ehda daha doğru yola kılavuzlu أَهْدَىٰ هدي
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
12 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
13 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 ve huden ve doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
17 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
18 femen öyle ki kim فَمَنْ -
19 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
20 mimmen kimseden مِمَّنْ -
21 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
22 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve sadefe ve yüz çevirdi/kaçındı وَصَدَفَ صدف
25 anha ondan عَنْهَا -
26 seneczi cezalandıracağız سَنَجْزِي جزي
27 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
28 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف
29 an عَنْ -
30 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
31 su'e kötü سُوءَ سوا
32 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
33 bima بِمَا -
34 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
35 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.**Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

6. En'âm Suresi

Ayet 160

Arapça Metin (Harekeli)

949|6|160|مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشْرُ أَمْثَالِهَا وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

160. Men câe bil haseneti fe lehu aşru emsâlihâ, ve men câe bis seyyieti fe lâ yuczâ illâ mislehâ ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Kim geldi bir ihsanla/güzellikle; on* (kattır) misali870 onun; ve kim geldi bir kötülükle öyle ki cezalandırılmaz onun misli/benzeri dışında**; ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 ca'e gelirse جَاءَ جيا
3 bil-haseneti bir iyilikle بِالْحَسَنَةِ حسن
4 ve lehu ve onadır
5 aşru on (katı) عَشْرُ عشر
6 emsaliha o(getirdiği)nin أَمْثَالِهَا مثل
7 ve men ve kim وَمَنْ -
8 ca'e gelirse جَاءَ جيا
9 bis-seyyieti bir kötülükle بِالسَّيِّئَةِ سوا
10 fela فَلَا -
11 yucza cezalandırılmaz يُجْزَىٰ جزي
12 illa dışında إِلَّا -
13 misleha onun dengi مِثْلَهَا مثل
14 ve hum ve onlar وَهُمْ -
15 la لَا -
16 yuzlemune haksızlığa uğratılmazlar يُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Rabbimiz bir güzelliği/iyiliği 10 güzellik/iyilik yapacaktır. **Kötülüğe karşı bir artış veya azalış söz konusu değildir. Misli neyse odur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

7. A'râf Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

959|7|5|فَمَا كَانَ دَعْوَىٰهُمْ إِذْ جَآءَهُم بَأْسُنَآ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

5. Fe mâ kâne da’vâhum iz câehum be’sunâ illâ en kâlû innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki olmuş değildi çağrısı onların geldiği zaman ızdırabımız*; ancak ki dediler: "Doğrusu bizler olmuşuz zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki değildi فَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 dea'vahum çağıran onlar دَعْوَاهُمْ دعو
4 iz zaman إِذْ -
5 ca'ehum geldiği zaman جَاءَهُمْ جيا
6 be'suna ızdırabımız بَأْسُنَا باس
7 illa dışında إِلَّا -
8 en ki أَنْ -
9 kalu dediler قَالُوا قول
10 inna doğrusu bizler إِنَّا -
11 kunna olmuşuz كُنَّا كون
12 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Izdırap, perişanlık veren bir helakımız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

973|7|19|وَيَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

19. Ve yâ âdemuskun ente ve zevcukel cennete fe kulâ min haysu şi’tumâ ve lâ takrebâ hâzihiş şecerete fe tekûnâ minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve ey Âdem50! Mesken edin sen ve eşin cennette*; öyle ki yiyin ikiniz dilediğiniz yerden; ve yaklaşmayın ikiniz şu ağaca691; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ya ademu ve ey Âdem وَيَا ادَمُ -
2 skun mesken edin اسْكُنْ سكن
3 ente sen أَنْتَ -
4 ve zevcuke ve eşin وَزَوْجُكَ زوج
5 l-cennete cennette الْجَنَّةَ جنن
6 fe kula öyle ki yiyin ikiniz فَكُلَا اكل
7 min مِنْ -
8 haysu yerden حَيْثُ حيث
9 şi'tuma dilediniz ikiniz شِئْتُمَا شيا
10 vela ve وَلَا -
11 tekraba yaklaşmayın ikiniz تَقْرَبَا قرب
12 hazihi şu هَٰذِهِ -
13 ş-şecerate ağaca الشَّجَرَةَ شجر
14 fetekuna öyle ki olursunuz ikiniz فَتَكُونَا كون
15 mine مِنَ -
16 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İblîs'e verilen izin sonrası Âdem ve eşinin bir cennet evrenine yerleştirilmesi. Erkek ve kadın tüm insanlar bir cennet evrenine yerleştirilmiştir. Şu an içinde yaşadığımız evren değildir.    

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç.

Kavram 691

691İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.  

7. A'râf Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

977|7|23|قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَآ أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Latin Literal

23. Kâlâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Dedi ikisi*: "Rabbimiz4! Zulmettik257** kendi nefislerimize201**; ve eğer asla mağfiret319 etmezsen bizlere**; ve rahmet271 etmezsen bizlere**; mutlak oluruz** hüsrana uğrayanlardan."

Notlar

Not 1

*Âdem ve eş. Erkek insan ve kadın insan. **Çoğul eril olarak gelmiştir. Başka insanları da kapsayan bir sesleniş söz konusudur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

991|7|37|فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوٓا۟ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

Latin Literal

37. Fe men azlemu mimmenifterâ alallâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyâtihi) ulâike yenâluhum nasîbuhum minel kitâb(kitâbi), hattâ izâ câethum rusulunâ yeteveffevnehum kâlû eyne mâ kuntum ted’ûne min dûnillâh(dûnillâhi) kâlû dallû annâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan*; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz418; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine201 karşı ki onlar oldular kâfirler25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 biayatihi ayetlerini O’nun بِايَاتِهِ ايي
11 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
12 yenaluhum kavuşur يَنَالُهُمْ نيل
13 nesibuhum nasipleri onların نَصِيبُهُمْ نصب
14 mine مِنَ -
15 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
16 hatta ta ki حَتَّىٰ -
17 iza zaman إِذَا -
18 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
19 rusuluna resûllerimiz رُسُلُنَا رسل
20 yeteveffevnehum vefat ettirirken onları يَتَوَفَّوْنَهُمْ وفي
21 kalu dediler (resûl melekler) قَالُوا قول
22 eyne hani nerede? أَيْنَ -
23 ma مَا -
24 kuntum olduklarınız كُنْتُمْ كون
25 ted'une çağırmış تَدْعُونَ دعو
26 min مِنْ -
27 duni astından دُونِ دون
28 llahi Allah’ın اللَّهِ -
29 kalu dediler قَالُوا قول
30 dellu saptılar ضَلُّوا ضلل
31 anna bizden عَنَّا -
32 ve şehidu ve şahidlik/tanıklık ettiler وَشَهِدُوا شهد
33 ala karşı عَلَىٰ -
34 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
35 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
36 kanu oldular كَانُوا كون
37 kafirine kâfirler كَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Yapıp ettikleri kitaptan/kayıttan gösterilir. Bu kayda bakan kimse kendi nefsine zulmettiğini, kâfirlerden olduğunu anlar; buna tanıklık/şahitlik eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

998|7|44|وَنَادَىٰٓ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُوا۟ نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌۢ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

44. Ve nâdâ ashâbul cenneti ashâben nâri en kad vecednâ mâ vâadenâ rabbunâ hakka(hakkan) fe hel vecedtum mâ vaade rabbukum hakka(hakkan) kâlû neam fe ezzene muezzinun beynehum en lâ’netullâhi alez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve nida* etti cennet** ashâbı194 ateş*** ashâbına194 ki "Muhakkak bulduk**** vaat ettiğini bizlere Rabbimizin4 bir hak/gerçek (olarak); öyle ki buldunuz***** mu vaat ettiğini Rabbinizin4 bir hak/gerçek (olarak)?"; dediler: "Evet"; öyle ki ünledi bir ünleyici666 aralarında ki "Allah'ın laneti280 zalimlerin257 üzerinedir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nada ve nida etti وَنَادَىٰ ندو
2 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
3 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
4 eshabe ashabına أَصْحَابَ صحب
5 n-nari ateş النَّارِ نور
6 en ki أَنْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 vecedna bulduk وَجَدْنَا وجد
9 ma مَا -
10 veadena vaat ettiğini bizlere وَعَدَنَا وعد
11 rabbuna Rabbimizin رَبُّنَا ربب
12 hakkan bir hak/gerçek (olarak) حَقًّا حقق
13 fehel öyle ki فَهَلْ -
14 vecedtum buldunuz mu وَجَدْتُمْ وجد
15 ma مَا -
16 veade vaat ettiğini وَعَدَ وعد
17 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ ربب
18 hakkan bir hak/gerçek (olarak) حَقًّا حقق
19 kalu dediler قَالُوا قول
20 neam evet نَعَمْ -
21 feezzene öyle ki ünledi فَأَذَّنَ اذن
22 mu'ezzinun bir ünleyici مُؤَذِّنٌ اذن
23 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
24 en ki أَنْ -
25 lea'netu laneti لَعْنَةُ لعن
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 ala üzerinedir عَلَى -
28 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Seslendi.**Cennetlere henüz girmemiş ancak girecek olan.***Cehenneme henüz girmemiş ancak girecek olan.****Gerçeği bulduk. Cennetlere gireceğimizi anladık.*****Gerçeği bulduk. Cehenneme gireceğimizi anladık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Lanet etmek.

Kavram 280

280Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.  

Din gününde cennet ve cehennem ashâbları arasındaki ünleyici.

Kavram 666

6667:44 ayetinde Rabbimiz bizlere önemli bir işaret vermiştir. Din gününde cennet ashâbıyla cehennem ashâbı arasında bir seslenişli konuşma gerçekleşmektedir. Bu konuşma cennet ve cehennem evrenleri arasında değildir. Olay din gününde gerçekleşmektedir. Bu iki insan topluluğu arasında bir engel olduğunu net bir şekilde anlıyoruz. Bu engel bölgesinde bazı görevli varlıkların olduğunu da anlıyoruz. Bu varlıkların ünleyiciler/anons ediciler oldukları ortadadır.

7. A'râf Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1001|7|47|وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَٰرُهُمْ تِلْقَآءَ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ قَالُوا۟ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

47. Ve izâ surifet ebsâruhum tilkâe ashâbin nâri kâlû rabbenâ lâ tec’alnâ mealkavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Çevirdikleri zaman bakışlarını* karşılaştırmaya ateş** ashâbına194 (doğru); dediler: "Rabbimiz4! Yapma*** bizleri zalim257 kavimle/toplulukla birlikte."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza zaman وَإِذَا -
2 surifet çevirdikleri صُرِفَتْ صرف
3 ebsaruhum bakışlarını أَبْصَارُهُمْ بصر
4 tilka'e karşılaşmaya تِلْقَاءَ لقي
5 eshabi ashâbına أَصْحَابِ صحب
6 n-nari ateş النَّارِ نور
7 kalu dediler قَالُوا قول
8 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
9 la لَا -
10 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
11 mea birlikte مَعَ -
12 l-kavmi kavimle الْقَوْمِ قوم
13 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*A'râfı karşıdan gören, kendileri de oraya gidecek olan, arkalarında olan ancak henüz a'râfı görmeyen kimseleri gördükleriyle müjdeleyen kimseler.**Cehenneme girmek için bekleşen kimseleri.***Anlarız ki bu kimseler zaten cennete gideceklerdir. Ancak cehennem ashâbının durumunu görünce Rabblerine seslenmişlerdir.   

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Ashâb

Kavram 194

194Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

1057|7|103|ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

Latin Literal

103. Summe beasnâ min ba’dihim mûsâ bi âyâtinâ ilâ fir’avne ve melâihi fe zalemû bihâ, fanzur keyfe kâne âkıbetul mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Sonra gönderdik onların sonrasında Mûsâ'yı ayetlerimizle287 firavuna ve onun* melesine364; öyle ki zulmettiler257 ona**; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti892 fesat265 çıkaranların.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 min مِنْ -
4 bea'dihim sonrasında onların بَعْدِهِمْ بعد
5 musa Musa'yı مُوسَىٰ -
6 biayatina ayetlerimizle بِايَاتِنَا ايي
7 ila إِلَىٰ -
8 fir'avne Fir'avn'a فِرْعَوْنَ -
9 ve meleihi ve melesine onun وَمَلَئِهِ ملا
10 fezelemu öyle ki zulmettiler فَظَلَمُوا ظلم
11 biha ona بِهَا -
12 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
13 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
14 kane oldu كَانَ كون
15 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
16 l-mufsidine fesat çıkaranların الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Firavunun.**Ayete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fesat çıkarmak

Kavram 265

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Mele

Kavram 364

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

7. A'râf Suresi

Ayet 148

Arapça Metin (Harekeli)

1102|7|148|وَٱتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدِيهِمْ سَبِيلًا ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

148. Vettehaze kavmu mûsâ min ba’dihî min huliyyihim iclen ceseden lehu huvâr(huvârun), e lem yerev ennehu lâ yukellimuhum ve lâ yehdîhim sebîlen ittehazûhu ve kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve edindi/tuttu Mûsâ'nın kavmi/toplumu onun* sonrasında süs donatılarından bir buzağı; bir ceset (olarak); onadır** böğürme; asla görmezler mi ki o** kelam etmez onlara; ve kılavuzlamaz192 bir yola; edindiler/tuttular onu**; ve oldular zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettehaze ve edindi/tuttu وَاتَّخَذَ اخذ
2 kavmu kavmi قَوْمُ قوم
3 musa Musa'nın مُوسَىٰ -
4 min مِنْ -
5 bea'dihi sonrasında onun بَعْدِهِ بعد
6 min مِنْ -
7 huliyyihim süs donatılarından حُلِيِّهِمْ حلي
8 iclen bir buzağı عِجْلًا عجل
9 ceseden bir cesedi (olarak) جَسَدًا جسد
10 lehu onadır لَهُ -
11 huvarun böğürmesi خُوَارٌ خور
12 elem asla أَلَمْ -
13 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
14 ennehu ki o أَنَّهُ -
15 la لَا -
16 yukellimuhum kelam etmez onlara يُكَلِّمُهُمْ كلم
17 ve la ve وَلَا -
18 yehdihim doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِيهِمْ هدي
19 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل
20 ttehazuhu edindiler/tuttular onu اتَّخَذُوهُ اخذ
21 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
22 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın 30+10 gece gitmesi sonrasında.**Buzağıya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 160

Arapça Metin (Harekeli)

1114|7|160|وَقَطَّعْنَٰهُمُ ٱثْنَتَىْ عَشْرَةَ أَسْبَاطًا أُمَمًا وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسْتَسْقَىٰهُ قَوْمُهُۥٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْحَجَرَ فَٱنۢبَجَسَتْ مِنْهُ ٱثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلْغَمَٰمَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

160. Ve katta’nâhumusnetey aşrete esbâtan umemâ(umemen), ve evhaynâ ilâ mûsâ izisteskâhu kavmuhu enıdrıb bi asâkel hacer(hacere), fenbeceset minhusnetâ aşrete aynâ(aynen), kad alime kullu unâsin meşrebehum, ve zallelnâ aleyhimul gamame ve enzelnâ aleyhimul menne ves selvâ, kulû min tayyibâti mâ rezaknâkum, ve mâ zâlemûnâ ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve kestik onları on iki kabileye/boya/oymağa ümmetler (olarak); ve vahyettik Mûsâ'ya su istediği zaman onun* kavmi/toplumu ki "Darbet/vur asanla taşa" (diye); ve fışkırdı ondan** on iki göze; muhakkak bildi her insan kendi içeceği yeri; ve gölgelendirdik üzerlerine bulutu264; ve indirdik üzerlerine menneyi262 ve bıldırcını263; "Yiyin sizleri rızıklandırdığımız iyilerden"; ve zulmetmiş257 değillerdi bize; velakin/fakat onlar kendi nefislerine201 zulmediyorlardı257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kattaa'nahumu ve kestik onları وَقَطَّعْنَاهُمُ قطع
2 snetey iki (oniki) اثْنَتَيْ ثني
3 aşrate on (oniki) عَشْرَةَ عشر
4 esbaten kabileye/boya/oymağa أَسْبَاطًا سبط
5 umemen ümmetler (olarak) أُمَمًا امم
6 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
7 ila إِلَىٰ -
8 musa Mûsâ'ya مُوسَىٰ -
9 izi zaman إِذِ -
10 steskahu su istediği اسْتَسْقَاهُ سقي
11 kavmuhu onun kavmi قَوْمُهُ قوم
12 eni ki أَنِ -
13 drib darp et اضْرِبْ ضرب
14 biasake asanla بِعَصَاكَ عصو
15 l-hacera taşa الْحَجَرَ حجر
16 fenbeceset ve fışkırdı فَانْبَجَسَتْ بجس
17 minhu ondan مِنْهُ -
18 sneta iki (oniki) اثْنَتَا ثني
19 aşrate on (oniki) عَشْرَةَ عشر
20 aynen göze عَيْنًا عين
21 kad muhakkak قَدْ -
22 alime bildi عَلِمَ علم
23 kullu her كُلُّ كلل
24 unasin insan أُنَاسٍ انس
25 meşrabehum içeceği yeri onların مَشْرَبَهُمْ شرب
26 ve zellelna ve gölgelendirdik وَظَلَّلْنَا ظلل
27 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
28 l-gamame bulutla الْغَمَامَ غمم
29 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
30 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
31 l-menne menne الْمَنَّ منن
32 ve sselva ve bıldırcın eti وَالسَّلْوَىٰ سلو
33 kulu yeyin كُلُوا اكل
34 min -dan مِنْ -
35 tayyibati iyilerden طَيِّبَاتِ طيب
36 ma مَا -
37 razeknakum rızıklandırdığımızdan szileri رَزَقْنَاكُمْ رزق
38 ve ma ve değildiler وَمَا -
39 zelemuna zulmettiler bize ظَلَمُونَا ظلم
40 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
41 kanu onlar كَانُوا كون
42 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
43 yezlimune zulmediyorlardı يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın.**Taştan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Menne

Kavram 262

262Çöl trüf mantarı (desert truffle’ ‘Terfeziaceae’ ). Kelime anlamı ikram, hediye, faydalı bir şeyin ikramıdır. Ülkemizde dolaman, ak doloman, keme olarak da bilinen mantar türü. İnanılmaz derecede besleyici ve birçok faydası olan bir besindir. %20-27 oranında proteinler, yağlar ve lifler içerir. 2017 yılında yapılan bir çalışmada (Libya) kırmızı-siyah renkli çöl trüfünde %16.3 protein, %6.2 yağ, %67.2 karbonhidrat tespit edilmiştir. Beyaz çöl trüfünde %18.5 protein, %5.9 yağ ve %65 karbonhidrat içeriği bulunmuştur. Muhteşem besleyici bir besindir. Aynı zamanda dengelidir. Trüfler ayrıca vücut için gerekli birçok metalleri (sodyum, potasyum, fosfor, demir, bakır, kalsiyum, kobalt, silikon, çinko, alüminyum ve manganez) içerir. Santaroni volkanik patlaması (MÖ 1640) tüm dünyayı etkilemiştir. Dünyanın iklimini değiştirmiştir. Kurak ve sıcak olan iklim Musa peygamber ve yanındakilerin bulunduğu bölgede serin ve yağmurlu bir iklim haline gelmiştir. Mineraller içeren bol yağmur çölde çok dengeli bir besin olan çöl trüfünün bolca oluşmasına neden olmuştu Musa peygamber ve İsrailoğullarına verilen nimetler: Gölgelenme, çöl trüfü ve bıldırcın

Bıldırcın

Kavram 263

263Bıldırcın (Coturnix coturnix L.) tavuklar (Galliformes) takımının, tavuksular (Phasianidae) familyasının en küçük türüdür. Göçmen kuştur. Musa peygamber ve yanındakilerin göçmen kuşların göç yolları üzerinde olduğunu anlarız. Toplu göç zamanlarında meydana gelen ani iklim değişiklikleri, ters esen sert rüzgârlar, fırtınalar ve aşırı yağışlar sonucunda bıldırcınların yere düştükleri bilinmektedir. Santoroni patlaması sonucu gelişen ani iklim değişikliği bıldırcınları da etkilemiştir. Göç yollarında karşılaştıkları olumsuz hava koşulları yere düşmelerine ve kolayca yakalanmalarına neden olmuştur. Musa peygamber ve İsrailoğullarına verilen nimetler: Gölgelenme, çöl trüfü ve bıldırcın

Bulut, Musa peygamberi ve İsrailoğullarını gölgelendiren, onlara menne ve bıldırcın indiren bulut. 

Kavram 264

264Santorini volkanik patlaması (MÖ 1640) Dünya’nın yüksek atmosferine inanılmaz boyutta gaz-toz bulutu püskürtmüştür. Bu bulutlar çevreye yayılmış ve doğuya doğru yol almıştır. Yapılan analizlerde bu bulutlara bağlı güneş ışınlarının tam olarak yeryüzüne ulaşamaması nedeniyle küresel iklim değişikliklerinin olduğu bilimsel olarak gösterilmiştir. Mısır, Orta Doğu, Arabistan gibi çok sıcak olan bölgeler gölgelenme nedeniyle bahar havasına kavuşmuş, ılık hale gelmiş ve bol yağmur alır olmuştur. Bu gölgelenmenin yıllarca sürdüğü bilinmektedir.

7. A'râf Suresi

Ayet 162

Arapça Metin (Harekeli)

1116|7|162|فَبَدَّلَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ ٱلَّذِى قِيلَ لَهُمْ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

162. Fe beddelellezîne zalemû minhum kavlen gayrellezî kîle lehum fe erselnâ aleyhim riczen mines semâi bi mâ kânû yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki değiştirdiler onlardan zulmetmiş257 kimseler kavli/sözü* onlara denilenden başkasına; öyle ki gönderdik üzerlerine gökten bir cezalandırma; zulmeder257 olduklarıyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febeddele öyle ki değiştiler فَبَدَّلَ بدل
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 kavlen kavli/sözü قَوْلًا قول
6 gayra başkasına غَيْرَ غير
7 llezi ki الَّذِي -
8 kile denildi قِيلَ قول
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 feerselna öyle ki gönderdik فَأَرْسَلْنَا رسل
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 riczen bir cezalandırma رِجْزًا رجز
13 mine مِنَ -
14 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
15 bima بِمَا -
16 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
17 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın kutsal mesajını.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 165

Arapça Metin (Harekeli)

1119|7|165|فَلَمَّا نَسُوا۟ مَا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦٓ أَنجَيْنَا ٱلَّذِينَ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلسُّوٓءِ وَأَخَذْنَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ بِعَذَابٍۭ بَـِٔيسٍۭ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

Latin Literal

165. Fe lemmâ nesû mâ zukkirû bihî enceynellezîne yenhevne anis sûi ve ahaznellezîne zalemû bi azâbin beîsin bi mâ kânû yefsukûn(yefsukûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman unuttular kendisiyle* zikredileni78; kurtardık kötülükten meneden kimseleri; ve tuttuk zulmetmiş257 kimseleri çetin/güçlü bir azapla; fâsıklık38 eder olduklarıyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 nesu unuttular نَسُوا نسي
3 ma مَا -
4 zukkiru zikredileni ذُكِّرُوا ذكر
5 bihi kendisiyle بِهِ -
6 enceyna kurtardık أَنْجَيْنَا نجو
7 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
8 yenhevne men ediyorlardı يَنْهَوْنَ نهي
9 ani عَنِ -
10 s-su'i kötülükten السُّوءِ سوا
11 ve ehazna ve tuttuk وَأَخَذْنَا اخذ
12 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
13 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
14 biazabin bir azapla بِعَذَابٍ عذب
15 beisin çetin بَئِيسٍ باس
16 bima بِمَا -
17 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
18 yefsukune fasıklık ederler يَفْسُقُونَ فسق

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın kutsal mesajı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık

Kavram 38

38Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

7. A'râf Suresi

Ayet 177

Arapça Metin (Harekeli)

1131|7|177|سَآءَ مَثَلًا ٱلْقَوْمُ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

177. Sâe meselennil kavmullezîne kezzebû bi âyatinâ ve enfusehum kânû yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ne kötüdür misali/benzeri kavmin/toplumun; kimselerin (ki) yalanladılar ayetlerimizi; ve kendi nefislerine201 oldular zulmederler257.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

8. Enfâl Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

1185|8|25|وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Latin Literal

25. Vettekû fitneten lâ tusîbennellezîne zalemû minkum hâssah(hâssaten), va’lemû ennallâhe şedîdul ikâb(ikâbi).

Türkçe Çeviri

Ve takvalı21 olun bir fitneye610 (ki) isabet etmez sizlerden zulmetmiş257 kimselere bir has* (olarak); ve bilin ki Allah Şedîd'tir536 akabinde.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
2 fitneten bir fitneye فِتْنَةً فتن
3 la لَا -
4 tusibenne isabet etmez تُصِيبَنَّ صوب
5 ellezine kimselere الَّذِينَ -
6 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
7 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
8 hassaten bir has (olarak) خَاصَّةً خصص
9 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
10 enne ki أَنَّ -
11 llahe Allah'ın اللَّهَ -
12 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
13 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*Sadece onlara has değil sizlere de isabet eder. Anlarız ki zulmetmiş kimselere isabet ettirilen fitne müminleri de etkileyebilir. Müminler bu konuda  takvalı olmalıdır. Sadece Kur'an'ın mesajına tabi olarak fitneyi güzel bir belaya çevirmeli ve kendisi için hayra dönüştürmelidir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Şedîd

Kavram 536

536Şiddetli.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

8. Enfâl Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1214|8|54|كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

54. Ke de’bi âli fir’avne vellezîne min kablihim, kezzebû biâyâti rabbihim, fe ehleknâhum bi zunûbihim ve agraknâ âle fîr’avn(fîr’avne), ve kullun kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Gidişatı gibidir firavun711 ailesinin ve onlardan önceki kimselerin (ki) yalanladılar Rablerinin4 ayetlerini; öyle ki helak ettik onları günahlarıyla; ve boğduk firavun711 ailesini; ve hepsi olmuştu zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kede'bi gidişatı gibidir كَدَأْبِ داب
2 ali ailesi الِ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
7 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
8 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
9 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
10 feehleknahum öyle ki helak ettik onları فَأَهْلَكْنَاهُمْ هلك
11 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 ve egrakna ve boğduk وَأَغْرَقْنَا غرق
13 ale ailesini الَ اول
14 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
15 ve kullun ve hepsi وَكُلٌّ كلل
16 kanu olmuştu كَانُوا كون
17 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavunu.

Kavram 711

711Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

8. Enfâl Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

1220|8|60|وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Latin Literal

60. Ve eıddû lehum mesteta’tum min kuvvetin ve min rıbâtil hayli turhibûne bihî aduvvallâhi ve aduvvekum ve âharîne min dûnihim, lâ ta’lemûnehum, allâhu ya’lemuhum, ve mâ tunfikû min şey’in fî sebîlillâhi yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Ve hazırlayın onlara itaat ettirdiğiniz bir kuvvetten*; ve bir bağlanandan/birleşenden**; hayli (-ler)***; korkutursunuz onunla Allah'ın düşmanını ve düşmanlarınızı ve onların astından diğerlerini; bilmezsiniz (sizler) onları; (oysa) Allah bilir onları; ve ne infak6 edersiniz bir şeyden Allah yolunda336 tamamlanır**** sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz257.

Notlar

Not 1

*Güç kuvvet üreten şeyi kendi itaatiniz altına alırsınız.**Bitişen, birleşen, bağlanan, fikse olan her şey bu tanıma girer. Hedefine angaje olan, kitlenen her şey bu tanıma girer.***"hayli" kelimesi at anlamında olmakla birlikte kelimenin kökü "hayal", "hayalet" anlamları da taşır. Anlarız ki bu ayet müteşabihtir. Yüce Allah hayalet gibi görünmez olan ve hedefine bağlanan kuvvetler yapmamızı emretmektedir. Bu tanıma belki de en iyi uyan silahlar radarlara yakalanmayan hayalet uçak ve hayalet füzelerdir.  ****Tastamam geri ödenir.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

9. Tevbe Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

1254|9|19|أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ ٱلْحَآجِّ وَعِمَارَةَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ كَمَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَجَٰهَدَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسْتَوُۥنَ عِندَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

19. E cealtum sikâyetel hâcci ve ımâretel mescidil harâmi ke men âmene billâhi vel yevmil âhıri ve câhede fî sebilillâh(sebilillâhi), lâ yestevûne ındallâh(ındallâhi), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Yaptınız* mı su vermeyi hacılara756 ve imar etmeyi haram mescidi158 kimse gibi (ki) iman47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve cihat356 etti Allah yolunda336; olmaz aynı seviyede Allah'ın indinde/katında; ve Allah kılavuzlamaz192** zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ecealtum yaptınız mı أَجَعَلْتُمْ جعل
2 sikayete su vermeyi سِقَايَةَ سقي
3 l-hacci hacılara الْحَاجِّ حجج
4 ve imarate ve imarını وَعِمَارَةَ عمر
5 l-mescidi mescidi الْمَسْجِدِ سجد
6 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
7 kemen kimse gibi كَمَنْ -
8 amene iman etti امَنَ امن
9 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
10 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
11 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
12 ve cahede ve cihat etti وَجَاهَدَ جهد
13 fi فِي -
14 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
15 llahi Allah اللَّهِ -
16 la olmaz لَا -
17 yestevune aynı seviyede يَسْتَوُونَ سوي
18 inde indinde/katında عِنْدَ عند
19 llahi Allah اللَّهِ -
20 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
21 la لَا -
22 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
23 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
24 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Yaptınız mı aynı seviyede? **En büyük zalimliği yapan müşrikler ve kâfirler asla doğru yolu bulamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Haram mescit

Kavram 158

158Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Hacı

Kavram 756

756Hacca katılan kimseler. Hac Kur'an ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme; kongredir. Buraya katılan kimselere de hacı denir. Günümüzde kendilerini hacı sanan kimseler ancak iblise ve şeytânlara hac etmektedir. Kur'an'ın gerçek hacıları sadece Kur'an deyip Kur'an ayetlerini delillerle tartışmak için bir araya gelen kimselerdir.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1258|9|23|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَابَآءَكُمْ وَإِخْوَٰنَكُمْ أَوْلِيَآءَ إِنِ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْكُفْرَ عَلَى ٱلْإِيمَٰنِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

23. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû âbâekum ve ihvânekum evliyâe inistehabbûl kufre alel îmâni, ve men yetevellehum minkum fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin babalarını/atalarınızı ve kardeşlerinizi evliya212; eğer sevdilerse küfrü422 imana47 karşı; ve kim veli28 edindi onları sizlerden; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 aba'ekum babalarını/atalarınızı ابَاءَكُمْ ابو
7 ve ihvanekum ve kardeşlerinizi وَإِخْوَانَكُمْ اخو
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 ini eğer إِنِ -
10 stehabbu sevdilerse اسْتَحَبُّوا حبب
11 l-kufra küfrü الْكُفْرَ كفر
12 ala karşı عَلَى -
13 l-imani imana الْإِيمَانِ امن
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 yetevellehum veli edindi onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
16 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
17 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
18 humu onlardır هُمُ -
19 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli

Kavram 212

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1282|9|47|لَوْ خَرَجُوا۟ فِيكُم مَّا زَادُوكُمْ إِلَّا خَبَالًا وَلَأَوْضَعُوا۟ خِلَٰلَكُمْ يَبْغُونَكُمُ ٱلْفِتْنَةَ وَفِيكُمْ سَمَّٰعُونَ لَهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

47. Lev harecû fîkum mâ zâdûkum illâ habâlen ve lâ evdaû hılâlekum yebgûnekumul fitneh(fitnete), ve fîkum semmâûne lehum, vallâhu alîmun biz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Şayet çıksalardı içinizde; ziyade eder değillerdi sizlere dışında bir kafa karışıklığı/şaşırtma; ve mutlak koyarlar* aranıza; bakınırlar sizlere fitneye332; ve içinizdedir kulak verenler onlara; ve Allah bir Alîm’dir8 zalimlere257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 haracu çıksalardı خَرَجُوا خرج
3 fikum içinizde فِيكُمْ -
4 ma değilsi مَا -
5 zadukum ziyade ederler sizlere زَادُوكُمْ زيد
6 illa dışında إِلَّا -
7 habalen bir kafa karışıklığı/şaşırtma خَبَالًا خبل
8 veleevdeu ve mutlak koyarlardı وَلَأَوْضَعُوا وضع
9 hilalekum aranıza خِلَالَكُمْ خلل
10 yebgunekumu bakınırlar sizlere يَبْغُونَكُمُ بغي
11 l-fitnete fitneye الْفِتْنَةَ فتن
12 ve fikum ve içinizdedir وَفِيكُمْ -
13 semmaune kulak verenler سَمَّاعُونَ سمع
14 lehum onlara لَهُمْ -
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
17 biz-zalimine zalimlere بِالظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bakındıkları fitneyi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

9. Tevbe Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

1305|9|70|أَلَمْ يَأْتِهِمْ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَقَوْمِ إِبْرَٰهِيمَ وَأَصْحَٰبِ مَدْيَنَ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتِ أَتَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

70. E lem ye’tihim nebeullezîne min kablihim kavmi nuhin ve âdn ve semûde ve kavmi ibrâhîme ve ashâbi medyene vel mu’tefikât(mu’tefikâti), etethum rusuluhum bil beyyinat(beyyinati), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Hiç gelmez mi onlardan önceki kimselerin haberi? Nûh kavminin; ve Ad; ve Semud; ve İbrahim kavminin; ve Medyen ashâbının; ve ters yüz olan yerlerin; geldiler onlara resûlleri beyanlarla352; öyle ki olmuş değildi Allah zulmeder257 onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 ye'tihim gelmez mi يَأْتِهِمْ اتي
3 nebeu haberi نَبَأُ نبا
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
7 kavmi kavminin قَوْمِ قوم
8 nuhin Nûh نُوحٍ -
9 ve aadin ve Ad وَعَادٍ عود
10 ve semude ve Semud وَثَمُودَ -
11 ve kavmi ve kavminin وَقَوْمِ قوم
12 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
13 ve eshabi ve ashab-ı وَأَصْحَابِ صحب
14 medyene Medyen مَدْيَنَ -
15 velmu'tefikati ve ters yüz olan وَالْمُؤْتَفِكَاتِ افك
16 etethum geldiler onlara أَتَتْهُمْ اتي
17 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
18 bil-beyyinati beynanlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
19 fe ma öyle ki değildi فَمَا -
20 kane olmuş كَانَ كون
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 liyezlimehum zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
23 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
24 kanu oldular كَانُوا كون
25 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
26 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

9. Tevbe Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1344|9|109|أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَٱنْهَارَ بِهِۦ فِى نَارِ جَهَنَّمَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

109. E fe men essese bunyânehu alâ takvâ minallâhi ve rıdvânin hayrun em men essese bunyânehu alâ şefâ curufin hârin fenhâre bihî fî nâri cehennem(cehenneme), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse mi (ki) kurdu binasını takva21 üzerine Allah'tan; ve bir rızaya; bir hayra; yoksa kimse (mi) (ki) kurdu binasını çöken bir uçurum kenarı üzerine; öyle ki çöktü* onunla** cehennem ateşine834; ve Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 essese kurdu أَسَّسَ اسس
3 bunyanehu binasını بُنْيَانَهُ بني
4 ala üzerine عَلَىٰ -
5 tekva takva تَقْوَىٰ وقي
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah'tan اللَّهِ -
8 ve ridvanin ve bir rızaya وَرِضْوَانٍ رضو
9 hayrun bir hayra خَيْرٌ خير
10 em yoksa أَمْ -
11 men kimse (mi) مَنْ -
12 essese kurdu أَسَّسَ اسس
13 bunyanehu binasını بُنْيَانَهُ بني
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 şefa kenarı شَفَا شفو
16 curufin bir uçurum جُرُفٍ جرف
17 harin çöken هَارٍ هور
18 fenhara öyle ki çöktü فَانْهَارَ هور
19 bihi onunla بِهِ -
20 fi فِي -
21 nari ateşine نَارِ نور
22 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
23 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
24 la لَا -
25 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
26 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
27 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bina.**Kimseyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

10. Yunus Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1375|10|13|وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ

Latin Literal

13. Ve lekad ehleknel kurûne min kablikum lemmâ zalemû ve câethum rusuluhum bil beyyinâti ve mâ kânû li yu’minû, kezâlike neczil kavmel mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun helak ettik* kurûnları785 sizden önce; ne zaman zulmettiler257 ve geldi onlara resûlleri beyanlarla226 ve olmuş değillerdi iman47 etmeye; işte böyledir; cezalandırırız63 mücrim674 kavmi/toplumu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 l-kurune kurûnları الْقُرُونَ قرن
4 min مِنْ -
5 kablikum sizden önce قَبْلِكُمْ قبل
6 lemma ne zaman لَمَّا -
7 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
8 ve dca'ethum ve geldi onlara وَجَاءَتْهُمْ جيا
9 rusuluhum resulleri رُسُلُهُمْ رسل
10 bil-beyyinati beyanlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
11 vema ve değillerdi وَمَا -
12 kanu olmuşlar كَانُوا كون
13 liyu'minu iman etmeye لِيُؤْمِنُوا امن
14 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
15 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
16 l-kavme kavmi/toplumunu الْقَوْمَ قوم
17 l-mucrimine mücrim الْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Yüce Allah resûller aracılığıyla biricik dini olan İslâm dinini beyan etmeden, tebliğ etmeden bir kavmi asla helak etmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

Kurûn

Kavram 785

785Kartel, bağlı, birleşmiş, ilintili.

10. Yunus Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

1379|10|17|فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ

Latin Literal

17. Fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyâtihî), innehû lâ yuflihul mucrimûn(mucrimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira attı402 Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı195 ayetlerini O’nun*; doğrusu O**; felaha326 kavuşturmaz mücrimleri674.

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

10. Yunus Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

1401|10|39|بَلْ كَذَّبُوا۟ بِمَا لَمْ يُحِيطُوا۟ بِعِلْمِهِۦ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُۥ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

39. Bel kezzebû bimâ lem yuhîtû bi ilmihî ve lemmâ ye’tihim te’vîluh(te’vîluhu), kezâlike kezzebellezîne min kablihim fanzur keyfe kâne âkibetuz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Evet! Yalanladılar ilmini* asla kuşatamadıklarını; ve ancak ki gelir onlara tevili401 onun**; işte böyledir; yalanladılar onlardan önceki kimseler; öyle ki bak; nasıl oldu zalimlerin257 akıbeti892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 bima بِمَا -
4 lem asla لَمْ -
5 yuhitu kuşatamadıklarını يُحِيطُوا حوط
6 biilmihi ilmini onun بِعِلْمِهِ علم
7 velemma ve ancak ki وَلَمَّا -
8 ye'tihim gelir onlara يَأْتِهِمْ اتي
9 te'viluhu tevili onun تَأْوِيلُهُ اول
10 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
11 kezzebe yalanladılar كَذَّبَ كذب
12 ellezine kimseler الَّذِينَ -
13 min مِنْ -
14 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
15 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
16 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
17 kane oldu كَانَ كون
18 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
19 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kur'an'ın ilmini, bilimsel mucizelerini. Kur'an'ın ilmini hiç kuşatamadan/kavrayamadan yalanladılar.**Kur'an'ın. Bir zaman gelir Kur'an'ın ilmini kuşatan ilim insanları ortaya çıkar ve onların kuşatamadığı ilmin/bilimsel mucizelerin tevilini yapar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Tevil

Kavram 401

401Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

10. Yunus Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

1406|10|44|إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظْلِمُ ٱلنَّاسَ شَيْـًٔا وَلَٰكِنَّ ٱلنَّاسَ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

44. İnnallâhe lâ yazlimun nâse şey’en ve lâkinnen nâse enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah zulmetmez257 insanlara bir şey; velakin/fakat insanlar kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 la لَا -
4 yezlimu zulmetmez يَظْلِمُ ظلم
5 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
6 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
7 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
8 n-nase insanlar النَّاسَ نوس
9 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
10 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

10. Yunus Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1409|10|47|وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

47. Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).

Türkçe Çeviri

Ve her bir ümmet305 içindir bir resûl418; öyle ki geldiği zaman resûlleri4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle230 ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikulli ve her içindir وَلِكُلِّ كلل
2 ummetin bir ümmet أُمَّةٍ امم
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 feiza öyle ki فَإِذَا -
5 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
6 rasuluhum resûlleri رَسُولُهُمْ رسل
7 kudiye tamamlandı قُضِيَ قضي
8 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
9 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Eşitlik, kıst

Kavram 230

230Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

10. Yunus Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

1414|10|52|ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

Latin Literal

52. Summe kîle lillezîne zalemû zûkû azâbel huld(huldi), hel tuczevne illâ bimâ kuntum teksibûn(teksibûne).

Türkçe Çeviri

Sonra denildi zulmetmiş257 kimselere: "Tadın azabı ölümsüz185 (olarak); cezalanır mısınız kazanır olduğunuz dışında?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kile denildi قِيلَ قول
3 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
4 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
5 zuku tadın ذُوقُوا ذوق
6 azabe azabı عَذَابَ عذب
7 l-huldi ölümsüz (olarak) الْخُلْدِ خلد
8 hel هَلْ -
9 tuczevne cezalanır mısınız تُجْزَوْنَ جزي
10 illa dışında إِلَّا -
11 bima بِمَا -
12 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
13 teksibune kazanırlar تَكْسِبُونَ كسب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

10. Yunus Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1416|10|54|وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

54. Ve lev enne li kulli nefsin zalemet mâ fîl ardı leftedet bih(bihi), ve eserrun nedâmete lemmâ reevul azâb(azâbe), ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki zulmetmiş257 her bir nefis201 (ki) yerdekini* mutlak ki onu*** fidyeleştirirdi789**; ve sırlaştırırlardı nedametlerini/pişmanlıklarını ne zaman ki gördüler azabı; ve tamamlandı araları eşitlikle230 ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/oysa وَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 likulli her لِكُلِّ كلل
4 nefsin bir nefis için نَفْسٍ نفس
5 zelemet zulmetti ظَلَمَتْ ظلم
6 ma مَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdekini الْأَرْضِ ارض
9 laftedet mutlak fidye verirdi لَافْتَدَتْ فدي
10 bihi ona بِهِ -
11 ve eserru ve sırlaştırırlardı وَأَسَرُّوا سرر
12 n-nedamete nedametlerini/pişmanlıklarını النَّدَامَةَ ندم
13 lemma ne zaman ki لَمَّا -
14 raevu gördüler رَأَوُا راي
15 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
16 vekudiye ve tamamladı وَقُضِيَ قضي
17 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
18 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
19 ve hum ve onlar وَهُمْ -
20 la لَا -
21 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Yeryüzündeki her şeyi.**Nefis yeryüzündeki şeyi fidye olarak verirdi.***Yerdekini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Eşitlik, kıst

Kavram 230

230Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fidye

Kavram 789

789Bedelini verip geri almak, kefaret, bedeli neyse ödeyip kurtulmak.

10. Yunus Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

1447|10|85|فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

85. Fe kâlû alallâhi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki dediler*: "Allah'a karşı tevekkül79 ettik; Rabbimiz4! Yapma bizleri bir fitne332** zalimler257 kavmine/toplumuna.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
2 ala karşı عَلَى -
3 llahi Allah'a اللَّهِ -
4 tevekkelna tevekkül ettik تَوَكَّلْنَا وكل
5 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
6 la لَا -
7 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
8 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
9 lilkavmi kavmine/toplumuna لِلْقَوْمِ قوم
10 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bir zürriyet, gençler. **İşkenceye uğrama.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

11. Hûd Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1489|11|18|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أُو۟لَٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَقُولُ ٱلْأَشْهَٰدُ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

18. Ve men ezlemu mimmenifterâ alâllâhi kezibâ(keziben), ulâike yu’radûne alâ rabbihim ve yekûlul eşhâdu hâulâillezîne kezebû alâ rabbihim, e lâ lâ’netullâhi alâz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalanı244; işte bunlar; arz ederler* Rabblerine4 karşı; ve der şahitler/tanıklar885: "İşte bunlar kimselerdir (ki) yalan söylediler Rabblerine4 karşı"; değil mi (ki) Allah'ın laneti280 zalimlere257 karşıdır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimdir وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden (ki) مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
8 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
9 yua'radune arz ederler يُعْرَضُونَ عرض
10 ala karşı عَلَىٰ -
11 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
12 ve yekulu ve der وَيَقُولُ قول
13 l-eşhadu şahitler/tanıklar الْأَشْهَادُ شهد
14 ha'ula'i işte bunlardır هَٰؤُلَاءِ -
15 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
16 kezebu yalan söylediler كَذَبُوا كذب
17 ala karşı عَلَىٰ -
18 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
19 ela değil mi (ki) أَلَا -
20 lea'netu laneti لَعْنَةُ لعن
21 llahi Allah'ın اللَّهِ -
22 ala karşıdır عَلَى -
23 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Fiil aktif çoğul 3. şahıs eril gelmiştir. Arzı bu kimseler yapmaktadır. Savunmalarını arz etmektedirler; sunmaktadırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Yalanlama

Kavram 244

244Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Lanet etmek.

Kavram 280

280Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.  

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Allah'a karşı yalan iftira eden zalimlerin yaptıklarına tanık/şahit olanlar.

Kavram 885

885Yüce Allah 11:18 ayetinde ahiret evreninde gerçekleşecek olan yargılama sürecinden bazı kesitleri bizlere bildirmiştir. Zalimler yani Yüce Allah'a şirk koşanlar argümanlarını Rablerine karşı arz etmektedirler. Yüce Allah'a yalan iftira atan bu kimselerin sundukları argümanlara karşı olaylara tanık/şahit olmuş varlıklar konuşmaktadır. Bu varlıkların tanıklığı/şahitliği kesin doğru olması gerektiğine göre; olaylara Planck zamanında bile tanık/şahit olmaları gerektiğine göre bu kimseler Cibrîl benzeri şerefli elçilerdir; meleklerdir. Anlarız ki bu şerefli varlıkların Levh-i Mahfûz'un tamamına erişim yetkisi vardır. Evrenin her anının kuantum bilgilerini barındıran bu korunmuş levha holografik evren prensibine göre evrenimizi bir üst boyuttan saran zardır. Bu elçiler işte bu 2D levhadaki bilgilere göre tanıklık/şahitlik etmektedirler.      

11. Hûd Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

1502|11|31|وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ إِنِّى مَلَكٌ وَلَآ أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِىٓ أَعْيُنُكُمْ لَن يُؤْتِيَهُمُ ٱللَّهُ خَيْرًا ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا فِىٓ أَنفُسِهِمْ إِنِّىٓ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

31. Ve lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu innî melekun ve lâ ekûlu lillezîne tezderî a’yunukum len yu’tiyehumullâhu hayrâ(hayren), allâhu a’lemu bimâ fî enfusihim, innî izen le minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve demiyorum sizlere indimdedir/katımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmiyorum gaybı62; ve demiyorum 'doğrusu ben bir meleğim'; ve demiyorum kimseler* için (ki) azarlar/hor görür gözleriniz 'asla vermez onlara Allah bir hayır'; Allah daha iyi bilir nefislerindekini201 onların; doğrusu ben o zaman mutlak zalimlerdenim257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 indi indimdedir/katımdadır عِنْدِي عند
5 hazainu hazineleri خَزَائِنُ خزن
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 ve la ve وَلَا -
8 ea'lemu bilmiyorum أَعْلَمُ علم
9 l-gaybe gaybı الْغَيْبَ غيب
10 ve la ve وَلَا -
11 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
12 inni doğrusu ben إِنِّي -
13 melekun bir meleğim مَلَكٌ ملك
14 ve la ve وَلَا -
15 ekulu demiyorum أَقُولُ قول
16 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
17 tezderi azarladığı/hor gördüğü تَزْدَرِي زري
18 ea'yunukum gözlerinizin أَعْيُنُكُمْ عين
19 len asla لَنْ -
20 yu'tiyehumu vermez onlara يُؤْتِيَهُمُ اتي
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 hayran bir hayır خَيْرًا خير
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
25 bima olanı بِمَا -
26 fi فِي -
27 enfusihim onların nefislerindekini أَنْفُسِهِمْ نفس
28 inni doğrusu ben إِنِّي -
29 izen o zaman إِذًا -
30 lemine mutlak لَمِنَ -
31 z-zalimine zalimlerdenim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Müminler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

11. Hûd Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1508|11|37|وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Latin Literal

37. Vasnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrekûn(mugrekûne).

Türkçe Çeviri

Ve sanayi olarak üret gemiyi gözlerimizin önünde ve vahyimiz603 (-le); ve hitap etme bana kimseler hakkında (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesnei ve sanayi olarak üret وَاصْنَعِ صنع
2 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
3 biea'yunina gözlerimizin önünde بِأَعْيُنِنَا عين
4 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
5 ve la ve وَلَا -
6 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
7 fi hakkında فِي -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
10 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
11 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

11. Hûd Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

1515|11|44|وَقِيلَ يَٰٓأَرْضُ ٱبْلَعِى مَآءَكِ وَيَٰسَمَآءُ أَقْلِعِى وَغِيضَ ٱلْمَآءُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَٱسْتَوَتْ عَلَى ٱلْجُودِىِّ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

44. Ve kîle yâ ardubleî mâeki ve yâ semâu akliî ve gîdal mâu ve kudıyel emru vestevet alal cûdiyyi ve kîle bu’den lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve denildi: "Ey yer! Yut suyunu; ve ey gök! Söküp uzaklaştır*"; ve azaldı/çekildi su; ve tamamlandı emir; ve seviyelendi** üzerine cûdi918 ; ve denildi: "Uzaklık/kaybolma/yok olma zalimler257 kavminedir/toplumunadır."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
2 ya erdu ey yer يَا أَرْضُ ارض
3 bleiy yut ابْلَعِي بلع
4 maeki suyunu مَاءَكِ موه
5 ve ya semau ve ey gök وَيَا سَمَاءُ سمو
6 ekliiy söküp uzaklaştır أَقْلِعِي قلع
7 ve gide ve azaldı/çekildi وَغِيضَ غيض
8 l-mau su الْمَاءُ موه
9 ve kudiye ve tamamlandı وَقُضِيَ قضي
10 l-emru emir الْأَمْرُ امر
11 vestevet ve seviyelendi وَاسْتَوَتْ سوي
12 ala üzerine عَلَى -
13 l-cudiyyi cudi الْجُودِيِّ -
14 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
15 bua'den uzaklık/kaybolma/yok olma بُعْدًا بعد
16 lilkavmi kavmine/toplumuna لِلْقَوْمِ قوم
17 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bulutların çekilmesi.**Gemi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

cûdi

Kavram 918

 918Cömertçe-bol bol bağışlayan bir yer, eli açık-cömert bir yer. Nûh'un gemisinin sular durulunca oturduğu yer.

11. Hûd Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

1538|11|67|وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ

Latin Literal

67. Ve ehazellezîne zalemûs sayhatu fe asbahû fî diyârihim câsimîn(câsimîne).

Türkçe Çeviri

Ve tuttu zulmetmiş257 kimseleri sayha839; öyle ki sabahladılar diyarlarında câsim899 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ehaze ve tuttu وَأَخَذَ اخذ
2 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
3 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
4 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
5 feesbehu öyle ki sabahladılar فَأَصْبَحُوا صبح
6 fi فِي -
7 diyarihim diyarlarında دِيَارِهِمْ دور
8 casimine câsim (olarak) جَاثِمِينَ جثم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sayha

Kavram 839

839Çığlık, feryat, bağırma.

Câsim

Kavram 899

899Çömelenler, tüneyenler, yüzüstü yatanlar, yüzükoyunlar, yüzükoyun sinenler, yüzüstü düşenler.

11. Hûd Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

1565|11|94|وَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَأَخَذَتِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دِيَٰرِهِمْ جَٰثِمِينَ

Latin Literal

94. Ve lemmâ câe emrunâ necceynâ ?uayben vellezîne âmenû meahu bi rahmetin minnâ ve ehazetillezîne zalemûssayhatu fe asbahû fî diyârihim câsimîn(câsimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki geldi emrimiz200 kurtardık Şuayb'ı ve onunla* birlikte iman47 etmiş kimseleri bir rahmetle271 bizden; ve tuttu zulmetmiş257 kimseleri sayha839; öyle ki sabahladılar diyarlarında câsim899 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
4 necceyna kurtardık نَجَّيْنَا نجو
5 şuayben Şuayb'ı شُعَيْبًا -
6 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
7 amenu iman ettiler امَنُوا امن
8 meahu onunla birlikte مَعَهُ -
9 birahmetin bir rahmetle بِرَحْمَةٍ رحم
10 minna bizden مِنَّا -
11 ve ehazeti ve tuttu وَأَخَذَتِ اخذ
12 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
13 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
14 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
15 feesbehu öyle ki sabahladılar فَأَصْبَحُوا صبح
16 fi فِي -
17 diyarihim diyarlarında دِيَارِهِمْ دور
18 casimine câsim جَاثِمِينَ جثم

Notlar

Not 1

*Şuayb'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Sayha

Kavram 839

839Çığlık, feryat, bağırma.

Câsim

Kavram 899

899Çömelenler, tüneyenler, yüzüstü yatanlar, yüzükoyunlar, yüzükoyun sinenler, yüzüstü düşenler.

11. Hûd Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1572|11|101|وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَمَآ أَغْنَتْ عَنْهُمْ ءَالِهَتُهُمُ ٱلَّتِى يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ لَّمَّا جَآءَ أَمْرُ رَبِّكَ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبِيبٍ

Latin Literal

101. Ve mâ zalemnâhum ve lâkin zalemû enfusehum fe mâ agnet anhum âlihetuhumulletî yed’ûne min dûnillâhi min şey’in lemmâ câe emru rabbik(rabbike), ve mâ zâdûhum gayre tetbîb(tetbîbin).

Türkçe Çeviri

Ve zulmetmiş257 değiliz onlara; velakin/fakat zulmettiler257 nefislerine201; öyle ki ganiyleştirir* değildi onları Allah’ın astından kulluk46 ettikleri ilâhları74 hiç bir şey; ne zaman ki geldi (senin) Rabbinin4 emri200; ve  ziyade etmiş değillerdi** onlara*** bir yıkım dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 zelemnahum zulmetmiş onlara ظَلَمْنَاهُمْ ظلم
3 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
4 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
5 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
6 fema öyle ki değildi فَمَا -
7 egnet ganiyleştir أَغْنَتْ غني
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 alihetuhumu ilahları الِهَتُهُمُ اله
10 lleti الَّتِي -
11 yed'une kulluk ettikleri يَدْعُونَ دعو
12 min مِنْ -
13 duni astından دُونِ دون
14 llahi Allah’ın اللَّهِ -
15 min hiç bir مِنْ -
16 şey'in şey شَيْءٍ شيا
17 lemma ne zaman ki لَمَّا -
18 ca'e geldi جَاءَ جيا
19 emru emri أَمْرُ امر
20 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
21 ve ma ve değildi وَمَا -
22 zaduhum ziyade eder onlara زَادُوهُمْ زيد
23 gayra dışında غَيْرَ غير
24 tetbibin bir yıkım تَتْبِيبٍ تبب

Notlar

Not 1

*Zenginleştirir.**Sözde ilâhları.***Kendi nefislerine zulmetmiş; şirk koşmuş müşriklere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

11. Hûd Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

1573|11|102|وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلْقُرَىٰ وَهِىَ ظَٰلِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُۥٓ أَلِيمٌ شَدِيدٌ

Latin Literal

102. Ve kezâlike ahzu rabbike izâ ehazel kurâ ve hiye zâlimeh(zâlimetun), inne ahzehû elîmun şedîd(şedîdun).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; tutuşudur (senin) Rabbinin4 tuttuğu zaman kentleri; (ki) ve o* bir zalimdir257; doğrusu O’nun** tutuşu şiddetli bir elimdir/acıklıdır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 ehzu tutuşudur أَخْذُ اخذ
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 iza zaman إِذَا -
5 ehaze tuttuğu zaman أَخَذَ اخذ
6 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
7 vehiye ve o* (kent) وَهِيَ -
8 zalimetun bir zalimdir ظَالِمَةٌ ظلم
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 ehzehu tutması O’nun أَخْذَهُ اخذ
11 elimun bir elim/acıklı أَلِيمٌ الم
12 şedidun bir şiddetli شَدِيدٌ شدد

Notlar

Not 1

*Kent.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

11. Hûd Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

1584|11|113|وَلَا تَرْكَنُوٓا۟ إِلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ فَتَمَسَّكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Latin Literal

113. Ve lâ terkenû ilellezîne zalemû fe temessekumun nâru ve mâ lekum min dûnillâhi min evliyâe summe lâ tunsarûn(tunsarûne).

Türkçe Çeviri

Ve dayanmayın* zulmetmiş257 kimselere doğru; öyle ki temas ettirirsin** kendinize ateşi834; ve yoktur sizlere Allah’ın astından hiçbir evliya212; sonra yardım edilmezsiniz***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 terkenu dayanmayın تَرْكَنُوا ركن
3 ila doğru إِلَى -
4 ellezine kimselere الَّذِينَ -
5 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
6 fetemessekumu öyle ki temas ettirirsin kendinize فَتَمَسَّكُمُ مسس
7 n-naru ateşi النَّارُ نور
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 lekum sizlere لَكُمْ -
10 min مِنْ -
11 duni astından دُونِ دون
12 llahi Allah’ın اللَّهِ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
15 summe sonra ثُمَّ -
16 la لَا -
17 tunsarune yardım edilmezsiniz تُنْصَرُونَ نصر

Notlar

Not 1

*Sırtınızı dayamayın.**Kendi kendinizi ateşe atarsınız.***Yüce Allah'ın astında destek olsun diye veliler edinmeye çalışanlara Rabbimiz yardım etmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Evliya, veli

Kavram 212

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

11. Hûd Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

1587|11|116|فَلَوْلَا كَانَ مِنَ ٱلْقُرُونِ مِن قَبْلِكُمْ أُو۟لُوا۟ بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْفَسَادِ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا قَلِيلًا مِّمَّنْ أَنجَيْنَا مِنْهُمْ وَٱتَّبَعَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَآ أُتْرِفُوا۟ فِيهِ وَكَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

Latin Literal

116. Fe lev lâ kâne minel kurûni min kablikum ûlû bakıyyetin yenhevne anil fesâdi fil ardı illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum, vettebeallezîne zalemû mâ utrifû fîhi ve kânû mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki keşke olsaydı sizlerden önceki kuşaklardan bir bakiye* sahipleri (ki) menederler fesattan265 yerde**; dışındadır az bir kimseden*** (ki) kurtardık onlardan; ve tabi oldu zulmetmiş257 kimseler içinde verildikleri lükse/bolluğa****; ve oldular mücrimler674.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felevla öyleki keşke فَلَوْلَا -
2 kane olmasaydı كَانَ كون
3 mine مِنَ -
4 l-kuruni kuşaklardan الْقُرُونِ قرن
5 min مِنْ -
6 kablikum sizlerden öncesinde قَبْلِكُمْ قبل
7 ulu sahipleri أُولُو اول
8 bekiyyetin bir bakiye بَقِيَّةٍ بقي
9 yenhevne menederler يَنْهَوْنَ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-fesadi fesattan الْفَسَادِ فسد
12 fi فِي -
13 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
16 mimmen kimseden مِمَّنْ -
17 enceyna kurtardık أَنْجَيْنَا نجو
18 minhum onlardan مِنْهُمْ -
19 vettebea ve tabi oldu وَاتَّبَعَ تبع
20 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
21 zelemu zulm ettiler ظَلَمُوا ظلم
22 ma مَا -
23 utrifu verildikleri lükse/bolluğa أُتْرِفُوا ترف
24 fihi kendisi içinde فِيهِ -
25 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
26 mucrimine mücrimler مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Pisliklerden temizlendikten sonra bakiye/geride kalan saf, tertemiz halislik.**Yeryüzünde.***Bakiye sahibi az bir kimse vardır. ****Kendilerine verilen bolluğu şirk koşmada kullandılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fesat çıkarmak

Kavram 265

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

12. Yusuf Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1617|12|23|وَرَٰوَدَتْهُ ٱلَّتِى هُوَ فِى بَيْتِهَا عَن نَّفْسِهِۦ وَغَلَّقَتِ ٱلْأَبْوَٰبَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ ٱللَّهِ إِنَّهُۥ رَبِّىٓ أَحْسَنَ مَثْوَاىَ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

23. Ve râvedethulletî huve fî beytihâ an nefsihî ve ğallekatil ebvâbe ve kâlet heyte lek(leke), kâle ma âzallâhi innehu rabbî ahsene mesvây(mesvâye), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve murad talep edendi* ona** nefsinden201 onun*** (ki) o**** evindeydi onun***** ; ve kilitledi* kapıları; ve dedi*: "Haydi gelsene sen"; dedi****: "Sığınanım Allah'a; doğrusu O****** Rabbimdir4; güzelleştirdi yerleşimimi; doğrusu O’dur*******; (ki) iflah olmaz zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rave dethu ve murad talep edendi ona وَرَاوَدَتْهُ رود
2 lleti الَّتِي -
3 huve o هُوَ -
4 fi فِي -
5 beytiha beytinde onun بَيْتِهَا بيت
6 an عَنْ -
7 nefsihi nefsinden onun نَفْسِهِ نفس
8 ve gallekati ve kilitledi وَغَلَّقَتِ غلق
9 l-ebvabe kapıları الْأَبْوَابَ بوب
10 ve kalet ve dedi وَقَالَتْ قول
11 heyte haydi gelsene هَيْتَ هيت
12 leke sen لَكَ -
13 kale dedi قَالَ قول
14 meaaze sığınanım مَعَاذَ عوذ
15 llahi Allah'a اللَّهِ -
16 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
17 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
18 ehsene güzelleştirdi أَحْسَنَ حسن
19 mesvaye yerleşimimi مَثْوَايَ ثوي
20 innehu doğrusu O’dur إِنَّهُ -
21 la لَا -
22 yuflihu iflah olmaz يُفْلِحُ فلح
23 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kadın.**Yusuf'a.***Yûsuf'un.****Yûsuf.*****Kadının.******Allah.*******Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

12. Yusuf Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

1669|12|75|قَالُوا۟ جَزَٰٓؤُهُۥ مَن وُجِدَ فِى رَحْلِهِۦ فَهُوَ جَزَٰٓؤُهُۥ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

75. Kâlû cezâuhu men vucide fî rahlihî fe huve cezâuh(cezâuhu), kezâlike neczîz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Cezası63 onun** kimseyedir (ki) bulundu (o***) onun**** eyer heybesinde; öyle ki onadır***** cezası63 onun**; işte böyledir; cezalandırırız63 zalimleri257******."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ceza'uhu cezası onun جَزَاؤُهُ جزي
3 men kimsedir (ki) مَنْ -
4 vucide bulundu وُجِدَ وجد
5 fi فِي -
6 rahlihi eyer heybesinde onun رَحْلِهِ رحل
7 fehuve öyle ki onadır فَهُوَ -
8 ceza'uhu cezası onun جَزَاؤُهُ جزي
9 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
10 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
11 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Müezzinler/duyurucular.**Hırsızlığın.***Çalınan.****Kimsenin.*****Kimseyedir.******Hırsızlığın zalimlik olduğu bildirilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

12. Yusuf Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

1673|12|79|قَالَ مَعَاذَ ٱللَّهِ أَن نَّأْخُذَ إِلَّا مَن وَجَدْنَا مَتَٰعَنَا عِندَهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّظَٰلِمُونَ

Latin Literal

79. Kâle maâzâllâhi en ne’huze illâ men vecednâ metâanâ indehû innâ izen le zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Sığınmadır Allah'a** (ki) tutarız dışında kimseyi (ki) bulduk metamızı54 onun*** indinde/yanında; doğrusu bizler o zaman mutlak zalimleriz257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 meaaze sığınmadır مَعَاذَ عوذ
3 llahi Allah'a اللَّهِ -
4 en أَنْ -
5 ne'huze tutarız نَأْخُذَ اخذ
6 illa dışında إِلَّا -
7 men kimseyi مَنْ -
8 vecedna bulduk وَجَدْنَا وجد
9 metaana metamızı مَتَاعَنَا متع
10 indehu onun indinde/yanında عِنْدَهُ عند
11 inna doğrusu bizler إِنَّا -
12 izen o zaman إِذًا -
13 lezalimune mutlak zalimleriz لَظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Azîz. Güç yetiren mahkeme yargıcı.**MaâzAllâh.***Kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

13. Ra'd Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1711|13|6|وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Latin Literal

6. Ve yesta’cilûneke bis seyyieti kablel haseneti ve kad halet min kablihimul mesulât(mesulâtu), ve inne rabbeke lezû magfiretin lin nâsi alâ zulmihim, ve inne rabbeke le şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari870*; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak sahibidir bir mağfiret319 insanlara; onların zulümlerine257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak şiddetlidir akıbetinde892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yestea'ciluneke ve acele ettirirler sana وَيَسْتَعْجِلُونَكَ عجل
2 bis-seyyieti kötülüğü بِالسَّيِّئَةِ سوا
3 kable önce قَبْلَ قبل
4 l-haseneti iyilikten الْحَسَنَةِ حسن
5 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablihimu onlardan önce قَبْلِهِمُ قبل
9 l-mesulatu misallari الْمَثُلَاتُ مثل
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
12 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
13 megfiratin bir mağfiret مَغْفِرَةٍ غفر
14 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
15 ala karşı عَلَىٰ -
16 zulmihim zulümlerine onların ظُلْمِهِمْ ظلم
17 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
18 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
19 leşedidu mutlak şiddetlidir لَشَدِيدُ شدد
20 l-ikabi akibeti الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*Azabın, helakın; kötü olanın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

14. İbrahim Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1761|14|13|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

13. Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler resûllerine418: "Mutlak çıkarırız675 sizleri yerimizden* ya da mutlak dönersiniz milletimize301"; öyle ki vahyetti603 onlara* Rableri4; "Mutlak helak ederiz zalimleri257.".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 lirusulihim resûllerine لِرُسُلِهِمْ رسل
5 lenuhricennekum mutlak çıkarırız sizleri لَنُخْرِجَنَّكُمْ خرج
6 min مِنْ -
7 erdina yerinizden أَرْضِنَا ارض
8 ev ya da أَوْ -
9 leteudunne mutlak dönersiniz لَتَعُودُنَّ عود
10 fi فِي -
11 milletina milletimize مِلَّتِنَا ملل
12 feevha öyle ki vahyetti فَأَوْحَىٰ وحي
13 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
14 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
15 lenuhlikenne mutlak helak ederiz لَنُهْلِكَنَّ هلك
16 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Resûllere.**Zalimlerin bulunduğu yer, topraklar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Millet

Kavram 301

301Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Müşriklerin ortak noktası. Kendi uyduruk milletlerine yani dini öğretilerine uymayanlara zulmederek yurtlarından çıkarmak. Tehdit etmek. Cebirle/tehditle kendi uyduruk dinlerine girmeye zorlamak. 

Kavram 675

675Kur'an'ın bütününe baktığımızda açık ve net olarak görürüz ki müşrikler kendilerine zulmettikleri gibi kendi milletlerinden yani dinî öğretilerine tabi olmayan kimselere de zulmederler. Tehditle kendi öğretilerine girmeye zorlarlar. Kabul etmeyenleri yurtlarından çıkarırlar. Sadece Kur'an demeyen ve kendini Muhammedî sanarak mezheplere tabi olan herkes müşriktir. Bu müşriklerin milleti de yani dinî öğretileri de aynıdır. Kendisine tabi olmayanları dövmek, hapsetmek. Namaz kılmayanı dövmek ve hapsetmek. Namaz kılıncaya kadar hapiste tutmak. Sözde dinlerinden çıkanları mürted ilan edip öldürmek.   

14. İbrahim Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

1770|14|22|وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

22. Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe veadekum va’del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrıhıyy(musrıhıyye), innî kefertu bi mâ eşrektumûni min kabl(kablu), innaz zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dedi şeytân29 ne zaman ki bitirildi/tamamlandı emir: "Doğrusu Allah vaat etti sizlere hak/gerçek vaadi; ve (ben de) vaat ettim sizlere; öyle ki ihtilafa düştüm* sizlere; ve olmuş değildir bana üzerinize hiç bir sultân660; dışındadır ki davet ederim sizleri; öyle ki cevap verirsiniz bana; öyle ki beni kınamayın/paylamayın; ve kınayın/paylayın kendi nefislerinizi201; değilim ben yardım çağıran sizlere; ve değilsiniz sizler yardım çağıranlar bana; doğrusu ben kâfirlik25 etmiştim şirk71 koşmanıza beni** önceden; doğrusu zalimler257 (ki) onlaradır bir elim*** azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 kudiye bitirildi/tamamlandı قُضِيَ قضي
5 l-emru emir الْأَمْرُ امر
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 veadekum vaat etti sizlere وَعَدَكُمْ وعد
9 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
10 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
11 ve veadtukum ve vaat ettim sizlere وَوَعَدْتُكُمْ وعد
12 feehleftukum öyle ki ihtilafa düştüm sizlere فَأَخْلَفْتُكُمْ خلف
13 vema ve değildir وَمَا -
14 kane olmuş كَانَ كون
15 liye bana لِيَ -
16 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
17 min hiç مِنْ -
18 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
19 illa dışındadır إِلَّا -
20 en ki أَنْ -
21 deavtukum davet ederim sizleri دَعَوْتُكُمْ دعو
22 festecebtum öyle ki cevap verirsiniz فَاسْتَجَبْتُمْ جوب
23 li bana لِي -
24 fela öyle ki فَلَا -
25 telumuni beni kınamayın/paylamayın تَلُومُونِي لوم
26 velumu ve kınayın/paylatın وَلُومُوا لوم
27 enfusekum kendi nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
28 ma değilim مَا -
29 ena ben أَنَا -
30 bimusrihikum yardım çağıran sizlere بِمُصْرِخِكُمْ صرخ
31 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
32 entum sizler أَنْتُمْ -
33 bimusrihiyye yardım çağıranlar bana بِمُصْرِخِيَّ صرخ
34 inni doğrusu ben إِنِّي -
35 kefertu kâfirlik etmiştim كَفَرْتُ كفر
36 bima بِمَا -
37 eşraktumuni şirk koşmanıza beni أَشْرَكْتُمُونِ شرك
38 min مِنْ -
39 kablu önceden قَبْلُ قبل
40 inne doğrusu إِنَّ -
41 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم
42 lehum onlaradır لَهُمْ -
43 azabun bir azab عَذَابٌ عذب
44 elimun elim أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Vaadi değiştirmek, bozmak, caymak.**Şeytân bile Yüce Allah'a kendisinin ortak koşulmasına karşı çıkmış zamanında. ***Acıklı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

14. İbrahim Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1775|14|27|يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّٰلِمِينَ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ

Latin Literal

27. Yusebbitullâhullezîne âmenû bil kavlis sâbiti fil hayâtid dunyâ ve fil âhıreh(âhıreti), ve yudıllullâhuz zâlimîne ve yef’alullâhu mâ yeşâ’(yeşâu).

Türkçe Çeviri

Sabitler* Allah iman47 etmiş kimseleri sabit** sözle dünya hayatında ve ahirette; ve dalalette128 bırakır Allah zalimleri257; ve faaliyete geçirir Allah dilediğini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbitu sabitler يُثَبِّتُ ثبت
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ellezine kimseleri (ki) الَّذِينَ -
4 amenu iman ettiler امَنُوا امن
5 bil-kavli söz ile بِالْقَوْلِ قول
6 s-sabiti sabit الثَّابِتِ ثبت
7 fi فِي -
8 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
9 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
10 ve fi ve وَفِي -
11 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
12 ve yudillu ve dalalette bırakır وَيُضِلُّ ضلل
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم
15 ve yef'alu ve faaliyete geçirir وَيَفْعَلُ فعل
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 ma مَا -
18 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا

Notlar

Not 1

*Güzel bir ağaç gibi yapar. Kararlı, kökleri sabit, göğe uzanan meyve veren dallarıyla. **Güzel bir ağaca benzeyen sözle, kelimeyle. Asla değişmeyen, kararlı bir sözle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

14. İbrahim Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

1782|14|34|وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

Latin Literal

34. Ve âtâkum min kulli mâ se’eltumûh(se’eltumûhu), ve in teuddû ni’metallâhi lâ tuhsûhâ,innel insâne le zalûmûn keffâr(keffârun).

Türkçe Çeviri

Ve verdi* sizlere sual** ettiğinizin her birinden; ve eğer adetleseniz*** Allah'ın nimetini757 sayamazsınız onu****; doğrusu insan mutlak zalimdir257; bir küfredendir422.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve atakum ve verdi sizlere وَاتَاكُمْ اتي
2 min مِنْ -
3 kulli her birinden كُلِّ كلل
4 ma مَا -
5 seeltumuhu sual ettiğinizden سَأَلْتُمُوهُ سال
6 ve in ve eğer وَإِنْ -
7 teuddu adetleseni/saysanız تَعُدُّوا عدد
8 nia'mete nimetini نِعْمَتَ نعم
9 llahi Allah'ın اللَّهِ -
10 la لَا -
11 tuhsuha sayamazsınız onu تُحْصُوهَا حصي
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 l-insane insan الْإِنْسَانَ انس
14 lezelumun mutlak zalimdir لَظَلُومٌ ظلم
15 keffarun bir küfredendir كَفَّارٌ كفر

Notlar

Not 1

*Allah.**Sorup istediğiniz.***Adet adet belirleseniz.****Nimetleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

Nimetler

Kavram 757

757Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

1790|14|42|وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَٰرُ

Latin Literal

42. Ve lâ tahsebennallâhe gâfilen ammâ ya’meluz zâlimûn(zâlimûne), innemâ yuahhıruhum li yevmin teşhasu fîhil ebsâr(ebsâru).

Türkçe Çeviri

Ve sakın düşünme (ki) Allah bir gâfildir310 yaptıklarından zalimlerin257; ancak ki öteler onları* bir güne (ki) donup kalır onda** bakışlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tehsebenne sakın düşünme (ki) تَحْسَبَنَّ حسب
3 llahe Allah'ı اللَّهَ -
4 gafilen bir gafil غَافِلًا غفل
5 amma عَمَّا -
6 yea'melu yaptıklarından يَعْمَلُ عمل
7 z-zalimune zalimlerin الظَّالِمُونَ ظلم
8 innema ancak ki إِنَّمَا -
9 yu'ehhiruhum öteler onları يُؤَخِّرُهُمْ اخر
10 liyevmin bir güne لِيَوْمٍ يوم
11 teşhasu donup kalar تَشْخَصُ شخص
12 fihi onda فِيهِ -
13 l-ebsaru bakışlar الْأَبْصَارُ بصر

Notlar

Not 1

*Zalimleri.**Günde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

14. İbrahim Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

1793|14|45|وَسَكَنتُمْ فِى مَسَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ ٱلْأَمْثَالَ

Latin Literal

45. Ve sekentum fî mesâkinillezîne zalemû enfusehum ve tebeyyene lekum keyfe fealnâ bihimve darabnâ lekumul emsâl(emsâle).

Türkçe Çeviri

Ve mesken edindiniz* kendi nefislerine201 zulmetmiş257 kimselerin meskenlerinde; ve beyan226 oldu sizlere* (ki) nasıl faaliyet ettik onlara**; ve darp ettik/ortaya koyduk sizlere* misaller870.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve sekentum ve mesken edindiniz وَسَكَنْتُمْ سكن
2 fi فِي -
3 mesakini meskenlerinde مَسَاكِنِ سكن
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
6 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
7 ve tebeyyene ve beyan oldu وَتَبَيَّنَ بين
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
10 fealna faaliyet ettik فَعَلْنَا فعل
11 bihim onlara بِهِمْ -
12 ve derabna ve darp ettik/ortaya koyduk وَضَرَبْنَا ضرب
13 lekumu sizlere لَكُمُ -
14 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل

Notlar

Not 1

*Resûller.**Kendi nefislerine zulmetmiş kimselere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

15. Hicr Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

1878|15|78|وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

Latin Literal

78. Ve in kâne ashâbul eyketi le zâlimîn (zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer* (ki) olduysa eyke1008 ashâbı mutlak zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vein ve eğer وَإِنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 eshabu ashâbı أَصْحَابُ صحب
4 l-eyketi eyke الْأَيْكَةِ -
5 lezalimine mutlak zalimler لَظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Madem ki.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Eyke ashâbı, yoldaşları.

Kavram 1008

1008Eyke koruluk, ağaçlık, fundalık, sık ormanlık, ağaç kümeleri demektir. Böyle bir bölgede yaşayan insanları işaret eder.  

16. Nahl Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

1927|16|28|ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

28. Ellezîne teteveffâhumul melâiketu zâlimî enfusihim fe elkavus seleme mâ kunnâ na’melu min sû’(sûin), belâ innallâhe alîmun bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Kimseleri (ki) vefat621 ettirir onları melekler522; zalimlerdir257* kendi nefislerine201; öyle ki karşılaştılar* (meleklerle) selam** (-da); (derler) "Olmuş değildik yapar hiçbir kötülük***"; evet; doğrusu Allah bir bilendir yapar**** olduğunuzu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 teteveffahumu vefat ettirir onları تَتَوَفَّاهُمُ وفي
3 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
4 zalimi zalimlerdir ظَالِمِي ظلم
5 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
6 feelkavu öyle ki karşılaştılar فَأَلْقَوُا لقي
7 s-seleme selam (-da) السَّلَمَ سلم
8 ma değiliz مَا -
9 kunna olmuş كُنَّا كون
10 nea'melu yapar نَعْمَلُ عمل
11 min hiçbir مِنْ -
12 su'in kötülük سُوءٍ سوا
13 bela evet بَلَىٰ -
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 alimun bir bilendir عَلِيمٌ علم
17 bima بِمَا -
18 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
19 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*O kimseler.**Tam ve mutlak bir teslimiyette.***Tam teslimiyet halinde doğruyu söylemektedirler. Anlarız ki zalimler yaptıkları zalimliğin farkında değillerdir. En büyük zulüm olan şirk günahını işleyen ve müşrik olan bu kimseler aldanmıştır. Aldatılmıştır. ****Yüce Allah açık ve net olarak farkında olmamanın yapılan kötülüklerin bahanesi olamayacağını bildirmektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Vefat melekleri.

Kavram 522

522Ölümün hemen öncesi bilinci beyinden ayıran şerefli elçiler. Kendilerine verilen görevleri eksiksiz yaparlar. Ölüm melekleridirler. Kur'an'dan anlarız ki vefat eden kimse bu meleklerle konuşmaktadır. Cibrîl benzeri şerefli elçiler olan bu melekler evrenin bir üst boyunda bulunurlar. Evrenin her noktasına ve anına/zamanına kendilerine verilen görevi gerçekleştirmek için ulaşabilirler.  

Vefat

Kavram 621

621Vefat ölümden farklıdır. Bilincin aktif olduğu beynin korteks kısmının işlevlerinin talamus tarafından devreden çıkarılmasıdır. İlkel işlevler devam eder. Soluma, kalp atışı vb. Yüce Allah uykunun bir vefat olduğunu bizlere bildirmiştir. Ölüm gerçekleşmeden önce mutlaka vefat gerçekleşir. Her vefat ölümle sonlanmaz. Yüce Allah yolunda katledilenlerin ve müminlerin ölmeden vefat ettirildiği Kur'an'ımızda bizlere bildirilmiştir. Resûl Îsâ'nın da vefat ettirildiği ancak ölmediği ortadadır. Bu kimseler Rableri indinde rızıklandırılırlar.  6:60 ayetinde "...sonra diriltir sizleri orada.." buyrulmuştur. Orada kelimesi yeri/arzı/yeryüzünü işaret eder. Anlaşılır ki uykudaki vefat sürecinde bilincin kaybolmasını ve geri yüklenmesini sağlayan talamus bölgesi kuantum seviyesinde yeri de kapsayan evrenle direkt olarak ilişkilidir.  

16. Nahl Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1932|16|33|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

33. Hel yanzurûne illâ en te’tiyehumul melâiketu ev ye’tiye emru rabbik(rabbike), kezâlike fe alellezîne min kablihim, ve mâ zalemehumullâhu ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Bakarlar* mı dışında ki gelir onlara melekler48 ya da gelir emri** (senin) Rabbinin4?; işte böyledir; faaliyet etti*** onlardan önceki kimseler (de); ve zulmetmiş257 değildi onlara Allah; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel mi? هَلْ -
2 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر
3 illa dışına إِلَّا -
4 en ki أَنْ -
5 te'tiyehumu gelir onlara تَأْتِيَهُمُ اتي
6 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
7 ev ya da أَوْ -
8 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
9 emru emri أَمْرُ امر
10 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 feale faaliyete geçer فَعَلَ فعل
13 ellezine kimseler (de) الَّذِينَ -
14 min مِنْ -
15 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
16 ve ma ve değildi وَمَا -
17 zelemehumu zulmetmiş onlara ظَلَمَهُمُ ظلم
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
20 kanu oldular كَانُوا كون
21 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
22 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Beklerler mi?**Azap. ***Aynı şekilde davrandılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

16. Nahl Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1940|16|41|وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

41. Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû li nubevvi ennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) hicret355 ettiler Allah’ta* zulmedildikleri257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
3 fi فِي -
4 llahi Allah’ta اللَّهِ -
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 zulimu zulmedildikleri ظُلِمُوا ظلم
9 lenubevviennehum mutlak yerleştiririz onları لَنُبَوِّئَنَّهُمْ بوا
10 fi فِي -
11 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
12 haseneten bir güzel (-le) حَسَنَةً حسن
13 veleecru ve mutlak ki ecri وَلَأَجْرُ اجر
14 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
15 ekberu daha büyüktür أَكْبَرُ كبر
16 lev şayet لَوْ -
17 kanu onlar كَانُوا كون
18 yea'lemune bilselerdi يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Fi edatı "içinde" demektir. "Allah'ta" demek Allah'ın yolunun içinde, Allah'ın yolunun üzerinde demektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hicret etmek.

Kavram 355

355Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

16. Nahl Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1960|16|61|وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Latin Literal

61. Ve lev yuâhızullâhun nâse bi zulmihim mâ tereke aleyhâ min dâbbetin ve lâkin yuahhıruhum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), fe izâ câe eceluhum lâ yeste’hırûne sâaten ve lâ yestakdimûn(yestakdimûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet tutsaydı Allah insanları zulümleriyle257; terk eder* değildi üzerinde onun** hiçbir dâbbe599; velakin/fakat öteler*** onları belirlenmiş bir ecele kadar; öyle ki geldiği zaman ecelleri onların ötelenmezler bir saat****; ve kademe***** alamazlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 yu'ahizu tutsaydı يُؤَاخِذُ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 n-nase insanları النَّاسَ نوس
5 bizulmihim zulümleriyle بِظُلْمِهِمْ ظلم
6 ma değildi مَا -
7 terake terk eder تَرَكَ ترك
8 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
9 min hiçbir مِنْ -
10 dabbetin dâbbe دَابَّةٍ دبب
11 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
12 yu'ehhiruhum öteler onları يُؤَخِّرُهُمْ اخر
13 ila kadar إِلَىٰ -
14 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
15 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
16 feiza öyle ki فَإِذَا -
17 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
18 eceluhum ecelleri onların أَجَلُهُمْ اجل
19 la لَا -
20 yeste'hirune ötelenmezler يَسْتَأْخِرُونَ اخر
21 saaten bir saat سَاعَةً سوع
22 ve la ve وَلَا -
23 yestekdimune kademe alamazlar يَسْتَقْدِمُونَ قدم

Notlar

Not 1

*Geride bırakır.**Yerin/yeryüzünün.***Allah.****An, zaman.****Kıdemlenemezler, gelişemezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Dâbbe

Kavram 599

599Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

16. Nahl Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

1984|16|85|وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ٱلْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

Latin Literal

85. Ve izâ raellezîne zalemûl azâbe fe lâ yuhaffefuanhum ve lâ hum yunzarûn(yunzarûne).

Türkçe Çeviri

Ve gördüğü zaman zulmetmiş257 kimseler azabı; öyle ki hafifletilmez* onlardan; ve onlar göz açtırılmazlar**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raa gördüğü رَأَى راي
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
5 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
6 fela öyle ki فَلَا -
7 yuhaffefu hafifletilmez يُخَفَّفُ خفف
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 ve la ve وَلَا -
10 hum onlar هُمْ -
11 yunzerune göz açtırılmazlar يُنْظَرُونَ نظر

Notlar

Not 1

*Azap.**Derhal azaba sunulurlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

16. Nahl Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

2010|16|111|يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

111. Yevme te’tî kullu nefsin tucâdilu an nefsihâ ve tuveffâ kullu nefsin mâ amilet ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) gelir her bir nefis201; (ki) mücadele eder kendi nefsi201 hakkında; ve tamamlanır her bir nefse201 yaptığı; ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 te'ti gelir تَأْتِي اتي
3 kullu her كُلُّ كلل
4 nefsin bir nefis نَفْسٍ نفس
5 tucadilu mücadele eder تُجَادِلُ جدل
6 an hakkında عَنْ -
7 nefsiha kendi nefsi نَفْسِهَا نفس
8 ve tuveffa ve tamamlanır وَتُوَفَّىٰ وفي
9 kullu her كُلُّ كلل
10 nefsin bir nefse نَفْسٍ نفس
11 ma مَا -
12 amilet yaptığı عَمِلَتْ عمل
13 ve hum ve onlara وَهُمْ -
14 la asla لَا -
15 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

16. Nahl Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

2012|16|113|وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

113. Ve lekad câehum resûlun minhum fe kezzebûhu fe ehazehumul azâbu ve hum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun geldi onlara bir resûl418 kendilerinden*; öyle ki yalanladılar onu**; öyle ki tuttu onları azap; ve onlar zalimlerdi257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar فَكَذَّبُوهُ كذب
6 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
7 l-azabu azap الْعَذَابُ عذب
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 zalimune zalimlerdi ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kendileri gibi aynı kentte yaşayan, aynı dili konuşan.**Resûlü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

16. Nahl Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

2017|16|118|وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

118. Ve alellezîne hâdû harremnâ mâ kasasnâ aleyke min kabl(kablu), ve mâ zalemnâhum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve yahudileşmiş267 kimselere haram kıldık kıssalaştırdığımızı430 sana önceden; ve zulmeder257 değildik onlara; velakin/fakat oldular kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ala ve karşı وَعَلَى -
2 ellezine kimselere (ki) الَّذِينَ -
3 hadu yahudileşti هَادُوا هود
4 harramna haram kıldık حَرَّمْنَا حرم
5 ma مَا -
6 kasasna kıssalaştırdığımızı قَصَصْنَا قصص
7 aleyke sana عَلَيْكَ -
8 min مِنْ -
9 kablu önceden قَبْلُ قبل
10 ve ma ve değildik وَمَا -
11 zelemnahum zulmeder onlara ظَلَمْنَاهُمْ ظلم
12 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
13 kanu oldular كَانُوا كون
14 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
15 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Yahudileşmek

Kavram 267

267Sadece Tevrat'a tabi olmuş. Tek tanrıcı. Şirke girmemiş. Talmud kitaplarına uyarak sapmamış, müşrik olmamış. Günümüzdeki Yahudilerle uzaktan yakında ilgisi yoktur.

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

17. İsrâ Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

2060|17|33|وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا

Latin Literal

33. Ve lâ taktulûn nefselletî harremallâhu illâ bil hakk(hakkı), ve men kutile mazlûmen fe kad cealnâ li veliyyihî sultânen fe lâ yusrif fîl katl(katli), innehu kâne mensûrâ(mensûran).

Türkçe Çeviri

Ve katletmeyin35 nefsi201 ki haram kıldığıdır Allah'ın; dışındadır hakla/gerçekle (olması); ve kim katletti201 bir zalimlik257 (-le); öyle ki muhakkak yaptık velisine28 onun* bir sultân660; öyle ki israf etmesin** katletmede257***; doğrusu o oldu bir yardım edilen.

Notlar

Not 1

*Katledilen kimsenin.**Ölçüyü aşmasın, taşmasın.***Fi edatı içinde demektir. Katletme içinde demektir. Anlarız ki katledilen kimsenin velisine affetme yetkisi verilmemiştir. Katleden kimse yine katledilecektir. Ancak katletmenin çok sayıda yöntemi vardır. İşkence yaparak da katletme olabilir. Rabbimiz katleden kimsenin nasıl katledileceği yöntemini belirleme yetkisini katledilen kimsenin velisine bir sultân olarak vermiştir. Sınırı da aşmaması gerektiğini bildirmiştir. Şerefli Kur'an kısası öncelemektedir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

17. İsrâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2074|17|47|نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

Latin Literal

47. Nahnu a’lemu bimâ yestemiûne bihî iz yestemiûne ileyke ve iz hum necvâ iz yekûluz zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).

Türkçe Çeviri

Biz daha iyi bileniz işittiklerini kendisini; işitirlerken seni ve onlar fısıldaşanlarken; derlerken zalimler257: "Değilsiniz tabi olur sihre283 kaptırılan bir adam dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nehnu biz نَحْنُ -
2 ea'lemu daha iyi bileniz أَعْلَمُ علم
3 bima بِمَا -
4 yestemiune işittiklerini يَسْتَمِعُونَ سمع
5 bihi kendisini بِهِ -
6 iz إِذْ -
7 yestemiune işitirlerken يَسْتَمِعُونَ سمع
8 ileyke seni إِلَيْكَ -
9 ve iz ve وَإِذْ -
10 hum onlar هُمْ -
11 necva fısıldaşanlarken نَجْوَىٰ نجو
12 iz إِذْ -
13 yekulu derlerken يَقُولُ قول
14 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
15 in değilsiniz إِنْ -
16 tettebiune tabi olur تَتَّبِعُونَ تبع
17 illa dışında إِلَّا -
18 raculen bir adam رَجُلًا رجل
19 meshuran sihre kapılmış مَسْحُورًا سحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

17. İsrâ Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2086|17|59|وَمَا مَنَعَنَآ أَن نُّرْسِلَ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّآ أَن كَذَّبَ بِهَا ٱلْأَوَّلُونَ وَءَاتَيْنَا ثَمُودَ ٱلنَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا۟ بِهَا وَمَا نُرْسِلُ بِٱلْءَايَٰتِ إِلَّا تَخْوِيفًا

Latin Literal

59. Ve mâ meneanâ en nursile bil âyâti illâ en kezzebe bihel evvelûn(evvelûne), ve âteynâ semûden nâkate mubsıraten fe zalemû bihâ, ve mâ nursilu bil âyâti illâ tahvîfâ(tahvîfen).

Türkçe Çeviri

Ve menetmiş* değildir bizi ki göndeririz ayetleri237; ancak ki yalanladı195 onu** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi672 bir bakılan/görülen***; öyle ki zulmettiler257 ona****; ve gönderir değiliz ayetleri237 bir korkutma***** dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 meneana menetmiş bizi مَنَعَنَا منع
3 en ki أَنْ -
4 nursile göndeririz نُرْسِلَ رسل
5 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
6 illa dışında إِلَّا -
7 en ki أَنْ -
8 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
9 biha onu بِهَا -
10 l-evvelune evvelkiler الْأَوَّلُونَ اول
11 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
12 semude Semud'a ثَمُودَ -
13 n-nakate dişi deveyi النَّاقَةَ نوق
14 mubsiraten görülen مُبْصِرَةً بصر
15 fezelemu öyle ki zulmettiler فَظَلَمُوا ظلم
16 biha ona بِهَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 nursilu gönderir نُرْسِلُ رسل
19 bil-ayati ayetleri بِالْايَاتِ ايي
20 illa dışında إِلَّا -
21 tehvifen bir korkutma تَخْوِيفًا خوف

Notlar

Not 1

*Nebi ve Muhammed resûle de ayetler/mucizeler gönderebiliriz; buna bir engel yoktur ancak evvelkilerin yalanlaması da bir göstergedir ki bu yöntemden insanlar anlamıyor. **Ayeti.***Gözle görülen, bakılan.****Dişi deveye.*****Ayetlerin tecelli etmesi insanlarda korku da oluşturur. Bir şok yaşatır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın dişi devesi.

Kavram 672

672Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

2098|17|71|يَوْمَ نَدْعُوا۟ كُلَّ أُنَاسٍۭ بِإِمَٰمِهِمْ فَمَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَقْرَءُونَ كِتَٰبَهُمْ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا

Latin Literal

71. Yevme ned’û kulle unâsin bi imâmihim, fe men ûtiye kitâbehû bi yemînihî fe ulâike yakreûne kitâbehum ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) çağırırız insanların hepsini imamıyla884* onların; öyle ki kime verildi kitabı** onun sağıyla*** onun; öyle ki bunlar ikra815 ederler kendilerinin kitabını**; ve zulmedilmez257 onlara bir fitil137 (kadar).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 ned'u çağırırız نَدْعُو دعو
3 kulle hepsini كُلَّ كلل
4 unasin insanların أُنَاسٍ انس
5 biimamihim imamıyla onların بِإِمَامِهِمْ امم
6 femen öyle ki kime فَمَنْ -
7 utiye verildi أُوتِيَ اتي
8 kitabehu kitabı onun كِتَابَهُ كتب
9 biyeminihi sağıyla onun بِيَمِينِهِ يمن
10 feulaike öyle ki bunlar فَأُولَٰئِكَ -
11 yekra'une ikra ederler يَقْرَءُونَ قرا
12 kitabehum kendilerinin kitabını كِتَابَهُمْ كتب
13 ve la ve وَلَا -
14 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم
15 fetilen bir fitil فَتِيلًا فتل

Notlar

Not 1

*O insan grubuna gönderilmiş olan kutsal kitapla. Zeburlar, Tevrât, İncîl ve şerefli Kur'an gönderildikleri kimselerin imamıdır. 11:17 ayetine bak.**Rabbimizin gerekçeli kararını, hükmünü de içeren mahkeme dosyasını/kitabını. Bu kitapta her şey eksiksiz bulunur. ***Hayrıyla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Bir fitil/bir sicim

Kavram 137

137Evrenimizin en küçük yapıtaşı 1.6x10-35 metre uzunluğunda, ipliksi, fitil benzeri titreşen bir sicimdir. İpliksi, fitil benzeri yapılardır.Kur'an’da yüce Allah evrendeki en küçük yapının sicim (kıvrılmış-fitil, ‘string’) olduğunu işaret etmektedir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

İkra, ikra

Kavram 815

815Oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret.

imam, imam olan Kur'an, imam olan Tevrât, imam olan kitap.

Kavram 884

884Liderlik eden, bir yolda önderlik eden, yönelilen. Yüce Rabbimiz 11:17 ayetinde Mûsâ'nın kitabının yani Tevrât'ın bir imam ve bir rahmet olduğunu bizlere bildirmiştir. Mutlak ki Kur'an da bir imamdır. İnsanlar imam olarak sadece kutsal kitapları takip etmelidir. İnsanlardan bazılarını imam kabul edip onun peşinden gidenler hüsrandadır. Gerçek müminlerin liderleri, önderleri imamları sadece Kur'an'dır.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2109|17|82|وَنُنَزِّلُ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ مَا هُوَ شِفَآءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا خَسَارًا

Latin Literal

82. Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ(hasâran).

Türkçe Çeviri

Ve indirdik Kur’ân’dan850 (ki) neyse o* bir şifadır ve rahmettir271 müminlere27**;ve ziyade etmez zalimlere257 bir hasar*** dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nunezzilu ve indirdik وَنُنَزِّلُ نزل
2 mine مِنَ -
3 l-kurani Kur’an’dan الْقُرْانِ قرا
4 ma neyse مَا -
5 huve o هُوَ -
6 şifa'un bir şifadır شِفَاءٌ شفي
7 ve rahmetun ve rahmettir وَرَحْمَةٌ رحم
8 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن
9 vela ve وَلَا -
10 yezidu ziyade etmez يَزِيدُ زيد
11 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
12 illa dışında إِلَّا -
13 hasaran bir hasar خَسَارًا خسر

Notlar

Not 1

*Kur’ân.**Kur’ân sadece müminlere bir şifa ve rahmettir.***Zalimler müşriklerdir. Sadece Kur'ân demeyenlerin, Kur'ân bize yeter demeyenlerin kalplerinde hasar yaratır şerefli Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

17. İsrâ Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

2126|17|99|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّ ٱللَّهَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ أَجَلًا لَّا رَيْبَ فِيهِ فَأَبَى ٱلظَّٰلِمُونَ إِلَّا كُفُورًا

Latin Literal

99. E ve lem yerev ennallâhellezî halakas semâvâti vel arda kâdirun alâ en yahluka mislehum ve ceale lehum ecelen lâ reybe fîh(fîhi), fe ebâz zalimûne illâ kufûrâ(kufûren).

Türkçe Çeviri

Ve hiç görmezler mi ki Allah yaratandır gökleri ve yeri; bir Kadîr'dir177 ki yaratmaya mislini870 onların*; ve yaptı onlara* bir ecel**; yoktur şüphe onda***; öyle ki geri çevirir**** zalimler257 ancak bir kâfir25 (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve أَوَلَمْ -
2 yerav hiç görmezler mi يَرَوْا راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 llezi ki الَّذِي -
6 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
7 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
8 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
9 kadirun bir Kadîr’dir قَادِرٌ قدر
10 ala عَلَىٰ -
11 en ki أَنْ -
12 yehluka yaratmaya يَخْلُقَ خلق
13 mislehum misli onların مِثْلَهُمْ مثل
14 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
15 lehum onlara لَهُمْ -
16 ecelen bir ecel أَجَلًا اجل
17 la yoktur لَا -
18 raybe şüphe رَيْبَ ريب
19 fihi onda فِيهِ -
20 feeba öyle ki geri çevirir فَأَبَى ابي
21 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
22 illa ancak إِلَّا -
23 kufuran bir kâfir كُفُورًا كفر

Notlar

Not 1

*Başka gökler ve yerler. Paralel evrenler. Hatta farklı paralel evren grupları.**Gökler ve yerin bir eceli vardır. Evrenimiz ve paralel evrenler bir süre sonra sonlanacaktır. Sonludur. ***Ecel mutlaka gelir.****Aktif, kararlı, hatta onur/ego içeren bir reddetme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

18. Kehf Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

2153|18|15|هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمُنَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِم بِسُلْطَٰنٍۭ بَيِّنٍ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا

Latin Literal

15. Hâulâi kavmunettehazû min dûnihî âliheh(âliheten), lev lâ ye’tûne aleyhim bi sultânin beyyin(beyyinin), fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi kezibâ(keziben).

Türkçe Çeviri

"Şunlar kavmimizdir/toplumumuzdur (ki) edindiler O'nun* astında ilâhlar74; şayet (ki) gelmezler** onlara*** apaçık bir sultânla660; öyle ki kim daha zalimdir257 Allah'a karşı bir yalan iftira402 atan kimseden."

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:15.&nbsp;“İşte bunlar, O’nun yanı sıra ilahlar edinenler bizim halkımızdır. Onların ilahlığını gösteren açık bir yetki belgesi getirselerdi ya! Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”18:15.&nbsp;Those (are) Our nation they took from other than Him gods, if only they come on them with a proof/authority , clear/shown/explained, so who (is) more unjust/oppressive than who fabricated/cut and split on (about) God lies/denials/falsifications?</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ha'ula'i şunlar هَٰؤُلَاءِ -
2 kavmuna kavmimiz قَوْمُنَا قوم
3 ttehazu edindiler اتَّخَذُوا اخذ
4 min مِنْ -
5 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
6 aliheten ilahlar الِهَةً اله
7 levla gerekmez mi? لَوْلَا -
8 ye'tune gelmeleri يَأْتُونَ اتي
9 aleyhim onların عَلَيْهِمْ -
10 bisultanin bir delille/yetkiyle بِسُلْطَانٍ سلط
11 beyyinin apaçık بَيِّنٍ بين
12 fe men öyle ki, kim فَمَنْ -
13 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
14 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
15 ftera iftira atan افْتَرَىٰ فري
16 ala karşı عَلَى -
17 llahi Allah'a اللَّهِ -
18 keziben bir yalan كَذِبًا كذب

Notlar

Not

Bu ayette gençler kendi kavimleri haricinde başka bir gruba kavimlerinin durumunu anlatmaktadırlar. Kavimlerini şikâyet etmektedirler. Apaçık bir delil (yetki) olmadan Allah’a karşı bir yalan iftira eden kimsenin zalim bir kimse olduğunu bildirmektedirler. Gençler şeytanın aldatması hakkında bizleri bilgilendirmektedir. Şirk konusu çok ama çok önemlidir. Yüce Allah'ın affetmem dediği bu günahın ne olduğunu iyi anlamak gereklidir.Bak; https://kuranmucizeler.com/sirk-nedir

Not 1

*Allah'ın.**Sözde ilâhlar.***Kavimdeki/toplumdaki insanlara.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

18. Kehf Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

2167|18|29|وَقُلِ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَآءَ فَلْيُؤْمِن وَمَن شَآءَ فَلْيَكْفُرْ إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَإِن يَسْتَغِيثُوا۟ يُغَاثُوا۟ بِمَآءٍ كَٱلْمُهْلِ يَشْوِى ٱلْوُجُوهَ بِئْسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتْ مُرْتَفَقًا

Latin Literal

29. Ve kulil hakku min rabbikum fe men şâe fel yu’min ve men şâe fel yekfur innâ a’tednâ liz zâlimîne nâren ehâta bihim surâdikuhâ, ve in yestegîsû yugâsû bi mâin kel muhli yeşvîl vucûh(vucûhe), bi’seş şerab(şerabu) ve sâet murtefekâ(murtefekan).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hak/gerçek Rabbinizdendir4; öyle ki kim diledi; öyle ki iman47 etsin; ve kim diledi öyle ki kâfirlik25 etsin"; doğrusu biz hazırladık zalimlere257 bir ateş834; sarmıştır onları onun* duman katmanı** ; ve eğer yardım isterlerse yardım edilirler ağır metal akışkanı*** gibi bir maiyle**** kavurur/kızartır yüzleri; ne sefil bir içecek oldu; ve ne kötü bir refakat/dayanma/ağırlama yeri oldu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
3 min مِنْ -
4 rabbikum Rabbinizdendir رَبِّكُمْ ربب
5 femen öyle ki kim فَمَنْ -
6 şa'e diledi شَاءَ شيا
7 felyu'min öyle ki iman etsin فَلْيُؤْمِنْ امن
8 ve men ve kim وَمَنْ -
9 şa'e diledi شَاءَ شيا
10 felyekfur öyle ki kâfirlik etsin فَلْيَكْفُرْ كفر
11 inna doğrusu biz إِنَّا -
12 ea'tedna hazırladık أَعْتَدْنَا عتد
13 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
14 naran bir ateş نَارًا نور
15 ehata sarmıştır أَحَاطَ حوط
16 bihim onları بِهِمْ -
17 suradikuha duman katmanı onun سُرَادِقُهَا سردق
18 ve in ve eğer وَإِنْ -
19 yestegisu yardım isteseler يَسْتَغِيثُوا غوث
20 yugasu yardım edilirler يُغَاثُوا غوث
21 bimain bir suyla بِمَاءٍ موه
22 kalmuhli ağır akışkan gibi كَالْمُهْلِ مهل
23 yeşvi kavurur/kızartır يَشْوِي شوي
24 l-vucuhe yüzleri الْوُجُوهَ وجه
25 bi'se ne sefil oldu بِئْسَ باس
26 ş-şerabu bir içecek الشَّرَابُ شرب
27 ve sa'et ve ne kötü/yıkım وَسَاءَتْ سوا
28 murtefekan refakat/dayanma/dinlenme yeri مُرْتَفَقًا رفق

Notlar

Not 1

*Ateşin.**Hâviyenin (karadeliğin) akresyon diski olan hutameden fırlayan gaz/toz ejaktaları.***Demir veya bakır gibi ağır metallerin ağır şekilde akan sıvı hallerine benzer. Bu ejaktalar sekarın atmosferine girdiklerinde ısınırlar ve ağır metaller erir. Yağmur yağar ancak bu yağmur erimiş ağır metal yağmurları şeklinde olur.****Sıvıyla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

18. Kehf Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

2173|18|35|وَدَخَلَ جَنَّتَهُۥ وَهُوَ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ قَالَ مَآ أَظُنُّ أَن تَبِيدَ هَٰذِهِۦٓ أَبَدًا

Latin Literal

35. Ve dehale cennetehu ve huve zâlimun li nefsih(nefsihî), kâle mâ ezunnu en tebîde hâzihî ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve girdi cennetine* -ve o bir zalimdi257 kendi nefsine201- dedi**: "Zanneder değilim ki yok olur bu*** ebediyen."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 cennetehu cennetine جَنَّتَهُ جنن
3 vehuve o وَهُوَ -
4 zalimun bir zalimdi ظَالِمٌ ظلم
5 linefsihi kendi nefsine لِنَفْسِهِ نفس
6 kale dedi قَالَ قول
7 ma değilim مَا -
8 ezunnu zanneder أَظُنُّ ظنن
9 en ki أَنْ -
10 tebide yok olur تَبِيدَ بيد
11 hazihi bu هَٰذِهِ -
12 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Bahçesine.**Zalim kimse.***Bahçe.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

18. Kehf Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2187|18|49|وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيْلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلْكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحْصَىٰهَا وَوَجَدُوا۟ مَا عَمِلُوا۟ حَاضِرًا وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَدًا

Latin Literal

49. Ve vudıal kitâbu fe terel mucrimîne muşfikîne mimmâ fîhi ve yekûlûne yâ veyletenâ mâli hâzel kitâbi lâ yugâdiru sagîreten ve lâ kebîreten illâ ahsâhâ, ve vecedû mâ amilû hâdırâ(hâdıren), ve lâ yazlimu rabbuke ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

Ve konuldu kitap*; öyle ki görürsün mücrimleri674 korkanlardır/endişelenenlerdir ondakinden**; ve derler***: "Eyvah bize! Nedir (olan) bu kitaba* (ki) geride bırakmıyor bir küçük ve ne de bir büyük; dışındadır sayar onu; ve buldular yaptıklarını bir hazır (olarak); ve zulmetmez257 (senin) Rabbin4 birisine.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vudia ve konuldu وَوُضِعَ وضع
2 l-kitabu kitap الْكِتَابُ كتب
3 fe tera öyle ki görürsün فَتَرَى راي
4 l-mucrimine mücrimleri الْمُجْرِمِينَ جرم
5 muşfikine korkanlar/endişelenenler مُشْفِقِينَ شفق
6 mimma مِمَّا -
7 fihi ondakinden فِيهِ -
8 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
9 ya veyletena eyvah bize يَا وَيْلَتَنَا -
10 mali nedir (olan) مَالِ -
11 haza bu هَٰذَا -
12 l-kitabi kitaba الْكِتَابِ كتب
13 la لَا -
14 yugadiru geride bırakmıyor يُغَادِرُ غدر
15 sagiraten bir küçük صَغِيرَةً صغر
16 ve la ve ne de وَلَا -
17 kebiraten bir büyük كَبِيرَةً كبر
18 illa dışındadır إِلَّا -
19 ehsaha sayar onu أَحْصَاهَا حصي
20 ve vecedu ve buldular وَوَجَدُوا وجد
21 ma مَا -
22 amilu yaptıklarını عَمِلُوا عمل
23 hadiran bir hazır حَاضِرًا حضر
24 ve la ve وَلَا -
25 yezlimu zulmetmez يَظْلِمُ ظلم
26 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
27 ehaden birisine أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Ahiret evrenindeki dağsız, dümdüz gezegende saflar halinde dizilen insanlara amel kitapları gösterilmektedir.**Kitabın içeriğinden.***Kendilerine zulmetmiş, şirk koşmuş kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

18. Kehf Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2188|18|50|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۢ بِئْسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلًا

Latin Literal

50. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), kâne minel cinni fe feseka an emri rabbih(rabbihî), e fe tettehızûnehu ve zurriyyetehû evliyâe min dûnî ve hum lekum aduvv(aduvvun), bi’se liz zâlimîne bedelâ(bedelen).

Türkçe Çeviri

Ve dediğimiz zaman meleklere48; secde70 edin Âdem'e50; öyle ki secde70 ettiler iblîs190 dışında; oldu* cinden210; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin4 emrinden; öyle ki onu** ve onun*** zürriyetini380 evliya212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar**** sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa dışında إِلَّا -
8 iblise iblis إِبْلِيسَ -
9 kane oldu كَانَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
12 fe fe seka öyle ki fasık oldu/saptı فَفَسَقَ فسق
13 an عَنْ -
14 emri emrinden أَمْرِ امر
15 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
16 efetettehizunehu öyle ki edinir misiniz onu أَفَتَتَّخِذُونَهُ اخذ
17 ve zurriyyetehu ve onun zürriyetini/neslini/soyunu وَذُرِّيَّتَهُ ذرر
18 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
19 min مِنْ -
20 duni astımdan دُونِي دون
21 vehum ve onlar وَهُمْ -
22 lekum sizlere لَكُمْ -
23 aduvvun düşmanlık etti عَدُوٌّ عدو
24 bi'se perişan/sefil oldu بِئْسَ باس
25 lizzalimine zalimler için لِلظَّالِمِينَ ظلم
26 bedelen bir bedel/karşılık بَدَلًا بدل

Notlar

Not 1

*İblîs.**İblîsi.***İblîsin.****İblîs ve zürriyeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Âdem, Adem

Kavram 50

50Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti. 

Secde; genel tanım.

Kavram 70

70Yaratılış özelliğiyle diz çöküp boyun eğmek.

iblîs

Kavram 190

190Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan bir varlık. Kendisini daha üstün görerek Yüce Allah’ın Âdem’e yani insanoğluna secde emrine uymamıştır. Bu nedenle kâfir olmuş bir varlıktır. Âdem’e yani insanlığa karşı meydan okuması Yüce Allah tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle Âdemoğlu olarak yani bilge insanlar olarak bir sınavın içindeyiz. Bu sınavın ana konusu insanoğlu olarak Yüce Allah’a, O’nun arşında verdiğimiz mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye uymaktır. İblîs Âdemoğlunun çoğunun bu antlaşmayı bozarak sınavı kaybedeceği varsayımını yapmıştır. Yüce Allah iblîsin zannında doğru çıktığını bildirmektedir. Çoğu insan antlaşmayı bozmuş ve müşrik olmuştur. İnsanların çoğu da bu nedenle cehennemdedir. 

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

Evliya, veli

Kavram 212

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Zürriyet

Kavram 380

380Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb. 

18. Kehf Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fıkıh

Kavram 770

770Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.

Kın

Kavram 1053

1053Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

18. Kehf Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2197|18|59|وَتِلْكَ ٱلْقُرَىٰٓ أَهْلَكْنَٰهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِم مَّوْعِدًا

Latin Literal

59. Ve tilkel kurâ ehleknâhum lemmâ zalemû ve cealnâ li mehlikihim mev’ıdâ(mev’ıden).

Türkçe Çeviri

Ve işte şu (ki) kentlerdir; helak ettik onları ne zaman ki zulmettiler257; ve yaptık helaklarına onların bir vaat*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
2 l-kura kentlerdir الْقُرَىٰ قري
3 ehleknahum helak ettik onları أَهْلَكْنَاهُمْ هلك
4 lemma ne zaman ki لَمَّا -
5 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
6 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
7 limehlikihim helaklarına onların لِمَهْلِكِهِمْ هلك
8 mev'iden bir vaat مَوْعِدًا وعد

Notlar

Not 1

*Vaat edilmiş. Gerçekleşmesi belirli bir zamana ve yere bağlanmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

18. Kehf Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

2225|18|87|قَالَ أَمَّا مَن ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُۥ ثُمَّ يُرَدُّ إِلَىٰ رَبِّهِۦ فَيُعَذِّبُهُۥ عَذَابًا نُّكْرًا

Latin Literal

87. Kâle emmâ men zaleme fe sevfe nuazzibuhu summe yureddu ilâ rabbihî fe yuazzibuhu azâben nukrâ(nukren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Zulmetmiş257 kimseye** gelince; öyle ki yakında azap edeceğiz ona***; sonra geri döndürülür**** Rabbine4; öyle ki azap eder***** ona*** yadırganası bir azapla."

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:87.&nbsp;Zu’l-Karneyn: “Kim zulmederse ona azap edeceğiz. Sonra Rabb’ine döndürülür. Böylece ona daha şiddetli bir azapla azap edilir.” dedi.18:87.&nbsp;He said: "As for who caused injustice/oppression, so we will/shall torture him, then he be returned to his Lord, so He tortures him an awful/obscene/severe torture."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 emma gelince أَمَّا -
3 men kimseye مَنْ -
4 zeleme zulmetmiş ظَلَمَ ظلم
5 fesevfe öyle ki, yakında فَسَوْفَ -
6 nuazzibuhu azap ederiz ona نُعَذِّبُهُ عذب
7 summe sonra ثُمَّ -
8 yuraddu geri döndürülür يُرَدُّ ردد
9 ila إِلَىٰ -
10 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
11 fe yuazzibuhu öyle ki, azap eder (Rabbi) ona فَيُعَذِّبُهُ عذب
12 azaben bir azapla عَذَابًا عذب
13 nukran yadırganası نُكْرًا نكر

Notlar

Not

Zülkarneyn zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş kararı alıyor: 18:87 ayetinde “Dedi: “Zulmetmiş kimseye gelince; öyle ki yakında azap ederiz ona” buyrulmuştur. Arapça gramer olarak bakıldığında azap edilecek kimse tekil ve 3. eril şahıs olarak gelmiştir. Anlarız ki azaba uğrayacak kimse bir kavim değil, bir toplum değil bir kimsedir. Bu da Pers Kralı II. Kiros’un (Zülkarneyn’in) direkt olarak Lydia Kralı Kroisos’u hedef aldığını bizlere gösterir. Doğal olarak II. Kiros (Zülkarneyn)Kapadokya halkına zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş ilan etmiştir. Ayetten anlarız ki Zülkarneyn hedefinde hemen başarılı olamayacaktır. Ayetteki “yakında” geçişi önemlidir. Bu da Zülkarneyn’in hedefine ulaşması için belirli bir zaman geçeceğini bizlere bildirir. Aşağıdaki resimde Kroisos tasviri görülmektedir. Kırmızı figürlü amfora, MÖ 500-490 civarı boyanmış. Bu kral zenginliğiyle ün salmıştır.  Lydia Krallığı topraklarındaki altın kaynaklarının fazlalığı nedeniyle Kroisos servetine servet katmıştı. Bu altın günümüz Bozdağ’dan (Tmolos Dağları) çıkan ve dönemin başkenti Sardis’ten geçen Sart Çayı’ndan (Paktolos) elde ediliyordu. Bu krallığın başkenti ülkemizin Manisa ili Salihli ilçesi Sart kasabasında bulunan Sardis antik şehridir.  Zülkarneyn’in Kapadokya halkına zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş kararı almasıyla birlikte Sultan Sazlığında konaklayan II. Kiros’un ordusu Lydia Kralı Kroisos’un ordusuna doğru harekete geçmiştir. O dönemde Lydia Kralı Kroisos ve ordusu yeni fethettiği Kapadokya’nın başkenti olan Pteria (Yozgat ili/Sorgun İlçesi Şahmuratlı Köyü'nde bulunan Kerkenes Harabeleri) şehrinde ve çevresindedir. II. Kiros Pteria şehrine geldiğinde hâlen bu bölgede olan Lydia Kralı Kroisos’un ordusuyla savaş için karşılaşmıştır. İki ordunun karşılaşması MÖ 547 sonbaharında olmuştur. Pteria yakınlarında yapılan savaşta yenen veya yenilen olmamıştır. Pers Kralı II. Kiros hedefine ulaşamamıştır. Lydia Kralı Kroisos geriye başkenti Sardis’e yani günümüz Manisa’nın Salihli ilçesi, Sart beldesine çekilmiştir. Amacı kış dönemini fırsat bilip güçlenmek, müttefikleri Babilliler, Mısırlılar ve özellikle Spartalılardan destek almaktır. Pers Kralı II. Kiros’un kendisini takip edeceğini düşünmemiştir. Ancak 18:87 ayetine göre Zülkarneyn’in zulmetmiş kimse olan Lydia Kralı Kroisos’un peşini bırakmaya niyeti yoktur. Yakın bir zamanda Zülkarneyn ve ordusu zalim Lydia Kralı Kroisos’a azabı tattıracaktır.Pers Kralı II. Kiros geriye dönmez ve savaşı devam ettirme kararı alır. Ege bölgesine doğru ordusunu ilerletir. MÖ 547 Aralık ayında Sardis'in kuzeyindeki ovada iki ordu tekrar karşılaşır. Lydia Kralı Kroisos ordusunu olabildiğince takviye etmiştir. Kroisos’un ordusu Pers Kralı II. Kiros’un ordusundan iki kat daha büyüktür. Ancak Pers Kralı II. Kiros zalim Lydia Kralı Kroisos’u buna rağmen mağlup etmiştir (Thymbra Muharebesi). Bu savaş belirleyici olmuştur ve 14 günlük Sardis kuşatmasından sonra şehir düşmüş ve Lydia Krallığı II. Kiros (Zülkarneyn) ve ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Pers Kralı II. Kiros (Zülkarneyn) Lydia Kralı Kroisos’u ele geçirdikten sonra ne yaptı, onu öldürdü mü?18:87 ayetinde “sonra geri döndürülür Rabbine; öyle ki azap eder (Rabbi) ona bir azapla; bilinmeyen” buyrulmuştur. Anlarız ki Zülkarneyn esir düşmüş olan Lydia Kralı Kroisos’u öldürtmemiştir. Zülkarneyn Lydia Kralı Kroisos’a sadece azabı tattırmıştır. Gramer açısından baktığımızda ayette “yureddu” yani “geri döndürülür” fiilinin geniş zaman ve pasif geldiğini görürüz. Bu da bizlere Zülkarneyn’in Lydia Kralı Kroisos’u öldürtmediğini, büyük azabı Yüce Allah’a bıraktığını düşündürür. Tarihî kayıtlarda, Yunan yazar Herodot'a göre, Pers Kralı II. Kiros savaştan sonra Lydia Kralı Kroisos’a iyi ve saygılı davranmıştır. Hatta onu yanında tutmuş, önemli konularda kendisine danışmıştır.

Not 1

*Zülkarneyn.**Lydia Kralı Kroisos.***Lydia Kralı Kroisosa.****Ahiret evreninde yaptığı bu zulmün karşılığını eksiksiz görür.*****Rabbi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

19. Meryem Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2286|19|38|أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

38. Esmi’ bihim ve ebsır yevme ye’tûnenâ lâkiniz zâlimûnel yevme fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

İşittirirsin* onlara ve  gördürürsün*; gündür (ki) gelirler bize; fakat zalimler257 o gün bir dalalettedir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 esmia' (Nasıl) işittirirsin أَسْمِعْ سمع
2 bihim onlara بِهِمْ -
3 ve ebsir ve (nasıl) gördürürsün وَأَبْصِرْ بصر
4 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
5 ye'tunena gelirler bize يَأْتُونَنَا اتي
6 lakini fakat لَٰكِنِ -
7 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
8 l-yevme o gün الْيَوْمَ يوم
9 fi فِي -
10 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
11 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Nasıl? 2. tekil şahıs. Sen nasıl...

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

19. Meryem Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

2308|19|60|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

Latin Literal

60. İllâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihan fe ulâike yedhulûnel cennete ve lâ yuzlemûne şey’â(şey’en).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler; ve iman ettiler47; ve yaptılar bir sâlih777; öyle ki işte bunlar; girerler cennete970 ve zulmedilmezler257 bir şey.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimseler مَنْ -
3 tabe tevbe ettiler تَابَ توب
4 ve amene ve iman ettiler وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptılar وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
8 yedhulune girerler يَدْخُلُونَ دخل
9 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
10 ve la ve وَلَا -
11 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم
12 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Cennetler

Kavram 970

970Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer evrenler. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması iyi bir hesapla sonlananlar cennet evrenlerine yükseltileceklerdir. Rabbimiz cehennem kelimesini tekil olarak bildirmesine rağmen cennetin cennetler olarak çoğul şekilde bildirilmesi bizlere 3 veya daha fazla evrenin cennetler olarak düzenleneceğini işaret eder. Şerefli Kur'an'dan cennetlerin asla yok olmayacağının işaretlerini görürüz.

19. Meryem Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

2320|19|72|ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

Latin Literal

72. Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen).

Türkçe Çeviri

Sonra kurtarırız* kimseleri (ki) takvalı21 olurlar ve bırakırız zalimleri257 onda** bir diz üstü çöken*** (-olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 nunecci kurtarırız نُنَجِّي نجو
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 ttekav takvalı olurlar اتَّقَوْا وقي
5 ve nezeru ve bırakırız وَنَذَرُ وذر
6 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم
7 fiha onda فِيهَا -
8 cisiyyen diz çökenler (-olarak) جِثِيًّا جثو

Notlar

Not 1

*Kurtarma sıkıntılı olan bir durumdan olur. Demek ki cennete gidecek insanlar dahil olarak tüm insanlar cehennemin çevresinde onu görecek bir şekilde hazır edilecektir. Rabbimiz takvalı olanları oradan kurtaracaktır.**Cehennemin çevresinde.***Kurtulamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Latin Literal

47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza192."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Selâm

Kavram 748

748Esenlik ve güven durumu.  Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2443|20|97|قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا

Latin Literal

97. Kâle fezheb fe inne leke fîl hayâti en tekûle lâ misâse ve inne leke mev’ıden len tuhlefeh(tuhlefehu), vanzur ilâ ilâhikellezî zalte aleyhi âkifâ(âkifen), le nuharrikannehu summe le nensifennehu fîl yemmi nesfâ(nesfen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Öyle ki git; öyle ki doğrusu sanadır hayatta ki dersin "yoktur temas"; ve doğrusu sanadır bir vaadilen (ki) asla ihtilaf edilmezsin ona; ve bak ilâhına1094 o** ki zulmettiğindir257 üzerine onun*** bir yapışma (-yla); mutlak yaklarız onu****; sonra mutlak ufalarız onu**** yemmde1107 bir ufalama (-yla)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fezheb öyle ki git فَاذْهَبْ ذهب
3 fe inne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
4 leke sanadır لَكَ -
5 fi فِي -
6 l-hayati hayatta الْحَيَاةِ حيي
7 en ki أَنْ -
8 tekule dersin تَقُولَ قول
9 la لَا -
10 misase yoktur temas مِسَاسَ مسس
11 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
12 leke sanadır لَكَ -
13 mev'iden bir vaadilen مَوْعِدًا وعد
14 len asla لَنْ -
15 tuhlefehu ihtilaf edilmezsin ona تُخْلَفَهُ خلف
16 venzur ve bak وَانْظُرْ نظر
17 ila إِلَىٰ -
18 ilahike ilâhına إِلَٰهِكَ اله
19 llezi o ki الَّذِي -
20 zelte zulmetitiğindir ظَلْتَ ظلل
21 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
22 aakifen bir yapışma عَاكِفًا عكف
23 lenuharrikannehu mutlak yaklarız onu لَنُحَرِّقَنَّهُ حرق
24 summe sonra ثُمَّ -
25 lenensifennehu mutlak ufalarız onu لَنَنْسِفَنَّهُ نسف
26 fi فِي -
27 l-yemmi yemmde الْيَمِّ يمم
28 nesfen bir ufalama (-yla) نَسْفًا نسف

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Sözde ilâh buzağı heykeli.***Sözde ilâh buzağı heykelinin.****Sözde ilâh buzağı heykelini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

Yemm

Kavram 1107

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

2457|20|111|وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا

Latin Literal

111. Ve anetil vucûhu lil hayyil kayyûm(kayyûmi), ve kad hâbe men hamele zulmâ(zulmen).

Türkçe Çeviri

Ve alçaldı yüzler Hayy’a371; Kayyûm'a372; ve muhakkak heba oldu kimse (ki) taşıdı bir zulüm257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aneti ve alçaldı وَعَنَتِ عنو
2 l-vucuhu yüzler الْوُجُوهُ وجه
3 lilhayyi Hayy’a لِلْحَيِّ حيي
4 l-kayyumi Kayyûm'a الْقَيُّومِ قوم
5 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
6 habe heba oldu خَابَ خيب
7 men kimse مَنْ -
8 hamele taşıyan حَمَلَ حمل
9 zulmen bir zulüm ظُلْمًا ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hayy

Kavram 371

371Diri, canlı, hayatta, yaşayan, aktif, durağan olmayan. Bu sıfatla yarattıklarına hayat ve dirilik veren.

Kayyûm

Kavram 372

372Dik, ayakta, eğilmeyen, çökmeyen. Bu sıfatıyla yarattıklarını ayakta tutan.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

2458|20|112|وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

Latin Literal

112. Ve men ya’mel mines sâlihâti ve huve mu’minun fe lâ yehâfu zulmen ve lâ hadmâ(hadmen).

Türkçe Çeviri

Ve kim yapar sâlihâttan18; ve o bir mümindir27; öyle ki korkmaz bir zulme257 ne de bir hezîmete1112.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vemen ve kim وَمَنْ -
2 yea'mel yapar يَعْمَلْ عمل
3 mine مِنَ -
4 s-salihati sâlihâttan الصَّالِحَاتِ صلح
5 vehuve ve o وَهُوَ -
6 mu'minun bir mümindir مُؤْمِنٌ امن
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yehafu korkmaz يَخَافُ خوف
9 zulmen bir zulme ظُلْمًا ظلم
10 ve la ne de وَلَا -
11 hedmen hezîmete هَضْمًا هضم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hezîmet

Kavram 1112

1112Sindirmek, hazmetmek, azaltmak, eksiltmek, birinin hakkını azaltmak / gasp etmek, bastırmak, küçültmek; bozgun, ağır yenilgi, ordunun dağılması.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

2492|21|11|وَكَمْ قَصَمْنَا مِن قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَأَنشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

Latin Literal

11. Ve kem kasamnâ min karyetin kânet zâlimeten ve enşe’nâ ba’dehâ kavmen âharîn(âharîne).

Türkçe Çeviri

Ve nicesini kırıp geçirdik kentlerden (ki) olmuştu* bir zalim257; ve inşa ettik sonrasında onun** öteki*** bir kavim/toplum.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicesini وَكَمْ -
2 kasamna kırıp geçirdik قَصَمْنَا قصم
3 min مِنْ -
4 karyetin kentlerden قَرْيَةٍ قري
5 kanet olan كَانَتْ كون
6 zalimeten bir zalim ظَالِمَةً ظلم
7 ve enşe'na ve inşa ettik وَأَنْشَأْنَا نشا
8 bea'deha sonrasında onun بَعْدَهَا بعد
9 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
10 aharine öteki اخَرِينَ اخر

Notlar

Not 1

*Kent.**Kentin.***Ötekiler, çoğul.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

2495|21|14|قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

14. Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Eyvah bize! Doğrusu bizler olmuşuz zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
3 inna doğru bizler إِنَّا -
4 kunna olmuşuz كُنَّا كون
5 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Zalimler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

2510|21|29|وَمَن يَقُلْ مِنْهُمْ إِنِّىٓ إِلَٰهٌ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجْزِيهِ جَهَنَّمَ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

29. Ve men yekul minhum innî ilâhun min dûnihî fe zâlike neczîhi cehennem(cehenneme), kezâlike neczîz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve kim der onlardan*: "Doğrusu ben bir ilâhım1094 O’nun** astından"; öyle ki işte budur; cezalandırırız63 onu*** cehennem (-le); işte böyledir**** cezalandırırız63 zalimleri257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yekul der يَقُلْ قول
3 minhum onlardan مِنْهُمْ -
4 inni doğrusu ben إِنِّي -
5 ilahun bir ilâhım إِلَٰهٌ اله
6 min مِنْ -
7 dunihi O’nun astından دُونِهِ دون
8 fezalike öyle ki işte budur فَذَٰلِكَ -
9 neczihi cezalandırırız onu نَجْزِيهِ جزي
10 cehenneme cehennem (-le) جَهَنَّمَ -
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
13 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Meleklerden.**Allah'ın.***Meleği.****Meleklerin Rablerine karşı ilâhlık iddia etmeleri söz konusu bile olmaz. Olsaydı onlar da cehennemle cezalandırılırlardı. Zalimler cezalandırılır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2527|21|46|وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

46. Ve le in messethum nefhatun min azâbi rabbike le yekûlunne yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer temas etse onlara bir esinti (senin) Rabbinin4 azabından; mutlak derler: "Eyvah bizlere! Doğrusu biz olduk zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve eğer وَلَئِنْ -
2 messethum temas etse onlara مَسَّتْهُمْ مسس
3 nefhatun bir esinti نَفْحَةٌ نفح
4 min مِنْ -
5 azabi azabından عَذَابِ عذب
6 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
7 leyekulunne mutlak derler لَيَقُولُنَّ قول
8 ya veylena eyvah bizlere يَا وَيْلَنَا -
9 inna doğrusu biz إِنَّا -
10 kunna olduk كُنَّا كون
11 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2528|21|47|وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ

Latin Literal

47. Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn(hâsibîne).

Türkçe Çeviri

Ve koyarız dengeleri/mizanları658* eşitçe230 kıyamet gününe148; öyle ki zulmedilmez257 bir nefse201 bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca hardaldan bir çekirdek/tane geliriz onunla; ve kâfi geldi/yetti bize hesaplayanlar (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nedeu ve koyarız وَنَضَعُ وضع
2 l-mevazine mizanları الْمَوَازِينَ وزن
3 l-kista eşitlikle الْقِسْطَ قسط
4 liyevmi günü için لِيَوْمِ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 fela öyle ki فَلَا -
7 tuzlemu zulmedilmez تُظْلَمُ ظلم
8 nefsun bir nefse نَفْسٌ نفس
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 kane olduysa كَانَ كون
12 miskale ağırlığınca مِثْقَالَ ثقل
13 habbetin bir tane حَبَّةٍ حبب
14 min مِنْ -
15 hardelin bir hardaldan خَرْدَلٍ خردل
16 eteyna geliriz أَتَيْنَا اتي
17 biha onunla بِهَا -
18 ve kefa ve kafi geldi وَكَفَىٰ كفي
19 bina bize بِنَا -
20 hasibine hesaplayanlar (olarak) حَاسِبِينَ حسب

Notlar

Not 1

*Mütevazin; dengeli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Eşitlik, kıst

Kavram 230

230Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2540|21|59|قَالُوا۟ مَن فَعَلَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَآ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

59. Kâlû men feale hâzâ bi âlihetinâ innehu le minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Kim faaliyet etti bunu ilâhlarımıza1094?; doğrusu o** mutlak zalimlerdendir257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 men kim مَنْ -
3 feale faaliyet etti فَعَلَ فعل
4 haza bunu هَٰذَا -
5 bialihetina ilâhlarımıza بِالِهَتِنَا اله
6 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
7 lemine mutlak لَمِنَ -
8 z-zalimine zalimlerdendir الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İbrahim'in kavmi/toplumu.**Kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

2545|21|64|فَرَجَعُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ فَقَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ أَنتُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

64. Fe receû ilâ enfusihim fe kâlû innekum entumuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki döndüler kendi nefislerine201; öyle ki dediler*: "Doğrusu sizler (ki) sizlersiniz zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feraceu öyle ki döndüler فَرَجَعُوا رجع
2 ila إِلَىٰ -
3 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
4 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
5 innekum doğrusu sizler (ki) إِنَّكُمْ -
6 entumu sizlersiniz أَنْتُمُ -
7 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*İbrahim'in kavmi/toplumu kısa süre de olsa şirk içinde olduklarını anlamışlardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

2568|21|87|وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبْحَٰنَكَ إِنِّى كُنتُ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

87. Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve sahibi NuN*; gittiği zaman kızgın; öyle ki zannetti ki asla güç yetirmeyiz ona; öyle ki nida etti** karanlıklarda ki: “Yoktur ilâh74 senin dışında; Subhân'sın7 sen; doğrusu ben oldum zalimlerden257.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve za ve sahibi وَذَا -
2 n-nuni NuN النُّونِ نون
3 iz zaman إِذْ -
4 zehebe gittiği ذَهَبَ ذهب
5 mugadiben kızgın مُغَاضِبًا غضب
6 fe zenne öyle ki zannetti فَظَنَّ ظنن
7 en ki أَنْ -
8 len asla لَنْ -
9 nekdira güç yetirmeyiz نَقْدِرَ قدر
10 aleyhi ona عَلَيْهِ -
11 fenada o durumda nida etti فَنَادَىٰ ندو
12 fi içinde فِي -
13 z-zulumati karanlıklar الظُّلُمَاتِ ظلم
14 en ki أَنْ -
15 la yoktur لَا -
16 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
17 illa dışında إِلَّا -
18 ente senin أَنْتَ -
19 subhaneke subhânsın sen/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirensin sen سُبْحَانَكَ سبح
20 inni doğrusu ben إِنِّي -
21 kuntu oldum كُنْتُ كون
22 mine مِنَ -
23 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İki N harfi sahibi. Yunus peygamber işaret edilmiştir. **Seslendi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Subhân

Kavram 7

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2578|21|97|وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

97. Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekterabe ve yaklaştı وَاقْتَرَبَ قرب
2 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 şahisatun bir şahısdır شَاخِصَةٌ شخص
7 ebsaru gözler أَبْصَارُ بصر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 fi فِي -
14 gafletin gaflette غَفْلَةٍ غفل
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 bel evet بَلْ -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

22. Hac Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2603|22|10|ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

Latin Literal

10. Zâlike bimâ kaddemet yedâke ve ennallâhe leyse bi zallâmin lil abîd(abîdi).

Türkçe Çeviri

İşte bu; kıdemlendiğindendir601* senin** iki elinin ve ki Allah olmaz kullara907 bir zulmetmeye257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 bima بِمَا -
3 kaddemet kıdemlendiğindendir قَدَّمَتْ قدم
4 yedake senin iki elinin يَدَاكَ يدي
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 leyse olmaz لَيْسَ ليس
8 bizellamin bir zulmetmeye بِظَلَّامٍ ظلم
9 lil'abidi kullara لِلْعَبِيدِ عبد

Notlar

Not 1

*Kademe aldığındandır.**Muhatap kıyamet gününde yakma azabına çarptırılan kimsedir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

"Kaddeme ve ahhar". "Kıdem/kademe aldı ve geride kaldı" " İnsanın kademe/kıdem alması veya geride kalması.

Kavram 601

601Yapıp ettikleriyle, faaliyet içinde olduklarıyla insan Rabbi katında kıdem/kadem kazanabilir. Aklını kullanarak sadece Kur'an demesi ve sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına tabi olarak takva elbisesini giymesi onu Rabbi katında kıdemlendirir. Rabbimiz ayrıca 19 mucizesine tanık olanların da kendi katında kıdem/kademe kazanacağını 73:37 ayetinde apaçık bildirmiştir. Ancak bazı insanların bunu yapmayacağını da Rabbimiz bildirmiştir. İnsan tereddüt edip geri de kalabilir. Uyduruk atalar dinini, çoğunluğun uyduğu uydurulmuş dini terke etmekten imtina edebilir. Bu da onu geride bırakır.  

Kul

Kavram 907

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

22. Hac Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2618|22|25|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

Latin Literal

25. İnnellezîne keferû ve yasuddûne an sebîlillâhi vel mescidil harâmillezî cealnâhu lin nâsi sevâenil âkıfu fîhi vel bâd(bâdı), ve men yurid fîhi bi ilhâdin bi zulmin nuzıkhu min âzâbin elîm(elîmin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler ve geri çevirirler/engellerler Allah'ın yolundan336 ve haram158 mescit16 (-ten) o* ki yaptığımızdır insanlara bir seviyeli**; âkif1147 orada*** ve bedevî1148 ve kim arzu eder orada*** eğilmeye**** zulümle257 tattırırız ona elim***** bir azaptan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 ve yesuddune ve geri çevirirler/engellerler وَيَصُدُّونَ صدد
5 an عَنْ -
6 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 velmescidi ve mescit وَالْمَسْجِدِ سجد
9 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
10 llezi o ki الَّذِي -
11 cealnahu yaptık onu جَعَلْنَاهُ جعل
12 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
13 seva'en bir seviyeli سَوَاءً سوي
14 l-aakifu âkif الْعَاكِفُ عكف
15 fihi orada فِيهِ -
16 velbadi ve bedevî وَالْبَادِ بدو
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yurid arzu eder يُرِدْ رود
19 fihi orada فِيهِ -
20 biilhadin eğilmeye بِإِلْحَادٍ لحد
21 bizulmin zulümle بِظُلْمٍ ظلم
22 nuzikhu tattırırız نُذِقْهُ ذوق
23 min مِنْ -
24 azabin bir azaptan عَذَابٍ عذب
25 elimin elim أَلِيمٍ الم

Notlar

Not 1

*Mescit.**Düzgün, eşit.***Mescitte.****Yamukluk etmeye.*****Acıklı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mescit

Kavram 16

16Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Haram mescit

Kavram 158

158Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Âkif, âkif.

Kavram 1147

1147Kalan, orada duran, kendini adayan kişi, itikâfa giren kişi.

Bedevî.

Kavram 1148

1148Dışarıdan gelen, çölde yaşayan, yerleşik olmayan.

22. Hac Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

2638|22|45|فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ

Latin Literal

45. Fe ke eyyin min karyetin ehleknâhâ ve hiye zâlimetun fe hiye hâviyetun alâ urûşihâ ve bi’rin muattalatin ve kasrın meşîd(meşîdin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki nicedir bir kentten (ki) helak ettik onu*; ve o* bir zulmedendi257; öyle ki o** bir çökendi çatıları*** üzerine; ve (geride kalan) atıl bırakılmış bir kuyu****; ve heybetli***** bir kasr1159.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe keeyyin öyle ki nicedir فَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 karyetin bir kentten (ki) قَرْيَةٍ قري
4 ehleknaha helak ettik onu أَهْلَكْنَاهَا هلك
5 vehiye ve o وَهِيَ -
6 zalimetun bir zulmedendi ظَالِمَةٌ ظلم
7 fehiye öyle ki o فَهِيَ -
8 haviyetun bir çökendi خَاوِيَةٌ خوي
9 ala üzerine عَلَىٰ -
10 uruşiha tavanları عُرُوشِهَا عرش
11 ve bi'rin ve bir kuyu وَبِئْرٍ بار
12 muattaletin bir atıl kalmış مُعَطَّلَةٍ عطل
13 ve kasrin ve bir kasr وَقَصْرٍ قصر
14 meşidin heybetli مَشِيدٍ شيد

Notlar

Not 1

*Kenti.**Kent.***Tavanları.****Kuyular atıl kalmış, işlevsiz kalmış.*****Terkedilmiş heybetli saraylar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Kasr

Kavram 1159

1159Saray, köşk, büyük yapı, yüksek, sağlam yapı, kale benzeri yapı.

22. Hac Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2641|22|48|وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

Latin Literal

48. Ve ke eyyin min karyetin emleytu lehâ ve hiye zâlimetun summe ehaztuhâ, ve ileyyel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Ve nicedir bir kentten (ki) mühlet verdim ona*; ve o** bir zalimdi257; sonra tuttum onu***; ve banadır varış yeri.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keeyyin ve nicedir وَكَأَيِّنْ -
2 min مِنْ -
3 karyetin bir kentten (ki) قَرْيَةٍ قري
4 emleytu mühlet verdim أَمْلَيْتُ ملو
5 leha ona لَهَا -
6 vehiye ve o وَهِيَ -
7 zalimetun bir zalimdi ظَالِمَةٌ ظلم
8 summe sonra ثُمَّ -
9 ehaztuha tuttum onu أَخَذْتُهَا اخذ
10 ve ileyye ve banadır وَإِلَيَّ -
11 l-mesiru varış yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Kente.**Kent.***Kenti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

22. Hac Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

2646|22|53|لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ

Latin Literal

53. Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).

Türkçe Çeviri

Yapmak içindir şeytânın29 attığını* bir fitne332 kimselere** (ki) kalplerindedir bir maraz***; ve kasvetlidir**** kalpleri; ve doğrusu zalimler257 mutlak uzak bir ayrılıktadır*****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyec'ale yapmak içindir لِيَجْعَلَ جعل
2 ma مَا -
3 yulki attığını يُلْقِي لقي
4 ş-şeytanu şeytanın الشَّيْطَانُ شطن
5 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
6 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
7 fi فِي -
8 kulubihim kalplerindedir قُلُوبِهِمْ قلب
9 meradun bir maraz مَرَضٌ مرض
10 velkasiyeti ve kasvetlidir وَالْقَاسِيَةِ قسو
11 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
12 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
13 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم
14 lefi mutlak لَفِي -
15 şikakin bir ayrılık/yarık شِقَاقٍ شقق
16 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûllerin Yüce Allah'tan gelecek olan ayetler konusunda farklı temennilerine, beklentilerine girmesini. **Bazı kimseler nebi ve resûllerin şeytâna ait olan beklentileri/temennileri üzerine fitne çıkarırlar. Ortalığı karıştırmaya ve insanları saptırmaya çalışırlar. ***Hastalık.****Sertleşmiş, kaskatı.*****Yarıktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

22. Hac Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

2664|22|71|وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

Latin Literal

71. Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lem yunezzil bihî sultânen ve mâ leyse lehum bihî ılm(ılmun), ve mâ liz zâlimîne min nasîr(nasîrin).

Türkçe Çeviri

Ve kulluk46 ederler Allah'ın astından asla indirmediğine kendisiyle bir sultân660; ve olmayana onlara onunla bir ilim1143; ve yoktur zalimlere257* hiçbir bir yardımcı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yea'budune ve kulluk ederler وَيَعْبُدُونَ عبد
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 lem asla لَمْ -
7 yunezzil indirmediğine يُنَزِّلْ نزل
8 bihi onunla بِهِ -
9 sultanen bir sultan سُلْطَانًا سلط
10 ve ma ve وَمَا -
11 leyse olmayana لَيْسَ ليس
12 lehum onlara لَهُمْ -
13 bihi onunla بِهِ -
14 ilmun bir ilim عِلْمٌ علم
15 ve ma ve yoktur وَمَا -
16 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
17 min hiçbir مِنْ -
18 nesirin bir yardımcı نَصِيرٍ نصر

Notlar

Not 1

*Rabbimiz zalimliği çok güzel tanımlamıştır. Hiç bir ilime/bilime dayanmayan, tamamı zan olan, Yüce Allah katından gönderilmiş olduğuna dair zerre bir bir yetkisi, mazbatası olmayan hadislere, talmuda kulluk etmek en büyük zalimliktir.   

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2698|23|27|فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Latin Literal

27. Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn(mugrakûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vahy603 ettik ona* ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır570; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini568; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ileyhi ona إِلَيْهِ -
3 eni ki أَنِ -
4 snei sanayi olarak yap اصْنَعِ صنع
5 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
6 biea'yunina gözlerimizle بِأَعْيُنِنَا عين
7 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
8 feiza öyle ki فَإِذَا -
9 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
10 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
11 ve fara ve feveran etti وَفَارَ فور
12 t-tennuru tandır التَّنُّورُ -
13 fesluk öyle ki sok فَاسْلُكْ سلك
14 fiha ona فِيهَا -
15 min مِنْ -
16 kullin her bir كُلٍّ كلل
17 zevceyni çiftten زَوْجَيْنِ زوج
18 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
19 ve ehleke ve ahalini وَأَهْلَكَ اهل
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 men kimse مَنْ -
22 sebeka öncelendi سَبَقَ سبق
23 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
24 l-kavlu söz الْقَوْلُ قول
25 minhum onlardan مِنْهُمْ -
26 ve la ve وَلَا -
27 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
28 fi فِي -
29 ellezine kimselerde الَّذِينَ -
30 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
31 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
32 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

Notlar

Not 1

*Nûh'a.**Gözetimimizle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Tandır

Kavram 570

 570Çok sıcak yer-fırın-ocak-fırın gibi yer-kazan. 11:40 ve 23:27 ayetlerinde yer altı tuz domları için kullanılmıştır.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2699|23|28|فَإِذَا ٱسْتَوَيْتَ أَنتَ وَمَن مَّعَكَ عَلَى ٱلْفُلْكِ فَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى نَجَّىٰنَا مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

28. Fe izesteveyte ente ve men meake alel fulki fe kulil hamdu lillâhillezî neccânâ minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki seviyelendiğin* zaman sen** ve senin** yanındaki kimse gemi üzerine; öyle ki de ki: "Hamd3 Allah’adır; ki kurtarandır bizleri zalim257 kavimden."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe iza öyle ki zaman فَإِذَا -
2 steveyte seviyelendiğin اسْتَوَيْتَ سوي
3 ente sen أَنْتَ -
4 ve men ve kimse وَمَنْ -
5 meake senin yanındaki مَعَكَ -
6 ala üzerine عَلَى -
7 l-fulki gemi الْفُلْكِ فلك
8 fekuli öyle ki de ki فَقُلِ قول
9 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
10 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
11 llezi o ki الَّذِي -
12 neccana kurtardı bizleri نَجَّانَا نجو
13 mine مِنَ -
14 l-kavmi kavimden الْقَوْمِ قوم
15 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Eşitlendiği zaman, bindiğin zaman.**Nûh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

2712|23|41|فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ بِٱلْحَقِّ فَجَعَلْنَٰهُمْ غُثَآءً فَبُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

41. Fe ehazethumus sayhatu bil hakkı fe cealnâhum gusâen, fe bu’den lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tuttu onları* sayha839 hakla/gerçekle; öyle ki yaptık onları bir gusâ840; öyle ki bir uzaklıktır* zalimler257 kavmine/toplumuna.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehazethumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَتْهُمُ اخذ
2 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
3 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
4 fe cealnahum öyle ki yaptık onları فَجَعَلْنَاهُمْ جعل
5 gusa'en bir gusâ غُثَاءً غثو
6 febua'den öyle ki uzaklık فَبُعْدًا بعد
7 lilkavmi kavimle لِلْقَوْمِ قوم
8 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Âd kavmini/Akadları.**Zalimler kavmi Allah'ın rahmetinden uzak tutuldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sayha

Kavram 839

839Çığlık, feryat, bağırma.

Gusâ

Kavram 840

840Sel sürpüntüsü, sel artığı, selin taşıdığı debris, selin taşıdığı çerçöp.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

2733|23|62|وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَٰبٌ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

62. Ve lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ve ledeynâ kitâbun yantıku bil hakkı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Ve mükellef kılmayız bir nefsi201 onun* kuşattığı dışında; ve yanımızdadır bir kitap** (ki) nutuk1181 eder hakla/gerçekle; ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 nukellifu mükellef kılmayız نُكَلِّفُ كلف
3 nefsen bir nefsi نَفْسًا نفس
4 illa dışında إِلَّا -
5 vus'aha kuşattığı onun وُسْعَهَا وسع
6 veledeyna ve yanımızdadır وَلَدَيْنَا -
7 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب
8 yentiku nutuk eder يَنْطِقُ نطق
9 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
10 ve hum ve onlara وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yuzlemune zulmedilmez يُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Nefsin.**Yüce Allah'ın indinde olan bu kitap/yazıt yapıp edilen her ne varsa apaçık deklere eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Nutuk

Kavram 1181

1181Bildiri niteliğinde konuşma.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

2765|23|94|رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

94. Rabbi fe lâ tec’alnî fil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Öyle ki yapma beni zalimler257 kavminde/toplumunda*."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
2 fela فَلَا -
3 tec'alni öyle ki yapma beni تَجْعَلْنِي جعل
4 fi فِي -
5 l-kavmi kavimde/toplumda الْقَوْمِ قوم
6 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İçinde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

2778|23|107|رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

107. Rabbenâ ahricnâ minhâ fe in udnâ fe innâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Çıkar bizi ondan*; öyle ki eğer döndüysek öyle ki doğrusu biz zalimleriz257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 ehricna çıkar bizi أَخْرِجْنَا خرج
3 minha ondan مِنْهَا -
4 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
5 udna döndüysek عُدْنَا عود
6 feinna öyle ki doğrusu biz فَإِنَّا -
7 zalimune zalimleriz ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Cehennemden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

24. Nûr Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2839|24|50|أَفِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَمِ ٱرْتَابُوٓا۟ أَمْ يَخَافُونَ أَن يَحِيفَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۥ بَلْ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

50. E fî kulûbihim maradun emirtâbû em yehâfûne en yehîfallâhu aleyhim ve resûluh(resûluhu), bel ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Kalplerinde mi bir maraz175; yoksa şüphe mi ettiler; ya da korkarlar ki hayf 1208eder Allah üzerlerine ve resûlü418 O’nun*? Evet! İşte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efi mi أَفِي -
2 kulubihim kalplerinde قُلُوبِهِمْ قلب
3 meradun bir maraz مَرَضٌ مرض
4 emi yoksa أَمِ -
5 rtabu şüphe mi ettiler ارْتَابُوا ريب
6 em ya da أَمْ -
7 yehafune korkarlar يَخَافُونَ خوف
8 en ki أَنْ -
9 yehife hayf eder يَحِيفَ حيف
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 ve rasuluhu ve resûlü O’nun وَرَسُولُهُ رسل
13 bel vet بَلْ -
14 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
15 humu onlar هُمُ -
16 z-zalimune zalimlerdir الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Hayf etmek.

Kavram 1208

1208Haksızlık etmek, hak yemek, zarar vermek, hakkını kısmak, sınırı aşmak, adaletten sapmak; bir tarafa kaymak, adil davranmamak, birinin hakkına tecavüz etmek

25. Furkan Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2857|25|4|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ ٱفْتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيْهِ قَوْمٌ ءَاخَرُونَ فَقَدْ جَآءُو ظُلْمًا وَزُورًا

Latin Literal

4. Ve kâlellezîne keferû in hâzâ illâ ifkunifterâhu ve eânehu aleyhi kavmun âharûn(âharûne), fe kad câû zulmen ve zûrâ(zûran).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değildir bu* bir ifk1191 dışında (ki) iftira883 attı** onu*** ve yardım etti onun**** üzerine öteki bir kavim/toplum"; öyle ki muhakkak getirdiler***** bir zulüm257 ve bir zûr1155.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 in değildir إِنْ -
5 haza bu هَٰذَا -
6 illa dışında إِلَّا -
7 ifkun bir ifk إِفْكٌ افك
8 fterahu iftira attı onu افْتَرَاهُ فري
9 ve eaanehu ve yardım etti وَأَعَانَهُ عون
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 kavmun bir kavim قَوْمٌ قوم
12 aharune bir öteki اخَرُونَ اخر
13 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
14 ca'u getirdiler جَاءُوا جيا
15 zulmen bir zulüm ظُلْمًا ظلم
16 ve zuran ve bir sahtelik وَزُورًا زور

Notlar

Not 1

*Kur'ân.**Nebi Muhammed.***Kur'ân'ı.****Kur'ân'ın.*****Kâfirlik etmiş kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

Zûr

Kavram 1155

1155Sahte/yanıltan, yalan, gerçek olmayan, doğru olmayan.

İfk, ifk

Kavram 1191

1191Çarpıtılmış, belirli bir amaca yönelik organize yalan/iftira/uydurma. Sıradan bir yalan değildir.  

25. Furkan Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

2861|25|8|أَوْ يُلْقَىٰٓ إِلَيْهِ كَنزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُۥ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

Latin Literal

8. Ev yulkâ ileyhi kenzun ev tekûnu lehu cennetunye’kulu minhâ, ve kâlez zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).

Türkçe Çeviri

"Ya da atılır onun* üzerine bir hazine** ya da olur ona*** bir cennet (ki) yer ondan****"; ve dedi zalimler257: "Tabi olur değilsiniz sihre283 kaptırılmış bir adam dışında"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 yulka atılır يُلْقَىٰ لقي
3 ileyhi üzerine إِلَيْهِ -
4 kenzun bir hazine كَنْزٌ كنز
5 ev ya da أَوْ -
6 tekunu olur تَكُونُ كون
7 lehu ona لَهُ -
8 cennetun bir cennet جَنَّةٌ جنن
9 ye'kulu yer يَأْكُلُ اكل
10 minha ondan مِنْهَا -
11 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
12 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
13 in değilsiniz إِنْ -
14 tettebiune tabi olur تَتَّبِعُونَ تبع
15 illa dışında إِلَّا -
16 raculen bir adam رَجُلًا رجل
17 meshuran sihre kaptırılmış مَسْحُورًا سحر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kenz. Anlarız ki kenz ihtiyaçtan fazla biriktirilen şey değildir. Hazine düzeyinde, toplumu şok edecek şekilde hazineleşen şeyler için kullanılır. Gariban bir bayan vatandaş birkaç hediyelik altın biriktirip alnına süs olsun diye koyduysa bu kenz olmaz. Tevbe 34-35 ayetlerine muhatap olmaz.***Nebi ve resûl Muhammed.****Cennetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

25. Furkan Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

2872|25|19|فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَن يَظْلِم مِّنكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا

Latin Literal

19. Fe kad kezzebûkum bimâ tekûlûne fe mâ testetîûne sarfan ve lâ nasrâ(nasran), ve men yazlım minkum nuzıkhu azâben kebîrâ(kebîren).

Türkçe Çeviri

Öyle ki muhakkak yalanladılar* sizleri; dediklerinizi; öyle ki itaat eder** değilsiniz bir çevirmeye*** ve ne de bir yardıma; ve kim zulmeder257 sizlerden tattırırız ona kebîr**** bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
2 kezzebukum yalanladılar sizleri كَذَّبُوكُمْ كذب
3 bima بِمَا -
4 tekulune dediklerinizi تَقُولُونَ قول
5 fema öyle ki değildir فَمَا -
6 testetiune itaat edersiniz تَسْتَطِيعُونَ طوع
7 sarfen bir çevirmeye صَرْفًا صرف
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 nesran bir yardıma نَصْرًا نصر
10 ve men ve kim وَمَنْ -
11 yezlim zulmederse يَظْلِمْ ظلم
12 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
13 nuzikhu tarttırız ona نُذِقْهُ ذوق
14 azaben bir azap عَذَابًا عذب
15 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Haberleri bile olmadan kendilerini Yüce Allah'a şirk koşma aracı yaptığınız insanlardan ve meleklerden kimseler.**Güç yetirir.***Geri çevirmeye, döndürmeye.****Büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

25. Furkan Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2880|25|27|وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا

Latin Literal

27. Ve yevme yeadduz zâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenîttehaztu mear resûli sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) ısırır zalim257 (iki) elini; der: “Ey keşke edinseydim resûlle418 beraber bir yol.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
2 yeaddu ısırır يَعَضُّ عضض
3 z-zalimu zalim الظَّالِمُ ظلم
4 ala عَلَىٰ -
5 yedeyhi iki elini يَدَيْهِ يدي
6 yekulu der يَقُولُ قول
7 ya leyteni ey keşke يَالَيْتَنِي -
8 ttehaztu edinseydim اتَّخَذْتُ اخذ
9 mea birlikte مَعَ -
10 r-rasuli resulle/elçiyle الرَّسُولِ رسل
11 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2940|26|10|وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

10. Ve iz nâdâ rabbuke mûsâ eni’til kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve nida* ettiği zaman (senin) Rabbin4 Mûsâ’ya ki var** zalimler257 kavmine/toplumuna (diye).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 nada nida ettiği نَادَىٰ ندو
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
5 eni ki أَنِ -
6 ti var ائْتِ اتي
7 l-kavme kavmine الْقَوْمَ قوم
8 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Seslendiği.**Gel, ulaş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

26. Şuarâ Suresi

Ayet 209

Arapça Metin (Harekeli)

3139|26|209|ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

209. Zikrâ, ve mâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Zikret78; ve olmuş değiliz zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zikra zikret ذِكْرَىٰ ذكر
2 ve ma ve değiliz وَمَا -
3 kunna olmuş كُنَّا كون
4 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

26. Şuarâ Suresi

Ayet 227

Arapça Metin (Harekeli)

3157|26|227|إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

Latin Literal

227. İllellezîne âmenû ve amilus sâlihâti ve zekerûllâhe kesîran ventesarû min ba’di mâ zulimû, ve se ya’lemullezîne zalemû eyye munkalebin yenkalibûn(yenkalibûne).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* kimseler (ki) iman47 ettiler; ve yaptılar sâlihât18; ve zikrettiler78 Allah'ı çokça; ve savundular zulmedildikleri257 sonrasında; ve yakında bilecek zulmetmiş257 kimseler nasıl bir devrilmedir** (ki) devrilirler**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati saliha الصَّالِحَاتِ صلح
6 ve zekeru ve zikrederler وَذَكَرُوا ذكر
7 llahe Allah'ı اللَّهَ -
8 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
9 ventesaru ve savundular وَانْتَصَرُوا نصر
10 min مِنْ -
11 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
12 ma مَا -
13 zulimu zulmedildikleri ظُلِمُوا ظلم
14 ve seyea'lemu ve yakında bilecekler وَسَيَعْلَمُ علم
15 ellezine kimseler الَّذِينَ -
16 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
17 eyye nasıl أَيَّ -
18 munkalebin bir devrilmedir مُنْقَلَبٍ قلب
19 yenkalibune devrilirler يَنْقَلِبُونَ قلب

Notlar

Not 1

*Bu kimselere şeytânlar inemezler, işittiremezler.**Döndürme, alt üst etme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

27. Neml Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

3168|27|11|إِلَّا مَن ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًۢا بَعْدَ سُوٓءٍ فَإِنِّى غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

11. İllâ men zaleme summe beddele husnen ba’de sûin fe innî gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* kimse (ki) zulmetti257; sonra değişti bir güzelliği ardında bir kötülüğe; öyle ki benim** bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimse مَنْ -
3 zeleme zulmetti ظَلَمَ ظلم
4 summe sonra ثُمَّ -
5 beddele değişti بَدَّلَ بدل
6 husnen bir güzelliği حُسْنًا حسن
7 bea'de ardında بَعْدَ بعد
8 su'in bir kötülüğe سُوءٍ سوا
9 feinni öyle ki benim فَإِنِّي -
10 gafurun bir Gafûr غَفُورٌ غفر
11 rahimun bir Rahîm رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Zulmetmiş yani şirk koşmuş kimseye Yüce Allah'ın yanında korku vardır.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

27. Neml Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

3171|27|14|وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

Latin Literal

14. Ve cehadû bihâ vesteykanethâ enfusuhum zulmen ve uluvvâ(uluvven), fenzur keyfe kâne âkıbetul mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Ve yadsıdılar* onu**; yakınlaştı*** ona nefisleri201; bir zulüm257 (-le) ve ululaşma (-yla); öyle ki bak nasıl oldu akıbeti892 fesatçıların.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cehadu ve yadsıdılar وَجَحَدُوا جحد
2 biha onu بِهَا -
3 vesteykanetha yakınlaştı ona وَاسْتَيْقَنَتْهَا يقن
4 enfusuhum nefisleri أَنْفُسُهُمْ نفس
5 zulmen bir zulüm ظُلْمًا ظلم
6 ve uluvve n ve ululaşma وَعُلُوًّا علو
7 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
8 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
9 kane oldu كَانَ كون
10 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
11 l-mufsidine fesatçıkaıarn الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Yok saydılar.**Ayetleri.***Kesinleşti; yakinen tanık oldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

27. Neml Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

3201|27|44|قِيلَ لَهَا ٱدْخُلِى ٱلصَّرْحَ فَلَمَّا رَأَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَن سَاقَيْهَا قَالَ إِنَّهُۥ صَرْحٌ مُّمَرَّدٌ مِّن قَوَارِيرَ قَالَتْ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى وَأَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

44. Kîle lehadhulîs sarh(sarha), fe lemmâ raethu hasibethu lucceten ve keşefet an sâkayhâ, kâle innehu sarhun mumerradun min kavârîr(kavârîra), kâlet rabbi innî zalemtu nefsî ve eslemtu mea suleymâne lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Denildi ona*: "Gir köşke**"; öyle ki ne zaman ki gördü onu*** (ki) düşündü onu*** bir havuz****; ve sıvadı bacaklarından*****; dedi******: "Doğrusu o bir köşktür bir dirençlendirilmiş******* sırçalardan********"; dedi******: "Rabbim4! Doğrusu ben zulmettim257 nefsime201; ve islâm218 oldum Süleymân'la beraber Allah'a; alemlerin203 Rabbine4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kile denildi قِيلَ قول
2 leha ona لَهَا -
3 dhuli gir ادْخُلِي دخل
4 s-sarha köşke الصَّرْحَ صرح
5 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
6 raethu gördü onu رَأَتْهُ راي
7 hasibethu düşündü onu حَسِبَتْهُ حسب
8 lucceten bir havuz لُجَّةً لجج
9 ve keşefet ve sıvadı وَكَشَفَتْ كشف
10 an عَنْ -
11 sakayha bacaklarından سَاقَيْهَا سوق
12 kale dedi قَالَ قول
13 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
14 sarhun bir köşktür صَرْحٌ صرح
15 mumerradun bir dirençli مُمَرَّدٌ مرد
16 min مِنْ -
17 kavarira sırçadan قَوَارِيرَ قرر
18 kalet dedi قَالَتْ قول
19 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
20 inni doğrusu ben إِنِّي -
21 zelemtu zulmettim ظَلَمْتُ ظلم
22 nefsi nefsime نَفْسِي نفس
23 ve eslemtu ve islam oldum وَأَسْلَمْتُ سلم
24 mea beraber مَعَ -
25 suleymane Süleymân'la سُلَيْمَانَ -
26 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
27 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
28 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Sebe melikesine.

**Özel bir oda, özel bir alan.

***Köşkü.

****Derin su birikintisi.

*****Elbisesini.

******Sebe melikesi.

*******Dayanıklı hale getirilmiş. Dirençli yapılmış.

********Cam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

İslam, islam

Kavram 218

218Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.     

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

27. Neml Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

3209|27|52|فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةًۢ بِمَا ظَلَمُوٓا۟ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Latin Literal

52. Fe tilke buyûtuhum hâviyeten bimâ zalemû, inne fî zâlike le âyeten li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte şu (ki) evleridir* bir boşalmış/yıkılmış zulmettiklerine257 (karşı); doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 bilir bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetilke öyle ki işte şu فَتِلْكَ -
2 buyutuhum evleridir بُيُوتُهُمْ بيت
3 haviyeten bir boşalmış/yıkılmış خَاوِيَةً خوي
4 bima بِمَا -
5 zelemu zulmettiklerine (karşı) ظَلَمُوا ظلم
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 fi فِي -
8 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
9 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
10 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
11 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Semûd kavminin/toplumunun evleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

27. Neml Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

3242|27|85|وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ

Latin Literal

85. Ve vakaal kavlu aleyhim bimâ zalemû fe hum lâ yentıkûn(yentıkûne).

Türkçe Çeviri

Ve vuku oldu* kavil/söz üzerlerine zulmettikleriyle257; öyle ki onlar nutuk1181 atamazlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vekaa ve vuku oldu وَوَقَعَ وقع
2 l-kavlu kavil/söz الْقَوْلُ قول
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 bima بِمَا -
5 zelemu zulmettikleriyle ظَلَمُوا ظلم
6 fe hum öyle ki onlar فَهُمْ -
7 la لَا -
8 yentikune nutuk atamazlar يَنْطِقُونَ نطق

Notlar

Not 1

*Meydana geldi, gerçekleşti, oluştu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Nutuk

Kavram 1181

1181Bildiri niteliğinde konuşma.

28. Kasas Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

3266|28|16|قَالَ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى فَٱغْفِرْ لِى فَغَفَرَ لَهُۥٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Latin Literal

16. Kâle rabbi innî zalemtu nefsî fâgfirlî fe gafera leh(lehu), innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben zulmettim257 nefsime201; öyle ki mağfiret319 et bana"; öyle ki mağfiret319 etti** ona***; doğrusu O** (ki) O'dur**** Gafûr20; Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 zelemtu zulmettim ظَلَمْتُ ظلم
5 nefsi nefsime نَفْسِي نفس
6 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
7 li bana لِي -
8 fegafera öyle ki mağfiret etti فَغَفَرَ غفر
9 lehu ona لَهُ -
10 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
11 huve O (ki) هُوَ -
12 l-gafuru Gafûr’dur الْغَفُورُ غفر
13 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Allah.

***Mûsâ'ya.

****Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

28. Kasas Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3271|28|21|فَخَرَجَ مِنْهَا خَآئِفًا يَتَرَقَّبُ قَالَ رَبِّ نَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

21. Fe harece minhâ hâifen yeterakkabu, kâle rabbi neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki çıktı* oradan** bir korku (-yla); gözetliyordu*; dedi*: "Rabbim4! Kurtar beni zalimler257 kavminden/toplumundan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 minha oradan مِنْهَا -
3 haifen bir korku (-yla) خَائِفًا خوف
4 yeterakkabu gözetliyordu يَتَرَقَّبُ رقب
5 kale dedi قَالَ قول
6 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
7 neccini beni kurtar نَجِّنِي نجو
8 mine مِنَ -
9 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
10 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Şehirden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

28. Kasas Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

3275|28|25|فَجَآءَتْهُ إِحْدَىٰهُمَا تَمْشِى عَلَى ٱسْتِحْيَآءٍ قَالَتْ إِنَّ أَبِى يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ أَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَا فَلَمَّا جَآءَهُۥ وَقَصَّ عَلَيْهِ ٱلْقَصَصَ قَالَ لَا تَخَفْ نَجَوْتَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

25. Fe câethu ıhdâhumâ temşî alestihyâin, kâlet inne ebî yed’ûke li yecziyeke ecra mâ sekayte lenâ, fe lemmâ câehu ve kassa aleyhil kasasa kâle lâ tehaf, necevte minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki geldi (ikisinin) birisi* ona** (ki) yürüyordu* bir hayâ*** üzerine; dedi****: "Doğrusu babam davet ediyor seni; cezasını63 vermek için ecrini820 suladığının bizlere"; öyle ki ne zaman ki geldi***** ona******; ve kıssalaştırdı430 ona****** kıssayı430; dedi******: "Korkma! Kurtuldun zalimler257 kavminden/toplumundan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feca'ethu öyle ki geldi فَجَاءَتْهُ جيا
2 ihdahuma (ikisinin) birisi إِحْدَاهُمَا احد
3 temşi yürüyordu تَمْشِي مشي
4 ala üzerine عَلَى -
5 stihya'in bir haya اسْتِحْيَاءٍ حيي
6 kalet dedi قَالَتْ قول
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ebi babam أَبِي ابو
9 yed'uke davet ediyor seni يَدْعُوكَ دعو
10 liyecziyeke cezasını vermek için لِيَجْزِيَكَ جزي
11 ecra ecrini أَجْرَ اجر
12 ma مَا -
13 sekayte suladığının سَقَيْتَ سقي
14 lena bizlere لَنَا -
15 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
16 ca'ehu geldi ona جَاءَهُ جيا
17 ve kassa ve kıssalaştırdı وَقَصَّ قصص
18 aleyhi ona عَلَيْهِ -
19 l-kasasa kıssayı الْقَصَصَ قصص
20 kale dedi قَالَ قول
21 la لَا -
22 tehaf korkma تَخَفْ خوف
23 necevte kurtuldun نَجَوْتَ نجو
24 mine مِنَ -
25 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
26 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İki kadından bir tanesi.

**Mûsâ'ya.

***Utanma.

****Mûsâ'nın yanına gelen kadın.

*****Mûsâ.

******Kızların babasına.

*******Kızların babası.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza

Kavram 63

63Karşılık, hak edilen.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

28. Kasas Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

3287|28|37|وَقَالَ مُوسَىٰ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ مِنْ عِندِهِۦ وَمَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

37. Ve kâle mûsâ rabbî a’lemu bi men câe bil hudâ min indihî ve men tekûnu lehu âkıbetud dâr(dârı), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Rabbim4 daha iyi bilendir kim geldi kılavuzla indenden/katından O'nun*; ve kime olur kendisine akıbeti892 diyarın**; doğrusu odur (ki) felaha326 ulaşmaz zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
4 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
5 bimen kim بِمَنْ -
6 ca'e geldi جَاءَ جيا
7 bil-huda kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
8 min مِنْ -
9 indihi indenden/katından O'nun عِنْدِهِ عند
10 ve men ve kime وَمَنْ -
11 tekunu olur تَكُونُ كون
12 lehu ona لَهُ -
13 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
14 d-dari diyarın الدَّارِ دور
15 innehu doğrusu odur (ki) إِنَّهُ -
16 la لَا -
17 yuflihu felaha ulaşmaz يُفْلِحُ فلح
18 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

**Yerleşimin, yerin. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

28. Kasas Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

3290|28|40|فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

40. Fe ehaznâhu ve cunûdehu fe nebeznâhum fîl yemm(yemmi), fanzur keyfe kâne âkıbetuz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tuttuk onu* ve ordularını onun** ve savurduk onları*** yemmde1107; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti892 zalimlerin257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehaznahu öyle ki tuttuk onu فَأَخَذْنَاهُ اخذ
2 ve cunudehu ve ordularını onun وَجُنُودَهُ جند
3 fe nebeznahum öyle ki savurduk onları فَنَبَذْنَاهُمْ نبذ
4 fi فِي -
5 l-yemmi yemmde الْيَمِّ يمم
6 fenzur öyle ki bak فَانْظُرْ نظر
7 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
8 kane oldu كَانَ كون
9 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
10 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Firavunu.

**Firavunun.

***Firavun ve ordularını.​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

Yemm

Kavram 1107

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

28. Kasas Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

3300|28|50|فَإِن لَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكَ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يَتَّبِعُونَ أَهْوَآءَهُمْ وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنِ ٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ بِغَيْرِ هُدًى مِّنَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

50. Fe in lem yestecîbû leke fa’lem ennemâ yettebiûne ehvâehum, ve men edallu mimmenittebea hevâhu bi gayri huden minallâh(minallâhi), innallâhe lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer hiç cevap vermezlerse sana; öyle ki bil ki ancak tabi olurlar hevâlarına278; ve kim daha dalaletedir128 kimseden (ki) tabi oldu kendi hevâsına278 olmaksızın bir kılavuz192 Allah’tan; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yestecibu cevap vermezlerse يَسْتَجِيبُوا جوب
4 leke sana لَكَ -
5 fea'lem öyle ki bil ki فَاعْلَمْ علم
6 ennema ancak أَنَّمَا -
7 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
8 ehva'ehum hevalarına أَهْوَاءَهُمْ هوي
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 edellu daha dalaletedir أَضَلُّ ضلل
11 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
12 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
13 hevahu kendi hevasına هَوَاهُ هوي
14 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
15 huden bir kılavuz هُدًى هدي
16 mine مِنَ -
17 llahi Allah’tan اللَّهِ -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 la لَا -
21 yehdi kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
22 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

28. Kasas Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

3309|28|59|وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

59. Ve mâ kâne rabbuke muhlikel kurâ hattâ yeb’ase fî ummihâ resûlen yetlû aleyhim âyâtinâ, ve mâ kunnâ muhlikîl kurâ illâ ve ehluhâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında1292* onun** bir resûl418 (ki) tilâvet874 eder onlara*** ayetlerimizi454; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun**** zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
5 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yeb'ase gönderir يَبْعَثَ بعث
8 fi فِي -
9 ummiha anasında onun أُمِّهَا امم
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 yetlu tilâvet eder يَتْلُو تلو
12 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
13 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
14 ve ma ve değiliz وَمَا -
15 kunna olmuş كُنَّا كون
16 muhliki helak edici مُهْلِكِي هلك
17 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
18 illa dışında إِلَّا -
19 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
20 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Başkentinde; başkenti içinde; anasında, ana kentinde. 

**Kentin.

***Kent ve/veya kentlerdeki insanlara.

****Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Resûllerin başkentlere/ana kentlere gönderilmesi. 

Kavram 1292

1297Rabbimiz 28:59 ayetinde bir kenti ancak onun ana kentine yani başkentine bir resûl göndermeden helak etmeyeceğini bildirmiştir. Elbette uyarıyı dikkate almayıp zulmetmeye devam ettikleri için.

29. Ankebût Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

3352|29|14|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

14. Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen), fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik Nûh'u1014 kavmine/toplumuna; öyle ki kaldı onların içinde bir bin sene; dışındadır bir elli yıl; öyle ki tuttu onları tufan; ve onlardı zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 nuhen Nuh'u نُوحًا -
4 ila إِلَىٰ -
5 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
6 fe lebise öyle ki kaldı فَلَبِثَ لبث
7 fihim onların içinde فِيهِمْ -
8 elfe bir bin أَلْفَ الف
9 senetin sene سَنَةٍ سنو
10 illa dışındadır إِلَّا -
11 hamsine bir elli خَمْسِينَ خمس
12 aamen yıl عَامًا عوم
13 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
14 t-tufanu Tufan الطُّوفَانُ طوف
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 zalimune zalimler ظَالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Nûh

Kavram 1014

1014MÖ 2668 yılında doğan, MÖ 2630 yılında resûllük görevi tebliğ edilen Sümerli resûldür. Adı Ziusudra'dır. Babası tufan öncesi Shuruppak'ta (Modern Irak'ta bulunan Tel Fera) yaşayan Sümer kralı Ubara-Tutu'dur. Oğlu Ziusudra'ya (Nûh'a) öğütlermiş ve bunu tabletlere yazdırmış olan Lokmân'dır. MÖ 2608 tarihinde gerçekleşen tufanda daha önceden Yüce Allah'ın emriyle yaptığı gemi sayesinde kurtulan bu resûlün gemisi cûdiye oturmuştur. Cûdi'nin GPS değerleri şerefli Kur'an'ın 11:44 ayetinden Rabbimiz tarafından bizlere bildirilmiştir. 52o, 26'', 44' Doğu (East), 24o Kuzey (North) noktaları Nûh'un gemisinin MÖ 2608 yılında oturduğu yeri gösterir. Nûh'un gemisi bu çizginin 17 metre doğusunda aranmalıdır.     

29. Ankebût Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

3369|29|31|وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

31. Ve lemmâ câet rusulunâ ibrâhîme bil buşrâ, kâlû innâ muhlikû ehli hâzihil karyeh(karyeti), inne ehlehâ kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki geldiler133* resûllerimiz418 İbrahim'e bir müjdeyle dediler*: "Doğrusu biz* helak edicileriz ehlini568 işte bu kentin; doğrusu ehli568 onun** oldular zalimlerden257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 ca'et geldiler جَاءَتْ جيا
3 rusuluna resûllerimiz رُسُلُنَا رسل
4 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
5 bil-buşra bir müjdeyle بِالْبُشْرَىٰ بشر
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 inna doğrusu biz إِنَّا -
8 muhliku helak edicileriz مُهْلِكُو هلك
9 ehli ehlini أَهْلِ اهل
10 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
11 l-karyeti kenti الْقَرْيَةِ قري
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 ehleha ehli onun أَهْلَهَا اهل
14 kanu oldular كَانُوا كون
15 zalimine zalimlerden ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Anlarız ki en az 3 şerefli melek resûl gelmiştir.

**Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melekler; İbrahim-Lut-Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçiler. Rakim yoldaşları. 

Kavram 133

133Yüce Allah'ın indinde/katında olan; Levh-i Mahfuz'un tamamına erişim yetkisi olan Cibrîl benzeri şerefli varlıklar. Diledikleri şekle dönüşerek Yüce Allah'ın emrini yerine getirirler. Mağara yoldaşlarına zaman yolculuğu yaptıran Rakim yoldaşları; İbrahim, Lut, Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçilerdir. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

29. Ankebût Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

3378|29|40|فَكُلًّا أَخَذْنَا بِذَنۢبِهِۦ فَمِنْهُم مَّنْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًا وَمِنْهُم مَّنْ أَخَذَتْهُ ٱلصَّيْحَةُ وَمِنْهُم مَّنْ خَسَفْنَا بِهِ ٱلْأَرْضَ وَمِنْهُم مَّنْ أَغْرَقْنَا وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

40. Fe kullen ehaznâ bi zenbih(zenbihi), fe minhum men erselnâ aleyhi hâsıbâ(hâsıben), ve minhum men ehazethussayhah(sayhatu), ve minhum men hasefnâbihil ard(arda), ve minhum men agraknâ, ve mâ kânâllâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki her birini tuttuk kendi günahıyla; öyle ki onlardan kimine (ki) gönderdik üzerine onun bir hâsıb1299*; ve onlardan kimini (ki) tuttu onu sayha839**; ve onlardan kimini (ki) batırdık*** onunla yere; ve onlardan kimini (ki) boğduk****; ve olmuş değildi Allah zulmeder257 onlara velakin/fakat oldular kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekullen öyle ki her birini فَكُلًّا كلل
2 ehazna tuttuk أَخَذْنَا اخذ
3 bizenbihi günahıyla onun بِذَنْبِهِ ذنب
4 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
5 men kimini مَنْ -
6 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
7 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
8 hasiben bir hasib حَاصِبًا حصب
9 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
10 men kimini مَنْ -
11 ehazethu tuttu onu أَخَذَتْهُ اخذ
12 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
13 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
14 men kimini مَنْ -
15 hasefna batırdık خَسَفْنَا خسف
16 bihi onunla بِهِ -
17 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
18 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
19 men kimini مَنْ -
20 egrakna boğduk أَغْرَقْنَا غرق
21 ve ma ve değildi وَمَا -
22 kane olmuş كَانَ كون
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 liyezlimehum zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
25 velakin velakin/fkat وَلَٰكِنْ -
26 kanu oldular كَانُوا كون
27 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
28 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Âd/Akadlar kavmine gönderilen 4.2 Kiloyıl olayındaki bitmek tükenmek bilmeyen; uğuruz günlerde esen poyraz rüzgarları. 

**Medyen kavmine gönderilen şiddetli deprem ve çığlık.

***Kârûn ve sarayının yer sıvılaşmasıyla saniyeler içinde yere batırılması.

****Firavun'un yemmde yani bol suda boğulması.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Sayha

Kavram 839

839Çığlık, feryat, bağırma.

Hâsib.

Kavram 1299

1299İnce kum taneleriyle esen rüzgar. 

29. Ankebût Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

3384|29|46|وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

Latin Literal

46. Ve lâ tucâdilû ehlel kitâbi illâ billetî hiye ahsenu illellezîne zalemû minhum ve kûlû âmennâ billezî unzile ileynâ ve unzile ileykum ve ilâhunâ ve ilâhukum vâhıdun ve nahnu lehu muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Ve mücadele etme kitap ehliyle135 dışında ki o daha güzel olanıdır*; dışındadır (ki) zulmettiler257** onlardan***; ve deyin: "İman47 ettik; o ki indirilmiş olandır bizlere; ve indirildi sizlere; ve ilâhımız74 ve ilâhınız74 bir Vâhid'tir86; ve bizler O'na**** müslimiz45.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tucadilu mücadele etme تُجَادِلُوا جدل
3 ehle ehliyle أَهْلَ اهل
4 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
5 illa dışında إِلَّا -
6 billeti ki (olandır) بِالَّتِي -
7 hiye o هِيَ -
8 ehsenu en güzel أَحْسَنُ حسن
9 illa dışında إِلَّا -
10 ellezine الَّذِينَ -
11 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
12 minhum onlardan مِنْهُمْ -
13 ve kulu ve deyin وَقُولُوا قول
14 amenna iman ettik امَنَّا امن
15 billezi' ki o (olandır) بِالَّذِي -
16 unzile indirildi أُنْزِلَ نزل
17 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
18 ve unzile ve indirildi وَأُنْزِلَ نزل
19 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
20 ve ilahuna ve ilâhımız وَإِلَٰهُنَا اله
21 ve ilahukum ve ilâhınız وَإِلَٰهُكُمْ اله
22 vahidun bir Vâhid'tir وَاحِدٌ وحد
23 ve nehnu ve bizler وَنَحْنُ -
24 lehu O'na لَهُ -
25 muslimune Müslimiz مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Kendisi daha güzel olanla yaklaşın. 

**Şirk koşmuş olanlar hariç. Şu an yeryüzündeki kitap ehlinin çoğunluğu sahte kitap ehlidir. Sözde müslümanların da çoğu sahte müslümanlardır.

***Kitap ehlinden.

****Allah'â.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Vâhid

Kavram 86

86Tek

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

29. Ankebût Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

3387|29|49|بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

49. Bel huve âyâtun beyyinâtun fî sudûrillezîne ûtûl ilm(ilme), ve mâ yechadu bi âyâtinâ illez zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Evet! O* beyanat (-lı)620 ayetlerdir287 göğüslerdekine kimselerin (ki) verildiler ilim1143; ve cihat356 eder değillerdir ayetlerimize1027 zalimler257 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 huve o هُوَ -
3 ayatun ayetlerdir ايَاتٌ ايي
4 beyyinatun bir beyyinattır بَيِّنَاتٌ بين
5 fi فِي -
6 suduri göğüslerdekine صُدُورِ صدر
7 ellezine kimselerin (kş) الَّذِينَ -
8 utu verildiler أُوتُوا اتي
9 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 yechadu cihat ederler يَجْحَدُ جحد
12 biayatina -ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
13 illa dışında إِلَّا -
14 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Yüce Allah'ın ayetleri.

Kavram 1027

1027Yüce Allah'ın kutsal kitaplar ve zeburlar (taş yazıtlar) aracılığıyla insanlara gönderdiği mesajları; İslâm dini. Özü = Tek Allah'a şirksiz iman, ahirete iman ve sâlihât (düzeltici, doğru işler) yapmak.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

29. Ankebût Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

3406|29|68|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

68. Ve men azlemu mimmenifterâ alallâhi keziben ev kezzebe bil hakkı lemmâ câeh(câehu), e leyse fî cehenneme mesven lil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira883 attı Allah'ın üzerine bir yalanı244 ya da yalanladı244 hakkı/gerçeği; ne zaman ki geldi* ona**; olmadı mı cehennemde968 bir mesken kâfirlere25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimdir وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala üzerine عَلَى -
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 bil-hakki hakkı/gerçeği بِالْحَقِّ حقق
11 lemma ne zaman ki لَمَّا -
12 ca'ehu geldi ona جَاءَهُ جيا
13 eleyse olmadı mı أَلَيْسَ ليس
14 fi فِي -
15 cehenneme cehennemde جَهَنَّمَ -
16 mesven bir mesken مَثْوًى ثوي
17 lilkafirine kâfirlere لِلْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Hak/gerçek.

**O kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yalanlama

Kavram 244

244Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

Cehennem

Kavram 968

968Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer bir evren. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması kötü bir hesapla sonlananlar cehennem evrenine alçaltılacaklardır. Cehennem evreninde cahîm kompleksleri vardır. Bu kompleksin anası bir karadeliktir (Haviye). Bu karadeliğin akresyon diskli Hutamedir. Karadeliğin etrafında dönen kaya gezegen ise Sekar'dır. Nar/ateş ise radyasyondur.  

30. Rûm Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

9. E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât(beyyinâti), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı* yeri; ve imar etmişlerdi onu** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu**; ve gelmişti kendi resûlleri418*** beyanatlarla620; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek257 için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yesiru dolaşmazlar mı يَسِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 fe yenzuru öyle ki bakarlar فَيَنْظُرُوا نظر
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 kane olmuş كَانَ كون
8 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 min مِنْ -
11 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
12 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
13 eşedde daha şiddetli أَشَدَّ شدد
14 minhum onlardan مِنْهُمْ -
15 kuvveten bir kuvvet (olarak) قُوَّةً قوي
16 ve esaru ve kaldırıp karıştırdılar وَأَثَارُوا ثور
17 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
18 ve ameruha ve imar ettiler onu وَعَمَرُوهَا عمر
19 eksera daha çok أَكْثَرَ كثر
20 mimma مِمَّا -
21 ameruha imar ettiklerinden onu عَمَرُوهَا عمر
22 ve ca'ethum ve gelmişti وَجَاءَتْهُمْ جيا
23 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
24 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
25 fema öyle ki değildi فَمَا -
26 kane olmuş كَانَ كون
27 llahu Allah اللَّهُ -
28 liyezlimehum için zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
29 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
30 kanu oldular كَانُوا كون
31 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
32 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Tarım faaliyeti; tüneller açma.

**Yeri.

***Çoğul olarak gelmiştir. En az 3 veya daha fazla resûl demektir. Anlarız ki Rabbimiz tek bir resûl göndermek yerine toplumlara 3 ve üzeri elçi göndermektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

31. Lokman Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

3480|31|13|وَإِذْ قَالَ لُقْمَٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

Latin Literal

13. Ve iz kâle lukmânu libnihî ve huve yaızuhu yâ buneyye lâ tuşrik billâh(billâhi), inneş şirke le zulmun azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Lokmân oğluna; ve o vaaz653 ediyordu ona; "Ey oğlum! Asla şirk71 koşma Allah'a; doğrusu şirk71 mutlak büyük bir zulümdür257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 lukmanu Lokman لُقْمَانُ -
4 liabnihi oğluna لِابْنِهِ بني
5 vehuve ve o وَهُوَ -
6 yeizuhu vaaz ediyordu ona يَعِظُهُ وعظ
7 ya buneyye ey oğlum يَا بُنَيَّ بني
8 la asla لَا -
9 tuşrik şirk koşma تُشْرِكْ شرك
10 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 ş-şirke şirk الشِّرْكَ شرك
13 lezulmun mutlak büyük bir zulümdür لَظُلْمٌ ظلم
14 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

vaaz

Kavram 653

653Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

3603|33|72|إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

Latin Literal

72. İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz arz ettik* emaneti617 göklere162 ve yere ve dağlara; öyle ki reddettiler ki yüklenirler onu**; ve endişelendiler/korktular ondan**; ve yüklendi onu** insan; doğrusu o oldu bir zalim257; bir cahil489.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 aradna arz ettik عَرَضْنَا عرض
3 l-emanete emaneti الْأَمَانَةَ امن
4 ala عَلَى -
5 s-semavati göklere السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yere وَالْأَرْضِ ارض
7 velcibali ve dağlara وَالْجِبَالِ جبل
8 feebeyne öyle ki reddettiler فَأَبَيْنَ ابي
9 en ki أَنْ -
10 yehmilneha yüklenirler onu يَحْمِلْنَهَا حمل
11 ve eşfekne ve endişelendiler/korktular وَأَشْفَقْنَ شفق
12 minha ondan مِنْهَا -
13 vehameleha ve yüklendi onu وَحَمَلَهَا حمل
14 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
15 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
16 kane oldu كَانَ كون
17 zelumen bir zalim ظَلُومًا ظلم
18 cehulen bir cahil جَهُولًا جهل

Notlar

Not 1

*Sunduk.**Emaneti, emanetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Cahil

Kavram 489

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

İnsana verilen emanet.

Kavram 617

617Yüce Allah ile yapılan misakın/antlaşmanın kurallarına uyma sorumluluğu. Sadece Yüce Allah'ı Rab edinmek. İblîs'e tabi olmamak. Zor bir sınava girip sınavın şartlarına uyacağının garantisini vermek.

37. Sâffât Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

3899|37|113|وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

Latin Literal

113. Ve bâreknâ aleyhi ve alâ ishâk(ishâka), ve min zurriyyetihimâ muhsinun ve zâlimun li nefsihi mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve bereket verdik üzerine onun* ve üzerine İshâk'ın; ve ikisinin zürriyetindendir bir muhsin294 ve kendi nefislerine201 apaçık bir zalim257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve barakna ve bereket verdik وَبَارَكْنَا برك
2 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
3 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
4 ishaka İshâk'ın إِسْحَاقَ -
5 ve min ve وَمِنْ -
6 zurriyyetihima ikisinin zürriyetindendir ذُرِّيَّتِهِمَا ذرر
7 muhsinun bir muhsin مُحْسِنٌ حسن
8 ve zalimun ve bir zalimler وَظَالِمٌ ظلم
9 linefsihi kendi nefislerine لِنَفْسِهِ نفس
10 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*İbrahim'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Muhsin

Kavram 294

294Güzel işler yapan, güzelleştiren.

53. Necm Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

4834|53|52|وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

Latin Literal

52. Ve kavme nûhın min kabl(kablu), innehum kânû hum azleme ve atgâ.

Türkçe Çeviri

Ve Nûh kavmini önceden*; doğrusu onlar** olmuşlardı; onlardılar daha zalim257 ve daha tâğût442.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavme ve kavmini وَقَوْمَ قوم
2 nuhin Nûh نُوحٍ -
3 min مِنْ -
4 kablu önceden قَبْلُ قبل
5 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
6 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
7 hum onlardılar هُمْ -
8 ezleme daha zalim أَظْلَمَ ظلم
9 ve etga ve daha tâğût وَأَطْغَىٰ طغي

Notlar

Not 1

*Helak etti.**Nûh kavmi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Tûğyân, tâğût

Kavram 442

442Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

5157|60|9|إِنَّمَا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ قَٰتَلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ وَظَٰهَرُوا۟ عَلَىٰٓ إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

9. İnnemâ yenhâkumullâhu anillezîne kâtelûkum fîd dîni ve ahrecûkum min diyârikum ve zâherû alâ ıhrâcikum en tevellevhum, ve men yetevellehum fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ancak (ki) meneder sizleri Allah kimselerden (ki) katlettiler35 sizleri dinde122; çıkardılar sizleri diyarlarınızdan; ve arka çıktılar/destek oldular ihracınıza/çıkarılmanıza karşı; ki veli28 edinirsiniz onları ve kim veli28 edinir onları öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 yenhakumu meneder sizleri يَنْهَاكُمُ نهي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ani عَنِ -
5 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
6 katelukum katlettiler sizleri قَاتَلُوكُمْ قتل
7 fi فِي -
8 d-dini dinde الدِّينِ دين
9 ve ehracukum çıkardılar sizleri وَأَخْرَجُوكُمْ خرج
10 min مِنْ -
11 diyarikum diyarlarınızdan دِيَارِكُمْ دور
12 ve zaheru ve arka çıktılar/destek oldular وَظَاهَرُوا ظهر
13 ala karşı عَلَىٰ -
14 ihracikum ihracınıza إِخْرَاجِكُمْ خرج
15 en ki أَنْ -
16 tevellevhum veli edinmenizi onları تَوَلَّوْهُمْ ولي
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yetevellehum veli ediniz onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
19 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
20 humu onlardır هُمُ -
21 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Din

Kavram 122

122Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

65. Talâk Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5216|65|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًا

Latin Literal

1. Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh(iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh(mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh(hudûdullâhi), ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh(nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emrâ(emren).

Türkçe Çeviri

Ey nebi132! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri652 için*, ve hesaplayın iddeti652; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize4; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle490; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti257 kendi nefsine201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 iza zaman إِذَا -
4 tallektumu boşadığınız zaman طَلَّقْتُمُ طلق
5 n-nisa'e kadınları النِّسَاءَ نسو
6 fetallikuhunne öyle ki boşayın onları فَطَلِّقُوهُنَّ طلق
7 liiddetihinne iddetlerinde لِعِدَّتِهِنَّ عدد
8 ve ehsu ve hesaplayın وَأَحْصُوا حصي
9 l-iddete iddeti الْعِدَّةَ عدد
10 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
11 llahe Allah’a اللَّهَ -
12 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
13 la لَا -
14 tuhricuhunne çıkarmayın onları تُخْرِجُوهُنَّ خرج
15 min مِنْ -
16 buyutihinne evlerinden بُيُوتِهِنَّ بيت
17 ve la ve وَلَا -
18 yehrucne çıkmasınlar يَخْرُجْنَ خرج
19 illa dışında إِلَّا -
20 en ki أَنْ -
21 ye'tine gelirler يَأْتِينَ اتي
22 bifahişetin bir fahişelikle بِفَاحِشَةٍ فحش
23 mubeyyinetin apaçık (olmuş) مُبَيِّنَةٍ بين
24 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
25 hududu hududlarıdır حُدُودُ حدد
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 ve men ve kim وَمَنْ -
28 yeteadde taştı يَتَعَدَّ عدو
29 hudude hududtlarını حُدُودَ حدد
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 fekad öyleki muhakkak فَقَدْ -
32 zeleme zulmetti ظَلَمَ ظلم
33 nefsehu kendi nefsine نَفْسَهُ نفس
34 la لَا -
35 tedri farkına varmaksınız تَدْرِي دري
36 lealle belki لَعَلَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 yuhdisu söyler/ortaya çıkarır يُحْدِثُ حدث
39 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
40 zalike bunun ذَٰلِكَ -
41 emran bir emir أَمْرًا امر

Notlar

Not 1

*İddet sürelerini gözeterek/hesaplayarak boşayın.**Onların işleri artık Yüce Allah'adır. Dilediği gibi emreder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Fahişelik.

Kavram 490

490Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

iddet

Kavram 652

652Adetli, sayılı. Sayılabilen şeylerin sayısını işaret eder. Sayılı günler vb. 

66. Tahrim Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

5238|66|11|وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

11. Ve dareballâhu meselen lillezîne âmenûmreete fir’avn(fir’avne), iz kâlet rabbibni lî indeke beyten fîl cenneti ve neccinî min fir’avne ve amelihî ve neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve darp* etti Allah bir misali/benzeri iman47 etmiş kimselere; firavunun711 karısını (ki) dediği** zaman: "Rabbim4! Bina et bana indinde/katında, bir ev cennette; ve kurtar beni firavundan711; ve yaptığından onun; ve kurtar beni zalimler257 kavminden/toplumundan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve derabe ve darp etti وَضَرَبَ ضرب
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 mraete karısını امْرَأَتَ مرا
7 fir'avne firavunun فِرْعَوْنَ -
8 iz إِذْ -
9 kalet dediği zaman قَالَتْ قول
10 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
11 bni bina et ابْنِ بني
12 li bana لِي -
13 indeke indinde/katında عِنْدَكَ عند
14 beyten bir ev بَيْتًا بيت
15 fi فِي -
16 l-cenneti cennette الْجَنَّةِ جنن
17 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
18 min مِنْ -
19 fir'avne firavundan فِرْعَوْنَ -
20 ve amelihi ve yaptığından onun وَعَمَلِهِ عمل
21 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
22 mine مِنَ -
23 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
24 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Ortaya koydu, vurdu. Bu ortaya koyma surenin başında işaret edilen nebi Muhammed'in eşlerine de bir derstir, örnektir. Cehenneme gideceği kesin olan firavunun karısının mümin bir kadın olduğunu, Yüce Allah'a teslim olduğunu ve zulme karşı mücadele ettiğini anlarız.**Firavunun karısı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavunu.

Kavram 711

711Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

71. Nuh Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

5441|71|24|وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا

Latin Literal

24. Ve kad edallû kesîrâ(kesîren), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen).

Türkçe Çeviri

"Ve muhakkak ki dalalete128 düşürdüler çoğunu; ve artırmazsın sen* zalimlere257 dalalet128 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
2 edellu dalalete düşürdüler أَضَلُّوا ضلل
3 kesiran çoğunu كَثِيرًا كثر
4 ve la ve وَلَا -
5 tezidi artırmaz تَزِدِ زيد
6 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
7 illa dışında إِلَّا -
8 delalen dalalet ضَلَالًا ضلل

Notlar

Not 1

*Rabbim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

71. Nuh Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

5445|71|28|رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا

Latin Literal

28. Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ(tebâren).

Türkçe Çeviri

"Rabbim!4 Mağfiret319 et bana; ve ana babama; ve kimseye (ki) girdi evime bir mümin27 (olarak); ve mümin27 erkeklere; ve mümin27 kadınlara; ve artırma zalimlere257 bir yıkım dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 gfir mağfiret et اغْفِرْ غفر
3 li bana لِي -
4 velivalideyye ve ana babama وَلِوَالِدَيَّ ولد
5 velimen ve kimseye وَلِمَنْ -
6 dehale girdi دَخَلَ دخل
7 beytiye evime بَيْتِيَ بيت
8 mu'minen bir mümin مُؤْمِنًا امن
9 velilmu'minine ve mümin erkeklere وَلِلْمُؤْمِنِينَ امن
10 velmu'minati ve mümin kadınlara وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
11 ve la ve وَلَا -
12 tezidi artırma تَزِدِ زيد
13 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
14 illa dışında إِلَّا -
15 tebaran bir yıkım تَبَارًا تبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Zalim, zulmetmek.

Kavram No: 257

Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 181

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve dedik: “Ey Âdem 50 ! Mesken edin/otur sen ve eşin cennette * ; ve yiyin ikiniz ondan (cennetten) kolaylıkla/rahatlıkla; her neredeyse dilediniz ikiniz; ve yaklaşmayın ikiniz bu ağaca ** ; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden 257 .”

Bakara Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ve vaat ettiğimiz * zaman Musa’ya kırk gece ** ; sonra tuttunuz/edindiniz buzağıyı 258 onun (Musa’nın) ardından; ve sizler zalimlersiniz 257 .

Bakara Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Musa kavmine: “Ey kavmim! Doğrusu sizler zulmettiniz 257 nefislerinize 201 ; tutmanızla/edinmenizle buzağıyı 258 ; öyle ki tevbe 33 edin yaratıcınıza doğru; öyle ki katledin 35 nefislerinizi 201 ; işte bu sizlere; yaratıcınız indinde/katında bir hayırdır sizlere; öyle ki tevbe 33 etti (Allah) sizlere; doğrusu O; O’dur Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Bakara Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve gölgelendirdik üzerinize bulutu 264 ; ve indirdik üzerinize menne 262 ; ve bıldırcın 263 ; yiyin rızıklandırdığımızın güzellerinden sizleri; ve zulmetmiş* değillerdi bize; fakat oldular nefislerine 201 zulmederler 257 .

Bakara Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Öyle ki takas etti zulmetmiş 257 kimseler bir sözü/kelamı, onlara denilenden başkasıyla * ; öyle ki indirdik zulmetmiş 257 kimseler üzerine gökten bir pislik; fâsıklık 38 ederler olmuş olmalarından.

Bakara Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Ve ant olsun geldi sizlere Musa beyanlarla 226 ; sonra edindiniz buzağıyı onun (Musa’nın) ardından; ve sizler zalimlersiniz 257 .

Bakara Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: Ve asla temenni etmezler onu (ölümü) ebediyen; önceden gönderdiğinden/yolladığından dolayı ellerinin; ve Allah bilendir zalimleri 257 .

Bakara Suresi - Ayet 258

Türkçe Meal: Hiç görmez misin İbrahim'e hac 376 etmiş kimseyi onun Rabbi 4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim 4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik 25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Bakara Suresi - Ayet 272

Türkçe Meal: Yoktur (senin) üzerine kılavuzlamak 192 onları; velakin/fakat Allah kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve infak 6 ettiğiniz bir hayırdan; öyle ki nefisleriniz 201 içindir; ve infak 6 eder değilsiniz Allah'ın yüzünü arama/bakınma dışında; ve bir hayırdan infak 6 ettiğiniz, tamamlanır sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz 257 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve iman 47 etmiş; ve sâlihâtı 18 yapmış kimselere gelince; tastamam verir (Allah) onlara ecirlerini 820 ; ve Allah sevmez zalimleri 257 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Nasıl kılavuzlar 192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik 25 ettiler imanları 47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl 418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar 226 ; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Öyle ki kim uydurdu/türetti 402 Allah'a karşı yalan * ; sonrasında bunun ** ; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Olmaz sana emirden bir şey 459 ; ya tevbe 33 eder (Allah) onlara ya da azap 426 eder onlara; öyle ki doğrusu onlar zalimlerdir 257 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 135

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) faaliyet yaptıkları zaman bir fahşâ 81 ya da zulmettiler 257 kendi nefislerine; hatırladılar (onlar) Allah'ı; öyle ki mağfiret 319 dilediler günahlarına; "Ve kimdir Allah’ın dışında (ki) mağfiret 319 eder günahlara!"; ve asla ısrar etmezler (onlar) faaliyet yaptıkları üzerine; ve onlar bilirler * .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 140

Türkçe Meal: Eğer dokunsa sizlere bir yara; öyle ki muhakkak dokundu (o) kavme/topluma (da) onun misli 870 bir yara; ve işte şu; günlerdir (ki) döndürürüz * onu ** periyodik olarak insanlar arasında; ve bilindik kılması içindir Allah'ın iman 47 etmiş kimseleri; ve edinmesi (içindir) sizlerden şahitler/tanıklar *** ; ve Allah sevmez zalimleri 257 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: Atacağız kalplerine kâfirlik 25 etmiş kimselerin terör/korku/panik; şirk 71 koştuklarından (dolayı) Allah'a; kendisine * bir sultân 660 asla indirmediği (-yle); ve sığınakları onların ateştir; ve ne perişandır zalimlerin 257 meskeni.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 161

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bir nebiye 132 ki aldatır; ve kim aldatırsa gelir aldattığıyla kıyamet günü 148 ; sonra tamamlanır her bir nefse 201 kazandığı; ve onlar zulme 257 uğratılmazlar.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 182

Türkçe Meal: İşte bu; kademe/kıdem kazandığıdır ellerinizin; ve ki Allah zalim 257 olmaz kullarına 46 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 192

Türkçe Meal: Rabbimiz! 4 Doğrusu sen kimi girdirirsin ateşe; öyle ki muhakkak rezil ettin onu; ve yoktur zalimlere 257 hiçbir yardımcı.

Nisâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) yediler mallarını yetimlerin 131 bir zulüm (-le) 257 ; doğrusu yedikleri karınlarında bir ateştir; ve yanacaklar (onlar) bir sa‘îrde 809 .

Nisâ Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz hiç bir resûlü 418 itaat 76 edilmesi dışında Allah'ın izniyle; ve şayet ki onlar zulmettikleri 257 zaman kendi nefislerine 201 gelseydiler sana; öyle ki mağfiret 319  sunsalardı Allah'a; ve mağfiret 319 isteseydi onlara resûl; mutlak bulurlardı Allah'ı bir Tevvâb 191 ; bir Rahîm 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Ve nedir sizlere olan (ki) katletmezsiniz 35 Allah yolunda 331 ; ve zaaflılar (olan) erkeklerden ve kadınlardan ve çocuklardan kimseler derler (ki): "Rabbimiz! Çıkar bizi şu kentten; zalimdir 257 ahalisi onun; ve yap bize yanından bir veli 28 ; ve yap bize yanından bir nasîr 69 ."

Nisâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) vefat ettirdi onları melekler 522 ; (ki o kimseler) zalimlerdir 257 kendi nefislerine 201 ; dediler (melekler): "İçinde olduğunuz nedir ki"; dediler (kimseler): "Olduk zaafa düşürülenler yeryüzünde"; dediler (melekler) : "Asla olamaz mıydı Allah'ın arzı/yeri bir genişlik (olarak); öyle ki hicret ederdiniz orada (yerde)"; öyle ki işte bunlar; sığınağı onların cehennemdir; ve ne kötü varış yeridir.

Nisâ Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Ve kim yapar bir kötülük ya da zulmeder 257 kendi nefsine 201 ; sonra mağfiret 319 sunar Allah’a; bulur (o) Allah'ı bir Gafûr 20 ve bir Rahîm 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 153

Türkçe Meal: Sual ederler * sana kitap ehli 135 ki indirirsin üzerlerine bir kitap gökten 180 (diye); öyle ki muhakkak sual * etmişlerdi Musa'ya daha büyüğünü bundan; öyle ki dediler: "Göster bize Allah'ı açıkça"; öyle ki yakaladı/tuttu onları yıldırım 260 zulümleriyle 257 ; sonra tuttular/edindiler buzağıyı 258 onlara gelen beyanlar 226 sonrasında; öyle ki affettik bundan ** ; ve verdik Musa'ya apaçık bir yetki/güç.

Nisâ Suresi - Ayet 168

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; ve zulmettiler 257 ; asla olmaz Allah mağfiret 319 etmeye onlara; ve bir tarîkata 532 kılavuzlamaya 192 .

Mâide Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Doğrusu ben isterim ki dönersin benim günahımla ve kendi günahınla; öyle ki olursun ateş 834 ashâbından 194 ; ve işte budur cezası 63 zalimlerin 257 .

Mâide Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Öyle ki kim tevbe 33 etti zulmü 257 * sonrasında; ve ıslah 316 oldu; öyle ki doğrusu Allah tevbe 33 eder onun üzerine; doğrusu Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Mâide Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve yazdık üzerlerine onda (Tevrât’ta) ki nefis 201 nefsedir 201 ; ve göz gözedir; ve burun burunadır; ve kulak kulağadır; ve diş dişedir; ve yaralara (da) bir kısas 320 ; öyle ki kim sadaka 378 etti bunu öyle ki o bir kefarettir * ona; ve kim asla hükmetmez Allah'ın indirdiğiyle 544 ; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Mâide Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri 295 ve Nasârâlıları 268 evliya 212 ; bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; ve kim veli 28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 zalim 257 toplumu.

Mâide Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Ant olsun (ki) kâfirlik 25 etmiş kimseler dediler: "Doğrusu Allah (ki) O Meryem oğlu Mesih'tir"; ve dedi Mesih: "Ey İsrâîloğulları! 197 Kulluk edin Allah'a; Rabbime 4 ve Rabbinize 4 "; doğrusu O’dur (ki) kim şirk koşar 71 Allah'a; öyle ki muhakkak haram etti Allah ona cenneti; ve sığınağı onun ateştir 834 ; ve yoktur zalimler 257 için hiçbir yardımcı.

Mâide Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: Öyle ki eğer fark edilirse ki hak oldu ikisi üzerine bir günah; öyle ki başka ikisidir; kıyam eder/dikelir ikisi kendi kıyam/dikilme yerlerine; kimselerdendir (ki) hak oldu üzerlerine onların (tanıklık/şahitlik) daha layık; öyle ki kasem 548 etsin ikisi Allah'a; "Mutlak ki bizim şahitliğimiz/tanıklığımız daha haktır/doğrudur (önceki) ikisinin şahitliğinden/tanıklığından; ve sınırı aşmış/taşmış değiliz; doğrusu bizler o zaman mutlak zalimlerdeniz 257 ." (diye)

En'âm Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 O'nun ayetlerini; doğrusu O (Allah) felaha 326 ulaştırmaz zalimleri 257 .

En'âm Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Muhakkak biliriz ki o dedikleri mutlak hüzünlendirir seni; öyle ki doğrusu onlar yalanlamazlar seni; velakin/fakat zalimler 257 Allah'ın ayetleriyle 454 mücadele/cihat ederler.

En'âm Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Öyle ki kesildi arkası kavmin/toplumun; zulmetmiş 257 kimselerin; ve hamd 3 Allah’adır; Rabbidir 4 alemlerin.

En'âm Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: De ki: "Gördünüz mü? Eğer gelse sizlere Allah'ın azabı ansızın ya da açıkça; helak edilir mi zalimler 257 kavmi/toplumu dışında?"

En'âm Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Uzaklaştırma kimseleri (ki) çağırırlar Rablerini 4 sabahla ve akşam (-la); isterler/arzularlar O'nun yüzünü; yoktur senin üzerine onların hesabından hiçbir şey; ve yoktur senin hesabından onlar üzerine hiçbir şey; öyle ki uzaklaştırdığında onları öyle ki olursun zalimlerden 257 .

En'âm Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: De ki: "Şayet ki indimde/yanımda (olsaydı) kendisine acele ettiğiniz; mutlak kadere bağlanmıştı emir/iş benim aram ve sizlerin arasında; ve Allah daha iyi bilendir zalimleri 257 .

En'âm Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Ve gördüğün zaman kimseleri (ki) dalarlar * ayetlerimize; yüz çevir onlardan ** ; ta ki dalarlar * onun başkası bir söze *** ; ve unutturursa **** sana şeytân 29 ; öyle ki oturma zikir/hatırlama sonrası zalimler 257 kavmiyle/topluluğuyla birlikte.

En'âm Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Kimseler (ki) iman 47 ettiler ve asla giymezler/örtmezler/karıştırmazlar (onlar) imanlarını 47 zulümle 257 ; işte bunlar; onlaradır eminlik/güvenlik; ve onlar kılavuzlananlardır 192 .

En'âm Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan 402 ya da dedi: "Vahyolundu üzerime; ve (oysa) asla vahyedilmez onun üzerine bir şey" ve kimse (ki) dedi: "İndireceğim Allah'ın indirdiğinin misli 870 "; ve şayet görsen o zaman zalimleri 257 ölümün taşmaları/kabarmaları/baskınları içinde; ve melekler 522 (ki) yayanlardır/genişletenlerdir ellerini; (derler) "Çıkarın kendi nefislerinizi 201 ; bugün cezalandırılırsınız 63 alçaltan/aşağılayan bir azap (-la); Allah'a hak/gerçek olmayanı diyenler olduğunuza karşı; ve O’nun ayetlerine 454 büyüklenirler 663 olmanızdan.

En'âm Suresi - Ayet 129

Türkçe Meal: İşte böyledir; bitiştiririz/yanaştırırız bir kısmını zalimlerin 257 bir kısma kazanır olduklarıyla.

En'âm Suresi - Ayet 135

Türkçe Meal: De ki: "Ey kavmim/toplumum! Yapın * imkanınıza göre; doğrusu ben bir yapıcıyım * ; öyle ki yakında bileceksiniz kimseyi (ki) olur ona akıbeti 892 diyarın/yurdun; doğrusu o (kimse) iflah ** olmaz; zalimlerdir 257 ."

En'âm Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını * mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu ** ; öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete 128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim 1143 *** ; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 **** zalimler 257 kavmini/toplumunu.

En'âm Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap * ; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu 192 ; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini 454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan ** ; cezalandıracağız ayetlerimizden 454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

En'âm Suresi - Ayet 160

Türkçe Meal: Kim geldi bir ihsanla/güzellikle; on * (kattır) misali 870 onun; ve kim geldi bir kötülükle öyle ki cezalandırılmaz onun misli/benzeri dışında ** ; ve onlar zulmedilmezler 257 .

A'râf Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Öyle ki olmuş değildi çağrısı onların geldiği zaman ızdırabımız * ; ancak ki dediler: "Doğrusu bizler olmuşuz zalimler 257 ."

A'râf Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: "Ve ey Âdem 50 ! Mesken edin sen ve eşin cennette *; öyle ki yiyin ikiniz dilediğiniz yerden; ve yaklaşmayın ikiniz şu ağaca 691 ; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden 257 ."

A'râf Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Dedi ikisi * : "Rabbimiz 4 ! Zulmettik 257 ** kendi nefislerimize 201 ** ; ve eğer asla mağfiret 319 etmezsen bizlere ** ; ve rahmet 271 etmezsen bizlere ** ; mutlak oluruz ** hüsrana uğrayanlardan."

A'râf Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan * ; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz 418 ; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine 201 karşı ki onlar oldular kâfirler 25 .

A'râf Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Ve nida * etti cennet ** ashâbı 194 ateş *** ashâbına 194 ki "Muhakkak bulduk **** vaat ettiğini bizlere Rabbimizin 4 bir hak/gerçek (olarak); öyle ki buldunuz ***** mu vaat ettiğini Rabbinizin 4 bir hak/gerçek (olarak)?"; dediler: "Evet"; öyle ki ünledi bir ünleyici 666 aralarında ki "Allah'ın laneti 280 zalimlerin 257 üzerinedir."

A'râf Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Çevirdikleri zaman bakışlarını * karşılaştırmaya ateş ** ashâbına 194 (doğru); dediler: "Rabbimiz 4 ! Yapma *** bizleri zalim 257 kavimle/toplulukla birlikte."

A'râf Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Sonra gönderdik onların sonrasında Mûsâ'yı ayetlerimizle 287 firavuna ve onun * melesine 364 ; öyle ki zulmettiler 257 ona ** ; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti 892 fesat 265 çıkaranların.

A'râf Suresi - Ayet 148

Türkçe Meal: Ve edindi/tuttu Mûsâ'nın kavmi/toplumu onun * sonrasında süs donatılarından bir buzağı; bir ceset (olarak); onadır ** böğürme; asla görmezler mi ki o ** kelam etmez onlara; ve kılavuzlamaz 192 bir yola; edindiler/tuttular onu ** ; ve oldular zalimler 257 .

A'râf Suresi - Ayet 160

Türkçe Meal: Ve kestik onları on iki kabileye/boya/oymağa ümmetler (olarak); ve vahyettik Mûsâ'ya su istediği zaman onun * kavmi/toplumu ki "Darbet/vur asanla taşa" (diye); ve fışkırdı ondan ** on iki göze; muhakkak bildi her insan kendi içeceği yeri; ve gölgelendirdik üzerlerine bulutu 264 ; ve indirdik üzerlerine menneyi 262 ve bıldırcını 263 ; "Yiyin sizleri rızıklandırdığımız iyilerden"; ve zulmetmiş 257 değillerdi bize; velakin/fakat onlar kendi nefislerine 201 zulmediyorlardı 257 .

A'râf Suresi - Ayet 162

Türkçe Meal: Öyle ki değiştirdiler onlardan zulmetmiş 257 kimseler kavli/sözü * onlara denilenden başkasına; öyle ki gönderdik üzerlerine gökten bir cezalandırma; zulmeder 257 olduklarıyla.

A'râf Suresi - Ayet 165

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman unuttular kendisiyle * zikredileni 78 ; kurtardık kötülükten meneden kimseleri; ve tuttuk zulmetmiş 257 kimseleri çetin/güçlü bir azapla; fâsıklık 38 eder olduklarıyla.

A'râf Suresi - Ayet 177

Türkçe Meal: Ne kötüdür misali/benzeri kavmin/toplumun; kimselerin (ki) yalanladılar ayetlerimizi; ve kendi nefislerine 201 oldular zulmederler 257 .

Enfâl Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve takvalı 21 olun bir fitneye 610 (ki) isabet etmez sizlerden zulmetmiş 257 kimselere bir has * (olarak); ve bilin ki Allah Şedîd'tir 536 akabinde.

Enfâl Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Gidişatı gibidir firavun 711 ailesinin ve onlardan önceki kimselerin (ki) yalanladılar Rablerinin 4 ayetlerini; öyle ki helak ettik onları günahlarıyla; ve boğduk firavun 711 ailesini; ve hepsi olmuştu zalimler 257 .

Enfâl Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve hazırlayın onlara itaat ettirdiğiniz bir kuvvetten * ; ve bir bağlanandan/birleşenden ** ; hayli (-ler) *** ; korkutursunuz onunla Allah'ın düşmanını ve düşmanlarınızı ve onların astından diğerlerini; bilmezsiniz (sizler) onları; (oysa) Allah bilir onları; ve ne infak 6 edersiniz bir şeyden Allah yolunda 336 tamamlanır **** sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz 257 .

Tevbe Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Yaptınız * mı su vermeyi hacılara 756 ve imar etmeyi haram mescidi 158  kimse gibi (ki) iman 47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve cihat 356 etti Allah yolunda 336 ; olmaz aynı seviyede Allah'ın indinde/katında; ve Allah kılavuzlamaz 192 ** zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Tevbe Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin babalarını/atalarınızı ve kardeşlerinizi evliya 212 ; eğer sevdilerse küfrü 422 imana 47 karşı; ve kim veli 28 edindi onları sizlerden; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Tevbe Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Şayet çıksalardı içinizde; ziyade eder değillerdi sizlere dışında bir kafa karışıklığı/şaşırtma; ve mutlak koyarlar * aranıza; bakınırlar sizlere fitneye 332 ; ve içinizdedir kulak verenler onlara; ve Allah bir Alîm’dir 8 zalimlere 257 .

Tevbe Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Hiç gelmez mi onlardan önceki kimselerin haberi? Nûh kavminin; ve Ad; ve Semud; ve İbrahim kavminin; ve Medyen ashâbının; ve ters yüz olan yerlerin; geldiler onlara resûlleri beyanlarla 352 ; öyle ki olmuş değildi Allah zulmeder 257 onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Tevbe Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Öyle ki kimse mi (ki) kurdu binasını takva 21 üzerine Allah'tan; ve bir rızaya; bir hayra; yoksa kimse (mi) (ki) kurdu binasını çöken bir uçurum kenarı üzerine; öyle ki çöktü * onunla ** cehennem ateşine 834 ; ve Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257  kavmini/toplumunu.

Yunus Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve ant olsun helak ettik * kurûnları 785 sizden önce; ne zaman zulmettiler 257 ve geldi onlara resûlleri beyanlarla 226 ve olmuş değillerdi iman 47 etmeye; işte böyledir; cezalandırırız 63 mücrim 674 kavmi/toplumu.

Yunus Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalanı ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun * ; doğrusu O ** ; felaha 326 kavuşturmaz mücrimleri 674 .

Yunus Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Evet! Yalanladılar ilmini * asla kuşatamadıklarını; ve ancak ki gelir onlara tevili 401 onun ** ; işte böyledir; yalanladılar onlardan önceki kimseler; öyle ki bak; nasıl oldu zalimlerin 257 akıbeti 892 .

Yunus Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Doğrusu Allah zulmetmez 257 insanlara bir şey; velakin/fakat insanlar kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Yunus Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve her bir ümmet 305 içindir bir resûl 418 ; öyle ki geldiği zaman resûlleri 4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle 230 ve onlar zulmedilmezler 257 .

Yunus Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Sonra denildi zulmetmiş 257 kimselere: "Tadın azabı ölümsüz 185 (olarak); cezalanır mısınız kazanır olduğunuz dışında?"

Yunus Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve şayet ki zulmetmiş 257 her bir nefis 201  (ki) yerdekini * mutlak ki onu *** fidyeleştirirdi 789 ** ; ve sırlaştırırlardı nedametlerini/pişmanlıklarını ne zaman ki gördüler azabı; ve tamamlandı araları eşitlikle 230 ve onlar zulmedilmezler 257 .

Yunus Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Öyle ki dediler * : "Allah'a karşı tevekkül 79 ettik; Rabbimiz 4 ! Yapma bizleri bir fitne 332 ** zalimler 257 kavmine/toplumuna.

Hûd Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalanı 244 ; işte bunlar; arz ederler * Rabblerine 4 karşı; ve der şahitler/tanıklar 885 : "İşte bunlar kimselerdir (ki) yalan söylediler Rabblerine 4 karşı"; değil mi (ki) Allah'ın laneti 280 zalimlere 257 karşıdır.

Hûd Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: "Ve demiyorum sizlere indimdedir/katımdadır Allah'ın hazineleri; ve bilmiyorum gaybı 62 ; ve demiyorum 'doğrusu ben bir meleğim'; ve demiyorum kimseler * için (ki) azarlar/hor görür gözleriniz 'asla vermez onlara Allah bir hayır'; Allah daha iyi bilir nefislerindekini 201 onların; doğrusu ben o zaman mutlak zalimlerdenim 257 ."

Hûd Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve sanayi olarak üret gemiyi gözlerimizin önünde ve vahyimiz 603 (-le); ve hitap etme bana kimseler hakkında (ki) zulmettiler 257 ; doğrusu onlar boğulanlardır.

Hûd Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Ve denildi: "Ey yer! Yut suyunu; ve ey gök! Söküp uzaklaştır * "; ve azaldı/çekildi su; ve tamamlandı emir; ve seviyelendi ** üzerine cûdi 918 ; ve denildi: "Uzaklık/kaybolma/yok olma zalimler 257 kavminedir/toplumunadır."

Hûd Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ve tuttu zulmetmiş 257 kimseleri sayha 839 ; öyle ki sabahladılar diyarlarında câsim 899 (olarak).

Hûd Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki geldi emrimiz 200 kurtardık Şuayb'ı ve onunla * birlikte iman 47 etmiş kimseleri bir rahmetle 271 bizden; ve tuttu zulmetmiş 257 kimseleri sayha 839 ; öyle ki sabahladılar diyarlarında câsim 899 (olarak).

Hûd Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: Ve zulmetmiş 257 değiliz onlara; velakin/fakat zulmettiler 257 nefislerine 201 ; öyle ki ganiyleştirir * değildi onları Allah’ın astından kulluk 46 ettikleri ilâhları 74 hiç bir şey; ne zaman ki geldi (senin) Rabbinin 4 emri 200 ; ve  ziyade etmiş değillerdi **  onlara *** bir yıkım dışında.

Hûd Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; tutuşudur (senin) Rabbinin 4 tuttuğu zaman kentleri; (ki) ve o * bir zalimdir 257 ; doğrusu O’nun ** tutuşu şiddetli bir elimdir/acıklıdır.

Hûd Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Ve dayanmayın * zulmetmiş 257 kimselere doğru; öyle ki temas ettirirsin ** kendinize ateşi 834 ; ve yoktur sizlere Allah’ın astından hiçbir evliya 212 ; sonra yardım edilmezsiniz *** .

Hûd Suresi - Ayet 116

Türkçe Meal: Öyle ki keşke olsaydı sizlerden önceki kuşaklardan bir bakiye * sahipleri (ki) menederler fesattan 265 yerde ** ; dışındadır az bir kimseden *** (ki) kurtardık onlardan; ve tabi oldu zulmetmiş 257 kimseler içinde verildikleri lükse/bolluğa **** ; ve oldular mücrimler 674 .

Yusuf Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve murad talep edendi * ona ** nefsinden 201 onun *** (ki) o ****  evindeydi onun ***** ; ve kilitledi * kapıları; ve dedi * : "Haydi gelsene sen"; dedi **** : "Sığınanım Allah'a; doğrusu O ****** Rabbimdir 4 ; güzelleştirdi yerleşimimi; doğrusu O’dur ******* ; (ki) iflah olmaz zalimler 257 ."

Yusuf Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Dediler * : "Cezası 63 onun ** kimseyedir (ki) bulundu (o *** ) onun **** eyer heybesinde; öyle ki onadır ***** cezası 63 onun ** ; işte böyledir; cezalandırırız 63 zalimleri 257 ****** ."

Yusuf Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Dedi * : "Sığınmadır Allah'a ** (ki) tutarız dışında kimseyi (ki) bulduk metamızı 54 onun *** indinde/yanında; doğrusu bizler o zaman mutlak zalimleriz 257 ."

Ra'd Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari 870 * ; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak sahibidir bir mağfiret 319 insanlara; onların zulümlerine 257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak şiddetlidir akıbetinde 892 .

İbrahim Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler resûllerine 418 : "Mutlak çıkarırız 675 sizleri yerimizden * ya da mutlak dönersiniz milletimize 301 "; öyle ki vahyetti 603 onlara * Rableri 4 ; "Mutlak helak ederiz zalimleri 257 .".

İbrahim Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve dedi şeytân 29 ne zaman ki bitirildi/tamamlandı emir: "Doğrusu Allah vaat etti sizlere hak/gerçek vaadi; ve (ben de) vaat ettim sizlere; öyle ki ihtilafa düştüm * sizlere; ve olmuş değildir bana üzerinize hiç bir sultân 660 ; dışındadır ki davet ederim sizleri; öyle ki cevap verirsiniz bana; öyle ki beni kınamayın/paylamayın; ve kınayın/paylayın kendi nefislerinizi 201 ; değilim ben yardım çağıran sizlere; ve değilsiniz sizler yardım çağıranlar bana; doğrusu ben kâfirlik 25 etmiştim şirk 71 koşmanıza beni ** önceden; doğrusu zalimler 257 (ki) onlaradır bir elim *** azap.

İbrahim Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Sabitler * Allah iman 47 etmiş kimseleri sabit ** sözle dünya hayatında ve ahirette; ve dalalette 128 bırakır Allah zalimleri 257 ; ve faaliyete geçirir Allah dilediğini.

İbrahim Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Ve verdi * sizlere sual ** ettiğinizin her birinden; ve eğer adetleseniz *** Allah'ın nimetini 757 sayamazsınız onu **** ; doğrusu insan mutlak zalimdir 257 ; bir küfredendir 422 .

İbrahim Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Ve sakın düşünme (ki) Allah bir gâfildir 310 yaptıklarından zalimlerin 257 ; ancak ki öteler onları * bir güne (ki) donup kalır onda ** bakışlar.

İbrahim Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve mesken edindiniz * kendi nefislerine 201 zulmetmiş 257 kimselerin meskenlerinde; ve beyan 226 oldu sizlere * (ki) nasıl faaliyet ettik onlara ** ; ve darp ettik/ortaya koyduk sizlere * misaller 870 .

Hicr Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Ve eğer * (ki) olduysa eyke 1008 ashâbı mutlak zalimler 257 .

Nahl Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Kimseleri (ki) vefat 621 ettirir onları melekler 522 ; zalimlerdir 257 * kendi nefislerine 201 ; öyle ki karşılaştılar * (meleklerle) selam ** (-da); (derler) "Olmuş değildik yapar hiçbir kötülük *** "; evet; doğrusu Allah bir bilendir yapar **** olduğunuzu.

Nahl Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Bakarlar * mı dışında ki gelir onlara melekler 48 ya da gelir emri ** (senin) Rabbinin 4 ?; işte böyledir; faaliyet etti *** onlardan önceki kimseler (de); ve zulmetmiş 257 değildi onlara Allah; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Nahl Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) hicret 355 ettiler Allah’ta * zulmedildikleri 257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri 820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Nahl Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve şayet tutsaydı Allah insanları zulümleriyle 257 ; terk eder * değildi üzerinde onun ** hiçbir dâbbe 599 ; velakin/fakat öteler *** onları belirlenmiş bir ecele kadar; öyle ki geldiği zaman ecelleri onların ötelenmezler bir saat **** ; ve kademe ***** alamazlar.

Nahl Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Ve gördüğü zaman zulmetmiş 257 kimseler azabı; öyle ki hafifletilmez * onlardan; ve onlar göz açtırılmazlar ** .

Nahl Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Gündür (ki) gelir her bir nefis 201 ; (ki) mücadele eder kendi nefsi 201 hakkında; ve tamamlanır her bir nefse 201 yaptığı; ve onlar zulmedilmezler 257 .

Nahl Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Ve ant olsun geldi onlara bir resûl 418 kendilerinden * ; öyle ki yalanladılar onu ** ; öyle ki tuttu onları azap; ve onlar zalimlerdi 257 .

Nahl Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve yahudileşmiş 267 kimselere haram kıldık kıssalaştırdığımızı 430 sana önceden; ve zulmeder 257 değildik onlara; velakin/fakat oldular kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

İsrâ Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Ve katletmeyin 35 nefsi 201 ki haram kıldığıdır Allah'ın; dışındadır hakla/gerçekle (olması); ve kim katletti 201 bir zalimlik 257 (-le); öyle ki muhakkak yaptık velisine 28 onun * bir sultân 660 ; öyle ki israf etmesin ** katletmede 257 *** ; doğrusu o oldu bir yardım edilen.

İsrâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Biz daha iyi bileniz işittiklerini kendisini; işitirlerken seni ve onlar fısıldaşanlarken; derlerken zalimler 257 : "Değilsiniz tabi olur sihre 283 kaptırılan bir adam dışında."

İsrâ Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve menetmiş * değildir bizi ki göndeririz ayetleri 237 ; ancak ki yalanladı 195 onu ** evvelkiler; ve verdik Semûd'a dişi deveyi 672 bir bakılan/görülen *** ; öyle ki zulmettiler 257 ona **** ; ve gönderir değiliz ayetleri 237 bir korkutma ***** dışında.

İsrâ Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Gündür (ki) çağırırız insanların hepsini imamıyla 884 * onların; öyle ki kime verildi kitabı ** onun sağıyla *** onun; öyle ki bunlar ikra 815 ederler kendilerinin kitabını ** ; ve zulmedilmez 257 onlara bir fitil 137 (kadar).

İsrâ Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Ve indirdik Kur’ân’dan 850 (ki) neyse o * bir şifadır ve rahmettir 271 müminlere 27 ** ;ve ziyade etmez zalimlere 257 bir hasar *** dışında.

İsrâ Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve hiç görmezler mi ki Allah yaratandır gökleri ve yeri; bir Kadîr'dir 177 ki yaratmaya mislini 870 onların * ; ve yaptı onlara * bir ecel ** ; yoktur şüphe onda *** ; öyle ki geri çevirir **** zalimler 257  ancak bir kâfir 25 (olarak).

Kehf Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: "Şunlar kavmimizdir/toplumumuzdur (ki) edindiler O'nun * astında ilâhlar 74 ; şayet (ki) gelmezler ** onlara ***  apaçık bir sultânla 660 ; öyle ki kim daha zalimdir 257 Allah'a karşı bir yalan iftira 402 atan kimseden."

Kehf Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve de ki: "Hak/gerçek Rabbinizdendir 4 ; öyle ki kim diledi; öyle ki iman 47 etsin; ve kim diledi öyle ki kâfirlik 25 etsin"; doğrusu biz hazırladık zalimlere 257 bir ateş 834 ; sarmıştır onları onun * duman katmanı ** ; ve eğer yardım isterlerse yardım edilirler ağır metal akışkanı *** gibi bir maiyle **** kavurur/kızartır yüzleri; ne sefil bir içecek oldu; ve ne kötü bir refakat/dayanma/ağırlama yeri oldu.

Kehf Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve girdi cennetine * -ve o bir zalimdi 257 kendi nefsine 201 - dedi ** : "Zanneder değilim ki yok olur bu *** ebediyen."

Kehf Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve konuldu kitap * ; öyle ki görürsün mücrimleri 674 korkanlardır/endişelenenlerdir ondakinden ** ; ve derler *** : "Eyvah bize! Nedir (olan) bu kitaba * (ki) geride bırakmıyor bir küçük ve ne de bir büyük; dışındadır sayar onu; ve buldular yaptıklarını bir hazır (olarak); ve zulmetmez 257 (senin) Rabbin 4 birisine.

Kehf Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dediğimiz zaman meleklere 48 ; secde 70 edin Âdem'e 50 ; öyle ki secde 70 ettiler iblîs 190 dışında; oldu * cinden 210 ; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin 4 emrinden; öyle ki onu ** ve onun *** zürriyetini 380 evliya 212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar **** sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere 257 .

Kehf Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) zikredildi 78 Rabbinin 4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan * ve unuttu ** iki elinin kıdemlendirdiğini *** ; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın 1053 ki fıkıh 770 ederler onu **** ; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza 192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar 192 o zaman ebediyen.

Kehf Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve işte şu (ki) kentlerdir; helak ettik onları ne zaman ki zulmettiler 257 ; ve yaptık helaklarına onların bir vaat * .

Kehf Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Dedi * : “Zulmetmiş 257 kimseye ** gelince; öyle ki yakında azap edeceğiz ona *** ; sonra geri döndürülür **** Rabbine 4 ; öyle ki azap eder ***** ona ***  yadırganası bir azapla."

Meryem Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: İşittirirsin * onlara ve  gördürürsün * ; gündür (ki) gelirler bize; fakat zalimler 257 o gün bir dalalettedir 128 .

Meryem Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) tevbe 33 ettiler; ve iman ettiler 47 ; ve yaptılar bir sâlih 777 ; öyle ki işte bunlar; girerler cennete 970 ve zulmedilmezler 257 bir şey.

Meryem Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Sonra kurtarırız * kimseleri (ki) takvalı 21 olurlar ve bırakırız zalimleri 257 onda ** bir diz üstü çöken *** (-olarak).

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki gelin ikiniz *  ona ** ; öyle ki deyin ikiniz * : "Doğrusu biz * iki resûlüyüz 418 (senin) Rabbinin 4 ; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını 197 ; ve zulmetme 257 onlara *** ; muhakkak geldik sana bir ayetle 287 Rabbinden 4 ; ve selâm 748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza 192 ."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Dedi * : "Öyle ki git; öyle ki doğrusu sanadır hayatta ki dersin "yoktur temas"; ve doğrusu sanadır bir vaadilen (ki) asla ihtilaf edilmezsin ona; ve bak ilâhına 1094 o ** ki zulmettiğindir 257 üzerine onun *** bir yapışma (-yla); mutlak yaklarız onu **** ; sonra mutlak ufalarız onu **** yemmde 1107 bir ufalama (-yla)."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ve alçaldı yüzler Hayy’a 371 ; Kayyûm'a 372 ; ve muhakkak heba oldu kimse (ki) taşıdı bir zulüm 257 .

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Ve kim yapar sâlihâttan 18 ; ve o bir mümindir 27 ; öyle ki korkmaz bir zulme 257 ne de bir hezîmete 1112 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ve nicesini kırıp geçirdik kentlerden (ki) olmuştu * bir zalim 257 ; ve inşa ettik sonrasında onun ** öteki *** bir kavim/toplum.

Enbiyâ Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Dediler * : "Eyvah bize! Doğrusu bizler olmuşuz zalimler 257 ."

Enbiyâ Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve kim der onlardan * : "Doğrusu ben bir ilâhım 1094 O’nun ** astından"; öyle ki işte budur; cezalandırırız 63 onu *** cehennem (-le); işte böyledir **** cezalandırırız 63 zalimleri 257 .

Enbiyâ Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve eğer temas etse onlara bir esinti (senin) Rabbinin 4 azabından; mutlak derler: "Eyvah bizlere! Doğrusu biz olduk zalimler 257 ."

Enbiyâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve koyarız dengeleri/mizanları 658* eşitçe 230 kıyamet gününe 148 ; öyle ki zulmedilmez 257 bir nefse 201 bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca hardaldan bir çekirdek/tane geliriz onunla; ve kâfi geldi/yetti bize hesaplayanlar (olarak).

Enbiyâ Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Dediler * : "Kim faaliyet etti bunu ilâhlarımıza 1094 ?; doğrusu o ** mutlak zalimlerdendir 257 ."

Enbiyâ Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Öyle ki döndüler kendi nefislerine 201 ; öyle ki dediler * : "Doğrusu sizler (ki) sizlersiniz zalimler 257 ."

Enbiyâ Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve sahibi NuN * ; gittiği zaman kızgın; öyle ki zannetti ki asla güç yetirmeyiz ona; öyle ki nida etti ** karanlıklarda ki: “Yoktur ilâh 74 senin dışında; Subhân'sın 7 sen; doğrusu ben oldum zalimlerden 257 .”

Enbiyâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır ** kâfirlik 25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette 310 bundan; evet! Olduk zalimler 257 ."

Hac Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: İşte bu; kıdemlendiğindendir 601 * senin ** iki elinin ve ki Allah olmaz kullara 907 bir zulmetmeye 257 .

Hac Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler ve geri çevirirler/engellerler Allah'ın yolundan 336 ve haram 158 mescit 16 (-ten) o * ki yaptığımızdır insanlara bir seviyeli ** ; âkif 1147 orada *** ve bedevî 1148 ve kim arzu eder orada *** eğilmeye **** zulümle 257 tattırırız ona elim ***** bir azaptan.

Hac Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Öyle ki nicedir bir kentten (ki) helak ettik onu * ; ve o * bir zulmedendi 257 ; öyle ki o ** bir çökendi çatıları *** üzerine; ve (geride kalan) atıl bırakılmış bir kuyu **** ; ve heybetli ***** bir kasr 1159 .

Hac Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve nicedir bir kentten (ki) mühlet verdim ona * ; ve o ** bir zalimdi 257 ; sonra tuttum onu *** ; ve banadır varış yeri.

Hac Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Yapmak içindir şeytânın 29 attığını * bir fitne 332 kimselere ** (ki) kalplerindedir bir maraz *** ; ve kasvetlidir **** kalpleri; ve doğrusu zalimler 257 mutlak uzak bir ayrılıktadır ***** .

Hac Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve kulluk 46 ederler Allah'ın astından asla indirmediğine kendisiyle bir sultân 660 ; ve olmayana onlara onunla bir ilim 1143 ; ve yoktur zalimlere 257 * hiçbir bir yardımcı.

Mü'minûn Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Öyle ki vahy 603 ettik ona * ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle ** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır 570 ; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini 568 ; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler 257 ; doğrusu onlar boğulanlardır.

Mü'minûn Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Öyle ki seviyelendiğin * zaman sen ** ve senin ** yanındaki kimse gemi üzerine; öyle ki de ki: "Hamd 3 Allah’adır; ki kurtarandır bizleri zalim 257 kavimden."

Mü'minûn Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Öyle ki tuttu onları *  sayha 839 hakla/gerçekle; öyle ki yaptık onları bir gusâ 840 ; öyle ki bir uzaklıktır * zalimler 257 kavmine/toplumuna.

Mü'minûn Suresi - Ayet 62

Türkçe Meal: Ve mükellef kılmayız bir nefsi 201 onun * kuşattığı dışında; ve yanımızdadır bir kitap ** (ki) nutuk 1181 eder hakla/gerçekle; ve onlar zulmedilmezler 257 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Öyle ki yapma beni zalimler 257 kavminde/toplumunda * ."

Mü'minûn Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Çıkar bizi ondan * ; öyle ki eğer döndüysek öyle ki doğrusu biz zalimleriz 257 ."

Nûr Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Kalplerinde mi bir maraz 175 ; yoksa şüphe mi ettiler; ya da korkarlar ki hayf 1208 eder Allah üzerlerine ve resûlü 418 O’nun * ? Evet! İşte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Furkan Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değildir bu * bir ifk 1191 dışında (ki) iftira 883 attı ** onu *** ve yardım etti onun **** üzerine öteki bir kavim/toplum"; öyle ki muhakkak getirdiler ***** bir zulüm 257 ve bir zûr 1155 .

Furkan Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: "Ya da atılır onun * üzerine bir hazine ** ya da olur ona *** bir cennet (ki) yer ondan **** "; ve dedi zalimler 257 : "Tabi olur değilsiniz sihre 283 kaptırılmış bir adam dışında"

Furkan Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Öyle ki muhakkak yalanladılar * sizleri; dediklerinizi; öyle ki itaat eder ** değilsiniz bir çevirmeye *** ve ne de bir yardıma; ve kim zulmeder 257 sizlerden tattırırız ona kebîr **** bir azap.

Furkan Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve gündür (ki) ısırır zalim 257 (iki) elini; der: “Ey keşke edinseydim resûlle 418  beraber bir yol.”

Şuarâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Ve nida * ettiği zaman (senin) Rabbin 4 Mûsâ’ya ki var ** zalimler 257 kavmine/toplumuna (diye).

Şuarâ Suresi - Ayet 209

Türkçe Meal: Zikret 78 ; ve olmuş değiliz zalimler 257 .

Şuarâ Suresi - Ayet 227

Türkçe Meal: Dışındadır * kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve yaptılar sâlihât 18 ; ve zikrettiler 78 Allah'ı çokça; ve savundular zulmedildikleri 257 sonrasında; ve yakında bilecek zulmetmiş257 kimseler nasıl bir devrilmedir ** (ki) devrilirler ** .

Neml Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Dışındadır * kimse (ki) zulmetti 257 ; sonra değişti bir güzelliği ardında bir kötülüğe; öyle ki benim ** bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Neml Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Ve yadsıdılar * onu ** ; yakınlaştı *** ona nefisleri 201 ; bir zulüm 257  (-le) ve ululaşma (-yla); öyle ki bak nasıl oldu akıbeti 892 fesatçıların.

Neml Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Denildi ona * : "Gir köşke ** "; öyle ki ne zaman ki gördü onu *** (ki) düşündü onu *** bir havuz **** ; ve sıvadı bacaklarından ***** ; dedi ****** : "Doğrusu o bir köşktür bir dirençlendirilmiş ******* sırçalardan ******** "; dedi ****** : "Rabbim 4 ! Doğrusu ben zulmettim 257 nefsime 201 ; ve islâm 218 oldum Süleymân'la beraber Allah'a; alemlerin 203 Rabbine 4 ."

Neml Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Öyle ki işte şu (ki) evleridir * bir boşalmış/yıkılmış zulmettiklerine 257 (karşı); doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287  bilir bir kavme/topluma.

Neml Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Ve vuku oldu * kavil/söz üzerlerine zulmettikleriyle 257 ; öyle ki onlar nutuk 1181 atamazlar.

Kasas Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Doğrusu ben zulmettim 257  nefsime 201 ; öyle ki mağfiret 319 et bana"; öyle ki mağfiret 319 etti ** ona *** ; doğrusu O ** (ki) O'dur **** Gafûr 20 ; Rahîm 2 .

Kasas Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Öyle ki çıktı * oradan ** bir korku (-yla); gözetliyordu * ; dedi * : "Rabbim 4 ! Kurtar beni zalimler 257 kavminden/toplumundan."

Kasas Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Öyle ki geldi (ikisinin) birisi * ona ** (ki) yürüyordu * bir hayâ *** üzerine; dedi **** : "Doğrusu babam davet ediyor seni; cezasını 63 vermek için ecrini 820 suladığının bizlere"; öyle ki ne zaman ki geldi ***** ona ****** ; ve kıssalaştırdı 430 ona ****** kıssayı 430 ; dedi ****** : "Korkma! Kurtuldun zalimler 257 kavminden/toplumundan."

Kasas Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Rabbim 4 daha iyi bilendir kim geldi kılavuzla indenden/katından O'nun * ; ve kime olur kendisine akıbeti 892 diyarın ** ; doğrusu odur (ki) felaha 326 ulaşmaz zalimler 257 .

Kasas Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Öyle ki tuttuk onu * ve ordularını onun ** ve savurduk onları *** yemmde 1107 ; öyle ki bak nasıl oldu akıbeti 892 zalimlerin 257 .

Kasas Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Öyle ki eğer hiç cevap vermezlerse sana; öyle ki bil ki ancak tabi olurlar hevâlarına 278 ; ve kim daha dalaletedir 128 kimseden (ki) tabi oldu kendi hevâsına 278 olmaksızın bir kılavuz 192 Allah’tan; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Kasas Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir (senin) Rabbin 4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında 1292 * onun ** bir resûl 418  (ki) tilâvet 874 eder onlara *** ayetlerimizi 454 ; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun **** zalimlerdir 257 .

Ankebût Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik Nûh'u 1014 kavmine/toplumuna; öyle ki kaldı onların içinde bir bin sene; dışındadır bir elli yıl; öyle ki tuttu onları tufan; ve onlardı zalimler 257 .

Ankebût Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki geldiler 133 * resûllerimiz 418 İbrahim'e bir müjdeyle dediler * : "Doğrusu biz * helak edicileriz ehlini 568 işte bu kentin; doğrusu ehli 568 onun ** oldular zalimlerden 257 ."

Ankebût Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Öyle ki her birini tuttuk kendi günahıyla; öyle ki onlardan kimine (ki) gönderdik üzerine onun bir hâsıb 1299 * ; ve onlardan kimini (ki) tuttu onu sayha 839 ** ; ve onlardan kimini (ki) batırdık *** onunla yere; ve onlardan kimini (ki) boğduk **** ; ve olmuş değildi Allah zulmeder 257 onlara velakin/fakat oldular kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Ankebût Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve mücadele etme kitap ehliyle 135 dışında ki o daha güzel olanıdır * ; dışındadır (ki) zulmettiler 257 ** onlardan *** ; ve deyin: "İman 47 ettik; o ki indirilmiş olandır bizlere; ve indirildi sizlere; ve ilâhımız 74 ve ilâhınız 74 bir Vâhid'tir 86 ; ve bizler O'na **** müslimiz 45 .

Ankebût Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Evet! O * beyanat (-lı) 620 ayetlerdir 287 göğüslerdekine kimselerin (ki) verildiler ilim 1143 ; ve cihat 356 eder değillerdir ayetlerimize 1027 zalimler 257 dışında.

Ankebût Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Ve kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira 883 attı Allah'ın üzerine bir yalanı 244 ya da yalanladı 244 hakkı/gerçeği; ne zaman ki geldi * ona ** ; olmadı mı cehennemde 968 bir mesken kâfirlere 25 .

Rûm Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti 892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı * yeri; ve imar etmişlerdi onu ** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu ** ; ve gelmişti kendi resûlleri 418 *** beyanatlarla 620 ; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek 257  için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Lokman Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Lokmân oğluna; ve o vaaz 653 ediyordu ona; "Ey oğlum! Asla şirk 71 koşma Allah'a; doğrusu şirk 71 mutlak büyük bir zulümdür 257 .

Ahzâb Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Doğrusu biz arz ettik * emaneti 617 göklere 162 ve yere ve dağlara; öyle ki reddettiler ki yüklenirler onu ** ; ve endişelendiler/korktular ondan ** ; ve yüklendi onu ** insan; doğrusu o oldu bir zalim 257 ; bir cahil 489 .

Sâffât Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Ve bereket verdik üzerine onun * ve üzerine İshâk'ın; ve ikisinin zürriyetindendir bir muhsin 294 ve kendi nefislerine 201 apaçık bir zalim 257 .

Necm Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve Nûh kavmini önceden * ; doğrusu onlar ** olmuşlardı; onlardılar daha zalim 257 ve daha tâğût 442 .

Mümtehine Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ancak (ki) meneder sizleri Allah kimselerden (ki) katlettiler 35 sizleri dinde 122 ; çıkardılar sizleri diyarlarınızdan; ve arka çıktılar/destek oldular ihracınıza/çıkarılmanıza karşı; ki veli 28 edinirsiniz onları ve kim veli 28 edinir onları öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Talâk Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey nebi 132 ! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri 652 için * , ve hesaplayın iddeti 652 ; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize 4 ; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle 490 ; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti 257 kendi nefsine 201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir ** .

Tahrim Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ve darp * etti Allah bir misali/benzeri iman 47 etmiş kimselere; firavunun 711 karısını (ki) dediği ** zaman: "Rabbim 4 ! Bina et bana indinde/katında, bir ev cennette; ve kurtar beni firavundan 711 ; ve yaptığından onun; ve kurtar beni zalimler 257 kavminden/toplumundan."

Nuh Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Ve muhakkak ki dalalete 128 düşürdüler çoğunu; ve artırmazsın sen *  zalimlere 257 dalalet 128 dışında."

Nuh Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: "Rabbim! 4 Mağfiret 319 et bana; ve ana babama; ve kimseye (ki) girdi evime bir mümin 27 (olarak); ve mümin 27 erkeklere; ve mümin 27 kadınlara; ve artırma zalimlere 257 bir yıkım dışında."