Hûd Suresi - Ayet 82
Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman geldi emrimiz 200 yaptık üstünü onun * altı; ve yağdırdık üzerine * sicilli/tescilli, katmanlandırılmış/istiflendirilmiş bir taş 765 .
Arama Operatörleri:
Ayet 82
Öyle ki ne zaman geldi emrimiz200 yaptık üstünü onun* altı; ve yağdırdık üzerine* sicilli/tescilli, katmanlandırılmış/istiflendirilmiş bir taş765.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | felemma | öyle ki ne zaman | فَلَمَّا | - |
| 2 | ca'e | geldi | جَاءَ | جيا |
| 3 | emruna | emrimiz | أَمْرُنَا | امر |
| 4 | cealna | yaptık | جَعَلْنَا | جعل |
| 5 | aaliyeha | üstünü onun | عَالِيَهَا | علو |
| 6 | safileha | altı onun | سَافِلَهَا | سفل |
| 7 | ve emtarna | ve yağdırdık | وَأَمْطَرْنَا | مطر |
| 8 | aleyha | üzerine | عَلَيْهَا | - |
| 9 | hicaraten | bir taş | حِجَارَةً | حجر |
| 10 | min | مِنْ | - | |
| 11 | siccilin | bir sicilli/tescilli | سِجِّيلٍ | سجل |
| 12 | mendudin | bir katmanlı/ | مَنْضُودٍ | نضد |
*Kentin.
Ayet 74
Ve yaptık üstünü* onun** altı*; ve yağdırdık üzerlerine bir taş765 siccîlden1007.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fe cealna | ve yaptık | فَجَعَلْنَا | جعل |
| 2 | aaliyeha | üstünü onun | عَالِيَهَا | علو |
| 3 | safileha | altı onun | سَافِلَهَا | سفل |
| 4 | ve emtarna | ve yağdırdık | وَأَمْطَرْنَا | مطر |
| 5 | aleyhim | üzerlerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 6 | hicaraten | bir taş | حِجَارَةً | حجر |
| 7 | min | مِنْ | - | |
| 8 | siccilin | siccilden | سِجِّيلٍ | سجل |
*Altını üstüne getirdik.**Şehrin.
Ayet 4
Atar* onlara ateşte pişmişten taşlar765**.
*Kuş, uçan. Meteor parçası.**Her bir meteor parçası havada patlayarak ateşten pişmiş gibi sıcak taşlar/kayalar fırlatmıştır.
Ateşte pişmişten taşlar
Kavram Adı:
Ateşte pişmişten taşlar
Kavram No: 765
Kısa Açıklama: 765 "Hicâretin min siccîl" Lût kavminin ve fil sahiplerinin başına gelen felakettir. Bir ‘airburst’ patlamasına neden olan meteorların (kuşlar/uçanlar) yere düşmeden parçalanmaları sonucu etrafa fırlattıkları ateşte pişmiş gibi olan taşlardır/kayalardır. Bu ateşte pişmiş taşların yığın yığın ("ebâbîl") geldiği 105:3 ayetinde işaret edilmiştir. Benzer bir durumun "mendûd" "ardı ardına dizili/katmanlı" kelimesiyle işaret edildiği görülür. Bu da bizlere Lût kavminin ve fil sahiplerinin aynı olayla helak olduklarını düşündürür.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 3
Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman geldi emrimiz 200 yaptık üstünü onun * altı; ve yağdırdık üzerine * sicilli/tescilli, katmanlandırılmış/istiflendirilmiş bir taş 765 .
Türkçe Meal: Ve yaptık üstünü * onun ** altı * ; ve yağdırdık üzerlerine bir taş 765 siccîlden 1007 .
Türkçe Meal: Atar * onlara ateşte pişmişten taşlar 765 ** .