Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 159: Kevkeb

Bu kavram 5 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

159Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

6. En'âm Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

865|6|76|فَلَمَّا جَنَّ عَلَيْهِ ٱلَّيْلُ رَءَا كَوْكَبًا قَالَ هَٰذَا رَبِّى فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلْءَافِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

865|6|76|فلما جن عليه اليل را كوكبا قال هذا ربي فلما افل قال لا احب الافلين

Latin Literal

76. Fe lemmâ cenne aleyhil leylu reâ kevkebâ(kevkeben), kâle hâzâ rabbî, fe lemmâ efele kâle lâ uhıbbul âfilîn(âfilîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman kapladı/örttü üzerini onun (İbrahim'in) gece; gördü (İbrahim) bir kevkeb159; dedi: "Budur Rabbim!"; öyle ki ne zaman battı (kevkeb) dedi: "Sevmem batanları".

Ahmed Samira Çevirisi

76 So when the night darkened on him, he saw a star/planet, he said: "That (is) my lord." So when it set/darkened, he said: "I do not like the setting/disappearing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 cenne kapladı جَنَّ جنن
3 aleyhi üzerini onun عَلَيْهِ -
4 l-leylu gece اللَّيْلُ ليل
5 raa gördü رَأَىٰ راي
6 kevkeben bir kevkeb كَوْكَبًا كوكب
7 kale dedi قَالَ قول
8 haza budur هَٰذَا -
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
11 efele battı أَفَلَ افل
12 kale dedi قَالَ قول
13 la لَا -
14 uhibbu sevmem أُحِبُّ حبب
15 l-afiline batanları الْافِلِينَ افل

12. Yusuf Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1598|12|4|إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ إِنِّى رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِى سَٰجِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1598|12|4|اذ قال يوسف لابيه يابت اني رايت احد عشر كوكبا والشمس والقمر رايتهم لي سجدين

Latin Literal

4. İz kâle yûsufu li ebîhi yâ ebeti innî re eytu ehade aşere kevkeben veş şemse vel kamere re eytuhum lî sâcidîn(sâcidîne).

Türkçe Çeviri

Dediği zaman Yûsuf babasına*: “Ey babam! Doğrusu ben gördüm on bir** kevkebi159; ve Güneş’i; ve Ay’ı; gördüm onları bana secde12 edenler.

Ahmed Samira Çevirisi

4 When Joseph said to his father: You my father that I, I saw eleven planet(s)/star(s) and the sun and the moon, I saw/them to me prostrating."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz o zaman إِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 yusufu Yusuf يُوسُفُ -
4 liebihi babasına لِأَبِيهِ ابو
5 ya ebeti Ey babam! يَاأَبَتِ ابو
6 inni doğrusu ben إِنِّي -
7 raeytu gördüm رَأَيْتُ راي
8 ehade (on) bir أَحَدَ احد
9 aşera on (bir) عَشَرَ عشر
10 kevkeben kevkebi كَوْكَبًا كوكب
11 ve şşemse ve Güneş’i وَالشَّمْسَ شمس
12 velkamera ve Ay’ı وَالْقَمَرَ قمر
13 raeytuhum gördüm onları رَأَيْتُهُمْ راي
14 li bana لِي -
15 sacidine secde edenler/diz çöküp boyun eğenler سَاجِدِينَ سجد

Notlar

Not 1

*Yakûb'a.**On bir (11).

24. Nûr Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

2824|24|35|ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِۦ كَمِشْكَوٰةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ ٱلْمِصْبَاحُ فِى زُجَاجَةٍ ٱلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِىٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٍ يَهْدِى ٱللَّهُ لِنُورِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَٰلَ لِلنَّاسِ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2824|24|35|الله نور السموت والارض مثل نوره كمشكوه فيها مصباح المصباح في زجاجه الزجاجه كانها كوكب دري يوقد من شجره مبركه زيتونه لا شرقيه ولا غربيه يكاد زيتها يضي ولو لم تمسسه نار نور علي نور يهدي الله لنوره من يشا ويضرب الله الامثل للناس والله بكل شي عليم

Latin Literal

35. Allâhu nûrus semâvâti vel ard(ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâh(mısbâhun), el mısbâhu fî zucâceh(zucâcetin), ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durrîyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr(nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâs(nâsi), vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Allah nurudur* göklerin162 ve yerin; O’nun** nurunun misali870 bir kandil1201 gibidir; ondadır*** bir lamba****; lamba**** bir camdadır; cam (ki) sanki o inci bir kevkeb159; yakılır***** bir mübarek bir zeytin ağacından; değil bir doğulu ve ne de bir batılı; neredeyse yağı onun****** ışıldar ve şayet asla temas etmese (bile) ona******* bir ateş; bir nur üzerine bir nurdur; kılavuzlar Allah kendi nuruna dilediği kimseyi; ve darp eder******** Allah emsal********* insanlara; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

35 God (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s light, His light’s example/proverb (is) as/like a niche in it a light/lamp, the light/lamp (is) in a clear and transparent glass container , the clear and transparent glass container is as though it (is) a pearly/luminous star/planet, (it) is being ignited/lit from a blessed tree, an olive not eastern and not western, its oil is about to/almost to lighten/illuminate, and even if fire did not touch it. Light on/over light, God guides to His light whom He wills/wants , and God gives the examples/proverbs to the people, and God (is) with every thing knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 nuru nurudur نُورُ نور
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 meselu misali مَثَلُ مثل
6 nurihi nuru O’nun نُورِهِ نور
7 kemişkatin bir kandildir كَمِشْكَاةٍ شكو
8 fiha ondadır فِيهَا -
9 misbahun bir lamba مِصْبَاحٌ صبح
10 l-misbahu lamba الْمِصْبَاحُ صبح
11 fi فِي -
12 zucacetin bir camdadır زُجَاجَةٍ زجج
13 z-zucacetu cam (ki) الزُّجَاجَةُ زجج
14 keenneha sanki o كَأَنَّهَا -
15 kevkebun bir kevkeb كَوْكَبٌ كوكب
16 durriyyun bir inci دُرِّيٌّ درر
17 yukadu yakılır يُوقَدُ وقد
18 min مِنْ -
19 şeceratin bir ağaçtan شَجَرَةٍ شجر
20 mubaraketin mübarek مُبَارَكَةٍ برك
21 zeytunetin bir zeytin زَيْتُونَةٍ زيت
22 la değil لَا -
23 şerkiyyetin bir doğulu شَرْقِيَّةٍ شرق
24 ve la ve ne de وَلَا -
25 garbiyyetin bir batılı غَرْبِيَّةٍ غرب
26 yekadu neredeyse يَكَادُ كود
27 zeytuha yağı onun زَيْتُهَا زيت
28 yudi'u ışıldar يُضِيءُ ضوا
29 velev ve şayet وَلَوْ -
30 lem asla لَمْ -
31 temseshu temas etmese ona تَمْسَسْهُ مسس
32 narun ateş نَارٌ نور
33 nurun bir nur نُورٌ نور
34 ala üzerine عَلَىٰ -
35 nurin bir nur نُورٍ نور
36 yehdi kılavuzlar يَهْدِي هدي
37 llahu Allah اللَّهُ -
38 linurihi kendi nuruna لِنُورِهِ نور
39 men kimseyi مَنْ -
40 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
41 ve yedribu ve darp eder وَيَضْرِبُ ضرب
42 llahu Allah اللَّهُ -
43 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل
44 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
45 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
46 bikulli her bir بِكُلِّ كلل
47 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
48 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Aydınlığıdır.**Allah'ın.***Kandildedir.****Işığını kendisi üreten.*****Lamba.******Ağacın.*******Yağa.********Vurur, ortaya koyar.*********Misaller.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8 Bilen.

Kevkeb Kavram 159

159 Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Allah'ın nurunun misali bir kandildir; deniz feneri. Kavram 1201

1201 Allah 24:35 ayetinde en büyük mucizelerden bir tanesini bizlere sunmuştur. Kendi nurunu bir kandile benzetmiştir. Bu kandilin içinde bir cam vardır. Bu camın içinde bir lamba vardır. Bu cam bir kevkeb gibi inci şeklinde parlar. Batılı ve doğulu olmayan bir zeytin ağacının yağından yakılır. O yağa ateş değmese bile yağ yanar. Nur üstüne nurdur. İşte Rabbimiz bizlere elektrik akımıyla yanan bir lambanın aydınlattığı, içinde frensel lensinin olduğu bir deniz fenerini işaret etmiştir. Allah’ın nurunun benzeri: Deniz feneri, Fresnel lensi, evrenin en parlak gökcismi olan kuasar, nur üstüne nur, mübarek-bereketli elektrik ve elektrik akımı.

37. Sâffât Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

3792|37|6|إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3792|37|6|انا زينا السما الدنيا بزينه الكواكب

Latin Literal

6. İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz ziynetlendirdik856 dünya göğünü996 bir ziynetle856; (ki) kevkeblerdir159*.

Ahmed Samira Çevirisi

6 That We decorated/beautified the sky/space (of) the present world with the stars’/planets’ decoration/beauty .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 zeyyenna ziynetlendirdik زَيَّنَّا زين
3 s-semae göğünü السَّمَاءَ سمو
4 d-dunya dünya/yakın الدُّنْيَا دنو
5 bizinetin bir ziynetle (ki) بِزِينَةٍ زين
6 l-kevakibi kevkeblerdir الْكَوَاكِبِ كوكب

Notlar

Not 1

*Kesinlikle yıldız değildir. Yıldız "necm" kelimesiyle işaret edilir. Kevkebler ancak yıldızların ışığını yansıtan gök cisimlerdir. Gezegenlerdir. Ay'ın kendisi de özünde bir kevkebtir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kevkeb Kavram 159

159 Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

Ziynet Kavram 856

  856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Dünya göğü, seması. Kavram 996

996 Yakın gök, yakın olan sema. Bizim yakın semamız/göğümüz Güneş sistemimizdir. Yüce Rabbimiz 37:6 ayetinde dünya/yakın göğünü gezegenlerle süslediğini bildirmiştir.  

82. İnfitâr Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

5829|82|2|وَإِذَا ٱلْكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتْ

Arapça Metin (Harekesiz)

5829|82|2|واذا الكواكب انتثرت

Latin Literal

2. Ve izel kevâkibunteseret.

Türkçe Çeviri

Ve kevkebler159 dağıldığında/saçıldığın zaman.

Ahmed Samira Çevirisi

2 And when/if the stars/planets scattered/spread .

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kevkeb Kavram 159

159 Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 159: Kevkeb

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Kevkeb

Kavram No: 159

Kısa Açıklama: 159 Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 5

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

En'âm Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman kapladı/örttü üzerini onun (İbrahim'in) gece; gördü (İbrahim) bir kevkeb 159 ; dedi: "Budur Rabbim!"; öyle ki ne zaman battı (kevkeb) dedi: "Sevmem batanları".

Yusuf Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Dediği zaman Yûsuf babasına * : “Ey babam! Doğrusu ben gördüm on bir **  kevkebi 159 ; ve Güneş’i; ve Ay’ı; gördüm onları bana secde 12 edenler.

Nûr Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Allah nurudur * göklerin 162 ve yerin; O’nun ** nurunun misali 870  bir kandil 1201 gibidir; ondadır *** bir lamba **** ; lamba **** bir camdadır; cam (ki) sanki o inci bir kevkeb 159 ; yakılır ***** bir mübarek bir zeytin ağacından; değil bir doğulu ve ne de bir batılı; neredeyse yağı onun ****** ışıldar ve şayet asla temas etmese (bile) ona ******* bir ateş; bir nur üzerine bir nurdur; kılavuzlar Allah kendi nuruna dilediği kimseyi; ve darp eder ******** Allah emsal ********* insanlara; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .

Sâffât Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Doğrusu biz ziynetlendirdik 856 dünya göğünü 996 bir ziynetle 856 ; (ki) kevkeblerdir 159 * .

İnfitâr Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ve kevkebler 159 dağıldığında/saçıldığın zaman.