Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 856:

Ziynet

Bu kavram 16 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

10. Yunus Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1386|10|24|إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Latin Literal

24. İnnemâ meselul hayâtid dunyâ ke mâin enzelnâhu mines semâi fahteleta bihî nebâtul ardı mimmâ ye’kulun nâsu vel en’âm(en’âmu), hattâ izâ ehazetil ardu zuhrufehâ vezzeyyenet ve zanne ehluhâ ennehum kâdirûne aleyhâ etâhâ emrunâ leylen ev nehâren fe cealnâhâ hasîden ke en lem tagne bil ems(emsi), kezâlike nufassilul âyâti li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ancak (ki) misali* dünya hayatının bir mayi** gibidir (ki) indirdik onu gökten179; öyle ki karıştı onunla*** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın645; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu869; ve ziynetlendi856; ve zannetti ehli568 onun**** ki onlar muktedirlerdir onun**** üzerine; geldi ona***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu****** bir hasatlanmış******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız166 ayetlerimizi fikreder868 bir kavim/toplum için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 meselu misali مَثَلُ مثل
3 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
4 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
5 kemain bir mayi gibidir كَمَاءٍ موه
6 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
7 mine مِنَ -
8 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
9 fehteleta öyle ki karıştı فَاخْتَلَطَ خلط
10 bihi onunla بِهِ -
11 nebatu bitkisi نَبَاتُ نبت
12 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
13 mimma مِمَّا -
14 ye'kulu yediğinden يَأْكُلُ اكل
15 n-nasu insanların النَّاسُ نوس
16 vel'en'aamu ve enamın وَالْأَنْعَامُ نعم
17 hatta ta ki حَتَّىٰ -
18 iza zaman إِذَا -
19 ehazeti edindi أَخَذَتِ اخذ
20 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
21 zuhrufeha kendi zuhrufunu زُخْرُفَهَا زخرف
22 vezzeyyenet ve ziynetlendi وَازَّيَّنَتْ زين
23 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
24 ehluha ehli onun أَهْلُهَا اهل
25 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
26 kadirune muktedirlerdir قَادِرُونَ قدر
27 aleyha onun üzerine عَلَيْهَا -
28 etaha geldi ona أَتَاهَا اتي
29 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
30 leylen bir gece لَيْلًا ليل
31 ev ya da أَوْ -
32 neharan bir gündüz نَهَارًا نهر
33 fe cealnaha öyle ki yaptık onu فَجَعَلْنَاهَا جعل
34 hasiden hasat edilen حَصِيدًا حصد
35 keen gibi ki كَأَنْ -
36 lem asla لَمْ -
37 tegne ganiyleşmemiş تَغْنَ غني
38 bil-emsi bir gün önce بِالْأَمْسِ -
39 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
40 nufessilu fasıllarız نُفَصِّلُ فصل
41 l-ayati ayetlerimizi الْايَاتِ ايي
42 likavmin bir kavim/toplum لِقَوْمٍ قوم
43 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Örneği, benzeri.**Sıvı/su.***Sıvıyla/suyla.****Yerin.*****Yere.******Yeri.*******Hasat edilmiş gibi, ürünleri toplanmış gibi.********Zenginleşmemiş, yeterli olmamış.

10. Yunus Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1450|10|88|وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Latin Literal

88. Ve kâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir’avne ve melâhu zîneten ve emvâlen fîl hayâtid dunyâ rabbenâ li yudıllû an sebîlik(sebîlike), rabbenatmis alâ emvâlihim veşdud alâ kulûbihim fe lâ yu’minû hattâ yerevul azâbel elîm(elîme).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz4! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine364 onun* bir ziynet856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz4! Dalalete128 düşürmeleri için senin yolundan336; Rabbimiz4! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin175 üzerini; öyle ki iman47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 ateyte verdin اتَيْتَ اتي
6 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
7 ve meleehu ve melesine onun وَمَلَأَهُ ملا
8 zineten bir ziynet زِينَةً زين
9 ve emvalen ve mallar وَأَمْوَالًا مول
10 fi فِي -
11 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 liyudillu dalalete sürüklemeleri için لِيُضِلُّوا ضلل
15 an عَنْ -
16 sebilike senin yolundan سَبِيلِكَ سبل
17 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
18 tmis sil اطْمِسْ طمس
19 ala üzerini عَلَىٰ -
20 emvalihim mallarının أَمْوَالِهِمْ مول
21 veşdud ve sertleştir/katılaştır وَاشْدُدْ شدد
22 ala üzerini عَلَىٰ -
23 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
24 fela öyle ki فَلَا -
25 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
26 hatta ta ki حَتَّىٰ -
27 yeravu görürler يَرَوُا راي
28 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
29 l-elime elim/acıklı الْأَلِيمَ الم

Notlar

Not 1

*Firavunun.

11. Hûd Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1486|11|15|مَن كَانَ يُرِيدُ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتَهَا نُوَفِّ إِلَيْهِمْ أَعْمَٰلَهُمْ فِيهَا وَهُمْ فِيهَا لَا يُبْخَسُونَ

Latin Literal

15. Men kâne yurîdul hayâted dunyâ ve zînetehâ nuveffi ileyhim a’mâlehum fîhâ ve hum fîhâ lâ yubhasûn(yubhasûne).

Türkçe Çeviri

Kim (ki) oldu arzular dünya hayatını ve ziynetini856 onun*; tamamlarız üzerlerine orada** yaptıklarını; ve onlara orada** azaltılmaz/eksiltilmez***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 yuridu arzular يُرِيدُ رود
4 l-hayate hayatını الْحَيَاةَ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 ve zineteha ve ziynetini onun وَزِينَتَهَا زين
7 nuveffi tamamlarız نُوَفِّ وفي
8 ileyhim üzerlerine إِلَيْهِمْ -
9 ea'malehum yaptıklarını أَعْمَالَهُمْ عمل
10 fiha orada فِيهَا -
11 ve hum ve onlara وَهُمْ -
12 fiha orada فِيهَا -
13 la لَا -
14 yubhasune azaltılmaz يُبْخَسُونَ بخس

Notlar

Not 1

*Dünya hayatının.**Dünya hayatında.***Haksızlık edilmez, yaptıklarının karşılığı yine dünya hayatında eksiksiz verilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

13. Ra'd Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1738|13|33|أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

Latin Literal

33. E fe men huve kâimun alâ kulli nefsin bi mâ kesebet, ve cealû lillâhi şurekâ’(şurekâe), kul semmûhum, em tunebbiûnehu bi mâ lâ ya’lemu fîl ardı em bi zâhirin minel kavl(kavli), bel zuyyine lillezîne keferû mekruhum ve suddû anis sebîl(sebîli), ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse midir o* (ki) bir kıyamdadır143** her bir nefis201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar71; de ki: "İsimlendirin*** onları****; ya da haber (mi) verirsiniz O'na***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır******; evet! Ziynetlendirildi856 kâfirlik25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan*******; ve kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 huve o (ki) هُوَ -
3 kaimun bir kıyamdadır قَائِمٌ قوم
4 ala üzerinde عَلَىٰ -
5 kulli her كُلِّ كلل
6 nefsin nefsin نَفْسٍ نفس
7 bima بِمَا -
8 kesebet kazandığıyla كَسَبَتْ كسب
9 vecealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
10 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
11 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
12 kul de ki قُلْ قول
13 semmuhum isimlendirin onları سَمُّوهُمْ سمو
14 em ya da أَمْ -
15 tunebbiunehu haber verirsiniz ona تُنَبِّئُونَهُ نبا
16 bima بِمَا -
17 la لَا -
18 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
19 fi فِي -
20 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
21 em ya da أَمْ -
22 bizahirin ortaya çıkanla بِظَاهِرٍ ظهر
23 mine مِنَ -
24 l-kavli söylemden الْقَوْلِ قول
25 bel evet بَلْ -
26 zuyyine ziynetlendirildi زُيِّنَ زين
27 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
28 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
29 mekruhum tuzakları مَكْرُهُمْ مكر
30 ve suddu ve sapıp uzaklaştırıldılar وَصُدُّوا صدد
31 ani عَنِ -
32 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
33 ve men ve kimi وَمَنْ -
34 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 fema öyle ki yoktur فَمَا -
37 lehu ona لَهُ -
38 min hiç bir مِنْ -
39 hadin bir doğru yola kılavuzdan هَادٍ هدي

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimse ve/veya Yüce Allah'a ortak edilen kimse. **Her zaman uyanıktır, dikelmiştir, aktiftir. Kendisi yaratılmış olan bir kimse asla Yüce Allah'a ortak koşulamaz.***Ne isim verirseniz verin bir ilâh olma özellikleri asla yoktur.****Ortak koşulan kimseler. *****Allah'a. ******Boş sözle, boş lafla. Kuru laf kalabalığıyla.*******Kur'an'dan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

16. Nahl Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

1907|16|8|وَٱلْخَيْلَ وَٱلْبِغَالَ وَٱلْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

8. Vel hayle vel bigâle vel hamîre li terkebûhâ ve zîneh(zîneten), ve yahluku mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve at; ve katırlar; ve merkepler*; binmeniz içindir ona**; ve bir ziynettir856***; ve yaratır bilmediklerinizi****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velhayle ve at وَالْخَيْلَ خيل
2 velbigale ve katırlar وَالْبِغَالَ بغل
3 velhamira ve merkepler وَالْحَمِيرَ حمر
4 literkebuha binmeniz içindir ona لِتَرْكَبُوهَا ركب
5 ve zineten ve bir ziynettir وَزِينَةً زين
6 ve yehluku ve yaratır وَيَخْلُقُ خلق
7 ma مَا -
8 la لَا -
9 tea'lemune bilmediklerinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Eşekler.**Hayvana.***Rabbimiz süslü hayvanlar yaratmıştır.****Evrende belki de milyarlarca çeşit bilmediğimiz güzel hayvanlar yaratmıştır Rabbimiz. Ötegezegenlerde yaşamaktadırlar. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

16. Nahl Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

1962|16|63|تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

63. Tallâhi lekad erselnâ ilâ umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum âzâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

TAllahi1017; ant olsun gönderdik* ümmetlere305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi856 onlara** şeytân29 yaptıklarını; öyle ki o*** velisidir212 onların**** o gün; ve onlaradır** elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TAllahi تَاللَّهِ -
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
4 ila إِلَىٰ -
5 umemin ümmetlere أُمَمٍ امم
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 fezeyyene öyle ki ziynetledi فَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum yaptıklarını أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fehuve öyle ki O فَهُوَ -
13 veliyyuhumu velisidir onların وَلِيُّهُمُ ولي
14 l-yevme o gun الْيَوْمَ يوم
15 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
16 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
17 elimun elin/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Resûller.**Ümmetlere.***Şeytân.****Ümmetlerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Evliya, veli

Kavram 212

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

TAllahi, tAllahi.

Kavram 1017

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

18. Kehf Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

2145|18|7|إِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى ٱلْأَرْضِ زِينَةً لَّهَا لِنَبْلُوَهُمْ أَيُّهُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا

Latin Literal

7. İnnâ cealnâ mâ alel ardı zîneten lehâ li nebluvehum eyyuhum ahsenu amelâ(amelen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz yaptık yer* üzerindekini bir ziynet856 ona**; test etmemiz içindir onları (ki) hangisi onların daha güzeldir bir amel1072 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:7.&nbsp;Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.18:7.&nbsp;We have made/put what (is) on the earth/Planet Earth (as) decoration/beauty for it, to test them which of them (is) better (in) a deed .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 ma مَا -
4 ala üzerindekini عَلَى -
5 l-erdi yer/yeryüzü الْأَرْضِ ارض
6 zineten bir süs زِينَةً زين
7 leha ona (yere) لَهَا -
8 linebluvehum test etmemiz için onları لِنَبْلُوَهُمْ بلو
9 eyyuhum Hangisi onların أَيُّهُمْ -
10 ehsenu güzel أَحْسَنُ حسن
11 amelen amelli/faaliyetli/işli عَمَلًا عمل

Notlar

Not

Yüce Allah Dünya gezegeninin yaratılma nedeninin insanları test etmek için olduğunu bildiriyor. Evrenin/evrenlerin ve içindekilerin yaratılış gayesi kendilerine sorumluk verilen bazı varlıkların test edilmesidir. Test edilen bu varlıkların bir tanesi de insandır. Dünya gezegeninin Güneş sistemimizdeki diğer gezegenlerden farkı aşikârdır. Yüce Allah bu gezegeni sadece yaratmakla kalmamış üzerini de canlıların yaşaması için süslemiştir. Venüs, Mars gibi kara gezegenlerine baktığımızda yüce Allah’ın Dünya gezegenini bizlere yuva yapmasıyla bizlere büyük bir lütufta bulunmuş olduğu görülür.

Not 1

*Yeryüzü.**Yere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

18. Kehf Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2166|18|28|وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا

Latin Literal

28. Vasbır nefseke meallezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta’du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı’ men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51* kendi nefsine201; kimselerle beraber (ki) çağırırlar219 Rablerini4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun**; ve çevirme iki gözünü onlardan*** arzulayarak ziynetini856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil310 ettik kalbini onun zikrimizden78; ve tâbi oldu hevâsına278; ve oldu emri/işi onun**** bir sınırı aşan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 nefseke kendi nefsine نَفْسَكَ نفس
3 mea beraber مَعَ -
4 ellezine kimselerle الَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
6 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
7 bil-gadati sabahla بِالْغَدَاةِ غدو
8 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
9 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
10 vechehu yününü O’nun وَجْهَهُ وجه
11 ve la ve وَلَا -
12 tea'du çevirme تَعْدُ عدو
13 aynake iki gözünü عَيْنَاكَ عين
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 turidu arzulayarak تُرِيدُ رود
16 zinete zinetini زِينَةَ زين
17 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
18 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
19 ve la ve وَلَا -
20 tutia' itaat etme تُطِعْ طوع
21 men kimseye مَنْ -
22 egfelna gafil yaptık أَغْفَلْنَا غفل
23 kalbehu kalbini onun قَلْبَهُ قلب
24 an عَنْ -
25 zikrina zikrimizden ذِكْرِنَا ذكر
26 vettebea ve tâbi oldu وَاتَّبَعَ تبع
27 hevahu hevasına هَوَاهُ هوي
28 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
29 emruhu emri onun أَمْرُهُ امر
30 furuten bir sınırı aşan فُرُطًا فرط

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Allah'ın.***Seninle beraber Rablerini çağıran kimselerden.***Gâfil kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Yüce Allah'ı çağırmak/dua etmek

Kavram 219

219Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10-35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin.  Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.      

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

18. Kehf Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2184|18|46|ٱلْمَالُ وَٱلْبَنُونَ زِينَةُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ أَمَلًا

Latin Literal

46. El mâlu vel benûne zînetul hayâtid dunyâ, vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun emelâ(emelen).

Türkçe Çeviri

Mal ve oğullar ziynetidir856 dünya hayatının; ve bakiler* (olan) sâlihât18 (ise) bir hayırdır (senin) Rabbinin4 indinde/katında bir sevap464 (olarak); ve bir hayırdır bir emel** (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-malu mal الْمَالُ مول
2 velbenune ve oğullar وَالْبَنُونَ بني
3 zinetu ziynetidir زِينَةُ زين
4 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 velbakiyatu ve bakiler (olan) وَالْبَاقِيَاتُ بقي
7 s-salihatu sâlihât الصَّالِحَاتُ صلح
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 sevaben bir sevap (olarak) ثَوَابًا ثوب
12 ve hayrun ve bir hayırdır وَخَيْرٌ خير
13 emelen bir emel (olarak) أَمَلًا امل

Notlar

Not 1

*Kalıcılar.**Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Sevap

Kavram 464

464Ödül, mükâfat, karşılık.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

2433|20|87|قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ

Latin Literal

87. Kâlû mâ ahlefnâ mev’ıdeke bi melkinâ ve lâkinnâ hummilnâ evzâren min zînetil kavmi fe kazefnâhâ fe kezâlike elkâs sâmiriyy(sâmiriyyu).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Halef kılmadık1109 senin vaadine malımızla; velakin/fakat taşıtıldık** yükleri ziynetden856 kavmin/toplumun; öyle ki attık/fırlattık*** onu****; öyle ki işte böyledir*****; bıraktı/koydu****** sâmiriy1111."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ma مَا -
3 ehlefna halef kılmadık أَخْلَفْنَا خلف
4 mev'ideke senin vaadine مَوْعِدَكَ وعد
5 bimelkina malımızla بِمَلْكِنَا ملك
6 velakinna velakin/fakat وَلَٰكِنَّا -
7 hummilna taşıtıldık حُمِّلْنَا حمل
8 evzaran yükleri أَوْزَارًا وزر
9 min مِنْ -
10 zineti ziynetden زِينَةِ زين
11 l-kavmi kavmin/toplumun الْقَوْمِ قوم
12 fekazefnaha öyle ki attık/fırlattık onu فَقَذَفْنَاهَا قذف
13 fe kezalike öyle ki işte böyledir فَكَذَٰلِكَ -
14 elka bıraktı/koydu أَلْقَى لقي
15 s-samiriyyu samiri السَّامِرِيُّ سمر

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın kavmi.**Pasif gelmiştir. Taşıtıldık. ***Taşıtıldığımız ziynet yükünü sadece yere attık.****Ziyneti.*****Biz sadece ziyneti taşıdık. Ondan bir put yapmadık.*******Sâmiriy ziynet eşyalarını eritip putu yaptı. Biz yapmadık. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Halef kılmak.

Kavram 1109

1109Yerine geçirmek, bir şeyin yerine başka bir şey koymak, bir şeyi başka bir şey haline getirmek.

Sâmiriy

Kavram 1111

1111Mûsâ'nın kavminden bir kimse. İsrâîloğullarına böğüren bir buzağı cesedi/heykeli yaparak Yüce Allah'a şirk koşturan muhtemel ki hitap yeteneği yüksek bir müşrik.    

27. Neml Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

3161|27|4|إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ

Latin Literal

4. İnnellezîne lâ yu’minûne bil âhireti zeyyennâ lehum a’mâlehum fe hum ya’mehûn(ya’mehûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 etmezler ahirete774; ziynetledik856* onlara amellerini**; öyle ki onlar a'mahlaşırlar1266.  

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
5 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
6 zeyyenna ziynetledik زَيَّنَّا زين
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
9 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
10 yea'mehune a'mahlaşırlar يَعْمَهُونَ عمه

Notlar

Not 1

*Süsledik.**Yaptıklarını.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Âhiret, âhiret.

Kavram 774

774Ertelenmiş, geriye bırakılmış, ötelenmiş, final, son, en uç. Diriliş ve din günüyle (yargılamanın dinden yani sadece Kur'an'dan yapılacağı gün) birlikte cennetleri ve cehennemi kapsayan evre/dönem.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

A'mah, a'mih.

Kavram 1266

1266Dolaşmak, gezinmek, başıboş dolaşmak, sapmak, yolunu kaybetmek, bir şeyden/birinden sapmak, uzaklaşmak.

27. Neml Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3181|27|24|وَجَدتُّهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَ

Latin Literal

24. Vecedtuhâ ve kavmehâ yescudûne liş şemsi min dûnillâhi ve zeyyene lehümuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli fe hum lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

"Ve buldum onu* ve kavmini/toplumunu (ki) secde12 ediyorlar Güneş’e Allah'ın astından; ve ziynetlemiş856 onlara şeytân29 amellerini**; öyle ki çevirmiş onları yoldan***;  öyle ki onlar kılavuzlanmıyorlar."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cedtuha ve buldum onu وَجَدْتُهَا وجد
2 ve kavmeha ve kavmini وَقَوْمَهَا قوم
3 yescudune secde ediyorlar يَسْجُدُونَ سجد
4 lişşemsi Güneş’e لِلشَّمْسِ شمس
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 ve zeyyene ve ziynetlemiş وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki çevirmiş onları فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
16 la لَا -
17 yehtedune kılavuzlanmıyorlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Sebe melikesini.

**Eylemlerini, yaptıklarını.

***Yüce Allah'ın yolu. Şirksiz tek tanrıcılık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

28. Kasas Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

3310|28|60|وَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَىْءٍ فَمَتَٰعُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتُهَا وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

60. Ve mâ ûtîtum min şey’in fe metâul hayâtid dunyâ ve zînetuhâ ve mâ indallâhi hayrun ve ebkâ, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve verildiğiniz bir şeyden öyle ki metasıdır54 dünya hayatının; ve ziynetidir856 onun*; ve indindeki/katındaki Allah'ın bir hayırdır ve daha bakidir567 akletmez562 misiniz?

Notlar

Not 1

*Dünya hayatının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Baki

Kavram 567

567Bir şeyden artan, geriye kalan, kalıcı olan.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

28. Kasas Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

3329|28|79|فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ فِى زِينَتِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يُرِيدُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا يَٰلَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَآ أُوتِىَ قَٰرُونُ إِنَّهُۥ لَذُو حَظٍّ عَظِيمٍ

Latin Literal

79. Fe harece alâ kavmihî fî zînetih(zînetihî), kâlellezîne yurîdûnel hayâted dunyâ yâ leyte lenâ misle mâ ûtiye kârûnu innehu le zû hazzın azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki çıktı* kavminin/toplumunun üzerine** kendi ziynetinde856***; dedi kimseler (ki) arzularlar dünya hayatını: "Keşke bizlere (de olsa) misli870 verilmişin Kârûn'a1294; doğrusu o**** mutlak sahibidir azîm***** bir şans."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 kavmihi kavminin/toplumunun قَوْمِهِ قوم
4 fi içinde فِي -
5 zinetihi kendi ziynetinde زِينَتِهِ زين
6 kale dedi قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
9 l-hayate hayatını الْحَيَاةَ حيي
10 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
11 ya leyte Keşke! يَا لَيْتَ -
12 lena bizlere لَنَا -
13 misle misli مِثْلَ مثل
14 ma مَا -
15 utiye verilmişin أُوتِيَ اتي
16 karunu Kârûn'a قَارُونُ -
17 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
18 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
19 hazzin bir şans حَظٍّ حظظ
20 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kârûn.

**Karşısına.

***İçinde.

****Kârûn.​

*****Azametli, büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Kârûn

Kavram 1294

Mûsâ'nın kavminden yani İsrâiloğullarından olan; kendisine büyük hazineler verilen kimse. 

29. Ankebût Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

3376|29|38|وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

Latin Literal

38. Ve âden ve semûde ve kad tebeyyene lekum min mesâkinihim, ve zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli ve kânû mustebsırîn(mustebsırîne).

Türkçe Çeviri

Ve Âd1015 ve Semûd443; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere* meskenlerinden**; ve ziynetledi856 onlara şeytân29 amellerini1072; öyle ki çevirdi onları yoldan336 ve oldular görenlerden***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aaden ve Ad وَعَادًا عود
2 ve semude ve Semûd وَثَمُودَ -
3 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
4 tebeyyene beyan oldu تَبَيَّنَ بين
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 min مِنْ -
7 mesakinihim meskenlerinden onların مَسَاكِنِهِمْ سكن
8 ve zeyyene ve ziynetledi وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki çevirdi onları فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 vekanu ve oldular وَكَانُوا كون
16 mustebsirine görenlerden مُسْتَبْصِرِينَ بصر

Notlar

Not 1

*İnsanlara.

**Yıkılmış meskenlerinin arkeolojik buluntuları kanıt oldu.

***Azaba gözleriyle tanık oldular.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Semûd

Kavram 443

443Semûd

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Âd.

Kavram 1015

1015Akadlar. Akadlar Sümerlilerin daha kuzeyinde yaşayan bir kavimdi. Birlikte yaşadılar. Ticaret yaptılar. Sümerlilerin Akadça öğrendikleri tabletlerden bilinmektedir. MÖ 2608 yılında Sümerlilerin yaşadığı yerde gerçekleşen tufan (Nûh tufanı) sonrası Akadlar zayıflayan Sümerlileri bastırmıştır. Nûh kavmi olan Sümerlilere halife oldular. Kısa sürede çok güçlendiler ve genişlediler; ve Sargon (MÖ 2334 - MÖ 2279) bu kavmi imparatorluk haline getirdi. Sargo'nun torunu Naram-Sin MÖ 2254-2218 yıllarında imparatorluğu o kadar güçlendirdi ki kendisini yeryüzünün sahibi sandı ve kendisine ilâhlık payesi verdi. Hûd'un bu dönemlerde yaşadığı apaçıktır. Yüce Rabbimiz bu kavme kısırlaştırıcı rüzgarlar gönderdi. Bu olay 4.2 ka olayı olarak bilinir. İklim değişikliğiyle gerçekleşen rüzgarlar bölgeyi kurak ve verimsiz bir hale getirdi. Yapılan kazılarda bu dönemde solucanların bile o bölgede yaşamadığını göstermektedir. Verimli topraklar kısa sürede çöl kum tepeleri haline gelmiştir.       

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

37. Sâffât Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

3792|37|6|إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

Latin Literal

6. İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz ziynetlendirdik856 dünya göğünü996 bir ziynetle856; (ki) kevkeblerdir159*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 zeyyenna ziynetlendirdik زَيَّنَّا زين
3 s-semae göğünü السَّمَاءَ سمو
4 d-dunya dünya/yakın الدُّنْيَا دنو
5 bizinetin bir ziynetle (ki) بِزِينَةٍ زين
6 l-kevakibi kevkeblerdir الْكَوَاكِبِ كوكب

Notlar

Not 1

*Kesinlikle yıldız değildir. Yıldız "necm" kelimesiyle işaret edilir. Kevkebler ancak yıldızların ışığını yansıtan gök cisimlerdir. Gezegenlerdir. Ay'ın kendisi de özünde bir kevkebtir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kevkeb

Kavram 159

159Kendi ışığını yıldızlar gibi füzyon reaksiyonuyla üretmeyen parlak gök cisimleri. Gezegenler, asteroidler, kuyruklu yıldızlar, kuasarlar vb.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Dünya göğü, seması.

Kavram 996

996Yakın gök, yakın olan sema. Bizim yakın semamız/göğümüz Güneş sistemimizdir. Yüce Rabbimiz 37:6 ayetinde dünya/yakın göğünü gezegenlerle süslediğini bildirmiştir.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 856:

Ziynet

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Ziynet

Kavram No: 856

Kısa Açıklama:   856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 16

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Yunus Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ancak (ki) misali * dünya hayatının bir mayi ** gibidir (ki) indirdik onu gökten 179 ; öyle ki karıştı onunla *** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın 645 ; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu 869 ; ve ziynetlendi 856 ; ve zannetti ehli 568 onun **** ki onlar muktedirlerdir onun **** üzerine; geldi ona ***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu ****** bir hasatlanmış ******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş ******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız 166 ayetlerimizi fikreder 868 bir kavim/toplum için.

Yunus Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine 364 onun * bir ziynet 856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz 4 ! Dalalete 128  düşürmeleri için senin yolundan 336 ; Rabbimiz 4 ! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin 175 üzerini; öyle ki iman 47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Hûd Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Kim (ki) oldu arzular dünya hayatını ve ziynetini 856 onun * ; tamamlarız üzerlerine orada ** yaptıklarını; ve onlara orada ** azaltılmaz/eksiltilmez *** .

Ra'd Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Öyle ki kimse midir o * (ki) bir kıyamdadır 143 ** her bir nefis 201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar 71 ; de ki: "İsimlendirin *** onları **** ; ya da haber (mi) verirsiniz O'na ***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır ****** ; evet! Ziynetlendirildi 856 kâfirlik 25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan ******* ; ve kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz 192 .

Nahl Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Ve at; ve katırlar; ve merkepler * ; binmeniz içindir ona ** ; ve bir ziynettir 856 *** ; ve yaratır bilmediklerinizi **** .

Nahl Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: TAllahi 1017 ; ant olsun gönderdik * ümmetlere 305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi 856 onlara ** şeytân 29 yaptıklarını; öyle ki o *** velisidir 212 onların **** o gün; ve onlaradır ** elim/acıklı bir azap.

Kehf Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Doğrusu biz yaptık yer * üzerindekini bir ziynet 856 ona ** ; test etmemiz içindir onları (ki) hangisi onların daha güzeldir bir amel 1072 (olarak).

Kehf Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve sabret 51 * kendi nefsine 201 ; kimselerle beraber (ki) çağırırlar 219 Rablerini 4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun ** ; ve çevirme iki gözünü onlardan *** arzulayarak ziynetini 856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil 310 ettik kalbini onun zikrimizden 78 ; ve tâbi oldu hevâsına 278 ; ve oldu emri/işi onun **** bir sınırı aşan.

Kehf Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Mal ve oğullar ziynetidir 856 dünya hayatının; ve bakiler * (olan) sâlihât 18 (ise) bir hayırdır (senin) Rabbinin 4 indinde/katında bir sevap 464 (olarak); ve bir hayırdır bir emel ** (olarak).

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Dediler * : "Halef kılmadık 1109 senin vaadine malımızla; velakin/fakat taşıtıldık ** yükleri ziynetden 856 kavmin/toplumun; öyle ki attık/fırlattık *** onu **** ; öyle ki işte böyledir ***** ; bıraktı/koydu ****** sâmiriy 1111 ."

Neml Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 etmezler ahirete 774 ; ziynetledik 856 * onlara amellerini ** ; öyle ki onlar a'mahlaşırlar 1266 .  

Neml Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Ve buldum onu * ve kavmini/toplumunu (ki) secde 12 ediyorlar Güneş’e Allah'ın astından; ve ziynetlemiş 856 onlara şeytân 29 amellerini ** ; öyle ki çevirmiş onları yoldan *** ;  öyle ki onlar kılavuzlanmıyorlar."

Kasas Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve verildiğiniz bir şeyden öyle ki metasıdır 54 dünya hayatının; ve ziynetidir 856 onun * ; ve indindeki/katındaki Allah'ın bir hayırdır ve daha bakidir 567 akletmez 562 misiniz?

Kasas Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Öyle ki çıktı * kavminin/toplumunun üzerine ** kendi ziynetinde 856 *** ; dedi kimseler (ki) arzularlar dünya hayatını: "Keşke bizlere (de olsa) misli 870 verilmişin Kârûn'a 1294 ; doğrusu o **** mutlak sahibidir azîm ***** bir şans."

Ankebût Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve Âd 1015 ve Semûd 443 ; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere * meskenlerinden ** ; ve ziynetledi 856 onlara şeytân 29 amellerini 1072 ; öyle ki çevirdi onları yoldan 336 ve oldular görenlerden *** .

Sâffât Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Doğrusu biz ziynetlendirdik 856 dünya göğünü 996 bir ziynetle 856 ; (ki) kevkeblerdir 159 * .