Bakara Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara * ; fesat çıkarmayın/bozgunculuk yapmayın ** yerde/yeryüzünde; dediler: “Bizler *** ancak muslihiz/sâlih işler yapanlarız 30 ”
Arama Operatörleri:
Ayet 11
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | ve zaman | وَإِذَا | - |
| 2 | kile | denildiği | قِيلَ | قول |
| 3 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 4 | la | لَا | - | |
| 5 | tufsidu | fesat çıkarmayın/bozgunculuk yapmayın | تُفْسِدُوا | فسد |
| 6 | fi | فِي | - | |
| 7 | l-erdi | yerde/yeryüzünde | الْأَرْضِ | ارض |
| 8 | kalu | dediler | قَالُوا | قول |
| 9 | innema | ancak | إِنَّمَا | - |
| 10 | nehnu | bizler | نَحْنُ | - |
| 11 | muslihune | muslihleriz | مُصْلِحُونَ | صلح |
*2:8 ayetinde özellikleri iaşret edilen sahte müminlere.**Anlarız ki sahte müminler her zaman yerde fesat çıkarır. Kendi sahte dinlerini yayma adına her şeyi caiz görürler. Dünyanın başına bela olurlar. Dünyanın şu an kargaşa içinde olması müşrik Yahudiler, müşrik Hristiyanlar ve müşrik Müslümanlar nedeniyledir. Yani sahte imanlılar, sahte müminler yeryüzünde fesat/bozgun çıkarırlar. ***Sahte müminler yaptıkları bu fesatı/bozgunculuğu aslında kendi uyduruk dinleri adına bir düzeltici olarak görürler. Bunu da samimi olarak yaparlar. Kendisini canlı bomba yaparak masum insanları katleden bir sahte mümin tam olarak bu ayetin tanımına uyar.
Ayet 170
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vellezine | ve kimseler | وَالَّذِينَ | - |
| 2 | yumessikune | sımsıkı sarılırlar/yapışırlar | يُمَسِّكُونَ | مسك |
| 3 | bil-kitabi | kitaba (Kur’an’a) | بِالْكِتَابِ | كتب |
| 4 | ve ekamu | ve dikerler/ayağa kaldırırlar | وَأَقَامُوا | قوم |
| 5 | s-salate | salatı | الصَّلَاةَ | صلو |
| 6 | inna | doğrusu biz | إِنَّا | - |
| 7 | la | لَا | - | |
| 8 | nudiu | zayi etmeyiz | نُضِيعُ | ضيع |
| 9 | ecra | ecrini/karşılığını | أَجْرَ | اجر |
| 10 | l-muslihine | muslihlerin | الْمُصْلِحِينَ | صلح |
*Kur’ân’a
Ayet 117
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve değildi | وَمَا | - |
| 2 | kane | olmuş | كَانَ | كون |
| 3 | rabbuke | (senin) Rabbin | رَبُّكَ | ربب |
| 4 | liyuhlike | helak etmeye | لِيُهْلِكَ | هلك |
| 5 | l-kura | (o) kentleri | الْقُرَىٰ | قري |
| 6 | bizulmin | bir zulümle | بِظُلْمٍ | ظلم |
| 7 | veehluha | ve ehli onun | وَأَهْلُهَا | اهل |
| 8 | muslihune | muslih (-ken) | مُصْلِحُونَ | صلح |
Kavram Adı: Muslih
Kavram No: 30
Kısa Açıklama: 30 Sâlih işler yapan. Sâlihâtı (düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler) yapan.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 3
Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara * ; fesat çıkarmayın/bozgunculuk yapmayın ** yerde/yeryüzünde; dediler: “Bizler *** ancak muslihiz/sâlih işler yapanlarız 30 ”
Türkçe Meal: Ve kimseler; sımsıkı sarılırlar/yapışırlar kitaba * ; ve ikame 572 ederler salâtı 5 ; doğrusu biz; zayi etmeyiz muslihlerin 30 ecrini/karşılığını.
Türkçe Meal: Ve olmuş değildi (senin) Rabbin 4 helak etmeye (o) kentleri bir zulümle; ve ahalisi 568 onun muslih 30 (-ken).