Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 917:

Hulul etmek.

Bu kavram 3 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

917İnmek, konmak, durmak, duraklamak; yerleşmek, bir yerde kalmak, yanına gelmek, aşağı gelmek; çökmek, sarmak, kaplamak, başına gelmek.

11. Hûd Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

1510|11|39|فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

Latin Literal

39. Fe sevfe ta’lemûne men ye’tîhi azâbun yuhzîhi ve yehıllu aleyhi azâbun mukîm(mukîmun).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki yakında bileceksiniz kimdir (ki) gelir ona bir azap (ki) rezil eder* onu; ve (kimdir ki) hulul917 eder ona dikelmiş bir azap."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe sevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
2 tea'lemune bileceksiniz تَعْلَمُونَ علم
3 men kime مَنْ -
4 ye'tihi gelir يَأْتِيهِ اتي
5 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
6 yuhzihi rezilleştirir يُخْزِيهِ خزي
7 ve yehillu ve hulul eder وَيَحِلُّ حلل
8 aleyhi kendisine عَلَيْهِ -
9 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
10 mukimun dikelmiş مُقِيمٌ قوم

Notlar

Not 1

*Hüzne boğar.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

2427|20|81|كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ

Latin Literal

81. Kulû min tayyibâti mâ rezaknâkum ve lâ tatgav fîhi fe yahılle aleykum gadabî ve men yahlil aleyhi gadabî fe kad hevâ.

Türkçe Çeviri

Yiyin temizlerinden rızıklandırdığımızın sizleri ve tâğûtlaşmayın442 onda*; öyle ki hulul917 eder üzerinize gazabım127; ve kimin üzerine hulul917 eder gazabım127; öyle ki muhakkak çökmüştür (o).

Notlar

Not 1

*Heva, istek, arzu.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

2432|20|86|فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى

Latin Literal

86. Fe recea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifâ(esifen), kâle yâ kavmi e lem yaıdkum rabbukum va’den hasenâ(hasenen), e fe tâle aleykumul ahdu em eredtum en yahılle aleykum gadabun min rabbikum fe ahleftum mev’ıdî.

Türkçe Çeviri

Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap* (-la) bir pişman** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit*** ya da razı mı oldunuz ki hulul917 eder üzerinize bir gazap127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız1109 vaadime."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feracea öyle ki geri döndü فَرَجَعَ رجع
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 ila إِلَىٰ -
4 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
5 gadbane gazap (-la) غَضْبَانَ غضب
6 esifen bir pişman أَسِفًا اسف
7 kale dedi قَالَ قول
8 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
9 elem hiç أَلَمْ -
10 yeidkum vaat etmiyor muydu sizlere يَعِدْكُمْ وعد
11 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
12 vea'den bir vaat وَعْدًا وعد
13 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
14 efetale öyle ki uzadı mı أَفَطَالَ طول
15 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
16 l-ahdu ahit الْعَهْدُ عهد
17 em ya da أَمْ -
18 eradtum razı mı oldunuz أَرَدْتُمْ رود
19 en ki أَنْ -
20 yehille hulul eder يَحِلَّ حلل
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 gadebun bir gazap غَضَبٌ غضب
23 min مِنْ -
24 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
25 feehleftum öyle ki ihtilaf edersiniz فَأَخْلَفْتُمْ خلف
26 mev'idi vaadime مَوْعِدِي وعد

Notlar

Not 1

*Öfke.**Onları bıraktığına da pişman olmuş  olduğunu anlarız. ***Antlaşma çok mu uzun geldi size? Dayanamadınız mı? Sabredemediniz mi Rabbinizin fitnesine?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Üzerlerine gazap edilen kimseler

Kavram 127

127Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

Hulul etmek.

Kavram 917

917İnmek, konmak, durmak, duraklamak; yerleşmek, bir yerde kalmak, yanına gelmek, aşağı gelmek; çökmek, sarmak, kaplamak, başına gelmek.

Halef kılmak.

Kavram 1109

1109Yerine geçirmek, bir şeyin yerine başka bir şey koymak, bir şeyi başka bir şey haline getirmek.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 917:

Hulul etmek.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Hulul etmek.

Kavram No: 917

Kısa Açıklama: 917 İnmek, konmak, durmak, duraklamak; yerleşmek, bir yerde kalmak, yanına gelmek, aşağı gelmek; çökmek, sarmak, kaplamak, başına gelmek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 3

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Hûd Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: "Öyle ki yakında bileceksiniz kimdir (ki) gelir ona bir azap (ki) rezil eder * onu; ve (kimdir ki) hulul 917 eder ona dikelmiş bir azap."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Yiyin temizlerinden rızıklandırdığımızın sizleri ve tâğûtlaşmayın 442 onda * ; öyle ki hulul 917 eder üzerinize gazabım 127 ; ve kimin üzerine hulul 917 eder gazabım 127 ; öyle ki muhakkak çökmüştür (o).

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap * (-la) bir pişman ** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz 4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit *** ya da razı mı oldunuz ki hulul 917 eder üzerinize bir gazap 127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız 1109  vaadime."