Kur'an-ı Kerim - Kavram 442:
Tûğyân, tâğût
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Tûğyân, tâğût
Kavram No: 442
Kısa Açıklama: 442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 21
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Nisâ Suresi - Ayet 51
Türkçe Meal: Hiç görmez misin kitaptan bir nasip verilmiş kimseleri 135 (ki) iman 47 ederler cibte 507 ve tâğûta 442 ; ve derler kâfirlik 25 etmiş kimseler için: "Bunlar * iman 47 etmiş kimselerden ** daha kılavuzludur 192 bir yol (olarak)"
Nisâ Suresi - Ayet 60
Türkçe Meal: Görmez misin kimseleri (ki) iddia ederler ki onlar iman 47 ettiler sana indirilene * ve senden önce indirilene (Tevrât'a ve İncîl'e); isterler ki hakem edinsinler tâğûtu 442 ; ve (o tâğûtla) muhakkak emredildiler ki kâfirlik etsinler ona (Kur’an’a); ve ister şeytan ki saptırsın onları uzak bir sapkınlığa.
Nisâ Suresi - Ayet 76
Türkçe Meal: İman 47 etmiş kimseler (ki) katlederler 35 Allah yolunda 331 ; ve kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) katlederler 35 tâğût 442 yolunda; öyle ki katledin 35 şeytânın 29 evliyasını 212 ; doğrusu şeytânın 29 hilesi/taktiği oldu bir zaaflı.
Mâide Suresi - Ayet 60
Türkçe Meal: De ki: "Haber vereyim mi sizlere bundan şerrini/kötüsünü bir karşılık (olarak) Allah'ın indinde/katında; kime lanet 280 etti Allah ve gazap 127 etti onun üzerine; ve yaptı onlardan maymunlar 273 ve domuzlar 549 ; ve kul oldu (o kimse) tâğûta 442 ; işte bunlar; bir şerdir/kötüdür bir mekan/yer (olarak) ve daha dalalettedir 128 dümdüz yoldan 553 .
Mâide Suresi - Ayet 64
Türkçe Meal: Ve dediler Yahudiler 295 : "Allah'ın eli bağlanmıştır/zincirlenmiştir"; (oysa) bağlandı/zincirlendi kendi elleri ve lanetlendiler 280 dedikleriyle; evet! İki eli O’nun (Allah'ın) genişlemiştir/yayılmıştır; infak * eder nasıl dilerse; ve Rabbinden 4 sana indirilen ** mutlak ziyade *** eder çoğuna onlardan bir tûğyânı 442 ve bir küfrü 422 ; ve attık aralarına taşkınlık ve nefret kıyamet gününe 148 kadar; her ne zaman yaktılar bir ateş harp için; söndürdü onu Allah; ve koşarlar yeryüzünde fesada 265 ; ve Allah sevmez fesatçıları 265 .
Mâide Suresi - Ayet 68
Türkçe Meal: De ki: "Ey kitap ehli! 135 Olmadınız bir şey üzerinde; ta ki kıyam 229 edersiniz/dikersiniz Tevrât'ı ve İncîl'i; ve * indirileni sizlere Rabbinizden 4 ; ve Rabbinden 4 sana indirilen ** mutlak ziyade eder *** onlardan çoğuna tûğyânı 442 ve küfrü 422 ; öyle ki tasalanma kâfirler 25 kavmine/toplumuna karşı.
En'âm Suresi - Ayet 110
Türkçe Meal: Ve ters çeviririz gönüllerini * ve bakışlarını ** ; asla iman 47 etmedikleri gibi ona *** evvel kez **** ; ve bırakırız onları tûğyânlarında 442 ; şaşkına dönerler.
A'râf Suresi - Ayet 186
Türkçe Meal: Kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki olmaz kılavuzlayan 192 ona * ; ve bırakır onları ** tûğyânları 442 içinde (ki) bocalayıp dururlar.
Hûd Suresi - Ayet 112
Türkçe Meal: Öyle ki kıyam et * emredildiğin gibi ve seninle birlikte tevbe etmiş kimse (de) ** ; ve tâğûtlaşmayın 442 ; doğrusu O *** yaptıklarınıza bir Basîr’dir 513 .
Nahl Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Ve ant olsun * gönderdik ** her bir ümmete 305 bir resûl 418 ki kulluk 46 edin Allah'a ve kaçının tâğût 442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı 192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet 128 hakikatlaştı *** ; öyle ki dolaşın **** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların 196 akıbeti 892 .
İsrâ Suresi - Ayet 60
Türkçe Meal: Ve dediğimiz zaman sana: "Doğrusu (senin) Rabbin 4 sardı/kuşattı insanları; ve yapmış değiliz sana rüyayı 611 -gösterdiğimizi sana- bir fitne 610 dışında insanlara; ve melun/lanetlenmiş 280 ağacı Kur'ân'daki; ve korkuturuz onları ** öyle ki ziyade eder değildir onlara büyük/kibirli tûğyân 442 dışında."
Kehf Suresi - Ayet 80
Türkçe Meal: "Ve gelince gılmâna 412 ; öyle ki olmuştu anası babası onun * iki mümin 27 ; öyle ki haşyet 53 duyduk ** ki kuşatır *** ikisini **** bir tûğyâna 442 ve bir küfre 422 ."
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 24
Türkçe Meal: Git firavuna 711 doğru; doğrusu o tâğûtlaştı 442 .
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 43
Türkçe Meal: Gidin ikiniz * firavuna 678 ; doğrusu o ** tûğyân 442 etti.
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 45
Türkçe Meal: Dedi ikisi * : "Rabbimiz 4 ! Doğrusu biz korkuyoruz ki ifratlaşır 1018 ** bize ya da ki tûğyân 442 eder."
Tâ-Hâ Suresi - Ayet 81
Türkçe Meal: Yiyin temizlerinden rızıklandırdığımızın sizleri ve tâğûtlaşmayın 442 onda * ; öyle ki hulul 917 eder üzerinize gazabım 127 ; ve kimin üzerine hulul 917 eder gazabım 127 ; öyle ki muhakkak çökmüştür (o).
Zümer Suresi - Ayet 17
Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) kaçındılar tâğût 442 (-tan) (ki) kulluk ederler ona * ; ve yöneldiler/döndüler Allah'a karşı; onlaradır müjde; öyle ki müjdele kullarımı.
Necm Suresi - Ayet 52
Türkçe Meal: Ve Nûh kavmini önceden * ; doğrusu onlar ** olmuşlardı; onlardılar daha zalim 257 ve daha tâğût 442 .
Fecr Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) tâğûtlaştılar 442 beldelerde 832 .
Şems Suresi - Ayet 11
Türkçe Meal: Yalanladı Semûd tûğyânıyla 442 onun * .
Alak Suresi - Ayet 6
Türkçe Meal: Hayır! Doğrusu insan mutlak tûğyân 442 eder.