Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1102: Delalet etmek, delalet.

Bu kavram 1 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1102Göstermek, ortaya koymak, işaret etmek, belirtmek, delil göstermek, kanıtlamak, bir şeye dair kanıt sunmak.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

2386|20|40|إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2386|20|40|اذ تمشي اختك فتقول هل ادلكم علي من يكفله فرجعنك الي امك كي تقر عينها ولا تحزن وقتلت نفسا فنجينك من الغم وفتنك فتونا فلبثت سنين في اهل مدين ثم جيت علي قدر يموسي

Latin Literal

40. İz temşî uhtuke fe tekûlu hel edullukum alâ men yekfuluh(yekfuluhu), fe reca’nâke ilâ ummike key takarre aynuhâ ve lâ tahzen(tahzene), ve katelte nefsen fe necceynâke minel gammi ve fetennâke futûnâ(futûnen), fe lebiste sinîne fî ehli medyene summe ci’te alâ kaderin yâ mûsâ.

Türkçe Çeviri

Yürüdüğü zaman kız kardeşin öyle ki diyordu*: "Delalet1102 edeyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona**?"; öyle ki geri döndürdük seni annene 'sakinleşsin/kararlı olsun gözü ve hüzünlemesin' diye; ve katletmiştin35 bir nefsi201 öyle ki kurtarmıştık seni gamdan; ve fitnelendirdik610 seni bir fitne610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde568; sonra geldin bir kadere*** ey Mûsâ!

Ahmed Samira Çevirisi

40 And when your sister walks, so she says: Do I guide/lead you on (to) who maintains him ?" So We returned you to your mother, in order that her eye/sight delight/satisfy , and nor she be saddened/grieved, and you killed a self so We saved/rescued you from the grief/sadness/depression, and We tested you , testfully , so you stayed/remained years in Madya’s people , then you came on a predestiny you Moses."

Notlar

Not 1

*Kız kardeşin.**Mûsâ'ya.***Ölçüye.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1102: Delalet etmek, delalet.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Delalet etmek, delalet.

Kavram No: 1102

Kısa Açıklama: 1102 Göstermek, ortaya koymak, işaret etmek, belirtmek, delil göstermek, kanıtlamak, bir şeye dair kanıt sunmak.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 1

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Yürüdüğü zaman kız kardeşin öyle ki diyordu * : "Delalet 1102 edeyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona ** ?"; öyle ki geri döndürdük seni annene 'sakinleşsin/kararlı olsun gözü ve hüzünlemesin' diye; ve katletmiştin 35 bir nefsi 201 öyle ki kurtarmıştık seni gamdan; ve fitnelendirdik 610 seni bir fitne 610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde 568 ; sonra geldin bir kadere *** ey Mûsâ!