Hicr Suresi - Ayet 6
Türkçe Meal: Ve dediler: “Ey kendisine zikir 78 * indirilen kimse ** ! Doğrusu sen mutlak bir mecnunsun 302 .”
Arapça: 1806|15|6|وقالوا يايها الذي نزل عليه الذكر انك لمجنون
Arama Operatörleri:
Ayet 6
Ve dediler: “Ey kendisine zikir78* indirilen kimse**! Doğrusu sen mutlak bir mecnunsun302.”
15:6. “Ey! Kendisine Zikir1 indirildiğini söyleyen, sen gerçekten mecnunsun!”2 dediler.1- Vahiy, öğüt. 2- Cinlenmiş, deli.15:6. And they said: "You, you who the reminder/remembrance was descended on him, that you are mad/insane (E)."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kalu | ve dediler | وَقَالُوا | قول |
| 2 | ya eyyuha | ey | يَاأَيُّهَا | - |
| 3 | llezi | kimse | الَّذِي | - |
| 4 | nuzzile | indirilen | نُزِّلَ | نزل |
| 5 | aleyhi | kendisine | عَلَيْهِ | - |
| 6 | z-zikru | zikir | الذِّكْرُ | ذكر |
| 7 | inneke | doğrusu sen | إِنَّكَ | - |
| 8 | lemecnunun | mutlak bir mecnunsun | لَمَجْنُونٌ | جنن |
*Kur'ân.**Nebi ve resûl Muhammed.
Ayet 27
Dedi*: "Doğrusu resûlünüz418** o ki gönderilendir üzerinize mutlak bir mecnundur302."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 2 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 3 | rasulekumu | resûlünüz | رَسُولَكُمُ | رسل |
| 4 | llezi | o ki | الَّذِي | - |
| 5 | ursile | gönderilen | أُرْسِلَ | رسل |
| 6 | ileykum | zerinize | إِلَيْكُمْ | - |
| 7 | lemecnunun | mutlak bir mecnundur | لَمَجْنُونٌ | جنن |
*Firavun.**Mûsâ; firavun Mûsâ'nın yanındakilere seslenmektedir.
Ayet 36
Ve diyorlardı: "Doğrusu bizler miyiz mutlak terk edenler ilâhlarımızı1094 mecnun302 bir şaire*."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve yekulune | ve diyorlardı | وَيَقُولُونَ | قول |
| 2 | einna | doğrusu bizler miyiz | أَئِنَّا | - |
| 3 | letariku | mutlak terk edenler | لَتَارِكُوٓا۟ | ترك |
| 4 | alihetina | ilâhlarımızı | ءَالِهَتِنَا | اله |
| 5 | lişairin | bir şaire | لِشَاعِرٍۢ | شعر |
| 6 | mecnunin | bir mecnun | مَّجْنُونٍۭ | جنن |
*Bu kimsenin nebi ve resûl Muhammmed olduğu ortadadır. Kâfirlerin Muhammed'i şair olarak tanımladıklarının işaretleri şerefli Kur'ân'da vardır.
Ayet 52
İşte böyledir; gelmiş değildir kimselere onlardan önce hiçbir resûl418; dışındadır (ki) dediler sihirbazdır ya da mecnundur302*.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kezalike | işte böyledir | كَذَٰلِكَ | - |
| 2 | ma | değildir | مَا | - |
| 3 | eta | gelmiş | أَتَى | اتي |
| 4 | ellezine | kimselere | الَّذِينَ | - |
| 5 | min | مِنْ | - | |
| 6 | kablihim | onlardan önce | قَبْلِهِمْ | قبل |
| 7 | min | hiçbir | مِنْ | - |
| 8 | rasulin | resûl | رَسُولٍ | رسل |
| 9 | illa | dışındadır | إِلَّا | - |
| 10 | kalu | dediler | قَالُوا | قول |
| 11 | sahirun | sihirbazdır | سَاحِرٌ | سحر |
| 12 | ev | ya da | أَوْ | - |
| 13 | mecnunun | mecnundur | مَجْنُونٌ | جنن |
*44:13-14 ayetlerinde işaret edilen ve kendisine mecnun bir muallem (öğrenim görmüş, eğitilmiş, profesör bir adam ki aklı örtülmüş, kendinde değil) denilen; 51 Güneş 52 Kameri yaşında resûllüğü tebliğ edilen dumanın resûlü İbrahim Esinler de 51:52 ayetine Rabbinin izniyle muhatap olmuştur.
Ayet 9
Yalanladı onlardan önce Nûh kavmi/toplumu; öyle ki yalanladılar kulumuzu*; ve dediler: "Mecnundur302"; ve geri durduruldu/engellendi** (vezducir).
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kezzebet | yalanladı | كَذَّبَتْ | كذب |
| 2 | kablehum | onlardan önce | قَبْلَهُمْ | قبل |
| 3 | kavmu | kavmi | قَوْمُ | قوم |
| 4 | nuhin | Nuh | نُوحٍ | - |
| 5 | fe kezzebu | öyle ki yalanladılar | فَكَذَّبُوا | كذب |
| 6 | abdena | kulumuzu | عَبْدَنَا | عبد |
| 7 | ve kalu | ve dediler | وَقَالُوا | قول |
| 8 | mecnunun | mecnundur | مَجْنُونٌ | جنن |
| 9 | vezducira | ve geri durduruldu/engellendi | وَازْدُجِرَ | زجر |
*Nûh'u.**Nûh.
Ayet 51
Ve doğrusu kâfirlik25 etmiş kimseler âdeta/neredeyse mutlak kaydırırlar seni bakışlarıyla; ne zaman ki işittiler zikri78; ve derler doğrusu o (Muhammed peygamber) mutlak bir mecnundur302.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve in | ve doğrusu | وَإِنْ | - |
| 2 | yekadu | neredeyse oldu | يَكَادُ | كود |
| 3 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 4 | keferu | kâfirlik ettiler | كَفَرُوا | كفر |
| 5 | leyuzlikuneke | mutlak kaydırırlar seni | لَيُزْلِقُونَكَ | زلق |
| 6 | biebsarihim | bakışlarıyla | بِأَبْصَارِهِمْ | بصر |
| 7 | lemma | ne zaman ki | لَمَّا | - |
| 8 | semiu | işittiler | سَمِعُوا | سمع |
| 9 | z-zikra | zikri | الذِّكْرَ | ذكر |
| 10 | ve yekulune | ve derler | وَيَقُولُونَ | قول |
| 11 | innehu | doğrusu o | إِنَّهُ | - |
| 12 | lemecnunun | mutlak bir mecnundur | لَمَجْنُونٌ | جنن |
Ayet 22
Ve arkadaşınız* bir mecnun302 değildir.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | ve değildir | وَمَا | - |
| 2 | sahibukum | arkadaşınız | صَاحِبُكُمْ | صحب |
| 3 | bimecnunin | mecnun | بِمَجْنُونٍ | جنن |
*Resûl Muhammed.
Mecnun
Kavram Adı:
Mecnun
Kavram No: 302
Kısa Açıklama: 302 Aklı örtülmüş, aklı gizlenmiş, akıl melekelerini yerli yerinde kullanamayan, aklını kaybetmiş, aklî dengesi bozulmuş.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 7
Türkçe Meal: Ve dediler: “Ey kendisine zikir 78 * indirilen kimse ** ! Doğrusu sen mutlak bir mecnunsun 302 .”
Arapça: 1806|15|6|وقالوا يايها الذي نزل عليه الذكر انك لمجنون
Türkçe Meal: Dedi * : "Doğrusu resûlünüz 418 ** o ki gönderilendir üzerinize mutlak bir mecnundur 302 ."
Arapça: 2957|26|27|قال ان رسولكم الذي ارسل اليكم لمجنون
Türkçe Meal: Ve diyorlardı: "Doğrusu bizler miyiz mutlak terk edenler ilâhlarımızı 1094 mecnun 302 bir şaire * ."
Arapça: 3822|37|36|ويقولون اينا لتاركوا الهتنا لشاعر مجنون
Türkçe Meal: İşte böyledir; gelmiş değildir kimselere onlardan önce hiçbir resûl 418 ; dışındadır (ki) dediler sihirbazdır ya da mecnundur 302 * .
Arapça: 4725|51|52|كذلك ما اتي الذين من قبلهم من رسول الا قالوا ساحر او مجنون
Türkçe Meal: Yalanladı onlardan önce Nûh kavmi/toplumu; öyle ki yalanladılar kulumuzu * ; ve dediler: "Mecnundur 302 "; ve geri durduruldu/engellendi ** (vezducir).
Arapça: 4853|54|9|كذبت قبلهم قوم نوح فكذبوا عبدنا وقالوا مجنون وازدجر
Türkçe Meal: Ve doğrusu kâfirlik 25 etmiş kimseler âdeta/neredeyse mutlak kaydırırlar seni bakışlarıyla; ne zaman ki işittiler zikri 78 ; ve derler doğrusu o (Muhammed peygamber) mutlak bir mecnundur 302 .
Arapça: 5320|68|51|وان يكاد الذين كفروا ليزلقونك بابصرهم لما سمعوا الذكر ويقولون انه لمجنون
Türkçe Meal: Ve arkadaşınız * bir mecnun 302 değildir.
Arapça: 5820|81|22|وما صاحبكم بمجنون