Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 418:

Resûl

Bu kavram 151 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

94|2|87|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَقَفَّيْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ بِٱلرُّسُلِ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسْتَكْبَرْتُمْ فَفَرِيقًا كَذَّبْتُمْ وَفَرِيقًا تَقْتُلُونَ

Latin Literal

87. Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı*; ve gönderdik resûller418 kafiyeli/ahenkli (olarak)** ardından onun (Musa’nın); ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanlar226; ve destekledik onu kutsal rûhla279; öyle (değil) mi? Her ne zaman geldi/ulaştı sizlere bir resûl418, nefislerinizin201 hevâsına278 uymayanla; büyüklendiniz/kibirlendiniz; öyle ki bir fırka/grup yalanlarsınız195; ve bir fırka/grup katledersiniz35.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Musa'ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
5 ve kaffeyna ve gönderdik kafiyeli/ahenkli وَقَفَّيْنَا قفو
6 min مِنْ -
7 bea'dihi ardından onun (Musa’nın) بَعْدِهِ بعد
8 bir-rusuli resuller بِالرُّسُلِ رسل
9 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
10 iysa Îsa'ya عِيسَى -
11 bne oğlu ابْنَ بني
12 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
13 l-beyyinati beyanlar/deklarasyonlar الْبَيِّنَاتِ بين
14 ve eyyednahu ve destekledik onu وَأَيَّدْنَاهُ ايد
15 biruhi ruhla بِرُوحِ روح
16 l-kudusi kutsal الْقُدُسِ قدس
17 efekullema öyle mi? her ne zaman أَفَكُلَّمَا كلل
18 ca'ekum geldi/ulaştı sizlere جَاءَكُمْ جيا
19 rasulun bir resul رَسُولٌ رسل
20 bima بِمَا -
21 la لَا -
22 tehva hevâsına uymayanla تَهْوَىٰ هوي
23 enfusukumu nefislerinizin أَنْفُسُكُمُ نفس
24 stekbertum büyüklendiniz/kibirlendiniz اسْتَكْبَرْتُمْ كبر
25 feferikan öyle ki bir fırka/grup فَفَرِيقًا فرق
26 kezzebtum yalanlarsınız كَذَّبْتُمْ كذب
27 ve ferikan ve bir fırka/grup وَفَرِيقًا فرق
28 tektulune katledersiniz تَقْتُلُونَ قتل

Notlar

Not 1

*Tevrat**Bir düzene bağlı şekilde.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kutsal ve emin ruh

Kavram 279

279Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez. 2:87, 2:253, 5:110 ayetlerinde nebi Îsâ'nın kutsal ruhla desteklendiği bildirilmiştir. 16:102 ve 26:193 ayetlerinde nebi Muhammed'e şerefli Kur'ân'ı emin ruhun indirdiği bildirilmiştir. Bu ruh şerefli elçi Cibrîl'den başkası değildir.

2. Bakara Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

105|2|98|مَن كَانَ عَدُوًّا لِّلَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَجِبْرِيلَ وَمِيكَىٰلَ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَدُوٌّ لِّلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

98. Men kâne aduvven lillâhi ve melâiketihî ve rusulihî ve cibrîle ve mîkâle fe innallâhe aduvvun lil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Kim oldu bir düşman Allah'a; ve meleklerine; ve resûllerine418; ve Cibrîl'e282; ve Mîkâil'e948; öyle ki doğrusu Allah (da) bir düşmandır kâfirlere25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
4 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
5 ve melaiketihi ve meleklerine وَمَلَائِكَتِهِ ملك
6 ve rusulihi ve resullerine وَرُسُلِهِ رسل
7 ve cibrile ve Cibrîl'e وَجِبْرِيلَ -
8 ve mikale ve Mikail'e وَمِيكَالَ -
9 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
10 llahe Allah (da) اللَّهَ -
11 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
12 lilkafirine kâfirlere لِلْكَافِرِينَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cibrîl

Kavram 282

282Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli bir varlık. Kendisine elçilik görevi verilmiştir. Evrenimizin bir üst boyutunda bulunan arşta bulunur. Kendi iradesi/aklı vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değildir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamaz. İradesiyle oluşturduğu her fikir mutlak ki takva içerir. Levh-i Mahfuz’a (Korunmuş Levha'ya) yani holografik evren prensibi kapsamınsa evrenimizi bir üst boyuttan saran, evrenin zaman dahil tüm kuantum bilgilerini muhafaza eden rakamlanmış/kodlanmış 2D zara/membrana erişim hakkı vardır. Bu nedenle evrenin her zamanında ve her yerinde aynı anda bulunabilir. Matrix filmindeki ajanlar gibidir. Kendisine Yüce Allah tarafından bahşedilen Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi gereği evren içinde diledikleri şekle dönüşebilir. Evrenimizin en küçük yapı taşı 1.65x10-35 metre uzunluğundaki bir sicimdir/iptir. Her sicimin titreşimi bir müzik aletinin telinin titreşmesi sonucu özel bir ses çıkarması gibi kendine özel atom altı parçacıkları oluşturur. Sicimler titreşim bilgilerini ruh aracılığıyla Levh-i Mahfuz’dan alır. Levh-i Mahfuz rakamlanmış bilgiyi ruh aracılığıyla sicimlere aktarır. Işık hızında yazan bir 3D printer/yazıcı gibi evreni canlandırır. Cibrîl Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimlerin titreşimini değiştirir ve farklı atom altı parçacıkları oluşturarak farklı atomları oluşturur. Böylece elçiye bir insan şeklinde seslenebilir. Bir ağaç içinden seslenebilir. Bir ateş içinden seslenebilir. Şerefli elçi Cibrîl’in şerefli Kur’an’ı Muhammed peygamberin beyin ve kalpte bulunan sinir hücrelerine indirmesini yine Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimler üzerinden gerçekleştirdiğini anlarız. Böylece Muhammed peygamber ezberlemek zorunda kalmadan tüm Kur’an’ı bilmiş olmaktadır. Kur’an’dan Cibrîl benzeri farklı varlıkların da insanlarla temas kurduklarını anlıyoruz. Ashab-ı Kehf (Mağara yoldaşları) gençlerine zaman yolculuğu yaptıran Rakim/rakamlayıcı yoldaşları kendilerine Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi verilen şerefli varlıklardır. İbrahim peygambere, Lut peygambere ve Meryem’e gelen elçiler de Cibrîl benzeri şerefli varlıklardır.

Mîkâil

Kavram 948

948Rabbimiz 2:98 ayetinde işaretini vermiştir. Cibrîl ve Mîkâil'i bir arada zikretmiş ve onlara yapılan düşmanlığı bizlere bildirmiştir. Cibrîl vahiy meleğidir. Hiperuzayda üst boyutlarda bulunan bir şerefli elçidir. Yüce Allah'ın vahyini nebilere iletir. Mîkâil de böyledir. Şerefli bir elçidir. Her iki melek de muhteşem yetkilerle donatılmışlardır. Cibrîl'e düşmanlık onun getirdiği vahye iman etmemekle olur. Anlarız ki Mîkâil'e de bir düşmanlık vardır. Apaçık anlarız ki Mîkâil'in görevi evrenleri başlatmak, sonlandırmak ve tekrar başlatmaktır. Yargılamanın yapılacağı evreni Mîkâil yapar. Cennet ve cehennem evrenlerini yine Mîkâil yapar. İçinde bulunduğumuz evreni tekillikten oluşturan da Mîkâil'di. Mîkâil içinde yaşadığımız evreni yırtacak ve onu tekrar tekillik haline Rabbinin izniyle getirecektir.  69:17 ayetinde işaret edilen o melek tam da Mîkâil'dir. Gök yırtılmıştır. Tekillik haline geri dönmüştür. Mîkâil'e düşman olmak ahireti yalanlamaktır; cennet ve cehennemi yalanlamaktır. Evreninin oluşumunu kozmik bir çarpışmaya bağlayan sahûnlar da Mîkâil'e düşmanlık etmektedirler.   

2. Bakara Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

108|2|101|وَلَمَّا جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيقٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Latin Literal

101. Ve lemmâ câehum resûlun min indillâhi musaddikun limâ meahum nebeze ferîkun minellezîne ûtûl kitâb(kitâbe), kitâballâhi verâe zuhûrihim ke ennehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ne zaman ki geldi onlara bir resûl418 Allah'ın indinden/katından; bir musaddıktır140 onların yanındaki* için; savurup fırlattı bir fırka/grup sırtlarının arkasına; kitap* verilmiş kimselerden; Allah'ın kitabını**; sanki onlar bilmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ne zaman ki وَلَمَّا -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 rasulun bir resul رَسُولٌ رسل
4 min مِنْ -
5 indi indinden/katından عِنْدِ عند
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 musaddikun bir musaddık مُصَدِّقٌ صدق
8 lima için لِمَا -
9 meahum yanındaki onların مَعَهُمْ -
10 nebeze savurup fırlattı نَبَذَ نبذ
11 ferikun bir fırka/grup فَرِيقٌ فرق
12 mine مِنَ -
13 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
14 utu verildiler أُوتُوا اتي
15 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
16 kitabe kitabı كِتَابَ كتب
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 vera'e arkasına وَرَاءَ وري
19 zuhurihim sırtlarının ظُهُورِهِمْ ظهر
20 keennehum sanki onlar كَأَنَّهُمْ -
21 la لَا -
22 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Tevrat.**Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Musaddık

Kavram 140

140Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

115|2|108|أَمْ تُرِيدُونَ أَن تَسْـَٔلُوا۟ رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسَىٰ مِن قَبْلُ وَمَن يَتَبَدَّلِ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

108. Em turîdûne en tes’elû resûlekum kemâ suile mûsâ min kabl(kablu), ve men yetebeddelil kufra bil îmâni fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ya da arzularsınız/istersiniz ki sual edersiniz/sorarsınız resûlünüze418*; Musa’nın sual edildiği/sorulduğu gibi önceden; ve kim değiştirir kâfirliği25 imanla47; öyle ki mutlak saptırdı (o) dümdüz yolu553.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 turidune arzularsınız تُرِيدُونَ رود
3 en ki أَنْ -
4 teselu sual edersiniz/sorarsınız تَسْأَلُوا سال
5 rasulekum resulünüze رَسُولَكُمْ رسل
6 kema gibi كَمَا -
7 suile sual edildiği/sorulduğu سُئِلَ سال
8 musa Musa'nın مُوسَىٰ -
9 min مِنْ -
10 kablu önceden قَبْلُ قبل
11 ve men ve kim وَمَنْ -
12 yetebeddeli değiştirir يَتَبَدَّلِ بدل
13 l-kufra kâfirliği الْكُفْرَ كفر
14 bil-imani imanla بِالْإِيمَانِ امن
15 fekad öyle ki mutlak فَقَدْ -
16 delle saptırdı (o) ضَلَّ ضلل
17 seva'e düz سَوَاءَ سوي
18 s-sebili yolu السَّبِيلِ سبل

Notlar

Not 1

*Resul Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Dümdüz yol.

Kavram 553

553Yüce Allah'ın biricik yolu. Tek tanrıcıların yolu. İslam yolu. Sadece Kur'an. Sadece kutsal kitaplar.

2. Bakara Suresi

Ayet 129

Arapça Metin (Harekeli)

136|2|129|رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

129. Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Ve gönder/yolla onlara bir resûl418 onlardan; okur onlara ayetlerini senin; ve bildirir onlara kitabı* ve hikmeti303; ve saflaştırır onları; doğrusu sen; sensin Azîz37; Hakîm9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 veb'as ve gönder/yolla وَابْعَثْ بعث
3 fihim onlara فِيهِمْ -
4 rasulen bir resul رَسُولًا رسل
5 minhum onlardan مِنْهُمْ -
6 yetlu okur يَتْلُو تلو
7 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
8 ayatike ayetlerini senin ايَاتِكَ ايي
9 ve yuallimuhumu ve bildirir onlara وَيُعَلِّمُهُمُ علم
10 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
11 velhikmete ve hikmeti وَالْحِكْمَةَ حكم
12 ve yuzekkihim ve saflaştırır onları وَيُزَكِّيهِمْ زكو
13 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
14 ente sensin أَنْتَ -
15 l-azizu Azîz الْعَزِيزُ عزز
16 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Kitap ve hikmet.

Kavram 303

303Hikmet içeren kitap, hikmetli kitap, hikmetli hükümler içeren kitap. Arapça 'vav' 've' bağlacı vurgulama amaçlı da kullanılır. Daha detaylı inceleme aşağıdaki makaleden okunabilir.Hikmetli kitap, hikmet içeren kitap: Kur'an.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

150|2|143|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

143. Ve kezâlike cealnâkum ummeten vasatan li tekûnû şuhedâe alen nâsi ve yekûner resûlu aleykum şehîdâ(şehîden), ve mâ cealnâl kıbletelletî kunte aleyhâ illâ li na’leme men yettebiur resûle mimmen yenkalibu alâ akibeyh(akibeyhi), ve in kânet le kebîreten illâ alellezîne hedallâh(hedallâhu) ve mâ kânallâhu li yudîa îmânekum innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; yaptık sizleri bir ümmet305; vasat/orta/hayırlı; olmanız için şahitler/tanıklar insanlar üzerine; ve olması için resûlün418 sizlere bir şahit/tanık; ve yapmış değiliz bir kıble14 ki oldunuz üzerinde onun; ancak belli etmek/bilmek için resûle418 tabi olan kimseyi kimseden; döner üzerinde iki topuğu; ve doğrusu oldu o (kıble) mutlak bir büyük (yük); dışında kimseye (ki) kılavuzladı192 Allah; ve olmuş değildir Allah giderir/boşa çıkarır imanınızı47 sizlerin; doğrusu Allah insanlara mutlak Raûf'tur15; Rahîm'dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 cealnakum yaptık sizleri جَعَلْنَاكُمْ جعل
3 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
4 veseten vasat/orta/hayırlı وَسَطًا وسط
5 litekunu olmanız için لِتَكُونُوا كون
6 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
7 ala üzerine عَلَى -
8 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
9 ve yekune ve olması için وَيَكُونَ كون
10 r-rasulu resulün/elçinin الرَّسُولُ رسل
11 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
12 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
13 ve ma ve değiliz وَمَا -
14 cealna yapmış جَعَلْنَا جعل
15 l-kiblete bir kıble الْقِبْلَةَ قبل
16 lleti ki الَّتِي -
17 kunte oldunuz كُنْتَ كون
18 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
19 illa ancak إِلَّا -
20 linea'leme belli etmek için لِنَعْلَمَ علم
21 men kimseyi مَنْ -
22 yettebiu tabi olur يَتَّبِعُ تبع
23 r-rasule resule/elçiye الرَّسُولَ رسل
24 mimmen kimseden مِمَّنْ -
25 yenkalibu döner يَنْقَلِبُ قلب
26 ala üzerinde عَلَىٰ -
27 akibeyhi iki topuğu عَقِبَيْهِ عقب
28 ve in ve doğrusu وَإِنْ -
29 kanet oldu o (kıble) كَانَتْ كون
30 lekebiraten mutlak bir büyük (yük) لَكَبِيرَةً كبر
31 illa dışında إِلَّا -
32 ala üzerine عَلَى -
33 ellezine kimse الَّذِينَ -
34 heda kılavuzladı doğru yola هَدَى هدي
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 ve ma ve değildir وَمَا -
37 kane olmuş كَانَ كون
38 llahu Allah اللَّهُ -
39 liyudiya giderir/boşa çıkarır لِيُضِيعَ ضيع
40 imanekum imanınızı sizlerin إِيمَانَكُمْ امن
41 inne doğrusu إِنَّ -
42 llahe Allah اللَّهَ -
43 bin-nasi insanlara بِالنَّاسِ نوس
44 lera'ufun mutlak rauftur لَرَءُوفٌ راف
45 rahimun rahîmdir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Kıble

Kavram 14

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Raûf

Kavram 15

15Şefkatli/kibar.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

158|2|151|كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

Latin Literal

151. Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Gönderdiğimiz gibi* içinizden bir resûl418; sizlerden; okur sizlere ayetlerimizi; ve saflaştırır sizleri; ve bilir yapar sizleri; kitabı ve hikmeti303; ve bilir yapar sizleri asla bilir olmadığınızı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kema gibi كَمَا -
2 erselna gönderdiğimiz أَرْسَلْنَا رسل
3 fikum içinizden فِيكُمْ -
4 rasulen bir resul رَسُولًا رسل
5 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
6 yetlu okur يَتْلُو تلو
7 aleykum size عَلَيْكُمْ -
8 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
9 ve yuzekkikum ve saflaştırır sizleri وَيُزَكِّيكُمْ زكو
10 ve yuallimukumu ve bilir yapar sizleri وَيُعَلِّمُكُمُ علم
11 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
12 velhikmete ve hikmeti وَالْحِكْمَةَ حكم
13 ve yuallimukum ve bilir yapar sizleri وَيُعَلِّمُكُمْ علم
14 ma مَا -
15 lem asla لَمْ -
16 tekunu olmazsınız تَكُونُوا كون
17 tea'lemune bilirsiniz تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Doğru yola kılavuzlamayı Yüce Allah hikmet içeren kutsal kitaplarla yapar. Bu kitapları da resûller aracılığıyla deklere eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kitap ve hikmet.

Kavram 303

303Hikmet içeren kitap, hikmetli kitap, hikmetli hükümler içeren kitap. Arapça 'vav' 've' bağlacı vurgulama amaçlı da kullanılır. Daha detaylı inceleme aşağıdaki makaleden okunabilir.Hikmetli kitap, hikmet içeren kitap: Kur'an.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 214

Arapça Metin (Harekeli)

221|2|214|أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ ٱلْبَأْسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا۟ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصْرُ ٱللَّهِ أَلَآ إِنَّ نَصْرَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ

Latin Literal

214. Em hasibtum en tedhulûl cennete ve lemmâ ye’tikum meselullezîne halev min kablikum messethumul be’sâu ved darrâu ve zulzilû hattâ yekûler resûlu vellezîne âmenû meahu metâ nasrullâh(nasrullâhi), e lâ inne nasrallâhi karîb(karîbun).

Türkçe Çeviri

Ya da düşündünüz ki girersiniz cennete970; ve (düşündünüz ki) asla gelir değildir sizlere kimselerin misali870 (ki) geçtiler sizlerden önce; (oysa) dokunmuştu onlara sıkıntı/ıstırap/biçarelik ve darlık; ve sarsılmışlardı; ta ki der ki resûl418 ve onunla* birlikte iman47 etmiş kimseler: "Ne zamandır Allah'ın yardımı”; değil mi (ki) doğrusu Allah'ın yardımı yakındır?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em yoksa أَمْ -
2 hasibtum hesapladınız/düşündünüz حَسِبْتُمْ حسب
3 en ki أَنْ -
4 tedhulu girersiniz تَدْخُلُوا دخل
5 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
6 velemma ve asla değildir وَلَمَّا -
7 ye'tikum gelir sizlere يَأْتِكُمْ اتي
8 meselu misali/örneği مَثَلُ مثل
9 ellezine kimseler الَّذِينَ -
10 halev geçtiler خَلَوْا خلو
11 min مِنْ -
12 kablikum sizlerden önce قَبْلِكُمْ قبل
13 messethumu dokundu onlara مَسَّتْهُمُ مسس
14 l-be'sa'u sıkıntı/ıstırap/biçarelik الْبَأْسَاءُ باس
15 ve dderra'u ve darlık وَالضَّرَّاءُ ضرر
16 ve zulzilu ve sarsıldılar وَزُلْزِلُوا زلزل
17 hatta ta ki حَتَّىٰ -
18 yekule der يَقُولَ قول
19 r-rasulu resul الرَّسُولُ رسل
20 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
21 amenu iman etmiş امَنُوا امن
22 meahu birlikte onunla (resulle) مَعَهُ -
23 meta ne zamandır مَتَىٰ -
24 nesru yardımı نَصْرُ نصر
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 ela değil mi أَلَا -
27 inne doğrusu إِنَّ -
28 nesra yardımı نَصْرَ نصر
29 llahi Allah'ın اللَّهِ -
30 karibun yakındır قَرِيبٌ قرب

Notlar

Not 1

*Resûlle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Cennetler

Kavram 970

970Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer evrenler. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması iyi bir hesapla sonlananlar cennet evrenlerine yükseltileceklerdir. Rabbimiz cehennem kelimesini tekil olarak bildirmesine rağmen cennetin cennetler olarak çoğul şekilde bildirilmesi bizlere 3 veya daha fazla evrenin cennetler olarak düzenleneceğini işaret eder. Şerefli Kur'an'dan cennetlerin asla yok olmayacağının işaretlerini görürüz.

2. Bakara Suresi

Ayet 253

Arapça Metin (Harekeli)

260|2|253|تِلْكَ ٱلرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ مِّنْهُم مَّن كَلَّمَ ٱللَّهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَٰتٍ وَءَاتَيْنَا عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدْنَٰهُ بِرُوحِ ٱلْقُدُسِ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلَ ٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَلَٰكِنِ ٱخْتَلَفُوا۟ فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ وَمِنْهُم مَّن كَفَرَ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا ٱقْتَتَلُوا۟ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

Latin Literal

253. Tilker rusulu faddalnâ ba’dahum alâ ba’d(ba’din), minhum men kellemallâhu ve rafea ba’dahum derecât(derecâtin), ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhıl kudus(rûhıl kudusi), ve lev şâallâhu maktetelellezîne min ba’dihim min ba’di mâ câethumul beyyinâtu ve lâkinihtelefû fe minhum men âmene ve minhum men kefer(kefere), ve lev şâallâhu maktetelû ve lâkinnallâhe yef’alu mâ yurîd(yurîdu).

Türkçe Çeviri

İşte şunlar; resûllerdir418; öyle ki faziletli kıldık onların bir kısmını onlardan bir kısma karşı; kimine kelam etti Allah; ve yükseltti* bir kısmını onların derecelerle; ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanatlar; ve destekledik onu** kutsal rûhla279; ve şayet dileseydi Allah katletmiş olmazdı onların sonrasında (gelen) kimseler; onlara gelen beyanatlar sonrasında; velakin/fakat ihtilafa1307 düştüler; öyle ki onlardan kimi iman47 etti ve onlardan kimi kâfirlik25 etti; ve şayet dileseydi Allah katletmiş35 olmazlardı; velakin/fakat Allah faaliyete geçirir dilediğini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şunlar تِلْكَ -
2 r-rusulu resûllerdir الرُّسُلُ رسل
3 feddelna öyle ki faziletli kıldık فَضَّلْنَا فضل
4 bea'dehum bir kısmını onların بَعْضَهُمْ بعض
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 bea'din bir kısma بَعْضٍ بعض
7 minhum onlardan مِنْهُمْ -
8 men kimine مَنْ -
9 kelleme kelam etti كَلَّمَ كلم
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 ve rafea ve yükseltti (Allah) وَرَفَعَ رفع
12 bea'dehum bir kısmını onların بَعْضَهُمْ بعض
13 deracatin derecelerler دَرَجَاتٍ درج
14 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
15 iysa Îsa'ya عِيسَى -
16 bne oğlu ابْنَ بني
17 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
18 l-beyyinati beyanatlar الْبَيِّنَاتِ بين
19 ve eyyednahu ve destekledik onu وَأَيَّدْنَاهُ ايد
20 biruhi ruhla بِرُوحِ روح
21 l-kudusi kutsal الْقُدُسِ قدس
22 velev velev/eğer وَلَوْ -
23 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 ma olmazdı مَا -
26 ktetele öldürmüş اقْتَتَلَ قتل
27 ellezine kimseler الَّذِينَ -
28 min مِنْ -
29 bea'dihim sonrasında onların بَعْدِهِمْ بعد
30 min مِنْ -
31 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
32 ma مَا -
33 ca'ethumu gelen onlara جَاءَتْهُمُ جيا
34 l-beyyinatu beyanatlar الْبَيِّنَاتُ بين
35 velakini velakin/fakat وَلَٰكِنِ -
36 htelefu ihtilafa düştüler اخْتَلَفُوا خلف
37 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
38 men kimi مَنْ -
39 amene iman etti امَنَ امن
40 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
41 men kimi مَنْ -
42 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
43 velev velev/eğer وَلَوْ -
44 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
45 llahu Allah اللَّهُ -
46 ma olmazlardı مَا -
47 ktetelu katlemiş اقْتَتَلُوا قتل
48 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
49 llahe Allah اللَّهَ -
50 yef'alu faaliyete geçirir يَفْعَلُ فعل
51 ma مَا -
52 yuridu dilediğini يُرِيدُ رود

Notlar

Not 1

*Allah.**Îsâ'yı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kutsal ve emin ruh

Kavram 279

279Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez. 2:87, 2:253, 5:110 ayetlerinde nebi Îsâ'nın kutsal ruhla desteklendiği bildirilmiştir. 16:102 ve 26:193 ayetlerinde nebi Muhammed'e şerefli Kur'ân'ı emin ruhun indirdiği bildirilmiştir. Bu ruh şerefli elçi Cibrîl'den başkası değildir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İhtilaf

Kavram 1307

1307Bozmak, anlaşmazlığa düşmek, görüş ayrılığı yaşamak ve çekişmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 279

Arapça Metin (Harekeli)

286|2|279|فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ

Latin Literal

279. Fe in lem tef’alû fe’zenû bi harbin minallâhi ve resûlih(resûlihî), ve in tubtum fe lekum ruûsu emvâlikum, lâ tazlimûne ve lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer asla faaliyete geçmezseniz; öyle ki farkına varın bir harbin Allah’tan ve resûlünden418*; ve eğer tevbe33 ederseniz; öyle ki sizleredir malınızın başlangıcı; haksızlık etmezsiniz; haksızlık edilmezsiniz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
2 lem asla لَمْ -
3 tef'alu faaliyete geçmezseniz تَفْعَلُوا فعل
4 fe'zenu öyle ki farkına varın فَأْذَنُوا اذن
5 biharbin bir harbin بِحَرْبٍ حرب
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah’tan اللَّهِ -
8 ve rasulihi ve resulünden وَرَسُولِهِ رسل
9 ve in ve eğer وَإِنْ -
10 tubtum tevbe ederseniz تُبْتُمْ توب
11 felekum öyle ki sizleredir فَلَكُمْ -
12 ru'usu başlangıç رُءُوسُ راس
13 emvalikum malınız أَمْوَالِكُمْ مول
14 la لَا -
15 tezlimune haksızlık etmezsiniz تَظْلِمُونَ ظلم
16 ve la وَلَا -
17 tuzlemune haksızlık edilmezsiniz تُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kamu gücü ribaya savaş açar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

2. Bakara Suresi

Ayet 285

Arapça Metin (Harekeli)

292|2|285|ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

Latin Literal

285. Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn(mu’minûne), kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih(rusulihî), lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih(rusulihî), ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

İman47 etti resûl418 Rabbinden4 kendisine indirilmişe; ve müminler27; hepsi iman47 etti Allah'a; ve meleklerine; ve kitaplarına; ve resûllerine418; "ayırmayız resûllerinden418 birinin arasını"; ve dediler: "İşittik; ve itaat ettik; senin mağfiretin319. Rabbimiz4!; ve sanadır dönüş yeri."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 amene iman etti امَنَ امن
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 bima بِمَا -
4 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
5 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 velmu'minune ve müminler وَالْمُؤْمِنُونَ امن
9 kullun hepsi كُلٌّ كلل
10 amene iman etti امَنَ امن
11 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
12 ve melaiketihi ve meleklerine وَمَلَائِكَتِهِ ملك
13 ve kutubihi ve kitaplarına وَكُتُبِهِ كتب
14 ve rusulihi ve resullerine وَرُسُلِهِ رسل
15 la لَا -
16 nuferriku ayırmayız نُفَرِّقُ فرق
17 beyne arasını بَيْنَ بين
18 ehadin birinin أَحَدٍ احد
19 min مِنْ -
20 rusulihi resullerinden رُسُلِهِ رسل
21 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
22 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
23 ve etaa'na ve itaat ettik وَأَطَعْنَا طوع
24 gufraneke mağfiretin senin غُفْرَانَكَ غفر
25 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
26 ve ileyke ve sanadır وَإِلَيْكَ -
27 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

325|3|32|قُلْ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

32. Kul etîûllâhe ver resûl(resûle), fe in tevellev fe innallâhe lâ yuhibbul kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "İtaat76 edin Allah'a ve resûle418"; öyle ki eğer yüz çevirdilerse; öyle ki doğrusu Allah sevmez kâfirleri25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 etiu itaat edin أَطِيعُوا طوع
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 ve rrasule ve resûle وَالرَّسُولَ رسل
5 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
6 tevellev yüz çevirdilerse تَوَلَّوْا ولي
7 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 la لَا -
10 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
11 l-kafirine kâfirleri الْكَافِرِينَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

342|3|49|وَرَسُولًا إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنِّى قَدْ جِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّىٓ أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ وَأُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِى بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

49. Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve bir resûldür418 İsrâîloğullarına197; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı419; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde419; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 sizlere; eğer olduysanız müminler27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rasulen ve bir resuldür وَرَسُولًا رسل
2 ila إِلَىٰ -
3 beni oğullarına بَنِي بني
4 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
5 enni ki ben أَنِّي -
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ci'tukum geldim sizlere جِئْتُكُمْ جيا
8 biayetin ayetle بِايَةٍ ايي
9 min مِنْ -
10 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
11 enni ki ben أَنِّي -
12 ehluku yaratırım أَخْلُقُ خلق
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 mine مِنَ -
15 t-tini ıslak topraktan الطِّينِ طين
16 kehey'eti şekli gibi كَهَيْئَةِ هيا
17 t-tayri kuş الطَّيْرِ طير
18 feenfuhu öyle ki üflerim فَأَنْفُخُ نفخ
19 fihi onun içine فِيهِ -
20 fe yekunu öyle ki olur o فَيَكُونُ كون
21 tayran bir kuş طَيْرًا طير
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve ubriu ve iyileştiririm وَأُبْرِئُ برا
25 l-ekmehe doğuştan körü الْأَكْمَهَ كمه
26 vel'ebrasa ve cüzzamı/leprayı وَالْأَبْرَصَ برص
27 ve uhyi ve diriltirim/canlandırırım وَأُحْيِي حيي
28 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
29 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 ve unebbiukum ve haber veririm sizlere وَأُنَبِّئُكُمْ نبا
32 bima بِمَا -
33 te'kulune yediğinizi تَأْكُلُونَ اكل
34 ve ma ve وَمَا -
35 teddehirune depoladığınızı تَدَّخِرُونَ ذخر
36 fi فِي -
37 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 fi فِي -
40 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
41 layeten mutlak ayetler (vardır) لَايَةً ايي
42 lekum sizlere لَكُمْ -
43 in eğer إِنْ -
44 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
45 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Îsâ'nın mucizeleri.

Kavram 419

419Îsâ peygamberin göstermiş olduğu mucizeleri.Doğuştan körü ve cüzzamlıyı iyileştirmek. Bu iki hastalığın işaret edilmesi de anlamlıdır. Doğuştan körlüğün en sık nedeni Trahomdur. Doğum esnasında bebeğin gözüne annenin doğum kanalından bir bakteri ('Chlamydia trachomatis') bulaşırsa gözün korneası iltihaplanır ve ışığa geçirgenliğini kaybeder. Bebek doğuştan kör olmuş olur.  Kendiliğinden iyileşmesi asla söz konusu olmaz. Cüzzam/lepra ise 'Mycobacterium leprae' isimli bir bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve kronik bir hastalıktır. Hastaların vücutlarında korkunç bezeler çıkar. Sinir sistemini etkiler. Sinir sistemi tutulumunda modern tedaviye rağmen bile iyileşme olmaz. Sayısız hastalık içinden kendiliğinden iyileşme ihtimali olmayan bu iki hastalığın işaret edilmesi bile Kur'an'ın bir mucizesidir. Islak topraktan kuşu canlı kuşa dönüştürmek ve ölüleri diriltmek.Evrenimiz holografik evren prensibi kapsamında bir üst boyutta bulunan 2D zardaki (Levh-i Mahfuz) bilginin evrenin içine yansımasından oluşur. Matrix filmi gibi düşünülebilir. Yüce Allah Levh-i Mahfuz'da kodlanmış olan kuş şeklindeki ıslak toprak atomlarının kuantum bilgilerini değiştirerek bu atomları canlı bir kuşu oluşturan atomlara dönüştürür. Ölmüş bir insanı tekrar canlandırmak da aynı şekildedir. Bu dönüşümleri ancak evreni yaratan ve evrene bir üst boyuttan müdahale etme yetkisi olan bir varlık yapabilir.Îsâ'ya verilen bu mucizeler mutlak ki Yüce Allah'ın izni ve yetkisiyle gerçekleşmiştir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

379|3|86|كَيْفَ يَهْدِى ٱللَّهُ قَوْمًا كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ وَشَهِدُوٓا۟ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقٌّ وَجَآءَهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

86. Keyfe yehdillâhu kavmen keferû ba’de îmânihim ve şehidû enner resûle hakkun ve câehumul beyyinât(beyyinâtu) vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Nasıl kılavuzlar192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik25 ettiler imanları47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar226; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
2 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
7 imanihim imanları إِيمَانِهِمْ امن
8 ve şehidu ve şahit/tanık oldular وَشَهِدُوا شهد
9 enne ki أَنَّ -
10 r-rasule resûl الرَّسُولَ رسل
11 hakkun bir hak/gerçek حَقٌّ حقق
12 ve ca'ehumu ve geldi onlara وَجَاءَهُمُ جيا
13 l-beyyinatu beyanatlar الْبَيِّنَاتُ بين
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 la لَا -
16 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
17 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
18 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

437|3|144|وَمَا مُحَمَّدٌ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ ٱلرُّسُلُ أَفَإِي۟ن مَّاتَ أَوْ قُتِلَ ٱنقَلَبْتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَٰبِكُمْ وَمَن يَنقَلِبْ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ فَلَن يَضُرَّ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيَجْزِى ٱللَّهُ ٱلشَّٰكِرِينَ

Latin Literal

144. Ve mâ muhammedun illâ resûl(resûlun), kad halet min kablihir rusûl(rusûlu), e fein mâte ev kutilenkalebtum alâ a’kâbikum, ve men yenkalib alâ akıbeyhi fe len yadurrallâhe şey’â(şey’en), ve se yeczîllâhuş şâkirîn(şâkirîne).”

Türkçe Çeviri

Ve Muhammed değildir bir resûl418 dışında; muhakkak geçti onun öncesinden* resûller418; öyle ki eğer ölür ya da katledilirse geri mi dönersiniz topuklarınız üzerinde?; ve kim geri döner iki topuğu üzerinde; öyle ki asla zarar vermez Allah'a bir şey; ve karşılığını verecek Allah şükredenlerin43.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 muhammedun Muhammed مُحَمَّدٌ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablihi onun öncesinden قَبْلِهِ قبل
9 r-rusulu resûller الرُّسُلُ رسل
10 efein mi öyle ki eğer أَفَإِنْ -
11 mate ölür مَاتَ موت
12 ev ya da أَوْ -
13 kutile katledilirse قُتِلَ قتل
14 nkalebtum geri dönersiniz انْقَلَبْتُمْ قلب
15 ala üzerinde عَلَىٰ -
16 ea'kabikum topuklarınız أَعْقَابِكُمْ عقب
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yenkalib geri döner يَنْقَلِبْ قلب
19 ala üzerinde عَلَىٰ -
20 akibeyhi iki topuğu عَقِبَيْهِ عقب
21 felen öyle ki asla فَلَنْ -
22 yedurra zarar vermez يَضُرَّ ضرر
23 llahe Allah'a اللَّهَ -
24 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
25 ve seyeczi ve cezalandıracak وَسَيَجْزِي جزي
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 ş-şakirine şükredenleri الشَّاكِرِينَ شكر

Notlar

Not 1

*Kur'an'da Muhammed nebi öncesinde yaşamış olan 26 nebinin ismi zikredilir. Bu resûller de bir insandı. Yaşadılar ve öldüler. Dünyada bâki olan kutsal kitaplardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr

Kavram 43

43Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 172

Arapça Metin (Harekeli)

465|3|172|ٱلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ مِنۢ بَعْدِ مَآ أَصَابَهُمُ ٱلْقَرْحُ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ مِنْهُمْ وَٱتَّقَوْا۟ أَجْرٌ عَظِيمٌ

Latin Literal

172. Ellezinestecâbû lillâhi ver resûli min ba’di mâ asâbehumul karh(karhu), lillezîne ahsenû minhum vettekav ecrun azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) cevap verdiler Allah’a ve resûle418; onlara isabet eden yara* sonrasında; onlardan kimseleredir büyük bir ecir820 (ki) güzelleştirdiler** ve takvalı21 oldular.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
2 stecabu cevap verdiler اسْتَجَابُوا جوب
3 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
4 ve rrasuli ve resûle وَالرَّسُولِ رسل
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 esabehumu isabet eden أَصَابَهُمُ صوب
9 l-karhu bir yara الْقَرْحُ قرح
10 lillezine kimseler içindir لِلَّذِينَ -
11 ehsenu güzel yaptılar أَحْسَنُوا حسن
12 minhum onlardan مِنْهُمْ -
13 vettekav ve takvalı oldular وَاتَّقَوْا وقي
14 ecrun bir ecir أَجْرٌ اجر
15 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1

*Bere, incinme, yaralanma.**Güzel yaptılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 179

Arapça Metin (Harekeli)

472|3|179|مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى ٱلْغَيْبِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجْتَبِى مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ

Latin Literal

179. Mâ kânallâhu li yezerel mu’minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib(tayyibi), ve mâ kânallâhu li yutliakum alel gaybi ve lâkinnallâhe yectebî min rusulihî men yeşâu fe âminû billâhi ve rusulih(rusulihî), ve in tu’minû ve tettekû fe lekum ecrun azîm(azîmun).”

Türkçe Çeviri

Olmuş değildir Allah bırakmak için müminleri27 sizlerin üzerinde (olduğunuza) karşı; ta ki ayırır kötüyü iyiden; ve olmuş değildir Allah (ki) görünür eder sizlere gaybı; velakin/fakat Allah seçer resûllerinden418 dilediği kimseyi; öyle ki iman47 edin Allah'a ve resûllerine418 O'nun; ve eğer iman47 ederseniz ve takvalı21 olursanız, öyle ki sizleredir büyük bir ecir820.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 liyezera bırakmak için لِيَذَرَ وذر
5 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن
6 ala karşı عَلَىٰ -
7 ma (olduğunuza) مَا -
8 entum sizlerin أَنْتُمْ -
9 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 yemize ayırır يَمِيزَ ميز
12 l-habise kötüyü الْخَبِيثَ خبث
13 mine مِنَ -
14 t-tayyibi iyiyiden الطَّيِّبِ طيب
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 kane olmuş كَانَ كون
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 liyutliakum sizi görünür eder sizlere لِيُطْلِعَكُمْ طلع
19 ala üzerine عَلَى -
20 l-gaybi gayb الْغَيْبِ غيب
21 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
22 llahe Allah اللَّهَ -
23 yectebi seçer يَجْتَبِي جبي
24 min مِنْ -
25 rusulihi resûllerinden رُسُلِهِ رسل
26 men kimseyi مَنْ -
27 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
28 fe aminu öyle ki iman edin فَامِنُوا امن
29 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
30 ve rusulihi ve resûllerine onun وَرُسُلِهِ رسل
31 ve in ve eğer وَإِنْ -
32 tu'minu inanırsanız تُؤْمِنُوا امن
33 ve tetteku ve takvalı olursanız وَتَتَّقُوا وقي
34 felekum öyle ki sizleredir فَلَكُمْ -
35 ecrun bir emir/karşılık أَجْرٌ اجر
36 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 183

Arapça Metin (Harekeli)

476|3|183|ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيْنَآ أَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ ٱلنَّارُ قُلْ قَدْ جَآءَكُمْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِى بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِى قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Latin Literal

183. Ellezîne kâlû innallâhe ahide ileynâ ellâ nu’mine li resûlin hattâ ye’tiyenâ bi kurbânin te’kuluhun nâr(nâru), kul kad câekum rusulun min kablî bil beyyinâti ve billezî kultum fe lime kateltumûhum in kuntum sâdıkîn(sâdıkîne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) dediler: 'Doğrusu Allah ahdetti* bizlere ki iman47 etmeyiz bir resûle418; ta ki gelir bizlere bir kurbanla476 (ki) yer onu (kurbanı) ateş'; de ki: 'Muhakkak geldi sizlere resûller418 benden önce; beyanatlarla352 ve dediğinizle**; öyleyse niçin katlettiniz35 onları eğer olduysanız sâdıklar182.'

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 kalu dediler قَالُوا قول
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 ahide ahdetti عَهِدَ عهد
6 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
7 ella ki أَلَّا -
8 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
9 lirasulin bir resûle لِرَسُولٍ رسل
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 ye'tiyena gelir bizlere يَأْتِيَنَا اتي
12 bikurbanin bir kurbanla بِقُرْبَانٍ قرب
13 te'kuluhu yer onu تَأْكُلُهُ اكل
14 n-naru ateş النَّارُ نور
15 kul de ki قُلْ قول
16 kad muhakkak قَدْ -
17 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
18 rusulun resûller رُسُلٌ رسل
19 min مِنْ -
20 kabli benden önce قَبْلِي قبل
21 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
22 ve bil-lezi ve وَبِالَّذِي -
23 kultum dediğinizle قُلْتُمْ قول
24 felime öyleyse niçin فَلِمَ -
25 kateltumuhum katlettiniz onları قَتَلْتُمُوهُمْ قتل
26 in eğer إِنْ -
27 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
28 sadikine sadıklar صَادِقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Söz vermek, antlaşma yapmak.**Sunulan kurbanın yağının yakılarak tüketildiği/yenildiği bir durumun daha önceden gerçekleşmiş olduğunu anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

sâdık

Kavram 182

182Doğrular, dürüstler.

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kurban

Kavram 476

476Yakınlaşma amaçlı sunu, feda edilen.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 184

Arapça Metin (Harekeli)

477|3|184|فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ جَآءُو بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُنِيرِ

Latin Literal

184. Fe in kezzebûke fe kad kuzzibe rusulun min kablike câu bil beyyinâti vez zuburi vel kitâbil munîr(munîri).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki muhakkak yalanlandı resûller418 senden önce (ki) geldiler beyanatlarla352; ve zeburla477; ve nurlu* kitapla**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 kezzebuke yalanladılarsa seni كَذَّبُوكَ كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kuzzibe yalanlandı كُذِّبَ كذب
5 rusulun resuller رُسُلٌ رسل
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 ca'u geldiler جَاءُوا جيا
9 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
10 ve zzuburi ve zeburla وَالزُّبُرِ زبر
11 velkitabi ve kitabı وَالْكِتَابِ كتب
12 l-muniri nurlu الْمُنِيرِ نور

Notlar

Not 1

*Aydınlık veren.**Kutsal kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Zebur

Kavram 477

477Taş/kil yazıt. Kil tabletler. Üzerine çivi yazısı yazılmış ve sonrası pişirilerek taş haline getirilmiş yazıtlar. Anlarız ki kutsal kitaplar öncesi Yüce Allah insanlara üzerinde çivi yazısı olan tabletler göndermiş. Resûller Yüce Allah'tan aldıkları vahyi taş tabletler üzerine yazmışlar. 3:184 ayetinde nurlu kitap öncesi zikredilmesi taş yazıtların parşömenlerden oluşan kitaplardan daha önce gönderildiğini düşündürür.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 194

Arapça Metin (Harekeli)

487|3|194|رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

Latin Literal

194. Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd(mîâde).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz!4 Ve ver vaat ettiğini bizlere; resûllerinin418 üzerine; ve rezil etme bizleri kıyamet148 günü; doğrusu sen bozmazsın vaadi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 ve atina ve ver وَاتِنَا اتي
3 ma مَا -
4 veadtena vaat ettiğiniz bizlere وَعَدْتَنَا وعد
5 ala عَلَىٰ -
6 rusulike resûllerinin üzerine رُسُلِكَ رسل
7 ve la ve وَلَا -
8 tuhzina rezil etme تُخْزِنَا خزي
9 yevme günü يَوْمَ يوم
10 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
11 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
12 la لَا -
13 tuhlifu bozmazsın تُخْلِفُ خلف
14 l-miaade vaadi الْمِيعَادَ وعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

507|4|14|وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُۥ يُدْخِلْهُ نَارًا خَٰلِدًا فِيهَا وَلَهُۥ عَذَابٌ مُّهِينٌ

Latin Literal

14. Ve men ya’sıllâhe ve resûlehu ve yeteadde hudûdehu yudhılhu nâran hâliden fîhâ.Ve lehu azâbun muhîn(muhînun).

Türkçe Çeviri

Ve kim isyan eder Allah'a ve resûlüne418; ve aşar hudutlarını O’nun (Allah'ın); sokar onu (Allah) bir ateşe; ölümsüzlerdir185 orada*; ve onadır alçaltıcı/perişan eden bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yea'si isyan eder يَعْصِ عصي
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 ve rasulehu ve resulüne O’nun وَرَسُولَهُ رسل
5 ve yeteadde ve aşar وَيَتَعَدَّ عدو
6 hududehu hudutlarını O’nun حُدُودَهُ حدد
7 yudhilhu sokar onu (allah) يُدْخِلْهُ دخل
8 naran bir ateşe نَارًا نور
9 haliden ölümsüzler خَالِدًا خلد
10 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
11 velehu ve onadır
12 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
13 muhinun alçaltıcı/perişan eden مُهِينٌ هون

Notlar

Not 1

*Cehennemde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

557|4|64|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ جَآءُوكَ فَٱسْتَغْفَرُوا۟ ٱللَّهَ وَٱسْتَغْفَرَ لَهُمُ ٱلرَّسُولُ لَوَجَدُوا۟ ٱللَّهَ تَوَّابًا رَّحِيمًا

Latin Literal

64. Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz hiç bir resûlü418 itaat76 edilmesi dışında Allah'ın izniyle; ve şayet ki onlar zulmettikleri257 zaman kendi nefislerine201 gelseydiler sana; öyle ki mağfiret319 sunsalardı Allah'a; ve mağfiret319 isteseydi onlara resûl; mutlak bulurlardı Allah'ı bir Tevvâb191; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 rasulin hiç bir resûl رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 liyutaa itaat edilmesi için لِيُطَاعَ طوع
7 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
8 llahi Allah'ın اللَّهِ -
9 velev velev (fakat) وَلَوْ -
10 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
11 iz إِذْ -
12 zelemu zulmettikleri zaman ظَلَمُوا ظلم
13 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
14 ca'uke geldiler sana جَاءُوكَ جيا
15 festegferu öyle ki mağfiret istesinler فَاسْتَغْفَرُوا غفر
16 llahe Allah'a اللَّهَ -
17 vestegfera ve mağfiret isteseydi وَاسْتَغْفَرَ غفر
18 lehumu onlara لَهُمُ -
19 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
20 levecedu mutlak bulurlardı لَوَجَدُوا وجد
21 llahe Allah'ı اللَّهَ -
22 tevvaben Tevvab تَوَّابًا توب
23 rahimen Rahim رَحِيمًا رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Tevvâb

Kavram 191

191Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

573|4|80|مَّن يُطِعِ ٱلرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ ٱللَّهَ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا

Latin Literal

80. Men yutiır resûle fe kad atâallâh(atâallâhe), ve men tevellâ fe mâ erselnâke aleyhim hafîzâ(hafîzen).

Türkçe Çeviri

Kim itaat76 eder resûle418; öyle ki muhakkak itaat etti Allah'a; ve kim yüz çevirirdi; öyle ki göndermiş değiliz seni üzerlerine bir koruyucu/gardiyan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 yutii itaat eder يُطِعِ طوع
3 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
4 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
5 etaa ittat etti أَطَاعَ طوع
6 llahe Allah'a اللَّهَ -
7 ve men ve kim وَمَنْ -
8 tevella yüz çevirirdi تَوَلَّىٰ ولي
9 fema öyle ki değiliz فَمَا -
10 erselnake göndermiş değiliz seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 hafizen bir koruyucu/gardiyan حَفِيظًا حفظ

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

608|4|115|وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

Latin Literal

115. Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayra sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennem(cehenneme). Ve sâet masîrâ(masîran).

Türkçe Çeviri

Ve kim baskı yapar/ağırlaştırır resûle418 ona (kimseye) beyan olan kılavuz192 sonrasında; ve tabi olur müminlerin27 yolu haricinde (başka bir yola); çeviririz yüzünü onun yüz çevirdiğine*; ve yanması için sunarız onu cehenneme; ve ne kötü bir varış yeridir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yuşakiki ağırlaştırır/baskı yapar يُشَاقِقِ شقق
3 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 ma مَا -
7 tebeyyene beyan olan تَبَيَّنَ بين
8 lehu ona لَهُ -
9 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
10 ve yettebia' ve tabi olur وَيَتَّبِعْ تبع
11 gayra haricinde غَيْرَ غير
12 sebili yolu سَبِيلِ سبل
13 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
14 nuvellihi çeviririz yüzünü نُوَلِّهِ ولي
15 ma مَا -
16 tevella yüz çevirdiğine تَوَلَّىٰ ولي
17 ve nuslihi ve yanması için sunarız onu وَنُصْلِهِ صلي
18 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
19 ve sa'et ve ne kötü وَسَاءَتْ سوا
20 mesiran bir varış yeridir مَصِيرًا صير

Notlar

Not 1

*Dilediği gibi sapmasına izin veririz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

629|4|136|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Latin Literal

136. Yâ eyyuhâllezîne âmenû, âminû billâhi ve resûlihî vel kitâbillezî nezzele alâ resûlihî vel kitâbillezî enzele min kabl(kablu). Ve men yekfur billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulihî vel yevmil âhıri fe kad dalle dalâlen baîdâ(baîden).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! İman47 edin Allah'a ve resûlüne418*; ve kitabı** indirendir resûlüne*; ve kitabı** indirendir daha önceden; ve kim kâfirlik25 eder Allah’a; ve meleklerine; ve kitaplarına***; ve resûllerine****; ve ahiret gününü muhakkak dalalete128 düştü (o kimse); uzak bir dalalete128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 aminu iman edin امِنُوا امن
5 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
6 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
7 velkitabi ve kitaba وَالْكِتَابِ كتب
8 llezi o ki الَّذِي -
9 nezzele indirdi نَزَّلَ نزل
10 ala عَلَىٰ -
11 rasulihi resulüne رَسُولِهِ رسل
12 velkitabi ve kitaba وَالْكِتَابِ كتب
13 llezi o ki الَّذِي -
14 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
15 min مِنْ -
16 kablu daha önceden قَبْلُ قبل
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yekfur kâfirlik eder يَكْفُرْ كفر
19 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
20 ve melaiketihi ve meleklerine O’nun وَمَلَائِكَتِهِ ملك
21 ve kutubihi ve kitaplarına O’nun وَكُتُبِهِ كتب
22 ve rusulihi ve resûllerine O’nun وَرُسُلِهِ رسل
23 velyevmi ve gününü وَالْيَوْمِ يوم
24 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
25 fekad muhakkak فَقَدْ -
26 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
27 delalen bir dalalet ضَلَالًا ضلل
28 beiyden uzak bir بَعِيدًا بعد

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Kur'an'a.**Tevrat ve İncil'e.***Tüm kutsal kitaplara.****Tüm resûllere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 152

Arapça Metin (Harekeli)

645|4|152|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَمْ يُفَرِّقُوا۟ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْتِيهِمْ أُجُورَهُمْ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

152. Vellezîne âmenû billâhi ve rusulihî ve lem yuferrikû beyne ehadin minhum ulâike sevfe yu’tîhim ucûrahum. Ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) iman47 ettiler Allah'a ve resûllerine418; ve asla ayırmazlar* onlardan birinin arasını; işte bunlardır; yakında verecek (Allah) ecirlerini820 onların; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
4 ve rusulihi ve resûllerine وَرُسُلِهِ رسل
5 velem ve asla وَلَمْ -
6 yuferriku ayırmazlar يُفَرِّقُوا فرق
7 beyne arasını بَيْنَ بين
8 ehadin birini أَحَدٍ احد
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ulaike işte bunlardır أُولَٰئِكَ -
11 sevfe yakında سَوْفَ -
12 yu'tihim verecek يُؤْتِيهِمْ اتي
13 ucurahum ecirlerini/karşılıklarını onların أُجُورَهُمْ اجر
14 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
17 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Hem resûllerin arasını hem de Yüce Allah ile resûllerin arasını ayırmazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

4. Nisâ Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

650|4|157|وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا ٱلْمَسِيحَ عِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ ٱللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَٰكِن شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ لَفِى شَكٍّ مِّنْهُ مَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِلَّا ٱتِّبَاعَ ٱلظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًۢا

Latin Literal

157. Ve kavlihim innâ katelnâl mesîha îsâbne meryeme resûlallâh(resûlallâhi), ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin şubbihe lehum. Ve innellezinahtelefû fîhi le fî şekkin minhu. Mâ lehum bihî min ilmin illâttibâaz zann(zanni), ve mâ katelûhu yakînâ(yakînen).

Türkçe Çeviri

Ve "Doğrusu biz katlettik35 Meryem oğlu Îsâ Mesih'i, Allah'ın resûlünü418" söylemleri (nedeniyledir); ve katletmiş35 değillerdi onu; ve asmış değillerdi onu; fakat benzeştirildi530 onlara; ve doğrusu kimseler (ki) ihtilaf ettiler onda; mutlak içindedirler tam bir kuşku/şüphe ondan; yoktur onlara onda hiçbir ilim1143; ancak tabi olmadır zanna314; ve katletmiş35 değillerdi onu kesin (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavlihim ve söylemleri وَقَوْلِهِمْ قول
2 inna doğrusu biz إِنَّا -
3 katelna katlettik قَتَلْنَا قتل
4 l-mesiha Mesih'i الْمَسِيحَ -
5 iysa Îsa عِيسَى -
6 bne oğlu ابْنَ بني
7 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
8 rasule resûlü رَسُولَ رسل
9 llahi Allah'ın اللَّهِ -
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 kateluhu katlettiler قَتَلُوهُ قتل
12 ve ma ve değildi وَمَا -
13 salebuhu asmadılar صَلَبُوهُ صلب
14 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
15 şubbihe benzeştirildi شُبِّهَ شبه
16 lehum onlara لَهُمْ -
17 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
18 ellezine kimseler الَّذِينَ -
19 htelefu ihtilaf ettiler اخْتَلَفُوا خلف
20 fihi onda فِيهِ -
21 lefi mutla içindedirler لَفِي -
22 şekkin tam bir kuşku/şüphe شَكٍّ شكك
23 minhu ondan مِنْهُ -
24 ma değildir مَا -
25 lehum onlara لَهُمْ -
26 bihi onda بِهِ -
27 min hiç مِنْ -
28 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
29 illa ancak إِلَّا -
30 ttibaa tabi olmadır اتِّبَاعَ تبع
31 z-zenni zanna الظَّنِّ ظنن
32 ve ma ve değildir وَمَا -
33 kateluhu katlettiler onu قَتَلُوهُ قتل
34 yekinen kesin يَقِينًا يقن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Zan

Kavram 314

314Varsayım, sanı, töhmet, elde somut veriler olmamasına karşın, birisi ya da bir olay hakkında hükme varmak ya da sonuca ulaşmak.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Meryem oğlu Îsâ Mesih'i asılması ve katledilmesi.

Kavram 530

530Nisa 157. ayetinden anlaşılır ki Îsâ Mesih asla asılmamış ve asla katledilmemiştir. Ancak bu olaylar yaşanmıştır. Îsâ Mesih'e benzeştirilen bir kişinin (mutlak ki bunu hak eden bir kimsedir) asılarak öldürüldüğü anlaşılır. Bu konuda bir tartışmanın o dönemde bile ortaya çıkmış olması bunu destekler. Îsâ Mesih'i gerçekten asıp öldürdükleri konusunda ihtilafa düşmüşlerdir. Yüce Allah gerçeği bizlere kesin olarak Kur'an'da bildirmiştir. Asılan ve öldürülen kimse Îsâ Mesih asla değildir. Ona benzeştirilen başka bir kimsedir.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 164

Arapça Metin (Harekeli)

657|4|164|وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَٰهُمْ عَلَيْكَ مِن قَبْلُ وَرُسُلًا لَّمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكْلِيمًا

Latin Literal

164. Ve rusulen kad kasasnâhum aleyke min kablu ve rusulen lem naksushum aleyk(aleyke). Ve kellemallâhu mûsâ teklîmâ(teklîmen).

Türkçe Çeviri

Ve resûller418 (ki) muhakkak kıssalaştırdık430 onları sana önceden; ve resûller (ki) asla kıssalaştırmadık430 sana; ve kelam531 etti Allah Mûsâ'ya bir kelam (-la).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rusulen ve resûller وَرُسُلًا رسل
2 kad muhakkak قَدْ -
3 kasasnahum kıssalaştırdık onları قَصَصْنَاهُمْ قصص
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 min مِنْ -
6 kablu önceden قَبْلُ قبل
7 ve rusulen ve resûller وَرُسُلًا رسل
8 lem asla لَمْ -
9 neksushum kıssalaştırmadık onları نَقْصُصْهُمْ قصص
10 aleyke sana عَلَيْكَ -
11 ve kelleme ve kelam etti وَكَلَّمَ كلم
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 musa Musa'ya مُوسَىٰ -
14 teklimen bir kelam تَكْلِيمًا كلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

Yüce Allah'ın bir beşere kelam etmesi nasıl olur?

Kavram 531

53142:51 ayetinde Yüce Allah bir beşere doğrudan kelam etmesinin asla olmayacağını bildirmiştir. Kelam 3 yöntemle olur. Kişiye doğrudan vahiyle; Mûsâ'nın annesine yapılan vahiy.Bir perde arkasından;  ağaç yada ateş gibi ara bir madde/perde arkasından. Mûsâ'nın Tur dağında ateş üzerinden vahiy alması. Muhammed'in ise ağaç üzerinden vahiy alması. Şerefli bir elçi göndererek; evrenimizin bir üst boyutundan bulunan Cibrîl, Rakim yoldaşları gibi varlıklar Yüce Allah'ın vahyini beşere yine O'nun izniyle vahy ederler.

4. Nisâ Suresi

Ayet 165

Arapça Metin (Harekeli)

658|4|165|رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى ٱللَّهِ حُجَّةٌۢ بَعْدَ ٱلرُّسُلِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

Latin Literal

165. Rusulen mubeşşirîne ve munzirîne li ellâ yekûne lin nâsi alâllâhi huccetun ba’der rusul(rusuli). Ve kânallâhu azîzen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Resûller418 (ki) müjdeleyicilerdir ve uyarıcılardır; olmaması içindir insanlara bir hüccet/hac376 Allah'a karşı; resûller sonrası; ve oldu Allah bir Azîz37; bir Hakîm9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rusulen resûller رُسُلًا رسل
2 mubeşşirine müjdeleyiciler مُبَشِّرِينَ بشر
3 ve munzirine ve uyarıcılar وَمُنْذِرِينَ نذر
4 liella için لِئَلَّا -
5 yekune olmaması يَكُونَ كون
6 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
7 ala karşı عَلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 huccetun bir hac حُجَّةٌ حجج
10 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
11 r-rusuli resûller الرُّسُلِ رسل
12 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 azizen bir Azîz عَزِيزًا عزز
15 hakimen bir Hakîm حَكِيمًا حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Hac

Kavram 376

376Delillerle tartışma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 170

Arapça Metin (Harekeli)

663|4|170|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلْحَقِّ مِن رَّبِّكُمْ فَـَٔامِنُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

Latin Literal

170. Yâ eyyuhân nâsu kad câekumur resûlu bil hakkı min rabbikum fe âminû hayran lekum. Ve in tekfurû fe inne lillâhi mâ fîs semâvâti vel ard(ardı). Ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere resûl418; hakla/gerçekle Rabbinizden4; öyle ki iman47 edin; bir hayırdır sizlere; ve eğer kâfirlik25 ederseniz; öyle ki doğrusu Allah’adır göklerdeki162 ve yerdeki; ve oldu Allah bir Alîm8; bir Hakîm9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
5 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 fe aminu öyle ki iman edin فَامِنُوا امن
10 hayran bir hayırdır خَيْرًا خير
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 vein ve eğer وَإِنْ -
13 tekfuru kâfirlik ederseniz تَكْفُرُوا كفر
14 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
15 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
16 ma مَا -
17 fi فِي -
18 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
19 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
20 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 alimen bir Alîm عَلِيمًا علم
23 hakimen bir Hakîm حَكِيمًا حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 171

Arapça Metin (Harekeli)

664|4|171|يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا تَغْلُوا۟ فِى دِينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْحَقَّ إِنَّمَا ٱلْمَسِيحُ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ ٱللَّهِ وَكَلِمَتُهُۥٓ أَلْقَىٰهَآ إِلَىٰ مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَلَا تَقُولُوا۟ ثَلَٰثَةٌ ٱنتَهُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ إِنَّمَا ٱللَّهُ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ سُبْحَٰنَهُۥٓ أَن يَكُونَ لَهُۥ وَلَدٌ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

Latin Literal

171. Yâ ehlel kitâbi lâ taglû fî dînikum ve lâ tekûlû alâllâhi illâl hakk(hakka). İnnemâl mesîhu îsâbnu meryeme resûlullâhi ve kelimetuhu. Elkâhâ ilâ meryeme ve rûhun minhu, fe âminû billâhi ve rusulihî, ve lâ tekûlû selâseh(selâsetun). İntehû hayran lekum. İnnemâllâhu ilâhun vâhid(vâhidun). Subhânehû en yekûne lehu veled(veledun), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı). Ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Ey ehli kitap135! Sınırı aşmayın dininizde; ve demeyin Allah üzerine hak/gerçek dışında; ancak ki Mesih Îsâ; Meryem oğlu; resûlüdür418 Allah'ın; ve kelimesidir416 O’nun (Allah’ın); attı onu Meryem'e doğru; ve bir rûh O'ndan (Allah’tan); öyle ki iman47 edin Allah'a ve resûllerine418 O’nun; ve demeyin "üç"; yasaklayın/engelleyin bir hayır/iyilik (olarak) sizlere; ancak ki Allah bir tek ilâhtır74; Subhân'dır7 O; ki olmaz O’na bir çocuk; O'nadır göklerde olan ve yerde olan; ve kafî geldi/yetti Allah bir vekîl (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ehle ey ehli يَاأَهْلَ اهل
2 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
3 la لَا -
4 teglu sınırı aşmayın تَغْلُوا غلو
5 fi فِي -
6 dinikum dininizde دِينِكُمْ دين
7 ve la وَلَا -
8 tekulu ve demeyin تَقُولُوا قول
9 ala üzerine عَلَى -
10 llahi Allah اللَّهِ -
11 illa dışında إِلَّا -
12 l-hakka hak/gerçek الْحَقَّ حقق
13 innema ancak ki إِنَّمَا -
14 l-mesihu Mesih الْمَسِيحُ -
15 iysa Îsa عِيسَى -
16 bnu oğlu ابْنُ بني
17 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
18 rasulu resulüdür/elçisidir رَسُولُ رسل
19 llahi Allah'ın اللَّهِ -
20 ve kelimetuhu ve kelimesidir O’nun وَكَلِمَتُهُ كلم
21 elkaha attı onu أَلْقَاهَا لقي
22 ila doğru إِلَىٰ -
23 meryeme Meryem'e مَرْيَمَ -
24 ve ruhun ve bir ruh وَرُوحٌ روح
25 minhu O'ndan مِنْهُ -
26 fe aminu öyle ki iman edin فَامِنُوا امن
27 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
28 ve rusulihi ve resullerine/elçilerine O’nun وَرُسُلِهِ رسل
29 ve la ve وَلَا -
30 tekulu demeyin تَقُولُوا قول
31 selasetun "üçtür" ثَلَاثَةٌ ثلث
32 ntehu yasaklayın/engelleyin انْتَهُوا نهي
33 hayran bir hayır/iyilik (olarak) خَيْرًا خير
34 lekum sizlere لَكُمْ -
35 innema ancak ki إِنَّمَا -
36 llahu Allah اللَّهُ -
37 ilahun bir ilahtır إِلَٰهٌ اله
38 vahidun tek وَاحِدٌ وحد
39 subhanehu subhândır O سُبْحَانَهُ سبح
40 en ki أَنْ -
41 yekune olmaz يَكُونَ كون
42 lehu O’na لَهُ -
43 veledun bir çocuk وَلَدٌ ولد
44 lehu O'nadır لَهُ -
45 ma مَا -
46 fi فِي -
47 s-semavati göklerde olan السَّمَاوَاتِ سمو
48 ve ma ve وَمَا -
49 fi فِي -
50 l-erdi yerde olan الْأَرْضِ ارض
51 ve kefa ve kafî geldi/yetti وَكَفَىٰ كفي
52 billahi Allah بِاللَّهِ -
53 vekilen bir vekîl (olarak) وَكِيلًا وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Subhân

Kavram 7

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü.

Kavram 416

416Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

681|5|12|وَلَقَدْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ ٱثْنَىْ عَشَرَ نَقِيبًا وَقَالَ ٱللَّهُ إِنِّى مَعَكُمْ لَئِنْ أَقَمْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَيْتُمُ ٱلزَّكَوٰةَ وَءَامَنتُم بِرُسُلِى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ فَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

12. Ve lekad ehazallâhu mîsâka benî isrâîl(isrâîle), ve beasnâ minhumusney aşera nakîbâ(nakîben) ve kâlellâhu innî meakum lein ekamtumus salâte ve âteytumuz zekâte ve âmentum bi rusulî ve azzertumûhum ve akradtumullâhe kardan hasenen le ukeffirenne ankum seyyiâtikum ve le udhılennekum cennâtin tecrî min tahtıhel enhâr(enhâru), fe men kefere ba’de zâlike minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun aldı Allah bir mîsâk281 İsrailoğullarından; ve gönderdik onlardan on iki lider; ve dedi Allah; doğrusu ben sizinle birlikteyim; eğer ikame ettiniz salâtı5; ve verdiniz zekâtı10; ve iman47 ettiniz resûllerime418; ve desteklediniz onları; ve borç123 verdiniz Allah'a güzel bir borç123; mutlak kâfirlik25 ederim*; ve mutlak sokarım sizleri cennetlere; akar altından onun nehirler; öyle ki kim kâfirlik25 etti bundan sonra sizlerden; öyle ki muhakkak dalalet128 içinde oldu/saptı dümdüz yoldan553.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:12.&nbsp;Doğrusu Allah İsrailoğulları’ndan kesin söz aldı. Onlardan on iki temsilci gönderdik. Ve Allah, “Sizinle beraberim.” dedi. Ant olsun eğer salâtı ikame eder, zekâtı yapar<sup>1</sup>, resullerime iman eder ve onlara yardımcı olur, böylece Allah’a iyi bir ödünç verirseniz, o zaman elbette kötülüklerinizi örterim, muhakkak içinden ırmaklar akan Cennetlere koyarım. Bundan sonra, sizden kim küfrederse<sup>2</sup>&nbsp;düz yoldan sapmış olur.1-&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta,&nbsp;vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta&nbsp;yapmak&nbsp;anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, “vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğüne, “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.&nbsp;2-&nbsp;Kâfir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah’ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman’ın karşıtıdır.5:12.&nbsp;And God had taken Israel’s sons’ and daughters’ promise/covenant, and We sent from them twelve heads/chiefs/representatives, and God said: "I am with you, if (E) you kept up the prayers, and you gave the charity/purification, and you believed with My messengers and you supported/aided them, and you lent/advanced God a good loan/advance, I will substitute (E) from you your sins/crimes and I will enter you (E) treed gardens the rivers flow from beneath it, so who disbelieved after that, from you, so (he) had misguided the way’s/path’s straightness."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ehaze aldı أَخَذَ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 misaka bir misak/sözleşme مِيثَاقَ وثق
5 beni oğullarından بَنِي بني
6 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
7 ve beasna ve gönderdik وَبَعَثْنَا بعث
8 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
9 sney iki (on iki) اثْنَيْ ثني
10 aşera on (on iki) عَشَرَ عشر
11 nekiben lider نَقِيبًا نقب
12 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 inni doğrusu ben إِنِّي -
15 meakum sizinle birlikteyim مَعَكُمْ -
16 lein eğer لَئِنْ -
17 ekamtumu diktiniz/ayağa kaldırdınız أَقَمْتُمُ قوم
18 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
19 ve ateytumu ve verdiniz وَاتَيْتُمُ اتي
20 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
21 ve amentum ve iman ettiniz وَامَنْتُمْ امن
22 birusuli resullerime/elçilerime بِرُسُلِي رسل
23 ve azzertumuhum ve desteklediniz onları وَعَزَّرْتُمُوهُمْ عزر
24 ve ekradtumu ve borç verdiniz وَأَقْرَضْتُمُ قرض
25 llahe Allah'a اللَّهَ -
26 kardan bir borç قَرْضًا قرض
27 hasenen güzel حَسَنًا حسن
28 leukeffiranne mutlak kâfirlik ederim لَأُكَفِّرَنَّ كفر
29 ankum sizlerden عَنْكُمْ -
30 seyyiatikum günahlarınızı سَيِّئَاتِكُمْ سوا
31 veleudhilennekum ve mutlak sokarım sizleri وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ دخل
32 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
33 tecri akar تَجْرِي جري
34 min مِنْ -
35 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
36 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
37 femen öyle ki kim فَمَنْ -
38 kefera kâfirlik etti/gerçeği örttü كَفَرَ كفر
39 bea'de sonra بَعْدَ بعد
40 zalike bundan ذَٰلِكَ -
41 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
42 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
43 delle dalalet içinde oldu/saptı ضَلَّ ضلل
44 seva'e düz سَوَاءَ سوي
45 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği bu ayette bildirilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Borç vermek (Yüce Allah'a)

Kavram 123

123Yüce Allah'ın kendisine yazmış olduğu şeyleri O'nun adına yapmak. Örnek; açlık çeken bir kimseyi Yüce Allah adına doyurmak.   

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mîsâk

Kavram 281

281Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Dümdüz yol.

Kavram 553

553Yüce Allah'ın biricik yolu. Tek tanrıcıların yolu. İslam yolu. Sadece Kur'an. Sadece kutsal kitaplar.

5. Mâide Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

688|5|19|يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ قَدْ جَآءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلَىٰ فَتْرَةٍ مِّنَ ٱلرُّسُلِ أَن تَقُولُوا۟ مَا جَآءَنَا مِنۢ بَشِيرٍ وَلَا نَذِيرٍ فَقَدْ جَآءَكُم بَشِيرٌ وَنَذِيرٌ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

19. Yâ ehlel kitâbi kad câekum resûlunâ yubeyyinu lekum alâ fetretin min er rusuli en tekûlû mâ câenâ min beşîrin ve lâ nezîrin fe kad câekum beşîrun ve nezîr(nezîru) vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ey kitap ehli! Muhakkak geldi sizlere resûlümüz418 (ki) beyan eder sizlere; (önceki) resûllerden418 yarılmaya/açılmaya karşı ki dersiniz: "Gelmiş değildi bizlere bir müjdeleyiciden ve ne de bir nezîrden1240"; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir müjdeleyen ve nezîr1240; ve Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ehle ey ehli يَا أَهْلَ اهل
2 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
5 rasuluna resûlümüz رَسُولُنَا رسل
6 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
7 lekum sizlere لَكُمْ -
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 fetratin yarıldığı/açıldığı فَتْرَةٍ فتر
10 mine مِنَ -
11 r-rusuli resûllerden الرُّسُلِ رسل
12 en ki أَنْ -
13 tekulu dersinize تَقُولُوا قول
14 ma değildi مَا -
15 ca'ena geldi bizlere جَاءَنَا جيا
16 min مِنْ -
17 beşirin bir müjdeciden بَشِيرٍ بشر
18 ve la ve ne de وَلَا -
19 nezirin bir uyarıcıdan نَذِيرٍ نذر
20 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
21 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
22 beşirun bir müjdeci بَشِيرٌ بشر
23 ve nezirun ve uyarıcı وَنَذِيرٌ نذر
24 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
25 ala üzerine عَلَىٰ -
26 kulli her كُلِّ كلل
27 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
28 kadirun Kâdir’dir قَدِيرٌ قدر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

5. Mâide Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

701|5|32|مِنْ أَجْلِ ذَٰلِكَ كَتَبْنَا عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنَّهُۥ مَن قَتَلَ نَفْسًۢا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِى ٱلْأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَآ أَحْيَا ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَقَدْ جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِٱلْبَيِّنَٰتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم بَعْدَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ

Latin Literal

32. Min ecli zâlik(zâlike), ketebnâ alâ benî isrâîle ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesâdin fîl ardı fe ke ennemâ katelen nâse cemîa(cemîan) ve men ahyâhâ fe ke ennemâ ahyen nâse cemîa(cemîan) ve lekad câethum rusulunâ bil beyyinâti summe inne kesîran minhum ba’de zâlike fîl ardı le musrifûn(musrifûne).

Türkçe Çeviri

İşte bundan dolayıdır; yazdık İsrâîloğulları197 üzerine; ki o; kim katletti35 bir nefsi201 olmaksızın* bir nefse201 ya da (olmaksızın) yeryüzünde bir fesada265; öyle ki sanki katletmiş35 gibidir insanları topluca; ve kim yaşattı (bir nefsi) öyle ki sanki yaşatmış gibidir insanları topluca; ve ant olsun geldiler resûllerimiz418 beyanlarla352; sonra doğrusu (ki) çoğu onlardan sonrasında bunun mutlak müsriflerdir yeryüzünde.

Notlar

Not 1

*Bir nefsi ölümden korumak için ancak başka bir nefis öldürülebilir. Yeryüzünde fesat çıkaran nefisler de öldürülebilir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Fesat çıkarmak

Kavram 265

265Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

710|5|41|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحْزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْكُفْرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِأَفْوَٰهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِن قُلُوبُهُمْ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ سَمَّٰعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّٰعُونَ لِقَوْمٍ ءَاخَرِينَ لَمْ يَأْتُوكَ يُحَرِّفُونَ ٱلْكَلِمَ مِنۢ بَعْدِ مَوَاضِعِهِۦ يَقُولُونَ إِنْ أُوتِيتُمْ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمْ تُؤْتَوْهُ فَٱحْذَرُوا۟ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتْنَتَهُۥ فَلَن تَمْلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمْ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْ لَهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَلَهُمْ فِى ٱلْءَاخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Latin Literal

41. Yâ eyyuher resûlu lâ yahzunkellezîne yusâriûne fîl kufri minellezîne kâlû âmennâ bi efvâhihim ve lem tu’min kulûbuhum, ve minellezîne hâdû semmâûne lil kezibi semmâûne li kavmin âharîne lem ye’tuk(ye’tuke) yuharrifûnel kelime min ba’di mevâdııh(mevâdııhî), yekûlûne in utîtum hâzâ fe huzûhu ve in lem tu’tevhu fahzerû ve men yuridillâhu fitnetehu fe len temlike lehu minallâhi şey’â(şey’en) ulâikellezîne lem yuridillâhu en yutahhire kulûbehum lehum fîd dunyâ hızyun ve lehum fîl âhıreti azâbun azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ey resûl418!* Hüzünlendirmesin seni kimseler (ki) koşarlar küfürde422; kimselerden (ki) dediler: "İman47 ettik"; ağızlarıyladır; ve asla iman47 etmez kalpleri onların; ve kimselerden (ki) yahudileştiler295; kulak verenlerdir yalana; kulak verenlerdir başka bir kavme (ki) asla gelmezler sana; tahrif276 ederler kelimelerin yerlerini sonradan; derler: "Eğer verilirse sizlere bu; öyle ki tutun/edinin onu; ve eğer asla verilmezse sizlere; öyle ki hazırlıklı olun"; ve kime diledi Allah (bir) fitne332 ona; öyle ki asla malik** olamazsın ona Allah’tan bir şeye; işte bunlar; kimselerdir (ki) asla dilemez Allah ki temizler kalplerini; onlaradır dünyada bir rezillik; ve onlaradır ahirette büyük bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 la لَا -
4 yehzunke hüzünlendirmesin seni يَحْزُنْكَ حزن
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 yusariune koşarlar يُسَارِعُونَ سرع
7 fi فِي -
8 l-kufri küfürde الْكُفْرِ كفر
9 mine مِنَ -
10 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
11 kalu dediler قَالُوا قول
12 amenna iman ettik امَنَّا امن
13 biefvahihim ağızlarıyla بِأَفْوَاهِهِمْ فوه
14 velem ve asla وَلَمْ -
15 tu'min iman etmez تُؤْمِنْ امن
16 kulubuhum kalpleri onların قُلُوبُهُمْ قلب
17 ve mine ve وَمِنَ -
18 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
19 hadu yahudileştiler هَادُوا هود
20 semmaune kulak verenler سَمَّاعُونَ سمع
21 lilkezibi yalana لِلْكَذِبِ كذب
22 semmaune kulak verenler سَمَّاعُونَ سمع
23 likavmin bir kavme لِقَوْمٍ قوم
24 aharine başka اخَرِينَ اخر
25 lem asla لَمْ -
26 ye'tuke gelmezler sana يَأْتُوكَ اتي
27 yuharrifune tahrif ederler يُحَرِّفُونَ حرف
28 l-kelime kelimeleri الْكَلِمَ كلم
29 min مِنْ -
30 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
31 mevadiihi yerlerini onun مَوَاضِعِهِ وضع
32 yekulune derler يَقُولُونَ قول
33 in eğer إِنْ -
34 utitum verilirse sizlere أُوتِيتُمْ اتي
35 haza bu هَٰذَا -
36 fehuzuhu öyle ki tutun/edinin onu فَخُذُوهُ اخذ
37 vein ve eğer وَإِنْ -
38 lem asla لَمْ -
39 tu'tevhu verilmezse sizlere تُؤْتَوْهُ اتي
40 fehzeru öyle ki hazırlıklı olun فَاحْذَرُوا حذر
41 ve men ve kime وَمَنْ -
42 yuridi diledi يُرِدِ رود
43 llahu Allah اللَّهُ -
44 fitnetehu fitne ona فِتْنَتَهُ فتن
45 felen öyle ki asla فَلَنْ -
46 temlike malik olamazsın تَمْلِكَ ملك
47 lehu ona لَهُ -
48 mine مِنَ -
49 llahi Allah’tan اللَّهِ -
50 şey'en bir şeye شَيْئًا شيا
51 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
52 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
53 lem asla لَمْ -
54 yuridi dilemez يُرِدِ رود
55 llahu Allah اللَّهُ -
56 en ki أَنْ -
57 yutahhira temizler (Allah) يُطَهِّرَ طهر
58 kulubehum kalblerini قُلُوبَهُمْ قلب
59 lehum onlaradır لَهُمْ -
60 fi فِي -
61 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
62 hizyun bir rezillik خِزْيٌ خزي
63 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
64 fi فِي -
65 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
66 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
67 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Sahip.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tahrif etmek

Kavram 276

276Bir şeyin aslını bozma; değiştirme. Bir kelime veya ibareyi değiştirip bozma, üzerinde oynayarak anlamı değiştirme.

Yahudi

Kavram 295

295Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

Fitne

Kavram 332

332Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

5. Mâide Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

724|5|55|إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمْ رَٰكِعُونَ

Latin Literal

55. İnnemâ veliyyukumullâhu ve resûluhu vellezîne âmenullezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum râkıûn(râkıûne).

Türkçe Çeviri

Veliniz28 sizin ancak Allah’tır; ve resûlüdür418 O'nun; ve iman47 etmiş kimselerdir; kimseler (ki) ikame572 ederler salâtı5; ve verirler zekâtı10; ve onlar rükû11 edenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:55.&nbsp;Sizin veliniz; ancak Allah, O’nun Resûlü ve “salatı ikame edip rukû halinde zekât yapan”<sup>1</sup>&nbsp;mü’minlerdir.1-&nbsp;Bu cümleye, literal/lafzi olarak diğer çevirilerde, “namaz kılan, zekât veren ve rukû eden” şeklinde verilen anlam doğru değildir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle “salatı ikame edip rukû halinde zekât yapan” demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmek, O’na kulluk etmek ve bunu, Allah’a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.5:55.&nbsp;But your guardian/patron/ally (is) God, and His messenger; and those who believed they keep up the prayers, and they give the charity , and they are bowing .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 veliyyukumu sizin veliniz وَلِيُّكُمُ ولي
3 llahu Allah'tır اللَّهُ -
4 ve rasuluhu ve resulüdür/elçisidir onun وَرَسُولُهُ رسل
5 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
6 amenu İman etmiş امَنُوا امن
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 yukimune dikerler/ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ قوم
9 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
10 ve yu'tune ve verirler وَيُؤْتُونَ اتي
11 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
12 ve hum ve onlar وَهُمْ -
13 rakiune rükû edenlerdir رَاكِعُونَ ركع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

5. Mâide Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

725|5|56|وَمَن يَتَوَلَّ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَإِنَّ حِزْبَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

Latin Literal

56. Ve men yetevellallâhe ve resûlehu vellezîne âmenû fe inne hızbellâhi humul gâlibûn(gâlibûne).

Türkçe Çeviri

Ve kim veli28 edinir Allah'ı ve resûlünü418 ve iman47 etmiş kimseleri; öyle ki doğrusu taraftarıdır/partizanıdır Allah'ın; onlardır galip gelenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

736|5|67|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۥ وَٱللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

67. Yâ eyyuherresûlu bellıg mâ unzile ileyke min rabbik(rabbike) ve in lem tef’al femâ bellagte risâleteh(risâletehu) vallâhu ya’sımuke minen nâs(nâsi) innallâhe lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ey resûl!418* Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden4; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini223; ve Allah korur seni insanlardan**; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 bellig belagat et/anons et/nota ver بَلِّغْ بلغ
4 ma مَا -
5 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 min مِنْ -
8 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
9 ve in ve eğer وَإِنْ -
10 lem asla لَمْ -
11 tef'al faaliyet içinde olmazsan تَفْعَلْ فعل
12 fema öyle ki olmazsın فَمَا -
13 bellegte belagat et/anons et/nota ver بَلَّغْتَ بلغ
14 risaletehu risaletini onun رِسَالَتَهُ رسل
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 yea'simuke korur seni يَعْصِمُكَ عصم
17 mine مِنَ -
18 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 llahe Allah اللَّهَ -
21 la لَا -
22 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
23 l-kavme kavmi/toplumu الْقَوْمَ قوم
24 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Sadece Kur'an diyen insanlar asla boş duramaz. Kur'an'ın mesajını yani Yüce Allah'ın risâletini tüm dünyaya nota verir gibi deklere etmelidirler. Bu eylemleri nedeniyle insanlardan asla bir korku duymamalıdırlar. Çünkü Yüce Allah onları koruyacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Risâlet

Kavram 223

223Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

739|5|70|لَقَدْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمْ رُسُلًا كُلَّمَا جَآءَهُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُهُمْ فَرِيقًا كَذَّبُوا۟ وَفَرِيقًا يَقْتُلُونَ

Latin Literal

70. Lekad ehaznâ mîsâka benî isrâîle ve erselnâ ileyhim rusulâ(rusulen) kullemâ câehum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusuhum ferîkan kezzebû ve ferîkan yaktulûn(yaktulûne).

Türkçe Çeviri

Ant olsun aldık bir mîsâk281 İsrâîloğullarından197; ve gönderdik onlara resûller418; her ne zaman geldi onlara bir resûl418 nefislerinin hevasına uymayanla; bir fırka/grup (ki) yalanladılar; ve bir fırka/grup (ki) katlederler35.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 ehazna aldık أَخَذْنَا اخذ
3 misaka bir misak مِيثَاقَ وثق
4 beni oğullarından بَنِي بني
5 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
6 ve erselna ve gönderdik وَأَرْسَلْنَا رسل
7 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
8 rusulen resûller رُسُلًا رسل
9 kullema her ne zaman كُلَّمَا كلل
10 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
11 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
12 bima بِمَا -
13 la لَا -
14 tehva hevasına uymayanla تَهْوَىٰ هوي
15 enfusuhum nefislerinin أَنْفُسُهُمْ نفس
16 ferikan bir fırka فَرِيقًا فرق
17 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
18 ve ferikan ve bir fırka وَفَرِيقًا فرق
19 yektulune katlederler يَقْتُلُونَ قتل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Mîsâk

Kavram 281

281Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

744|5|75|مَّا ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِ ٱلرُّسُلُ وَأُمُّهُۥ صِدِّيقَةٌ كَانَا يَأْكُلَانِ ٱلطَّعَامَ ٱنظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ ٱلْءَايَٰتِ ثُمَّ ٱنظُرْ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

Latin Literal

75. Melmesîhubnu meryeme illâ resûl(resûlun), kad halet min kablihir rusul(rusulun) ve ummuhu sıddîkah(sıddîkatun) kânâ ye’kulânit taâm(taâmi) unzur keyfe nubeyyinu lehumul âyâti summenzur ennâ yu’fekûn(yu’fekûne).

Türkçe Çeviri

Meryem oğlu Mesih değildir bir resûl418 dışında; muhakkak gelip geçti onun öncesinden resûller418; ve annesi bir sıddıktır551; oldu ikisi yemek yer*; bak! nasıl beyan226 ederiz onlara ayetleri; sonra bak ki (nasıl) ters yüz edilirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 l-mesihu Mesih الْمَسِيحُ -
3 bnu oğlu ابْنُ بني
4 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
5 illa dışında إِلَّا -
6 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
7 kad muhakkak قَدْ -
8 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
9 min مِنْ -
10 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
11 r-rusulu resûller الرُّسُلُ رسل
12 ve ummuhu ve annesi وَأُمُّهُ امم
13 siddikatun bir sıddık صِدِّيقَةٌ صدق
14 kana oldu ikisi كَانَا كون
15 ye'kulani yer ikisi يَأْكُلَانِ اكل
16 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
17 unzur bak انْظُرْ نظر
18 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
19 nubeyyinu beyan ederiz نُبَيِّنُ بين
20 lehumu onlara لَهُمُ -
21 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
22 summe sonra ثُمَّ -
23 unzur bak انْظُرْ نظر
24 enna ki أَنَّىٰ اني
25 yu'fekune ters yüz edilirler يُؤْفَكُونَ افك

Notlar

Not 1

*Yemek yemeğe ihtiyaç duyan bir varlık nasıl bir ilâh olur?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Sıddık

Kavram 551

551Her zaman  doğruyu onaylayan, söyleyen, yapan.  

5. Mâide Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

752|5|83|وَإِذَا سَمِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعْيُنَهُمْ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا۟ مِنَ ٱلْحَقِّ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ

Latin Literal

83. Ve izâ semiû mâ unzile ilerresûli terâ a’yunehum tefîdu mined dem’ı mimmâ arefû minel hakk(hakkı), yekûlûne rabbenâ âmennâ fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).

Türkçe Çeviri

Ve işittikleri zaman indirileni resûle418; görürsün gözlerini onların taşar akar göz yaşından; arif olmalarındandır/bilmelerindendir haktan/gerçekten; derler: "Rabbimiz!4 İman47 ettik; öyle ki yaz bizleri şahitlerle/tanıklarla birlikte"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 semiu işittikleri zaman سَمِعُوا سمع
3 ma مَا -
4 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
5 ila إِلَى -
6 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
7 tera görürsün تَرَىٰ راي
8 ea'yunehum gözlerini onların أَعْيُنَهُمْ عين
9 tefidu taşar akar تَفِيضُ فيض
10 mine مِنَ -
11 d-dem'i göz yaşından الدَّمْعِ دمع
12 mimma مِمَّا -
13 arafu arif olmalarından عَرَفُوا عرف
14 mine مِنَ -
15 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
16 yekulune derler يَقُولُونَ قول
17 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
18 amenna iman ettik امَنَّا امن
19 fektubna öyle ki yaz bizleri فَاكْتُبْنَا كتب
20 mea birlikte مَعَ -
21 ş-şahidine şahitler/tanıklarla الشَّاهِدِينَ شهد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

761|5|92|وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَٱحْذَرُوا۟ فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا عَلَىٰ رَسُولِنَا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

92. Ve etîûllâhe ve etîûr resûle vahzerû, fe in tevelleytum fa’lemû ennemâ alâ resûlinel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve itaat edin Allah'a; ve itaat edin76 resûle418; ve hazırlıklı olun; öyle ki eğer sırt çevirirseniz öyle ki bilin (ki) resûlümüz418 üzerine (olan) ancak apaçık belâgattır221.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
2 llahe Allah'a اللَّهَ -
3 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
4 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
5 vehzeru ve hazırlıklı olun وَاحْذَرُوا حذر
6 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
7 tevelleytum dönerseniz تَوَلَّيْتُمْ ولي
8 fea'lemu öyle ki bilin فَاعْلَمُوا علم
9 ennema ancak أَنَّمَا -
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 rasulina resûlümüz رَسُولِنَا رسل
12 l-belagu belagattır الْبَلَاغُ بلغ
13 l-mubinu apaçık الْمُبِينُ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Belâg, mesaj, bildiri, ültimatom.

Kavram 221

221Belâg; tebligat, komünikasyon, temas, iletişim, bildiri, raporlama, ültimatom, mesaj, duyuru, anons.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

768|5|99|مَّا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ

Latin Literal

99. Mâ aler resûli illel belâg(belâgu) vallâhu ya’lemu mâ tubdûne ve mâ tektumûn(tektumûne).

Türkçe Çeviri

Yoktur resûl418 üzerine belagat399 dışında; ve Allah bilir açık ettiğinizi ve gizlediğinizi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

 Resûlün görevi ancak bir belagattır/duyurmadır.

Kavram 399

399Tartışma/hac ancak delillerle yapılır. Dileyen iman eder, dileyen inkar eder. İman etmeyerek sırtını dönenlere yani kâfirlere ya da müşriklere hiçbir şey yapılmaz. Gerçek Kur'an müminlerine düşen ancak bir duyurmadır. Daha fazlası asla değildir. Duyurma dışında insanları zorlamak Kur'an ayetlerini örtmek, ayetlere uymamak, ayetleri yalanlamak demektir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

5. Mâide Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

778|5|109|يَوْمَ يَجْمَعُ ٱللَّهُ ٱلرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَآ أُجِبْتُمْ قَالُوا۟ لَا عِلْمَ لَنَآ إِنَّكَ أَنتَ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ

Latin Literal

109. Yevme yecmeullâhur rusule fe yekûlu mâzâ ucibtum kâlû lâ ilme lenâ inneke ente allâmul guyûb(guyûbi).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) bir araya getirir Allah resûlleri418; öyle ki der (Allah): "Ne cevap verildi sizlere?"; derler: "Yoktur ilim1143 bizlere563; doğrusu sen; sensin Alîm8 (olan) gayba62.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür يَوْمَ يوم
2 yecmeu bir araya getirir يَجْمَعُ جمع
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 r-rusule resûlleri الرُّسُلَ رسل
5 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
6 maza ne? مَاذَا -
7 ucibtum cevap verildi sizlere أُجِبْتُمْ جوب
8 kalu derler قَالُوا قول
9 la yoktur لَا -
10 ilme ilim/bilgi عِلْمَ علم
11 lena bizlere لَنَا -
12 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
13 ente sensin أَنْتَ -
14 allamu Alîm عَلَّامُ علم
15 l-guyubi gaybı الْغُيُوبِ غيب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bir araya getirilen resûllerin cevabı. 

Kavram 563

5635:109 ayetinde Yüce Allah'ın ahiret evreninde resûlleri bir araya getireceği bildirilmiştir. Resûllere Yüce Allah gaybla ilgili bir soru sormaktadır. Resûller kendi kavimlerinin Yüce Allah'ın mesajına cevaplarının ne olduğunu bilmediklerini açık ve net olarak söylemektedirler. Bu da bizlere gösterir ki resûller de birer beşerdir; insandır. Vefat ettirildiklerinde içinde yaşadığımız evrenle bağlantıları kopar.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

5. Mâide Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

780|5|111|وَإِذْ أَوْحَيْتُ إِلَى ٱلْحَوَارِيِّۦنَ أَنْ ءَامِنُوا۟ بِى وَبِرَسُولِى قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا وَٱشْهَدْ بِأَنَّنَا مُسْلِمُونَ

Latin Literal

111. Ve iz evhaytu ilel havâriyyîne en âminû bî ve bi resûlî, kâlû âmennâ veşhed bi ennenâ muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahyettiğim603 zaman havârilere565 ki iman47 edin bana ve resûlüme418*; dediler: "İman47 ettik; ve şahit ol bizlere ki (bizler) müslimiz45.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 evhaytu vahy ettim أَوْحَيْتُ وحي
3 ila إِلَى -
4 l-havariyyine havarilere الْحَوَارِيِّينَ حور
5 en ki أَنْ -
6 aminu iman edin امِنُوا امن
7 bi bana بِي -
8 ve birasuli ve resûlüme وَبِرَسُولِي رسل
9 kalu dediler قَالُوا قول
10 amenna iman ettik امَنَّا امن
11 veşhed ve şahit ol وَاشْهَدْ شهد
12 biennena ki bizlere بِأَنَّنَا -
13 muslimune müslimleriz مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Îsâ peygamber.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Havâri

Kavram 565

565Kelimenin kök (حور) anlamları ışığında; bir kimseyle birlikte olan, ona bağlı olan, o kimseyle yakından iletişim/diyalog halinde olan, o kimseye geri dönen, o kimsenin sürekli  çevresinde olup onu saran kimseleri işaret eder. 

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

6. En'âm Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

823|6|34|وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِكَ فَصَبَرُوا۟ عَلَىٰ مَا كُذِّبُوا۟ وَأُوذُوا۟ حَتَّىٰٓ أَتَىٰهُمْ نَصْرُنَا وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِ وَلَقَدْ جَآءَكَ مِن نَّبَإِى۟ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

34. Ve lekad kuzzibet rusulun min kablike fe saberû alâ mâ kuzzibû ve ûzû hattâ etâhum nasrunâ, ve lâ mubeddile li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), ve lekad câeke min nebeil murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun yalanlandı resûller418 senden önce; öyle ki sabrettiler51 yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı; ta ki geldi onlara yardımımız; ve olmaz bir mübadele/değişim* Allah'ın kelimelerine; ve ant olsun geldi sana gönderilmişlerin haberinden.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 kuzzibet yalanlandı كُذِّبَتْ كذب
3 rusulun resûller رُسُلٌ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 fesaberu öyle ki sabrettiler فَصَبَرُوا صبر
7 ala karşı عَلَىٰ -
8 ma مَا -
9 kuzzibu yalanlanmalarına كُذِّبُوا كذب
10 ve uzu ve eziyet edilmelerine وَأُوذُوا اذي
11 hatta ta ki حَتَّىٰ -
12 etahum geldi onlara أَتَاهُمْ اتي
13 nesruna yardımımız نَصْرُنَا نصر
14 ve la ve olmaz وَلَا -
15 mubeddile mübadele/değişim مُبَدِّلَ بدل
16 likelimati kelimelerine لِكَلِمَاتِ كلم
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
19 ca'eke geldi sana جَاءَكَ جيا
20 min مِنْ -
21 nebei haberinden نَبَإِ نبا
22 l-murseline gönderilmişlerin الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Tüm resûller Yüce Allah'ın tek dini olan İslam'ı getirmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

6. En'âm Suresi

Ayet 124

Arapça Metin (Harekeli)

913|6|124|وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ

Latin Literal

124. Ve izâ câethum âyetun kâlû len nu’mine hattâ nu’tâ misle mâ ûtiye rusulullâh(rusulullâhi), allâhu a’lemu haysu yec’alu risâleteh(risâletehu), seyusîbullezîne ecremû sagârun indallâhi ve azâbun şedîdun bimâ kânû yemkurûn(yemkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve geldiği zaman onlara bir ayet353 dediler: "Asla iman47 etmeyiz; ta ki verilir misli870 Allah'ın resûllerine418 verilenin"; Allah daha iyi bilendir nereye koyar kendi risâletini223; isabet edecektir suç işlemiş kimselere bir aşağılama/alçalma Allah’ın indinde/katında; ve şiddetli bir azap; ayartır* olduklarıyla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
3 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 len asla لَنْ -
6 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
7 hatta ta ki حَتَّىٰ -
8 nu'ta verilir نُؤْتَىٰ اتي
9 misle misli مِثْلَ مثل
10 ma مَا -
11 utiye verilenin أُوتِيَ اتي
12 rusulu resûllere رُسُلُ رسل
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
16 haysu nereye حَيْثُ حيث
17 yec'alu koyar يَجْعَلُ جعل
18 risaletehu risaletini O’nun رِسَالَتَهُ رسل
19 seyusibu isabet edecektir سَيُصِيبُ صوب
20 ellezine kimselere الَّذِينَ -
21 ecramu suç işlediler أَجْرَمُوا جرم
22 sagarun bir aşağılık/alçaltıcı صَغَارٌ صغر
23 inde indinde/katında عِنْدَ عند
24 llahi Allah’ın اللَّهِ -
25 ve azabun ve bir azap وَعَذَابٌ عذب
26 şedidun şiddetli شَدِيدٌ شدد
27 bima بِمَا -
28 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
29 yemkurune ayartırlar يَمْكُرُونَ مكر

Notlar

Not 1

*Haram yiyerek, haksızlık yaparak yükselirler ancak toplumu ayarttıkları/kandırdıkları/aldattıkları için toplum onların bu suçlarını göremez. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Risâlet

Kavram 223

223Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi. 

Ayet

Kavram 353

353Kutsal kitap.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

6. En'âm Suresi

Ayet 130

Arapça Metin (Harekeli)

919|6|130|يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِى وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا قَالُوا۟ شَهِدْنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

Latin Literal

130. Yâ ma’şerel cinni vel insi e lem ye’tikum rusulun minkum yakussûne aleykum âyâtî ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve garrethumul hayâtud dunyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ey cin210 ve insan klanı/kabilesi! "Asla gelmez mi (oldu) sizlere kendinizden resûller418? Naklederler sizlere ayetlerimi; ve uyarırlar sizleri karşılaşma gününüze; buna (bu güne)"; dediler*: “Şahit olduk/tanık olduk nefislerimiz201 üzerine”; ve aldattı onları dünya hayatı; ve şahit oldular/tanık oldular kendi nefisleri201 üzerine; doğrusu onlar oldular kâfirler25.

Notlar

Not 1

*Cinler ve insanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

989|7|35|يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ إِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِى فَمَنِ ٱتَّقَىٰ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Latin Literal

35. Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Ey Âdemoğulları692! Bu esnada mutlak gelir sizlere bir resûl418 sizlerden; kıssalaştırır430 sizlere ayetlerimi454; öyle ki kim takvalı21 oldu ve ıslah316 oldu; öyle ki olmaz bir korku üzerlerine; ve olmaz onlar hüzünlenirler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya beni ey oğulları يَا بَنِي بني
2 ademe Adem ادَمَ -
3 imma bu esnada إِمَّا -
4 ye'tiyennekum mutlak gelir sizlere يَأْتِيَنَّكُمْ اتي
5 rusulun bir resûl رُسُلٌ رسل
6 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
7 yekussune kıssalaştırır يَقُصُّونَ قصص
8 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
9 ayati ayetlerimi ايَاتِي ايي
10 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
11 tteka takvalı oldu اتَّقَىٰ وقي
12 ve esleha ve ıslah oldu وَأَصْلَحَ صلح
13 fela öyle ki olmaz فَلَا -
14 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
15 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
16 ve la ve olmaz وَلَا -
17 hum onlar هُمْ -
18 yehzenune hüzünlenirler يَحْزَنُونَ حزن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Islah/ıslah olmak.

Kavram 316

316Düzelmek, iyileşmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Âdemoğulları.

Kavram 692

692Homo Sapiens türünün bilgelik kazandırılmış insan çocukları. Erkek insanlar, kadın insanlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

991|7|37|فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوٓا۟ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

Latin Literal

37. Fe men azlemu mimmenifterâ alallâhi keziben ev kezzebe bi âyâtih(âyâtihi) ulâike yenâluhum nasîbuhum minel kitâb(kitâbi), hattâ izâ câethum rusulunâ yeteveffevnehum kâlû eyne mâ kuntum ted’ûne min dûnillâh(dûnillâhi) kâlû dallû annâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan*; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz418; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine201 karşı ki onlar oldular kâfirler25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kim فَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
8 ev ya da أَوْ -
9 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
10 biayatihi ayetlerini O’nun بِايَاتِهِ ايي
11 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
12 yenaluhum kavuşur يَنَالُهُمْ نيل
13 nesibuhum nasipleri onların نَصِيبُهُمْ نصب
14 mine مِنَ -
15 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
16 hatta ta ki حَتَّىٰ -
17 iza zaman إِذَا -
18 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
19 rusuluna resûllerimiz رُسُلُنَا رسل
20 yeteveffevnehum vefat ettirirken onları يَتَوَفَّوْنَهُمْ وفي
21 kalu dediler (resûl melekler) قَالُوا قول
22 eyne hani nerede? أَيْنَ -
23 ma مَا -
24 kuntum olduklarınız كُنْتُمْ كون
25 ted'une çağırmış تَدْعُونَ دعو
26 min مِنْ -
27 duni astından دُونِ دون
28 llahi Allah’ın اللَّهِ -
29 kalu dediler قَالُوا قول
30 dellu saptılar ضَلُّوا ضلل
31 anna bizden عَنَّا -
32 ve şehidu ve şahidlik/tanıklık ettiler وَشَهِدُوا شهد
33 ala karşı عَلَىٰ -
34 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
35 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
36 kanu oldular كَانُوا كون
37 kafirine kâfirler كَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Yapıp ettikleri kitaptan/kayıttan gösterilir. Bu kayda bakan kimse kendi nefsine zulmettiğini, kâfirlerden olduğunu anlar; buna tanıklık/şahitlik eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

997|7|43|وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

43. Ve neza’nâ mâ fî sudûrihim min gıllin tecrî min tahtihimul enhâr(enhâru), ve kâlûl hamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye levlâ en hedânallâh(hedânallâhu), lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), ve nûdû en tilkumul cennetu ûristumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar* altından onların** nehirler; ve dediler**: "Hamd3 Allah’adır; kılavuzlayandır192 bizleri buraya***; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya192 şayet ki kılavuzlamasaydı192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin4 resûlleri418 hakla/gerçekle; ve nida**** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona***** yapar olduğunuzla.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve soyarız وَنَزَعْنَا نزع
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 sudurihim göğüslerindekini صُدُورِهِمْ صدر
5 min مِنْ -
6 gillin nefretten/hınçtan غِلٍّ غلل
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtihimu altından onların تَحْتِهِمُ تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
12 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
13 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
14 llezi الَّذِي -
15 hedana doğru yola kılavuzlayandır bizleri هَدَانَا هدي
16 lihaza buraya لِهَٰذَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 linehtediye doğru yola kılavuzlanmaya لِنَهْتَدِيَ هدي
20 levla şayet لَوْلَا -
21 en ki أَنْ -
22 hedana doğru yola kılavuzlamasaydı bizleri هَدَانَا هدي
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 lekad muhakkak لَقَدْ -
25 ca'et gelmiş جَاءَتْ جيا
26 rusulu resûlleri رُسُلُ رسل
27 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
28 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
29 ve nudu ve nida edildiler وَنُودُوا ندو
30 en ki أَنْ -
31 tilkumu işte şusunuz تِلْكُمُ -
32 l-cennetu cennet الْجَنَّةُ جنن
33 uristumuha varis kılındınız o أُورِثْتُمُوهَا ورث
34 bima بِمَا -
35 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
36 tea'melune yaparsınız تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Durum bildirir fiil. Akacak.**Din günü cennetlere girecek olan ancak henüz girmemiş olan kimseler. ***Bu noktaya. Cennetlere girme pozisyonuna.****Seslenildiler. Zaten cennette olan kimselere neden tekrar seslenilsin? Anlarız ki nida edilmeyle cennetlere henüz girmemiş ancak girecek olan grup çağrılmaktadır. *****Cennete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

1007|7|53|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأْوِيلَهُۥ يَوْمَ يَأْتِى تَأْوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبْلُ قَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشْفَعُوا۟ لَنَآ أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ قَدْ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Latin Literal

53. Hel yanzurûne illâ te’vîleh(te’vîlehu), yevme ye’tî te’vîluhu yekûlullezîne nesûhu min kablu kad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), fe hel lenâ min şufeâe fe yeşfeû lenâ ev nureddu fe na’mele gayrellezî kunnâ na’mel(na’melu), kad hasirû enfusehum ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Onun* tevili401 dışındakine** mi bakarlar? Gün*** (ki) gelir onun tevili401; der onu önceden nesh etmiş/unutmuş**** kimseler: "Muhakkak gelmiş Rabbimizin4 resûlleri418 hakla/gerçekle; öyle ki olur mu bizlere şefâatçiler114? Öyle ki şefâat114 ederler bizlere ya da geri döndürülürüz*****; öyle ki yaparız olmaksızın yapar olmuş olduğumuzu"; muhakkak hüsrana uğrattılar kendi nefislerini201 ve saptı****** onlardan iftira883 atar oldukları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel mı? هَلْ -
2 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر
3 illa dışında إِلَّا -
4 te'vilehu tevili onun تَأْوِيلَهُ اول
5 yevme gündür يَوْمَ يوم
6 ye'ti gelir يَأْتِي اتي
7 te'viluhu tevili onun تَأْوِيلُهُ اول
8 yekulu der يَقُولُ قول
9 ellezine kimseler الَّذِينَ -
10 nesuhu unuttu onu نَسُوهُ نسي
11 min مِنْ -
12 kablu önceden قَبْلُ قبل
13 kad muhakkak قَدْ -
14 ca'et gelmiş جَاءَتْ جيا
15 rusulu resûlleri رُسُلُ رسل
16 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
17 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
18 fehel öyle ki olur mu? فَهَلْ -
19 lena bizlere لَنَا -
20 min مِنْ -
21 şufeaa'e şefaatçiler شُفَعَاءَ شفع
22 feyeşfeu öyleki şefaat ederler فَيَشْفَعُوا شفع
23 lena bizlere لَنَا -
24 ev ya da أَوْ -
25 nuraddu geri döndürülürüz نُرَدُّ ردد
26 fenea'mele öyle ki yaparız فَنَعْمَلَ عمل
27 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
28 llezi o ki الَّذِي -
29 kunna olduk كُنَّا كون
30 nea'melu yaparız نَعْمَلُ عمل
31 kad muhakkak قَدْ -
32 hasiru hüsrana uğrattılar خَسِرُوا خسر
33 enfusehum kendi nefislerini أَنْفُسَهُمْ نفس
34 ve delle ve saptı وَضَلَّ ضلل
35 anhum onlardan عَنْهُمْ -
36 ma مَا -
37 kanu oldukları كَانُوا كون
38 yefterune iftira atarlar/uydururlar يَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Kur'an'ın.**Kur'an ayetleri ortadayken onun tevilini ilimle/bilimle yapacaklarına tamamı zan olan, uyduruk, şeytân öğretileri olan söylentilere/hadislerle bakınırlar.***Din günü Kur'an'ın gerçek tevili gelir ve hata yaptıklarını anlarlar.****Ayetleri söylentilerle/hadislerle nesh edenler/unutanlar.*****Dünya hayatına döndürülsek.******Yüce Allah'a ve resûllerine karşı uydurulan binlerce hadisin/söylentinin doğru olmadığı ortaya çıktı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Şefâat

Kavram 114

114Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Tevil

Kavram 401

401Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

7. A'râf Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1015|7|61|قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى ضَلَٰلَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

61. Kâle yâ kavmi leyse bî dalâletun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet128; velakin/fakat bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Nuh) قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 bi bende بِي -
5 delaletun bir dalalet ضَلَالَةٌ ضلل
6 velakinni velakin/fakat وَلَٰكِنِّي -
7 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
10 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

1021|7|67|قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى سَفَاهَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

67. Kâle yâ kavmi leyse bî sefâhetun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir sefâhat670; velakin/fakat bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Hûd) قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 leyse olmadı لَيْسَ ليس
4 bi bende بِي -
5 sefahetun bir sefahât سَفَاهَةٌ سفه
6 velakinni velakin/fakat وَلَٰكِنِّي -
7 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
10 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Hûd.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Sefâhat

Kavram 670

670Aptal, ahmak, saçmalayan kimse.

7. A'râf Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1055|7|101|تِلْكَ ٱلْقُرَىٰ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآئِهَا وَلَقَدْ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ بِمَا كَذَّبُوا۟ مِن قَبْلُ كَذَٰلِكَ يَطْبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

101. Tilkel kurâ nakussu aleyke min enbâihâ ve lekad câethum rusuluhum bil beyyinâti fe mâ kânû liyu’minû bi mâ kezzebû min kablu kezâlike yatbaullâhu alâ kulûbil kâfirîn (kâfirîne).

Türkçe Çeviri

İşte şudur; kentler (ki) kıssalaştırırız sana onun* haberlerinden; ve ant olsun geldi onlara onların resûlleri418 beyanatlarla620; öyle ki olmuş değillerdi iman47 etmeye öncesinde yalanladıkları nedeniyle; işte böyledir; mühürler175 Allah kâfirlerin25 kalplerinin üzerini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şudur تِلْكَ -
2 l-kura kentler الْقُرَىٰ قري
3 nekussu kıssalaştırırız نَقُصُّ قصص
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 min مِنْ -
6 enbaiha haberlerinden onun أَنْبَائِهَا نبا
7 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
8 ca'ethum gelmişti onlara جَاءَتْهُمْ جيا
9 rusuluhum onların resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
10 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
11 fema öyle ki değildi فَمَا -
12 kanu oldular كَانُوا كون
13 liyu'minu iman etmeye لِيُؤْمِنُوا امن
14 bima ötürü بِمَا -
15 kezzebu yalanladıklarıyla كَذَّبُوا كذب
16 min مِنْ -
17 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
18 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
19 yetbeu mühürledi يَطْبَعُ طبع
20 llahu Allah اللَّهُ -
21 ala üzerini عَلَىٰ -
22 kulubi kalplerinin قُلُوبِ قلب
23 l-kafirine kâfirlerin الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

7. A'râf Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

1058|7|104|وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰفِرْعَوْنُ إِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

104. Ve kâle mûsâ yâ fir’avnu innî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Ey firavun! Doğrusu ben bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 ya fir'avnu ey firavun يَا فِرْعَوْنُ -
4 inni doğrusu ben إِنِّي -
5 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
6 min مِنْ -
7 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
8 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

8. Enfâl Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1184|8|24|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَجِيبُوا۟ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَقَلْبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Latin Literal

24. Yâ eyyuhellezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va’lemû ennallâhe yehûlu beynel mer’i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Cevap verin Allah’a ve resûlüne418 davet edildiğiniz zaman hayat verene* sizlere; ve bilin ki Allah değiştirip geçer kişi703 ve onun kalbi703 arasına; ve ki O'dur**; O’na*** karşı haşredilirsiniz.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 stecibu cevap verin اسْتَجِيبُوا جوب
5 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
6 velirrasuli ve resûlüne وَلِلرَّسُولِ رسل
7 iza إِذَا -
8 deaakum davet edildiğiniz zaman دَعَاكُمْ دعو
9 lima لِمَا -
10 yuhyikum hayat verene sizlere يُحْيِيكُمْ حيي
11 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
12 enne ki أَنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 yehulu değiştirip geçer يَحُولُ حول
15 beyne arasına بَيْنَ بين
16 l-mer'i kişiyle/şahısla الْمَرْءِ مرا
17 ve kalbihi ve onun kalbi وَقَلْبِهِ قلب
18 ve ennehu ve ki O'dur وَأَنَّهُ -
19 ileyhi O’na karşı إِلَيْهِ -
20 tuhşerune haşredilirsiniz تُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Allah'tır.***Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kur'an'da insanı/kişiyi insan/kişi yapan şeyin kalpten farklı bir organ olduğu apaçık bildirilmiştir. "Değiştirip geçer kişi ve onun kalbi arasına"

Kavram 703

703Yüce Allah 8:24 ayetinde bir insanla/kişiyle/adamla/fertle yine onun kalbiyle arasına girip onu değiştireceğini bildirmektedir. Ayette "yehûlu beynel mer’i ve kalbihî" "Değiştirip geçer kişi ve onun kalbi arasına" geçişiyle "beyne" "arası" kelimesi kullanılmıştır. Bu da bizlere apaçık gösterir ki kişiyi kişi yapan kalp değildir.  Yüce Allah apaçık şekilde kişiyi kişi yapan başka bir organla (beyinle) kalbi arasındakini değiştirerek kişiyi yönlendireceğini bildirmiştir. Bizler Kur'an'dan biliyoruz  ki kalpler akletmede rol oynar. Kalpte bulunan 40-50 bin civarında sinir hücresi karar vermede rolü olan beynin ön boluna aksonlarını gönderir. Beyin aklederken aslında kalbin rolü  de etkilidir. İşte Yüce Allah bu aradaki mekanizmayı işaret etmektedir.

8. Enfâl Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1201|8|41|وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

41. Va’lemû ennemâ ganimtum min şey’in fe enne lillâhi humusehu ve lir resûli ve li zîl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vebnis sebîli in kuntum âmentum billâhi ve mâ enzelnâ alâ abdinâ yevmel furkâni yevmettekal cem’ân(cem’âni), vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ve bilin ki ganimet aldığınızın bir şeyden; öyle ki Allah'adır beşte biri; ve resûlünedir418; ve yakınadır130; ve yetimleredir131; ve miskinleredir113; ve yolun oğlunadır354; eğer olduysanız iman47 etmiş Allah'a ve kulumuz* üzerine indirdiğimize** furkân259 günü*** (ki) karşılaştığı gündür**** iki topluluğun; ve Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir177.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
2 ennema ki أَنَّمَا -
3 ganimtum ganimet aldığınızın غَنِمْتُمْ غنم
4 min مِنْ -
5 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
6 feenne öyle ki فَأَنَّ -
7 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
8 humusehu beşte biri onun خُمُسَهُ خمس
9 velirrasuli ve resûlünedir وَلِلرَّسُولِ رسل
10 velizi ve وَلِذِي -
11 l-kurba yakına الْقُرْبَىٰ قرب
12 velyetama ve yetimlere وَالْيَتَامَىٰ يتم
13 velmesakini ve miskinlere وَالْمَسَاكِينِ سكن
14 vebni ve oğluna وَابْنِ بني
15 s-sebili yolun السَّبِيلِ سبل
16 in eğer إِنْ -
17 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
18 amentum iman etmiş امَنْتُمْ امن
19 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
20 ve ma ve وَمَا -
21 enzelna indirdiğimize أَنْزَلْنَا نزل
22 ala üzerine عَلَىٰ -
23 abdina kulumuza عَبْدِنَا عبد
24 yevme günü يَوْمَ يوم
25 l-furkani furkan الْفُرْقَانِ فرق
26 yevme gün يَوْمَ يوم
27 t-teka karşılaştığı الْتَقَى لقي
28 l-cem'aani iki topluluğun الْجَمْعَانِ جمع
29 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
30 ala üzerine عَلَىٰ -
31 kulli her كُلِّ كلل
32 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
33 kadirun Kadîr’dir. قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Resûl  Muhammed.**Kur'an'a.***Hakkın batıldan ayrıldığı gün. İyinin kötüden ayrıldığı gün. ****İki ordunun savaştığı gün."

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Miskin

Kavram 113

113Açlık sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.

Yakınlık sahibi

Kavram 130

130Her türlü yakınlık sahibi. Soy yakınlığı, mekan yakınlığı vb.

Yetim

Kavram 131

131Anne veya babanın en az birisinden yoksun olan. Kendi geçimini sağlayacak güce ve akla henüz ulaşmamış olan çocuk.  

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Furkân

Kavram 259

259Ayıran, bölen, yaran. Doğruyu yanlıştan ışın kılıcı gibi ayıran. Kutsal kitapların her biri bir furkandır. Elbette şerefli Kur'an'ımızdır. Kur'an'ı anlayarak okuyanlar ellerine bu ışın kılıcını almış olur.

Yolun oğlu.

Kavram 354

354Evsiz barksız olan.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1248|9|13|أَلَا تُقَٰتِلُونَ قَوْمًا نَّكَثُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ وَهَمُّوا۟ بِإِخْرَاجِ ٱلرَّسُولِ وَهُم بَدَءُوكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ أَتَخْشَوْنَهُمْ فَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخْشَوْهُ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Latin Literal

13. E lâ tukâtilûne kavmen nekesû eymânehum ve hemmû bi ihrâcir resûli ve hum bedeûkum evvele merreh(merretin), e tahşevnehum, fallâhu ehakku en tahşevhu in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Katletmez720 misiniz bir kavmi/toplumu754 (ki) bozdular yeminlerini; ve yeltendiler ihraca/çıkarmaya resûlü418*; ve onlar başlattılar sizlere evvel kere**; haşyet53 mi duyarsınız onlara? Öyle ki Allah’a daha haktır ki haşyet53 duyarsınız O’na; eğer olduysanız müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ela أَلَا -
2 tukatilune katletmez misiniz تُقَاتِلُونَ قتل
3 kavmen bir kavmi/toplumu (ki) قَوْمًا قوم
4 nekesu bozdular نَكَثُوا نكث
5 eymanehum yeminlerini أَيْمَانَهُمْ يمن
6 ve hemmu ve yeltendiler وَهَمُّوا همم
7 biihraci ihraca بِإِخْرَاجِ خرج
8 r-rasuli resûlü الرَّسُولِ رسل
9 ve hum ve onlar وَهُمْ -
10 bede'ukum başlattılar sizlere بَدَءُوكُمْ بدا
11 evvele evvel أَوَّلَ اول
12 merratin kere مَرَّةٍ مرر
13 etehşevnehum haşyet mi duyarsınız onlara أَتَخْشَوْنَهُمْ خشي
14 fallahu öyle ki Allah’a فَاللَّهُ -
15 ehakku daha haktır أَحَقُّ حقق
16 en ki أَنْ -
17 tehşevhu haşyet duyarsınız O’na تَخْشَوْهُ خشي
18 in eğer إِنْ -
19 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
20 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Katletmeyi ilk kez onlar başlatmışken. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Haşyet/huşu

Kavram 53

53Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Katletmek/katledilmek öldürmekten/ölmekten farklı bir kavramdır.

Kavram 720

720Yüce Allah Kur'an'da  her kelimeyi ve kavramı doğru yerde geçirerek biz kullarına takip edebilmemiz için işaretler koyar. 33:16 ayetinde de tam olarak  böyle bir işaret var. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katledilmekten/katletmekten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katledilmek/katledilmek aynı şey asla değildir. İki kelimeyi "veya", "ya da" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırmıştır. 9:5 ayetinde de katletmenin/katledilmenin direkt olarak öldürmek/ölmek olmadığını anlarız. Katledilen müşrikler daha sonra tutsak edilecektir. Bu da bize ayrıca bir işarettir. Her katletme/katledilme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.  

Kur'an durup dururken bir kavme/topluma karşı savaş emri asla vermez.  

Kavram 754

754Kur'an'ı savaşa, katletmeye/katledilmeye yönlendiren olarak göstermeye çalışanların yatacak yeri yoktur. Şerefli Kur'an'ın tek bir kelimesinde bile savaş özendirilmez, iyi bir şeymiş gibi asla gösterilmez. Ancak şartlar oluştuğunda savaştan geri durulmaması da emredilir. 9:13 ayetinden anlarız ki yapılan antlaşmalara uymayan, antlaşmaları bozan, insanları yurtlarından çıkaran hatta savaşı ilk başlatmış olanlara karşı savaşmak da emredilmiştir.

9. Tevbe Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

1261|9|26|ثُمَّ أَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَنزَلَ جُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

26. Summe enzelallâhu sekînetehu alâ resûli-hî ve alel mu’minîne ve enzele cunûden lem terev-hâ ve azzebellezîne keferû ve zâlike cezâul kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Sonra indirdi Allah sükunetini* resûlüne418** karşı ve müminlere27 karşı; ve indirdi ordular (ki) asla görmezsiniz onu; ve azap etti (Allah) kâfirlik25 etmiş kimselere; ve işte bu; cezasıdır kâfirlerin25.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 sekinetehu sukunetini سَكِينَتَهُ سكن
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 rasulihi resûlüne رَسُولِهِ رسل
7 ve ala ve karşı وَعَلَى -
8 l-mu'minine müminlere الْمُؤْمِنِينَ امن
9 ve enzele ve indirdi وَأَنْزَلَ نزل
10 cunuden ordular جُنُودًا جند
11 lem asla لَمْ -
12 teravha görmezsiniz onu تَرَوْهَا راي
13 ve azzebe ve azab etti وَعَذَّبَ عذب
14 ellezine kimselere الَّذِينَ -
15 keferu kafirlik ettiler كَفَرُوا كفر
16 ve zalike ve işte bu وَذَٰلِكَ -
17 ceza'u cezasıdır جَزَاءُ جزي
18 l-kafirine kafirlerin الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Sakinliğini, dinginliğini.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1268|9|33|هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُشْرِكُونَ

Latin Literal

33. Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn(muşrikûne).

Türkçe Çeviri

O gönderendir resûlünü418* kılavuzla192** ve hak/gerçek dinle***; ortaya çıkarması**** için onu***** her bir dine122 karşı; ve şayet kerhen697 de olsa müşrikler36.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 ersele gönderendir أَرْسَلَ رسل
4 rasulehu resûlünü رَسُولَهُ رسل
5 bil-huda hidayetle بِالْهُدَىٰ هدي
6 ve dini ve dinle وَدِينِ دين
7 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
8 liyuzhirahu zahir eder onu لِيُظْهِرَهُ ظهر
9 ala karşı عَلَى -
10 d-dini dine الدِّينِ دين
11 kullihi her birinin كُلِّهِ كلل
12 velev velev/şayet وَلَوْ -
13 kerihe kerhen de olsa كَرِهَ كره
14 l-muşrikune müşrikler الْمُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Resül Muhammed.**Kur'ân'la.***İslâm'la. Teslimiyet diniyle.****Resûl Muhammed'in.*****İslâm dinini. Sadece Kur'an dinini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müşrik

Kavram 36

36Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Din

Kavram 122

122Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kerhen.

Kavram 697

697İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1296|9|61|وَمِنْهُمُ ٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱلنَّبِىَّ وَيَقُولُونَ هُوَ أُذُنٌ قُلْ أُذُنُ خَيْرٍ لَّكُمْ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِينَ وَرَحْمَةٌ لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

61. Ve minhumullezîne yu’zûnen nebiyye ve yekûlûne huve uzun(uzunun), kul uzunu hayrin lekum yu’minu billâhi ve yu’minu lil mu’minîne ve rahmetun lillezîne âmenû minkum, vellezîne yu’zûne resûlallâhi lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Onlardan kimseler (ki) eziyet ederler nebiye132*; ve derler "o bir kulaktır**"; de ki :"Bir hayır kulağıdır*** sizlere"; iman47 eder Allah'a; ve iman47 eder müminlere27; ve bir rahmettir**** sizlerden iman47 etmiş kimselere; ve Allah'ın resûlüne418* eziyet etmiş kimselere (gelince); onlaradır elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve minhumu onlardan وَمِنْهُمُ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 yu'zune eziyet ederler يُؤْذُونَ اذي
4 n-nebiyye nebiye النَّبِيَّ نبا
5 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
6 huve O هُوَ -
7 uzunun bir kulaktır أُذُنٌ اذن
8 kul de ki قُلْ قول
9 uzunu kulağıdır أُذُنُ اذن
10 hayrin bir hayır خَيْرٍ خير
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
13 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
14 ve yu'minu ve iman eder وَيُؤْمِنُ امن
15 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن
16 ve rahmetun ve bir rahmettir وَرَحْمَةٌ رحم
17 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
18 amenu iman ettiler امَنُوا امن
19 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
20 vellezine ve kimselere وَالَّذِينَ -
21 yu'zune eziyet ederler يُؤْذُونَ اذي
22 rasule resûlüne رَسُولَ رسل
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 lehum onlaradır لَهُمْ -
25 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
26 elimun elim/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'e.**Herkesi kabul edip, kulak verip dinler. ***Herkese kulak vererek dinlemesi ve çözüm üretmesi sizlere hayırlı olur.****Alemlere bir rahmet olan Kur'an'ı getirmesiyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

1300|9|65|وَلَئِن سَأَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ إِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ قُلْ أَبِٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ وَرَسُولِهِۦ كُنتُمْ تَسْتَهْزِءُونَ

Latin Literal

65. Ve lein se’eltehum le yekûlunne innemâ kunnâ nahûdu ve nel’ab(nel’abu), kul e billâhi ve âyâtihî ve resûlihî kuntum testehziûn (testehziûne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer sual etsen/sorsan onlara derler: "Ancak ki olduk dalanlar* ve laubalik669 edenler"; de ki: "Allah'la mı? Ve ayetleriyle ve resûlüyle418 (mi) oldunuz alay ederler?"

Notlar

Not 1

*Lafa dalma, farkında olmadan lafın gelişi söyleme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Laubali

Kavram 669

669Saygısız, çekinmesi olmayan, davranışları ölçüsüz, olgun olmayan; ciddiyetsiz, gayriciddi.

9. Tevbe Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

1306|9|71|وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَيُطِيعُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

71. Vel mu’minûne vel mu’minâtu ba’duhum evlîyâu ba’d(ba’din), ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yukîmûnas salâte ve yu’tûnez zekâte ve yutîûnallâhe ve resûleh(resûlehu), ulâike se yerhamuhumullâh(yerhamuhumullâhu), innallâhe azîzun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve mümin27 erkekler; ve mümin27 kadınlar*; onların bir kısmı velileridir28 bir kısmın; emrederler marufla291 ve engellerler münkeri82; ve ikame572 ederler salâtı5; ve verirler zekâtı10; ve itaat ederler Allah'a ve O’nun resûlüne418; işte bunlar, rahmet271 edecektir onlara Allah; doğrusu Allah bir Azîzdir37; bir Hakîmdir9.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:71.&nbsp;Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridirler.<sup>1</sup>&nbsp;Ma’ruf olanı yaparlar, munkerden sakındırırlar.<sup>2</sup>&nbsp;Salâtı ikâme ederler, zekâtı yaparlar.<sup>3</sup>&nbsp;Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara, Allah rahmet edecektir. Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.1-&nbsp;Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.&nbsp;2-&nbsp;“Emr-i b’il-ma’rûf nehy-i ani’l munker” terkip olarak: İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir.&nbsp;Ma’rûf:&nbsp;İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir.&nbsp;Munker ise;&nbsp;kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir.&nbsp;“Emr” fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki “Emr-i b’il-ma’rûf” terkibine “iyiliği emret” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.&nbsp;3-&nbsp;Bkz. 9:11. Ayetin dipnotu.9:71.&nbsp;And the believers (M) and believers (F) some of them (are) guardians/allies (to) some, they order/command with the kindness/generosity , and they forbid/prevent from the defiance of God and His orders/obscenity ,and they keep up the prayers, and they give the charity/purification and they obey God and His messenger, those, God will have mercy upon them, that God (is) glorious/mighty , wise/judicious.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velmu'minune ve mümin erkekler وَالْمُؤْمِنُونَ امن
2 velmu'minatu ve mümin kadınlar وَالْمُؤْمِنَاتُ امن
3 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
4 evliya'u velileridir أَوْلِيَاءُ ولي
5 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
6 ye'murune emrederler يَأْمُرُونَ امر
7 bil-mea'rufi evrensel kabulleri/normları بِالْمَعْرُوفِ عرف
8 ve yenhevne ve engellerler وَيَنْهَوْنَ نهي
9 ani عَنِ -
10 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
11 ve yukimune ve dikerler/ayağa kaldırırlar وَيُقِيمُونَ قوم
12 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
13 ve yu'tune ve verirler وَيُؤْتُونَ اتي
14 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
15 ve yutiune ve itaat ederler وَيُطِيعُونَ طوع
16 llahe Allah'a اللَّهَ -
17 ve rasulehu ve O’nun resulüne/elçisine وَرَسُولَهُ رسل
18 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
19 seyerhamuhumu rahmet edecektir onlara سَيَرْحَمُهُمُ رحم
20 llahu Allah اللَّهُ -
21 inne doğrusu إِنَّ -
22 llahe Allah اللَّهَ -
23 azizun azîzdir عَزِيزٌ عزز
24 hakimun hakîmdir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*9:67 ayetinde münâfık erkekler ve münâfık kadınların özelliği bildirilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

maruf

Kavram 291

291Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

9. Tevbe Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1323|9|88|لَٰكِنِ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ جَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْخَيْرَٰتُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

88. Lâkinir resûlu vellezîne âmenû meahu câhedû bi emvâlihim ve enfusihim, ve ulâike lehumul hayrâtu ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Lakin/fakat resûl418* ve kimseler (ki) iman47 ettiler onunla* beraber; cihat356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle201; ve işte bunlar; onlaradır hayırlar; ve işte bunlar; onlardır muflihler174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lakini lakin/fakat لَٰكِنِ -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
4 amenu iman ettiler امَنُوا امن
5 meahu onunla beraber مَعَهُ -
6 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
7 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
8 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
9 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
10 lehumu onlaradır لَهُمُ -
11 l-hayratu hayırlar الْخَيْرَاتُ خير
12 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
13 humu onlardır هُمُ -
14 l-muflihune muflihler الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

1332|9|97|ٱلْأَعْرَابُ أَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَأَجْدَرُ أَلَّا يَعْلَمُوا۟ حُدُودَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

97. El a’râbu eşeddu kufren ve nifâkan ve ecderu ellâ ya’lemû hudûdemâ enzelallâhu alâ resûlih(resûlihî), vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Araplar772 daha şiddetlidir küfürde422 ve nifâkta769; ve daha uygundurlar ki bilmezler Allah'ın resûlüne418* karşı indirdiğinin hudutlarını**; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-ea'rabu Araplar الْأَعْرَابُ عرب
2 eşeddu daha şiddetlidir أَشَدُّ شدد
3 kufran küfürde كُفْرًا كفر
4 ve nifakan ve nifâkta وَنِفَاقًا نفق
5 ve ecderu ve daha uygundur وَأَجْدَرُ جدر
6 ella ki أَلَّا -
7 yea'lemu bilmezler يَعْلَمُوا علم
8 hudude hududlarını حُدُودَ حدد
9 ma مَا -
10 enzele indirdiğinin أَنْزَلَ نزل
11 llahu Allah'ın اللَّهُ -
12 ala karşı عَلَىٰ -
13 rasulihi resûlüne رَسُولِهِ رسل
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
16 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Sınırlarını.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

Nifâk

Kavram 769

769Münâfıklık (iki yüzlülük, kalbindekiyle dışa vurduğu farklı olan) ederek geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk yapmak. 

Arap

Kavram 772

772Kelime anlamı olarak açıkça/hatasız şekilde sesle ifade etmek, açık ve berrak şekilde söylemek/deklere etmek, ortaya koymak, bilinir etmek demektir. Araplar olarak bilinen insanları işaret eder. Çöl bedevileri olarak da bilinirler. Arap kavmi/toplumu da İsrailoğulları gibi Nûh'un soyundan gelmiştir.

9. Tevbe Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

1334|9|99|وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ قُرُبَٰتٍ عِندَ ٱللَّهِ وَصَلَوَٰتِ ٱلرَّسُولِ أَلَآ إِنَّهَا قُرْبَةٌ لَّهُمْ سَيُدْخِلُهُمُ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

99. Ve minel a’râbî men yu’minu billâhi vel yevmil âhıri ve yettehızu mâ yunfiku kurubâtin indallâhi ve salavâtir resûl(resûli), e lâ innehâ kurbetunlehum, se yudhıluhumullâhu fî rahmetih(rahmetihî), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve Araplardan772 kimi iman47 eder Allah'a ve âhiret774 gününe; ve edinir/tutar infak6 ettiğini Allah’ın indinde/katında yakınlıklar; ve resûlün418* salâtlarını142 (da); doğrusu o** bir yakınlıktır onlara değil mi?; sokacak/girdirecek onları Allah rahmetinin271 içine; doğrusu Allah bir Gafûr'dur20; bir Rahîm'dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:99.&nbsp;Bedevi Araplardan kimisi de Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resûl’ün selâvatına<sup>1</sup>&nbsp;vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1-&nbsp;Yardım, destek, yakınlık.9:99.&nbsp;And from the Arabs who believes by God and the Day the Last/Resurrection Day, and takes what he spends (as) approachment to God (offerings) at God, and the messenger’s prayers, is it not an approachment to God (offering) for them? God will make them enter in His mercy, that God (is) forgiving, merciful.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vemine ve وَمِنَ -
2 l-ea'rabi araplardan الْأَعْرَابِ عرب
3 men kim مَنْ -
4 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
5 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
6 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
7 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
8 ve yettehizu ve tutar/edinir وَيَتَّخِذُ اخذ
9 ma مَا -
10 yunfiku infak ettiğini يُنْفِقُ نفق
11 kurubatin yakınlıklar قُرُبَاتٍ قرب
12 inde indinde/katında عِنْدَ عند
13 llahi Allah’ın اللَّهِ -
14 ve salevati ve salatlarını (da) وَصَلَوَاتِ صلو
15 r-rasuli resulün الرَّسُولِ رسل
16 ela değil mi أَلَا -
17 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
18 kurbetun bir yakınlıktır قُرْبَةٌ قرب
19 lehum onlara لَهُمْ -
20 seyudhiluhumu sokacak/girdirecek onları سَيُدْخِلُهُمُ دخل
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 fi içine فِي -
23 rahmetihi rahmetinin رَحْمَتِهِ رحم
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 llahe Allah اللَّهَ -
26 gafurun bir Gafûrdur غَفُورٌ غفر
27 rahimun bir Rahîm'dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Dişil zamir salâtı işaret eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

infak

Kavram 6

6Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.  

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

insanın insana salâtı

Kavram 142

142O insana/insanlara ilgi-alaka gösterme, kale alma, dikkate alma, ilgiyle takip etme, üzerlerine titreme.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Arap

Kavram 772

772Kelime anlamı olarak açıkça/hatasız şekilde sesle ifade etmek, açık ve berrak şekilde söylemek/deklere etmek, ortaya koymak, bilinir etmek demektir. Araplar olarak bilinen insanları işaret eder. Çöl bedevileri olarak da bilinirler. Arap kavmi/toplumu da İsrailoğulları gibi Nûh'un soyundan gelmiştir.

Âhiret, âhiret.

Kavram 774

774Ertelenmiş, geriye bırakılmış, ötelenmiş, final, son, en uç. Diriliş ve din günüyle (yargılamanın dinden yani sadece Kur'an'dan yapılacağı gün) birlikte cennetleri ve cehennemi kapsayan evre/dönem.

10. Yunus Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

1383|10|21|وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

Latin Literal

21. Ve izâ ezaknen nâse rahmeten min ba’di darrâe messethum izâ lehum mekrun fî âyâtinâ, kulillâhu esrau mekrâ(mekren), inne rusulenâ yektubûne mâ temkurûn(temkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve tattırdığımız zaman insanlara bir rahmet271 onlara temas etmiş darlık sonrasında; (olduğu) zaman onlara bir tertip705 ayetlerimizde454; de ki: "Allah daha seridir bir tertipte705"; doğrusu resûllerimiz418* yazarlar tertiplediğinizi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 ezekna tattırdığımız أَذَقْنَا ذوق
3 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
4 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 derra'e darlık ضَرَّاءَ ضرر
8 messethum temas etti onlara مَسَّتْهُمْ مسس
9 iza zaman إِذَا -
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 mekrun bir tertip مَكْرٌ مكر
12 fi فِي -
13 ayatina ayetlerimizde ايَاتِنَا ايي
14 kuli de ki قُلِ قول
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 esrau daha seridir أَسْرَعُ سرع
17 mekran bir tertipte مَكْرًا مكر
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 rusulena resûllerimiz رُسُلَنَا رسل
20 yektubune yazarlar يَكْتُبُونَ كتب
21 ma مَا -
22 temkurune tertiplediğinizi تَمْكُرُونَ مكر

Notlar

Not 1

*Hafıza melekleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tertip

Kavram 705

705Düzenlemek, sıralamak, planlamak, ardışık düzene sokmak.

10. Yunus Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1409|10|47|وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Latin Literal

47. Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).

Türkçe Çeviri

Ve her bir ümmet305 içindir bir resûl418; öyle ki geldiği zaman resûlleri4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle230 ve onlar zulmedilmezler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikulli ve her içindir وَلِكُلِّ كلل
2 ummetin bir ümmet أُمَّةٍ امم
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 feiza öyle ki فَإِذَا -
5 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
6 rasuluhum resûlleri رَسُولُهُمْ رسل
7 kudiye tamamlandı قُضِيَ قضي
8 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
9 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Eşitlik, kıst

Kavram 230

230Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

10. Yunus Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

1436|10|74|ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ بِمَا كَذَّبُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ كَذَٰلِكَ نَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلْمُعْتَدِينَ

Latin Literal

74. Summe beasnâ min ba’dihî rusulen ilâ kavmihim fe câûhum bil beyyinâti fe mâ kânû li yu’minû bimâ kezzebû bihî min kabl(kablu), kezâlike natbeu alâ kulûbil mugtedîn(mugtedîne).

Türkçe Çeviri

Sonra gönderdik resûlleri418 kavimlerine/toplumlarına sonrasında onun* ; öyle ki geldiler** beyanatlarla352; öyle ki olmuş değillerdii*** iman47 etmeye önceden kendisini yalanladıklarına; işte böyledir; mühürleriz175 sınırı aşanların kalplerinin üzerini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 min مِنْ -
4 bea'dihi sonrasında onun (Nûh’un) بَعْدِهِ بعد
5 rusulen resulleri رُسُلًا رسل
6 ila إِلَىٰ -
7 kavmihim kavimlerine قَوْمِهِمْ قوم
8 fe ca'uhum öyle ki geldiler فَجَاءُوهُمْ جيا
9 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
10 fema öyle ki değillerdi فَمَا -
11 kanu olmuş كَانُوا كون
12 liyu'minu iman etmek için لِيُؤْمِنُوا امن
13 bima بِمَا -
14 kezzebu yalanladıklarına كَذَّبُوا كذب
15 bihi kendisini بِهِ -
16 min مِنْ -
17 kablu önceden قَبْلُ قبل
18 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
19 netbeu mühürleriz نَطْبَعُ طبع
20 ala üzerini عَلَىٰ -
21 kulubi kalplerinin قُلُوبِ قلب
22 l-mua'tedine sınırı aşanları الْمُعْتَدِينَ عدو

Notlar

Not 1

*Resûl Nûh’un.**Resûller.***Kavimler/toplumlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Beyanlı

Kavram 352

352Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

10. Yunus Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

1465|10|103|ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

103. Summe nuneccî rusulenâ vellezîne âmenû kezâlik(kezâlike), hakkan aleynâ nuncil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Sonra kurtarırız resûllerimizi418 ve iman47 etmiş kimseleri; işte böyledir; bir haktır/gerçektir üzerimize (ki) kurtarırız müminleri27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 nunecci kurtarırız نُنَجِّي نجو
3 rusulena resullerimizi رُسُلَنَا رسل
4 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
7 hakkan bir haktır/gerçektir حَقًّا حقق
8 aleyna üzerimize (ki) عَلَيْنَا -
9 nunci kurtarırız نُنْجِ نجو
10 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

11. Hûd Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

1530|11|59|وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا۟ رُسُلَهُۥ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

Latin Literal

59. Ve tilke âdun cehadû bi âyâti rabbihim ve asav rusulehu vettebeû emre kulli cebbârin anîd(anîdin).

Türkçe Çeviri

Ve işte şu Âd; cihat356 ettiler Rabblerinin4 ayetlerine; ve isyan ettiler O'nun resûllerine418; ve tabi oldular emrine* her bir inatçı cebbârın898.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
2 aadun Âd عَادٌ عود
3 cehadu cihat ettiler جَحَدُوا جحد
4 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
5 rabbihim Rabblerinin رَبِّهِمْ ربب
6 ve asav ve isyan ettiler وَعَصَوْا عصي
7 rusulehu O'nun resûllerine رُسُلَهُ رسل
8 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
9 emra emrine أَمْرَ امر
10 kulli her كُلِّ كلل
11 cebbarin zorbanın جَبَّارٍ جبر
12 anidin inatçı عَنِيدٍ عند

Notlar

Not 1

*Zorbalık yapan, zorbalıkta inat eden kimselerin emrine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Cihat etmek

Kavram 356

356Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Cebbâr

Kavram 898

898Zorlayan, zorba, mecbur eden, güçlü davranan, ağırlığını koyan, dev, devasa; tiran, gücünü zalimlik için kullanabilen.

11. Hûd Suresi

Ayet 120

Arapça Metin (Harekeli)

1591|11|120|وَكُلًّا نَّقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِهِۦ فُؤَادَكَ وَجَآءَكَ فِى هَٰذِهِ ٱلْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

120. Ve kullen nakussu aleyke min enbâir rusuli mâ nusebbitu bihî fuâdek(fuâdeke) ve câeke fî hâzihil hakku ve mev’ızatun ve zikrâ lil muminîn(muminîne).

Türkçe Çeviri

Ve her birini kıssalaştırırız430 sana haberlerinden resûllerin418; sabitleriz onunla* fuâdını915; ve geldi sana bunda** bir hak/gerçek; ve bir vaaz653; ve bir zikir78 müminler27 için.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kullen ve her birini وَكُلًّا كلل
2 nekussu kıssalaştırırız نَقُصُّ قصص
3 aleyke sana عَلَيْكَ -
4 min مِنْ -
5 enba'i haberlerinden أَنْبَاءِ نبا
6 r-rusuli resullerin الرُّسُلِ رسل
7 ma olan مَا -
8 nusebbitu sabitleler نُثَبِّتُ ثبت
9 bihi onunla بِهِ -
10 fu'adeke fuâdını فُؤَادَكَ فاد
11 ve ca'eke ve geldi sana وَجَاءَكَ جيا
12 fi فِي -
13 hazihi bunda هَٰذِهِ -
14 l-hakku bir hak/gerçek الْحَقُّ حقق
15 ve mev'izetun ve bir vaaz وَمَوْعِظَةٌ وعظ
16 ve zikra ve bir zikir وَذِكْرَىٰ ذكر
17 lilmu'minine müminler için لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*O kıssa sana ayaklarının daha sabit basmasını sağlar.  **Kur'an'da.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

vaaz

Kavram 653

653Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

Fuâd

Kavram 915

915Fiziksel olmayan kalp, kalbin manevi yönü.

12. Yusuf Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

1704|12|110|حَتَّىٰٓ إِذَا ٱسْتَيْـَٔسَ ٱلرُّسُلُ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا۟ جَآءَهُمْ نَصْرُنَا فَنُجِّىَ مَن نَّشَآءُ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Latin Literal

110. Hattâ izestey’eser rusulu ve zannû ennehum kad kuzibû câehum nasrunâ fe nucciye men neşâ’(neşâu), ve lâ yureddu be’sunâ anil kavmil mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Ta ki umudu kestiği zaman resûller418; ve zannettiler ki onlar muhakkak yalanlandılar; geldi onlara* yardımımız; öyle ki kurtarıldı kimseler (ki) dileriz/isteriz; ve geri döndürülemez perişanlığımız mücrim674 bir kavminden/toplumdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 steyese umudu kestiği اسْتَيْأَسَ ياس
4 r-rusulu resûller الرُّسُلُ رسل
5 ve zennu ve zannettiler وَظَنُّوا ظنن
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 kuzibu yalanlandılar كُذِبُوا كذب
9 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
10 nesruna yardımımız نَصْرُنَا نصر
11 fe nucciye öyle ki kurtarıldı فَنُجِّيَ نجو
12 men kimseler (ki) مَنْ -
13 neşa'u dileriz/isteriz نَشَاءُ شيا
14 ve la ve وَلَا -
15 yuraddu geri döndürülemez يُرَدُّ ردد
16 be'suna perişanlığımız بَأْسُنَا باس
17 ani عَنِ -
18 l-kavmi bir kavminden/toplumdan الْقَوْمِ قوم
19 l-mucrimine mücrim الْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Resûllere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

13. Ra'd Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

1737|13|32|وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Latin Literal

32. Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe emleytu lillezîne keferû summe ehaztuhum, fe keyfe kâne ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun istihza361 edildi resûllere418 senden önce; öyle ki serbestlik verdim kâfirlik25 etmiş kimselere; sonra yakaladım onları; öyle ki nasıl oldu akıbetim892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekadi ve ant olsun وَلَقَدِ -
2 stuhzie istihza edildi اسْتُهْزِئَ هزا
3 birusulin resullere بِرُسُلٍ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 feemleytu öyle ki serbestlik verdim فَأَمْلَيْتُ ملو
7 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
8 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
9 summe sonra ثُمَّ -
10 ehaztuhum onları yakaladım أَخَذْتُهُمْ اخذ
11 fe keyfe öyle ki nasıl فَكَيْفَ كيف
12 kane oldu كَانَ كون
13 ikabi akıbetim عِقَابِ عقب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

13. Ra'd Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

1743|13|38|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ

Latin Literal

38. Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik resûller418 senden* önce; ve verdik onlara** zevceler*** ve bir zürriyet380; olmuş değildir bir resûle418 (ki) gelir bir ayetle287; Allah'ın izniyle (olması) dışında; her bir eceledir bir kitap****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulen resûller رُسُلًا رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 ve cealna ve verdik وَجَعَلْنَا جعل
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ezvacen zevceler أَزْوَاجًا زوج
9 ve zurriyyeten ve bir zürriyet وَذُرِّيَّةً ذرر
10 ve ma değildir وَمَا -
11 kane olmuş كَانَ كون
12 lirasulin hiçbir elçinin لِرَسُولٍ رسل
13 en أَنْ -
14 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
15 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
16 illa dışındadır إِلَّا -
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 llahi Allah'ın اللَّهِ -
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 ecelin eceledir أَجَلٍ اجل
21 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Resûllere.***Eşler.****Yazıt, kayıt. Levh-i Mahfûz'da bulunan kuantum bilgileri. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Zürriyet

Kavram 380

380Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1752|14|4|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

4. Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü418 onun* kavminin/toplumunun lisanı/dili980 dışında; beyan226 etmesi içindir onlara**; öyle ki dalalette128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve O*** Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min hiçbir مِنْ -
4 rasulin resûlü رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 bilisani lisanı/dili بِلِسَانِ لسن
7 kavmihi onun kavminin قَوْمِهِ قوم
8 liyubeyyine beyan etmesi için لِيُبَيِّنَ بين
9 lehum olara لَهُمْ -
10 feyudillu öyle ki dalalette bırakır فَيُضِلُّ ضلل
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 men kimseyi مَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 ve yehdi ve doğruya kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
15 men kimseyi مَنْ -
16 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 l-azizu Aziz’dir الْعَزِيزُ عزز
19 l-hakimu Hakîm’di الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Resûlün.**Kavme/topluma.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Resûllerin kendi kavimlerinin/toplumlarının dili/lisanıyla uyarmaları.

Kavram 980

980Rabbimiz bir kavme/topluma uyarılmaları için bir resûl göndermişse o resûl mutlak ki o kavmin/toplumun diliyle/lisanıyla konuşur. Türkçe konuşan, lisanı/dili Türkçe olan bir kavme/topluma da mutlak ki Türkçe konuşan bir resûl gelecektir; eğer ki Rabbimiz bu topluma bir resûl göndermeyi murad ettiyse.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1757|14|9|أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ لَا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا ٱللَّهُ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓا۟ أَيْدِيَهُمْ فِىٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَقَالُوٓا۟ إِنَّا كَفَرْنَا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَنَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

Latin Literal

9. E lem ye’tikum nebeullezîne min kablikum kavmi nûhın ve âdin ve semûd(semûde), vellezîne min ba’dihim, lâ ya’lemuhum illallâh(illallâhu), câethum rusuluhum bil beyyinâti fe reddû eydiyehum fî efvâhihim ve kâlû innâ kefernâ bi mâ ursiltum bihî ve innâ le fî şekkin mimmâ ted’ûnenâ ileyhi murîb(murîbin).

Türkçe Çeviri

Hiç gelmez mi sizlere sizlerden önceki kimselerin haberi; Nûh kavminin/toplumunun; ve Âd'ın; ve Semûd'un; ve onlardan sonraki kimselerin? Bilmez onları Allah’ın dışında; geldi onlara kendi resûlleri418 beyanatlarla620; öyle ki reddettiler ellerini* onların** ağızlarında***; ve dediler: "Doğrusu bizler kâfirlik25 ettik kendisiyle**** gönderildiğinize; ve bizler mutlak bir kuşkudayız bizleri kendisine çağırdığınızdan; bir şüphedeyiz."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 ye'tikum gelmez mi يَأْتِكُمْ اتي
3 nebeu haberi نَبَأُ نبا
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablikum sizlerden önce قَبْلِكُمْ قبل
7 kavmi kavmin/toplumu قَوْمِ قوم
8 nuhin Nûh نُوحٍ -
9 ve aadin ve Âd وَعَادٍ عود
10 ve semude ve Semud وَثَمُودَ -
11 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
12 min مِنْ -
13 bea'dihim onlardan sonra بَعْدِهِمْ بعد
14 la لَا -
15 yea'lemuhum bilmez onları يَعْلَمُهُمْ علم
16 illa dışında إِلَّا -
17 llahu Allah’ın اللَّهُ -
18 ca'ethum geldi onlara جَاءَتْهُمْ جيا
19 rusuluhum kendi resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
20 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
21 feraddu öyle ki reddettiler فَرَدُّوا ردد
22 eydiyehum ellerini onların أَيْدِيَهُمْ يدي
23 fi فِي -
24 efvahihim ağızlarında أَفْوَاهِهِمْ فوه
25 ve kalu ve dediler ki وَقَالُوا قول
26 inna doğrusu biz إِنَّا -
27 keferna kâfirlik ettik كَفَرْنَا كفر
28 bima بِمَا -
29 ursiltum sizlerin gönderildiğine أُرْسِلْتُمْ رسل
30 bihi onunla بِهِ -
31 ve inna ve bizler وَإِنَّا -
32 lefi mutlak لَفِي -
33 şekkin bir kuşkudayız شَكٍّ شكك
34 mimma مِمَّا -
35 ted'unena sizlerin çağırdığınızdan bizleri تَدْعُونَنَا دعو
36 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
37 muribin bir şüphe مُرِيبٍ ريب

Notlar

Not 1

*Allah'ın yoluna doğru çeken resûllerin elleri.**Resûllerin.***Ağızlarıyla reddettiler.****Risâlet.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

14. İbrahim Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

1758|14|10|قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِى ٱللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى قَالُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

10. Kâlet rusuluhum e fîllâhi şekkun fâtırıs semâvâti vel ard(ardı), yed’ûkum li yagfire lekum min zunûbikum ve yuahhırekum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), kâlû in entum illâ beşerun mislunâ, turîdûne en tesuddûnâ ammâ kâne ya’budu âbâunâ fe’tûnâ bi sultânin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedi resûlleri418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır* gökleri162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz870 dışında bir beşer432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla660."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 rusuluhum resûlleri onların رُسُلُهُمْ رسل
3 efi hakkında (edilir) mi? أَفِي -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 şekkun bir kuşku شَكٌّ شكك
6 fatiri yaran فَاطِرِ فطر
7 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
8 vel'erdi ve yeri وَالْأَرْضِ ارض
9 yed'ukum davet eder sizleri يَدْعُوكُمْ دعو
10 liyegfira mağfiret etmeye لِيَغْفِرَ غفر
11 lekum üzerinize لَكُمْ -
12 min مِنْ -
13 zunubikum günahlarınızdan ذُنُوبِكُمْ ذنب
14 ve yu'ehhirakum ve öteler sizlere وَيُؤَخِّرَكُمْ اخر
15 ila doğru إِلَىٰ -
16 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
17 musemmen bir belirlenmiş مُسَمًّى سمو
18 kalu dediler قَالُوا قول
19 in değilsiniz إِنْ -
20 entum sizler أَنْتُمْ -
21 illa dışında إِلَّا -
22 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
23 misluna bizim mislimiz مِثْلُنَا مثل
24 turidune arzularsınız تُرِيدُونَ رود
25 en ki أَنْ -
26 tesudduna çevrilerim تَصُدُّونَا صدد
27 amma عَمَّا -
28 kane olduğumuzdan كَانَ كون
29 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
30 aba'una babalarımızın/atalarımızın ابَاؤُنَا ابو
31 fe'tuna öyle ki gelin bize فَأْتُونَا اتي
32 bisultanin bir sultanla بِسُلْطَانٍ سلط
33 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın yaratması yarma, bölme üzerine kuruludur. Tekillikteki enerji şerefli Mikâil meleği tarafından Rabbinin emriyle ve izniyle evrenleri oluşturacak şekilde yarılmıştır, bölünmüştür.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1759|14|11|قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ إِن نَّحْنُ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأْتِيَكُم بِسُلْطَٰنٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Latin Literal

11. Kâlet lehum rusuluhum in nahnu illâ beşerun mislukum ve lâkinnallâhe yemunnu alâ men yeşâu min ibâdih(ibâdihî), ve mâ kâne lenâ en ne’tiyekum bi sultânin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).

Türkçe Çeviri

Dedi onlara resûlleri418: "Değiliz bizler bir beşer432 dışında sizin misaliniz870; velakin/fakat Allah minnet982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere983 ki geliriz sizlere bir sultânla660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül79 etsinler müminler27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
4 in değiliz إِنْ -
5 nehnu bizler نَحْنُ -
6 illa dışında إِلَّا -
7 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
8 mislukum sizin misliniz مِثْلُكُمْ مثل
9 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 yemunnu minnet eder يَمُنُّ منن
12 ala karşı عَلَىٰ -
13 men kimseye مَنْ -
14 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
15 min مِنْ -
16 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
17 ve ma ve değildir وَمَا -
18 kane olmuş كَانَ كون
19 lena bizlere لَنَا -
20 en ki أَنْ -
21 ne'tiyekum geliriz sizlere نَأْتِيَكُمْ اتي
22 bisultanin bir sultânla بِسُلْطَانٍ سلط
23 illa dışında إِلَّا -
24 biizni izni بِإِذْنِ اذن
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 ve ala ve karşı وَعَلَى -
27 llahi Allah'a اللَّهِ -
28 felyetevekkeli öyle ki tevekkül etsinler فَلْيَتَوَكَّلِ وكل
29 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Sultân, sultân.

Kavram 660

660Yetki, salahiyet, otorite.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Yüce Allah'ın minnet etmesi.

Kavram 982

982Yüce Allah'ın kuluna iyilik göstermesi, iyilik yapması, nimetler ve faydalar bağışlaması, kuluna büyük lütuf ve ihsanlarda bulunması, nazikçe ödüllendirmesi, vermesi veya bağışlaması.

Resûllerin sultânı Yüce Allah'ın indinden/katından gelir.

Kavram 983

983Sultân yetki demektir. Bir beşer resûlün Yüce Allah tarafından seçildiğinin bir kanıtı olmalıdır. Bu kanıt, belge mazbata olarak düşünülebilir. Mutlak ki bu mazbata şerefli Kur'an'dan gelmelidir.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1761|14|13|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

13. Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler resûllerine418: "Mutlak çıkarırız675 sizleri yerimizden* ya da mutlak dönersiniz milletimize301"; öyle ki vahyetti603 onlara* Rableri4; "Mutlak helak ederiz zalimleri257.".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 lirusulihim resûllerine لِرُسُلِهِمْ رسل
5 lenuhricennekum mutlak çıkarırız sizleri لَنُخْرِجَنَّكُمْ خرج
6 min مِنْ -
7 erdina yerinizden أَرْضِنَا ارض
8 ev ya da أَوْ -
9 leteudunne mutlak dönersiniz لَتَعُودُنَّ عود
10 fi فِي -
11 milletina milletimize مِلَّتِنَا ملل
12 feevha öyle ki vahyetti فَأَوْحَىٰ وحي
13 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
14 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
15 lenuhlikenne mutlak helak ederiz لَنُهْلِكَنَّ هلك
16 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Resûllere.**Zalimlerin bulunduğu yer, topraklar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Millet

Kavram 301

301Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Müşriklerin ortak noktası. Kendi uyduruk milletlerine yani dini öğretilerine uymayanlara zulmederek yurtlarından çıkarmak. Tehdit etmek. Cebirle/tehditle kendi uyduruk dinlerine girmeye zorlamak. 

Kavram 675

675Kur'an'ın bütününe baktığımızda açık ve net olarak görürüz ki müşrikler kendilerine zulmettikleri gibi kendi milletlerinden yani dinî öğretilerine tabi olmayan kimselere de zulmederler. Tehditle kendi öğretilerine girmeye zorlarlar. Kabul etmeyenleri yurtlarından çıkarırlar. Sadece Kur'an demeyen ve kendini Muhammedî sanarak mezheplere tabi olan herkes müşriktir. Bu müşriklerin milleti de yani dinî öğretileri de aynıdır. Kendisine tabi olmayanları dövmek, hapsetmek. Namaz kılmayanı dövmek ve hapsetmek. Namaz kılıncaya kadar hapiste tutmak. Sözde dinlerinden çıkanları mürted ilan edip öldürmek.   

14. İbrahim Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

1792|14|44|وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

Latin Literal

44. Ve enzirin nâse yevme ye’tîhimul azâbu fe yekûlullezîne zalemû rabbenâ ahhırnâ ilâ ecelin karîbin nucib da’veteke ve nettebiır rusul(rusule), e ve lem tekûnû aksemtum min kablu mâ lekum min zevâl(zevâlin).

Türkçe Çeviri

Ve uyar insanları bir güne (ki) gelir onlara azap; öyle ki der zulmetmiş kimseler: "Rabbimiz4! Ötele bizleri yakın bir ecele kadar; cevap verelim çağrına/davetine senin; ve tabi olalım resûllere418"; ve hiç olmuyor muydunuz (ki) kasem ettiniz önceden? Yoktur sizlere hiçbir zeval990.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enziri ve uyar وَأَنْذِرِ نذر
2 n-nase insanları النَّاسَ نوس
3 yevme bir güne (ki) يَوْمَ يوم
4 ye'tihimu gelir onlara يَأْتِيهِمُ اتي
5 l-azabu azab الْعَذَابُ عذب
6 feyekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 ehhirna ötele bizleri أَخِّرْنَا اخر
11 ila kadar إِلَىٰ -
12 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
13 karibin bir yakın قَرِيبٍ قرب
14 nucib cevap verelim نُجِبْ جوب
15 dea'veteke çağrına/davetine senin دَعْوَتَكَ دعو
16 ve nettebii ve tabi olalım وَنَتَّبِعِ تبع
17 r-rusule resûllere الرُّسُلَ رسل
18 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
19 tekunu olmazmısınız mı تَكُونُوا كون
20 eksemtum kasem ettiniz أَقْسَمْتُمْ قسم
21 min مِنْ -
22 kablu önceden قَبْلُ قبل
23 ma yoktur مَا -
24 lekum sizlere لَكُمْ -
25 min hiçbir مِنْ -
26 zevalin zeval زَوَالٍ زول

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Zeval

Kavram 990

990Son, bitiş, yok oluş, tükenme, kaybolma, ortadan kalkma, sona erme, kesilme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1795|14|47|فَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِۦ رُسُلَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

Latin Literal

47. Fe lâ tahsebennallâhe muhlife va’dihî rusuleh(rusulehu), innallâhe azîzun zuntikâm(zuntikâmin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sakın düşünme* (ki) Allah bir muhaliftir** resûllerine418 (olan) vaadine***; doğrusu Allah bir Azîz’dir37; Zuntikâm'dır390.

Notlar

Not 1

*Hesap etme, hesaplama.**Muhalif olan, ihlal eden, zıtlaşan, karşıt olan.***Kendilerine zulmetmiş kimselerin meskenlerini resûllerine mesken eder (14:47).

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Zuntikâm

Kavram 390

390İntikam sahibi, öç sahibi.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

15. Hicr Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1811|15|11|وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Latin Literal

11. Ve mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

Türkçe Çeviri

Ve gelir değildir onlara* hiçbir resûl418 dışında (ki) oldular onunla** alay ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
3 min hiçbir مِنْ -
4 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 kanu oldular كَانُوا كون
7 bihi onunla بِهِ -
8 yestehziune alay ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1

*Kendilerine resûl gönderilen şiya'lar.**Resûlle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

15. Hicr Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

1857|15|57|قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

Latin Literal

57. Kâle fe mâ hatbukum eyyuhel murselûn(murselûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Öyle ki nedir hitabınız** ey gönderilmiş resûller418?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fema öyle ki nedir فَمَا -
3 hatbukum hitabınız/hutbeniz خَطْبُكُمْ خطب
4 eyyuha ey أَيُّهَا -
5 l-murselune gönderilmiş resûller الْمُرْسَلُونَ رسل

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Söyleviniz, sözle yönelmeniz, meseleyle ilgilenmeniz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

15. Hicr Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1861|15|61|فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

Latin Literal

61. Fe lemmâ câe âle lûtınil murselûn(murselûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman geldiler Lût ailesine gönderilmiş resûller418.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

15. Hicr Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

1880|15|80|وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

80. Ve le kad kezzebe ashâbul hıcril murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun yalanladı Hicr1009 ashâbı gönderilmiş resûlleri418*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
3 eshabu ashâbı أَصْحَابُ صحب
4 l-hicri Hicr الْحِجْرِ حجر
5 l-murseline gönderilmiş resûlleri الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Kelimenin çoğul gelmesi en az 3 veya daha fazla resûlün gönderildiğini işaret eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Hicr ashâbı.

Kavram 1009

1009Hicr sınırlandırılmış, korunmuş, yasaklanmış, dokunulması engellenmiş yer/bölge demektir. Hücre de aynı kökten gelir. Bir duvarla sınırlandırılmış odacıklar gibi düşünülebilir. Dağları oyup içlerine odalar yapan insanlar grubu olabilir.

16. Nahl Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

1934|16|35|وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

35. Ve kâlellezîne eşrekû lev şâallâhu mâ abednâ min dûnihî min şey’in nahnu ve lâ âbâunâ ve lâ harremnâ min dûnihi min şey’(şey’in), kezâlike fe alellezîne min kablihim, fe hel aler rusuli illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve dedi şirk71 koşmuş kimseler: "Şayet dileseydi Allah kulluk46 etmiş değildik O'ndan* başka hiçbir şeye; bizler ve ne de babalarımız/atalarımız; ve haram etmezdik O’nun** astından hiçbir şeyi"; işte böyledir; faaliyet etti onlardan önceki kimseler (de); öyle ki değil mi ki resûllere418 karşıdır ancak apaçık belagat515?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 eşraku şirk koştular أَشْرَكُوا شرك
4 lev şayet لَوْ -
5 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
6 llahu Allah اللَّهُ -
7 ma değildik مَا -
8 abedna kulluk eder عَبَدْنَا عبد
9 min مِنْ -
10 dunihi O'ndan başka دُونِهِ دون
11 min hiçbir مِنْ -
12 şey'in bir şeye شَيْءٍ شيا
13 nehnu bizler نَحْنُ -
14 ve la ve ne de وَلَا -
15 aba'una atalarımız ابَاؤُنَا ابو
16 ve la ve وَلَا -
17 harramna haram etmezdik حَرَّمْنَا حرم
18 min مِنْ -
19 dunihi O’un astından دُونِهِ دون
20 min hiçbir مِنْ -
21 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
22 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
23 feale faaliyet etti فَعَلَ فعل
24 ellezine kimseler الَّذِينَ -
25 min مِنْ -
26 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
27 fehel öyle ki midir فَهَلْ -
28 ala karşı عَلَى -
29 r-rusuli resûllere الرُّسُلِ رسل
30 illa dışında إِلَّا -
31 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
32 l-mubinu apaçık الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1

*Allah'tan.**Allah'ın. Yüce Allah'ın kutsal kitaplarının astından kitaplara tabi olarak bazı şeyleri haram kılmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

16. Nahl Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1935|16|36|وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Latin Literal

36. Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun* gönderdik** her bir ümmete305 bir resûl418 ki kulluk46 edin Allah'a ve kaçının tâğût442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet128 hakikatlaştı***; öyle ki dolaşın**** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların196 akıbeti892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 fi فِي -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
6 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
7 eni ki أَنِ -
8 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
9 llahe Allah'a اللَّهَ -
10 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
11 t-tagute tâğût (-tan) الطَّاغُوتَ طغي
12 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
13 men kimini مَنْ -
14 heda doğru yola kılavuzladı هَدَى هدي
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
17 men kimine مَنْ -
18 hakkat hakikatleşti حَقَّتْ حقق
19 aleyhi üzerlerine عَلَيْهِ -
20 d-delaletu dalalet الضَّلَالَةُ ضلل
21 fesiru öyle ki dolaşın فَسِيرُوا سير
22 fi فِي -
23 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
24 fenzuru ve bakın فَانْظُرُوا نظر
25 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
26 kane olmuş كَانَ كون
27 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
28 l-mukezzibine yalanlayanların الْمُكَذِّبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Rabbimizin ekstradan vurgulaması asla ama asla aksinin olamayacağını bildirmek içindir. **Her bir ümmete kendi içlerinden, onların dilini konuşan resûller gönderilir. Nebi ve resûl kavramları doğru anlaşılmalıdır. Nebiler kutsal kitapları getirirler. Son nebi de Muhammed'tir. Ancak resûller gelmeye devam eder. Kıyamete kadar da gelecektir. Rabbimin insanları doğru yola kılavuzlamak istediğini ve bu nedenle resûlleri göndermeyi murad ettiğini anlarız. ***Hakikat/gerçek tecelli etti.****Arkeolojik kazılar yapın.    

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 196

196Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Tûğyân, tâğût

Kavram 442

442Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

16. Nahl Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

2012|16|113|وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

113. Ve lekad câehum resûlun minhum fe kezzebûhu fe ehazehumul azâbu ve hum zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun geldi onlara bir resûl418 kendilerinden*; öyle ki yalanladılar onu**; öyle ki tuttu onları azap; ve onlar zalimlerdi257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar فَكَذَّبُوهُ كذب
6 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
7 l-azabu azap الْعَذَابُ عذب
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 zalimune zalimlerdi ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kendileri gibi aynı kentte yaşayan, aynı dili konuşan.**Resûlü.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

2042|17|15|مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا

Latin Literal

15. Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Kim doğru yola kılavuzlandı; öyle ki ancak doğru yola kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalete128 düştü öyle ki ancak dalalete128 düşer aleyhine onun*; ve yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve olmuş değiliz azap edenler** ta ki göndeririz bir resûl418.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 meni kim مَنِ -
2 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي
3 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
4 yehtedi doğru yola kılavuzlanır يَهْتَدِي هدي
5 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
8 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
9 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
10 aleyha aleyhine onun (nefsin) عَلَيْهَا -
11 ve la ve وَلَا -
12 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
13 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
14 vizra yükünü وِزْرَ وزر
15 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
16 ve ma ve değiliz وَمَا -
17 kunna olduk كُنَّا كون
18 muazzibine azap edenler مُعَذِّبِينَ عذب
19 hatta ta ki حَتَّىٰ -
20 neb'ase göndeririz نَبْعَثَ بعث
21 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Nefsin.**Kendilerini uyaran, müjdeleyen bir resûl gelmeyen toplumlara azap yoktur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2104|17|77|سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلًا

Latin Literal

77. Sunnete men kad erselnâ kableke min rusulinâ ve lâ tecidu li sunnetinâ tahvîlâ(tahvîlen).

Türkçe Çeviri

Sünnettir707 kimseye (ki) muhakkak gönderdik senden* önce resûllerimizden418; ve bulamazsın sünnetimizde707 bir hallenme**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sunnete sünnettir سُنَّةَ سنن
2 men kimseye (ki) مَنْ -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
5 kableke senden önce قَبْلَكَ قبل
6 min مِنْ -
7 rusulina resûllerimizden رُسُلِنَا رسل
8 ve la ve وَلَا -
9 tecidu bulamazsın تَجِدُ وجد
10 lisunnetina sünnetimizde لِسُنَّتِنَا سنن
11 tehvilen bir hallenme تَحْوِيلًا حول

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Durumunu değiştirip yeni bir duruma girmek, değişmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Sünnet

Kavram 707

707Kanun, uygulama, yöntem, metot.

17. İsrâ Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

2120|17|93|أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا

Latin Literal

93. Ev yekûne leke beytun min zuhrufin ev terkâ fîs semâ(semâi), ve len nu’mine li rukıyyike hattâ tunezzile aleynâ kitâben nakreuh(nakreuhu), kul subhâne rabbî hel kuntu illâ beşeren resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

"Ya da olur sana altından bir ev; ya da yükselirsin gökte; ve asla iman47 etmeyiz yükselmene senin ta ki indirirsin üzerimize bir kitap (ki) ikra815 ederiz onu*"; de ki: "Subhân’dır7 Rabbim4; oldum mu bir beşer432 resûl418 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 yekune olur يَكُونَ كون
3 leke sana لَكَ -
4 beytun bir ev بَيْتٌ بيت
5 min مِنْ -
6 zuhrufin altından زُخْرُفٍ زخرف
7 ev ya da أَوْ -
8 terka yükselirsin تَرْقَىٰ رقي
9 fi فِي -
10 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
11 velen ve asla وَلَنْ -
12 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
13 lirukiyyike yükselmene senin لِرُقِيِّكَ رقي
14 hatta ta ki حَتَّىٰ -
15 tunezzile indirirsin تُنَزِّلَ نزل
16 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
17 kitaben bir kitap كِتَابًا كتب
18 nekra'uhu ikra ederiz onu نَقْرَؤُهُ قرا
19 kul de ki قُلْ قول
20 subhane Subhân’dır سُبْحَانَ سبح
21 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
22 hel هَلْ -
23 kuntu oldum mu كُنْتُ كون
24 illa dışında إِلَّا -
25 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
26 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Kitabı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Subhân

Kavram 7

7Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

İkra, ikra

Kavram 815

815Oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret.

17. İsrâ Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

2121|17|94|وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا

Latin Literal

94. Ve mâ menean nâse en yu’minû iz câe humul hudâ illâ en kâlû e beasallâhu beşeren resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Ve mani olmuş* değildir insanlara ki iman47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz192; ancak** ki dediler: "Allah bir beşer432 resûl418 mü gönderdi?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 menea mani olmuş مَنَعَ منع
3 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
4 en ki أَنْ -
5 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُوا امن
6 iz إِذْ -
7 ca'ehumu geldiği zaman onlara جَاءَهُمُ جيا
8 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
9 illa dışında إِلَّا -
10 en ki أَنْ -
11 kalu dediler قَالُوا قول
12 ebease gönderdi mi أَبَعَثَ بعث
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
15 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Engel olmuş.**İnsan bir resûlü/elçiyi kabul etmek istememeleri doğru yola kılavuzlanmalarına mani olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

17. İsrâ Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

2122|17|95|قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا

Latin Literal

95. Kul lev kâne fîl ardı melâiketun yemşûne mutmainnîne le nezzelnâ aleyhim mines semâi meleken resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet olsaydı yerde* melekler48 (ki) yürürler mutmainler377 (olarak); mutlak gönderirdik onlara** gökten180 bir melek48 resûl418.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 lev şayet لَوْ -
3 kane olsaydı كَانَ كون
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 melaiketun melekler مَلَائِكَةٌ ملك
7 yemşune yürürler يَمْشُونَ مشي
8 mutmeinnine mutmainler (olarak) مُطْمَئِنِّينَ طمن
9 lenezzelna mutlak gönderirdik لَنَزَّلْنَا نزل
10 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
11 mine مِنَ -
12 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
13 meleken bir melek مَلَكًا ملك
14 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Yeryüzünde.**Meleklere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Mutmain

Kavram 377

377Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

18. Kehf Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

2194|18|56|وَمَا نُرْسِلُ ٱلْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَيُجَٰدِلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ وَٱتَّخَذُوٓا۟ ءَايَٰتِى وَمَآ أُنذِرُوا۟ هُزُوًا

Latin Literal

56. Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), ve yucâdilullezîne keferû bil bâtılı li yudhıdû bihil hakka vettehazû âyâtî ve mâ unzirû huzuvâ(huzuven).

Türkçe Çeviri

Ve gönderir değiliz gönderilen resûlleri418 dışında müjdeleyenler ve uyaranlar; ve mücadele ederler* kimselere (ki) kâfirlik25 ettiler batılla199 gidermek için onunla* hakkı/gerçeği; ve tuttular ayetlerimi454 ve uyarıldıklarını bir istihza361.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 nursilu gönderir نُرْسِلُ رسل
3 l-murseline gönderilen resûlleri الْمُرْسَلِينَ رسل
4 illa dışında إِلَّا -
5 mubeşşirine müjdeleyenler مُبَشِّرِينَ بشر
6 ve munzirine ve uyaranlar وَمُنْذِرِينَ نذر
7 ve yucadilu ve mücadele ederler وَيُجَادِلُ جدل
8 ellezine kimselere الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
10 bil-batili batılla بِالْبَاطِلِ بطل
11 liyudhidu boşa çıkarmak için لِيُدْحِضُوا دحض
12 bihi onunla بِهِ -
13 l-hakka hakkı الْحَقَّ حقق
14 vettehazu ve tuttular وَاتَّخَذُوا اخذ
15 ayati ayetlerimi ايَاتِي ايي
16 ve ma ve وَمَا -
17 unziru uyarıldıklarını أُنْذِرُوا نذر
18 huzuven bir istihza هُزُوًا هزا

Notlar

Not 1

*Resûller.**Batılla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Batıl

Kavram 199

199Gerçek olmayan, geçersiz, temelsiz, asılsız.

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

18. Kehf Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

2244|18|106|ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا۟ وَٱتَّخَذُوٓا۟ ءَايَٰتِى وَرُسُلِى هُزُوًا

Latin Literal

106. Zâlike cezâuhum cehennemu bimâ keferû vettehazû âyâtî ve rusulî huzuvâ(huzuven).

Türkçe Çeviri

İşte budur; cezası onların cehennemdir (ki) kâfirlik etmeleriyledir ve tutmalarıyladır ayetlerimi ve resûllerimi418 bir istihza361.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ceza'uhum cezası onların جَزَاؤُهُمْ جزي
3 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
4 bima بِمَا -
5 keferu kâfirlik etmeleriyledir كَفَرُوا كفر
6 vettehazu ve tutmalarıyladır وَاتَّخَذُوا اخذ
7 ayati ayetlerimi ايَاتِي ايي
8 ve rusuli ve resûllerimi وَرُسُلِي رسل
9 huzuven bir istihza هُزُوًا هزا

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

19. Meryem Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

2267|19|19|قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا

Latin Literal

19. Kâle innemâ ene resûlu rabbiki li ehebe leki gulâmen zekiyyâ(zekiyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ancak ki ben bir resûlüm418 (senin) Rabbinin4; bahşetmem içindir sana saf bir gılmân412."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 rasulu bir resûl رَسُولُ رسل
5 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
6 liehebe bahşetmem için لِأَهَبَ وهب
7 leki sana لَكِ -
8 gulamen bir gılmân غُلَامًا غلم
9 zekiyyen bir saf زَكِيًّا زكو

Notlar

Not 1

*Melek resûl/elçi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gılmân

Kavram 412

412Delikanlı. Oğlan.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

19. Meryem Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

2299|19|51|وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

Latin Literal

51. Vezkur fîl kitâbi mûsâ, innehu kâne muhlesan ve kâne resûlen nebiyyâ(nebiyyen).

Türkçe Çeviri

Ve zikret78 kitapta* Mûsâ’yı; doğrusu o* oldu bir muhlis309 ve oldu bir resûl418; bir nebi132.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 fi فِي -
3 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
4 musa Mûsâ’yı مُوسَىٰ -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 muhlesen bir muhlis مُخْلَصًا خلص
8 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
9 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
10 nebiyyen bir nebi نَبِيًّا نبا

Notlar

Not 1

*Kur'ân'da.**Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Muhlis

Kavram 309

309Halis, saf, katıksız olmuşlar.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Latin Literal

47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza192."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İsrâîloğulları

Kavram 197

197İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı). 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Selâm

Kavram 748

748Esenlik ve güven durumu.  Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 134

Arapça Metin (Harekeli)

2480|20|134|وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ

Latin Literal

134. Ve lev ennâ ehleknâhum bi azâbin min kablihî le kâlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike min kabli en nezille ve nahzâ.

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki biz helak etseydik onları bir azapla ondan önce; mutlak derlerdi: "Rabbimiz4! Oysa gönderseydin bizlere bir resûl418; öyle ki tabi olurduk ayetlerine454 (senin) önceden ki (olmadan) zillete452 düşeriz ve hizyete1118 düşeriz"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 enna ki biz أَنَّا -
3 ehleknahum helak etseydik onları أَهْلَكْنَاهُمْ هلك
4 biazabin bir azapla بِعَذَابٍ عذب
5 min مِنْ -
6 kablihi ondan önce قَبْلِهِ قبل
7 lekalu mutlak derlerdi لَقَالُوا قول
8 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
9 levla oysa لَوْلَا -
10 erselte gönderseydin أَرْسَلْتَ رسل
11 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
12 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
13 fenettebia öyle ki tabi olur (-duk) فَنَتَّبِعَ تبع
14 ayatike ayetlerine (senin) ايَاتِكَ ايي
15 min مِنْ -
16 kabli önceden قَبْلِ قبل
17 en ki (olmadan) أَنْ -
18 nezille zillete düşeriz نَذِلَّ ذلل
19 ve nehza ve hizyete düşeriz وَنَخْزَىٰ خزي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Zillet

Kavram 452

452Alçaklık, aşağılık, hor görülmek.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Hizyet

Kavram 1118

1118Rezillik, aşağılanma, rüsvalık, yüz karası.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2506|21|25|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِىٓ إِلَيْهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدُونِ

Latin Literal

25. Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin illâ nûhî ileyhi ennehu lâ ilâhe illâ ene fa’budûn(fa’budûni).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden* önce hiçbir resûl418 ancak ki vahy603 ettik ona** ki O’dur***; "Yoktur ilâh74 benim dışımda; öyle ki kulluk46 edin bana."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 min hiçbir مِنْ -
6 rasulin resul رَسُولٍ رسل
7 illa ancak ki إِلَّا -
8 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
9 ileyhi ona إِلَيْهِ -
10 ennehu ki O’dur أَنَّهُ -
11 la yoktur لَا -
12 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
13 illa dışımda إِلَّا -
14 ena benim أَنَا -
15 fea'buduni öyle ki kulluk edin bana فَاعْبُدُونِ عبد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Resûle.***Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

2522|21|41|وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُوا۟ مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Latin Literal

41. Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe hâka billezîne sehırû minhum mâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun istihza361 edildi resûllerle418 senden* önce; öyle ki kuşattı alay etmiş kimseleri onlardan kendisiyle istihza361 eder oldukları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekadi ve ant olsun وَلَقَدِ -
2 stuhzie istihza edildi اسْتُهْزِئَ هزا
3 birusulin resûllerle بِرُسُلٍ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 fehaka öyle ki kuşattı فَحَاقَ حيق
7 biellezine kimseleri بِالَّذِينَ -
8 sehiru alay etmiş سَخِرُوا سخر
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ma مَا -
11 kanu oldukları كَانُوا كون
12 bihi kendisiyle بِهِ -
13 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

22. Hac Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

2645|22|52|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِىٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلْقَى ٱلشَّيْطَٰنُ فِىٓ أُمْنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ ثُمَّ يُحْكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Latin Literal

52. Ve mâ erselnâ min kablike min resûlin ve lâ nebiyyin illâ izâ temennâ elkaş şeytânu fî umniyyetih(umniyyetihî), fe yensehullâhu mâ yulkış şeytânu summe yuhkimullâhu âyâtih(âyâtihî), vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden* önce hiçbir resûl418 ve ne de bir nebi132; dışındadır (ki) temenni** ettiği zaman atar*** şeytân29 temennisine** onun****; öyle ki siler***** Allah şeytânın29 attığını; sonra hükmünü koyar****** Allah ayetlerinin ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 min hiçbir مِنْ -
6 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
7 ve la ve ne de وَلَا -
8 nebiyyin nebi نَبِيٍّ نبا
9 illa dışındadır إِلَّا -
10 iza zaman إِذَا -
11 temenna temenni ettiği تَمَنَّىٰ مني
12 elka atar أَلْقَى لقي
13 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
14 fi فِي -
15 umniyyetihi temennisine onun أُمْنِيَّتِهِ مني
16 feyensehu öyle ki siler فَيَنْسَخُ نسخ
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 ma مَا -
19 yulki attığını يُلْقِي لقي
20 ş-şeytanu şeytânın الشَّيْطَانُ شطن
21 summe sonra ثُمَّ -
22 yuhkimu hükmünü koyar يُحْكِمُ حكم
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 ayatihi ayetlerinin ايَاتِهِ ايي
25 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
26 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
27 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Umma, gönülden geçirme, beklentiye girme.***Vesvese verir. Nebi ve resûllerin temennisinin içinde şeytâna ait temenniler de olur. Şeytân resûl ve nebilere Allah'tan gelecek olan ayetler konusunda farklı beklentiler içine sokar.****Resûlün ve nebinin.*****Giderir, ortadan kaldırır.******Yüce Allah sadece kendi ayetlerinin hükmünü bırakır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

22. Hac Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

2668|22|75|ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

Latin Literal

75. Allâhu yastafî minel melâiketi rusulen ve minen nâs(nâsi), innallâhe semîun basîr(basîrun).

Türkçe Çeviri

Allah saflaştırır409 meleklerden resûller418 ve insanlardan; doğrusu Allah bir Semî’dir41; bir Basîr’dir513.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 yestafi saflaştırır يَصْطَفِي صفو
3 mine مِنَ -
4 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
5 rusulen resûller رُسُلًا رسل
6 ve mine ve وَمِنَ -
7 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
11 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Semî

Kavram 41

41İşiten.

Saflaştırma.

Kavram 409

409Katıksız, saf, halis hale getirme. Hanif yani tek tanrıcı hale gelmek. Yüce Allah'ın katıksız tek tanrıcı dini olan İslam'a tabi olmak. 2:132 ayetinde "Allah saflaştırdı sizlere dini" buyrulmuştur.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Basîr

Kavram 513

513Gören.

22. Hac Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

2671|22|78|وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

Latin Literal

78. Ve câhidû fillâhi hakka cihâdih(cihâdihî), huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fid dîni min harac(haracin), millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmakumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alen nâs(nâsi), fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâh(billâhi), huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).

Türkçe Çeviri

Ve mücadele edin Allah'ta*, gerçek/hak mücadelesi (-yle) O'nun**; O*** (ki) seçti sizleri; ve yapmış değildir üzerinize dinde122 hiçbir güçlük/zorluk; babanız İbrâhîm'in inanç öğretisidir; O*** (ki) önceden isimlendirdi sizleri müslim45 (olarak); ve bunda, olması içindir resûlün418 üzerinize bir tanık/bir şahit; ve olmanız içindir sizlerin tanıklar/şahitler insanlar üzerine; öyleyse ikame572 edin salâtı5 ve verin zekâtı10; ve sarılın Allah'a; O'dur*** mevlânız68; öyle ki bir muhteşem Mevlâ'dır68; ve bir muhteşem Nasîr'dir69.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>22:78.&nbsp;Allah yolunda gerektiği gibi cihad<sup>1</sup>&nbsp;edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim’in milleti<sup>2</sup>. O, daha önce de şimdi de sizi Müslümanlar olarak isimlendirdi. Resûl, size tanık olsun, siz de diğer insanlara. Öyleyse salâtı ikame edin, zekâtı yapın<sup>3</sup>&nbsp;ve Allah’a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır<sup>4</sup>. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.1-&nbsp;Gayret gösterin, çaba harcayın; bütün gücünüzle çalışın.&nbsp;2-&nbsp;Yolu, sünneti, inanç sistemi, yaşam biçimi.&nbsp;3-&nbsp;Bkz:&nbsp;22:41’in dipnotu.&nbsp;4-&nbsp;Kendisine dayanılan, gözetici, destekleyici, koruyan, sırdaş, yönetici demektir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.&nbsp;“El-Mevlâ”, Allah’ın sıfatlarındandır.22:78.&nbsp;And struggle/do (your) utmost His deserved/true struggle , He chose/purified you, and He did not make/put on you in the religion from strain/hardship , your father Abraham’s religion/faith, He named/identified you the Moslems/submitters/surrenderers from before, and in this the Messenger to be a witness/present on you, and you be witnessing/testifying/witnesses/testifiers on the people, so stand/keep up the prayers, and give/bring the charity/ purification , and hold fast/take shelter with/by God, He is your master/ally , so blessed/praised (is) the master/ally , and blessed/praised (is) the victorior/savior .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cahidu ve mücadele edin وَجَاهِدُوا جهد
2 fi uğrunda فِي -
3 llahi Allah اللَّهِ -
4 hakka gerçek/hak حَقَّ حقق
5 cihadihi mücadelesi (-yle) onun جِهَادِهِ جهد
6 huve O هُوَ -
7 ctebakum seçti sizi اجْتَبَاكُمْ جبي
8 ve ma ve değildir وَمَا -
9 ceale yapmış جَعَلَ جعل
10 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
11 fi فِي -
12 d-dini dinde الدِّينِ دين
13 min hiç bir مِنْ -
14 haracin güçlük/zorluk حَرَجٍ حرج
15 millete inanç öğretisi مِلَّةَ ملل
16 ebikum babanız أَبِيكُمْ ابو
17 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
18 huve O هُوَ -
19 semmakumu isimlendirdi sizi سَمَّاكُمُ سمو
20 l-muslimine Müslümanlar الْمُسْلِمِينَ سلم
21 min مِنْ -
22 kablu önceden قَبْلُ قبل
23 ve fi ve وَفِي -
24 haza bunda هَٰذَا -
25 liyekune olması için لِيَكُونَ كون
26 r-rasulu resûlün/elçinin الرَّسُولُ رسل
27 şehiden şahid/tanık شَهِيدًا شهد
28 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
29 ve tekunu ve olmanız için sizin وَتَكُونُوا كون
30 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
31 ala üzerine عَلَى -
32 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
33 feekimu öyle ki dikin/ayağa kaldırın فَأَقِيمُوا قوم
34 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
35 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
36 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
37 vea'tesimu ve sarılın وَاعْتَصِمُوا عصم
38 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
39 huve O'dur هُوَ -
40 mevlakum mevlânız/sahibiniz مَوْلَاكُمْ ولي
41 fenia'me öyle ki bir muhteşem فَنِعْمَ نعم
42 l-mevla mevlâ/sahip الْمَوْلَىٰ ولي
43 ve nia'me ve bir muhteşem وَنِعْمَ نعم
44 n-nesiru yardımcı النَّصِيرُ نصر

Notlar

Not 1

*Fi edatı içinde demektir. Allah'ın içinde mücadele edin. Evren/evrenler, arş (hiperuzay) Yüce Allah'ın bizzat içindedir. Denizdeki balığın deniz hakkında bir ilimle mücadele etmesi gibi. Deniz hakkında doğruları söylemesi gibi. **Allah'ın.***Allah.****Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

Mevlâ

Kavram 68

68Sahip

Nasîr

Kavram 69

69Yardımcı, destekçi, arka çıkan, imdada koşan.

Din

Kavram 122

122Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

2703|23|32|فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

Latin Literal

32. Fe erselnâ fîhim resûlen minhum eni’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruh(gayruhu), e fe lâ tettekûn(tettekûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki gönderdik onlarda* bir resûl418 onlardan** ki "kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'nun*** başkası" (diye); öyle ki takvalı21 olmaz mısınız?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe erselna öyle ki gönderdik فَأَرْسَلْنَا رسل
2 fihim onlarda فِيهِمْ -
3 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 eni ki أَنِ -
6 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
7 llahe Allah'a اللَّهَ -
8 ma yoktur مَا -
9 lekum sizlere لَكُمْ -
10 min hiçbir مِنْ -
11 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
12 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
13 efela öyle ki أَفَلَا -
14 tettekune takvalı olmaz mısınız تَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Fi edatı içinde demektir. Nûh'un sahip olduğu J-L858 haplogrup dalı ve İbrahim'in sahip olduğu J-Z640 yan dalıyla ilerleyen erkek soyunun içinde. **Kendilerinden.***Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2715|23|44|ثُمَّ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا تَتْرَا كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةً رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُ فَأَتْبَعْنَا بَعْضَهُم بَعْضًا وَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ فَبُعْدًا لِّقَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

44. Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Sonra gönderdik resûllerimizi418 peş peşe; her bir geleni bir ümmete305 kendi resûlü418 (olarak) (ki) yalanladılar onu*; öyle ki tabi ettik onların bir kısmını** bir kısma; ve yaptık onları hadisler***; öyle ki bir uzaklıktır**** bir kavme/topluma (ki) iman47 etmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulena resûllerimizi رُسُلَنَا رسل
4 tetra peş peşe تَتْرَىٰ وتر
5 kulle her bir كُلَّ كلل
6 ma مَا -
7 ca'e geleni جَاءَ جيا
8 ummeten bir ümmete أُمَّةً امم
9 rasuluha kendi resûlü رَسُولُهَا رسل
10 kezzebuhu yalanladılar onu كَذَّبُوهُ كذب
11 feetbea'na öyle ki tabi ettik فَأَتْبَعْنَا تبع
12 bea'dehum kısmını onların بَعْضَهُمْ بعض
13 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
14 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
15 ehadise hadisler أَحَادِيثَ حدث
16 febua'den öyle ki bir uzaklıktır فَبُعْدًا بعد
17 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
18 la لَا -
19 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Kendi resûllerini.**Onlardan bir kısım başka bir kısma tabi olur. ***Sonraki nesiller onlar hakkında söylentiler söylediler. ****Zalimler kavmi Allah'ın rahmetinden uzak tutuldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

2722|23|51|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُوا۟ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعْمَلُوا۟ صَٰلِحًا إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Latin Literal

51. Yâ eyyuher rusulu kulû minet tayyibâti va’melû sâlihâ(sâlihan), innî bimâ ta’melûne alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ey resûller418! Yiyin iyilerden; ve yapın bir sâlih777; doğrusu ben yaptıklarınıza bir Alîm’im8.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

2740|23|69|أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا۟ رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ

Latin Literal

69. Em lem ya’rifû resûlehum fe hum lehu munkirûn(munkirûne).

Türkçe Çeviri

Ya da hiç arif olmazlar* mı resûllerine418; öyle ki onlar onu** inkar edenlerdir***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yea'rifu arif olmazlar mı يَعْرِفُوا عرف
4 rasulehum resûllerine رَسُولَهُمْ رسل
5 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
6 lehu onu لَهُ -
7 munkirune inkar edenlerdir مُنْكِرُونَ نكر

Notlar

Not 1

*Tanımazlar mı?**Resûlü.***İçlerinden çıkan resûlün apaçık delillerini tanımlarına rağmen inkar etmeyi seçerler. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

24. Nûr Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2836|24|47|وَيَقُولُونَ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنْهُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَمَآ أُو۟لَٰٓئِكَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

47. Ve yekûlûne âmennâ billâhi ve bir resûli ve ata’nâ summe yetevellâ ferîkun minhum min ba’di zâlik(zâlike) ve mâ ulâike bil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "İman47 ettik Allah'a ve resûle418; ve itaat76 ettik"; sonra tevellâ1206 eder onlardan bir fırka* bunun ardından; ve değildir bunlar müminler27.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
4 ve bil-rasuli ve resûle وَبِالرَّسُولِ رسل
5 ve etaa'na ve itaat ettik وَأَطَعْنَا طوع
6 summe sonra ثُمَّ -
7 yetevella tevellâ eder يَتَوَلَّىٰ ولي
8 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 min مِنْ -
11 bea'di ardından بَعْدِ بعد
12 zalike bunun ذَٰلِكَ -
13 ve ma ve değildir وَمَا -
14 ulaike bunlar أُولَٰئِكَ -
15 bil-mu'minine müminler بِالْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Grup.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Tevellâ

Kavram 1206

1206Salla kavramının tam tersi. Türkçeye sallamamak olarak çevrilebilir. İlgisiz kalmak, sırt çevirmek, yüzünü dönmek, umursamamak.

24. Nûr Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2837|24|48|وَإِذَا دُعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم مُّعْرِضُونَ

Latin Literal

48. Ve izâ duû ilallâhi ve resûlihî li yahkume beynehum izâ ferîkun minhum mu’ridûn(mu’ridûne).

Türkçe Çeviri

Ve davet edildikleri zaman Allah'a doğru ve resûlüne418; hükmetmesi* için aralarında; (o) zaman bir fırka** onlardan yüz çevirenlerdir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 duu davet edildikleri zaman دُعُوا دعو
3 ila doğru إِلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
6 liyehkume hükmetmesi için لِيَحْكُمَ حكم
7 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
8 iza o zaman إِذَا -
9 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'la hükmetmek. Ayetlerin hükmünü tecelli ettirmek.**Grup.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

24. Nûr Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2839|24|50|أَفِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَمِ ٱرْتَابُوٓا۟ أَمْ يَخَافُونَ أَن يَحِيفَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۥ بَلْ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Latin Literal

50. E fî kulûbihim maradun emirtâbû em yehâfûne en yehîfallâhu aleyhim ve resûluh(resûluhu), bel ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Kalplerinde mi bir maraz175; yoksa şüphe mi ettiler; ya da korkarlar ki hayf 1208eder Allah üzerlerine ve resûlü418 O’nun*? Evet! İşte bunlar; onlardır zalimler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efi mi أَفِي -
2 kulubihim kalplerinde قُلُوبِهِمْ قلب
3 meradun bir maraz مَرَضٌ مرض
4 emi yoksa أَمِ -
5 rtabu şüphe mi ettiler ارْتَابُوا ريب
6 em ya da أَمْ -
7 yehafune korkarlar يَخَافُونَ خوف
8 en ki أَنْ -
9 yehife hayf eder يَحِيفَ حيف
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 ve rasuluhu ve resûlü O’nun وَرَسُولُهُ رسل
13 bel vet بَلْ -
14 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
15 humu onlar هُمُ -
16 z-zalimune zalimlerdir الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Hayf etmek.

Kavram 1208

1208Haksızlık etmek, hak yemek, zarar vermek, hakkını kısmak, sınırı aşmak, adaletten sapmak; bir tarafa kaymak, adil davranmamak, birinin hakkına tecavüz etmek

24. Nûr Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

2840|24|51|إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

51. İnnemâ kâne kavlel mu’minîne izâ duû ilallâhi ve resûlihî li yahkume beynehum en yekûlû semi’nâ ve ata’nâ ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki oldu müminlerin27 kavli* davet edildikleri** zaman Allah'a doğru ve resûlüne418 O’nun*** hükmetmesi için aralarında ki derler: "İşittik ve itaat ettik1225"; işte bunlar; onlardır muflih174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 kane oldu كَانَ كون
3 kavle kavli/sözü قَوْلَ قول
4 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
5 iza zaman إِذَا -
6 duu davet edildikleri دُعُوا دعو
7 ila doğru إِلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 ve rasulihi ve resûlüne O’nun وَرَسُولِهِ رسل
10 liyehkume hükmetmesi için لِيَحْكُمَ حكم
11 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
12 en ki أَنْ -
13 yekulu derler يَقُولُوا قول
14 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
15 ve etaa'na ve itaat ettik وَأَطَعْنَا طوع
16 ve ulaike işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
17 humu onlardır هُمُ -
18 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Sözü.**Çağrıldıkları.***Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İşittik ve itaat ettik

Kavram 1225

1225Müminlerin bir özelliği kendilerine söylenen sözü/kavli işitmeleridir, dinlemeleridir. Daha sonra sözün en güzeline uyarlar. Söz konusu Allah ve resûlü olunca zaten söz en güzel sözdür. Davet edilme ve çağrılma insan resûller tarafından yapılır ve  Yüce Allah'ın ve O'nun elçisi olan Cibrîl'in sözü olan Kur'ân'adır.

24. Nûr Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2843|24|54|قُلْ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا۟ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

54. Kul atîullâhe ve atîur resûl(resûle), fe in tevellev fe innemâ aleyhi mâ hummile ve aleykum mâ hummiltum, ve in tutîûhu tehtedû, ve mâ aler resûli illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

De ki: "İtaat edin Allah'a ve itaat edin resûle1209"; öyle ki eğer tevellâ1206 ederseniz öyle ki ancak ki üzerine onun*  yüklenildiğidir (onun); ve üzerinize sizin yüklenildiğinizdir; ve eğer itaat ederseniz ona** kılavuzlanırsınız; ve değildir resûl418 üzerine apaçık belagat515 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 etiu itaat edin أَطِيعُوا طوع
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
5 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
6 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
7 tevellev tevellâ ederseniz تَوَلَّوْا ولي
8 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
9 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
10 ma مَا -
11 hummile yüklenildiğidir حُمِّلَ حمل
12 ve aleykum ve üzerinize sizlerin وَعَلَيْكُمْ -
13 ma مَا -
14 hummiltum yüklenildiğinizdir حُمِّلْتُمْ حمل
15 ve in ve eğer وَإِنْ -
16 tutiuhu itaat ederseniz ona تُطِيعُوهُ طوع
17 tehtedu kılavuzlanırsınız تَهْتَدُوا هدي
18 ve ma ve değildir وَمَا -
19 ala üzerine عَلَى -
20 r-rasuli resûl الرَّسُولِ رسل
21 illa dışında إِلَّا -
22 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
23 l-mubinu apaçık الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1

*Resûlün.**Resûle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

Tevellâ

Kavram 1206

1206Salla kavramının tam tersi. Türkçeye sallamamak olarak çevrilebilir. İlgisiz kalmak, sırt çevirmek, yüzünü dönmek, umursamamak.

Allah'a ve resûlüne itaat etmek.

Kavram 1209

1209Yüce Allah ve resûllerinin arası asla ayrılamaz. Resûle/elçiye itaat etmek resûl aracılığıyla indirilen şerefli kutsal kitaplara itaat etmek demektir. Şu an için sadece Kur'ân'a itaat etmektir. Kur'ân=Resûl; Resûl=Kur'ân. Resûle itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. O durumda Allah ile resûlünün arası ayrılmış olur. Bir tarafta Yüce Allah'ın sünneti olan Kur'ân diğer tarafta resûlün sözde sünneti olan uyduruk hadisler.

24. Nûr Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

2851|24|62|إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُوا۟ مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمْرٍ جَامِعٍ لَّمْ يَذْهَبُوا۟ حَتَّىٰ يَسْتَـْٔذِنُوهُ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسْتَـْٔذِنُونَكَ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِذَا ٱسْتَـْٔذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَن لِّمَن شِئْتَ مِنْهُمْ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُمُ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Latin Literal

62. İnnelmel mu’minûnellezîne âmenû billâhi ve resûlihî ve izâ kânû meahu alâ emrin câmiın lem yezhebû hattâ yeste’zinûh(yeste’zinûhu), innellezîne yeste’zinûneke ulâikellezîne yu’minûne billâhi ve resûlih(resûlihi), fe izeste’zenûke li ba’dı şe’nihim fe’zen li men şi’te minhum vestağfir lehumullâh(lehumullâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ancak ki müminler27 kimselerdir (ki) iman47 ettiler Allah'a ve resûlüne418*; ve oldukları zaman onunla** beraber bir emir üzerine bir topluca; asla gitmezler ta ki izin sorarlar ona***; doğrusu kimseler (ki) izin sorarlar sana; işte bunlar kimselerdir (ki) iman47 ederler Allah'a ve resûlüne418; öyle ki izin sordukları zaman bir kısmı sana durumlarına****; öyle ki izin ver dilediğin kimseye onlardan; ve mağfiret319 dile onlara; Allah’a; doğrusu Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
3 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
4 amenu iman ettiler امَنُوا امن
5 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
6 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
7 ve iza ve zaman وَإِذَا -
8 kanu oldukları كَانُوا كون
9 meahu onunla beraber مَعَهُ -
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 emrin bir emir أَمْرٍ امر
12 camiin bir toplu جَامِعٍ جمع
13 lem asla لَمْ -
14 yezhebu gitmezler يَذْهَبُوا ذهب
15 hatta ta ki حَتَّىٰ -
16 yeste'zinuhu izin sorarlar ona يَسْتَأْذِنُوهُ اذن
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
19 yeste'zinuneke izin sorarlar sana يَسْتَأْذِنُونَكَ اذن
20 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
21 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
22 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
23 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
24 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
25 feiza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
26 ste'zenuke izin sordukları sana اسْتَأْذَنُوكَ اذن
27 libea'di bir kısmı لِبَعْضِ بعض
28 şe'nihim işleri için شَأْنِهِمْ شان
29 fe'zen öyle ki izin ver فَأْذَنْ اذن
30 limen kimseye لِمَنْ -
31 şi'te dilediğin شِئْتَ شيا
32 minhum onlardan مِنْهُمْ -
33 vestegfir ve mağfiret dile وَاسْتَغْفِرْ غفر
34 lehumu onlara لَهُمُ -
35 llahe Allah’a اللَّهَ -
36 inne doğrusu إِنَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
39 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Resûl Muhammed'le.***Resûl Muhammed'e.****İş, mesele.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

24. Nûr Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

2852|24|63|لَّا تَجْعَلُوا۟ دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَآءِ بَعْضِكُم بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

63. Lâ tec’alû duâer resûli beynekum ke duâi ba’dıkum ba’da(ba’den), kad ya’lemullâhullezîne yetesellelûne minkum livâzâ(livâzen), fel yahzerillezîne yuhâlifûne an emrihî en tusîbehum fitnetun ev yusîbehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Yapmayın resûlün418 davetini aranızda bir kısmınızdan bir kısma (olan) davet gibi; muhakkak bilir Allah kimseleri (ki) sıvışırlar sizlerden bir sığınmaya; öyle ki hazırlıklı olsunlar kimseler (ki) ihtilaf ederler emrinden onun* ki isabet eder** onlara bir fitne610 ya da isabet eder** onlara elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 tec'alu yapmayın تَجْعَلُوا جعل
3 duaa'e davetini دُعَاءَ دعو
4 r-rasuli resûlün الرَّسُولِ رسل
5 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
6 keduaa'i daveti gibi كَدُعَاءِ دعو
7 bea'dikum bir kısmınızdan بَعْضِكُمْ بعض
8 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
9 kad muhakkak قَدْ -
10 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
13 yetesellelune süzülürler/sıvışırlar يَتَسَلَّلُونَ سلل
14 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
15 livazen bir sığınmaya لِوَاذًا لوذ
16 felyehzeri öyle ki hazırlıklı olsunlar فَلْيَحْذَرِ حذر
17 ellezine kimseler الَّذِينَ -
18 yuhalifune ihtilaf ederler يُخَالِفُونَ خلف
19 an عَنْ -
20 emrihi emrinden onun أَمْرِهِ امر
21 en ki أَنْ -
22 tusibehum isabet eder onlara تُصِيبَهُمْ صوب
23 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
24 ev ya da أَوْ -
25 yusibehum isabet eder يُصِيبَهُمْ صوب
26 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
27 elimun elim/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Resûlün.**Fitne ya da azap mutlaka isabet edecektir. Fitne belki de onları düzeltir. Düzelmezlerse elim/acıklı bir azap isabet eder. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

25. Furkan Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

2860|25|7|وَقَالُوا۟ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأْكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشِى فِى ٱلْأَسْوَاقِ لَوْلَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا

Latin Literal

7. Ve kâlû mâli hâzer resûli ye’kulit taâme ve yemşî fîl esvâk(esvâkı), lev lâ unzile ileyhi melekun fe yekûne meahu nezîrâ(nezîren).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Ne içindir (ki) bu resûl418* yiyor yemek ve yürüyor esvâkta1215; şayet değil mi (ki) indirilmeliydi ona** bir melek48; öyle ki olsun onunla beraber bir nezîr1240."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 mali ne içindir (ki) مَالِ -
3 haza bu هَٰذَا -
4 r-rasuli resûl الرَّسُولِ رسل
5 ye'kulu yiyor يَأْكُلُ اكل
6 t-taaame yemek الطَّعَامَ طعم
7 ve yemşi ve yürüyor وَيَمْشِي مشي
8 fi فِي -
9 l-esvaki esvâkta الْأَسْوَاقِ سوق
10 levla şayet değil mi لَوْلَا -
11 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
12 ileyhi ona إِلَيْهِ -
13 melekun bir melek مَلَكٌ ملك
14 feyekune öyle ki olsun فَيَكُونَ كون
15 meahu onunla beraber مَعَهُ -
16 neziran bir uyarıcı نَذِيرًا نذر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.***Resûle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi)

Kavram 48

48Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Esvâk.

Kavram 1215

1215Çarşılar, pazarlar, insanların ve malların “sevk edildiği/toplandığı yerler”.

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

25. Furkan Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2880|25|27|وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا

Latin Literal

27. Ve yevme yeadduz zâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenîttehaztu mear resûli sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) ısırır zalim257 (iki) elini; der: “Ey keşke edinseydim resûlle418 beraber bir yol.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
2 yeaddu ısırır يَعَضُّ عضض
3 z-zalimu zalim الظَّالِمُ ظلم
4 ala عَلَىٰ -
5 yedeyhi iki elini يَدَيْهِ يدي
6 yekulu der يَقُولُ قول
7 ya leyteni ey keşke يَالَيْتَنِي -
8 ttehaztu edinseydim اتَّخَذْتُ اخذ
9 mea birlikte مَعَ -
10 r-rasuli resulle/elçiyle الرَّسُولِ رسل
11 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

25. Furkan Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2883|25|30|وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًا

Latin Literal

30. Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzel kur’âne mehcûrâ(mehcûran).

Türkçe Çeviri

Ve dedi* resûl418: “Ey Rabbim4! Doğrusu benim kavmim/toplumum** (ki) tuttular*** bu Kur'ân'ı bir mehcûr1221."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 r-rasulu resul/elçi الرَّسُولُ رسل
3 ya rabbi ey Rabbim! يَارَبِّ ربب
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 kavmi Benim kavmim قَوْمِي قوم
6 ttehazu tuttular اتَّخَذُوا اخذ
7 haza bu هَٰذَا -
8 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
9 mehcuran bir terk edilmiş مَهْجُورًا هجر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kendilerini Muhammedî sanan milyarlarca insan. Hadislere tabi olup Kur'an'ı terk edilmiş olarak ellerinde, duvarlara asılı tutan insanlar. ***Tutma/edinme eylemi de önemlidir. Bu insanlar ateist/deist değildir. Kur'an'ı kabul edip ellerinde tutan insanlardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Mehcûr

Kavram 1221

1221Terk edilmiş, çıkılıp bırakılmış, ıssız, boş, yalnız, kimsesiz, kullanılmayan, kullanım dışı.

25. Furkan Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

2894|25|41|وَإِذَا رَأَوْكَ إِن يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَٰذَا ٱلَّذِى بَعَثَ ٱللَّهُ رَسُولًا

Latin Literal

41. Ve iza reavke in yettehızûneke illâ huzuvâ(huzuven), e hâzellezî beasallâhu resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Ve gördükleri zaman seni* edinir değillerdir seni* bir maskaralık dışında: "Bu mu ki gönderdiğidir Allah'ın bir resûl418 (olarak)?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 raevke gördükleri seni رَأَوْكَ راي
3 in değildir إِنْ -
4 yettehizuneke edinirler seni يَتَّخِذُونَكَ اخذ
5 illa dışında إِلَّا -
6 huzuven bir maskaralık هُزُوًا هزا
7 ehaza bu mu? أَهَٰذَا -
8 llezi o ki الَّذِي -
9 bease gönderdiğidir بَعَثَ بعث
10 llahu Allah'ın اللَّهُ -
11 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

2943|26|13|وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

Latin Literal

13. Ve yadîku sadrî ve lâ yentaliku lisânî fe ersil ilâ hârûn(hârûne).

Türkçe Çeviri

"Ve daralır göğsüm; ve gevşemez* lisanım**; öyle ki resûllük418 ver Hârûn'a doğru."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yediku ve daralır وَيَضِيقُ ضيق
2 sadri göğsüm صَدْرِي صدر
3 ve la ve وَلَا -
4 yentaliku gevşemez يَنْطَلِقُ طلق
5 lisani lisanım لِسَانِي لسن
6 feersil öyle ki resûllük ver فَأَرْسِلْ رسل
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 harune Hârûn'a هَارُونَ -

Notlar

Not 1

*Serbest kalmaz.**Dilimi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

2946|26|16|فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

16. Fe’tiyâ fir’avne fe kûlâ innâ resûlu rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki varın* firavuna678; öyle ki deyin*: "Doğrusu biz resûlüyüz418 alemlerin203 Rabbinin4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiya öyle ki varın فَأْتِيَا اتي
2 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
3 fe kula öyle ki deyin فَقُولَا قول
4 inna doğrusu biz إِنَّا -
5 rasulu resûlüyüz رَسُولُ رسل
6 rabbi Rabbinin رَبِّ ربب
7 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*İkiniz. Mûsâ ve Hârûn.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

26. Şuarâ Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2957|26|27|قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

Latin Literal

27. Kâle inne resûlekumullezî ursile ileykum le mecnûn(mecnûnun).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Doğrusu resûlünüz418** o ki gönderilendir üzerinize mutlak bir mecnundur302."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rasulekumu resûlünüz رَسُولَكُمُ رسل
4 llezi o ki الَّذِي -
5 ursile gönderilen أُرْسِلَ رسل
6 ileykum zerinize إِلَيْكُمْ -
7 lemecnunun mutlak bir mecnundur لَمَجْنُونٌ جنن

Notlar

Not 1

*Firavun.**Mûsâ; firavun Mûsâ'nın yanındakilere seslenmektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mecnun

Kavram 302

302Aklı örtülmüş, aklı gizlenmiş, akıl melekelerini yerli yerinde kullanamayan, aklını kaybetmiş, aklî dengesi bozulmuş.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

3035|26|105|كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Latin Literal

105. Kezzebet kavmu nûhınil murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Yalanladı244 Nûh kavmi gönderilmiş resûlleri418*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezzebet yalanladı كَذَّبَتْ كذب
2 kavmu kavmi قَوْمُ قوم
3 nuhin Nûh نُوحٍ -
4 l-murseline gönderilmiş resûlleri الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Çoğul kelime. En az 3 veya daha fazla resûl. Nûh kavmine Nûh öncesi şerefli Kur'an'da ismi zikredilmeyen en az iki (Nûh hariç) veya daha fazla resûl gönderilmiş olduğunu anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlama

Kavram 244

244Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

3037|26|107|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

107. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben sizlere emin* bir resûlüm418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu benim إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 eminun emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Güvenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

3055|26|125|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

125. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* sizlere emin** bir resûlüm418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
4 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Hûd.**Güvenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

3073|26|143|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

143. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* sizlere emin** bir resûlüm418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
4 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Sâlih.**Güvenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 162

Arapça Metin (Harekeli)

3092|26|162|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

162. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* sizlere emin** bir resûlüm418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
4 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Lût.**Güvenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 178

Arapça Metin (Harekeli)

3108|26|178|إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

178. İnnî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* sizlere** emin*** bir resûlüm418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
4 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Şua'yb.**Eyke ashâbı.***Güvenilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

28. Kasas Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

3297|28|47|وَلَوْلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةٌۢ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ فَيَقُولُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

47. Ve lev lâ en tusîbehum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim fe yekûlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki isabet ederse onlara bir musibet311 kıdemlendiğine (karşı) kendi ellerinin; öyle ki derler: "Rabbimiz4! Şayet gönderseydin bizlere bir resûl418; öyle ki tabi oluruz(senin) ayetlerine454; ve oluruz müminlerden27."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velevla ve şayet وَلَوْلَا -
2 en ki أَنْ -
3 tusibehum isabet ederse onlara تُصِيبَهُمْ صوب
4 musibetun bir musibet مُصِيبَةٌ صوب
5 bima بِمَا -
6 kaddemet kıdemlendiği قَدَّمَتْ قدم
7 eydihim kendi elleriyle أَيْدِيهِمْ يدي
8 fe yekulu öyle ki derler فَيَقُولُوا قول
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 levla şayet لَوْلَا -
11 erselte gönderseydin أَرْسَلْتَ رسل
12 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
13 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
14 fenettebia öyle ki tabi oluruz فَنَتَّبِعَ تبع
15 ayatike ayetlerine ايَاتِكَ ايي
16 ve nekune ve oluruz وَنَكُونَ كون
17 mine مِنَ -
18 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Musibet

Kavram 311

311Sıkıntı veren. Yüce Rabbimiz kullarına musibetler göndererek nasıl davranacaklarına bakar. Sabredenler, salâtı ikame edenler ve hakkı/gerçeği tavsiyeleşenler müşdelenir. Bak 2:155.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

28. Kasas Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

3309|28|59|وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

59. Ve mâ kâne rabbuke muhlikel kurâ hattâ yeb’ase fî ummihâ resûlen yetlû aleyhim âyâtinâ, ve mâ kunnâ muhlikîl kurâ illâ ve ehluhâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında1292* onun** bir resûl418 (ki) tilâvet874 eder onlara*** ayetlerimizi454; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun**** zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
5 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yeb'ase gönderir يَبْعَثَ بعث
8 fi فِي -
9 ummiha anasında onun أُمِّهَا امم
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 yetlu tilâvet eder يَتْلُو تلو
12 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
13 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
14 ve ma ve değiliz وَمَا -
15 kunna olmuş كُنَّا كون
16 muhliki helak edici مُهْلِكِي هلك
17 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
18 illa dışında إِلَّا -
19 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
20 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Başkentinde; başkenti içinde; anasında, ana kentinde. 

**Kentin.

***Kent ve/veya kentlerdeki insanlara.

****Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Resûllerin başkentlere/ana kentlere gönderilmesi. 

Kavram 1292

1297Rabbimiz 28:59 ayetinde bir kenti ancak onun ana kentine yani başkentine bir resûl göndermeden helak etmeyeceğini bildirmiştir. Elbette uyarıyı dikkate almayıp zulmetmeye devam ettikleri için.

29. Ankebût Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3356|29|18|وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Latin Literal

18. Ve in tukezzibû fe kad kezzebe umemun min kablikum, ve mâ aler resûli illel belâgul mubîn(mubînu).

Türkçe Çeviri

Ve eğer yalanlıyorsanız195; öyle ki muhakkak yalanladılar195 sizlerden önceki ümmetler305 (de); ve olmaz resûl418 üzerine mubîn1194 belagat515 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tukezzibu yalanlıyorsanız تُكَذِّبُوا كذب
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 kezzebe yalanladılar كَذَّبَ كذب
5 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
6 min مِنْ -
7 kablikum sizden önceki قَبْلِكُمْ قبل
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 ala üzerine عَلَى -
10 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
11 illa dışında إِلَّا -
12 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
13 l-mubinu mubin الْمُبِينُ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Belagat

Kavram 515

515Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

29. Ankebût Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

3369|29|31|وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

31. Ve lemmâ câet rusulunâ ibrâhîme bil buşrâ, kâlû innâ muhlikû ehli hâzihil karyeh(karyeti), inne ehlehâ kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki geldiler133* resûllerimiz418 İbrahim'e bir müjdeyle dediler*: "Doğrusu biz* helak edicileriz ehlini568 işte bu kentin; doğrusu ehli568 onun** oldular zalimlerden257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 ca'et geldiler جَاءَتْ جيا
3 rusuluna resûllerimiz رُسُلُنَا رسل
4 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
5 bil-buşra bir müjdeyle بِالْبُشْرَىٰ بشر
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 inna doğrusu biz إِنَّا -
8 muhliku helak edicileriz مُهْلِكُو هلك
9 ehli ehlini أَهْلِ اهل
10 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
11 l-karyeti kenti الْقَرْيَةِ قري
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 ehleha ehli onun أَهْلَهَا اهل
14 kanu oldular كَانُوا كون
15 zalimine zalimlerden ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Anlarız ki en az 3 şerefli melek resûl gelmiştir.

**Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melekler; İbrahim-Lut-Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçiler. Rakim yoldaşları. 

Kavram 133

133Yüce Allah'ın indinde/katında olan; Levh-i Mahfuz'un tamamına erişim yetkisi olan Cibrîl benzeri şerefli varlıklar. Diledikleri şekle dönüşerek Yüce Allah'ın emrini yerine getirirler. Mağara yoldaşlarına zaman yolculuğu yaptıran Rakim yoldaşları; İbrahim, Lut, Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçilerdir. 

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

30. Rûm Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

9. E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât(beyyinâti), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı* yeri; ve imar etmişlerdi onu** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu**; ve gelmişti kendi resûlleri418*** beyanatlarla620; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek257 için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yesiru dolaşmazlar mı يَسِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 fe yenzuru öyle ki bakarlar فَيَنْظُرُوا نظر
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 kane olmuş كَانَ كون
8 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 min مِنْ -
11 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
12 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
13 eşedde daha şiddetli أَشَدَّ شدد
14 minhum onlardan مِنْهُمْ -
15 kuvveten bir kuvvet (olarak) قُوَّةً قوي
16 ve esaru ve kaldırıp karıştırdılar وَأَثَارُوا ثور
17 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
18 ve ameruha ve imar ettiler onu وَعَمَرُوهَا عمر
19 eksera daha çok أَكْثَرَ كثر
20 mimma مِمَّا -
21 ameruha imar ettiklerinden onu عَمَرُوهَا عمر
22 ve ca'ethum ve gelmişti وَجَاءَتْهُمْ جيا
23 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
24 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
25 fema öyle ki değildi فَمَا -
26 kane olmuş كَانَ كون
27 llahu Allah اللَّهُ -
28 liyezlimehum için zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
29 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
30 kanu oldular كَانُوا كون
31 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
32 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Tarım faaliyeti; tüneller açma.

**Yeri.

***Çoğul olarak gelmiştir. En az 3 veya daha fazla resûl demektir. Anlarız ki Rabbimiz tek bir resûl göndermek yerine toplumlara 3 ve üzeri elçi göndermektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3552|33|21|لَّقَدْ كَانَ لَكُمْ فِى رَسُولِ ٱللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْءَاخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرًا

Latin Literal

21. Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe vel yevmel âhıre ve zekerallâhe kesîrâ(kesîren).

Türkçe Çeviri

Ant olsun oldu sizlere Allah'ın resûlünde418 güzel bir örnek/model; kimse için (ki) oldu (o) umar Allah'ı ve ahiret gününü; ve zikretti78 Allah'ı çokça.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>33:21.&nbsp;Ant olsun ki, sizden Allah’a ve Ahiret Günü’ne kavuşmayı uman ve Allah’ı çokça zikredenler<sup>1</sup>&nbsp;için, Allah’ın Resûl’ünde iyi bir örnek vardır.1- Allah’ın öğütlerini dikkate alanlar. Kitap’ına uyanlar.33:21.&nbsp;(It) had been for you in God’s messenger a good example/model to who was hoping/expecting God, and the Day the Last/Resurrection Day, and remembered/mentioned God much.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 fi فِي -
5 rasuli resulünde رَسُولِ رسل
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 usvetun bir örnek/bir rol model أُسْوَةٌ اسو
8 hasenetun güzel حَسَنَةٌ حسن
9 limen kimse için لِمَنْ -
10 kane oldu كَانَ كون
11 yercu umar يَرْجُو رجو
12 llahe Allah'ı اللَّهَ -
13 velyevme ve gününü وَالْيَوْمَ يوم
14 l-ahira ahiret الْاخِرَ اخر
15 ve zekera ve zikretti وَذَكَرَ ذكر
16 llahe Allah'ı اللَّهَ -
17 kesiran çokça كَثِيرًا كثر

Notlar

Not

Yüce Allah'ın biricik Kur'an'ına teslim olmak varken resulün yaşadığı dönemde asla yazdırmadığı, vefat etmesinden yaklaşık 230 sene sonra oradan buradan toplanmış olan söylentileri Kur'an'a eş tutan kimseler bu ayetin anlamını kendi çıkarlarına göre saptırırlar. Resulün bir rol model olması gerektiği üzerinden resulün sünneti sanılan söylentilere bir pay çıkarmak isterler. Oysa resul sadece Kur'an demektir. Kur'an da resul demektir.  Aşağıdaki denklemler asla unutulmamalıdır.  Muhammed peygamber=Sadece Kur’anKur’an=Muhammed peygamberMuhammed peygamber≠HadislerHadisler≠Muhammed peygamberSadece Kur’an=Muhammed peygamberi örnek almak Kur’an+Hadisler+İmamlar+Tarikat liderleri+vb...≠Muhammed peygamberi örnek almak Özetle; Muhammed peygamberi örnek almak sadece Kur'an ile ahlaklanmaktır. Sadece Kur'an'a tabi olmaktır.İbrahim peygamber ve onun yanındaki kimselerin de bizler için güzel bir rol modeli olduğu Yüce Rabbimiz tarafından 60:4 ayetinde bildiriliyor. Söylentilere tabi olanların mantığına göre İbrahim peygamber ve yanındaki kimselerin de sünnetine tabi olmak zorundayız.    Bak;https://kuranmucizeler.com/oldu-sizlere-allah-in-resulunde-guzel-bir-ornek-sirk-dininin-kaynagi-olan-hadislere-dayanak-yapilmaya-calisilan-bir-ayet

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

33. Ahzâb Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

3571|33|40|مَّا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَآ أَحَدٍ مِّن رِّجَالِكُمْ وَلَٰكِن رَّسُولَ ٱللَّهِ وَخَاتَمَ ٱلنَّبِيِّۦنَ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

Latin Literal

40. Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyin(nebiyyine), ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen).

Türkçe Çeviri

Olmuş değildir Muhammed erkeklerinizden birisinin babası*; velakin/fakat resûlüdür418 Allah'ın; ve mührüdür726 nebilerin132; ve oldu Allah her bir şeye bir Alîm8.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 muhammedun Muhammed مُحَمَّدٌ -
4 eba babası أَبَا ابو
5 ehadin birinin أَحَدٍ احد
6 min مِنْ -
7 ricalikum erkeklerinizden رِجَالِكُمْ رجل
8 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
9 rasule resûlüdür رَسُولَ رسل
10 llahi Allah'ın اللَّهِ -
11 ve hateme ve mührüdür وَخَاتَمَ ختم
12 n-nebiyyine nebilerin النَّبِيِّينَ نبا
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 bikulli her بِكُلِّ كلل
16 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
17 alimen bir Alım عَلِيمًا علم

Notlar

Not 1

*Erkeklerinizden kimsenin biyolojik babası değildir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Nebi

Kavram 132

132Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Nebilerin mührü olan resûl Muhammed.

Kavram 726

726Kendisine kitap verilmiş olan resûllerin sonuç nebisidir, bitişidir, sonudur. Yüce Allah'ın tamamlanmış dini olan İslam'ı içeren kutsal kitapların son versiyonu olan Kur'an'ı getiren nebidir.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

3597|33|66|يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ يَقُولُونَ يَٰلَيْتَنَآ أَطَعْنَا ٱللَّهَ وَأَطَعْنَا ٱلرَّسُولَا۠

Latin Literal

66. Yevme tukallebu vucûhuhum fîn nâri yekûlûne yâ leytenâ eta’nâllâhe ve eta’ner resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) çevrilir yüzleri onların ateşte834; derler: "Ey! Keşke bizler itaat etseydik Allah'a; ve itaat76 etseydik resûle418."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür يَوْمَ يوم
2 tukallebu çevrilir تُقَلَّبُ قلب
3 vucuhuhum yüzleri onların وُجُوهُهُمْ وجه
4 fi فِي -
5 n-nari ateşte النَّارِ نور
6 yekulune derler يَقُولُونَ قول
7 ya leytena ey keşke bizler يَا لَيْتَنَا -
8 etaa'na itaat etseydik أَطَعْنَا طوع
9 llahe Allah'a اللَّهَ -
10 ve etaa'na ve itaat etseydik وَأَطَعْنَا طوع
11 r-rasula resûle الرَّسُولَا رسل

Notlar

Not 1

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resule itaat

Kavram 76

76Resule/elçiye itaat etmek sadece Kur'an'a itaat etmektir. Kur'an=Resul; Resul=Kur'an. Resule itaat etmek tamamı zan olan hadislere itaat etmek asla değildir. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

34. Sebe' Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

3649|34|45|وَكَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا۟ مِعْشَارَ مَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَكَذَّبُوا۟ رُسُلِى فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Latin Literal

45. Ve kezzebellezîne min kablihim ve mâ belegû mi’şâre mâ âteynâhum fe kezzebû rusulî, fe keyfe kâne nekîr(nekîri).

Türkçe Çeviri

Ve yalanladılar onlardan öncekilerden kimseler (de); ve erişmiş değillerdi onda birine* onlara verdiğimizin**; öyle ki yalanladılar resûllerimi418***; öyle ki nasıl oldu inkarım?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezzebe ve yalanladılar وَكَذَّبَ كذب
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 min مِنْ -
4 kablihim onlardan öncekilerden قَبْلِهِمْ قبل
5 ve ma ve değildi وَمَا -
6 belegu erişmiş بَلَغُوا بلغ
7 mia'şara onda birine مِعْشَارَ عشر
8 ma مَا -
9 ateynahum verdiğimizi onlara اتَيْنَاهُمْ اتي
10 fekezzebu öyle ki yalanladılar فَكَذَّبُوا كذب
11 rusuli resûllerimi رُسُلِي رسل
12 fekeyfe öyle ki nasıl فَكَيْفَ كيف
13 kane oldu كَانَ كون
14 nekiri inkarım نَكِيرِ نكر

Notlar

Not 1

*Kadim/eski/önceki kavim yeni kavme verdiğimizin 1/10'una bile erişememişti.  

**Tilâvet edilen ayetler; müteşabih ayetlerin anlamları; Kur'an mucizeleri; göstergeler. 

***En az 3 veya daha fazla resûl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

35. Fâtır Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

3659|35|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ جَاعِلِ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا أُو۟لِىٓ أَجْنِحَةٍ مَّثْنَىٰ وَثُلَٰثَ وَرُبَٰعَ يَزِيدُ فِى ٱلْخَلْقِ مَا يَشَآءُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Latin Literal

1. Elhamdu lillâhi fâtırıs semâvâti vel ardı câilil melâiketi rusulen ulî ecnihatin mesnâ ve sulâse ve rubâa, yezîdu fîl halkı mâ yeşâu, innallâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Hamd3 Allah’adır (ki) böldü* gökleri162 ve yeri; yaptı melekleri resûller418 cenah** sahibi ikişer ve üçer ve dörder; artırır yaratmada dilediğini; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir177.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-hamdu Hamd الْحَمْدُ حمد
2 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
3 fatiri böldü/ayırdı فَاطِرِ فطر
4 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yeri وَالْأَرْضِ ارض
6 caili yaptı جَاعِلِ جعل
7 l-melaiketi melekleri الْمَلَائِكَةِ ملك
8 rusulen resûller رُسُلًا رسل
9 uli sahibi أُولِي اول
10 ecnihatin cenah أَجْنِحَةٍ جنح
11 mesna ikişer مَثْنَىٰ ثني
12 vesulase ve üçer وَثُلَاثَ ثلث
13 verubaa ve dörder وَرُبَاعَ ربع
14 yezidu artırır يَزِيدُ زيد
15 fi فِي -
16 l-halki yaratmada الْخَلْقِ خلق
17 ma مَا -
18 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 llahe Allah اللَّهَ -
21 ala üzerine عَلَىٰ -
22 kulli her كُلِّ كلل
23 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
24 kadirun bir Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Ayırmak. Bütün bir şeyi parçalara ayırmak. Gök ve yer bir zaman bitişikti. Rabbimiz bunu ayırdığını bize bildirmektedir. Tekillik halindeki tek kanatlı meleğin bölünerek çok kanatlı/boyutlu meleklere/sicimlere ayrılması. İki, üç ve dörder kanatlı ve daha fazla sicilerin oluşması. Evrenimiz şu an 10 uzay ve 1 zaman boyutuna sahiptir.  **Kanat; boyut "dimention".

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Kadîr

Kavram 177

177Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

36. Yâsin Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

3733|36|30|يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Latin Literal

30. Yâ hasreten alel ıbâd(ıbâdi), mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).

Türkçe Çeviri

Ey hasret* kullar907 üzerine! Gelir değildir hiçbir resûl418 dışında (ki) oldular** onunla*** istihza361 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya hasraten Ey hasret! يَا حَسْرَةً حسر
2 ala üzerine عَلَى -
3 l-ibadi kullara الْعِبَادِ عبد
4 ma değildir مَا -
5 ye'tihim gelir يَأْتِيهِمْ اتي
6 min hiçbir مِنْ -
7 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
8 illa dışında إِلَّا -
9 kanu oldular كَانُوا كون
10 bihi onunla بِهِ -
11 yestehziune istihza ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1

*Hasret, hüsran kullar üzerine.

**Kavmi/toplumu.

***Resûlle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

İstihza/istihza

Kavram 361

361Tiye almak, alay etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kul

Kavram 907

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

40. Mü'min Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

4209|40|78|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ مِنْهُم مَّن قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُم مَّن لَّمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ فَإِذَا جَآءَ أَمْرُ ٱللَّهِ قُضِىَ بِٱلْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ ٱلْمُبْطِلُونَ

Latin Literal

78. Ve lekad erselnâ rusulen min kablike minhum men kasasnâ aleyke ve minhum men lem naksus aleyk(aleyke), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), fe izâ câe emrullâhi kudıye bil hakkı ve hasire hunâlikel mubtılûn(mubtılûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik resûller418 senden önce; onlardan kimini kıssalaştırdık430 sana; ve onlardan kimini asla kıssalaştırmadık430 sana; ve olmuş değildir bir resûle418 ki getirir bir ayet287 Allah'ın izni dışında; öyle ki geldiği zaman emri Allah'ın; tamamlandı hakla/gerçekle; ve hüsrana uğradı orada/zamanda batılla418 uğraşanlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulen resûller رُسُلًا رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 minhum onlardan مِنْهُمْ -
7 men kimini مَنْ -
8 kasasna kısaslaştırdık قَصَصْنَا قصص
9 aleyke sana عَلَيْكَ -
10 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
11 men kimini مَنْ -
12 lem asla لَمْ -
13 neksus kısaslaştırmadık نَقْصُصْ قصص
14 aleyke sana عَلَيْكَ -
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 kane olmuş كَانَ كون
17 lirasulin bir resûle لِرَسُولٍ رسل
18 en ki أَنْ -
19 ye'tiye getirir يَأْتِيَ اتي
20 biayetin bir ayet بِايَةٍ ايي
21 illa dışında إِلَّا -
22 biizni izni بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
25 ca'e geldiği جَاءَ جيا
26 emru emri أَمْرُ امر
27 llahi Allah'ın اللَّهِ -
28 kudiye karara bağlandı قُضِيَ قضي
29 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
30 ve hasira ve hüsrana uğradı وَخَسِرَ خسر
31 hunalike orada/zamanda هُنَالِكَ -
32 l-mubtilune batılla uğraşanlar الْمُبْطِلُونَ بطل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

44. Duhân Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4430|44|18|أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

Latin Literal

18. En eddû ileyye ibâdallâh(ibâdallâhi), innî lekum resûlun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

Eda et905 bana Allah'ın kullarını*; doğrusu ben** sizlere emin/güvenilir bir resûlüm418.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 en ki أَنْ -
2 eddu eda et أَدُّوا ادي
3 ileyye bana إِلَيَّ -
4 ibade kullarını عِبَادَ عبد
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 inni doğrusu ben إِنِّي -
7 lekum sizlere لَكُمْ -
8 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
9 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*İsrâîloğullarını.**Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Eda etmek.

Kavram 905

905Yerine getirmek, ödemek, iletmek, hazırlamak, ulaştırmak, getirmek, meydana getirmek.

46. Ahkaf Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

4517|46|9|قُلْ مَا كُنتُ بِدْعًا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدْرِى مَا يُفْعَلُ بِى وَلَا بِكُمْ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

9. Kul mâ kuntu bid’an miner rusuli ve mâ edrî mâ yuf’alu bî ve lâ bikum, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyye ve mâ ene illâ nezîrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

De ki: "Olmuş değilim bir başlama* resûllerden418; ve farkına varır/bilir değilim ne faaliyet edilir bana ve ne de sizlere; tabi olmam bana vahyedilen dışında; ve değilim ben apaçık bir nezîr1240 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ma değilim مَا -
3 kuntu olmuş كُنْتُ كون
4 bid'an bir başlama بِدْعًا بدع
5 mine مِنَ -
6 r-rusuli resûllerden الرُّسُلِ رسل
7 ve ma ve değilim وَمَا -
8 edri farkına varır/bilir أَدْرِي دري
9 ma ne مَا -
10 yuf'alu faaliyet edilir يُفْعَلُ فعل
11 bi bana بِي -
12 ve la ve ne de وَلَا -
13 bikum sizlere بِكُمْ -
14 in olmam إِنْ -
15 ettebiu tabi olur أَتَّبِعُ تبع
16 illa dışında إِلَّا -
17 ma مَا -
18 yuha vahyedilen يُوحَىٰ وحي
19 ileyye bana إِلَيَّ -
20 ve ma ve değilim وَمَا -
21 ena ben أَنَا -
22 illa dışında إِلَّا -
23 nezirun bir uyarıcı نَذِيرٌ نذر
24 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Bid’an; göklerin benzersiz olarak ilk kez yaratılması da aynı kelimeyle işaret edilir. "Benden önce de resûller geldi. İlk başlaması ben değilim." 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bâhı

Kavram 1240

1240Hayat damarını keserek öldürme, canını çıkarma, üzüntüden kendini yiyip bitirme, kahretme, kendini tüketme.

48. Fetih Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

4590|48|9|لِّتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا

Latin Literal

9. Li tu’minû billâhi ve resûlihî ve tuazzirûhu ve tuvakkırûh(tuvakkırûhu), ve tusebbihûhu bukreten ve asîlâ(asîlen).

Türkçe Çeviri

İman47 etmeniz için Allah'a; ve resûlüne418 O’nun (Allah’ın); ve yardım edersiniz O’na (Allah’a); ve vakarlı olursunuz/oturaklı olursunuz O’na (Allah’a); ve tesbih31 edersiniz O’na (Allah’a); sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le); ve gün batımı öncesi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 litu'minu iman etmeniz için لِتُؤْمِنُوا امن
2 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
3 ve rasulihi ve resulüne/elçisine O’nun وَرَسُولِهِ رسل
4 ve tuazziruhu ve yardım edersiniz O’na وَتُعَزِّرُوهُ عزر
5 ve tuvekkiruhu ve vakarlı olursunuz/oturaklı olursunuz O’na وَتُوَقِّرُوهُ وقر
6 ve tusebbihuhu ve tesbih edersiniz O’na وَتُسَبِّحُوهُ سبح
7 bukraten sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le) بُكْرَةً بكر
8 ve esilen ve gün batımı öncesi وَأَصِيلًا اصل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın tesbihi

Kavram 31

31Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

48. Fetih Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

4610|48|29|مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا

Latin Literal

29. Muhammedun resûlullâh(resûlullâhi), vellezîne meahû eşiddâu alel kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi), zâlike meseluhum fît tevrât(tevrâti), ve meseluhum fîl incîl(incîli), ke zer’in ahrece şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuffâr(kuffâra), vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfireten ve ecren azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Muhammed resûlüdür418 Allah'ın; ve onunla birlikte (olan) kimseler şiddetlidirler kâfirlere25 karşı; merhametlidirler829 kendi aralarında; görürsün onları rükû11 edenler; secde12 edenler; ararlar bir fazıl/lütuf Allah’tan; ve bir rıza; yüzlerindeki simaları onların eserindendir secdelerin12; işte bu; misalleridir onların Tevrât'ta; ve misalleridir onların İncîl’de; bir zer/bir tohum (ki) çıkardı filizini; öyle ki kaplayarak güçlendirdi (filiz) onu (tohumu); öyle ki kalınlaştı/sertleşti; öyle ki istiva etti/seviyeledi gövdesinin üstüne; hayranlıkla zevk alır zer/tohum ekenler; kızması için/öfkelenmesi için onlara kâfirlerin25; vaat etti Allah kimselere; iman47 ettiler; ve yaptılar sâlihât18 onlardan (iman edenlerden); bir mağfiret/bir bağışlanma; ve büyük bir ecir820.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>48:29.&nbsp;Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, Kâfirlere<sup>1</sup>&nbsp;karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; rükû ederken<sup>2</sup>, secde ederken<sup>3</sup>&nbsp;ve Allah’tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir.<sup>4</sup>&nbsp;İşte bunlar, onların Tevrat’taki örnekleridir. İncil’deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kâfirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, inanıp salihatı<sup>5</sup>&nbsp;yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.1-&nbsp;Bkz. 48:25. Ayetin dipnotu.&nbsp;2-&nbsp;Şirk koşmaksızın Allah’a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle teslim olmak.&nbsp;3-&nbsp;Şirk koşmaksızın Allah’a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.&nbsp;İçtenlikle boyun eğmek.&nbsp;4-&nbsp;Secde;&nbsp;tam bir teslimiyet içinde Allah’a bağlılık göstermek,&nbsp;emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek ve&nbsp;içtenlikle boyun eğmek demektir.&nbsp;Bütün bir varlığın Allah’ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir.&nbsp;5-&nbsp;Bkz. 45:21. Ayetin dipnotu.48:29.&nbsp;Mohammad (is) God’s messenger, and those who with him (are) strong over the disbelievers, merciful between them, you see them bowing, prostrating wishing/desiring grace/favour from God, and an acceptance/approval , their marks/identifications/expressions (are) in their faces/fronts from the prostration’s trace/sign , that (is) their example in the Torah, and their example in the Bible/New Testament , as/like a plant/crop, it brought out/emerged its sprout/shoot , so it surrounded and strengthened it, so it hardened/thickened , so it straightened/leveled on its stem, it pleases/marvels the sowers/seeders/planters to anger/enrage with it the disbelievers, God promised those who believed and made/did the correct/righteous deeds from them, forgiveness and a great reward.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 muhammedun Muhammed مُحَمَّدٌ -
2 rasulu resulüdür/elçisidir رَسُولُ رسل
3 llahi Allah'ın اللَّهِ -
4 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
5 meahu birlikte onunla مَعَهُ -
6 eşidda'u şiddetlidirler أَشِدَّاءُ شدد
7 ala karşı عَلَى -
8 l-kuffari kâfirlere/gerçeği örtüp gizleyenlere الْكُفَّارِ كفر
9 ruhama'u merhametlidirler رُحَمَاءُ رحم
10 beynehum kendi aralarında بَيْنَهُمْ بين
11 terahum görürsün onları تَرَاهُمْ راي
12 rukkean rükû edenler/eğilenler/dize gelenler/baş eğenler رُكَّعًا ركع
13 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler سُجَّدًا سجد
14 yebtegune aranırlar يَبْتَغُونَ بغي
15 fedlen bir fazıl/lütuf فَضْلًا فضل
16 mine مِنَ -
17 llahi Allah’tan اللَّهِ -
18 ve ridvanen ve bir rıza وَرِضْوَانًا رضو
19 simahum simaları onların سِيمَاهُمْ سوم
20 fi فِي -
21 vucuhihim yüzlerindeki وُجُوهِهِمْ وجه
22 min مِنْ -
23 eseri eserindendir أَثَرِ اثر
24 s-sucudi secdelerin/teslim olmaların السُّجُودِ سجد
25 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
26 meseluhum misalleridir onların مَثَلُهُمْ مثل
27 fi فِي -
28 t-tevrati Tevrat'ta التَّوْرَاةِ -
29 ve meseluhum ve misalleridir onların وَمَثَلُهُمْ مثل
30 fi فِي -
31 l-incili İncil’de الْإِنْجِيلِ -
32 kezer'in bir zer/bir tohum كَزَرْعٍ زرع
33 ehrace çıkardı أَخْرَجَ خرج
34 şetehu filizini شَطْأَهُ شطا
35 fe azerahu öyle ki kaplayarak güçlendirdi (filiz) onu (tohumu) فَازَرَهُ ازر
36 festegleze öyle ki kalınlaştı/sertleşti فَاسْتَغْلَظَ غلظ
37 festeva öyle ki istiva etti/seviyelendi فَاسْتَوَىٰ سوي
38 ala üstüne عَلَىٰ -
39 sukihi gövdesinin سُوقِهِ سوق
40 yua'cibu hayranlıkla keyf alır يُعْجِبُ عجب
41 z-zurraa zer/tohum ekenler الزُّرَّاعَ زرع
42 liyegiyze kızması için/öfkelenmesi için لِيَغِيظَ غيظ
43 bihimu onlara بِهِمُ -
44 l-kuffara kafirlerin/gerçeği örtüp gizleyenlerin الْكُفَّارَ كفر
45 veade vaat etti وَعَدَ وعد
46 llahu Allah اللَّهُ -
47 ellezine kimselere الَّذِينَ -
48 amenu iman ettiler امَنُوا امن
49 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
50 s-salihati düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler الصَّالِحَاتِ صلح
51 minhum onlardan (iman edenlerden) مِنْهُمْ -
52 megfiraten bir mağfiret/bir bağışlanma مَغْفِرَةً غفر
53 ve ecran ve bir ecir/karşılık وَأَجْرًا اجر
54 azimen büyük عَظِيمًا عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ecir

Kavram 820

820Ödül, mükafat.

Merhamet.

Kavram 829

829Anne rahminin içinde büyüttüğü bebeğe göstermiş olduğu her şey merhametin tecelli etmiş halidir. Bebeğin tüm ihtiyaçlarını gidermesi, ona koruma sağlaması merhametin ete kemiğe bürünmesidir. Merhametli olan da bir anne rahmi gibi olandır. İhtiyacı olanları bir anne rahmini şefkati gibi sarıp sarmalı ve tüm ihtiyaçlarını gözetmelidir. 

51. Zâriyât Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

4725|51|52|كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Latin Literal

52. Kezâlike mâ etellezîne min kablihim min resûlin illâ kâlû sâhırun ev mecnûn(mecnûnun).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; gelmiş değildir kimselere onlardan önce hiçbir resûl418; dışındadır (ki) dediler sihirbazdır ya da mecnundur302*.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 ma değildir مَا -
3 eta gelmiş أَتَى اتي
4 ellezine kimselere الَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
7 min hiçbir مِنْ -
8 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
9 illa dışındadır إِلَّا -
10 kalu dediler قَالُوا قول
11 sahirun sihirbazdır سَاحِرٌ سحر
12 ev ya da أَوْ -
13 mecnunun mecnundur مَجْنُونٌ جنن

Notlar

Not 1

*44:13-14 ayetlerinde işaret edilen ve kendisine mecnun bir muallem (öğrenim görmüş, eğitilmiş, profesör bir adam ki aklı örtülmüş, kendinde değil) denilen; 51 Güneş 52 Kameri yaşında resûllüğü tebliğ edilen dumanın resûlü İbrahim Esinler de 51:52 ayetine Rabbinin izniyle muhatap olmuştur. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mecnun

Kavram 302

302Aklı örtülmüş, aklı gizlenmiş, akıl melekelerini yerli yerinde kullanamayan, aklını kaybetmiş, aklî dengesi bozulmuş.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

65. Talâk Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

5226|65|11|رَّسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٍ لِّيُخْرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا

Latin Literal

11. Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû’min billâhi ve ya’mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).

Türkçe Çeviri

Bir resûldür418* (ki) okur sizlere Allah'ın ayetlerini454 beyanatlarla620; çıkarması için (Allah’ın) iman47 etmiş kimseleri ve sâlihât18 yapmışları karanlıklardan nura** doğru; ve kim iman47 eder Allah'a ve yapar bir sâlih777 sokar/girdirir onu (Allah) cennetlere; akar altından onun*** nehirler; ölümsüzlerdir185 orada ebediyen; muhakkak daha güzelleştirir Allah ona**** bir rızık (-la).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rasulen bir resûldür (ki) رَسُولًا رسل
2 yetlu okur يَتْلُو تلو
3 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
4 ayati ayetlerini ايَاتِ ايي
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 mubeyyinatin beyanatlar (-la) مُبَيِّنَاتٍ بين
7 liyuhrice çıkarması için (Allah’ın) لِيُخْرِجَ خرج
8 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
9 amenu iman etmiş امَنُوا امن
10 ve amilu ve yapmış وَعَمِلُوا عمل
11 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
12 mine مِنَ -
13 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
14 ila doğru إِلَى -
15 n-nuri nura النُّورِ نور
16 ve men ve kim وَمَنْ -
17 yu'min iman eder يُؤْمِنْ امن
18 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
19 ve yea'mel ve yapar وَيَعْمَلْ عمل
20 salihen bir salih صَالِحًا صلح
21 yudhilhu sokar/girdirir onu (Allah) يُدْخِلْهُ دخل
22 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
23 tecri akar تَجْرِي جري
24 min مِنْ -
25 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
26 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
27 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
28 fiha orada فِيهَا -
29 ebeden ebedidiyen أَبَدًا ابد
30 kad muhakkak قَدْ -
31 ehsene daha güzelleştirir أَحْسَنَ حسن
32 llahu Allah اللَّهُ -
33 lehu ona لَهُ -
34 rizkan bir rızık (-la) رِزْقًا رزق

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Aydınlık.***Cennetin.****Kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

72. Cin Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

5468|72|23|إِلَّا بَلَٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَٰلَٰتِهِۦ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا

Latin Literal

23. İllâ belâgan minallâhi ve risâlâtih(risâlâtihî), ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe inne lehu nâre cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ancak* bir tebligat/mesaj/bildiri/ültimatom221 Allah’tan ve risâletleri223 O’nun; ve kim isyan etti Allah'a ve resûlüne418 (O’nun); öyle ki doğrusu onadır cehennem ateşi; ölümsüzler185 orada (cehennemde); ebediyen.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa ancak إِلَّا -
2 belagan bir mesaj/bildiri/ultimatom بَلَاغًا بلغ
3 mine -tan مِنَ -
4 llahi Allah- اللَّهِ -
5 ve risalatihi ve risâletleri O’nun وَرِسَالَاتِهِ رسل
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 yea'si isyan etti يَعْصِ عصي
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ve rasulehu ve resulüne (O’nun) وَرَسُولَهُ رسل
10 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
11 lehu onadır لَهُ -
12 nara ateşi نَارَ نور
13 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
14 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
15 fiha Orada (cehennemde) فِيهَا -
16 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*"Resuller postacı mı? Sadece kitapları mı getirdiler? Onlar bizlere kutsal kitapları açıklar, uygulamalarıyla kitapta olmayanları bizlere öğretirler" diyenler 72:21/22/23 ayetleri iyi okusun. Resuller sadece postacıdır. Yüce Allah'tan aldıkları vahyi harfi harfine deklere ederler, beyan ederler, insanların anlayacağı dilde okurlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Belâg, mesaj, bildiri, ültimatom.

Kavram 221

221Belâg; tebligat, komünikasyon, temas, iletişim, bildiri, raporlama, ültimatom, mesaj, duyuru, anons.

Risâlet

Kavram 223

223Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

72. Cin Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

5472|72|27|إِلَّا مَنِ ٱرْتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسْلُكُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ رَصَدًا

Latin Literal

27. İllâ menirtedâ min resûlin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihî rasadâ(rasaden).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimse (ki) razı oldu* bir resûlden418; öyle ki doğrusu O* iğne deliğinden geçirir gibi sokar iki elinin arasından onun** ve arkasından onun** bir gözetleyen.

Notlar

Not 1

*Allah.**Resûlün.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

91. Şems Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

6054|91|13|فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا

Latin Literal

13. Fe kâle lehum resûlullâhi nâkatallâhi ve sukyâhâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki dedi onlara Allah'ın resûlü418; "Dişi devesidir Allah'ın; ve içmesidir onun*."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekale öyle ki dedi فَقَالَ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 rasulu resûlü رَسُولُ رسل
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 nakate diși devesidir نَاقَةَ نوق
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 ve sukyaha ve içmesidir onun وَسُقْيَاهَا سقي

Notlar

Not 1

*Dişi devenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 418:

Resûl

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Resûl

Kavram No: 418

Kısa Açıklama: 418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 151

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı * ; ve gönderdik resûller 418 kafiyeli/ahenkli (olarak) ** ardından onun (Musa’nın); ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanlar 226 ; ve destekledik onu kutsal rûhla 279 ; öyle (değil) mi? Her ne zaman geldi/ulaştı sizlere bir resûl 418 , nefislerinizin 201 hevâsına 278 uymayanla; büyüklendiniz/kibirlendiniz; öyle ki bir fırka/grup yalanlarsınız 195 ; ve bir fırka/grup katledersiniz 35 .

Bakara Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Kim oldu bir düşman Allah'a; ve meleklerine; ve resûllerine 418 ; ve Cibrîl'e 282 ; ve Mîkâil'e 948 ; öyle ki doğrusu Allah (da) bir düşmandır kâfirlere 25 .

Bakara Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: Ne zaman ki geldi onlara bir resûl 418 Allah'ın indinden/katından; bir musaddıktır 140 onların yanındaki * için; savurup fırlattı bir fırka/grup sırtlarının arkasına; kitap * verilmiş kimselerden; Allah'ın kitabını ** ; sanki onlar bilmezler.

Bakara Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Ya da arzularsınız/istersiniz ki sual edersiniz/sorarsınız resûlünüze 418 * ; Musa’nın sual edildiği/sorulduğu gibi önceden; ve kim değiştirir kâfirliği 25 imanla 47 ; öyle ki mutlak saptırdı (o) dümdüz yolu 553 .

Bakara Suresi - Ayet 129

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Ve gönder/yolla onlara bir resûl 418 onlardan; okur onlara ayetlerini senin; ve bildirir onlara kitabı * ve hikmeti 303 ; ve saflaştırır onları; doğrusu sen; sensin Azîz 37 ; Hakîm 9 .

Bakara Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; yaptık sizleri bir ümmet 305 ; vasat/orta/hayırlı; olmanız için şahitler/tanıklar insanlar üzerine; ve olması için resûlün 418 sizlere bir şahit/tanık; ve yapmış değiliz bir kıble 14 ki oldunuz üzerinde onun; ancak belli etmek/bilmek için resûle 418 tabi olan kimseyi kimseden; döner üzerinde iki topuğu; ve doğrusu oldu o (kıble) mutlak bir büyük (yük); dışında kimseye (ki) kılavuzladı 192  Allah; ve olmuş değildir Allah giderir/boşa çıkarır imanınızı 47 sizlerin; doğrusu Allah insanlara mutlak Raûf'tur 15 ; Rahîm'dir 2 .

Bakara Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: Gönderdiğimiz gibi * içinizden bir resûl 418 ; sizlerden; okur sizlere ayetlerimizi; ve saflaştırır sizleri; ve bilir yapar sizleri; kitabı ve hikmeti 303 ; ve bilir yapar sizleri asla bilir olmadığınızı.

Bakara Suresi - Ayet 214

Türkçe Meal: Ya da düşündünüz ki girersiniz cennete 970 ; ve (düşündünüz ki) asla gelir değildir sizlere kimselerin misali 870 (ki) geçtiler sizlerden önce; (oysa) dokunmuştu onlara sıkıntı/ıstırap/biçarelik ve darlık; ve sarsılmışlardı; ta ki der ki resûl 418 ve onunla * birlikte iman 47 etmiş kimseler: "Ne zamandır Allah'ın yardımı”; değil mi (ki) doğrusu Allah'ın yardımı yakındır?

Bakara Suresi - Ayet 253

Türkçe Meal: İşte şunlar; resûllerdir 418 ; öyle ki faziletli kıldık onların bir kısmını onlardan bir kısma karşı; kimine kelam etti Allah; ve yükseltti * bir kısmını onların derecelerle; ve verdik Meryem oğlu Îsa'ya beyanatlar; ve destekledik onu **  kutsal rûhla 279 ; ve şayet dileseydi Allah katletmiş olmazdı onların sonrasında (gelen) kimseler; onlara gelen beyanatlar sonrasında; velakin/fakat ihtilafa 1307 düştüler; öyle ki onlardan kimi iman 47 etti ve onlardan kimi kâfirlik 25 etti; ve şayet dileseydi Allah katletmiş 35 olmazlardı; velakin/fakat Allah faaliyete geçirir dilediğini.

Bakara Suresi - Ayet 279

Türkçe Meal: Öyle ki eğer asla faaliyete geçmezseniz; öyle ki farkına varın bir harbin Allah’tan ve resûlünden 418 * ; ve eğer tevbe 33 ederseniz; öyle ki sizleredir malınızın başlangıcı; haksızlık etmezsiniz; haksızlık edilmezsiniz.

Bakara Suresi - Ayet 285

Türkçe Meal: İman 47 etti resûl 418 Rabbinden 4 kendisine indirilmişe; ve müminler 27 ; hepsi iman 47 etti Allah'a; ve meleklerine; ve kitaplarına; ve resûllerine 418 ; "ayırmayız resûllerinden 418 birinin arasını"; ve dediler: "İşittik; ve itaat ettik; senin mağfiretin 319. Rabbimiz 4 !; ve sanadır dönüş yeri."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: De ki: "İtaat 76 edin Allah'a ve resûle 418 "; öyle ki eğer yüz çevirdilerse; öyle ki doğrusu Allah sevmez kâfirleri 25 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve bir resûldür 418 İsrâîloğullarına 197 ; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş 419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı 419 ; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri 419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde 419 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 ."

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Nasıl kılavuzlar 192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik 25 ettiler imanları 47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl 418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar 226 ; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Ve Muhammed değildir bir resûl 418 dışında; muhakkak geçti onun öncesinden * resûller 418 ; öyle ki eğer ölür ya da katledilirse geri mi dönersiniz topuklarınız üzerinde?; ve kim geri döner iki topuğu üzerinde; öyle ki asla zarar vermez Allah'a bir şey; ve karşılığını verecek Allah şükredenlerin 43 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 172

Türkçe Meal: Kimseler (ki) cevap verdiler Allah’a ve resûle 418 ; onlara isabet eden yara * sonrasında; onlardan kimseleredir büyük bir ecir 820 (ki) güzelleştirdiler** ve takvalı 21 oldular.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 179

Türkçe Meal: Olmuş değildir Allah bırakmak için müminleri 27 sizlerin üzerinde (olduğunuza) karşı; ta ki ayırır kötüyü iyiden; ve olmuş değildir Allah (ki) görünür eder sizlere gaybı; velakin/fakat Allah seçer resûllerinden 418 dilediği kimseyi; öyle ki iman 47 edin Allah'a ve resûllerine 418 O'nun; ve eğer iman 47 ederseniz ve takvalı 21 olursanız, öyle ki sizleredir büyük bir ecir 820 .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 183

Türkçe Meal: Kimseler (ki) dediler: 'Doğrusu Allah ahdetti * bizlere ki iman 47 etmeyiz bir resûle 418 ; ta ki gelir bizlere bir kurbanla 476 (ki) yer onu (kurbanı) ateş'; de ki: 'Muhakkak geldi sizlere resûller 418 benden önce; beyanatlarla 352 ve dediğinizle ** ; öyleyse niçin katlettiniz 35 onları eğer olduysanız sâdıklar 182 .'

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 184

Türkçe Meal: Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki muhakkak yalanlandı resûller 418 senden önce (ki) geldiler beyanatlarla 352 ; ve zeburla 477 ; ve nurlu *  kitapla**.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 194

Türkçe Meal: Rabbimiz! 4 Ve ver vaat ettiğini bizlere; resûllerinin 418 üzerine; ve rezil etme bizleri kıyamet 148 günü; doğrusu sen bozmazsın vaadi.

Nisâ Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Ve kim isyan eder Allah'a ve resûlüne 418 ; ve aşar hudutlarını O’nun (Allah'ın); sokar onu (Allah) bir ateşe; ölümsüzlerdir 185 orada * ; ve onadır alçaltıcı/perişan eden bir azap.

Nisâ Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz hiç bir resûlü 418 itaat 76 edilmesi dışında Allah'ın izniyle; ve şayet ki onlar zulmettikleri 257 zaman kendi nefislerine 201 gelseydiler sana; öyle ki mağfiret 319  sunsalardı Allah'a; ve mağfiret 319 isteseydi onlara resûl; mutlak bulurlardı Allah'ı bir Tevvâb 191 ; bir Rahîm 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Kim itaat 76 eder resûle 418 ; öyle ki muhakkak itaat etti Allah'a; ve kim yüz çevirirdi; öyle ki göndermiş değiliz seni üzerlerine bir koruyucu/gardiyan.

Nisâ Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve kim baskı yapar/ağırlaştırır resûle 418 ona (kimseye) beyan olan kılavuz 192 sonrasında; ve tabi olur müminlerin 27 yolu haricinde (başka bir yola); çeviririz yüzünü onun yüz çevirdiğine * ; ve yanması için sunarız onu cehenneme; ve ne kötü bir varış yeridir.

Nisâ Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! İman 47 edin Allah'a ve resûlüne 418 * ; ve kitabı **  indirendir resûlüne * ; ve kitabı ** indirendir daha önceden; ve kim kâfirlik 25 eder Allah’a; ve meleklerine; ve kitaplarına *** ; ve resûllerine **** ; ve ahiret gününü muhakkak dalalete 128 düştü (o kimse); uzak bir dalalete 128 .

Nisâ Suresi - Ayet 152

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) iman 47 ettiler Allah'a ve resûllerine 418 ; ve asla ayırmazlar * onlardan birinin arasını; işte bunlardır; yakında verecek (Allah) ecirlerini 820 onların; ve oldu Allah bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Nisâ Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: Ve "Doğrusu biz katlettik 35 Meryem oğlu Îsâ Mesih'i, Allah'ın resûlünü 418 " söylemleri (nedeniyledir); ve katletmiş 35 değillerdi onu; ve asmış değillerdi onu; fakat benzeştirildi 530 onlara; ve doğrusu kimseler (ki) ihtilaf ettiler onda; mutlak içindedirler tam bir kuşku/şüphe ondan; yoktur onlara onda hiçbir ilim 1143 ; ancak tabi olmadır zanna 314 ; ve katletmiş 35 değillerdi onu kesin (olarak).

Nisâ Suresi - Ayet 164

Türkçe Meal: Ve resûller 418 (ki) muhakkak kıssalaştırdık 430 onları sana önceden; ve resûller (ki) asla kıssalaştırmadık 430 sana; ve kelam 531 etti Allah Mûsâ'ya bir kelam (-la).

Nisâ Suresi - Ayet 165

Türkçe Meal: Resûller 418 (ki) müjdeleyicilerdir ve uyarıcılardır; olmaması içindir insanlara bir hüccet/hac 376 Allah'a karşı; resûller sonrası; ve oldu Allah bir Azîz 37 ; bir Hakîm 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 170

Türkçe Meal: Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere resûl 418 ; hakla/gerçekle Rabbinizden 4 ; öyle ki iman 47 edin; bir hayırdır sizlere; ve eğer kâfirlik 25 ederseniz; öyle ki doğrusu Allah’adır göklerdeki 162 ve yerdeki; ve oldu Allah bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .

Nisâ Suresi - Ayet 171

Türkçe Meal: Ey ehli kitap 135 ! Sınırı aşmayın dininizde; ve demeyin Allah üzerine hak/gerçek dışında; ancak ki Mesih Îsâ; Meryem oğlu; resûlüdür 418 Allah'ın; ve kelimesidir 416 O’nun (Allah’ın); attı onu Meryem'e doğru; ve bir rûh O'ndan (Allah’tan); öyle ki iman 47 edin Allah'a ve resûllerine 418 O’nun; ve demeyin "üç"; yasaklayın/engelleyin bir hayır/iyilik (olarak) sizlere; ancak ki Allah bir tek ilâhtır 74 ; Subhân'dır 7 O; ki olmaz O’na bir çocuk; O'nadır göklerde olan ve yerde olan; ve kafî geldi/yetti Allah bir vekîl (olarak).

Mâide Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve ant olsun aldı Allah bir mîsâk 281 İsrailoğullarından; ve gönderdik onlardan on iki lider; ve dedi Allah; doğrusu ben sizinle birlikteyim; eğer ikame ettiniz salâtı 5 ; ve verdiniz zekâtı 10 ; ve iman 47 ettiniz resûllerime 418 ; ve desteklediniz onları; ve borç 123 verdiniz Allah'a güzel bir borç 123 ; mutlak kâfirlik 25 ederim * ; ve mutlak sokarım sizleri cennetlere; akar altından onun nehirler; öyle ki kim kâfirlik 25 etti bundan sonra sizlerden; öyle ki muhakkak dalalet 128 içinde oldu/saptı dümdüz yoldan 553 .

Mâide Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Ey kitap ehli! Muhakkak geldi sizlere resûlümüz 418 (ki) beyan eder sizlere; (önceki) resûllerden 418 yarılmaya/açılmaya karşı ki dersiniz: "Gelmiş değildi bizlere bir müjdeleyiciden ve ne de bir nezîrden 1240 "; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir müjdeleyen ve nezîr 1240 ; ve Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir.

Mâide Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: İşte bundan dolayıdır; yazdık İsrâîloğulları 197 üzerine; ki o; kim katletti 35 bir nefsi 201 olmaksızın * bir nefse 201 ya da (olmaksızın) yeryüzünde bir fesada 265 ; öyle ki sanki katletmiş 35 gibidir insanları topluca; ve kim yaşattı (bir nefsi) öyle ki sanki yaşatmış gibidir insanları topluca; ve ant olsun geldiler resûllerimiz 418 beyanlarla 352 ; sonra doğrusu (ki) çoğu onlardan sonrasında bunun mutlak müsriflerdir yeryüzünde.

Mâide Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ey resûl 418 ! * Hüzünlendirmesin seni kimseler (ki) koşarlar küfürde 422 ; kimselerden (ki) dediler: "İman 47 ettik"; ağızlarıyladır; ve asla iman 47 etmez kalpleri onların; ve kimselerden (ki) yahudileştiler 295 ; kulak verenlerdir yalana; kulak verenlerdir başka bir kavme (ki) asla gelmezler sana; tahrif 276 ederler kelimelerin yerlerini sonradan; derler: "Eğer verilirse sizlere bu; öyle ki tutun/edinin onu; ve eğer asla verilmezse sizlere; öyle ki hazırlıklı olun"; ve kime diledi Allah (bir) fitne 332 ona; öyle ki asla malik ** olamazsın ona Allah’tan bir şeye; işte bunlar; kimselerdir (ki) asla dilemez Allah ki temizler kalplerini; onlaradır dünyada bir rezillik; ve onlaradır ahirette büyük bir azap.

Mâide Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Veliniz 28 sizin ancak Allah’tır; ve resûlüdür 418 O'nun; ve iman 47 etmiş kimselerdir; kimseler (ki) ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve verirler zekâtı 10 ; ve onlar rükû 11 edenlerdir.

Mâide Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Ve kim veli 28 edinir Allah'ı ve resûlünü 418 ve iman 47 etmiş kimseleri; öyle ki doğrusu taraftarıdır/partizanıdır Allah'ın; onlardır galip gelenler.

Mâide Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ey resûl! 418 * Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden 4 ; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini 223 ; ve Allah korur seni insanlardan ** ; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Mâide Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Ant olsun aldık bir mîsâk 281 İsrâîloğullarından 197 ; ve gönderdik onlara resûller 418 ; her ne zaman geldi onlara bir resûl 418 nefislerinin hevasına uymayanla; bir fırka/grup (ki) yalanladılar; ve bir fırka/grup (ki) katlederler 35 .

Mâide Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Meryem oğlu Mesih değildir bir resûl 418 dışında; muhakkak gelip geçti onun öncesinden resûller 418 ; ve annesi bir sıddıktır 551 ; oldu ikisi yemek yer*; bak! nasıl beyan 226 ederiz onlara ayetleri; sonra bak ki (nasıl) ters yüz edilirler.

Mâide Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Ve işittikleri zaman indirileni resûle 418 ; görürsün gözlerini onların taşar akar göz yaşından; arif olmalarındandır/bilmelerindendir haktan/gerçekten; derler: "Rabbimiz! 4 İman 47 ettik; öyle ki yaz bizleri şahitlerle/tanıklarla birlikte"

Mâide Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Ve itaat edin Allah'a; ve itaat edin 76 resûle 418 ; ve hazırlıklı olun; öyle ki eğer sırt çevirirseniz öyle ki bilin (ki) resûlümüz 418 üzerine (olan) ancak apaçık belâgattır 221 .

Mâide Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Yoktur resûl 418 üzerine belagat 399 dışında; ve Allah bilir açık ettiğinizi ve gizlediğinizi.

Mâide Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Gündür (ki) bir araya getirir Allah resûlleri 418 ; öyle ki der (Allah): "Ne cevap verildi sizlere?"; derler: "Yoktur ilim 1143 bizlere 563 ; doğrusu sen; sensin Alîm 8 (olan) gayba 62 .

Mâide Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ve vahyettiğim 603 zaman havârilere 565 ki iman 47 edin bana ve resûlüme 418 * ; dediler: "İman 47 ettik; ve şahit ol bizlere ki (bizler) müslimiz 45 .

En'âm Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Ve ant olsun yalanlandı resûller 418 senden önce; öyle ki sabrettiler 51 yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı; ta ki geldi onlara yardımımız; ve olmaz bir mübadele/değişim * Allah'ın kelimelerine; ve ant olsun geldi sana gönderilmişlerin haberinden.

En'âm Suresi - Ayet 124

Türkçe Meal: Ve geldiği zaman onlara bir ayet 353 dediler: "Asla iman 47 etmeyiz; ta ki verilir misli 870 Allah'ın resûllerine 418 verilenin"; Allah daha iyi bilendir nereye koyar kendi risâletini 223 ; isabet edecektir suç işlemiş kimselere bir aşağılama/alçalma Allah’ın indinde/katında; ve şiddetli bir azap; ayartır * olduklarıyla.

En'âm Suresi - Ayet 130

Türkçe Meal: Ey cin 210 ve insan klanı/kabilesi! "Asla gelmez mi (oldu) sizlere kendinizden resûller 418 ? Naklederler sizlere ayetlerimi; ve uyarırlar sizleri karşılaşma gününüze; buna (bu güne)"; dediler * : “Şahit olduk/tanık olduk nefislerimiz 201 üzerine”; ve aldattı onları dünya hayatı; ve şahit oldular/tanık oldular kendi nefisleri 201 üzerine; doğrusu onlar oldular kâfirler 25 .

A'râf Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ey Âdemoğulları 692 ! Bu esnada mutlak gelir sizlere bir resûl 418 sizlerden; kıssalaştırır 430 sizlere ayetlerimi 454 ; öyle ki kim takvalı 21 oldu ve ıslah 316 oldu; öyle ki olmaz bir korku üzerlerine; ve olmaz onlar hüzünlenirler.

A'râf Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalan ya da yalanladı 195 ayetlerini O’nun (Allah'ın); işte bunlar; kavuşur nasipleri onların kitaptan * ; ta ki geldiği zaman onlara resûllerimiz 418 ; vefat ettirirken onları; dediler (resûl melekler): "Hani nerede Allah’ın astından çağırmış olduklarınız?"; dediler (vefat eden kimseler): "Saptılar bizden"; ve şahidlik/tanıklık ettiler kendi nefislerine 201 karşı ki onlar oldular kâfirler 25 .

A'râf Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar * altından onların **  nehirler; ve dediler ** : "Hamd 3 Allah’adır; kılavuzlayandır 192 bizleri buraya *** ; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya 192 şayet ki kılavuzlamasaydı 192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin 4 resûlleri 418 hakla/gerçekle; ve nida **** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona ***** yapar olduğunuzla.

A'râf Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Onun * tevili 401 dışındakine ** mi bakarlar? Gün *** (ki) gelir onun tevili 401 ; der onu önceden nesh etmiş/unutmuş **** kimseler: "Muhakkak gelmiş Rabbimizin 4 resûlleri 418 hakla/gerçekle; öyle ki olur mu bizlere şefâatçiler 114 ? Öyle ki şefâat 114 ederler bizlere ya da geri döndürülürüz ***** ; öyle ki yaparız olmaksızın yapar olmuş olduğumuzu"; muhakkak hüsrana uğrattılar kendi nefislerini 201 ve saptı ****** onlardan iftira 883 atar oldukları.

A'râf Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet 128 ; velakin/fakat bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

A'râf Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir sefâhat 670 ; velakin/fakat bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

A'râf Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: İşte şudur; kentler (ki) kıssalaştırırız sana onun * haberlerinden; ve ant olsun geldi onlara onların resûlleri 418 beyanatlarla 620 ; öyle ki olmuş değillerdi iman 47 etmeye öncesinde yalanladıkları nedeniyle; işte böyledir; mühürler 175 Allah kâfirlerin 25 kalplerinin üzerini.

A'râf Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Ey firavun! Doğrusu ben bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

Enfâl Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Cevap verin Allah’a ve resûlüne 418 davet edildiğiniz zaman hayat verene * sizlere; ve bilin ki Allah değiştirip geçer kişi 703 ve onun kalbi 703 arasına; ve ki O'dur ** ; O’na *** karşı haşredilirsiniz.

Enfâl Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve bilin ki ganimet aldığınızın bir şeyden; öyle ki Allah'adır beşte biri; ve resûlünedir 418 ; ve yakınadır 130 ; ve yetimleredir 131 ; ve miskinleredir 113 ; ve yolun oğlunadır 354 ; eğer olduysanız iman 47 etmiş Allah'a ve kulumuz * üzerine indirdiğimize ** furkân 259 günü *** (ki) karşılaştığı gündür **** iki topluluğun; ve Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir 177 .

Tevbe Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Katletmez 720 misiniz bir kavmi/toplumu 754 (ki) bozdular yeminlerini; ve yeltendiler ihraca/çıkarmaya resûlü 418 * ; ve onlar başlattılar sizlere evvel kere ** ; haşyet 53 mi duyarsınız onlara? Öyle ki Allah’a daha haktır ki haşyet 53 duyarsınız O’na; eğer olduysanız müminler 27 .

Tevbe Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Sonra indirdi Allah sükunetini * resûlüne 418 ** karşı ve müminlere 27 karşı; ve indirdi ordular (ki) asla görmezsiniz onu; ve azap etti (Allah) kâfirlik 25 etmiş kimselere; ve işte bu; cezasıdır kâfirlerin 25 .

Tevbe Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: O gönderendir resûlünü 418 * kılavuzla 192 ** ve hak/gerçek dinle *** ; ortaya çıkarması **** için onu ***** her bir dine 122 karşı; ve şayet kerhen 697 de olsa müşrikler 36 .

Tevbe Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Onlardan kimseler (ki) eziyet ederler nebiye 132 * ; ve derler "o bir kulaktır ** "; de ki :"Bir hayır kulağıdır *** sizlere"; iman 47 eder Allah'a; ve iman 47 eder müminlere 27 ; ve bir rahmettir **** sizlerden iman 47 etmiş kimselere; ve Allah'ın resûlüne 418 * eziyet etmiş kimselere (gelince); onlaradır elim/acıklı bir azap.

Tevbe Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Ve eğer sual etsen/sorsan onlara derler: "Ancak ki olduk dalanlar * ve laubalik 669 edenler"; de ki: "Allah'la mı? Ve ayetleriyle ve resûlüyle 418 (mi) oldunuz alay ederler?"

Tevbe Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve mümin 27 erkekler; ve mümin 27 kadınlar * ; onların bir kısmı velileridir 28 bir kısmın; emrederler marufla 291 ve engellerler münkeri 82 ; ve ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve verirler zekâtı 10 ; ve itaat ederler Allah'a ve O’nun resûlüne 418 ; işte bunlar, rahmet 271 edecektir onlara Allah; doğrusu Allah bir Azîzdir 37 ; bir Hakîmdir 9 .

Tevbe Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Lakin/fakat resûl 418 * ve kimseler (ki) iman 47 ettiler onunla * beraber; cihat 356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle 201 ; ve işte bunlar; onlaradır hayırlar; ve işte bunlar; onlardır muflihler 174 .

Tevbe Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Araplar 772 daha şiddetlidir küfürde 422 ve nifâkta 769 ; ve daha uygundurlar ki bilmezler Allah'ın resûlüne 418 * karşı indirdiğinin hudutlarını ** ; ve Allah bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Tevbe Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve Araplardan 772 kimi iman 47 eder Allah'a ve âhiret 774 gününe; ve edinir/tutar infak 6 ettiğini Allah’ın indinde/katında yakınlıklar; ve resûlün 418 * salâtlarını 142 (da); doğrusu o ** bir yakınlıktır onlara değil mi?; sokacak/girdirecek onları Allah rahmetinin 271 içine; doğrusu Allah bir Gafûr'dur 20 ; bir Rahîm'dir 2 .

Yunus Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve tattırdığımız zaman insanlara bir rahmet 271  onlara temas etmiş darlık sonrasında; (olduğu) zaman onlara bir tertip 705  ayetlerimizde 454 ; de ki: "Allah daha seridir bir tertipte 705 "; doğrusu resûllerimiz 418 * yazarlar tertiplediğinizi.

Yunus Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve her bir ümmet 305 içindir bir resûl 418 ; öyle ki geldiği zaman resûlleri 4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle 230 ve onlar zulmedilmezler 257 .

Yunus Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Sonra gönderdik resûlleri 418 kavimlerine/toplumlarına sonrasında onun * ; öyle ki geldiler ** beyanatlarla 352 ; öyle ki olmuş değillerdi i*** iman 47 etmeye önceden kendisini yalanladıklarına; işte böyledir; mühürleriz 175 sınırı aşanların kalplerinin üzerini.

Yunus Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Sonra kurtarırız resûllerimizi 418 ve iman 47 etmiş kimseleri; işte böyledir; bir haktır/gerçektir üzerimize (ki) kurtarırız müminleri 27 .

Hûd Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve işte şu Âd; cihat 356 ettiler Rabblerinin 4 ayetlerine; ve isyan ettiler O'nun resûllerine 418 ; ve tabi oldular emrine * her bir inatçı cebbârın 898 .

Hûd Suresi - Ayet 120

Türkçe Meal: Ve her birini kıssalaştırırız 430 sana haberlerinden resûllerin 418 ; sabitleriz onunla * fuâdını 915 ; ve geldi sana bunda ** bir hak/gerçek; ve bir vaaz 653 ; ve bir zikir 78 müminler 27 için.

Yusuf Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Ta ki umudu kestiği zaman resûller 418 ; ve zannettiler ki onlar muhakkak yalanlandılar; geldi onlara * yardımımız; öyle ki kurtarıldı kimseler (ki) dileriz/isteriz; ve geri döndürülemez perişanlığımız mücrim 674 bir kavminden/toplumdan.

Ra'd Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Ve ant olsun istihza 361 edildi resûllere 418 senden önce; öyle ki serbestlik verdim kâfirlik 25 etmiş kimselere; sonra yakaladım onları; öyle ki nasıl oldu akıbetim 892 .

Ra'd Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik resûller 418 senden * önce; ve verdik onlara ** zevceler *** ve bir zürriyet 380 ; olmuş değildir bir resûle 418 (ki) gelir bir ayetle 287 ; Allah'ın izniyle (olması) dışında; her bir eceledir bir kitap **** .

İbrahim Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü 418 onun * kavminin/toplumunun lisanı/dili 980 dışında; beyan 226 etmesi içindir onlara ** ; öyle ki dalalette 128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve O *** Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

İbrahim Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Hiç gelmez mi sizlere sizlerden önceki kimselerin haberi; Nûh kavminin/toplumunun; ve Âd'ın; ve Semûd'un; ve onlardan sonraki kimselerin? Bilmez onları Allah’ın dışında; geldi onlara kendi resûlleri 418 beyanatlarla 620 ; öyle ki reddettiler ellerini * onların ** ağızlarında *** ; ve dediler: "Doğrusu bizler kâfirlik 25 ettik kendisiyle **** gönderildiğinize; ve bizler mutlak bir kuşkudayız bizleri kendisine çağırdığınızdan; bir şüphedeyiz."

İbrahim Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Dedi resûlleri 418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır * gökleri 162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret 319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz 870 dışında bir beşer 432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder 46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla 660 ."

İbrahim Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Dedi onlara resûlleri 418 : "Değiliz bizler bir beşer 432 dışında sizin misaliniz 870 ; velakin/fakat Allah minnet 982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere 983 ki geliriz sizlere bir sultânla 660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler müminler 27 ."

İbrahim Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler resûllerine 418 : "Mutlak çıkarırız 675 sizleri yerimizden * ya da mutlak dönersiniz milletimize 301 "; öyle ki vahyetti 603 onlara * Rableri 4 ; "Mutlak helak ederiz zalimleri 257 .".

İbrahim Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Ve uyar insanları bir güne (ki) gelir onlara azap; öyle ki der zulmetmiş kimseler: "Rabbimiz 4 ! Ötele bizleri yakın bir ecele kadar; cevap verelim çağrına/davetine senin; ve tabi olalım resûllere 418 "; ve hiç olmuyor muydunuz (ki) kasem ettiniz önceden? Yoktur sizlere hiçbir zeval 990 .

İbrahim Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki sakın düşünme * (ki) Allah bir muhaliftir ** resûllerine 418 (olan) vaadine *** ; doğrusu Allah bir Azîz’dir 37 ; Zuntikâm'dır 390 .

Hicr Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ve gelir değildir onlara * hiçbir resûl 418 dışında (ki) oldular onunla ** alay ederler.

Hicr Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Dedi * : "Öyle ki nedir hitabınız ** ey gönderilmiş resûller 418 ?"

Hicr Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman geldiler Lût ailesine gönderilmiş resûller 418 .

Hicr Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve ant olsun yalanladı Hicr 1009 ashâbı gönderilmiş resûlleri 418 * .

Nahl Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve dedi şirk 71 koşmuş kimseler: "Şayet dileseydi Allah kulluk 46 etmiş değildik O'ndan * başka hiçbir şeye; bizler ve ne de babalarımız/atalarımız; ve haram etmezdik O’nun ** astından hiçbir şeyi"; işte böyledir; faaliyet etti onlardan önceki kimseler (de); öyle ki değil mi ki resûllere 418 karşıdır ancak apaçık belagat 515 ?

Nahl Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve ant olsun * gönderdik ** her bir ümmete 305 bir resûl 418 ki kulluk 46 edin Allah'a ve kaçının tâğût 442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı 192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet 128 hakikatlaştı *** ; öyle ki dolaşın **** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların 196 akıbeti 892 .

Nahl Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Ve ant olsun geldi onlara bir resûl 418 kendilerinden * ; öyle ki yalanladılar onu ** ; öyle ki tuttu onları azap; ve onlar zalimlerdi 257 .

İsrâ Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Kim doğru yola kılavuzlandı; öyle ki ancak doğru yola kılavuzlanır kendi nefsi 201 için; ve kim dalalete 128 düştü öyle ki ancak dalalete 128 düşer aleyhine onun * ; ve yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve olmuş değiliz azap edenler ** ta ki göndeririz bir resûl 418 .

İsrâ Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Sünnettir 707 kimseye (ki) muhakkak gönderdik senden * önce resûllerimizden 418 ; ve bulamazsın sünnetimizde 707 bir hallenme ** .

İsrâ Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: "Ya da olur sana altından bir ev; ya da yükselirsin gökte; ve asla iman 47 etmeyiz yükselmene senin ta ki indirirsin üzerimize bir kitap (ki) ikra 815 ederiz onu * "; de ki: "Subhân’dır 7 Rabbim 4 ; oldum mu bir beşer 432 resûl 418 dışında."

İsrâ Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Ve mani olmuş * değildir insanlara ki iman 47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz 192 ; ancak ** ki dediler: "Allah bir beşer 432 resûl 418 mü gönderdi?"

İsrâ Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: De ki: "Şayet olsaydı yerde * melekler 48 (ki) yürürler mutmainler 377 (olarak); mutlak gönderirdik onlara ** gökten 180 bir melek 48 resûl 418 .

Kehf Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Ve gönderir değiliz gönderilen resûlleri 418 dışında müjdeleyenler ve uyaranlar; ve mücadele ederler * kimselere (ki) kâfirlik 25 ettiler batılla 199 gidermek için onunla * hakkı/gerçeği; ve tuttular ayetlerimi 454 ve uyarıldıklarını bir istihza 361 .

Kehf Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: İşte budur; cezası onların cehennemdir (ki) kâfirlik etmeleriyledir ve tutmalarıyladır ayetlerimi ve resûllerimi 418 bir istihza 361 .

Meryem Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Dedi * : "Ancak ki ben bir resûlüm 418 (senin) Rabbinin 4 ; bahşetmem içindir sana saf bir gılmân 412 ."

Meryem Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ve zikret 78 kitapta * Mûsâ’yı; doğrusu o * oldu bir muhlis 309 ve oldu bir resûl 418 ; bir nebi 132 .

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki gelin ikiniz *  ona ** ; öyle ki deyin ikiniz * : "Doğrusu biz * iki resûlüyüz 418 (senin) Rabbinin 4 ; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını 197 ; ve zulmetme 257 onlara *** ; muhakkak geldik sana bir ayetle 287 Rabbinden 4 ; ve selâm 748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza 192 ."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 134

Türkçe Meal: Ve şayet ki biz helak etseydik onları bir azapla ondan önce; mutlak derlerdi: "Rabbimiz 4 ! Oysa gönderseydin bizlere bir resûl 418 ; öyle ki tabi olurduk ayetlerine 454 (senin) önceden ki (olmadan) zillete 452 düşeriz ve hizyete 1118 düşeriz"

Enbiyâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden * önce hiçbir resûl 418 ancak ki vahy 603 ettik ona ** ki O’dur *** ; "Yoktur ilâh 74 benim dışımda; öyle ki kulluk 46 edin bana."

Enbiyâ Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve ant olsun istihza 361 edildi resûllerle 418 senden * önce; öyle ki kuşattı alay etmiş kimseleri onlardan kendisiyle istihza 361 eder oldukları.

Hac Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden * önce hiçbir resûl 418 ve ne de bir nebi 132 ; dışındadır (ki) temenni ** ettiği zaman atar *** şeytân 29 temennisine ** onun **** ; öyle ki siler ***** Allah şeytânın 29 attığını; sonra hükmünü koyar ****** Allah ayetlerinin ve Allah bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Hac Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Allah saflaştırır 409 meleklerden resûller 418 ve insanlardan; doğrusu Allah bir Semî’dir 41 ; bir Basîr’dir 513 .

Hac Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Ve mücadele edin Allah'ta * , gerçek/hak mücadelesi (-yle) O'nun ** ; O *** (ki) seçti sizleri; ve yapmış değildir üzerinize dinde 122 hiçbir güçlük/zorluk; babanız İbrâhîm'in inanç öğretisidir; O *** (ki) önceden isimlendirdi sizleri müslim 45 (olarak); ve bunda, olması içindir resûlün 418 üzerinize bir tanık/bir şahit; ve olmanız içindir sizlerin tanıklar/şahitler insanlar üzerine; öyleyse ikame 572 edin salâtı 5 ve verin zekâtı 10 ; ve sarılın Allah'a; O'dur *** mevlânız 68 ; öyle ki bir muhteşem Mevlâ'dır 68 ; ve bir muhteşem Nasîr'dir 69 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Öyle ki gönderdik onlarda * bir resûl 418 onlardan ** ki "kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'nun *** başkası" (diye); öyle ki takvalı 21 olmaz mısınız?"

Mü'minûn Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Sonra gönderdik resûllerimizi 418 peş peşe; her bir geleni bir ümmete 305 kendi resûlü 418 (olarak) (ki) yalanladılar onu * ; öyle ki tabi ettik onların bir kısmını ** bir kısma; ve yaptık onları hadisler *** ; öyle ki bir uzaklıktır **** bir kavme/topluma (ki) iman 47 etmezler.

Mü'minûn Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ey resûller 418 ! Yiyin iyilerden; ve yapın bir sâlih 777 ; doğrusu ben yaptıklarınıza bir Alîm’im 8 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Ya da hiç arif olmazlar * mı resûllerine 418 ; öyle ki onlar onu ** inkar edenlerdir *** .

Nûr Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve derler: "İman 47 ettik Allah'a ve resûle 418 ; ve itaat 76 ettik"; sonra tevellâ 1206  eder onlardan bir fırka *  bunun ardından; ve değildir bunlar müminler 27 .

Nûr Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve davet edildikleri zaman Allah'a doğru ve resûlüne 418 ; hükmetmesi * için aralarında; (o) zaman bir fırka ** onlardan yüz çevirenlerdir.

Nûr Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Kalplerinde mi bir maraz 175 ; yoksa şüphe mi ettiler; ya da korkarlar ki hayf 1208 eder Allah üzerlerine ve resûlü 418 O’nun * ? Evet! İşte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Nûr Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ancak ki oldu müminlerin 27 kavli * davet edildikleri ** zaman Allah'a doğru ve resûlüne 418 O’nun *** hükmetmesi için aralarında ki derler: "İşittik ve itaat ettik 1225 "; işte bunlar; onlardır muflih 174 .

Nûr Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: De ki: "İtaat edin Allah'a ve itaat edin resûle 1209 "; öyle ki eğer tevellâ 1206 ederseniz öyle ki ancak ki üzerine onun *   yüklenildiğidir (onun); ve üzerinize sizin yüklenildiğinizdir; ve eğer itaat ederseniz ona ** kılavuzlanırsınız; ve değildir resûl 418 üzerine apaçık belagat 515 dışında.

Nûr Suresi - Ayet 62

Türkçe Meal: Ancak ki müminler 27 kimselerdir (ki) iman 47 ettiler Allah'a ve resûlüne 418 * ; ve oldukları zaman onunla ** beraber bir emir üzerine bir topluca; asla gitmezler ta ki izin sorarlar ona *** ; doğrusu kimseler (ki) izin sorarlar sana; işte bunlar kimselerdir (ki) iman 47 ederler Allah'a ve resûlüne 418 ; öyle ki izin sordukları zaman bir kısmı sana durumlarına **** ; öyle ki izin ver dilediğin kimseye onlardan; ve mağfiret 319 dile onlara; Allah’a; doğrusu Allah bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Nûr Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Yapmayın resûlün 418 davetini aranızda bir kısmınızdan bir kısma (olan) davet gibi; muhakkak bilir Allah kimseleri (ki) sıvışırlar sizlerden bir sığınmaya; öyle ki hazırlıklı olsunlar kimseler (ki) ihtilaf ederler emrinden onun * ki isabet eder ** onlara bir fitne 610 ya da isabet eder ** onlara elim/acıklı bir azap.

Furkan Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve dediler: "Ne içindir (ki) bu resûl 418 * yiyor yemek ve yürüyor esvâkta 1215 ; şayet değil mi (ki) indirilmeliydi ona ** bir melek 48 ; öyle ki olsun onunla beraber bir nezîr 1240 ."

Furkan Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve gündür (ki) ısırır zalim 257 (iki) elini; der: “Ey keşke edinseydim resûlle 418  beraber bir yol.”

Furkan Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve dedi * resûl 418 : “Ey Rabbim 4 ! Doğrusu benim kavmim/toplumum ** (ki) tuttular *** bu Kur'ân'ı bir mehcûr 1221 ."

Furkan Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve gördükleri zaman seni * edinir değillerdir seni * bir maskaralık dışında: "Bu mu ki gönderdiğidir Allah'ın bir resûl 418 (olarak)?"

Şuarâ Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: "Ve daralır göğsüm; ve gevşemez * lisanım ** ; öyle ki resûllük 418 ver Hârûn'a doğru."

Şuarâ Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Öyle ki varın * firavuna 678 ; öyle ki deyin * : "Doğrusu biz resûlüyüz 418 alemlerin 203 Rabbinin 4 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Dedi * : "Doğrusu resûlünüz 418 ** o ki gönderilendir üzerinize mutlak bir mecnundur 302 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Yalanladı 244 Nûh kavmi gönderilmiş resûlleri 418 * .

Şuarâ Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: "Doğrusu ben sizlere emin * bir resûlüm 418 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * sizlere emin ** bir resûlüm 418 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * sizlere emin ** bir resûlüm 418 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 162

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * sizlere emin **  bir resûlüm 418 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 178

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * sizlere ** emin *** bir resûlüm 418 ."

Kasas Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve şayet ki isabet ederse onlara bir musibet 311 kıdemlendiğine (karşı) kendi ellerinin; öyle ki derler: "Rabbimiz 4 ! Şayet gönderseydin bizlere bir resûl 418 ; öyle ki tabi oluruz(senin) ayetlerine 454 ; ve oluruz müminlerden 27 ."

Kasas Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir (senin) Rabbin 4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında 1292 * onun ** bir resûl 418  (ki) tilâvet 874 eder onlara *** ayetlerimizi 454 ; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun **** zalimlerdir 257 .

Ankebût Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve eğer yalanlıyorsanız 195 ; öyle ki muhakkak yalanladılar 195 sizlerden önceki ümmetler 305 (de); ve olmaz resûl 418 üzerine mubîn 1194 belagat 515 dışında.

Ankebût Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki geldiler 133 * resûllerimiz 418 İbrahim'e bir müjdeyle dediler * : "Doğrusu biz * helak edicileriz ehlini 568 işte bu kentin; doğrusu ehli 568 onun ** oldular zalimlerden 257 ."

Rûm Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti 892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı * yeri; ve imar etmişlerdi onu ** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu ** ; ve gelmişti kendi resûlleri 418 *** beyanatlarla 620 ; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek 257  için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Ahzâb Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ant olsun oldu sizlere Allah'ın resûlünde 418 güzel bir örnek/model; kimse için (ki) oldu (o) umar Allah'ı ve ahiret gününü; ve zikretti 78 Allah'ı çokça.

Ahzâb Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Olmuş değildir Muhammed erkeklerinizden birisinin babası * ; velakin/fakat resûlüdür 418 Allah'ın; ve mührüdür 726 nebilerin 132 ; ve oldu Allah her bir şeye bir Alîm 8 .

Ahzâb Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Gündür (ki) çevrilir yüzleri onların ateşte 834 ; derler: "Ey! Keşke bizler itaat etseydik Allah'a; ve itaat 76 etseydik resûle 418 ."

Sebe' Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve yalanladılar onlardan öncekilerden kimseler (de); ve erişmiş değillerdi onda birine * onlara verdiğimizin ** ; öyle ki yalanladılar resûllerimi 418 *** ; öyle ki nasıl oldu inkarım?

Fâtır Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Hamd 3 Allah’adır (ki) böldü * gökleri 162 ve yeri; yaptı melekleri resûller 418 cenah ** sahibi ikişer ve üçer ve dörder; artırır yaratmada dilediğini; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir 177 .

Yâsin Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ey hasret * kullar 907  üzerine! Gelir değildir hiçbir resûl 418 dışında (ki) oldular ** onunla *** istihza 361 ederler.

Mü'min Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik resûller 418 senden önce; onlardan kimini kıssalaştırdık 430 sana; ve onlardan kimini asla kıssalaştırmadık 430 sana; ve olmuş değildir bir resûle 418 ki getirir bir ayet 287 Allah'ın izni dışında; öyle ki geldiği zaman emri Allah'ın; tamamlandı hakla/gerçekle; ve hüsrana uğradı orada/zamanda batılla 418 uğraşanlar.

Duhân Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Eda et 905 bana Allah'ın kullarını * ; doğrusu ben ** sizlere emin/güvenilir bir resûlüm 418 .

Ahkaf Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: De ki: "Olmuş değilim bir başlama * resûllerden 418 ; ve farkına varır/bilir değilim ne faaliyet edilir bana ve ne de sizlere; tabi olmam bana vahyedilen dışında; ve değilim ben apaçık bir nezîr 1240 dışında."

Fetih Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: İman 47 etmeniz için Allah'a; ve resûlüne 418 O’nun (Allah’ın); ve yardım edersiniz O’na (Allah’a); ve vakarlı olursunuz/oturaklı olursunuz O’na (Allah’a); ve tesbih 31 edersiniz O’na (Allah’a); sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le); ve gün batımı öncesi.

Fetih Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Muhammed resûlüdür 418 Allah'ın; ve onunla birlikte (olan) kimseler şiddetlidirler kâfirlere 25 karşı; merhametlidirler 829 kendi aralarında; görürsün onları rükû 11 edenler; secde 12 edenler; ararlar bir fazıl/lütuf Allah’tan; ve bir rıza; yüzlerindeki simaları onların eserindendir secdelerin 12 ; işte bu; misalleridir onların Tevrât'ta; ve misalleridir onların İncîl’de; bir zer/bir tohum (ki) çıkardı filizini; öyle ki kaplayarak güçlendirdi (filiz) onu (tohumu); öyle ki kalınlaştı/sertleşti; öyle ki istiva etti/seviyeledi gövdesinin üstüne; hayranlıkla zevk alır zer/tohum ekenler; kızması için/öfkelenmesi için onlara kâfirlerin 25 ; vaat etti Allah kimselere; iman 47 ettiler; ve yaptılar sâlihât 18 onlardan (iman edenlerden); bir mağfiret/bir bağışlanma; ve büyük bir ecir 820 .

Zâriyât Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: İşte böyledir; gelmiş değildir kimselere onlardan önce hiçbir resûl 418 ; dışındadır (ki) dediler sihirbazdır ya da mecnundur 302 * .

Talâk Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Bir resûldür 418 * (ki) okur sizlere Allah'ın ayetlerini 454 beyanatlarla 620 ; çıkarması için (Allah’ın) iman 47 etmiş kimseleri ve sâlihât 18 yapmışları karanlıklardan nura ** doğru; ve kim iman 47 eder Allah'a ve yapar bir sâlih 777 sokar/girdirir onu (Allah) cennetlere; akar altından onun *** nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ebediyen; muhakkak daha güzelleştirir Allah ona **** bir rızık (-la).

Cin Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ancak * bir tebligat/mesaj/bildiri/ültimatom 221 Allah’tan ve risâletleri 223 O’nun; ve kim isyan etti Allah'a ve resûlüne 418 (O’nun); öyle ki doğrusu onadır cehennem ateşi; ölümsüzler 185 orada (cehennemde); ebediyen.

Cin Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Dışındadır kimse (ki) razı oldu * bir resûlden 418 ; öyle ki doğrusu O * iğne deliğinden geçirir gibi sokar iki elinin arasından onun ** ve arkasından onun ** bir gözetleyen.

Şems Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Öyle ki dedi onlara Allah'ın resûlü 418 ; "Dişi devesidir Allah'ın; ve içmesidir onun * ."