Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
30. Sûre · Ayet 9
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

30. Rûm Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

9. E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât(beyyinâti), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı* yeri; ve imar etmişlerdi onu** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu**; ve gelmişti kendi resûlleri418*** beyanatlarla620; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek257 için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yesiru dolaşmazlar mı يَسِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 fe yenzuru öyle ki bakarlar فَيَنْظُرُوا نظر
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 kane olmuş كَانَ كون
8 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 min مِنْ -
11 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
12 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
13 eşedde daha şiddetli أَشَدَّ شدد
14 minhum onlardan مِنْهُمْ -
15 kuvveten bir kuvvet (olarak) قُوَّةً قوي
16 ve esaru ve kaldırıp karıştırdılar وَأَثَارُوا ثور
17 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
18 ve ameruha ve imar ettiler onu وَعَمَرُوهَا عمر
19 eksera daha çok أَكْثَرَ كثر
20 mimma مِمَّا -
21 ameruha imar ettiklerinden onu عَمَرُوهَا عمر
22 ve ca'ethum ve gelmişti وَجَاءَتْهُمْ جيا
23 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
24 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
25 fema öyle ki değildi فَمَا -
26 kane olmuş كَانَ كون
27 llahu Allah اللَّهُ -
28 liyezlimehum için zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
29 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
30 kanu oldular كَانُوا كون
31 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
32 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Tarım faaliyeti; tüneller açma.

**Yeri.

***Çoğul olarak gelmiştir. En az 3 veya daha fazla resûl demektir. Anlarız ki Rabbimiz tek bir resûl göndermek yerine toplumlara 3 ve üzeri elçi göndermektedir.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Rûm Suresi - Ayet 9

Sure 30 Ayet 9 - Rûm/Romalılar

Sure 30: Rûm/Romalılar

Ayet No: 9 | Kur'an Ayet No: 3416 | ٱلرُّوم

Arapça Metin (Harekeli)

3416|30|9|أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَأَثَارُوا۟ ٱلْأَرْضَ وَعَمَرُوهَآ أَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Latin Literal

9. E ve lem yesîrû fîl ardı fe yenzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, kânû eşedde minhum kuvveten, ve esârûl arda ve amerûhâ eksera mimmâ amerûhâ ve câethum rusuluhum bil beyyinât(beyyinâti), fe mâ kânallâhu li yazlimehum ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç dolaşmazlar mı yerde? Öyle ki bakarlar nasıl olmuş akıbeti892 kimselerin onlardan önce (ki) olmuşlardı daha şiddetli onlardan bir kuvvet (olarak); ve kaldırıp karıştırmışlardı* yeri; ve imar etmişlerdi onu** daha çok imar ettiklerinden (onların) onu**; ve gelmişti kendi resûlleri418*** beyanatlarla620; öyle ki olmuş değildi Allah zulmetmek257 için onlara; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yesiru dolaşmazlar mı يَسِيرُوا سير
3 fi فِي -
4 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
5 fe yenzuru öyle ki bakarlar فَيَنْظُرُوا نظر
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 kane olmuş كَانَ كون
8 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 min مِنْ -
11 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
12 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
13 eşedde daha şiddetli أَشَدَّ شدد
14 minhum onlardan مِنْهُمْ -
15 kuvveten bir kuvvet (olarak) قُوَّةً قوي
16 ve esaru ve kaldırıp karıştırdılar وَأَثَارُوا ثور
17 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
18 ve ameruha ve imar ettiler onu وَعَمَرُوهَا عمر
19 eksera daha çok أَكْثَرَ كثر
20 mimma مِمَّا -
21 ameruha imar ettiklerinden onu عَمَرُوهَا عمر
22 ve ca'ethum ve gelmişti وَجَاءَتْهُمْ جيا
23 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
24 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
25 fema öyle ki değildi فَمَا -
26 kane olmuş كَانَ كون
27 llahu Allah اللَّهُ -
28 liyezlimehum için zulmeder onlara لِيَظْلِمَهُمْ ظلم
29 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
30 kanu oldular كَانُوا كون
31 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
32 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Tarım faaliyeti; tüneller açma.

**Yeri.

***Çoğul olarak gelmiştir. En az 3 veya daha fazla resûl demektir. Anlarız ki Rabbimiz tek bir resûl göndermek yerine toplumlara 3 ve üzeri elçi göndermektedir.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 201:

Nefis


Kısa Açıklama: 201 Benlik, kişilik, öz varlık.
Kavram 257:

Zalim, zulmetmek.


Kısa Açıklama: 257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 
Kavram 418:

Resûl


Kısa Açıklama: 418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  
Kavram 620:

Beyanat


Kısa Açıklama: 620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.
Kavram 892:

Akıbet, akıbet.


Kısa Açıklama: 892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.