İsrâ Suresi - Ayet 4
Türkçe Meal: Ve tamamladık İsrâîloğullarına 197 kitapta * (ki) "mutlak fesat 265 çıkarırsınız yerde ** iki kez 1036 ; ve mutlak ululaşırsınız/yücelirsiniz bir yücelik/ululuk (-la); bir kibir (-le)" (diye).
Arama Operatörleri:
Ayet 4
Ve tamamladık İsrâîloğullarına197 kitapta* (ki) "mutlak fesat265 çıkarırsınız yerde** iki kez1036; ve mutlak ululaşırsınız/yücelirsiniz bir yücelik/ululuk (-la); bir kibir (-le)" (diye).
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kadeyna | ve tamamladık | وَقَضَيْنَا | قضي |
| 2 | ila | إِلَىٰ | - | |
| 3 | beni | oğullarına | بَنِي | بني |
| 4 | israile | İsrail | إِسْرَائِيلَ | - |
| 5 | fi | فِي | - | |
| 6 | l-kitabi | kitapta | الْكِتَابِ | كتب |
| 7 | letufsidunne | mutlak fesat çıkarırsınız | لَتُفْسِدُنَّ | فسد |
| 8 | fi | فِي | - | |
| 9 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 10 | merrateyni | iki kez | مَرَّتَيْنِ | مرر |
| 11 | veletea'lunne | ve mutlak ululaşırsınız/yücelirsiniz | وَلَتَعْلُنَّ | علو |
| 12 | uluvven | bir yücelik/ululuk | عُلُوًّا | علو |
| 13 | kebiran | bir kibir | كَبِيرًا | كبر |
*Levh-i Mahfûz'da; yazgıda.**Yeryüzünde; bulunduğunuz bölgede.
Ayet 5
Öyle ki geldiği zaman vaadi ikisinin1036 evveli*; gönderdik üzerinize** kulları907 (ki) bizedir***; şiddetli bir zorluk**** sahipleridirler; öyle ki casusluk ederler/arayıp tararlar gediğini/yarığını1039 diyarın*****; ve oldu (bu) faaliyette geçirilen bir vaat.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feiza | öyle ki zaman | فَإِذَا | - |
| 2 | ca'e | geldi | جَاءَ | جيا |
| 3 | vea'du | vaadi | وَعْدُ | وعد |
| 4 | ulahuma | ikisinin evveli | أُولَاهُمَا | اول |
| 5 | beasna | gönderdik | بَعَثْنَا | بعث |
| 6 | aleykum | üzerinize | عَلَيْكُمْ | - |
| 7 | ibaden | kulları (ki) | عِبَادًا | عبد |
| 8 | lena | bizedir | لَنَا | - |
| 9 | uli | sahipleri | أُولِي | اول |
| 10 | be'sin | bir zorlu | بَأْسٍ | باس |
| 11 | şedidin | bir şiddetli | شَدِيدٍ | شدد |
| 12 | fe casu | öyle ki arayıp tararlar | فَجَاسُوا | جوس |
| 13 | hilale | gediği | خِلَالَ | خلل |
| 14 | d-diyari | diyarın | الدِّيَارِ | دور |
| 15 | ve kane | ve oldu | وَكَانَ | كون |
| 16 | vea'den | bir vaad | وَعْدًا | وعد |
| 17 | mef'ulen | faaliyet edilen | مَفْعُولًا | فعل |
*İlki, birincisi. Nebuzarada'nın ordusuyla birlikte yaptığı Kudüs kuşatması.**Muhatap 2. çoğul şahıs olarak bir önceki ayetteki gibi İsrâîloğullarına döndü.***Sadece Allah'a kul olan tek tanrıcılar. Tek tanrıcı Nebuzarada ve ordusu. Babil ordusunun komutanı.***Zorluk, güçlük. Çok güçlü Babil ordusu.****Yurdun, Süleyman'ın mescidinin/tapınağının bulunduğu Kudüs'ün.
İsrâîloğullarının yerde iki kez fesat çıkarması; yücelmeleri ve kibirlenmeleri.
Kavram Adı:
İsrâîloğullarının yerde iki kez fesat çıkarması; yücelmeleri ve kibirlenmeleri.
Kavram No: 1036
Kısa Açıklama: 1036 Rabbimiz 17:4 ayetinde İsrâîloğullarının yerde yani bulundukları coğrafyada iki kez fesat çıkaracağını apaçık bildirmiştir. Ayetten anlarız ki fitne ve fesatla bu kavim diğer kavimlere göre yücelecektir, ulu bir hale gelecektir. Bu kavim kendisini diğer kavimlere göre üstün görecektir; kibirlenecektir.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 2
Türkçe Meal: Ve tamamladık İsrâîloğullarına 197 kitapta * (ki) "mutlak fesat 265 çıkarırsınız yerde ** iki kez 1036 ; ve mutlak ululaşırsınız/yücelirsiniz bir yücelik/ululuk (-la); bir kibir (-le)" (diye).
Türkçe Meal: Öyle ki geldiği zaman vaadi ikisinin 1036 evveli * ; gönderdik üzerinize ** kulları 907 (ki) bizedir *** ; şiddetli bir zorluk **** sahipleridirler; öyle ki casusluk ederler/arayıp tararlar gediğini/yarığını 1039 diyarın ***** ; ve oldu (bu) faaliyette geçirilen bir vaat.