A'râf Suresi - Ayet 19
Türkçe Meal: "Ve ey Âdem 50 ! Mesken edin sen ve eşin cennette *; öyle ki yiyin ikiniz dilediğiniz yerden; ve yaklaşmayın ikiniz şu ağaca 691 ; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden 257 ."
Arama Operatörleri:
Ayet 19
"Ve ey Âdem50! Mesken edin sen ve eşin cennette*; öyle ki yiyin ikiniz dilediğiniz yerden; ve yaklaşmayın ikiniz şu ağaca691; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden257."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ya ademu | ve ey Âdem | وَيَا ادَمُ | - |
| 2 | skun | mesken edin | اسْكُنْ | سكن |
| 3 | ente | sen | أَنْتَ | - |
| 4 | ve zevcuke | ve eşin | وَزَوْجُكَ | زوج |
| 5 | l-cennete | cennette | الْجَنَّةَ | جنن |
| 6 | fe kula | öyle ki yiyin ikiniz | فَكُلَا | اكل |
| 7 | min | مِنْ | - | |
| 8 | haysu | yerden | حَيْثُ | حيث |
| 9 | şi'tuma | dilediniz ikiniz | شِئْتُمَا | شيا |
| 10 | vela | ve | وَلَا | - |
| 11 | tekraba | yaklaşmayın ikiniz | تَقْرَبَا | قرب |
| 12 | hazihi | şu | هَٰذِهِ | - |
| 13 | ş-şecerate | ağaca | الشَّجَرَةَ | شجر |
| 14 | fetekuna | öyle ki olursunuz ikiniz | فَتَكُونَا | كون |
| 15 | mine | مِنَ | - | |
| 16 | z-zalimine | zalimlerden | الظَّالِمِينَ | ظلم |
*İblîs'e verilen izin sonrası Âdem ve eşinin bir cennet evrenine yerleştirilmesi. Erkek ve kadın tüm insanlar bir cennet evrenine yerleştirilmiştir. Şu an içinde yaşadığımız evren değildir.
Ayet 20
Öyle ki vesvese verdi* ikisine şeytân29; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz4 şu ağaçtan691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek48; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden185."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fevesvese | öyle ki vesvese verdi | فَوَسْوَسَ | وسوس |
| 2 | lehuma | o ikisine | لَهُمَا | - |
| 3 | ş-şeytanu | şeytan | الشَّيْطَانُ | شطن |
| 4 | liyubdiye | ortaya çıkaması için | لِيُبْدِيَ | بدو |
| 5 | lehuma | ikisine | لَهُمَا | - |
| 6 | ma | مَا | - | |
| 7 | vuriye | gizlenmişi/saklanmışı | ||
| 8 | anhuma | ikisinden | عَنْهُمَا | - |
| 9 | min | مِنْ | - | |
| 10 | sev'atihima | çirkinliklerinden | سَوْاتِهِمَا | سوا |
| 11 | ve kale | dedi | وَقَالَ | قول |
| 12 | ma | değildir | مَا | - |
| 13 | nehakuma | men etmiş ikinizi | نَهَاكُمَا | نهي |
| 14 | rabbukuma | Rabbiniz | رَبُّكُمَا | ربب |
| 15 | an | عَنْ | - | |
| 16 | hazihi | şu | هَٰذِهِ | - |
| 17 | ş-şecerati | ağaçtan | الشَّجَرَةِ | شجر |
| 18 | illa | ancak | إِلَّا | - |
| 19 | en | ki | أَنْ | - |
| 20 | tekuna | olursunuz ikiniz | تَكُونَا | كون |
| 21 | melekeyni | iki melek | مَلَكَيْنِ | ملك |
| 22 | ev | ya da | أَوْ | - |
| 23 | tekuna | olursunuz ikiniz | تَكُونَا | كون |
| 24 | mine | مِنَ | - | |
| 25 | l-halidine | ölümsüzlerden | الْخَالِدِينَ | خلد |
*Olay kendisine izin verilen en büyük şeytân olan İblîs'in bir cennet evreninde mesken edinen Âdem ve eşine fısıldamasıdır. İblîs kendi cennetinden indirilmiş ve kovulmuştur. İzin gereği Âdem ve eşinin bulunduğu cennet evrenine dışardan (mutlak ki başka bir paralel evrenden) fısıldama yapmaktadır. Âdem ve eşinin (tüm kadın erkek insanların) yaşadığı bu cennet bizlerin ilk cennetidir. Anlarız ki bu cennette ölümsüzlük yoktur. **Cinsel organ bölgeleri.
Ayet 22
Öyle ki kılavuzluk/delalet etti* ikisine** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı691; göründü ikisine çirkin yerleri***; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet**** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine** Rableri4: "Asla men etmedim mi ikinizi** şu ağaçtan691; ve demedim mi ikinize** doğrusu şeytân29 ikinize apaçık bir düşmandır."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fedellahuma | öyle ki kılavuzluk/delalet etti ikisine | فَدَلَّاهُمَا | دلل |
| 2 | bigururin | kandırmayla/aldatmayla | بِغُرُورٍ | غرر |
| 3 | felemma | öyle ki ne zaman | فَلَمَّا | - |
| 4 | zaka | tattılar | ذَاقَا | ذوق |
| 5 | ş-şecerate | ağacı | الشَّجَرَةَ | شجر |
| 6 | bedet | göründü | بَدَتْ | بدو |
| 7 | lehuma | ikisine | لَهُمَا | - |
| 8 | sev'atuhuma | çirkin yerleri | سَوْاتُهُمَا | سوا |
| 9 | ve tafika | ve hemen başladılar | وَطَفِقَا | طفق |
| 10 | yehsifani | ilmikleyip/bağlayıp örtmeye | يَخْصِفَانِ | خصف |
| 11 | aleyhima | üzerlerine | عَلَيْهِمَا | - |
| 12 | min | مِنْ | - | |
| 13 | veraki | yapraklarından | وَرَقِ | ورق |
| 14 | l-cenneti | cennet | الْجَنَّةِ | جنن |
| 15 | ve nadahuma | ve nida etti | وَنَادَاهُمَا | ندو |
| 16 | rabbuhuma | Rableri | رَبُّهُمَا | ربب |
| 17 | elem | asla | أَلَمْ | - |
| 18 | enhekuma | men etmedim mi ikinizi | أَنْهَكُمَا | نهي |
| 19 | an | عَنْ | - | |
| 20 | tilkuma | şu | تِلْكُمَا | - |
| 21 | ş-şecerati | ağaçtan | الشَّجَرَةِ | شجر |
| 22 | ve ekul | ve demedim mi | وَأَقُلْ | قول |
| 23 | lekuma | ikinize | لَكُمَا | - |
| 24 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 25 | ş-şeytane | şeytan | الشَّيْطَانَ | شطن |
| 26 | lekuma | ikinize | لَكُمَا | - |
| 27 | aduvvun | bir düşmandır | عَدُوٌّ | عدو |
| 28 | mubinun | apaçık | مُبِينٌ | بين |
*Şeytân.**Âdem ve eşine. Erkek insana ve kadın insana.***Cinsel organ bölgeleri.****İlk cennetimiz.
Ayet 120
Öyle ki vesvese verdi* ona** doğru şeytân29; dedi***: "Ey Âdem! Kılavuz olayım mı sana ölümsüzlük ağacına691 karşı; ve bir mülke (ki) belalanmaz256?"
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fevesvese | öyle ki vesvese verdi | فَوَسْوَسَ | وسوس |
| 2 | ileyhi | ona doğru | إِلَيْهِ | - |
| 3 | ş-şeytanu | şeytan | الشَّيْطَانُ | شطن |
| 4 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 5 | ya ademu | ey Âdem | يَا ادَمُ | - |
| 6 | hel | mi? | هَلْ | - |
| 7 | edulluke | kılavuz olayım mı sana | أَدُلُّكَ | دلل |
| 8 | ala | عَلَىٰ | - | |
| 9 | şecerati | ağacına karşı | شَجَرَةِ | شجر |
| 10 | l-huldi | ölümsüzlük | الْخُلْدِ | خلد |
| 11 | ve mulkin | ve mülk | وَمُلْكٍ | ملك |
| 12 | la | لَا | - | |
| 13 | yebla | belalanmaz | يَبْلَىٰ | بلو |
*Şeytân kendi paralel cennetinden Âdem'in yani bizlerin bulunduğu ilk cennet evrenine vesvese vermektedir. **Âdem'e.***Şeytân.
İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç.
Kavram Adı:
İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç.
Kavram No: 691
Kısa Açıklama: 691 İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4
Türkçe Meal: "Ve ey Âdem 50 ! Mesken edin sen ve eşin cennette *; öyle ki yiyin ikiniz dilediğiniz yerden; ve yaklaşmayın ikiniz şu ağaca 691 ; öyle ki olursunuz ikiniz zalimlerden 257 ."
Türkçe Meal: Öyle ki vesvese verdi * ikisine şeytân 29 ; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden ** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz 4 şu ağaçtan 691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek 48 ; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden 185 ."
Türkçe Meal: Öyle ki kılavuzluk/delalet etti * ikisine ** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı 691 ; göründü ikisine çirkin yerleri *** ; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet **** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine ** Rableri 4 : "Asla men etmedim mi ikinizi ** şu ağaçtan 691 ; ve demedim mi ikinize ** doğrusu şeytân 29 ikinize apaçık bir düşmandır."
Türkçe Meal: Öyle ki vesvese verdi * ona ** doğru şeytân 29 ; dedi *** : "Ey Âdem! Kılavuz olayım mı sana ölümsüzlük ağacına 691 karşı; ve bir mülke (ki) belalanmaz 256 ?"