Kur'an-ı Kerim - Kavram 91:
Cin, yabancı insanlar
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Cin, yabancı insanlar
Kavram No: 91
Kısa Açıklama: 91 Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar. İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 6
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
A'râf Suresi - Ayet 38
Türkçe Meal: Dedi (Allah): “Girin ümmetlere/topluluklara; muhakkak ki halife 65 oldu sizlerden önce ateşe; cinden 91 ve insandan”; ne zaman girdi bir ümmet 305 ; lanet etti (ümmet) kız kardeşine; ta ki yakaladıkları/yetiştikleri * zaman orada ** topluca; dedi sonraki (ümmet) onların önceki (ümmeti) için: “Rabbimiz 4 ! Bunlar dalalete 128 sürüklediler bizleri; öyle ki ver onlara bir kat (daha) azap ateşten; dedi (Allah): “Hepsi içindir bir kat; fakat (sizler) bilmezsiniz.”
Arapça: 992|7|38|قال ادخلوا في امم قد خلت من قبلكم من الجن والانس في النار كلما دخلت امه لعنت اختها حتي اذا اداركوا فيها جميعا قالت اخريهم لاوليهم ربنا هولا اضلونا فاتهم عذابا ضعفا من النار قال لكل ضعف ولكن لا تعلمون
Neml Suresi - Ayet 17
Türkçe Meal: Ve haşredildi * Süleymân'a orduları ** cinden 91 ve insandan; ve kuş (da); öyle ki onlar sevk ediliyorlardı.
Arapça: 3174|27|17|وحشر لسليمن جنوده من الجن والانس والطير فهم يوزعون
Neml Suresi - Ayet 39
Türkçe Meal: Dedi cinlerden 91 bir ifrit * : “Ben gelirim sana onunla * ; öncesi ki kalkarsın makamından; ve doğrusu ben onun *** üzerine mutlak emin **** bir kuvvetliyim."
Arapça: 3196|27|39|قال عفريت من الجن انا اتيك به قبل ان تقوم من مقامك واني عليه لقوي امين
Sebe' Suresi - Ayet 12
Türkçe Meal: Ve Süleymân'aydı rüzgâr 1337 ; sabahı onun * bir ay; ve akşam gidişi ** onun * bir ay; ve akıttık ona ** katran gözünü **** ; ve cinden 91 kimse (ki) yaptı iki elinin arasında onun ***** Rabbinin 4 izniyle; ve emrimizden sapan kimseye onlardan ****** , tattırırız ona sa‘îr 809 bir azaptan.
Arapça: 3616|34|12|ولسليمن الريح غدوها شهر ورواحها شهر واسلنا له عين القطر ومن الجن من يعمل بين يديه باذن ربه ومن يزغ منهم عن امرنا نذقه من عذاب السعير
Sebe' Suresi - Ayet 14
Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman tamamladık ona * ölümü 644 ** ; göstermiş değildi onlara ölümünü ** onun *** ; onun *** değneğini/bastonunu yiyen bir yer dâbbesi 599 dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı **** ; beyan oldu 226 cinne 91 ; ki eğer olsalardı bilirler ***** gaybı 62 ; kalır değillerdi ***** alçaltıcı/yıkıcı azapta.
Arapça: 3618|34|14|فلما قضينا عليه الموت ما دلهم علي موته الا دابه الارض تاكل منساته فلما خر تبينت الجن ان لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا في العذاب المهين
Ahkaf Suresi - Ayet 29
Türkçe Meal: Ve yönlendirdiğimiz zaman sana bir grup/bir birlik cinlerden 91 ; dinlerler (-diye) Kur'ân; öyle ki ne zaman eriştiler ona * ; dediler: “Kulak verin/sessizce dinleyin”; öyle ki ne zaman tamamlandı o ** döndüler kavimlerine uyaranlar (olarak).
Arapça: 4537|46|29|واذ صرفنا اليك نفرا من الجن يستمعون القران فلما حضروه قالوا انصتوا فلما قضي ولوا الي قومهم منذرين