Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 128:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Bu kavram 106 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

1. Fâtiha Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

7|1|7|صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

Latin Literal

7. Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Kimselerin yoluna125 (ki) nimet verdin üzerlerine126; olmayan gazap edilen127 üzerlerine; ve dalalet128 içindekilerin değil.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>1:7.&nbsp;Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.1:7.&nbsp;(The) way/road (of) those You blessed on them, not (those) the angered on them, and nor the misguided.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sirata yoluna صِرَاطَ صرط
2 ellezine kimselerin (ki) الَّذِينَ -
3 en'amte nimet verdin أَنْعَمْتَ نعم
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 gayri olmayanın غَيْرِ غير
6 l-megdubi gazap edilen الْمَغْضُوبِ غضب
7 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 d-dalline sapkınların/dalalet içinde olanların الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not

Üzerine nimet verilen kimselerin yolu nedir?Yüce Rabbimiz dosdoğru yol olan Kur’an’a tabi olmamız gerektiğini bazı kimseleri işaret ederek bildirmektedir. Bu kimseler doğru yola kılavuzlanmış kimselerdir. Yüce Allah onları nimetlendirmiş; lütfundan, fazlından hidayet bağışlamıştır. Bu kimseler sadece Kur’an diyen ve kendisine değil de sadece Kur’an’a çağıran, sadece Kur’an yoluna davet eden kimselerdir. Kur’an’la cihat eden ve asla bir ücret/bir ecir istemeyen kimselerdir. Ecirlerini sadece Yüce Allah katında bulma ümidinde olan kimselerdir. Şirke asla bulaşmayan, tek tanrıcı kimselerdir. Üzerine gazap edilen, sapkınların yoluna değil!‘d-dâllîn’ kelimesinin kökü (ضلل) olup fiil olarak yolunu kaybetmek (lose one’s way), yanlış yola kılavuzlamak (misguide), yoldan çıkmak/sapmak (go astray) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 635 (of 1303). Ayette aktif isim kelimesi ve çoğul olarak gelmiş olup ‘sapkınlar’, ‘yoldan çıkanlar’, ‘yolunu kaybedenler’, 'dalalet içinde olanlar' anlamındadır. Sadece Kur’an yerine onun astından dinde hüküm koyucu kitaplar (söylenti/hadis kitapları), şeyhler, mezhep imamları, tarikat liderleri, imamlar edinenlerin tamamı sapkınlardır. Ayette geçen ‘d-dâllîn’ kelimesine muhataptırlar. Sapmış kimseler üzerine Yüce Allah gazap eder;‘l-magdûbi kelimesinin kökü (غضب) olup gazap/öfke (wrath), kızgın (angry, exasperated) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 791 (of 1303). Ayette pasif isim, tekil kelime olarak gelmiş olup ‘gazap edilen’, ‘öfkelenilen’ anlamındadır. Anlaşılır ki Yüce Allah’ın ‘s-sırât l-mustakîm’ yolu olan sadece Kur’an’dan sapanlara Yüce Allah öfkelenir, gazap eder. Yüce Allah bu kimselere gazap eder. Üzerlerine pislik ve gazap yağdırır (7:71).Kur’an’ın açılış suresi olan kısacık bir sureyi bile anlamını bilerek okuduğumuzda bizi cehennemden uzak tutacak bilgiler içerdiğini rahatlıkla görebiliriz. Bir sureyi anlamını bilmeden binlerce kez okumak keramet değildir. Keramet anlamını bilerek okumak ve anladığımızı hayata geçirmektir.

2. Bakara Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

23|2|16|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ فَمَا رَبِحَت تِّجَٰرَتُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

Latin Literal

16. Ulâikellezîneşterevûd dalâlete bil hudâ, fe mâ rabihat ticâretuhum ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*, kimselerdir* (ki) satın alıp takas ettiler** dalaleti128 kılavuzla192***; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler176.

Notlar

Not 1

*2:8 ayetinde işaret edilen sahte müminler.**Kur'an yerine abuk sabuk taşkınlıklara/sapkınlıklara tabi oldular.***Kur'an'la. 

2. Bakara Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

33|2|26|إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ

Latin Literal

26. İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği186; öyle ki onun üstündekini (de)186; öyle ki ancak iman47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden4; ve ancak kâfirlik25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar38 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 la لَا -
4 yestehyi çekinmez يَسْتَحْيِي حيي
5 en ki أَنْ -
6 yedribe vurur/ortaya koyar يَضْرِبَ ضرب
7 meselen bir misal/örnek مَثَلًا مثل
8 ma مَا -
9 beudeten bir sivrisineği بَعُوضَةً بعض
10 fe ma öyle ki فَمَا -
11 fevkaha onun üstündekini (de) فَوْقَهَا فوق
12 feemma öyle ki ancak فَأَمَّا -
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 feyea'lemune böylece bilirler فَيَعْلَمُونَ علم
16 ennehu ki o أَنَّهُ -
17 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
18 min مِنْ -
19 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
20 ve emma ve ancak وَأَمَّا -
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
23 feyekulune öyle ki derler فَيَقُولُونَ قول
24 maza neyi مَاذَا -
25 erade amaçladı/arzuladı أَرَادَ رود
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 bihaza bu بِهَٰذَا -
28 meselen misalle/örnekle مَثَلًا مثل
29 yudillu saptırır (Allah) يُضِلُّ ضلل
30 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
31 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
32 ve yehdi ve doğru yola kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
33 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
34 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
35 ve ma ve değildir وَمَا -
36 yudillu Saptır (Allah) يُضِلُّ ضلل
37 bihi Onunla (örnekle) بِهِ -
38 illa dışında إِلَّا -
39 l-fasikine fâsıklar الْفَاسِقِينَ فسق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sivrisinek

Kavram 186

186Sivrisinek Yüce Allah'ın örnek verdiği bir canlıdır. Onun üzerinde olan da örnek verilmiştir. Bilimsel veriler göstermiştir ki küçücük bir sivrisineğin üzerinde çok sayıda bakteri yaşamaktadır. Sıtma mikrobu taşıyan sivrisineğin tek bir ısırığı sıtma hastalığına neden olabilir. Sivrisineğin insanlık tarihinde en çok insanın ölmesine neden olan sıtma hastalığına neden olması nedeniyle örnek olarak gösterilmesi Kur'an'ın büyük bir bilimsel mucizedir.“Doğrusu Allah çekinmez, ki ortaya koyar bir örnek; bir sivrisineği; onun üstündekini de.”: Sivrisinek ve onun üstündeki bakteriler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 175

Arapça Metin (Harekeli)

182|2|175|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ

Latin Literal

175. Ulâikellezîneşteravud dalâlete bil hudâ vel azâbe bil magfireh(magfireti), fe mâ asberehum alen nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti128 kılavuzla192*; ve azabı** (da) mağfiretle319; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren51 nedir!

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 şteravu satın aldılar اشْتَرَوُا شري
4 d-delalete dalaleti الضَّلَالَةَ ضلل
5 bil-huda doğru yola kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
6 vel'azabe ve azapla وَالْعَذَابَ عذب
7 bil-megfirati mağfiretle بِالْمَغْفِرَةِ غفر
8 fema öyle ki فَمَا -
9 esberahum sabrettirendir onları أَصْبَرَهُمْ صبر
10 ala karşı عَلَى -
11 n-nari ateşe النَّارِ نور

Notlar

Not 1

*Doğru yolu verip sapkın yol olan dalaleti satın aldılar.**Mağfireti verip azabı satın aldılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

2. Bakara Suresi

Ayet 198

Arapça Metin (Harekeli)

205|2|198|لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ فَإِذَآ أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَٰتٍ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ عِندَ ٱلْمَشْعَرِ ٱلْحَرَامِ وَٱذْكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Latin Literal

198. Leyse aleykum cunâhun en tebtegû fadlan min rabbikum fe izâ efadtum min arafâtin fezkurûllâhe indel meş’aril harâm(harâmi), vezkurûhu kemâ hedâkum, ve in kuntum min kablihî le mined dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Yoktur üzerinize bir günah ki aranırsınız/bakınırsınız bir fazilet/üstünlük Rabbinizden4; öyle ki taşıp aktığınız* zaman arafattan345; öyle ki zikredin Allah'ı haram meş'ar344 yanında; ve zikredin O’nu (Allah'ı) kılavuzladığı gibi sizleri; ve eğer olmuşsanız öncesinde onun mutlak dalalet128 içinde olanlardan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
3 cunahun bir günah جُنَاحٌ جنح
4 en ki أَنْ -
5 tebtegu ararsınız/bakınırsınız تَبْتَغُوا بغي
6 fedlen bir fazl/üstünlük فَضْلًا فضل
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 fe iza öyle ki zaman فَإِذَا -
10 efedtum taşıp aktığınız أَفَضْتُمْ فيض
11 min مِنْ -
12 arafatin arafattan عَرَفَاتٍ -
13 fezkuru öyle ki zikredin فَاذْكُرُوا ذكر
14 llahe Allah'ı اللَّهَ -
15 inde yanında عِنْدَ عند
16 l-meş'ari Meş'ar-i الْمَشْعَرِ شعر
17 l-harami Haram الْحَرَامِ حرم
18 vezkuruhu ve zikredin O’nu وَاذْكُرُوهُ ذكر
19 kema gibi كَمَا -
20 hedakum doğru yola kılavuzladığı gibi sizleri هَدَاكُمْ هدي
21 vein ve eğer وَإِنْ -
22 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
23 min مِنْ -
24 kablihi öncesinde onun قَبْلِهِ قبل
25 lemine mutlak لَمِنَ -
26 d-dalline dalalet içinde olanlardan الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*Çok sayıda insanın bir yerden bir yere doğru birlikte akın ettiğini anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Haram meş'ar

Kavram 344

344Meş'ar şuur kazanma, şuurlanma, bilinç kazanma, anlama, öğrenme yeri demektir. Haram meş'ar ise bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan şuur kazanma, şuurlanma,  anlama, öğrenme yeridir. Arafattan çıkan insanları ilk uğradığı yerdir. Arafat ile haram mescit arasında bir yer olduğu anlaşılır. Hac için gelen kimselerin bu yerde belirli bir süre konakladıkları ortadadır. Artık Kur'an'la tanışma, Kur'an'ın şuuru ile şuurlanma, Kur'an öğrenme süreci başlamıştır. Haram meş'arda Yüce Allah bol bol anılacaktır. Tesbih edilecektir. Salâtlar yapılacaktır. Kur'an öğrenilecektir.  

Arafat

Kavram 345

345Arafat kelimesi ARF kökünden türemiş bir isim kelimesidir. Bilmek, bilmek için gelmek, deneyimlemek, anons/duyuru yaparak bildirmek, buluşmak-tanışmak, tanımlamak, belirlemek anlamındadır. Hac için dört bir yerden gelen kimselerin haram mescide girmeden önce toplandığı bir yerdir. Bu yer mutlak ki haram mescit dışında bir yerdedir. Burada toplanan kimseler kayıt altına alınır, birbirleriyle tanışırlar, yetkili kimseler bu kimselerin bilgilerini alır. Hasta olup olmadıkları incelenir. Başları tıraş edilenlerin başlarında bir deri hastalığı olup olmadığı öğrenilir. Hac için bir sorun yoksa başları tıraş edilir. Bu kimseler bilgilendirilir. Ne yapacakları anlatılır. Daha sonra haram meş'ara doğru yönlendirilirler.    

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

362|3|69|وَدَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

Latin Literal

69. Veddet tâifetun min ehlil kitâbi lev yudillûnekum ve mâ yudıllûne illâ enfusehum ve mâ yeş’urûn(yeş’urûne).

Türkçe Çeviri

İstedi kitap ehlinden135 bir tayfa; keşke dalalete128 sürüklesinler* sizleri; ve dalalete128 sürükler değillerdir kendi nefisleri201** dışında; ve değillerdir farkına varırlar/anlarlar**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veddet istedi وَدَّتْ ودد
2 taifetun bir tayfa طَائِفَةٌ طوف
3 min مِنْ -
4 ehli ehli أَهْلِ اهل
5 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
6 lev eğer/keşke لَوْ -
7 yudillunekum dalalete sürüklesinler sizleri يُضِلُّونَكُمْ ضلل
8 ve ma ve değildir وَمَا -
9 yudillune dalalete sürüklerler يُضِلُّونَ ضلل
10 illa ancak إِلَّا -
11 enfusehum kendi nefislerini أَنْفُسَهُمْ نفس
12 ve ma ve değildir وَمَا -
13 yeş'urune farkına varırlar/anlarlar يَشْعُرُونَ شعر

Notlar

Not 1

*Sadece Kur'an demekten uzaklaştırıp kendi Talmud benzeri kitaplara tabi etmek. Kendi sapkın yolları olan müşrikliğe sürüklemek. **Kendi nefislerini saptırırlar. Bu sapkınlıklarının da farkında değillerdir. Talmud kitaplarına gönülden iman ederler. Sapkınlıklarında samimidirler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

383|3|90|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّن تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلضَّآلُّونَ

Latin Literal

90. İnnellezîne keferû ba’de îmânihim summezdâdû kufran len tukbele tevbetuhum, ve ulâike humud dâllûn(dâllûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler imanları47 sonrası; sonra ziyade ettiler/artırdılar küfrü422; asla kabul edilmez tevbeleri33 onların; ve işte bunlar; onlardır dalalet128 içinde olanlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
5 imanihim imanların إِيمَانِهِمْ امن
6 summe sonra ثُمَّ -
7 zdadu ziyade ettiler ازْدَادُوا زيد
8 kufran küfrü كُفْرًا كفر
9 len asla لَنْ -
10 tukbele kabul edilmez تُقْبَلَ قبل
11 tevbetuhum tevbeleri onların تَوْبَتُهُمْ توب
12 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
13 humu onlar هُمُ -
14 d-dallune dalalet içinde olanlardır الضَّالُّونَ ضلل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

537|4|44|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ نَصِيبًا مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ يَشْتَرُونَ ٱلضَّلَٰلَةَ وَيُرِيدُونَ أَن تَضِلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

Latin Literal

44. E lem tera ilâllezîne ûtû nasîben minel kitâbi yeşterûned dalâlete ve yurîdûne en tedıllus sebîl(sebîle).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin kimseleri (ki) verildiler bir nasip kitaptan*; satın alırlar (onlar) dalaleti128 ve isterler ki dalalete128 düşün yolda.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 utu verildiler أُوتُوا اتي
6 nesiben bir nasip نَصِيبًا نصب
7 mine مِنَ -
8 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
9 yeşterune satın alırlar يَشْتَرُونَ شري
10 d-delalete delaleti الضَّلَالَةَ ضلل
11 ve yuridune ve isterler وَيُرِيدُونَ رود
12 en ki أَنْ -
13 tedillu delalete düşün تَضِلُّوا ضلل
14 s-sebile yolda السَّبِيلَ سبل

Notlar

Not 1

*Kitap ehli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

4. Nisâ Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

581|4|88|فَمَا لَكُمْ فِى ٱلْمُنَٰفِقِينَ فِئَتَيْنِ وَٱللَّهُ أَرْكَسَهُم بِمَا كَسَبُوٓا۟ أَتُرِيدُونَ أَن تَهْدُوا۟ مَنْ أَضَلَّ ٱللَّهُ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلًا

Latin Literal

88. Fe mâ lekum fil munâfikîne fieteyni vallâhu erkesehum bi mâ kesebû. E turîdûne en tehdû men edallallâh(edallallâhu). Ve men yudlilillâhu fe len tecide lehu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki nedir (olan) sizlere; münâfıklar26 hakkında iki grup (oldunuz); ve Allah geri bıraktı/indirdi onları kazandıklarıyla; ister misiniz ki doğru yola iletirsiniz kimseyi (ki) dalalette128 bıraktı Allah? Ve kimi dalalete128 bırakırsa Allah; öyle ki asla bulamazsın ona bir yol.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki nedir فَمَا -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 fi فِي -
4 l-munafikine münafıklarda الْمُنَافِقِينَ نفق
5 fieteyni iki grup فِئَتَيْنِ فاي
6 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
7 erkesehum geri bıraktı/geri attı/çöktürdü أَرْكَسَهُمْ ركس
8 bima بِمَا -
9 kesebu kazandıklarıyla كَسَبُوا كسب
10 eturidune ister misiniz أَتُرِيدُونَ رود
11 en ki أَنْ -
12 tehdu doğru yola iletmek تَهْدُوا هدي
13 men kimseyi مَنْ -
14 edelle dalalete bıraktığı أَضَلَّ ضلل
15 llahu Allah'ın اللَّهُ -
16 ve men ve kim وَمَنْ -
17 yudlili dalalete bırakırsa يُضْلِلِ ضلل
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 felen öyle ki asla فَلَنْ -
20 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
21 lehu ona لَهُ -
22 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Münâfık

Kavram 26

26İç yüzünü gizleyen. İki yüzlü. 

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

4. Nisâ Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

606|4|113|وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُۥ لَهَمَّت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ أَن يُضِلُّوكَ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِن شَىْءٍ وَأَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُن تَعْلَمُ وَكَانَ فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكَ عَظِيمًا

Latin Literal

113. Ve lev lâ fadlullâhi aleyke ve rahmetuhu le hemmet tâifetun minhum en yudıllûke. Ve mâ yudıllûne illâ enfusehum ve mâ yadurrûneke min şey’(şey’in). Ve enzelallâhu aleykel kitâbe vel hikmete ve allemeke mâ lem tekun ta’lem(ta’lemu). Ve kâne fadlullâhi aleyke azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Şayet olmasa (-ydı) fazlı202 Allah'ın senin üzerine; ve (de) rahmeti271; mutlak niyetlenmişti bir tayfa onlardan ki dalalete128 düşürürler seni; ve dalalete128 düşürür değillerdir kendi nefisleri201 dışında; ve zarar verir değillerdir sana hiçbir şeyde; ve indirdi Allah sana kitabı* ve hikmeti303; ve öğretti sana asla olmazsın bilir; ve oldu fazlı202 Allah'ın senin üzerine bir büyük** (şey).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velevla şayet olmasa وَلَوْلَا -
2 fedlu fazlı/lütfu فَضْلُ فضل
3 llahi Allah'ın اللَّهِ -
4 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
5 ve rahmetuhu ve rahmeti وَرَحْمَتُهُ رحم
6 lehemmet mutlak niyetlendi لَهَمَّتْ همم
7 taifetun bir tayfa طَائِفَةٌ طوف
8 minhum onlardan مِنْهُمْ -
9 en ki أَنْ -
10 yudilluke dalalete düşürürler seni يُضِلُّوكَ ضلل
11 vema ve değildir وَمَا -
12 yudillune dalalete düşürürler يُضِلُّونَ ضلل
13 illa dışında إِلَّا -
14 enfusehum kendi nefisleri أَنْفُسَهُمْ نفس
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 yedurruneke zarar verirler sana يَضُرُّونَكَ ضرر
17 min hiçbir مِنْ -
18 şey'in şey شَيْءٍ شيا
19 ve enzele ve indirdi وَأَنْزَلَ نزل
20 llahu Allah اللَّهُ -
21 aleyke sana عَلَيْكَ -
22 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
23 velhikmete ve hikmeti وَالْحِكْمَةَ حكم
24 ve allemeke ve öğretti sana وَعَلَّمَكَ علم
25 ma مَا -
26 lem asla لَمْ -
27 tekun olamazsın تَكُنْ كون
28 tea'lemu bilir تَعْلَمُ علم
29 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
30 fedlu fazlı/lutfu فَضْلُ فضل
31 llahi Allah'ın اللَّهِ -
32 aleyke üzerine senin عَلَيْكَ -
33 azimen bir büyük عَظِيمًا عظم

Notlar

Not 1

*Hüküm içeren kitabı indirerek sana öğretti ki asla dalalete düşmezsin.  **Kur'an'ın hükümlerine tabi olabilmek bir insan için Yüce Allah'ın büyük bir faziletidir. Her şeyin üzerinde büyük bir fazilettir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

faziletli kılmak, fazilet, fazl,

Kavram 202

202İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.   

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Kitap ve hikmet.

Kavram 303

303Hikmet içeren kitap, hikmetli kitap, hikmetli hükümler içeren kitap. Arapça 'vav' 've' bağlacı vurgulama amaçlı da kullanılır. Daha detaylı inceleme aşağıdaki makaleden okunabilir.Hikmetli kitap, hikmet içeren kitap: Kur'an.

4. Nisâ Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

609|4|116|إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Latin Literal

116. İnnallâhe lâ yagfiru en yuşrake bihî ve yagfiru mâ dûne zâlike li men yeşâu. Ve men yuşrik billâhi fe kad dalle dalâlen baîdâ(baîdan).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah mağfiret319 etmez ki şirk71 koşulur O’na; ve mağfiret319 eder bundan astındakine dilediği kimse için; ve kim şirk71 koşar Allah'a; öyle ki muhakkak dalalette128 düştü (o); uzak bir dalalete128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 la لَا -
4 yegfiru mağfiret etmez يَغْفِرُ غفر
5 en ki أَنْ -
6 yuşrake şirk koşulur يُشْرَكَ شرك
7 bihi O’na بِهِ -
8 veyegfiru ve mağfiret eder وَيَغْفِرُ غفر
9 ma مَا -
10 dune astındakini دُونَ دون
11 zalike bundan ذَٰلِكَ -
12 limen kimseye لِمَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 yuşrik şirk koşarsa يُشْرِكْ شرك
16 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
17 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
18 delle dalalette düştü ضَلَّ ضلل
19 delalen bir dalalete ضَلَالًا ضلل
20 beiyden bir uzak بَعِيدًا بعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

4. Nisâ Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

612|4|119|وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَءَامُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلْأَنْعَٰمِ وَلَءَامُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ ٱللَّهِ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيْطَٰنَ وَلِيًّا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُّبِينًا

Latin Literal

119. Ve le udillennehum ve le umenniyennehum ve le âmurannehum fe le yubettikunne âzânel en’âmi, ve le âmurannehum fe le yugayyirunne halkallâh(halkallâhi. Ve men yettehıziş şeytâne veliyyen min dûnillâhi fe kad hasira husrânen mubînâ(mubînen).

Türkçe Çeviri

"Ve mutlak dalalete128 düşürürüm onları; ve mutlak temenniye* sokarım onları; ve mutlak emrederim200 onlara öyle ki mutlak keserler kulaklarını çiftlik hayvanlarının; ve mutlak emrederim200 öyle ki mutlak değiştirirler Allah'ın yaratışını"; ve kim tutar/edinir şeytânı29 bir veli28 astından Allah'ın; öyle ki muhakkak hüsrana uğrar; apaçık bir hüsrana.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veleudillennehum ve mutlak dalalete düşürürüm onları وَلَأُضِلَّنَّهُمْ ضلل
2 veleumenniyennehum ve mutlak temenni ettiririm onları وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ مني
3 velamurannehum ve mutlak emrederim onlara وَلَامُرَنَّهُمْ امر
4 feleyubettikunne öyle ki mutlak keserler فَلَيُبَتِّكُنَّ بتك
5 azane kulaklarını اذَانَ اذن
6 l-en'aami enamın الْأَنْعَامِ نعم
7 velamurannehum ve mutlak emrederim وَلَامُرَنَّهُمْ امر
8 feleyugayyirunne öyle ki mutlak değiştirirler فَلَيُغَيِّرُنَّ غير
9 halka yaratışını خَلْقَ خلق
10 llahi Allah'ın اللَّهِ -
11 ve men ve kim وَمَنْ -
12 yettehizi tutar/edinir يَتَّخِذِ اخذ
13 ş-şeytane şeytanı الشَّيْطَانَ شطن
14 veliyyen bir veli وَلِيًّا ولي
15 min مِنْ -
16 duni astından دُونِ دون
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
19 hasira hüsrana uğrar خَسِرَ خسر
20 husranen bir hüsran خُسْرَانًا خسر
21 mubinen bir apacık مُبِينًا بين

Notlar

Not 1

*Bitmez tükenmez beklentiler.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

emir, emretmek

Kavram 200

200Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

629|4|136|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِى نَزَّلَ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱلْكِتَٰبِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِن قَبْلُ وَمَن يَكْفُرْ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Latin Literal

136. Yâ eyyuhâllezîne âmenû, âminû billâhi ve resûlihî vel kitâbillezî nezzele alâ resûlihî vel kitâbillezî enzele min kabl(kablu). Ve men yekfur billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulihî vel yevmil âhıri fe kad dalle dalâlen baîdâ(baîden).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! İman47 edin Allah'a ve resûlüne418*; ve kitabı** indirendir resûlüne*; ve kitabı** indirendir daha önceden; ve kim kâfirlik25 eder Allah’a; ve meleklerine; ve kitaplarına***; ve resûllerine****; ve ahiret gününü muhakkak dalalete128 düştü (o kimse); uzak bir dalalete128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 aminu iman edin امِنُوا امن
5 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
6 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
7 velkitabi ve kitaba وَالْكِتَابِ كتب
8 llezi o ki الَّذِي -
9 nezzele indirdi نَزَّلَ نزل
10 ala عَلَىٰ -
11 rasulihi resulüne رَسُولِهِ رسل
12 velkitabi ve kitaba وَالْكِتَابِ كتب
13 llezi o ki الَّذِي -
14 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
15 min مِنْ -
16 kablu daha önceden قَبْلُ قبل
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yekfur kâfirlik eder يَكْفُرْ كفر
19 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
20 ve melaiketihi ve meleklerine O’nun وَمَلَائِكَتِهِ ملك
21 ve kutubihi ve kitaplarına O’nun وَكُتُبِهِ كتب
22 ve rusulihi ve resûllerine O’nun وَرُسُلِهِ رسل
23 velyevmi ve gününü وَالْيَوْمِ يوم
24 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
25 fekad muhakkak فَقَدْ -
26 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
27 delalen bir dalalet ضَلَالًا ضلل
28 beiyden uzak bir بَعِيدًا بعد

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Kur'an'a.**Tevrat ve İncil'e.***Tüm kutsal kitaplara.****Tüm resûllere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

4. Nisâ Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

636|4|143|مُّذَبْذَبِينَ بَيْنَ ذَٰلِكَ لَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَلَآ إِلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ سَبِيلًا

Latin Literal

143. Muzebzebîne beyne zâlike, lâ ilâ hâulâi ve lâ ilâ hâulâi. Ve men yudlilillâhu fe len tecide lehu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Yalpalayanlardır* bunun arasında; ne bunlara karşı** ve ne de bunlara karşı***; ve kimi dalalette128 bıraktı Allah; öyle ki asla bulamazsın ona bir yol****.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 muzebzebine yalpalayanlardır مُذَبْذَبِينَ ذبذب
2 beyne arasında بَيْنَ بين
3 zalike bunun ذَٰلِكَ -
4 la ne لَا -
5 ila karşı إِلَىٰ -
6 ha'ula'i bunlara هَٰؤُلَاءِ -
7 ve la ve ne de وَلَا -
8 ila karşı إِلَىٰ -
9 ha'ula'i bunlara هَٰؤُلَاءِ -
10 ve men ve kimi وَمَنْ -
11 yudlili dalalette bıraktı يُضْلِلِ ضلل
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 felen öyle ki asla فَلَنْ -
14 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
15 lehu ona لَهُ -
16 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Bir oraya bir buraya doğru yalpalarlar ancak doğru yolu asla bulamazlar.  **Müminlere.***Kâfirlere.****Bir çıkış, bir doğru yola kılavuz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

4. Nisâ Suresi

Ayet 167

Arapça Metin (Harekeli)

660|4|167|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ قَدْ ضَلُّوا۟ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

Latin Literal

167. İnnellezîne keferû ve saddû an sebîlillâhi kad dallû dalâlen baîdâ(baîden).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ederler ve yüz çevirirler/engellerler Allah’ın yolundan336; muhakkak dalalete128 düştüler; uzak bir dalalete128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ederler كَفَرُوا كفر
4 ve saddu ve yüz çevirirler/engellerler وَصَدُّوا صدد
5 an - عَنْ -
6 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 kad muhakkak قَدْ -
9 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل
10 delalen bir dalalete ضَلَالًا ضلل
11 beiyden uzak بَعِيدًا بعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

4. Nisâ Suresi

Ayet 176

Arapça Metin (Harekeli)

669|4|176|يَسْتَفْتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِى ٱلْكَلَٰلَةِ إِنِ ٱمْرُؤٌا۟ هَلَكَ لَيْسَ لَهُۥ وَلَدٌ وَلَهُۥٓ أُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمْ يَكُن لَّهَا وَلَدٌ فَإِن كَانَتَا ٱثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَ وَإِن كَانُوٓا۟ إِخْوَةً رِّجَالًا وَنِسَآءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ ٱلْأُنثَيَيْنِ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّوا۟ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

Latin Literal

176. Yesteftûneke. Kulillâhu yuftîkum fîl kelâleh(kelâleti). İnimruun heleke leyse lehû veled(veledun), ve lehû uhtun fe lehâ nısfu mâ terak(terake), ve huve yerisuhâ in lem yekun lehâ veled(veledun). Fe in kânetesneteyni fe lehumâs sulusâni mimmâ terak(terake). Ve in kânû ıhveten ricâlen ve nisâen fe liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn(unseyeyni). Yubeyyinullâhu lekum en tadıllû vallâhu bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Fetva sorarlar sana; de ki: "Allah fetva verir sizlere kelâle482 hakkında; eğer bir kişi (erkek) helak* olduysa; yoksa ona (helak olan erkeğe) bir evlat**; ve onaysa (helak olan erkeğe) bir kız kardeş; öyle ki onadır (kız kardeşedir) yarısı (1/2) terk ettiğinin (helak olan erkeğin); ve o (helak olan erkek) miras bırakır ona (kız kardeşe) eğer asla olmazsa ona (kız kardeşe) bir evlat***; öyle ki eğer olduysa ikiler (kız kardeş) öyle ki o ikisinedir üçte ikisi (2/3) bıraktığından (helak olan erkeğin); ve eğer oldularsa kardeşler; erkekler ve kadınlar; öyle ki erkeğin payı iki kadın**** mislidir870; beyan eder Allah sizlere dalalete128 düşersiniz diye; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir8.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yesteftuneke fetva isterler senden يَسْتَفْتُونَكَ فتي
2 kuli de ki قُلِ قول
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 yuftikum fetva verir sizlere يُفْتِيكُمْ فتي
5 fi فِي -
6 l-kelaleti kelalede الْكَلَالَةِ كلل
7 ini eğer إِنِ -
8 mru'un bir kişi امْرُؤٌ مرا
9 heleke helak olduysa هَلَكَ هلك
10 leyse yoktur لَيْسَ ليس
11 lehu ona لَهُ -
12 veledun bir veled وَلَدٌ ولد
13 ve lehum ve onadır
14 uhtun bir kızkardeş أُخْتٌ اخو
15 feleha öyle ki onadır (kız kardeşe) فَلَهَا -
16 nisfu yarısı نِصْفُ نصف
17 ma مَا -
18 terake terk ettiğinin (ölen erkeğin) تَرَكَ ترك
19 ve huve ve o وَهُوَ -
20 yerisuha miras bırakır ona (kız kardeşe) يَرِثُهَا ورث
21 in eğer إِنْ -
22 lem asla لَمْ -
23 yekun olmazsa يَكُنْ كون
24 leha ona (kız kardeşe) لَهَا -
25 veledun bir veled وَلَدٌ ولد
26 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
27 kaneta olduysa كَانَتَا كون
28 sneteyni iki (kız kardeş) اثْنَتَيْنِ ثني
29 felehuma öyle ki o ikisinedir فَلَهُمَا -
30 s-sulusani üçte ikisi الثُّلُثَانِ ثلث
31 mimma مِمَّا -
32 terake bıraktığından (ölen erkeğin) تَرَكَ ترك
33 vein ve eğer وَإِنْ -
34 kanu oldularsa كَانُوا كون
35 ihveten kardeşler إِخْوَةً اخو
36 ricalen erkekler رِجَالًا رجل
37 ve nisa'en ve kadınlar وَنِسَاءً نسو
38 felizzekeri öyle ki erkek içindir فَلِلذَّكَرِ ذكر
39 mislu misli مِثْلُ مثل
40 hazzi payı حَظِّ حظظ
41 l-unseyeyni iki kadının الْأُنْثَيَيْنِ انث
42 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
43 llahu Allah اللَّهُ -
44 lekum sizlere لَكُمْ -
45 en diye أَنْ -
46 tedillu dalalete düşersiniz تَضِلُّوا ضلل
47 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
48 bikulli herbir بِكُلِّ كلل
49 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
50 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Öldüyse.**Bir tek evlat. Kişi zaten kelale olduğu için birden fazla evladı da olamaz. Demek ki hiç evladı olmamış bir kimse tarif edilmektedir. ***Kız kardeşin hiç evladı olmamışsa.****Miras paylaşımlarında ölen kimse bir vasiyet bırakmamışsa erkeğin payı her zaman iki kadın mislidir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kelâle

Kavram 482

482Hiç bir evladı olmamış, alt nesillerde mirasçısı olmayan aynı zamanda eşi, annesi veya babasının en az birisinin de olmaması durumu.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

5. Mâide Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

681|5|12|وَلَقَدْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ ٱثْنَىْ عَشَرَ نَقِيبًا وَقَالَ ٱللَّهُ إِنِّى مَعَكُمْ لَئِنْ أَقَمْتُمُ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَيْتُمُ ٱلزَّكَوٰةَ وَءَامَنتُم بِرُسُلِى وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَأَقْرَضْتُمُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا لَّأُكَفِّرَنَّ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ فَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

12. Ve lekad ehazallâhu mîsâka benî isrâîl(isrâîle), ve beasnâ minhumusney aşera nakîbâ(nakîben) ve kâlellâhu innî meakum lein ekamtumus salâte ve âteytumuz zekâte ve âmentum bi rusulî ve azzertumûhum ve akradtumullâhe kardan hasenen le ukeffirenne ankum seyyiâtikum ve le udhılennekum cennâtin tecrî min tahtıhel enhâr(enhâru), fe men kefere ba’de zâlike minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun aldı Allah bir mîsâk281 İsrailoğullarından; ve gönderdik onlardan on iki lider; ve dedi Allah; doğrusu ben sizinle birlikteyim; eğer ikame ettiniz salâtı5; ve verdiniz zekâtı10; ve iman47 ettiniz resûllerime418; ve desteklediniz onları; ve borç123 verdiniz Allah'a güzel bir borç123; mutlak kâfirlik25 ederim*; ve mutlak sokarım sizleri cennetlere; akar altından onun nehirler; öyle ki kim kâfirlik25 etti bundan sonra sizlerden; öyle ki muhakkak dalalet128 içinde oldu/saptı dümdüz yoldan553.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:12.&nbsp;Doğrusu Allah İsrailoğulları’ndan kesin söz aldı. Onlardan on iki temsilci gönderdik. Ve Allah, “Sizinle beraberim.” dedi. Ant olsun eğer salâtı ikame eder, zekâtı yapar<sup>1</sup>, resullerime iman eder ve onlara yardımcı olur, böylece Allah’a iyi bir ödünç verirseniz, o zaman elbette kötülüklerinizi örterim, muhakkak içinden ırmaklar akan Cennetlere koyarım. Bundan sonra, sizden kim küfrederse<sup>2</sup>&nbsp;düz yoldan sapmış olur.1-&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük, ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta,&nbsp;vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta&nbsp;yapmak&nbsp;anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, “vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğüne, “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.&nbsp;2-&nbsp;Kâfir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah’ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman’ın karşıtıdır.5:12.&nbsp;And God had taken Israel’s sons’ and daughters’ promise/covenant, and We sent from them twelve heads/chiefs/representatives, and God said: "I am with you, if (E) you kept up the prayers, and you gave the charity/purification, and you believed with My messengers and you supported/aided them, and you lent/advanced God a good loan/advance, I will substitute (E) from you your sins/crimes and I will enter you (E) treed gardens the rivers flow from beneath it, so who disbelieved after that, from you, so (he) had misguided the way’s/path’s straightness."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ehaze aldı أَخَذَ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 misaka bir misak/sözleşme مِيثَاقَ وثق
5 beni oğullarından بَنِي بني
6 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
7 ve beasna ve gönderdik وَبَعَثْنَا بعث
8 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
9 sney iki (on iki) اثْنَيْ ثني
10 aşera on (on iki) عَشَرَ عشر
11 nekiben lider نَقِيبًا نقب
12 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 inni doğrusu ben إِنِّي -
15 meakum sizinle birlikteyim مَعَكُمْ -
16 lein eğer لَئِنْ -
17 ekamtumu diktiniz/ayağa kaldırdınız أَقَمْتُمُ قوم
18 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
19 ve ateytumu ve verdiniz وَاتَيْتُمُ اتي
20 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
21 ve amentum ve iman ettiniz وَامَنْتُمْ امن
22 birusuli resullerime/elçilerime بِرُسُلِي رسل
23 ve azzertumuhum ve desteklediniz onları وَعَزَّرْتُمُوهُمْ عزر
24 ve ekradtumu ve borç verdiniz وَأَقْرَضْتُمُ قرض
25 llahe Allah'a اللَّهَ -
26 kardan bir borç قَرْضًا قرض
27 hasenen güzel حَسَنًا حسن
28 leukeffiranne mutlak kâfirlik ederim لَأُكَفِّرَنَّ كفر
29 ankum sizlerden عَنْكُمْ -
30 seyyiatikum günahlarınızı سَيِّئَاتِكُمْ سوا
31 veleudhilennekum ve mutlak sokarım sizleri وَلَأُدْخِلَنَّكُمْ دخل
32 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
33 tecri akar تَجْرِي جري
34 min مِنْ -
35 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
36 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
37 femen öyle ki kim فَمَنْ -
38 kefera kâfirlik etti/gerçeği örttü كَفَرَ كفر
39 bea'de sonra بَعْدَ بعد
40 zalike bundan ذَٰلِكَ -
41 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
42 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
43 delle dalalet içinde oldu/saptı ضَلَّ ضلل
44 seva'e düz سَوَاءَ سوي
45 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın mümin kimselerin bazı günahlarına kâfirlik edeceği yani örtüp gizleyeceği bu ayette bildirilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Borç vermek (Yüce Allah'a)

Kavram 123

123Yüce Allah'ın kendisine yazmış olduğu şeyleri O'nun adına yapmak. Örnek; açlık çeken bir kimseyi Yüce Allah adına doyurmak.   

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mîsâk

Kavram 281

281Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Dümdüz yol.

Kavram 553

553Yüce Allah'ın biricik yolu. Tek tanrıcıların yolu. İslam yolu. Sadece Kur'an. Sadece kutsal kitaplar.

5. Mâide Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

729|5|60|قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ ٱلْقِرَدَةَ وَٱلْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّٰغُوتَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

60. Kul hel unebbiukum bi şerrin min zâlike mesûbeten ındallâh(ındallâhi) men leanehullâhu ve gadıbe aleyhi ve ceale min humul kıredete vel hanâzîre ve abedet tâgût(tâgûte) ulâike şerrun mekânen ve edallu an sevâis sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

De ki: "Haber vereyim mi sizlere bundan şerrini/kötüsünü bir karşılık (olarak) Allah'ın indinde/katında; kime lanet280 etti Allah ve gazap127 etti onun üzerine; ve yaptı onlardan maymunlar273 ve domuzlar549; ve kul oldu (o kimse) tâğûta442; işte bunlar; bir şerdir/kötüdür bir mekan/yer (olarak) ve daha dalalettedir128 dümdüz yoldan553.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 hel هَلْ -
3 unebbiukum haber vereyim mi sizlere أُنَبِّئُكُمْ نبا
4 bişerrin şerrini/kötüsünü بِشَرٍّ شرر
5 min مِنْ -
6 zalike bundan ذَٰلِكَ -
7 mesubeten bir karşılık مَثُوبَةً ثوب
8 inde indinde/katında عِنْدَ عند
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 men kime مَنْ -
11 leanehu lanet etti لَعَنَهُ لعن
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 ve gadibe ve gazab etti وَغَضِبَ غضب
14 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
15 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
16 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
17 l-kiradete maymunlar الْقِرَدَةَ قرد
18 velhanazira ve domuzlar وَالْخَنَازِيرَ خنزر
19 ve abede ve kul oldu (o kimse) وَعَبَدَ عبد
20 t-tagute Tâğût'a الطَّاغُوتَ طغي
21 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
22 şerrun bir şerdir/kötüdür شَرٌّ شرر
23 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
24 ve edellu ve daha dalalettedir وَأَضَلُّ ضلل
25 an عَنْ -
26 seva'i düz سَوَاءِ سوي
27 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Üzerlerine gazap edilen kimseler

Kavram 127

127Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Maymunlaşma

Kavram 273

273Maymunların karakterlerine benzeme. Bilgelikten yoksun davranmak. Akılsızca taklit etmek.

Lanet etmek.

Kavram 280

280Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.  

Tûğyân, tâğût

Kavram 442

442Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Domuzlaşma.

Kavram 549

549Savajizim ‘savaging’ (Barbarlık, Vahşilik) annenin yavrularına karşı sergilediği saldırgan davranışları ifade eden bir terimdir. Saldırgan davranışlar arasında kendi yavrusuna kaba davranma, yaralama, ısırma, saldırma, ezme ve öldürme (annenin bebek öldürmesi) yer alır. Savajizim birçok türde görülmekle birlikte, açık ara ağırlıklı olarak evcil domuzlarda (Sus scrofa domesticus) sergilenmektedir. Görüldüğü üzere Yüce Allah bir örnek veriyorsa akıl sahipleri olan bilim insanları bunu detaylı olarak incelemelidir. Domuz örnek verildiğine göre domuzu diğer hayvanlardan ayıran özel bir özelliğinin işaret edildiğini anlarız. Bu da mutlak ki evcil domuzlarda görülen savajizimdir. Müşrik insanların bir özeliği de domuzlaşmalarıdır. Yani domuzlardaki savajizim özelliğini göstermeleridir. Nerede bir savajizim varsa, barbarlık varsa, vahşilik varsa bilin ki orada müşrik bir din inancı hakimdir. Tek tanrıcılarda ise savajizim asla görülmez.

Dümdüz yol.

Kavram 553

553Yüce Allah'ın biricik yolu. Tek tanrıcıların yolu. İslam yolu. Sadece Kur'an. Sadece kutsal kitaplar.

5. Mâide Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

746|5|77|قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا تَغْلُوا۟ فِى دِينِكُمْ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوٓا۟ أَهْوَآءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا۟ مِن قَبْلُ وَأَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَضَلُّوا۟ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

Latin Literal

77. Kul yâ ehlel kitâbi, lâ taglû fî dînikum gayral hakkı ve lâ tettebi’û ehvâe kavmin kad dallû min kablu ve edallû kesîran ve dallû an sevâis sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey kitap ehli!135 Aşmayın/taşmayın552 siz ikiniz* dininizde; olmaksızın hak/gerçek"; ve tabi olmayın hevâlarına278 bir kavmin/toplumun (ki) muhakkak dalalete128 düştüler önceden; ve dalalete128 düşürdüler bir çoğunu; ve dalalete128 düştüler dümdüz yoldan553.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya ehle ey ehli يَا أَهْلَ اهل
3 l-kitabi Kitap الْكِتَابِ كتب
4 la لَا -
5 teglu aşmayın/taşmayın ikiniz تَغْلُوا غلو
6 fi فِي -
7 dinikum dininizde دِينِكُمْ دين
8 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
9 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
10 ve la وَلَا -
11 tettebiu ve tabi olmayın تَتَّبِعُوا تبع
12 ehva'e hevalarına أَهْوَاءَ هوي
13 kavmin bir kavmin قَوْمٍ قوم
14 kad muhakkak قَدْ -
15 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل
16 min مِنْ -
17 kablu önceden قَبْلُ قبل
18 ve edellu ve dalalete düşürdüler وَأَضَلُّوا ضلل
19 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
20 ve dellu ve dalalete düştüler وَضَلُّوا ضلل
21 an -ndan عَنْ -
22 seva'i düz سَوَاءِ سوي
23 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

Notlar

Not 1

*Fiilin 2. şahıs tesniye ile gelmesi iki grubu işaret eder. Yahudiler ve Hristiyanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

Din konusunda sınırı aşmak, taşmak.

Kavram 552

552Hakka yani gerçeğe dayanmadan dinde yapılan tüm eylemler sınırı aşmadır, taşmadır. Kendilerine yetki verilmiş kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan kitaplara tabi olmak kesinlikle haktan bir şey getirmez. Resûl buyurdu ki şeklinde başlayan şeytan öğretilerinin tamamı zandır. Din konusunda sınırı aşmamak sadece kutsal kitaplar demekle olur. Sadece Kur'an demekle olur. 

Dümdüz yol.

Kavram 553

553Yüce Allah'ın biricik yolu. Tek tanrıcıların yolu. İslam yolu. Sadece Kur'an. Sadece kutsal kitaplar.

5. Mâide Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

774|5|105|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا ٱهْتَدَيْتُمْ إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

105. Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Kendi nefisleriniz201 (kendi) üzerinizedir; zarar veremez sizlere dalalete128 düşmüş kimse kılavuzlandığınız192 zaman sizler; Allah'a doğrudur dönüş yeriniz sizlerin topluca; öyle ki haber verir sizlere yapmakta olduğunuzu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 aleykum üzerinizedir عَلَيْكُمْ -
5 enfusekum kendi nefisleriniz أَنْفُسَكُمْ نفس
6 la لَا -
7 yedurrukum zarar veremez sizlere يَضُرُّكُمْ ضرر
8 men kim (ki) مَنْ -
9 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
10 iza zaman إِذَا -
11 htedeytum doğruya kılavuzlandınız اهْتَدَيْتُمْ هدي
12 ila doğru إِلَى -
13 llahi Allah'a اللَّهِ -
14 merciukum dönüş yeriniz sizlerin مَرْجِعُكُمْ رجع
15 cemian topluca جَمِيعًا جمع
16 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
17 bima بِمَا -
18 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
19 tea'melune yapmakta تَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

6. En'âm Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

828|6|39|وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Latin Literal

39. Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ summun ve bukmun fîz zulumât(zulumâti), men yeşâillâhu yudlilhu, ve men yeşe’ yec’alhu alâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; sağırlardır ve dilsizlerdir karanlıklarda; kimi diler Allah dalalette128 bırakır onu; ve kimi diler yapar onu dosdoğru bir yol üzerine124.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
3 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
4 summun sağırlardır صُمٌّ صمم
5 ve bukmun ve dilsizlerdir وَبُكْمٌ بكم
6 fi فِي -
7 z-zulumati karanlıklada الظُّلُمَاتِ ظلم
8 men kimi مَنْ -
9 yeşei diler يَشَإِ شيا
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 yudlilhu dalalete bırakır onu يُضْلِلْهُ ضلل
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yeşe' diler يَشَأْ شيا
14 yec'alhu yapar onu يَجْعَلْهُ جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 siratin bir yol صِرَاطٍ صرط
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Dosdoğru yol

Kavram 124

124Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

6. En'âm Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

845|6|56|قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهْوَآءَكُمْ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ

Latin Literal

56. Kul innî nuhîtu en a’budellezîne ted’ûne min dûnillâh(dûnillâhi), kul lâ ettebiu ehvâekum kad dalaltu izen ve mâ ene minel muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu ben yasaklandım kulluk46 etmekten kimselere (ki) çağırırsınız Allah’ın astından"; de ki: "Tabi olmam heveslerinize; muhakkak dalalete128 düşmüş (olurum) o zaman; ve ben kılavuzlulardan192 olmamış (olurum)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 nuhitu yasaklandım نُهِيتُ نهي
4 en ki أَنْ -
5 ea'bude kullur ederim أَعْبُدَ عبد
6 ellezine kimselere الَّذِينَ -
7 ted'une çağırırsınız تَدْعُونَ دعو
8 min مِنْ -
9 duni astından دُونِ دون
10 llahi Allah’ın اللَّهِ -
11 kul de ki قُلْ قول
12 la لَا -
13 ettebiu tab olmam أَتَّبِعُ تبع
14 ehva'ekum heveslerinize أَهْوَاءَكُمْ هوي
15 kad muhakkak قَدْ -
16 deleltu dalalete düşmüş (olurum) ضَلَلْتُ ضلل
17 izen o zaman إِذًا -
18 ve ma ve وَمَا -
19 ena ben أَنَا -
20 mine مِنَ -
21 l-muhtedine doğru yola kılavuzlulardan olmamış (olurum) الْمُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

863|6|74|وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصْنَامًا ءَالِهَةً إِنِّىٓ أَرَىٰكَ وَقَوْمَكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

74. Ve iz kâle ibrâhîmu li ebîhi âzere, e tettehizu esnâmen âliheh(âliheten), innî erâke ve kavmeke fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman İbrahim babasına; Azer'e: "Edinir misin idolleri624 ilâhlar74?"; Doğrusu ben görürüm seni ve (senin) kavmini/toplumunu apaçık bir dalalet128 içinde."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
4 liebihi babasına لِأَبِيهِ ابو
5 azera Azer'e ازَرَ -
6 etettehizu edinir misin أَتَتَّخِذُ اخذ
7 esnamen idoller أَصْنَامًا صنم
8 aliheten ilahlar الِهَةً اله
9 inni doğrusu ben إِنِّي -
10 erake görürüm seni أَرَاكَ راي
11 ve kavmeke ve (senin) kavmini وَقَوْمَكَ قوم
12 fi içinde فِي -
13 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
14 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

İdol, idol.

Kavram 624

624İlâhlık payesi verilecek kadar değer verilen obje. Canlı cansız her şey idol olabilir. Güneş, Ay, Sirius yıldızı, timsah, insanların kendi elleriyle yonttukları objeler, şeyhler, tarikat liderleri, mezhep imamları, hadis/söylenti alimleri, resûllerin bizzat kendileri Yüce Allah'ın astından ilâhlar edinilmiş idollerdir.   

6. En'âm Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

905|6|116|وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

Latin Literal

116. Ve in tutı’ eksere men fîl ardı yudıllûke an sebîlillâh(sebîlillâhi), in yettebiûne illez zanne ve in hum illâ yahrusûn(yahrusûne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer itaat etsen yerdeki kimselerin çoğuna*; dalalete128 düşürür seni Allah'ın yolundan ki tabi olurlar ancak zanna ve ki onlar ancak tahmin ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tutia' itaat etsen تُطِعْ طوع
3 eksera çoğuna أَكْثَرَ كثر
4 men kimselerin مَنْ -
5 fi فِي -
6 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
7 yudilluke dalalete düşürür seni يُضِلُّوكَ ضلل
8 an عَنْ -
9 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
10 llahi Allah'ın اللَّهِ -
11 in ki إِنْ -
12 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
13 illa ancak إِلَّا -
14 z-zenne zanna الظَّنَّ ظنن
15 ve in ve ki وَإِنْ -
16 hum onlar هُمْ -
17 illa ancak إِلَّا -
18 yehrusune tahmin ederler يَخْرُصُونَ خرص

Notlar

Not 1

*Çoğunluk sapkınlık içindedir. Çoğunluğa değil hakka/gerçeğe itaat etmek/tabi olmak gerekir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

6. En'âm Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

906|6|117|إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Latin Literal

117. İnne rabbeke huve a’lemu men yadıllu an sebîlih(sebîlihi), ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 huve O هُوَ -
4 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
5 men kimseyi مَنْ -
6 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
7 an عَنْ -
8 sebilihi yolundan O’nun سَبِيلِهِ سبل
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
11 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

908|6|119|وَمَا لَكُمْ أَلَّا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلَّا مَا ٱضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَآئِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُعْتَدِينَ

Latin Literal

119. Ve mâ lekum ellâ te’kulû mimmâ zukiresmullâhi aleyhi ve kad fassale lekum mâ harreme aleykum illâ madturirtum ileyh(ileyhi), ve inne kesîren le yudıllûne bi ehvâihim bi gayri ilm(ilmin), inne rabbeke huve a’lemu bil mu’tedîn(mu’tedîne).

Türkçe Çeviri

Ve nedir sizlere (olan) ki yemezsiniz* kendisi üzerine Allah'ın isminin zikredilmişinden; ve muhakkak detaylandırdı/ayırdı** (Allah) sizlere haram kıldığını** (Allah'ın) üzerinize; dışındadır kendisine zaruri*** kaldığınız; ve doğrusu bir çoğu**** mutlak dalalete128 düşer hevalarıyla olmaksızın bir ilim1143; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O en iyi bilendir taşkınlık edenleri.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve nedir وَمَا -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 ella ki أَلَّا -
4 te'kulu yemezsiniz تَأْكُلُوا اكل
5 mimma مِمَّا -
6 zukira zikredilmişten ذُكِرَ ذكر
7 ismu isminin اسْمُ سمو
8 llahi Allah'ın اللَّهِ -
9 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
10 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
11 fessale detaylandırdı/ayırdı فَصَّلَ فصل
12 lekum sizlere لَكُمْ -
13 ma مَا -
14 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
15 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
16 illa dışında إِلَّا -
17 ma مَا -
18 dturirtum zaruri kaldığınızı اضْطُرِرْتُمْ ضرر
19 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
20 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
21 kesiran bir çoğu كَثِيرًا كثر
22 leyudillune mutlak dalalete düşer لَيُضِلُّونَ ضلل
23 biehvaihim hevalarıyla بِأَهْوَائِهِمْ هوي
24 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
25 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
26 inne doğrusu إِنَّ -
27 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
28 huve O هُوَ -
29 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
30 bil-mua'tedine taşkınlık edenleri بِالْمُعْتَدِينَ عدو

Notlar

Not 1

*Hurafelere, söylentilere uyarak Yüce Allah adına kurban edilen hayvanların etlerini kendilerine haram eden müşrik kimseler.**Yüce Allah'ın haram kıldıkları apaçık bildirilmişken.***Zorunlu, gerekli.****Yeryüzündeki insanların çoğu müşriktir. Hevalarına uyarak, bir ilime dayanmadan (Kur'an'a) kendilerine Yüce Allah'ın helal kıldığı şeyleri haram ederler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

6. En'âm Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

914|6|125|فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

125. Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islâm(islâmi), ve men yurid en yudıllehu yec’al sadrehu dayyikan haracen, ke ennemâ yassa’adu fîs semâi, kezâlike yec’alûllâhur ricse alâllezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimi dilerse Allah ki kılavuzlar192; açar* onun göğsünü İslam'a218; ve kimi dilerse ki dalalette128 bırakır; yapar onun göğsünü sıkı/sınırlı/kısıtlı; dar; gibi sanki (o) yükselir gökte**; işte böyledir; yapar/koyar Allah ricsi*** kimselerin üstüne (ki) iman etmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kimi فَمَنْ -
2 yuridi dilerse يُرِدِ رود
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 en ki أَنْ -
5 yehdiyehu doğru yola kılavuzlar يَهْدِيَهُ هدي
6 yeşrah açar يَشْرَحْ شرح
7 sadrahu göğsünü onun صَدْرَهُ صدر
8 lilislami İslam'a لِلْإِسْلَامِ سلم
9 ve men ve kimi وَمَنْ -
10 yurid dilerse يُرِدْ رود
11 en ki أَنْ -
12 yudillehu dalalete bırakır يُضِلَّهُ ضلل
13 yec'al yapar يَجْعَلْ جعل
14 sadrahu göğsünü onun صَدْرَهُ صدر
15 deyyikan sıkı-sınırlı-kısıtlı-yetersiz ضَيِّقًا ضيق
16 haracen dar حَرَجًا حرج
17 keennema gibi ki كَأَنَّمَا -
18 yessaaadu yükselir o يَصَّعَّدُ صعد
19 fi فِي -
20 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
21 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
22 yec'alu yapar/koyar يَجْعَلُ جعل
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 r-ricse ricsi الرِّجْسَ رجس
25 ala üstüne عَلَى -
26 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
27 la لَا -
28 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Göğsün fiziksel olarak bir açılması söz konusu değildir. Göğsü koruyan iskelet sistemi nasıl ki ameliyatlarda açılıyor, İslam ile şereflenecek olan göğsü koruyan manevi korumalar da Yüce Allah'ın izniyle açılır.**Büyük bir Kur'an mucizesidir. Gökte yükselen insanların göğüslerinde gerçekleşen daralma, sertleşme, kısıtlanma ayette işaret edilmiştir.Onun göğsünü sıkı, daraltılmış yapar. Sanki yükselir o gökte. ***Pisliği.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İslam, islam

Kavram 218

218Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.     

6. En'âm Suresi

Ayet 140

Arapça Metin (Harekeli)

929|6|140|قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ قَتَلُوٓا۟ أَوْلَٰدَهُمْ سَفَهًۢا بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا۟ مَا رَزَقَهُمُ ٱللَّهُ ٱفْتِرَآءً عَلَى ٱللَّهِ قَدْ ضَلُّوا۟ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

Latin Literal

140. Kad hasirellezîne katelû evlâdehum sefehan bi gayri ilmin ve harremû mâ rezekahumullâhuftirâen alâllâh(alâllâhi), kad dallû ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) katlettiler35 kendi evlatlarını ahmakça; olmaksızın bir ilim1143; ve haramlaştırdılar Allah'ın kendilerini rızıklandırdığını iftira402 atarak Allah'a karşı; muhakkak dalalete128 düştüler; ve olmuş değillerdi muhted176.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 hasira hüsrana uğradı خَسِرَ خسر
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 katelu katlettirler قَتَلُوا قتل
5 evladehum evlatlarını أَوْلَادَهُمْ ولد
6 sefehen ahmakça سَفَهًا سفه
7 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
8 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
9 ve harramu ve haramlaştırdılar وَحَرَّمُوا حرم
10 ma مَا -
11 razekahumu kendileri rızıklandırdığını رَزَقَهُمُ رزق
12 llahu Allah'ın اللَّهُ -
13 ftira'en iftira ederek افْتِرَاءً فري
14 ala karşı عَلَى -
15 llahi Allah'a اللَّهِ -
16 kad muhakkak قَدْ -
17 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل
18 ve ma ve değillerdir وَمَا -
19 kanu oldular كَانُوا كون
20 muhtedine muhted مُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Muhted

Kavram 176

176Doğru yola kılavuzlu, hidayetli, dosdoğru yol olan sıratel müstakim üzerinde olanlar. Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'a yani sadece Kur'an'a tabi olanlar.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

6. En'âm Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

933|6|144|وَمِنَ ٱلْإِبِلِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ ٱثْنَيْنِ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

144. Ve minel ibilisneyni ve minel bakarisneyn(bakarisneyni), kul âz zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhâmul unseyeyn(unseyeyni), em kuntum şuhedâe iz vassâkumullâhu bi hâzâ, fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben li yudillen nâse bi gayri ilm(ilmin), innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını* mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu**; öyle ki kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira attı402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim1143***; doğrusu Allah kılavuzlamaz192**** zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 l-ibili deveden الْإِبِلِ ابل
3 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
4 ve mine ve وَمِنَ -
5 l-bekari sığırdan الْبَقَرِ بقر
6 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
7 kul de ki قُلْ قول
8 azzekerayni iki erkeği (erkek deve ve erkek sığır) الذَّكَرَيْنِ ذكر
9 harrame haram kıldı (Allah) حَرَّمَ حرم
10 emi yoksa أَمِ -
11 l-unseyeyni iki dişiyi mi (dişi deve ve dişi sığır) الْأُنْثَيَيْنِ انث
12 emma yoksa أَمَّا -
13 ştemelet sarıp kapsadığını اشْتَمَلَتْ شمل
14 aleyhi üzerini عَلَيْهِ -
15 erhamu rahimlerin أَرْحَامُ رحم
16 l-unseyeyni iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) الْأُنْثَيَيْنِ انث
17 em yoksa أَمْ -
18 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
19 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
20 iz إِذْ -
21 vessakumu vasiyet ettiği zaman وَصَّاكُمُ وصي
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 bihaza bununla بِهَٰذَا -
24 femen öyle ki kimdir فَمَنْ -
25 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
26 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
27 ftera iftira atan افْتَرَىٰ فري
28 ala karşı عَلَى -
29 llahi Allah'a اللَّهِ -
30 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
31 liyudille dalalete düşürmek için لِيُضِلَّ ضلل
32 n-nase insanları النَّاسَ نوس
33 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
34 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
35 inne doğrusu إِنَّ -
36 llahe Allah اللَّهَ -
37 la لَا -
38 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
39 l-kavme topluluğu الْقَوْمَ قوم
40 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Cenin.**Haram etmesine tanık mı oldunuz?***Uyduruk, tamamı zan olan hadislerle Yüce Allah'a iftira attılar. İnsanları saptırdılar. Müşriklerin yani şirk koşanların tamamı zalimdir. ****Müşriklerin hakim olduğu bir topluma asla doğru yola kılavuzlanmaz. Her daim sefillik içindelerdir. Refaha asla kavuşamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

7. A'râf Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

992|7|38|قَالَ ٱدْخُلُوا۟ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ فِى ٱلنَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُوا۟ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَىٰهُمْ لِأُولَىٰهُمْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ ٱلنَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَٰكِن لَّا تَعْلَمُونَ

Latin Literal

38. Kâledhulû fî umemin kad halet min kablikum minel cinni vel insi fîn nâr(nâri), kullemâ dehalet ummetun leanet uhtehâ, hattâ izeddârekû fîhâ cemîân kâlet uhrâhum li ûlâhum rabbenâ hâulâi edallûnâ fe âtihim azâben di’fen minen nâr(nâri) kâle li kullin di’fun ve lâkin lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Allah): “Girin ümmetlere/topluluklara; muhakkak ki halife65 oldu sizlerden önce ateşe; cinden91 ve insandan”; ne zaman girdi bir ümmet305; lanet etti (ümmet) kız kardeşine; ta ki yakaladıkları/yetiştikleri* zaman orada** topluca; dedi sonraki (ümmet) onların önceki (ümmeti) için: “Rabbimiz4! Bunlar dalalete128 sürüklediler bizleri; öyle ki ver onlara bir kat (daha) azap ateşten; dedi (Allah): “Hepsi içindir bir kat; fakat (sizler) bilmezsiniz.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 dhulu girin ادْخُلُوا دخل
3 fi فِي -
4 umemin ümmetlere/topluluklara أُمَمٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet halife oldu خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablikum sizden önce قَبْلِكُمْ قبل
9 mine مِنَ -
10 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
11 vel'insi ve insandan وَالْإِنْسِ انس
12 fi فِي -
13 n-nari ateşe النَّارِ نور
14 kullema ne zaman كُلَّمَا كلل
15 dehalet girdi دَخَلَتْ دخل
16 ummetun bir ümmet أُمَّةٌ امم
17 leanet lanet etti (ümmet) لَعَنَتْ لعن
18 uhteha kız kardeşine أُخْتَهَا اخو
19 hatta ta ki حَتَّىٰ -
20 iza zaman إِذَا -
21 ddaraku yakaladıkları/yetiştikleri ادَّارَكُوا درك
22 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
23 cemian topluca جَمِيعًا جمع
24 kalet dedi قَالَتْ قول
25 uhrahum sonraki (ümmet) onların أُخْرَاهُمْ اخر
26 liulahum onların önceki (ümmeti) için لِأُولَاهُمْ اول
27 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
28 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
29 edelluna dalalete sürüklediler bizleri أَضَلُّونَا ضلل
30 fe atihim öyle ki ver onlara فَاتِهِمْ اتي
31 azaben bir azap عَذَابًا عذب
32 dia'fen bir kat ضِعْفًا ضعف
33 mine مِنَ -
34 n-nari ateşten النَّارِ نور
35 kale dedi (Allah) قَالَ قول
36 likullin hepsi içindir لِكُلٍّ كلل
37 dia'fun bir kat ضِعْفٌ ضعف
38 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
39 la لَا -
40 tea'lemune bilmezsiniz تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Birbirlerini, birbirlerine.**Cehennemde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Cin, yabancı insanlar

Kavram 91

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar.  İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

7. A'râf Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

1014|7|60|قَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

60. Kâlel meleu min kavmihî innâ le nerâke fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedi kavminden/toplumundan (Nûh'un) melesi364: "Doğrusu bizler mutlak görürüz seni apaçık bir dalalette128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 l-meleu melesi الْمَلَأُ ملا
3 min مِنْ -
4 kavmihi kavminden/toplumundan قَوْمِهِ قوم
5 inna doğrusu bizler إِنَّا -
6 lenerake mutlak görürüz seni لَنَرَاكَ راي
7 fi فِي -
8 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
9 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mele

Kavram 364

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

7. A'râf Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1015|7|61|قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى ضَلَٰلَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Latin Literal

61. Kâle yâ kavmi leyse bî dalâletun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet128; velakin/fakat bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Nuh) قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 bi bende بِي -
5 delaletun bir dalalet ضَلَالَةٌ ضلل
6 velakinni velakin/fakat وَلَٰكِنِّي -
7 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
10 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Âlem, âlem, alem. 

Kavram 203

203Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.  

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

7. A'râf Suresi

Ayet 149

Arapça Metin (Harekeli)

1103|7|149|وَلَمَّا سُقِطَ فِىٓ أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْا۟ أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا۟ قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Latin Literal

149. Ve lemmâ sukıta fî eydîhim ve reev ennehum kad dallû kâlû le in lem yerhamnâ rabbunâ ve yağfir lenâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Ne zaman ki düşürüldü* ellerine onların (başları); ve gördüler ki onlar muhakkak dalalete128 düşmüşler; dediler: "Eğer asla rahmet271 etmezse bizlere Rabbimiz4; ve mağfiret319 etmezse bizlere; mutlak oluruz hüsrana uğrayanlardan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ne zaman ki وَلَمَّا -
2 sukita düşürüldü سُقِطَ سقط
3 fi فِي -
4 eydihim ellerine onların أَيْدِيهِمْ يدي
5 ve raev ve gördüler وَرَأَوْا راي
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل
9 kalu dediler قَالُوا قول
10 lein eğer لَئِنْ -
11 lem asla لَمْ -
12 yerhamna rahmet etmezse bizlere يَرْحَمْنَا رحم
13 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
14 ve yegfir ve mağfiret emezse وَيَغْفِرْ غفر
15 lena bizlere لَنَا -
16 lenekunenne mutlak oluruz لَنَكُونَنَّ كون
17 mine مِنَ -
18 l-hasirine hüsrana uğrayanlardan الْخَاسِرِينَ خسر

Notlar

Not 1

*Baş. Başlarını elleri arasında almak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 155

Arapça Metin (Harekeli)

1109|7|155|وَٱخْتَارَ مُوسَىٰ قَوْمَهُۥ سَبْعِينَ رَجُلًا لِّمِيقَٰتِنَا فَلَمَّآ أَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ أَهْلَكْتَهُم مِّن قَبْلُ وَإِيَّٰىَ أَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَّآ إِنْ هِىَ إِلَّا فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَآءُ وَتَهْدِى مَن تَشَآءُ أَنتَ وَلِيُّنَا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْغَٰفِرِينَ

Latin Literal

155. Vahtâra mûsâ kavmehu seb’îne raculen li mîkâtinâ, fe lemmâ ehazet humur recfetu kâle rabbi lev şi’te ehlektehum min kablu ve iyyâye, e tuhlikunâ bi mâ feales sufehâu minnâ, in hiye illâ fitnetuk(fitnetuke), tudıllu bihâ men teşâu ve tehdî men teşâu ente veliyyunâ fâgfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfirîn(gâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı* dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen610 dışında; dalalette128 bırakırsın onunla** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin28; öyle ki mağfiret319 et bizlere; ve rahmet271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret319 edenlerin."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehtara ve seçti وَاخْتَارَ خير
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 kavmehu kendi kavmine قَوْمَهُ قوم
4 seb'iyne yetmiş سَبْعِينَ سبع
5 raculen adam رَجُلًا رجل
6 limikatina vaktimize لِمِيقَاتِنَا وقت
7 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
8 ehazethumu tuttu onları أَخَذَتْهُمُ اخذ
9 r-racfetu sarsıntı الرَّجْفَةُ رجف
10 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
11 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
12 lev şayet لَوْ -
13 şi'te dileseydin شِئْتَ شيا
14 ehlektehum helak ederdin onları أَهْلَكْتَهُمْ هلك
15 min مِنْ -
16 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
17 ve iyyaye ve beni de وَإِيَّايَ -
18 etuhlikuna helak mi edersin bizleri أَتُهْلِكُنَا هلك
19 bima بِمَا -
20 feale faaliyet içinde olduğuyla فَعَلَ فعل
21 s-sufeha'u ahmakların السُّفَهَاءُ سفه
22 minna bizden مِنَّا -
23 in değildir إِنْ -
24 hiye o هِيَ -
25 illa dışında إِلَّا -
26 fitnetuke fitnelendirmen فِتْنَتُكَ فتن
27 tudillu dalalette bırakırsın تُضِلُّ ضلل
28 biha onunla بِهَا -
29 men kimseyi مَنْ -
30 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
31 ve tehdi ve doğru yola kılavuzlarsın وَتَهْدِي هدي
32 men kimseyi مَنْ -
33 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
34 ente sen أَنْتَ -
35 veliyyuna velimizsin وَلِيُّنَا ولي
36 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
37 lena bizlere لَنَا -
38 verhamna ve rahmet et bizlere وَارْحَمْنَا رحم
39 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
40 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
41 l-gafirine mağfiret edenlerin الْغَافِرِينَ غفر

Notlar

Not 1

*Deprem.**Fitnenle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

7. A'râf Suresi

Ayet 178

Arapça Metin (Harekeli)

1132|7|178|مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِى وَمَن يُضْلِلْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

Latin Literal

178. Men yehdillâhu fehuvel muhtedî ve men yudlil fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).

Türkçe Çeviri

Kimi kılavuzlar192 Allah öyle ki o kılavuzlanandır192; ve kimi dalalette128 bırakır; öyle ki işte bunlar; onlardır hüsrana uğrayanlardır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kimi مَنْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِ هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِي هدي
6 vemen ve kimi وَمَنْ -
7 yudlil dalalette bırakır يُضْلِلْ ضلل
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 humu onlardır هُمُ -
10 l-hasirune hüsrana uğrayanlardır الْخَاسِرُونَ خسر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

7. A'râf Suresi

Ayet 186

Arapça Metin (Harekeli)

1140|7|186|مَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِىَ لَهُۥ وَيَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

Latin Literal

186. Men yudlilillâhu fe lâ hâdiye leh(lehu), ve yezeruhum fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).

Türkçe Çeviri

Kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki olmaz kılavuzlayan192 ona*; ve bırakır onları** tûğyânları442 içinde (ki) bocalayıp dururlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kimi مَنْ -
2 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fela öyle ki فَلَا -
5 hadiye olmaz doğru yola kılavuzlayan هَادِيَ هدي
6 lehu ona لَهُ -
7 ve yezeruhum ve bırakır onları وَيَذَرُهُمْ وذر
8 fi içinde فِي -
9 tugyanihim tuğyanları طُغْيَانِهِمْ طغي
10 yea'mehune bocalayıp dururlar يَعْمَهُونَ عمه

Notlar

Not 1

*O kimseyi.**O kimseleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Tûğyân, tâğût

Kavram 442

442Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

9. Tevbe Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1272|9|37|إِنَّمَا ٱلنَّسِىٓءُ زِيَادَةٌ فِى ٱلْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُحِلُّونَهُۥ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُۥ عَامًا لِّيُوَاطِـُٔوا۟ عِدَّةَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ فَيُحِلُّوا۟ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ زُيِّنَ لَهُمْ سُوٓءُ أَعْمَٰلِهِمْ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Latin Literal

37. İnnemen nesîu ziyâdetun fîl kufri yudallu bihillezîne keferû yuhillûnehu âmen ve yuharrimûnehu âmen li yuvâtiû iddete mâ harremallâhu fe yuhillû mâ harremallâh(harremallâhu), zuyyine lehum sûu a’mâlihim, vallâhu lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki ertelemek* bir ziyadedir** küfürde422; dalalette128 bırakılır onunla kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) helal kılarlar onu*** bir yıl**** ve haram kılarlar onu*** bir yıl****; denk gelmesi için Allah'ın haram kıldığının adetini/sayısını; öyle ki helal kılarlar**** haram kıldığını Allah'ın; süslü gösterildi onlara yaptıkları kötülük; ve Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 n-nesi'u ertelemek النَّسِيءُ نسا
3 ziyadetun bir ziyadedir زِيَادَةٌ زيد
4 fi فِي -
5 l-kufri küfürde الْكُفْرِ كفر
6 yudellu dalalette bırakılır يُضَلُّ ضلل
7 bihi onunla بِهِ -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
10 yuhillunehu helal kılarlar onu يُحِلُّونَهُ حلل
11 aamen bir yıl عَامًا عوم
12 ve yuharrimunehu ve haram kılarlar onu وَيُحَرِّمُونَهُ حرم
13 aamen bir yıl عَامًا عوم
14 liyuvatiu denk gelmesi için لِيُوَاطِئُوا وطا
15 iddete adeti/sayısı عِدَّةَ عدد
16 ma مَا -
17 harrame haram kıldığının حَرَّمَ حرم
18 llahu Allah'ın اللَّهُ -
19 fe yuhillu öyle ki helal kılarlar فَيُحِلُّوا حلل
20 ma مَا -
21 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 zuyyine süslü gösterildi زُيِّنَ زين
24 lehum onlara لَهُمْ -
25 su'u kötülüğü سُوءُ سوا
26 ea'malihim yaptıklarını أَعْمَالِهِمْ عمل
27 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
28 la لَا -
29 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
30 l-kavme toplumunu الْقَوْمَ قوم
31 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Haram ayları kafadan ertelemek. **Artıştır.***Sabit haram ayları.****Yıl geçişlerinde kaydırma yaparlar. Sabit aylar olarak almazlar. Yılda 4 ay haram ay kabul ederek Yüce Allah'ın haram aylar sayısını denk getirirler. Ancak sabit olarak haram olması gereken aylar bazen haram ay olur, bazen helal ay olur.    ****Sabit olması gereken haram aylar geldiğinde erteleme yaparak Yüce Allah'ın haram kıldığı savaşmama yasağını delerler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Küfür

Kavram 422

422Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.  

9. Tevbe Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

1350|9|115|وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِلَّ قَوْمًۢا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰهُمْ حَتَّىٰ يُبَيِّنَ لَهُم مَّا يَتَّقُونَ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

Latin Literal

115. Ve mâ kânallâhu lî yudılle kavmen ba’de iz hedâhum hattâ yubeyyine lehum mâ yettekûn(yettekûne), innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir Allah dalalette128 bırakır bir kavmi/toplumu kılavuzladığı192 zaman sonrasında; ta ki beyan226 eder* onlara neye takvalı21 olurlar; doğrusu Allah her bir şeye bir Alîm’dir8.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 liyudille dalalette bırakır لِيُضِلَّ ضلل
5 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
6 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
7 iz zaman إِذْ -
8 hedahum doğru yola kılavuzlaması هَدَاهُمْ هدي
9 hatta ta ki حَتَّىٰ -
10 yubeyyine beyan ederler يُبَيِّنَ بين
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 ma neye مَا -
13 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 bikulli herbir بِكُلِّ كلل
17 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
18 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm

Kavram 8

8Bilen.

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

10. Yunus Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

1394|10|32|فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ ٱلْحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

Latin Literal

32. Fe zâlikumullâhu rabbukumul hakk(hakku), fe mâzâ ba’del hakkı illed dalâl(dalâlu), fe ennâ tusrafûn(tusrafûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte sizleredir Allah19; hak/gerçek Rabbiniz4; öyle ki nedir hak/gerçek dışında sonrasında dalalet128*; öyle ki nasıl döndürülürsünüz?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fezalikumu öyle ki işte sizleredir فَذَٰلِكُمُ -
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 rabbukumu Rabbiniz رَبُّكُمُ ربب
4 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
5 femaza öyle ki nedir فَمَاذَا -
6 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
7 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
8 illa dışında إِلَّا -
9 d-delalu delalet الضَّلَالُ ضلل
10 feenna öyle ki nasıl فَأَنَّىٰ اني
11 tusrafune döndürülürsünüz تُصْرَفُونَ صرف

Notlar

Not 1

*Size ne oluyor da hak/gerçek sonrasında dalalete düşüyorsunuz?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Allah

Kavram 19

19Allah kelimesi Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'da ilâh'ın/tanrı'nın özel adıdır. "Allah" kelimesi Arapça'da "al-" (belirli çekim eki) ve "ilâh" (tanrı) kelimelerinin birleşmesinden ("al-" + "ilâh" (tanrı) → "al-ilâh" → "Allah" türemiştir. Allah kelimesi Türkçede "O ilâh/tanrı", "İlâh denilince bilinen, akla gelen ilâh olarak anlaşılabilir. İslam'ın Allah'ı gerçek ilâhtır. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

10. Yunus Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1450|10|88|وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Latin Literal

88. Ve kâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir’avne ve melâhu zîneten ve emvâlen fîl hayâtid dunyâ rabbenâ li yudıllû an sebîlik(sebîlike), rabbenatmis alâ emvâlihim veşdud alâ kulûbihim fe lâ yu’minû hattâ yerevul azâbel elîm(elîme).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz4! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine364 onun* bir ziynet856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz4! Dalalete128 düşürmeleri için senin yolundan336; Rabbimiz4! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin175 üzerini; öyle ki iman47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 ateyte verdin اتَيْتَ اتي
6 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
7 ve meleehu ve melesine onun وَمَلَأَهُ ملا
8 zineten bir ziynet زِينَةً زين
9 ve emvalen ve mallar وَأَمْوَالًا مول
10 fi فِي -
11 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 liyudillu dalalete sürüklemeleri için لِيُضِلُّوا ضلل
15 an عَنْ -
16 sebilike senin yolundan سَبِيلِكَ سبل
17 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
18 tmis sil اطْمِسْ طمس
19 ala üzerini عَلَىٰ -
20 emvalihim mallarının أَمْوَالِهِمْ مول
21 veşdud ve sertleştir/katılaştır وَاشْدُدْ شدد
22 ala üzerini عَلَىٰ -
23 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
24 fela öyle ki فَلَا -
25 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
26 hatta ta ki حَتَّىٰ -
27 yeravu görürler يَرَوُا راي
28 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
29 l-elime elim/acıklı الْأَلِيمَ الم

Notlar

Not 1

*Firavunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Mele

Kavram 364

364Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

10. Yunus Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

1470|10|108|قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

Latin Literal

108. Kul yâ eyyuhen nâsu kad câekumul hakku min rabbikum, fe men ihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihi), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve mâ ene aleykum bi vekîl(vekîlin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek* Rabbinizden4; öyle ki kim kılavuzladı192**; öyle ki ancak kılavuzlar192 kendi nefsini201; ve kim dalalete128 düştü; öyle ki ancak dalalete128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl517."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 kad muhakkak قَدْ -
5 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
6 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
10 hteda doğru yola kılavuzladı اهْتَدَىٰ هدي
11 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
12 yehtedi doğru yola kılavuzlar يَهْتَدِي هدي
13 linefsihi kendi nefsini لِنَفْسِهِ نفس
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
16 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
17 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
18 aleyha kendi aleyhine عَلَيْهَا -
19 ve ma değilim وَمَا -
20 ena ben أَنَا -
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 bivekilin bir vekil بِوَكِيلٍ وكل

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Nefsini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Vekîl

Kavram 517

517Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

12. Yusuf Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

1602|12|8|إِذْ قَالُوا۟ لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَىٰٓ أَبِينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

8. İz kâlû le yûsufu ve ehûhu ehabbu ilâ ebînâ minnâ ve nahnu usbeh(usbehtun), inne ebânâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedikleri zaman: "Mutlak ki Yûsuf ve onun* kardeşi bizden daha sevgilidir babamıza**; ve bizler bir birliğiz/bağlıyız; doğrusu babamız*** mutlak apaçık bir dalalettedir128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kalu dedikleri قَالُوا قول
3 leyusufu mutlak ki Yûsuf لَيُوسُفُ -
4 ve ehuhu ve kardeşi onun وَأَخُوهُ اخو
5 ehabbu daha sevgilidir أَحَبُّ حبب
6 ila doğru إِلَىٰ -
7 ebina babamıza أَبِينَا ابو
8 minna bizden مِنَّا -
9 venehnu ve bizler وَنَحْنُ -
10 usbetun bir birliğiz/bağlıyız عُصْبَةٌ عصب
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 ebana babamız أَبَانَا ابو
13 lefi mutlak لَفِي -
14 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
15 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un.**Yakûb'a.***Yakûb.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

12. Yusuf Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1624|12|30|وَقَالَ نِسْوَةٌ فِى ٱلْمَدِينَةِ ٱمْرَأَتُ ٱلْعَزِيزِ تُرَٰوِدُ فَتَىٰهَا عَن نَّفْسِهِۦ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا إِنَّا لَنَرَىٰهَا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

30. Ve kâle nisvetun fîl medînetimre’etul azîzi turâvidu fetâhâ an nefsih(nefsihî), kad şegafehâ hubbâ(hubben), innâ le nerâhâ fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve dediler kadınlar şehirde: "Azîzin karısı murad talep etmiş fetânına936; nefsinden201 onun*; muhakkak tutkun etmiş onu** bir aşk/sevda; doğrusu biz mutlak görürüz onu** apaçık bir dalalette128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dediler وَقَالَ قول
2 nisvetun kadınlar نِسْوَةٌ نسو
3 fi فِي -
4 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
5 mraetu karısı امْرَأَتُ مرا
6 l-azizi azîzin الْعَزِيزِ عزز
7 turavidu murad talep etmiş تُرَاوِدُ رود
8 fetaha fetânına فَتَاهَا فتي
9 an عَنْ -
10 nefsihi nefsinden onun نَفْسِهِ نفس
11 kad muhakkak قَدْ -
12 şegafeha tutkun etmiş onu شَغَفَهَا شغف
13 hubben bir aşk/sevda حُبًّا حبب
14 inna doğrusu biz إِنَّا -
15 leneraha mutlak görürüz onu لَنَرَاهَا راي
16 fi فِي -
17 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
18 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Fetânının (Yûsuf'un).**Kadını.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Fetân

Kavram 936

936Genç erkek, 

12. Yusuf Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

1689|12|95|قَالُوا۟ تَٱللَّهِ إِنَّكَ لَفِى ضَلَٰلِكَ ٱلْقَدِيمِ

Latin Literal

95. Kâlû tallâhi inneke le fî dalâlikel kadîm(kadîmi).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Allah’a yemin olsun ki doğrusu sen** mutlak içindesin eski bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 tallehi Allah’a yemin olsun ki تَاللَّهِ -
3 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
4 lefi mutlak içindesin لَفِي -
5 delalike bir dalalet ضَلَالِكَ ضلل
6 l-kadimi eski/önceki الْقَدِيمِ قدم

Notlar

Not 1

*Yakûb'un yanında kalmış olan oğulları.**Yakûb.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

13. Ra'd Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

1719|13|14|لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

Latin Literal

14. Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilel mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıh(bâligıhî), ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).

Türkçe Çeviri

O'nadır* hak/gerçek çağrı/davet; ve kimseler (ki) çağırırlar/davet ederler O’nun** astından (ki) cevap veremezler onlara bir şeyle; dışındadır uzatan iki avcunu*** suya; ulaşması için ağzına; ve o*** ulaşır değildir ona; ve değildir çağrısı/daveti kâfirlerin25 dalaletteki128 dışında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu O'nadır لَهُ -
2 dea'vetu çağrı/davet دَعْوَةُ دعو
3 l-hakki hak gerçek الْحَقِّ حقق
4 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar/davet ederler يَدْعُونَ دعو
6 min مِنْ -
7 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
8 la لَا -
9 yestecibune cevap veremezler يَسْتَجِيبُونَ جوب
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 bişey'in bir şeyle بِشَيْءٍ شيا
12 illa dışındadır إِلَّا -
13 kebasiti uzatan كَبَاسِطِ بسط
14 keffeyhi iki avucunu كَفَّيْهِ كفف
15 ila إِلَى -
16 l-mai suya الْمَاءِ موه
17 liyebluga ulaşması için لِيَبْلُغَ بلغ
18 fahu ağzına onun فَاهُ فوه
19 vema ve değildir وَمَا -
20 huve o هُوَ -
21 bibaligihi ulaşır ona بِبَالِغِهِ بلغ
22 ve ma ve değildir وَمَا -
23 duaa'u çağrısı/daveti دُعَاءُ دعو
24 l-kafirine kafirlerin الْكَافِرِينَ كفر
25 illa dışında إِلَّا -
26 fi فِي -
27 delalin dalaletteki ضَلَالٍ ضلل

Notlar

Not 1

*Allah'adır.**Allah'ın.***Yüce Allah'ın iki avucu ve onların uzatılmasını olumsuz olarak işaret etmesi de büyük bir işarettir. Günümüzde Allah'a dua ediyoruz diye avuç açan ancak mezheplere/tarikatlara/hadislere tabi olmuş kimselerin çağrıları/duaları gerçek çağrı/dua değildir. Rabbimiz şirkle yapılan dualara asla cevap vermez. Vermediğini de zaten kendilerini müslüman sanan toplumun halinden görmekteyiz ki üzerlerine rics/pislik yağmaktadır.***Su.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

13. Ra'd Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1732|13|27|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

Latin Literal

27. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

Türkçe Çeviri

Ve diyor kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun* üzerine bir ayet287 Rabbinden4?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 kendisine sıkça dönmüş** kimseyi."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve diyor وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla değil miydi? لَوْلَا -
5 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 min مِنْ -
9 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
14 men kimseyi مَنْ -
15 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
16 ve yehdi ve kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
17 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
18 men kimseyi مَنْ -
19 enabe sıkca döndü أَنَابَ نوب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Her anında Rabbini hatırlayan/zikreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1738|13|33|أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

Latin Literal

33. E fe men huve kâimun alâ kulli nefsin bi mâ kesebet, ve cealû lillâhi şurekâ’(şurekâe), kul semmûhum, em tunebbiûnehu bi mâ lâ ya’lemu fîl ardı em bi zâhirin minel kavl(kavli), bel zuyyine lillezîne keferû mekruhum ve suddû anis sebîl(sebîli), ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse midir o* (ki) bir kıyamdadır143** her bir nefis201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar71; de ki: "İsimlendirin*** onları****; ya da haber (mi) verirsiniz O'na***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır******; evet! Ziynetlendirildi856 kâfirlik25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan*******; ve kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 huve o (ki) هُوَ -
3 kaimun bir kıyamdadır قَائِمٌ قوم
4 ala üzerinde عَلَىٰ -
5 kulli her كُلِّ كلل
6 nefsin nefsin نَفْسٍ نفس
7 bima بِمَا -
8 kesebet kazandığıyla كَسَبَتْ كسب
9 vecealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
10 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
11 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
12 kul de ki قُلْ قول
13 semmuhum isimlendirin onları سَمُّوهُمْ سمو
14 em ya da أَمْ -
15 tunebbiunehu haber verirsiniz ona تُنَبِّئُونَهُ نبا
16 bima بِمَا -
17 la لَا -
18 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
19 fi فِي -
20 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
21 em ya da أَمْ -
22 bizahirin ortaya çıkanla بِظَاهِرٍ ظهر
23 mine مِنَ -
24 l-kavli söylemden الْقَوْلِ قول
25 bel evet بَلْ -
26 zuyyine ziynetlendirildi زُيِّنَ زين
27 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
28 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
29 mekruhum tuzakları مَكْرُهُمْ مكر
30 ve suddu ve sapıp uzaklaştırıldılar وَصُدُّوا صدد
31 ani عَنِ -
32 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
33 ve men ve kimi وَمَنْ -
34 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 fema öyle ki yoktur فَمَا -
37 lehu ona لَهُ -
38 min hiç bir مِنْ -
39 hadin bir doğru yola kılavuzdan هَادٍ هدي

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimse ve/veya Yüce Allah'a ortak edilen kimse. **Her zaman uyanıktır, dikelmiştir, aktiftir. Kendisi yaratılmış olan bir kimse asla Yüce Allah'a ortak koşulamaz.***Ne isim verirseniz verin bir ilâh olma özellikleri asla yoktur.****Ortak koşulan kimseler. *****Allah'a. ******Boş sözle, boş lafla. Kuru laf kalabalığıyla.*******Kur'an'dan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

14. İbrahim Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1751|14|3|ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْءَاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

Latin Literal

3. Ellezîne yestehıbbûnel hayâted dunyâ alel âhıreti ve yasuddûne an sebîlillâhi ve yebgûnehâ ivecâ(ivecen), ulâike fî dalâlin baîd(baîdin).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) severler dünya hayatını ahirete karşı; ve çevirirler Allah'ın yolundan336; ve bakınırlar ona* bir eğriliğe**; işte bunlar uzak bir dalalettedir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yestehibbune severler يَسْتَحِبُّونَ حبب
3 l-hayate hayatını الْحَيَاةَ حيي
4 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
5 ala karşı عَلَى -
6 l-ahirati ahirete الْاخِرَةِ اخر
7 ve yesuddune ve çevirirler وَيَصُدُّونَ صدد
8 an عَنْ -
9 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
10 llahi Allah'ın اللَّهِ -
11 ve yebguneha ve bakınırlar ona وَيَبْغُونَهَا بغي
12 ivecen bir eğriliğe عِوَجًا عوج
13 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
14 fi فِي -
15 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
16 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد

Notlar

Not 1

*Dünya hayatına ve/veya ahirete.**Çarpıklığa.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

14. İbrahim Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1752|14|4|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Latin Literal

4. Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü418 onun* kavminin/toplumunun lisanı/dili980 dışında; beyan226 etmesi içindir onlara**; öyle ki dalalette128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve O*** Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min hiçbir مِنْ -
4 rasulin resûlü رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 bilisani lisanı/dili بِلِسَانِ لسن
7 kavmihi onun kavminin قَوْمِهِ قوم
8 liyubeyyine beyan etmesi için لِيُبَيِّنَ بين
9 lehum olara لَهُمْ -
10 feyudillu öyle ki dalalette bırakır فَيُضِلُّ ضلل
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 men kimseyi مَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 ve yehdi ve doğruya kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
15 men kimseyi مَنْ -
16 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 l-azizu Aziz’dir الْعَزِيزُ عزز
19 l-hakimu Hakîm’di الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Resûlün.**Kavme/topluma.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm

Kavram 9

9Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz

Kavram 37

37Güç yetiren.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan

Kavram 226

226Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Resûllerin kendi kavimlerinin/toplumlarının dili/lisanıyla uyarmaları.

Kavram 980

980Rabbimiz bir kavme/topluma uyarılmaları için bir resûl göndermişse o resûl mutlak ki o kavmin/toplumun diliyle/lisanıyla konuşur. Türkçe konuşan, lisanı/dili Türkçe olan bir kavme/topluma da mutlak ki Türkçe konuşan bir resûl gelecektir; eğer ki Rabbimiz bu topluma bir resûl göndermeyi murad ettiyse.  

14. İbrahim Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1766|14|18|مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

Latin Literal

18. Meselullezîne keferû bi rabbihim a’mâluhum ke remâdinişteddet bihir rîhu fî yevmin âsıf(âsıfin), lâ yakdirûne mimmâ kesebû alâ şey’(şey’in), zâlike huved dalâlul baîd(baîdu).

Türkçe Çeviri

Misalidir870 kimselerin (ki) kâfirlik25 ettiler Rablerine4; yaptıkları onların* bir kül gibidir (ki) savurdu onu** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir964 olamazlar kazandıklarından*** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir128.

Notlar

Not 1

*Kâfirlerin.**Külü.***Kazandıkları sıfırla çarpılır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Muktedir

Kavram 964

964Güç sahibi, kudretli, iktidar sahibi; her şeyi ehil, kabiliyetli, verimli, başarılı, yetenekli, becerikli olduğu için yapabilir. Yetememesi mümkün olmayan.

14. İbrahim Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1775|14|27|يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّٰلِمِينَ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ

Latin Literal

27. Yusebbitullâhullezîne âmenû bil kavlis sâbiti fil hayâtid dunyâ ve fil âhıreh(âhıreti), ve yudıllullâhuz zâlimîne ve yef’alullâhu mâ yeşâ’(yeşâu).

Türkçe Çeviri

Sabitler* Allah iman47 etmiş kimseleri sabit** sözle dünya hayatında ve ahirette; ve dalalette128 bırakır Allah zalimleri257; ve faaliyete geçirir Allah dilediğini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbitu sabitler يُثَبِّتُ ثبت
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ellezine kimseleri (ki) الَّذِينَ -
4 amenu iman ettiler امَنُوا امن
5 bil-kavli söz ile بِالْقَوْلِ قول
6 s-sabiti sabit الثَّابِتِ ثبت
7 fi فِي -
8 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
9 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
10 ve fi ve وَفِي -
11 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
12 ve yudillu ve dalalette bırakır وَيُضِلُّ ضلل
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم
15 ve yef'alu ve faaliyete geçirir وَيَفْعَلُ فعل
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 ma مَا -
18 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا

Notlar

Not 1

*Güzel bir ağaç gibi yapar. Kararlı, kökleri sabit, göğe uzanan meyve veren dallarıyla. **Güzel bir ağaca benzeyen sözle, kelimeyle. Asla değişmeyen, kararlı bir sözle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

14. İbrahim Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1778|14|30|وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِهِۦ قُلْ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى ٱلنَّارِ

Latin Literal

30. Ve cealû lillâhi endâden li yudıllû an sebîlih(sebîlihî), kul temetteû fe inne masîrekum ilen nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

Ve yaptılar Allah'a eşler/denkler*; dalalete128 sürüklemek için O'nun** yolundan336; de ki: "Metalanın54; öyle ki doğrusu varış yeriniz ateşe834 doğrudur."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
2 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
3 endaden eşler أَنْدَادًا ندد
4 liyudillu dalalete sürüklemek için لِيُضِلُّوا ضلل
5 an عَنْ -
6 sebilihi O'nun yolundan سَبِيلِهِ سبل
7 kul de ki قُلْ قول
8 temetteu metalanın تَمَتَّعُوا متع
9 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
10 mesirakum varış yeriniz مَصِيرَكُمْ صير
11 ila إِلَى -
12 n-nari ateşe doğrudur النَّارِ نور

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın Kur'an'ında olan hükümlerine haşa eşit/denk sayılan, hatta ayetlerden haşa daha üstün olabilen sözde imamların uyduruk sözlerini din kabul ettiler.  **Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta

Kavram 54

54Sermaye. Yararlanma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

15. Hicr Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

1856|15|56|قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

Latin Literal

56. Kâle ve men yaknetu min rahmeti rabbihî illad dâllûn(dâllûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ve kim umut keser** Rabbinin4 rahmetinden271 dalalettekiler128 dışında?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yeknetu umut keser يَقْنَطُ قنط
4 min -nden مِنْ -
5 rahmeti rahmetinden رَحْمَةِ رحم
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 illa dışında إِلَّا -
8 d-dallune dalalettekiler الضَّالُّونَ ضلل

Notlar

Not 1

*Melekler.**Ümitsiz olur, yeise düşer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

16. Nahl Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

1924|16|25|لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

Latin Literal

25. Liyahmilû evzârehum kâmileten yevmel kıyâmeti ve min evzârillezîne yudıllûnehum bi gayri ilm(ilmin), e lâ sâe mâ yezirûn(yezirûne).

Türkçe Çeviri

Taşımaları içindir kendi yüklerini kıyamet günü148 bir kâmil* (olarak) ; ve kimselerin yüklerinden**  (ki) dalalete128 sürüklediler onları olmaksızın bir ilim1143; öyle ki değil mi (ki) ne kötüdür yüklendikleri?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyehmilu taşımaları içindir لِيَحْمِلُوا حمل
2 evzarahum kendi yüklerini أَوْزَارَهُمْ وزر
3 kamileten bir kâmil (olarak) كَامِلَةً كمل
4 yevme günü يَوْمَ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 ve min ve وَمِنْ -
7 evzari yüklerinden أَوْزَارِ وزر
8 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
9 yudillunehum dalalete sürüklediler onları يُضِلُّونَهُمْ ضلل
10 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
11 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
12 ela öyle ki değil mi أَلَا -
13 sa'e ne kötü سَاءَ سوا
14 ma ne مَا -
15 yezirune yüklenlendikleri يَزِرُونَ وزر

Notlar

Not 1

*Tam, eksiksiz, mükemmel.**Bir ilme dayanmadan şerefli Kur'an'dan saptıran herkes saptırdığı kimselerin yüklerinden de yüklenir. Zerre ağırlığınca bir iyiliğe aracılık eden görür onu; zerre ağırlığınca bir kötülüğe aracılık eden de görür onu.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

16. Nahl Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1935|16|36|وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Latin Literal

36. Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun* gönderdik** her bir ümmete305 bir resûl418 ki kulluk46 edin Allah'a ve kaçının tâğût442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet128 hakikatlaştı***; öyle ki dolaşın**** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların196 akıbeti892.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 fi فِي -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
6 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
7 eni ki أَنِ -
8 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
9 llahe Allah'a اللَّهَ -
10 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
11 t-tagute tâğût (-tan) الطَّاغُوتَ طغي
12 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
13 men kimini مَنْ -
14 heda doğru yola kılavuzladı هَدَى هدي
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
17 men kimine مَنْ -
18 hakkat hakikatleşti حَقَّتْ حقق
19 aleyhi üzerlerine عَلَيْهِ -
20 d-delaletu dalalet الضَّلَالَةُ ضلل
21 fesiru öyle ki dolaşın فَسِيرُوا سير
22 fi فِي -
23 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
24 fenzuru ve bakın فَانْظُرُوا نظر
25 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
26 kane olmuş كَانَ كون
27 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
28 l-mukezzibine yalanlayanların الْمُكَذِّبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Rabbimizin ekstradan vurgulaması asla ama asla aksinin olamayacağını bildirmek içindir. **Her bir ümmete kendi içlerinden, onların dilini konuşan resûller gönderilir. Nebi ve resûl kavramları doğru anlaşılmalıdır. Nebiler kutsal kitapları getirirler. Son nebi de Muhammed'tir. Ancak resûller gelmeye devam eder. Kıyamete kadar da gelecektir. Rabbimin insanları doğru yola kılavuzlamak istediğini ve bu nedenle resûlleri göndermeyi murad ettiğini anlarız. ***Hakikat/gerçek tecelli etti.****Arkeolojik kazılar yapın.    

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 196

196Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Tûğyân, tâğût

Kavram 442

442Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Akıbet, akıbet.

Kavram 892

892Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

16. Nahl Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1936|16|37|إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

Latin Literal

37. İn tahris alâ hudâhum fe innallâhe lâ yehdî men yudıllu ve mâ lehum min nâsırîn(nâsırîne).

Türkçe Çeviri

Eğer ihtiraslı* olsan (da) onların kılavuzlanmasına192 karşı; öyle ki doğrusu Allah kılavuzlamaz192 dalalette128 bırakır (olduğu) kimseyi; ve olmaz onlara** hiçbir yardımcı.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 tehris ihtiraslı olsan (da) تَحْرِصْ حرص
3 ala karşı عَلَىٰ -
4 hudahum doğru yola kılavuzlanmasına onların هُدَاهُمْ هدي
5 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 la لَا -
8 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
9 men kimseyi مَنْ -
10 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
11 ve ma ve olmaz وَمَا -
12 lehum onlara لَهُمْ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 nasirine yardımcılar نَاصِرِينَ نصر

Notlar

Not 1

*Şiddetle istemek, hırsla bağlanmak, aşırı arzu.**Dalalete düşmüş kimselere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

1986|16|87|وَأَلْقَوْا۟ إِلَى ٱللَّهِ يَوْمَئِذٍ ٱلسَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Latin Literal

87. Ve elkav ilallâhi yevme izinis seleme ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve karşılaştılar Allah'a o gün selam* (-da); ve dalalete128 düştü onlardan iftira402 atar oldukları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve elkav ve karşılaştılar وَأَلْقَوْا لقي
2 ila إِلَى -
3 llahi Allah'a اللَّهِ -
4 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
5 s-seleme selâm (-da) السَّلَمَ سلم
6 ve delle ve dalalete düştü وَضَلَّ ضلل
7 anhum onlardan عَنْهُمْ -
8 ma مَا -
9 kanu olduklarından كَانُوا كون
10 yefterune iftira atarlar يَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Mutlak teslim olmuş durumda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak.

Kavram 402

402Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına  uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.      

16. Nahl Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

1992|16|93|وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Latin Literal

93. Ve lev şâallâhu le cealekum ummeten vâhideten ve lâkin yudıllu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve le tus’elunne ammâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet dileseydi Allah mutlak yapardı sizleri tek bir ümmet305; velakin/fakat dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve mutlaka sual edilirsiniz* yapar olduğunuzdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 lecealekum mutlak yapardı sizleri لَجَعَلَكُمْ جعل
5 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
6 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
7 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
8 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
9 men kimseyi مَنْ -
10 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
11 ve yehdi ve doğruya kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
12 men kimseyi مَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 veletuselunne ve mutlaka sual edilirsiniz وَلَتُسْأَلُنَّ سال
15 amma عَمَّا -
16 kuntum olduğunuzdan كُنْتُمْ كون
17 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Sorulursunuz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

16. Nahl Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

2024|16|125|ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Latin Literal

125. Ud’u ilâ sebîli rabbike bil hikmeti vel mev’ızatil haseneti ve câdilhum billetî hiye ahsen(ahsenu), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Davet et* Rabbinin4 yoluna336 doğru hikmetle382 ve güzel vaazla653; ve mücadele et onlara kendisinin** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O*** daha iyi bilendir dalalete128 düşmüş kimseyi kendi yolundan336; ve O*** daha iyi bilendir kılavuzlananları192.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 Ud'u davet et ادْعُ دعو
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 sebili yoluna سَبِيلِ سبل
4 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
5 bil-hikmeti hikmetle بِالْحِكْمَةِ حكم
6 velmev'izeti ve vaazla وَالْمَوْعِظَةِ وعظ
7 l-haseneti güzel الْحَسَنَةِ حسن
8 ve cadilhum ve mücadele et onlar وَجَادِلْهُمْ جدل
9 billeti (biçimde) بِالَّتِي -
10 hiye o هِيَ -
11 ehsenu en güzel أَحْسَنُ حسن
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
14 huve O هُوَ -
15 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
16 bimen kimseyi بِمَنْ -
17 delle dalkalate düştüler ضَلَّ ضلل
18 an عَنْ -
19 sebilihi kendi yolundan سَبِيلِهِ سبل
20 ve huve ve O وَهُوَ -
21 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
22 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

Notlar

Not 1

*Çağır.**Kitapla yani Şerefli Kur'an'la mücadele et.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hikmet

Kavram 382

382Kur'an'ın içerdiği hikmete sahip olmak. Kur'an'ın hikmeti. Hikmetli Kur'an'ın içerdiği hükümlerle hikmetlenmek.

vaaz

Kavram 653

653Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

17. İsrâ Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

2042|17|15|مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا

Latin Literal

15. Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Kim doğru yola kılavuzlandı; öyle ki ancak doğru yola kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalete128 düştü öyle ki ancak dalalete128 düşer aleyhine onun*; ve yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve olmuş değiliz azap edenler** ta ki göndeririz bir resûl418.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 meni kim مَنِ -
2 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي
3 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
4 yehtedi doğru yola kılavuzlanır يَهْتَدِي هدي
5 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
8 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
9 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
10 aleyha aleyhine onun (nefsin) عَلَيْهَا -
11 ve la ve وَلَا -
12 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
13 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
14 vizra yükünü وِزْرَ وزر
15 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
16 ve ma ve değiliz وَمَا -
17 kunna olduk كُنَّا كون
18 muazzibine azap edenler مُعَذِّبِينَ عذب
19 hatta ta ki حَتَّىٰ -
20 neb'ase göndeririz نَبْعَثَ بعث
21 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Nefsin.**Kendilerini uyaran, müjdeleyen bir resûl gelmeyen toplumlara azap yoktur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2075|17|48|ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَالَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

Latin Literal

48. Unzur keyfe darabû lekel emsâle fe dallû fe lâ yestetîûne sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Bak nasıl darp ettiler* sana** misallar870; öyle ki dalalete128 düştüler; öyle ki itaat*** edemezler bir yola.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 unzur bak انْظُرْ نظر
2 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
3 derabu darp ettiler ضَرَبُوا ضرب
4 leke sana لَكَ -
5 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل
6 fedellu öyle ki dalalete düştüler فَضَلُّوا ضلل
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
9 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Vurdular, ortaya koydular.**Seni neye benzettiler.***Bir yola tabi olmazlar, takip edemezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

17. İsrâ Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

2099|17|72|وَمَن كَانَ فِى هَٰذِهِۦٓ أَعْمَىٰ فَهُوَ فِى ٱلْءَاخِرَةِ أَعْمَىٰ وَأَضَلُّ سَبِيلًا

Latin Literal

72. Ve men kâne fî hâzihî a’mâ fe huve fîl âhıreti a’mâ ve edallu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Ve kim oldu bunda* âmâ**; öyle ki o ahirette âmâdır** ve daha dalalete128 düşendir bir yol (olarak)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 fi فِي -
4 hazihi bunda هَٰذِهِ -
5 ea'ma âmâ أَعْمَىٰ عمي
6 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
7 fi فِي -
8 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
9 ea'ma âmâdır أَعْمَىٰ عمي
10 ve edellu ve daha dalalete düşendir وَأَضَلُّ ضلل
11 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Bu dünya hayatında.**Kendisinin sorumlu olduğu imamı olan kutsal kitabına kör olan. ***Ahirette de kör olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

17. İsrâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2124|17|97|وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا

Latin Literal

97. Ve men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî), ve nahşuruhum yevmel kıyâmeti alâ vucûhihim umyen ve bukmen ve summâ(summen), me’vâhum cehennem(cehennemu), kullemâ habet zidnâhum saîrâ(saîren).

Türkçe Çeviri

Ve kimi kılavuzlar192 Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler28 O’nun* astından; ve haşrederiz556 onları kıyamet günü148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir968; her bir sönmeye yüz tuttuğunda** artırırız onlara bir sa‘îr809.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimi وَمَنْ -
2 yehdi doğru yolo kılavuzlar يَهْدِ هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِ هدي
6 ve men kimi وَمَنْ -
7 yudlil dalalette bırakır يُضْلِلْ ضلل
8 felen öyle ki asla فَلَنْ -
9 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 evliya'e veliler أَوْلِيَاءَ ولي
12 min مِنْ -
13 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
14 ve nehşuruhum ve haşrederiz onları وَنَحْشُرُهُمْ حشر
15 yevme günü يَوْمَ يوم
16 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
17 ala üzerine عَلَىٰ -
18 vucuhihim yüzleri وُجُوهِهِمْ وجه
19 umyen âmâlar عُمْيًا عمي
20 ve bukmen ve dilsizler وَبُكْمًا بكم
21 ve summen ve sağırlar وَصُمًّا صمم
22 me'vahum varış yeri onların مَأْوَاهُمْ اوي
23 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
24 kullema her bir كُلَّمَا كلل
25 habet sönmeye yüz tuttuğunda خَبَتْ خبو
26 zidnahum artırırız onlara زِدْنَاهُمْ زيد
27 seiyran bir seîr سَعِيرًا سعر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Cehennem.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Haşretmek

Kavram 556

556Toplamak, bir araya getirmek.

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

Cehennem

Kavram 968

968Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer bir evren. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması kötü bir hesapla sonlananlar cehennem evrenine alçaltılacaklardır. Cehennem evreninde cahîm kompleksleri vardır. Bu kompleksin anası bir karadeliktir (Haviye). Bu karadeliğin akresyon diskli Hutamedir. Karadeliğin etrafında dönen kaya gezegen ise Sekar'dır. Nar/ateş ise radyasyondur.  

18. Kehf Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

2189|18|51|مَّآ أَشْهَدتُّهُمْ خَلْقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَا خَلْقَ أَنفُسِهِمْ وَمَا كُنتُ مُتَّخِذَ ٱلْمُضِلِّينَ عَضُدًا

Latin Literal

51. Mâ eşhedtuhum halkas semâvâti vel ardı ve lâ halka enfusihim ve mâ kuntu muttehızel mudıllîne adudâ(aduden).

Türkçe Çeviri

Değilim şahit tutmuş/tanık etmiş onları* yaratılışına** göklerin ve yerin; ve ne de yaratılışına** kendi nefislerinin201; ve olmuş değilim edinen dalalete128 düşenleri bir yardımcı***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değilim مَا -
2 eşhedtuhum şahit tutan/tanık eden أَشْهَدْتُهُمْ شهد
3 halka yaratılışına خَلْقَ خلق
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 ve la ve ne de وَلَا -
7 halka yaratılışına خَلْقَ خلق
8 enfusihim nefislerinin أَنْفُسِهِمْ نفس
9 ve ma ve değilim وَمَا -
10 kuntu olmuş كُنْتُ كون
11 muttehize edinmiş مُتَّخِذَ اخذ
12 l-mudilline dalalete düşenleri الْمُضِلِّينَ ضلل
13 aduden bir yardımcı عَضُدًا عضد

Notlar

Not 1

*İblîs ve zürriyetini.**Yaratılışın hiçbir noktasında rol almadılar. Tanık bile olmadılar.***Rabbim kendisine meleklerden işleri ve oluşları yapan aracılar seçer. Dalalete düşmüş olan iblîs ve zürriyetini seçmediğini bildirmektedir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

18. Kehf Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

2242|18|104|ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا

Latin Literal

104. Ellezîne dalle sa’yuhum fîl hayâtid dunyâ ve hum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun’â(sun’an).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) dalalete128 düştü mesaileri* onların dünya hayatındaki; ve onlar düşünürler ki onlar güzelleştiriyorlar bir sanayi1071**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
3 sea'yuhum mesaileri onların سَعْيُهُمْ سعي
4 fi فِي -
5 l-hayati hayatındaki الْحَيَاةِ حيي
6 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
7 vehum ve onlar وَهُمْ -
8 yehsebune düşünürler يَحْسَبُونَ حسب
9 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
10 yuhsinune güzelleştirirler يُحْسِنُونَ حسن
11 sun'an bir sanayi صُنْعًا صنع

Notlar

Not 1

*Çalışmaları.**Örnek; günümüzde mezhep imamlarını Yüce Allah'ın astından evliya edinmiş olan kimseler cami yaparak güzelleştirdiklerini sanırlar. Günde sözde 5 vakit salat yaparlar. Bu kimselerin tüm mesaileri 0 ile çarpılır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sanayi

Kavram 1071

1071Ürüne dönüştüren üretim faaliyeti.

19. Meryem Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2286|19|38|أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

38. Esmi’ bihim ve ebsır yevme ye’tûnenâ lâkiniz zâlimûnel yevme fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

İşittirirsin* onlara ve  gördürürsün*; gündür (ki) gelirler bize; fakat zalimler257 o gün bir dalalettedir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 esmia' (Nasıl) işittirirsin أَسْمِعْ سمع
2 bihim onlara بِهِمْ -
3 ve ebsir ve (nasıl) gördürürsün وَأَبْصِرْ بصر
4 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
5 ye'tunena gelirler bize يَأْتُونَنَا اتي
6 lakini fakat لَٰكِنِ -
7 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
8 l-yevme o gün الْيَوْمَ يوم
9 fi فِي -
10 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
11 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Nasıl? 2. tekil şahıs. Sen nasıl...

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

19. Meryem Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

2323|19|75|قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

Latin Literal

75. Kul men kâne fîd dalâleti fel yemdud lehur rahmânu meddâ(medden), hattâ izâ raev mâ yûadûne immel azâbe ve immes sâah(sâate), fe se ya’lemûne men huve şerrun mekânen ve ad’afu cundâ(cunden).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kim oldu dalalette128; öyle ki mutlak uzatır* ona Rahmân1 bir uzatma*; ta ki gördükleri zaman vaat edildiklerini -ama azabı** ve ama sâati470-; öyle ki bilecekler kimdir (ki); o bir şerdir bir mekan*** (olarak); ve daha zaaflıdır**** bir asker (olarak)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 kane oldu كَانَ كون
4 fi فِي -
5 d-delaleti dalalete الضَّلَالَةِ ضلل
6 felyemdud öyle ki mutlak uzatır فَلْيَمْدُدْ مدد
7 lehu ona لَهُ -
8 r-rahmanu Rahmân الرَّحْمَٰنُ رحم
9 medden bir uzatma مَدًّا مدد
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 iza zaman إِذَا -
12 raev gördükleri رَأَوْا راي
13 ma مَا -
14 yuadune vaat edildiklerini يُوعَدُونَ وعد
15 imma ama إِمَّا -
16 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
17 veimma ve ama وَإِمَّا -
18 s-saate sâati السَّاعَةَ سوع
19 feseyea'lemune öyle ki bilecekler onlar فَسَيَعْلَمُونَ علم
20 men kimdir (ki) مَنْ -
21 huve o هُوَ -
22 şerrun bir şerrdir شَرٌّ شرر
23 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
24 ve ed'afu ve daha zaaflıdır وَأَضْعَفُ ضعف
25 cunden bir asker جُنْدًا جند

Notlar

Not 1

*Süre tanır, yayar.**Sâat öncesi olan bir azap olmalıdır. Kıyamet kopmadan önce kendilerine resûl gelen ümmetler şirk koşmada ısrar ederlerse kendilerine azap edilir. Duhân suresinde işaret edilen duman azabı da böyledir. ***Bulunduğu yer açısından çok kötüdür.****Zayıftır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

2398|20|52|قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى

Latin Literal

52. Kâle ilmuhâ inde rabbî fî kitâb(kitâbin), lâ yadıllu rabbî ve lâ yensâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İlmi onun** Rabbimin4 indindedir/katındadır; bir kitaptadır***; dalalete128 düşmez Rabbim4; ve unutmaz."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ilmuha ilmi onun عِلْمُهَا علم
3 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
4 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
5 fi فِي -
6 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
7 la لَا -
8 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 ve la ve de وَلَا -
11 yensa unutmaz يَنْسَى نسي

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Firavunun sorduğu sorunun ilmi/bilgisi.***Yazıttadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

2425|20|79|وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ

Latin Literal

79. Ve edalle fir’avnu kavmehu ve mâ hedâ.

Türkçe Çeviri

Ve dalalete128 düşürdü1108 firavun678 kendi kavmini/toplumunu; ve kılavuzlamış192 değildi1108.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve edelle ve dalalete düşürdü وَأَضَلَّ ضلل
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 kavmehu kavmini/toplumunu قَوْمَهُ قوم
4 ve ma ve değildi وَمَا -
5 heda doğru yola kılavuzlamış هَدَىٰ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Yöneticilerin, toplumun ileri gelenlerinin üzerine verilen sorumluluk. Toplumu dalalete düşürmemek, doğru yol kılavuzlamak; firavunlaşmamak.

Kavram 1108

1108Yüce Allah toplumların yönetilmesi konusunda mutlak ki şura yani danışma önermiştir. Her şey danışarak yapılır. Bu danışmaya en ücra köşedeki dağda koyunlarını güden çoban da dahil olabilmelidir. Diktatör birisinin çevresindeki 3-5 adama  danışarak yaptığı yönetim şerefli Kur'an'a uymaz. Şerefli Kur'an danışma diyorsa herkesin kararda etkili olabileceği bir sistem kurulup o şekilde ilerlenir. Toplumu yöneten, her konuda hüküm sahibi kimselerin bir görevi de özellikle kendi toplumlarını dalalete zorlamamalarıdır. Firavun kendisi sapmıştı. Ayetlerden anlıyoruz ki kendi sapmasına toplumunu da zorlayarak ortak etmiştir. Sihirbazlar bile bu durumu apaçık bildirmiştir. kendileri kerhen de olsa firavunun onları sihir yapmaya zorladığını bildirmişlerdir. 

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

2431|20|85|قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ

Latin Literal

85. Kâle fe innâ kad fetennâ kavmeke min ba’dike ve edallehumus sâmiriyy(sâmiriyyu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Öyle ki biz muhakkak fitnelendirdik610 (senin) kavmini/toplumunu senden önce; ve dalalete128 düşürdü onları sâmiriyy1111."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 feinna öyle ki biz فَإِنَّا -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 fetenna fitnelendirdik فَتَنَّا فتن
5 kavmeke kavmini/toplumunu قَوْمَكَ قوم
6 min مِنْ -
7 bea'dike senden önce بَعْدِكَ بعد
8 ve edellehumu ve dalalete düşürdü onları وَأَضَلَّهُمُ ضلل
9 s-samiriyyu sâmiriyy السَّامِرِيُّ سمر

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Fitne.

Kavram 610

610Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

Sâmiriy

Kavram 1111

1111Mûsâ'nın kavminden bir kimse. İsrâîloğullarına böğüren bir buzağı cesedi/heykeli yaparak Yüce Allah'a şirk koşturan muhtemel ki hitap yeteneği yüksek bir müşrik.    

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

2438|20|92|قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟

Latin Literal

92. Kâle yâ hârûnu mâ meneake iz reeytehum dallû.

Türkçe Çeviri

Dedi:* "Ey Hârûn! Ne mani oldu sana gördüğün zaman onları dalalete128 düştüler?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya harunu ey Hûrûn يَا هَارُونُ -
3 ma مَا -
4 meneake ne mani oldu sana مَنَعَكَ منع
5 iz zaman إِذْ -
6 raeytehum gördüğün رَأَيْتَهُمْ راي
7 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

2469|20|123|قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ

Latin Literal

123. Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İnin ikiniz** aşağıya oradan topluca***; bir kısmınız*** bir kısma*** bir düşman (olarak); öyle ki ne zaman geldi sizlere*** benden bir doğru yola kılavuz****; öyle ki kim tabi oldu doğru yola kılavuzuma*****; öyle ki dalalete128 düşmez; ve perişan/mutsuz olmaz."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 hbita inin ikiniz aşağıya اهْبِطَا هبط
3 minha oradan مِنْهَا -
4 cemian topluca جَمِيعًا جمع
5 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
6 libea'din bir kısma لِبَعْضٍ بعض
7 aduvvun bir düşman (olarak) عَدُوٌّ عدو
8 feimma öyle ki ne zaman فَإِمَّا -
9 ye'tiyennekum geldi sizlere يَأْتِيَنَّكُمْ اتي
10 minni benden مِنِّي -
11 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
12 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
13 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
14 hudaye doğru yola kılavuzuma هُدَايَ هدي
15 fela öyle ki فَلَا -
16 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
17 ve la ve وَلَا -
18 yeşka perişan/mutsuz olmaz يَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1

*Allah.**Âdem ve zevcesi (erkek ve kadın insanlar); hepimiz.***Muhatap tüm insanlar olmuştur.  ****Kutsal kitaplar. Sadece kutsal kitaplar.*****Kutsal kitaplarıma. Sadece kutsal kitaplarıma.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2535|21|54|قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

54. Kâle lekad kuntum entum ve âbâukum fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Muhakkak ki oldunuz sizler ve babalarınız/atalarınız apaçık bir dalalette128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
3 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
4 entum sizler أَنْتُمْ -
5 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
6 fi فِي -
7 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
8 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

22. Hac Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2597|22|4|كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Latin Literal

4. Kutibe aleyhi ennehu men tevellâhu fe ennehu yudılluhu ve yehdîhi ilâ azâbis saîr(saîri).

Türkçe Çeviri

Yazıldı aleyhinde onun* ki o (kimse); kim veli28 edindi onu**; öyle ki doğrusu o*** dalalete128 düşürür*** onu****; ve kılavuzluk eder*** ona***** sa‘îr809 azaba doğru.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kutibe yazıldı كُتِبَ كتب
2 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
3 ennehu ki o أَنَّهُ -
4 men kim مَنْ -
5 tevellahu veli edindi onu تَوَلَّاهُ ولي
6 feennehu öyle ki doğrusu o فَأَنَّهُ -
7 yudilluhu dalalete düşürür onu يُضِلُّهُ ضلل
8 ve yehdihi ve kılavuzluk eder ona وَيَهْدِيهِ هدي
9 ila doğru إِلَىٰ -
10 azabi azaba عَذَابِ عذب
11 s-seiyri sa’îr السَّعِيرِ سعر

Notlar

Not 1

*Kimsenin.**Şeytânı.***Şeytân.****Kimseyi.*****Kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

22. Hac Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

2602|22|9|ثَانِىَ عِطْفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَنُذِيقُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

Latin Literal

9. Sâniye ıtfihî li yudılle an sebîlillâh(sebîlillâhi), lehu fid dunyâ hızyun ve nuzîkuhu yevmel kıyâmeti azâbel harîk(harîkı).

Türkçe Çeviri

Eğer/büker yanını* dalalete128 düşürmeye Allah'ın yolundan336; onadır** dünyada bir hizyet1118; ve tattırırız ona** kıyamet günü148 yakma azabını.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 saniye eğer/büker ثَانِيَ ثني
2 itfihi yanını عِطْفِهِ عطف
3 liyudille dalalete düşürmeye لِيُضِلَّ ضلل
4 an عَنْ -
5 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 lehu onadır لَهُ -
8 fi فِي -
9 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
10 hizyun bir hizyet خِزْيٌ خزي
11 ve nuzikuhu ve tattırırız ona وَنُذِيقُهُ ذوق
12 yevme günü يَوْمَ يوم
13 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
14 azabe azabını عَذَابَ عذب
15 l-hariki yakma الْحَرِيقِ حرق

Notlar

Not 1

*Vücudunun yanını; mecazî anlam: kibirlenmek, yüz çevirmek gururla sırt dönme.**Yüce Allah'ın yolundan insanları saptıran kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hizyet

Kavram 1118

1118Rezillik, aşağılanma, rüsvalık, yüz karası.

22. Hac Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

2605|22|12|يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

Latin Literal

12. Yed’û min dûnillâhi mâ lâ yedurruhû ve mâ lâ yenfeuh(yenfeuhu), zâlike huved dalâlul baîd(baîdu).

Türkçe Çeviri

Çağırır* Allah’ın astından zarar veremeyeni ona** ve menfaat sağlayamayanı ona**; işte budur; o*** uzak dalalettir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yed'u çağırırlar يَدْعُو دعو
2 min مِنْ -
3 duni astından دُونِ دون
4 llahi Allah’ın اللَّهِ -
5 ma مَا -
6 la لَا -
7 yedurruhu zarar veremeyene ona يَضُرُّهُ ضرر
8 ve ma ve وَمَا -
9 la لَا -
10 yenfeuhu menfaat sağlayamayana ona يَنْفَعُهُ نفع
11 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
12 huve o هُوَ -
13 d-delalu dalalettir الضَّلَالُ ضلل
14 l-beiydu uzak الْبَعِيدُ بعد

Notlar

Not 1

*Dua eder, davet eder.**Kendisine.***Allah'ın astından idollere dua etmek, çağrıda bulunmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

2777|23|106|قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ

Latin Literal

106. Kâlû rabbenâ galebet aleynâ şıkvetunâ ve kunnâ kavmen dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Rabbimiz4! Galip geldi bizlere şikvetimiz1185; ve olduk dalalet128 (-li) bir kavim/toplum.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 galebet galip geldi غَلَبَتْ غلب
4 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
5 şikvetuna şikvetimiz شِقْوَتُنَا شقو
6 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
7 kavmen bir topluluk قَوْمًا قوم
8 dalline dalalet (-li) ضَالِّينَ ضلل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Şikvet

Kavram 1185

1185Bedbahtlık, kötü talih, mutsuzluk, içsel sıkıntı, perişanlık.

25. Furkan Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

2862|25|9|ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

Latin Literal

9. Unzur keyfe darabû lekel emsâle fe dallû fe lâ yestetîûne sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Bak nasıl darp* ettiler sana emsâl870; öyle ki dalalete128 düştüler; öyle ki itaat** edemezler bir yola.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 unzur bak انْظُرْ نظر
2 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
3 derabu darp ettiler ضَرَبُوا ضرب
4 leke sana لَكَ -
5 l-emsale emsal الْأَمْثَالَ مثل
6 fedellu öyle ki dalalete düştü فَضَلُّوا ضلل
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
9 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Vurdular, ortaya koydular.**Güç yetiremezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

25. Furkan Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

2870|25|17|وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَقُولُ ءَأَنتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِى هَٰٓؤُلَآءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا۟ ٱلسَّبِيلَ

Latin Literal

17. Ve yevme yahşuruhum ve mâ ya’budûne min dûnillâhi fe yekûlu e entum adleltum ibâdî hâulâi em hum dallûs sebîl(sebîle).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) haşreder556* onları ve kulluk46 ettiklerini Allah’ın astından; öyle ki der*: "Sizler misiniz (ki) dalalete128 düşürdünüz kullarımı907?; işte bunları; ya da onlar dalalete128 düşürdü yolu124."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 yehşuruhum haşreder onları يَحْشُرُهُمْ حشر
3 ve ma ve وَمَا -
4 yea'budune kulluk ettikleri يَعْبُدُونَ عبد
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah’ın اللَّهِ -
8 fe yekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
9 eentum sizler misiniz أَأَنْتُمْ -
10 edleltum dalalete düşürdünüz أَضْلَلْتُمْ ضلل
11 ibadi kullarımı عِبَادِي عبد
12 ha'ula'i işte bunları هَٰؤُلَاءِ -
13 em ya da أَمْ -
14 hum onlar هُمْ -
15 dellu dalalete düşürdü ضَلُّوا ضلل
16 s-sebile yolu السَّبِيلَ سبل

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Dosdoğru yol

Kavram 124

124Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Haşretmek

Kavram 556

556Toplamak, bir araya getirmek.

Kul

Kavram 907

907Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan. 

25. Furkan Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

2882|25|29|لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِلْإِنسَٰنِ خَذُولًا

Latin Literal

29. Lekad edallenî aniz zikri ba’de iz câenî, ve kâneş şeytânu lil insâni hazûlâ(hazûlen).

Türkçe Çeviri

"Muhakkak ki dalalete128 düşürdü beni zikirden78* geldiği zaman sonrası bana o** (zikir); ve oldu şeytân29 insan için bir yüzüstü bırakan***."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
2 edelleni saptırdı beni أَضَلَّنِي ضلل
3 ani عَنِ -
4 z-zikri zikirden/öğütten/hatırlatmadan (Kur’an’dan) الذِّكْرِ ذكر
5 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
6 iz إِذْ -
7 ca'eni geldiği zaman bana o (zikir/öğüt/hatırlatma) جَاءَنِي جيا
8 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
9 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
10 lilinsani insan için لِلْإِنْسَانِ انس
11 hazulen bir yüzüstü bırakan خَذُولًا خذل

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaptan. Kur'ân'dan.**Zikir. Ahiret evreninde şerefli Kur'an apaçık bir şekilde insanlara hatırlatılacaktır. ***Şerefli Kur'an'dan saptıranlar o gün ortalıklarda olamayacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

25. Furkan Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

2887|25|34|ٱلَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا

Latin Literal

34. Ellezîne yuhşerûne alâ vucûhihim ilâ cehenneme ulâike şerrun mekânen ve edallu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) haşredilirler556 yüzleri üzerine* cehenneme968 doğru; işte bunlardır**; bir şerdir205 bir mekan (olarak); ve daha dalalettir128 bir yol (olarak).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 yuhşerune haşredilirler يُحْشَرُونَ حشر
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 vucuhihim yüzleri وُجُوهِهِمْ وجه
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
7 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
8 şerrun bir şerdir شَرٌّ شرر
9 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
10 ve edellu ve daha dalalettir وَأَضَلُّ ضلل
11 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Yüzleri cehennem evrenini görecek şekilde haşredilirler.**Kimseler ve durumları.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Şer, şer

Kavram 205

205Kötülük, fenalık. 

Haşretmek

Kavram 556

556Toplamak, bir araya getirmek.

Cehennem

Kavram 968

968Şu anda içinde bulunduğumuz evrenimize benzer bir evren. Şerefli Kur'an'a göre içinde bulunduğumuz evrenin kumaşı yırtılacak ve yırtıklar ışık hızında evrenin her yerine ulaşacaktır. Genişleyemeyen evren yerçekimiyle dev bir karadeliğe çökecektir. Daha sonra tekillik hali olan ilk yaratılışa iade edilecektir. Bu tekillik enerjisinden tekrar büyük patlamayla yeni evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bir tanesi ahiret evreni olacak ve Rabbimiz bizleri burada yargılayacaktır. Yargılaması kötü bir hesapla sonlananlar cehennem evrenine alçaltılacaklardır. Cehennem evreninde cahîm kompleksleri vardır. Bu kompleksin anası bir karadeliktir (Haviye). Bu karadeliğin akresyon diskli Hutamedir. Karadeliğin etrafında dönen kaya gezegen ise Sekar'dır. Nar/ateş ise radyasyondur.  

25. Furkan Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

2895|25|42|إِن كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا لَوْلَآ أَن صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ ٱلْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا

Latin Literal

42. İn kâde le yudıllunâ an âlihetinâ lev lâ en sabernâ aleyhâ, ve sevfe ya’lemûne hîne yerevnel azâbe men edallu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

"Neredeyse mutlak dalalete128 düşürüyordu bizleri ilâhlarımızdan1094 şayet ki sabretmeseydik üzerinde onun*"; ve yakında bilecekler; (o) zaman/an görürler azabı kim daha dalalette128 bir yol (-ludur).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in إِنْ -
2 kade nerdeyse كَادَ كود
3 leyudilluna mutlak dalalete düşürürdü bizleri لَيُضِلُّنَا ضلل
4 an عَنْ -
5 alihetina ilâhlarımızdan الِهَتِنَا اله
6 levla şayet لَوْلَا -
7 en ki أَنْ -
8 saberna sabretmeseydik صَبَرْنَا صبر
9 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
10 ve sevfe ve yakında وَسَوْفَ -
11 yea'lemune bilecekler يَعْلَمُونَ علم
12 hine zaman/an حِينَ حين
13 yeravne gördükleri يَرَوْنَ راي
14 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
15 men kimedir مَنْ -
16 edellu daha dalalettir أَضَلُّ ضلل
17 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Sapkınlıkta.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sözde ilâhlar, Yüce Allah'ın astından edinilen sözde ilâhlar

Kavram 1094

1094İlâh tanrı demektir. Tek ilâh vardır; O da Rabbimizdir. Şerefli Kur'ân'ın en önemli konusu şirk konusudur. Şirk Yüce Allah'a ortak koşmak, eş edinmek demektir. Bu şirk sözde ilâhlar edinilerek olur. Yüce Allah'ın haşa yerine geçirilen bu kimseler ve idoller kendileri yaratılmış olmasına rağmen kendilerine ilâhlık payesi verilir. İnsanlardan, meleklerden, cinlerden, idollerden, şekil verilmiş şeylerden olabilirler. Bu sözde ilâhların da Rabbimiz gibi dualara cevap vereceği, yaratacağı, şeffat edeceği gibi sanılır.  

25. Furkan Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2897|25|44|أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَٱلْأَنْعَٰمِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا

Latin Literal

44. Em tahsebu enne ekserehum yesmeûne ev ya’kılûn(ya’kılûne), in hum illâ kel en’âmi bel hum edallu sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Yoksa düşünürsün ki ekserisi* onların işitirler ya da aklederler562; onlar ancak en’âm645 gibidir1227; evet! Onlar daha dalalettir128 bir yol (olarak).

Notlar

Not 1

*Çoğu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

En’âm/enâm gibi insanlar; hatta daha sapkınlar.

Kavram 1227

1227Rabbimiz hevâsını ilâh edinen kimseleri (25:43) çiftlik hayvanlarına yani davarlara ve sığırlara benzetmiştir (25:44). Hatta daha sapkın bir yolda olduklarını da işaret etmiştir. Gerçekten de böyledir. Davar ve sığırlarda işitme, akletme, fikretme, düşünme yoktur. Tam olarak hevâlarına uyarlar. Hevâları neyi emrediyorsa sadece onu yaparlar. Yeme içmeden başka bir şey düşünmezler. Çiftleşme zamanları geldiğinde tek düşünceleri bu iç güdülerine uymak olur. Doğruyu söylesen, bağırıp çağırsan yine de işitmezler.  

26. Şuarâ Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

2950|26|20|قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Latin Literal

20. Kâle fealtuhâ izen ve ene mined dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Faaliyet ettim onu** bir zaman***; ve ben1242 dalalet128 içindekilerdendim.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fealtuha faaliyet ettim onu فَعَلْتُهَا فعل
3 izen bir zaman إِذًا -
4 veena ve ben وَأَنَا -
5 mine مِنَ -
6 d-dalline dalalet içindekilerdendim الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Bir adamı öldürmeyi.***Önceki bir zamanda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mûsâ'nın dalalet içindekilerden olması.

Kavram 1242

1242Apaçık bildirilir ki Mûsâ bir zaman dalalate düşmüş ve bir adamın ölümüne neden olmuştur. Elbette kasıtlı şekilde adam öldürmemiştir. Ancak yaptığı hatalı çıkarımlar ve kararlara ikincil olarak dalalete düşmüş ve bu nedenle bir adam ölmüştür. Bu durum 25:20 ayetinde bizlere bildirilir. Rütbeli bir nebi ve resûl olan Mûsâ'nın böyle bir hata yapması elbette bir beşer olması nedeniyledir. Resûller de bir beşerdirİ insandır. Duyguları vardır; nefisleri vardır; fücurları da vardı. Bir melek değillerdir. Hata ederler, yanlış yaparlar. Ancak tevbe edip dönmesini de bilirler. Nebi ve resûlleri melekmiş gibi yüceltenler mutlak ki şirke girerler.   

26. Şuarâ Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

3016|26|86|وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Latin Literal

86. Vagfir li ebî innehu kâne mined dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

"Ve mağfiret319 et babama**; doğrusu o** oldu dalalet128 içindekilerden."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
2 liebi babama لِأَبِي ابو
3 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
4 kane oldu كَانَ كون
5 mine مِنَ -
6 d-dalline dalalet içindekilerden الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*İbrahim'in babası. Genetiğin zerre önemi yoktur. Ne faydası ne de zararı vardır. Önemli olan takvadır. Tek yumurta ikizi olan iki kişininin bir tanesi cennete diğeri cehenneme gidebilir. **Babam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mağfiret

Kavram 319

319Bağışlama, affetme.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

3027|26|97|تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

97. Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"TaAllahi1017; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn1194 bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TaAllah تَاللَّهِ -
2 in doğrusu إِنْ -
3 kunna olduk كُنَّا كون
4 lefi mutlak içinde لَفِي -
5 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
6 mubinin bir mubin مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

TAllahi, tAllahi.

Kavram 1017

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

3029|26|99|وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

Latin Literal

99. Ve mâ edallenâ illel mucrimûn(mucrimûne).

Türkçe Çeviri

"Ve dalalete128 düşürmüş değildir bizleri mücrimler dışında674."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 edellena dalalete düşürmüş bizleri أَضَلَّنَا ضلل
3 illa dışında إِلَّا -
4 l-mucrimune mücrimler الْمُجْرِمُونَ جرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

27. Neml Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

3238|27|81|وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Latin Literal

81. Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Ve değilsin sen* kılavuzlayan192 âmâları** dalaletlerinden128; ki işittirirsin ancak kimseye (ki) iman47 etti ayetlerimize454; öyle ki onlar müslimdir45.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 ente sen أَنْتَ -
3 bihadi doğru yola kılavuzlayan بِهَادِي هدي
4 l-umyi âmâları الْعُمْيِ عمي
5 an عَنْ -
6 delaletihim dalaletlerinden ضَلَالَتِهِمْ ضلل
7 in ki إِنْ -
8 tusmiu işittirirsin تُسْمِعُ سمع
9 illa ancak إِلَّا -
10 men kimseye مَنْ -
11 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
12 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
13 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
14 muslimune müslimdirler مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Körleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

27. Neml Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

3249|27|92|وَأَنْ أَتْلُوَا۟ ٱلْقُرْءَانَ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَقُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Latin Literal

92. Ve en etluvel kur’ân(kur’âne), fe menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe kul innemâ ene minel munzirîn(munzirîne).

Türkçe Çeviri

"Ve ki tilâvet874 ederim709* Kur'ân'ı850; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalette128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim1263.""

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en ve ki وَأَنْ -
2 etluve tilavet etmem أَتْلُوَ تلو
3 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
4 fe meni öyle ki kim فَمَنِ -
5 hteda kılavuzlanır اهْتَدَىٰ هدي
6 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
7 yehtedi kılavuzlanır يَهْتَدِي هدي
8 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 delle dalalette düştü ضَلَّ ضلل
11 fekul öyle ki deki فَقُلْ قول
12 innema ancak ki إِنَّمَا -
13 ena ben أَنَا -
14 mine مِنَ -
15 l-munzirine munzirdenim الْمُنْذِرِينَ نذر

Notlar

Not 1

*Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. Kendisine verilen ana emirleri bildirmektedir. Dört ayet sonra 28:3 ayetinde Rabbimiz Kur'an'ın nebi Muhammed üzerine tilâvet edileceğini bildirmektedir. Bu da biz kullarına güzel bir işarettir.   ​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Şerefli elçi Cibrîl'in konuşması.

Kavram 709

709Kur'an Yüce  Allah katında bulunan, şerefli bir elçi olan Cibrîl'in sözüdür. Yüce Allah'ın izniyle elçi Muhammed'in kalbinde ve beyninde bulunan sinir hücrelerine Cibrîl aracılığıyla Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Fâtiha suresindeki ayetler de bu şerefli elçinin bizzat sözleridir. Bu şerefli elçi Kur'an'ın açılış suresi olan bu surede tüm yaratılmışlar/insanlar adına bizlere örnek olmakta Rabbine nida etmekte ve çağrıda bulunmaktadır. Bu şerefli elçinini sözlerini 27:91-92 ayetlerinde de görürüz. Bu ayetlerde de sadece Allah'a kullukla emrolunduğunu, ve şerefli Kur'ân'ı nebi Muhammed'e tilâvet etmekle emrolunduğunu bildirmektedir.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Munzir

Kavram 1263

1263Uyarıcılar, uyaranlar, ikaz edenler, ikaz ediciler.​

28. Kasas Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

Şîa'

Kavram 1089

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

3300|28|50|فَإِن لَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكَ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يَتَّبِعُونَ أَهْوَآءَهُمْ وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنِ ٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ بِغَيْرِ هُدًى مِّنَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Latin Literal

50. Fe in lem yestecîbû leke fa’lem ennemâ yettebiûne ehvâehum, ve men edallu mimmenittebea hevâhu bi gayri huden minallâh(minallâhi), innallâhe lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer hiç cevap vermezlerse sana; öyle ki bil ki ancak tabi olurlar hevâlarına278; ve kim daha dalaletedir128 kimseden (ki) tabi oldu kendi hevâsına278 olmaksızın bir kılavuz192 Allah’tan; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yestecibu cevap vermezlerse يَسْتَجِيبُوا جوب
4 leke sana لَكَ -
5 fea'lem öyle ki bil ki فَاعْلَمْ علم
6 ennema ancak أَنَّمَا -
7 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
8 ehva'ehum hevalarına أَهْوَاءَهُمْ هوي
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 edellu daha dalaletedir أَضَلُّ ضلل
11 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
12 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
13 hevahu kendi hevasına هَوَاهُ هوي
14 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
15 huden bir kılavuz هُدًى هدي
16 mine مِنَ -
17 llahi Allah’tan اللَّهِ -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 la لَا -
21 yehdi kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
22 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
23 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

28. Kasas Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

3325|28|75|وَنَزَعْنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا۟ بُرْهَٰنَكُمْ فَعَلِمُوٓا۟ أَنَّ ٱلْحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Latin Literal

75. Ve neza’nâ min kulli ummetin şehîden fe kulnâ hâtû burhânekum fe alimû ennel hakka lillâhi ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve söküp ayırdık* her bir ümmetten305 bir şahit/tanık; öyle ki dedik: "Getirip verin burhânınızı293"; öyle ki bildiler ki hak/gerçek Allah’adır; ve dalalete128 düştü onlardan iftira883 atar oldukları.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve söküp ayırdık وَنَزَعْنَا نزع
2 min مِنْ -
3 kulli her bir كُلِّ كلل
4 ummetin ümmet- أُمَّةٍ امم
5 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
6 fe kulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
7 hatu getirip verip هَاتُوا هات
8 burhanekum burhanınızı بُرْهَانَكُمْ برهن
9 fealimu öyle ki bildiler فَعَلِمُوا علم
10 enne ki أَنَّ -
11 l-hakka hak/gerçek الْحَقَّ حقق
12 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
13 ve delle ve dalalete düştü وَضَلَّ ضلل
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 ma مَا -
16 kanu oldukları كَانُوا كون
17 yefterune iftira atarlar يَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Sıyırırız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Burhân

Kavram 293

293Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

iftira

Kavram 883

883Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

28. Kasas Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

3335|28|85|إِنَّ ٱلَّذِى فَرَضَ عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لَرَآدُّكَ إِلَىٰ مَعَادٍ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ مَن جَآءَ بِٱلْهُدَىٰ وَمَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

85. İnnellezî farada aleykel kur’âne le râdduke ilâ meâd(meâdin), kul rabbî a’lemu men câe bil hudâ ve men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ki farz kılan* sana* Kur'ân'ı mutlak ki geri döndürendir* seni bir dönüş yerine doğru; de ki: "Rabbim4 daha iyi bilendir kim geldi bir kılavuzla; ve kim (ki) o*** mubîn1194 bir dalalettedir128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 ferade farz kılan فَرَضَ فرض
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 l-kurane Kur'ân'ı الْقُرْانَ قرا
6 leradduke mutlak ki geri döndürendir seni لَرَادُّكَ ردد
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 meaadin bir dönüş yerine مَعَادٍ عود
9 kul de ki قُلْ قول
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
12 men kim مَنْ -
13 ca'e geldi جَاءَ جيا
14 bil-huda bir kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
15 ve men ve kim وَمَنْ -
16 huve (ki) o هُوَ -
17 fi فِي -
18 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
19 mubinin mubin مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Allah.

**Nebi ve resûl Muhammed.

***O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

3567|33|36|وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًا مُّبِينًا

Latin Literal

36. Ve mâ kâne li mu’minin ve lâ mu’minetin izâ kadallâhu ve resûluhu emren en yekûne lehumul hıyeretu min emrihim, ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe kad dalle dalâlen mubînâ(mubînen).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bir mümin27 (erkeğe) ve bir mümin27 (kadına) tamamladığı zaman Allah ve resûlü700 bir emri ki olur onlara seçme/tercih emirlerinden; ve kim asileşir1081 Allah'a ve resûlüne700; öyle ki muhakkak dalalete128 düşmüştür apaçık bir dalalete128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 limu'minin bir mümin (erkeğe) لِمُؤْمِنٍ امن
4 ve la ve وَلَا -
5 mu'minetin bir mümin (kadına) مُؤْمِنَةٍ امن
6 iza zaman إِذَا -
7 kada tamamladığı zaman قَضَى قضي
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve rasuluhu ve resûlü وَرَسُولُهُ رسل
10 emran bir emri أَمْرًا امر
11 en ki أَنْ -
12 yekune olur يَكُونَ كون
13 lehumu onlara لَهُمُ -
14 l-hiyeratu seçme الْخِيَرَةُ خير
15 min مِنْ -
16 emrihim emrilerinden أَمْرِهِمْ امر
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yea'si asilik eder يَعْصِ عصي
19 llahe Allah'a اللَّهَ -
20 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
21 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
22 delle dalalete düşmüştür ضَلَّ ضلل
23 delalen bir dalalete ضَلَالًا ضلل
24 mubinen apaçık مُبِينًا بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Allah ve resûlü=Kur'an.

Kavram 700

700Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

34. Sebe' Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

3616|34|12|وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Latin Literal

12. Ve li suleymâner rîha guduvvuhâ şehrun ve revâhuhâ şehr(şehrun), ve eselnâ lehu aynel kıtr(kıtri), ve minel cinni men ya’melu beyne yedeyhi bi izni rabbih(rabbihî), ve men yezıg minhum an emrinâ nuzıkhu min azâbis saîr(saîri).

Türkçe Çeviri

Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr809 bir azaptan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velisuleymane ve Süleyman içindi وَلِسُلَيْمَانَ -
2 r-riha rüzgar الرِّيحَ روح
3 guduvvuha sabah gidişi onun (rüzgârın) غُدُوُّهَا غدو
4 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
5 ve ravahuha ve akşam gidişi onun (rüzgârın) وَرَوَاحُهَا روح
6 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
7 ve eselna ve akıttık وَأَسَلْنَا سيل
8 lehu ona لَهُ -
9 ayne pınarını/gözünü عَيْنَ عين
10 l-kitri katran الْقِطْرِ قطر
11 ve mine ve وَمِنَ -
12 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
13 men kimse مَنْ -
14 yea'melu yaptı يَعْمَلُ عمل
15 beyne arasında بَيْنَ بين
16 yedeyhi iki elinin onun يَدَيْهِ يدي
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
19 ve men ve kimse وَمَنْ -
20 yezig sapar يَزِغْ زيغ
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 an - عَنْ -
23 emrina emrimizden أَمْرِنَا امر
24 nuzikhu tattırırız ona نُذِقْهُ ذوق
25 min مِنْ -
26 azabi azaptan عَذَابِ عذب
27 s-seiyri alevli السَّعِيرِ سعر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cin, yabancı insanlar

Kavram 91

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar.  İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

Akleden kalpler

Kavram 213

213Kalpte yaklaşık olarak 40-50 bin arasında sinir hücresi bulunur. Bu hücrelerin kendi hafızaları vardır. Bu sinirler beynin karar verme yeri olan ön lobuna yani insanın perçem bölgesinin altında yer alan beyin bölgesine sinir uçları gönderir. Nasıl ki gözler beyinle görür, nasıl ki kulaklar beyinle duyar, beyin de kalple akleder. Doğru karar vermede kalplerin rolü vardır. Kalp nakli yapılan hastalarda davranış ve huy değişikliklerini olmasının nedeni budur.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3727|36|24|إِنِّىٓ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

24. İnnî izen le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben* (o) zaman mutlak içindeyim mubîn1194 bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 izen o zaman إِذًا -
3 lefi mutlak içindeyim لَفِي -
4 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
5 mubinin mubîn مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Şehrin uzağından koşarak gelen adam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

41. Fussilet Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

4245|41|29|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ رَبَّنَآ أَرِنَا ٱلَّذَيْنِ أَضَلَّانَا مِنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ أَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ ٱلْأَسْفَلِينَ

Latin Literal

29. Ve kâlellezîne keferû rabbenâ erinellezeyni edallânâ minel cinni vel insi nec’al humâ tahte akdâminâ li yekûnâ minel esfelîn(esfelîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler: “Rabbimiz4! Göster bize ikisini; dalalete128 sürükledi ikisi bizleri; cinden210 ve insandan; koyalım/yapalım ikisini ayaklarımızın altına; olmaları için sefillerden.”

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
5 erina göster bize أَرِنَا راي
6 l-lezeyni ikisini اللَّذَيْنِ -
7 edellana dalalete sürükledi ikisi bizleri أَضَلَّانَا ضلل
8 mine مِنَ -
9 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
10 vel'insi ve insandan وَالْإِنْسِ انس
11 nec'alhuma yapalım ikisini نَجْعَلْهُمَا جعل
12 tehte altına تَحْتَ تحت
13 ekdamina ayaklarımızın أَقْدَامِنَا قدم
14 liyekuna olmaları için لِيَكُونَا كون
15 mine مِنَ -
16 l-esfeline sefillerden الْأَسْفَلِينَ سفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

42. Şûrâ Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4288|42|18|يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

Latin Literal

18. Yesta’cilu bihellezîne lâ yû’minûne bihâ, vellezîne âmenû muşfikûne minhâ ve ya’lemûne ennehel hakk(hakku), e lâ innellezîne yumârûne fîs sâati le fî dalâlin baîd(baîdin).

Türkçe Çeviri

Acele ederler ona* kimseler (ki) iman47 etmezler ona*; ve (oysa) iman47 etmiş kimseler endişelenenlerdir**  ondan***; ve bilirler ki o**** haktır/gerçektir; değil mi (ki) doğrusu sâatte470 karşı çıkan kimseler***** mutlak bir dalalettedir128.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yestea'cilu acele ederler يَسْتَعْجِلُ عجل
2 biha ona بِهَا -
3 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
4 la لَا -
5 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
6 biha ona بِهَا -
7 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
8 amenu iman etmiş امَنُوا امن
9 muşfikune endişelenlerdir مُشْفِقُونَ شفق
10 minha ondan مِنْهَا -
11 ve yea'lemune ve bilirler وَيَعْلَمُونَ علم
12 enneha ki o أَنَّهَا -
13 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
14 ela değil mi (ki) أَلَا -
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 ellezine kimseler الَّذِينَ -
17 yumarune karşı çıkarlar يُمَارُونَ مري
18 fi فِي -
19 s-saati saatte السَّاعَةِ سوع
20 lefi mutlak لَفِي -
21 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
22 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد

Notlar

Not 1

*Saate.**Kaygı duyanlardır.***Saatten.****Saat.*****Saatin geleceğine karşı çıkanlar, saatin varlığına itiraz edenler. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sâat

Kavram 470

470Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

53. Necm Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

4784|53|2|مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

Latin Literal

2. Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.

Türkçe Çeviri

Dalalete128 düşmüş değildir arkadaşınız*; ve doğru yoldan sapmış değildir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 delle dalalete düşmüş ضَلَّ ضلل
3 sahibukum arkadaşınız صَاحِبُكُمْ صحب
4 ve ma ve değildir وَمَا -
5 gava doğru yoldan sapmış غَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

53. Necm Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

4812|53|30|ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

Latin Literal

30. Zâlike mebleguhum minel ilm(ilmi), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bi menihtedâ.

Türkçe Çeviri

İşte budur ulaşması onların ilimden1143*; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O** daha iyi bilendir kendi*** yolundan**** dalalete128 düşmüş kimseyi; ve O** daha iyi bilendir kılavuzlanmış192 kimseyi.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 mebleguhum ulaştıkları onların مَبْلَغُهُمْ بلغ
3 mine مِنَ -
4 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
7 huve O هُوَ -
8 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
9 bimen kimseyi بِمَنْ -
10 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
11 an عَنْ -
12 sebilihi yolundan سَبِيلِهِ سبل
13 ve huve ve O وَهُوَ -
14 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
15 bimeni kimseyi بِمَنِ -
16 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Ulaşabildikleri ilim pek azdır.**Allah.***Allah'ın.****Tek tanrıcı olan İslam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

54. Kamer Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

4868|54|24|فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

Latin Literal

24. Fe kâlû ebeşeren minnâ vâhiden nettebiuhû innâ izen lefî dalâlin ve suur(suurin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki dediler: "Tek bir beşere432 mi bizlerden (ki) tabi oluruz ona*? Doğrusu bizler o zaman mutlak bir dalalette128 ve bir çılgınlıktayız (suur)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
2 ebeşeran bir beşere mi أَبَشَرًا بشر
3 minna bizlerden مِنَّا -
4 vahiden tek وَاحِدًا وحد
5 nettebiuhu tabi oluruz ona نَتَّبِعُهُ تبع
6 inna doğrusu bizler إِنَّا -
7 izen o zaman إِذًا -
8 lefi mutlak لَفِي -
9 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
10 ve suurin ve bir çılgınlıktayız وَسُعُرٍ سعر

Notlar

Not 1

*Sâlih'e.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

54. Kamer Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

4891|54|47|إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

Latin Literal

47. İnnel mucrimîne fî dalâlin ve suur(suurin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu mücrimler674 bir dalalettedir128; ve çılgınlıktadır (suur).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-mucrimine mücrimler الْمُجْرِمِينَ جرم
3 fi فِي -
4 delalin bir dalalettedir ضَلَالٍ ضلل
5 ve suurin ve çılgınlıktadır وَسُعُرٍ سعر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Mücrim

Kavram 674

674Cürüm işleyenler, suçlular.

71. Nuh Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

5441|71|24|وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا

Latin Literal

24. Ve kad edallû kesîrâ(kesîren), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen).

Türkçe Çeviri

"Ve muhakkak ki dalalete128 düşürdüler çoğunu; ve artırmazsın sen* zalimlere257 dalalet128 dışında."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
2 edellu dalalete düşürdüler أَضَلُّوا ضلل
3 kesiran çoğunu كَثِيرًا كثر
4 ve la ve وَلَا -
5 tezidi artırmaz تَزِدِ زيد
6 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
7 illa dışında إِلَّا -
8 delalen dalalet ضَلَالًا ضلل

Notlar

Not 1

*Rabbim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

71. Nuh Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

5444|71|27|إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا

Latin Literal

27. İnneke in tezerhum yudıllû ıbâdeke ve lâ yelidû illâ fâciren keffârâ(keffâre).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu sen eğer bırakırsan onları; dalalete128 düşürürler kullarını46 senin; ve doğurmazlar* dışında bir fücur440; bir kâfir25."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
2 in eğer إِنْ -
3 tezerhum bırakırsan onları تَذَرْهُمْ وذر
4 yudillu dalalete düşürürler يُضِلُّوا ضلل
5 ibadeke kullarını senin عِبَادَكَ عبد
6 ve la ve وَلَا -
7 yelidu doğurmazlar يَلِدُوا ولد
8 illa dışında إِلَّا -
9 faciran bir fucur/ahlaksız فَاجِرًا فجر
10 keffaran bir kâfir كَفَّارًا كفر

Notlar

Not 1

*Fiziksel bir doğum değildir. Fiilin öznesi kadın değildir. Özne eril ve çoğuldur. Çoğaltma, çoğalma, bir şeyden türemeyi işaret eder. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Fücûr

Kavram 440

440Alt benlik. Psikiyatri biliminde 'id' olarak tanımlanır. Evrim sürecinde ilk olarak alt benlik gelişmiştir. Ahlaktan yoksun olan bu benlik içgüdüsel dürtülerle hareket eder.

83. Mutaffifin Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

5878|83|32|وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

Latin Literal

32. Ve izâ reevhum kâlû inne hâulâi ledâllûn(ledâllûne).

Türkçe Çeviri

Ve gördükleri zaman onları* dediler: "Doğrusu şunlar (ki) mutlak dalalettedirler128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 raevhum gördükleri zaman رَأَوْهُمْ راي
3 kalu dediler قَالُوا قول
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 ha'ula'i şunlar هَٰؤُلَاءِ -
6 ledallune mutlak dalalettedirler لَضَالُّونَ ضلل

Notlar

Not 1

*Müminleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

93. Duhâ Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

6084|93|7|وَوَجَدَكَ ضَآلًّا فَهَدَىٰ

Latin Literal

7. Ve vecedeke dâllen fe hedâ.

Türkçe Çeviri

Ve buldu seni bir dalalet128* (-le); öyle ki kılavuzladı192**.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vecedeke ve buldu seni وَوَجَدَكَ وجد
2 dallen bir dalalet (-le) ضَالًّا ضلل
3 feheda öyle ki doğru yola kılavuzadı فَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*İsim kelimesi olarak gelmiştir. Fiil değildir. Dalalet içindeki bir toplumda olarak anlamak daha mantıklıdır.**Allah. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram 192

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 128:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram No: 128

Kısa Açıklama: 128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 106

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Fâtiha Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Kimselerin yoluna 125 (ki) nimet verdin üzerlerine 126 ; olmayan gazap edilen 127 üzerlerine; ve dalalet 128  içindekilerin değil.

Bakara Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: İşte bunlar * , kimselerdir * (ki) satın alıp takas ettiler ** dalaleti 128 kılavuzla 192 *** ; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler 176 .

Bakara Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği 186 ; öyle ki onun üstündekini (de) 186 ; öyle ki ancak iman 47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden 4 ; ve ancak kâfirlik 25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar 192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete 128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar 38 dışında.

Bakara Suresi - Ayet 175

Türkçe Meal: İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti 128 kılavuzla 192 * ; ve azabı ** (da) mağfiretle 319 ; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren 51 nedir!

Bakara Suresi - Ayet 198

Türkçe Meal: Yoktur üzerinize bir günah ki aranırsınız/bakınırsınız bir fazilet/üstünlük Rabbinizden 4 ; öyle ki taşıp aktığınız * zaman arafattan 345 ; öyle ki zikredin Allah'ı haram meş'ar 344 yanında; ve zikredin O’nu (Allah'ı) kılavuzladığı gibi sizleri; ve eğer olmuşsanız öncesinde onun mutlak dalalet 128 içinde olanlardan.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: İstedi kitap ehlinden 135 bir tayfa; keşke dalalete 128 sürüklesinler * sizleri; ve dalalete 128 sürükler değillerdir kendi nefisleri 201 ** dışında; ve değillerdir farkına varırlar/anlarlar ** .

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler imanları 47 sonrası; sonra ziyade ettiler/artırdılar küfrü 422 ; asla kabul edilmez tevbeleri 33 onların; ve işte bunlar; onlardır dalalet 128 içinde olanlar.

Nisâ Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Hiç görmez misin kimseleri (ki) verildiler bir nasip kitaptan * ; satın alırlar (onlar) dalaleti 128 ve isterler ki dalalete 128 düşün yolda.

Nisâ Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Öyle ki nedir (olan) sizlere; münâfıklar 26 hakkında iki grup (oldunuz); ve Allah geri bıraktı/indirdi onları kazandıklarıyla; ister misiniz ki doğru yola iletirsiniz kimseyi (ki) dalalette 128 bıraktı Allah? Ve kimi dalalete 128 bırakırsa Allah; öyle ki asla bulamazsın ona bir yol.

Nisâ Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Şayet olmasa (-ydı) fazlı 202 Allah'ın senin üzerine; ve (de) rahmeti 271 ; mutlak niyetlenmişti bir tayfa onlardan ki dalalete 128 düşürürler seni; ve dalalete 128 düşürür değillerdir kendi nefisleri 201 dışında; ve zarar verir değillerdir sana hiçbir şeyde; ve indirdi Allah sana kitabı * ve hikmeti 303 ; ve öğretti sana asla olmazsın bilir; ve oldu fazlı 202 Allah'ın senin üzerine bir büyük ** (şey).

Nisâ Suresi - Ayet 116

Türkçe Meal: Doğrusu Allah mağfiret 319 etmez ki şirk 71 koşulur O’na; ve mağfiret 319 eder bundan astındakine dilediği kimse için; ve kim şirk 71 koşar Allah'a; öyle ki muhakkak dalalette 128 düştü (o); uzak bir dalalete 128 .

Nisâ Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: "Ve mutlak dalalete 128 düşürürüm onları; ve mutlak temenniye * sokarım onları; ve mutlak emrederim 200 onlara öyle ki mutlak keserler kulaklarını çiftlik hayvanlarının; ve mutlak emrederim 200 öyle ki mutlak değiştirirler Allah'ın yaratışını"; ve kim tutar/edinir şeytânı 29 bir veli 28 astından Allah'ın; öyle ki muhakkak hüsrana uğrar; apaçık bir hüsrana.

Nisâ Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! İman 47 edin Allah'a ve resûlüne 418 * ; ve kitabı **  indirendir resûlüne * ; ve kitabı ** indirendir daha önceden; ve kim kâfirlik 25 eder Allah’a; ve meleklerine; ve kitaplarına *** ; ve resûllerine **** ; ve ahiret gününü muhakkak dalalete 128 düştü (o kimse); uzak bir dalalete 128 .

Nisâ Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: Yalpalayanlardır * bunun arasında; ne bunlara karşı ** ve ne de bunlara karşı *** ; ve kimi dalalette 128 bıraktı Allah; öyle ki asla bulamazsın ona bir yol **** .

Nisâ Suresi - Ayet 167

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ederler ve yüz çevirirler/engellerler Allah’ın yolundan 336 ; muhakkak dalalete 128 düştüler; uzak bir dalalete 128 .

Nisâ Suresi - Ayet 176

Türkçe Meal: Fetva sorarlar sana; de ki: "Allah fetva verir sizlere kelâle 482 hakkında; eğer bir kişi (erkek) helak * olduysa; yoksa ona (helak olan erkeğe) bir evlat ** ; ve onaysa (helak olan erkeğe) bir kız kardeş; öyle ki onadır (kız kardeşedir) yarısı (1/2) terk ettiğinin (helak olan erkeğin); ve o (helak olan erkek) miras bırakır ona (kız kardeşe) eğer asla olmazsa ona (kız kardeşe) bir evlat *** ; öyle ki eğer olduysa ikiler (kız kardeş) öyle ki o ikisinedir üçte ikisi (2/3) bıraktığından (helak olan erkeğin); ve eğer oldularsa kardeşler; erkekler ve kadınlar; öyle ki erkeğin payı iki kadın **** mislidir 870 ; beyan eder Allah sizlere dalalete 128 düşersiniz diye; ve Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .

Mâide Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve ant olsun aldı Allah bir mîsâk 281 İsrailoğullarından; ve gönderdik onlardan on iki lider; ve dedi Allah; doğrusu ben sizinle birlikteyim; eğer ikame ettiniz salâtı 5 ; ve verdiniz zekâtı 10 ; ve iman 47 ettiniz resûllerime 418 ; ve desteklediniz onları; ve borç 123 verdiniz Allah'a güzel bir borç 123 ; mutlak kâfirlik 25 ederim * ; ve mutlak sokarım sizleri cennetlere; akar altından onun nehirler; öyle ki kim kâfirlik 25 etti bundan sonra sizlerden; öyle ki muhakkak dalalet 128 içinde oldu/saptı dümdüz yoldan 553 .

Mâide Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: De ki: "Haber vereyim mi sizlere bundan şerrini/kötüsünü bir karşılık (olarak) Allah'ın indinde/katında; kime lanet 280 etti Allah ve gazap 127 etti onun üzerine; ve yaptı onlardan maymunlar 273 ve domuzlar 549 ; ve kul oldu (o kimse) tâğûta 442 ; işte bunlar; bir şerdir/kötüdür bir mekan/yer (olarak) ve daha dalalettedir 128 dümdüz yoldan 553 .

Mâide Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: De ki: "Ey kitap ehli! 135 Aşmayın/taşmayın 552 siz ikiniz * dininizde; olmaksızın hak/gerçek"; ve tabi olmayın hevâlarına 278 bir kavmin/toplumun (ki) muhakkak dalalete 128 düştüler önceden; ve dalalete 128 düşürdüler bir çoğunu; ve dalalete 128 düştüler dümdüz yoldan 553 .

Mâide Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Kendi nefisleriniz 201 (kendi) üzerinizedir; zarar veremez sizlere dalalete 128 düşmüş kimse kılavuzlandığınız 192 zaman sizler; Allah'a doğrudur dönüş yeriniz sizlerin topluca; öyle ki haber verir sizlere yapmakta olduğunuzu.

En'âm Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yalanladılar 195 ayetlerimizi; sağırlardır ve dilsizlerdir karanlıklarda; kimi diler Allah dalalette 128 bırakır onu; ve kimi diler yapar onu dosdoğru bir yol üzerine 124 .

En'âm Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu ben yasaklandım kulluk 46 etmekten kimselere (ki) çağırırsınız Allah’ın astından"; de ki: "Tabi olmam heveslerinize; muhakkak dalalete 128 düşmüş (olurum) o zaman; ve ben kılavuzlulardan 192 olmamış (olurum)."

En'âm Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Ve dediği zaman İbrahim babasına; Azer'e: "Edinir misin idolleri 624 ilâhlar 74 ?"; Doğrusu ben görürüm seni ve (senin) kavmini/toplumunu apaçık bir dalalet 128 içinde."

En'âm Suresi - Ayet 116

Türkçe Meal: Ve eğer itaat etsen yerdeki kimselerin çoğuna * ; dalalete 128 düşürür seni Allah'ın yolundan ki tabi olurlar ancak zanna ve ki onlar ancak tahmin ederler.

En'âm Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete 128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

En'âm Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Ve nedir sizlere (olan) ki yemezsiniz * kendisi üzerine Allah'ın isminin zikredilmişinden; ve muhakkak detaylandırdı/ayırdı ** (Allah) sizlere haram kıldığını ** (Allah'ın) üzerinize; dışındadır kendisine zaruri *** kaldığınız; ve doğrusu bir çoğu **** mutlak dalalete 128 düşer hevalarıyla olmaksızın bir ilim 1143 ; doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O en iyi bilendir taşkınlık edenleri.

En'âm Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Öyle ki kimi dilerse Allah ki kılavuzlar 192 ; açar * onun göğsünü İslam'a 218 ; ve kimi dilerse ki dalalette 128 bırakır; yapar onun göğsünü sıkı/sınırlı/kısıtlı; dar; gibi sanki (o) yükselir gökte ** ; işte böyledir; yapar/koyar Allah ricsi *** kimselerin üstüne (ki) iman etmezler.

En'âm Suresi - Ayet 140

Türkçe Meal: Muhakkak hüsrana uğradı kimseler (ki) katlettiler 35 kendi evlatlarını ahmakça; olmaksızın bir ilim 1143 ; ve haramlaştırdılar Allah'ın kendilerini rızıklandırdığını iftira 402  atarak Allah'a karşı; muhakkak dalalete 128 düştüler; ve olmuş değillerdi muhted 176 .

En'âm Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını * mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu ** ; öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete 128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim 1143 *** ; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 **** zalimler 257 kavmini/toplumunu.

A'râf Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Dedi (Allah): “Girin ümmetlere/topluluklara; muhakkak ki halife 65 oldu sizlerden önce ateşe; cinden 91 ve insandan”; ne zaman girdi bir ümmet 305 ; lanet etti (ümmet) kız kardeşine; ta ki yakaladıkları/yetiştikleri * zaman orada ** topluca; dedi sonraki (ümmet) onların önceki (ümmeti) için: “Rabbimiz 4 ! Bunlar dalalete 128 sürüklediler bizleri; öyle ki ver onlara bir kat (daha) azap ateşten; dedi (Allah): “Hepsi içindir bir kat; fakat (sizler) bilmezsiniz.”

A'râf Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Dedi kavminden/toplumundan (Nûh'un) melesi 364 : "Doğrusu bizler mutlak görürüz seni apaçık bir dalalette 128 ."

A'râf Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet 128 ; velakin/fakat bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

A'râf Suresi - Ayet 149

Türkçe Meal: Ne zaman ki düşürüldü * ellerine onların (başları); ve gördüler ki onlar muhakkak dalalete 128 düşmüşler; dediler: "Eğer asla rahmet 271 etmezse bizlere Rabbimiz 4 ; ve mağfiret 319 etmezse bizlere; mutlak oluruz hüsrana uğrayanlardan."

A'râf Suresi - Ayet 155

Türkçe Meal: Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı * dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen 610 dışında; dalalette 128 bırakırsın onunla ** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın 192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin 28 ; öyle ki mağfiret 319 et bizlere; ve rahmet 271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret 319 edenlerin."

A'râf Suresi - Ayet 178

Türkçe Meal: Kimi kılavuzlar 192 Allah öyle ki o kılavuzlanandır 192 ; ve kimi dalalette 128 bırakır; öyle ki işte bunlar; onlardır hüsrana uğrayanlardır.

A'râf Suresi - Ayet 186

Türkçe Meal: Kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki olmaz kılavuzlayan 192 ona * ; ve bırakır onları ** tûğyânları 442 içinde (ki) bocalayıp dururlar.

Tevbe Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ancak ki ertelemek * bir ziyadedir ** küfürde 422 ; dalalette 128 bırakılır onunla kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) helal kılarlar onu *** bir yıl **** ve haram kılarlar onu *** bir yıl **** ; denk gelmesi için Allah'ın haram kıldığının adetini/sayısını; öyle ki helal kılarlar **** haram kıldığını Allah'ın; süslü gösterildi onlara yaptıkları kötülük; ve Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Tevbe Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir Allah dalalette 128 bırakır bir kavmi/toplumu kılavuzladığı 192 zaman sonrasında; ta ki beyan 226 eder * onlara neye takvalı 21 olurlar; doğrusu Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .

Yunus Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Öyle ki işte sizleredir Allah 19 ; hak/gerçek Rabbiniz 4 ; öyle ki nedir hak/gerçek dışında sonrasında dalalet 128 * ; öyle ki nasıl döndürülürsünüz?

Yunus Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine 364 onun * bir ziynet 856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz 4 ! Dalalete 128  düşürmeleri için senin yolundan 336 ; Rabbimiz 4 ! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin 175 üzerini; öyle ki iman 47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Yunus Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek * Rabbinizden 4 ; öyle ki kim kılavuzladı 192 ** ; öyle ki ancak kılavuzlar 192 kendi nefsini 201 ; ve kim dalalete 128 düştü; öyle ki ancak dalalete 128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl 517 ."

Yusuf Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Dedikleri zaman: "Mutlak ki Yûsuf ve onun * kardeşi bizden daha sevgilidir babamıza ** ; ve bizler bir birliğiz/bağlıyız; doğrusu babamız *** mutlak apaçık bir dalalettedir 128 ."

Yusuf Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve dediler kadınlar şehirde: "Azîzin karısı murad talep etmiş fetânına 936 ; nefsinden 201 onun * ; muhakkak tutkun etmiş onu ** bir aşk/sevda; doğrusu biz mutlak görürüz onu ** apaçık bir dalalette 128 ."

Yusuf Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: Dediler * : "Allah’a yemin olsun ki doğrusu sen ** mutlak içindesin eski bir dalalet 128 ."

Ra'd Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: O'nadır * hak/gerçek çağrı/davet; ve kimseler (ki) çağırırlar/davet ederler O’nun ** astından (ki) cevap veremezler onlara bir şeyle; dışındadır uzatan iki avcunu *** suya; ulaşması için ağzına; ve o *** ulaşır değildir ona; ve değildir çağrısı/daveti kâfirlerin 25 dalaletteki 128 dışında.

Ra'd Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve diyor kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun * üzerine bir ayet 287 Rabbinden 4 ?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 kendisine sıkça dönmüş ** kimseyi."

Ra'd Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Öyle ki kimse midir o * (ki) bir kıyamdadır 143 ** her bir nefis 201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar 71 ; de ki: "İsimlendirin *** onları **** ; ya da haber (mi) verirsiniz O'na ***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır ****** ; evet! Ziynetlendirildi 856 kâfirlik 25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan ******* ; ve kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz 192 .

İbrahim Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) severler dünya hayatını ahirete karşı; ve çevirirler Allah'ın yolundan 336 ; ve bakınırlar ona * bir eğriliğe ** ; işte bunlar uzak bir dalalettedir 128 .

İbrahim Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü 418 onun * kavminin/toplumunun lisanı/dili 980 dışında; beyan 226 etmesi içindir onlara ** ; öyle ki dalalette 128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve O *** Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

İbrahim Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Misalidir 870 kimselerin (ki) kâfirlik 25 ettiler Rablerine 4 ; yaptıkları onların * bir kül gibidir (ki) savurdu onu ** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir 964 olamazlar kazandıklarından *** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir 128 .

İbrahim Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Sabitler * Allah iman 47 etmiş kimseleri sabit ** sözle dünya hayatında ve ahirette; ve dalalette 128 bırakır Allah zalimleri 257 ; ve faaliyete geçirir Allah dilediğini.

İbrahim Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve yaptılar Allah'a eşler/denkler * ; dalalete 128 sürüklemek için O'nun ** yolundan 336 ; de ki: "Metalanın 54 ; öyle ki doğrusu varış yeriniz ateşe 834 doğrudur."

Hicr Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Dedi * : "Ve kim umut keser ** Rabbinin 4 rahmetinden 271 dalalettekiler 128 dışında?"

Nahl Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Taşımaları içindir kendi yüklerini kıyamet günü 148 bir kâmil * (olarak) ; ve kimselerin yüklerinden **   (ki) dalalete 128 sürüklediler onları olmaksızın bir ilim 1143 ; öyle ki değil mi (ki) ne kötüdür yüklendikleri?

Nahl Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve ant olsun * gönderdik ** her bir ümmete 305 bir resûl 418 ki kulluk 46 edin Allah'a ve kaçının tâğût 442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı 192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet 128 hakikatlaştı *** ; öyle ki dolaşın **** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların 196 akıbeti 892 .

Nahl Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Eğer ihtiraslı * olsan (da) onların kılavuzlanmasına 192 karşı; öyle ki doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 dalalette 128 bırakır (olduğu) kimseyi; ve olmaz onlara ** hiçbir yardımcı.

Nahl Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve karşılaştılar Allah'a o gün selam * (-da); ve dalalete 128 düştü onlardan iftira 402 atar oldukları.

Nahl Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Ve şayet dileseydi Allah mutlak yapardı sizleri tek bir ümmet 305 ; velakin/fakat dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve mutlaka sual edilirsiniz * yapar olduğunuzdan.

Nahl Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Davet et * Rabbinin 4 yoluna 336 doğru hikmetle 382 ve güzel vaazla 653 ; ve mücadele et onlara kendisinin ** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O *** daha iyi bilendir dalalete 128 düşmüş kimseyi kendi yolundan 336 ; ve O *** daha iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

İsrâ Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Kim doğru yola kılavuzlandı; öyle ki ancak doğru yola kılavuzlanır kendi nefsi 201 için; ve kim dalalete 128 düştü öyle ki ancak dalalete 128 düşer aleyhine onun * ; ve yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve olmuş değiliz azap edenler ** ta ki göndeririz bir resûl 418 .

İsrâ Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Bak nasıl darp ettiler * sana ** misallar 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat *** edemezler bir yola.

İsrâ Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Ve kim oldu bunda * âmâ ** ; öyle ki o ahirette âmâdır ** ve daha dalalete 128 düşendir bir yol (olarak)

İsrâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve kimi kılavuzlar 192  Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette 128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler 28 O’nun * astından; ve haşrederiz 556 onları kıyamet günü 148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir 968 ; her bir sönmeye yüz tuttuğunda ** artırırız onlara bir sa‘îr 809 .

Kehf Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Değilim şahit tutmuş/tanık etmiş onları * yaratılışına ** göklerin ve yerin; ve ne de yaratılışına ** kendi nefislerinin 201 ; ve olmuş değilim edinen dalalete 128 düşenleri bir yardımcı *** .

Kehf Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) dalalete 128 düştü mesaileri * onların dünya hayatındaki; ve onlar düşünürler ki onlar güzelleştiriyorlar bir sanayi 1071 ** .

Meryem Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: İşittirirsin * onlara ve  gördürürsün * ; gündür (ki) gelirler bize; fakat zalimler 257 o gün bir dalalettedir 128 .

Meryem Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: De ki: "Kim oldu dalalette 128 ; öyle ki mutlak uzatır * ona Rahmân 1 bir uzatma * ; ta ki gördükleri zaman vaat edildiklerini -ama azabı ** ve ama sâati 470 -; öyle ki bilecekler kimdir (ki); o bir şerdir bir mekan *** (olarak); ve daha zaaflıdır **** bir asker (olarak)."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Dedi * : "İlmi onun ** Rabbimin 4 indindedir/katındadır; bir kitaptadır *** ; dalalete 128 düşmez Rabbim 4 ; ve unutmaz."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Ve dalalete 128 düşürdü 1108 firavun 678 kendi kavmini/toplumunu; ve kılavuzlamış 192 değildi 1108 .

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Dedi * : "Öyle ki biz muhakkak fitnelendirdik 610 (senin) kavmini/toplumunu senden önce; ve dalalete 128 düşürdü onları sâmiriyy 1111 ."

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Dedi: * "Ey Hârûn! Ne mani oldu sana gördüğün zaman onları dalalete 128 düştüler?"

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Dedi * : "İnin ikiniz ** aşağıya oradan topluca *** ; bir kısmınız *** bir kısma *** bir düşman (olarak); öyle ki ne zaman geldi sizlere *** benden bir doğru yola kılavuz **** ; öyle ki kim tabi oldu doğru yola kılavuzuma ***** ; öyle ki dalalete 128 düşmez; ve perişan/mutsuz olmaz."

Enbiyâ Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Dedi * : "Muhakkak ki oldunuz sizler ve babalarınız/atalarınız apaçık bir dalalette 128 ."

Hac Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Yazıldı aleyhinde onun * ki o (kimse); kim veli 28 edindi onu ** ; öyle ki doğrusu o *** dalalete 128 düşürür *** onu **** ; ve kılavuzluk eder *** ona ***** sa‘îr 809 azaba doğru.

Hac Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Eğer/büker yanını * dalalete 128 düşürmeye Allah'ın yolundan 336 ; onadır ** dünyada bir hizyet 1118 ; ve tattırırız ona ** kıyamet günü 148 yakma azabını.

Hac Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Çağırır * Allah’ın astından zarar veremeyeni ona ** ve menfaat sağlayamayanı ona ** ; işte budur; o *** uzak dalalettir 128 .

Mü'minûn Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Dediler: "Rabbimiz 4 ! Galip geldi bizlere şikvetimiz 1185 ; ve olduk dalalet 128 (-li) bir kavim/toplum.

Furkan Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Bak nasıl darp * ettiler sana emsâl 870 ; öyle ki dalalete 128 düştüler; öyle ki itaat ** edemezler bir yola.

Furkan Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ve gündür (ki) haşreder 556 * onları ve kulluk 46 ettiklerini Allah’ın astından; öyle ki der * : "Sizler misiniz (ki) dalalete 128 düşürdünüz kullarımı 907 ?; işte bunları; ya da onlar dalalete 128 düşürdü yolu 124 ."

Furkan Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: "Muhakkak ki dalalete 128 düşürdü beni zikirden 78 * geldiği zaman sonrası bana o ** (zikir); ve oldu şeytân 29 insan için bir yüzüstü bırakan *** ."

Furkan Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) haşredilirler 556 yüzleri üzerine * cehenneme 968 doğru; işte bunlardır ** ; bir şerdir 205 bir mekan (olarak); ve daha dalalettir 128 bir yol (olarak).

Furkan Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: "Neredeyse mutlak dalalete 128 düşürüyordu bizleri ilâhlarımızdan 1094 şayet ki sabretmeseydik üzerinde onun * "; ve yakında bilecekler; (o) zaman/an görürler azabı kim daha dalalette 128 bir yol (-ludur).

Furkan Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Yoksa düşünürsün ki ekserisi * onların işitirler ya da aklederler 562 ; onlar ancak en’âm 645  gibidir 1227 ; evet! Onlar daha dalalettir 128 bir yol (olarak).

Şuarâ Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Dedi * : "Faaliyet ettim onu ** bir zaman *** ; ve ben 1242 dalalet 128 içindekilerdendim.

Şuarâ Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: "Ve mağfiret 319 et babama ** ; doğrusu o ** oldu dalalet 128 içindekilerden."

Şuarâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: "TaAllahi 1017 ; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn 1194 bir dalalet 128 ."

Şuarâ Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: "Ve dalalete 128 düşürmüş değildir bizleri mücrimler dışında 674 ."

Neml Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Ve değilsin sen * kılavuzlayan 192  âmâları ** dalaletlerinden 128 ; ki işittirirsin ancak kimseye (ki) iman 47 etti ayetlerimize 454 ; öyle ki onlar müslimdir 45 .

Neml Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: "Ve ki tilâvet 874 ederim 709 * Kur'ân'ı 850 ; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi 201 için; ve kim dalalette 128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim 1263 .""

Kasas Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve girdi * şehre ** üzerine bir an (ki) bir gaflet ** * (-le) ehlinden 568 ; öyle ki buldu * orada **** iki adam (ki) katlediyorlardı 35 (ikisi); bu onun ***** şîa'tındandı 1089 ; ve bu onun *****  düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona ****** onun *****  şîa'tından 1089 (olan) kimse onun *****  düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu ******* Mûsâ; öyle ki tamamladı ******** onun üzerine; dedi * : "Bu amelindendir 1072 şeytânın 29 ; doğrusu o ********* bir düşmandır; mubîn 1194 bir dalalete 128  düşürendir."

Kasas Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Öyle ki eğer hiç cevap vermezlerse sana; öyle ki bil ki ancak tabi olurlar hevâlarına 278 ; ve kim daha dalaletedir 128 kimseden (ki) tabi oldu kendi hevâsına 278 olmaksızın bir kılavuz 192 Allah’tan; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Kasas Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Ve söküp ayırdık * her bir ümmetten 305 bir şahit/tanık; öyle ki dedik: "Getirip verin burhânınızı 293 "; öyle ki bildiler ki hak/gerçek Allah’adır; ve dalalete 128 düştü onlardan iftira 883 atar oldukları.

Kasas Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Doğrusu ki farz kılan * sana * Kur'ân'ı mutlak ki geri döndürendir * seni bir dönüş yerine doğru; de ki: "Rabbim 4 daha iyi bilendir kim geldi bir kılavuzla; ve kim (ki) o *** mubîn 1194 bir dalalettedir 128 ."

Ahzâb Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bir mümin 27 (erkeğe) ve bir mümin 27 (kadına) tamamladığı zaman Allah ve resûlü 700 bir emri ki olur onlara seçme/tercih emirlerinden; ve kim asileşir 1081 Allah'a ve resûlüne 700 ; öyle ki muhakkak dalalete 128 düşmüştür apaçık bir dalalete 128 .

Sebe' Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden 91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr 809 bir azaptan.

Yâsin Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * (o) zaman mutlak içindeyim mubîn 1194 bir dalalet 128 ."

Fussilet Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler: “Rabbimiz 4 ! Göster bize ikisini; dalalete 128 sürükledi ikisi bizleri; cinden 210 ve insandan; koyalım/yapalım ikisini ayaklarımızın altına; olmaları için sefillerden.”

Şûrâ Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Acele ederler ona * kimseler (ki) iman 47 etmezler ona * ; ve (oysa) iman 47 etmiş kimseler endişelenenlerdir **   ondan *** ; ve bilirler ki o **** haktır/gerçektir; değil mi (ki) doğrusu sâatte 470  karşı çıkan kimseler ***** mutlak bir dalalettedir 128 .

Necm Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Dalalete 128 düşmüş değildir arkadaşınız * ; ve doğru yoldan sapmış değildir.

Necm Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte budur ulaşması onların ilimden 1143 * ; doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O ** daha iyi bilendir kendi *** yolundan **** dalalete 128 düşmüş kimseyi; ve O ** daha iyi bilendir kılavuzlanmış 192 kimseyi.

Kamer Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Öyle ki dediler: "Tek bir beşere 432 mi bizlerden (ki) tabi oluruz ona * ? Doğrusu bizler o zaman mutlak bir dalalette 128 ve bir çılgınlıktayız (suur)."

Kamer Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Doğrusu mücrimler 674  bir dalalettedir 128 ; ve çılgınlıktadır (suur).

Nuh Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: "Ve muhakkak ki dalalete 128 düşürdüler çoğunu; ve artırmazsın sen *  zalimlere 257 dalalet 128 dışında."

Nuh Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: "Doğrusu sen eğer bırakırsan onları; dalalete 128 düşürürler kullarını 46 senin; ve doğurmazlar * dışında bir fücur 440 ; bir kâfir 25 ."

Mutaffifin Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Ve gördükleri zaman onları * dediler: "Doğrusu şunlar (ki) mutlak dalalettedirler 128 ."

Duhâ Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve buldu seni bir dalalet 128 * (-le); öyle ki kılavuzladı 192 ** .