Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 911: Saîd

Bu kavram 2 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

911Mutlu, mesut.

11. Hûd Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

1576|11|105|يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1576|11|105|يوم يات لا تكلم نفس الا باذنه فمنهم شقي وسعيد

Latin Literal

105. Yevme ye’ti lâ tekellemu nefsun illâ bi iznih(iznihî), fe minhum şakıyyun ve saîd(saîdun).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) gelir (o); kelam edemez bir nefis201 O'nun* izni dışında; öyle ki onlardandır bir şakiy910; bir saîd911.

Ahmed Samira Çevirisi

105 (When that) day comes, a self does not speak/talk except with His permission, so from them (are people) miserable/unhappy and happy/fortunate.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme dündür (ki) يَوْمَ يوم
2 ye'ti gelir (o) يَأْتِ اتي
3 la لَا -
4 tekellemu kelam edemez تَكَلَّمُ كلم
5 nefsun bir nefis نَفْسٌ نفس
6 illa dışında إِلَّا -
7 biiznihi O'nun izni بِإِذْنِهِ اذن
8 feminhum öyle ki onlardandır فَمِنْهُمْ -
9 şekiyyun bir şakiy شَقِيٌّ شقو
10 ve seiydun bir saîd وَسَعِيدٌ سعد

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

11. Hûd Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

1579|11|108|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1579|11|108|واما الذين سعدوا ففي الجنه خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك عطا غير مجذوذ

Latin Literal

108. Ve emmellezîne suidû fe fîl cenneti hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel ardu illâ mâ şâe rabbuk(rabbuke), atâen gayre meczûz(meczûzin).

Türkçe Çeviri

Ve gelince kimselere (ki) saîd911 oldular; öyle ki içindelerdir cennet; ölümsüzlerdir185 orada*; devam914 ettikçe gökler ve yer; dışındadır (senin) Rabbinin4 dilediği; bir sunuştur/veriştir olmaksızın bir kesinti**.

Ahmed Samira Çevirisi

108 And but those who were made happy/fortunate, so (they are) in the Paradise, immortally/eternally in it, as long as the skies/space and the earth/Planet Earth continued/lasted, except what your Lord willed/wanted, a gift/grant not cut/broken (interrupted).

Notlar

Not 1

*Cennette.**Kesintisiz bir lütfun işaret edilmesi cennet evreninin asla yok olmayacağına bir delil olabilir.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 911: Saîd

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Saîd

Kavram No: 911

Kısa Açıklama: 911 Mutlu, mesut.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 2

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Hûd Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Gündür (ki) gelir (o); kelam edemez bir nefis 201 O'nun * izni dışında; öyle ki onlardandır bir şakiy 910 ; bir saîd 911 .

Hûd Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Ve gelince kimselere (ki) saîd 911 oldular; öyle ki içindelerdir cennet; ölümsüzlerdir 185 orada * ; devam 914 ettikçe gökler ve yer; dışındadır (senin) Rabbinin 4 dilediği; bir sunuştur/veriştir olmaksızın bir kesinti ** .