Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
29. Sûre · Ayet 38
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin

29. Ankebût Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

3376|29|38|وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

Latin Literal

38. Ve âden ve semûde ve kad tebeyyene lekum min mesâkinihim, ve zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli ve kânû mustebsırîn(mustebsırîne).

Türkçe Çeviri

Ve Âd1015 ve Semûd443; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere* meskenlerinden**; ve ziynetledi856 onlara şeytân29 amellerini1072; öyle ki çevirdi onları yoldan336 ve oldular görenlerden***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aaden ve Ad وَعَادًا عود
2 ve semude ve Semûd وَثَمُودَ -
3 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
4 tebeyyene beyan oldu تَبَيَّنَ بين
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 min مِنْ -
7 mesakinihim meskenlerinden onların مَسَاكِنِهِمْ سكن
8 ve zeyyene ve ziynetledi وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki çevirdi onları فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 vekanu ve oldular وَكَانُوا كون
16 mustebsirine görenlerden مُسْتَبْصِرِينَ بصر

Notlar

Not 1

*İnsanlara.

**Yıkılmış meskenlerinin arkeolojik buluntuları kanıt oldu.

***Azaba gözleriyle tanık oldular.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

Kısa Açıklama:

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Detaylı Açıklama:

Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.

Âd.

Kavram 1015

Kısa Açıklama:

1015Akadlar. Akadlar Sümerlilerin daha kuzeyinde yaşayan bir kavimdi. Birlikte yaşadılar. Ticaret yaptılar. Sümerlilerin Akadça öğrendikleri tabletlerden bilinmektedir. MÖ 2608 yılında Sümerlilerin yaşadığı yerde gerçekleşen tufan (Nûh tufanı) sonrası Akadlar zayıflayan Sümerlileri bastırmıştır. Nûh kavmi olan Sümerlilere halife oldular. Kısa sürede çok güçlendiler ve genişlediler; ve Sargon (MÖ 2334 - MÖ 2279) bu kavmi imparatorluk haline getirdi. Sargo'nun torunu Naram-Sin MÖ 2254-2218 yıllarında imparatorluğu o kadar güçlendirdi ki kendisini yeryüzünün sahibi sandı ve kendisine ilâhlık payesi verdi. Hûd'un bu dönemlerde yaşadığı apaçıktır. Yüce Rabbimiz bu kavme kısırlaştırıcı rüzgarlar gönderdi. Bu olay 4.2 ka olayı olarak bilinir. İklim değişikliğiyle gerçekleşen rüzgarlar bölgeyi kurak ve verimsiz bir hale getirdi. Yapılan kazılarda bu dönemde solucanların bile o bölgede yaşamadığını göstermektedir. Verimli topraklar kısa sürede çöl kum tepeleri haline gelmiştir.       

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim

Ankebût Suresi - Ayet 38

Sure 29 Ayet 38 - Ankebût/Örümcek

Sure 29: Ankebût/Örümcek

Ayet No: 38 | Kur'an Ayet No: 3376 | ٱلْعَنْكَبُوت

Arapça Metin (Harekeli)

3376|29|38|وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

Latin Literal

38. Ve âden ve semûde ve kad tebeyyene lekum min mesâkinihim, ve zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli ve kânû mustebsırîn(mustebsırîne).

Türkçe Çeviri

Ve Âd1015 ve Semûd443; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere* meskenlerinden**; ve ziynetledi856 onlara şeytân29 amellerini1072; öyle ki çevirdi onları yoldan336 ve oldular görenlerden***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aaden ve Ad وَعَادًا عود
2 ve semude ve Semûd وَثَمُودَ -
3 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
4 tebeyyene beyan oldu تَبَيَّنَ بين
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 min مِنْ -
7 mesakinihim meskenlerinden onların مَسَاكِنِهِمْ سكن
8 ve zeyyene ve ziynetledi وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki çevirdi onları فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 vekanu ve oldular وَكَانُوا كون
16 mustebsirine görenlerden مُسْتَبْصِرِينَ بصر

Notlar

Not 1

*İnsanlara.

**Yıkılmış meskenlerinin arkeolojik buluntuları kanıt oldu.

***Azaba gözleriyle tanık oldular.

Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kavram 29:

Şeytân


Kısa Açıklama: 29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.
Detaylı Açıklama: Güneş'ten ve yıldızlar arası uzay boşluğundan çıkan kozmik parçacıklar organik yaşamı bozduğu için şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu şeytânlar yakın/alçak gökte/atmosferde terbiye edilmektedir. Dünya'nın manyetik alanı bu şeytanları kutuplara doğru yönlendirir. Burada azapla terbiye edilirler. Bu esnada da aydınlanmalı bir süs olan kutup ışıkları ortaya çıkar.
Kavram 336:

Allah'ın yolu.


Kısa Açıklama: 336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.
Kavram 443:

Semûd


Kısa Açıklama: 443 Semûd
Kavram 856:

Ziynet


Kısa Açıklama:   856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.
Kavram 1015:

Âd.


Kısa Açıklama: 1015 Akadlar. Akadlar Sümerlilerin daha kuzeyinde yaşayan bir kavimdi. Birlikte yaşadılar. Ticaret yaptılar. Sümerlilerin Akadça öğrendikleri tabletlerden bilinmektedir. MÖ 2608 yılında Sümerlilerin yaşadığı yerde gerçekleşen tufan (Nûh tufanı) sonrası Akadlar zayıflayan Sümerlileri bastırmıştır. Nûh kavmi olan Sümerlilere halife oldular. Kısa sürede çok güçlendiler ve genişlediler; ve Sargon (MÖ 2334 - MÖ 2279) bu kavmi imparatorluk haline getirdi. Sargo'nun torunu Naram-Sin MÖ 2254-2218 yıllarında imparatorluğu o kadar güçlendirdi ki kendisini yeryüzünün sahibi sandı ve kendisine ilâhlık payesi verdi. Hûd'un bu dönemlerde yaşadığı apaçıktır. Yüce Rabbimiz bu kavme kısırlaştırıcı rüzgarlar gönderdi. Bu olay 4.2 ka olayı olarak bilinir. İklim değişikliğiyle gerçekleşen rüzgarlar bölgeyi kurak ve verimsiz bir hale getirdi. Yapılan kazılarda bu dönemde solucanların bile o bölgede yaşamadığını göstermektedir. Verimli topraklar kısa sürede çöl kum tepeleri haline gelmiştir.       
Kavram 1072:

Amel


Kısa Açıklama: 1072 Yapma, etme, uygulama.