Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1072:

Amel

Bu kavram 11 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1072Yapma, etme, uygulama.

18. Kehf Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

2145|18|7|إِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى ٱلْأَرْضِ زِينَةً لَّهَا لِنَبْلُوَهُمْ أَيُّهُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا

Latin Literal

7. İnnâ cealnâ mâ alel ardı zîneten lehâ li nebluvehum eyyuhum ahsenu amelâ(amelen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu biz yaptık yer* üzerindekini bir ziynet856 ona**; test etmemiz içindir onları (ki) hangisi onların daha güzeldir bir amel1072 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

<p>18:7.&nbsp;Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.18:7.&nbsp;We have made/put what (is) on the earth/Planet Earth (as) decoration/beauty for it, to test them which of them (is) better (in) a deed .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 ma مَا -
4 ala üzerindekini عَلَى -
5 l-erdi yer/yeryüzü الْأَرْضِ ارض
6 zineten bir süs زِينَةً زين
7 leha ona (yere) لَهَا -
8 linebluvehum test etmemiz için onları لِنَبْلُوَهُمْ بلو
9 eyyuhum Hangisi onların أَيُّهُمْ -
10 ehsenu güzel أَحْسَنُ حسن
11 amelen amelli/faaliyetli/işli عَمَلًا عمل

Notlar

Not

Yüce Allah Dünya gezegeninin yaratılma nedeninin insanları test etmek için olduğunu bildiriyor. Evrenin/evrenlerin ve içindekilerin yaratılış gayesi kendilerine sorumluk verilen bazı varlıkların test edilmesidir. Test edilen bu varlıkların bir tanesi de insandır. Dünya gezegeninin Güneş sistemimizdeki diğer gezegenlerden farkı aşikârdır. Yüce Allah bu gezegeni sadece yaratmakla kalmamış üzerini de canlıların yaşaması için süslemiştir. Venüs, Mars gibi kara gezegenlerine baktığımızda yüce Allah’ın Dünya gezegenini bizlere yuva yapmasıyla bizlere büyük bir lütufta bulunmuş olduğu görülür.

Not 1

*Yeryüzü.**Yere.

18. Kehf Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2168|18|30|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ إِنَّا لَا نُضِيعُ أَجْرَ مَنْ أَحْسَنَ عَمَلًا

Latin Literal

30. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti innâ lâ nudîu ecre men ahsene amelâ(amelen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; doğrusu biz zayi etmeyiz* ecrini820 kimsenin (ki) güzelleştirdi bir ameli1072.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihât الصَّالِحَاتِ صلح
6 inna doğrusu biz إِنَّا -
7 la لَا -
8 nudiu zayi etmeyiz نُضِيعُ ضيع
9 ecra ecrini أَجْرَ اجر
10 men kimsenin مَنْ -
11 ehsene güzelleştirdi أَحْسَنَ حسن
12 amelen bir ameli عَمَلًا عمل

Notlar

Not 1

*Gidermeyiz, azaltmayız.

18. Kehf Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

2243|18|105|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَزْنًا

Latin Literal

105. Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar (ki) kâfirlik25 etmiş kimselerdir Rablerinin4 ayetlerine400; ve karşılaşmaya* O’na**; öyle ki boşa çıktı*** amelleri1072; öyle ki dikmeyiz/kurmayız**** onlara kıyamet günü bir mizan658.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 keferu kâfilik ettiler كَفَرُوا كفر
4 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 velikaihi ve karşılaşma O’na وَلِقَائِهِ لقي
7 fehabitat öyle ki boşa çıktı فَحَبِطَتْ حبط
8 ea'maluhum amelleri أَعْمَالُهُمْ عمل
9 fela öyle ki فَلَا -
10 nukimu dikmeyiz/kurmayız نُقِيمُ قوم
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 yevme günü يَوْمَ يوم
13 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
14 veznen bir terazi وَزْنًا وزن

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın kutsal kitaplardaki belirttiği dışında beklentiye girenler. Örneğin Yüce Allah'ın astından kulların kendisine şefaat edeceğine inanmak Yüce Allah'la karşılaşmayı yalanlamaktır.  **Allah'a.***Sıfırla çarpılır.****Anlarız ki her insana bir mizan kurulmayacaktır. Kâfirler ve müşriklerin amelleri sıfırla çarpıldığı için mizana gerek yoktur. Cehenneme sokulacaklardır.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmek.

Kavram 400

400Yüce Allah'ın ayetlerini örtmek, gizlemek.  Ayetleri kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek de kâfirlik etmektir. Kutsal kitapların hükümlerini örten hadis/söylenti kitaplarına tabi olanlar Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmiş olur.  

Mizan

Kavram 658

658Tartı/terazi/ölçen mekanizma.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

18. Kehf Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2248|18|110|قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَٰلِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدًۢا

Latin Literal

110. Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe men kâne yercû likâe rabbihî fel ya’mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

De ki*: "Ancak ki ben* bir beşerim432 misli870 sizlerin; vahy603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine4; öyle ki yapsın sâlih777 bir amel1072 ve şirk71 koşmasın kulluğuyla46** Rabbine4 birini.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 beşerun bir beşerim بَشَرٌ بشر
5 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
6 yuha vahy ediliyor يُوحَىٰ وحي
7 ileyye bana إِلَيَّ -
8 ennema ki ancak أَنَّمَا -
9 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
10 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
11 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
12 femen öyle ki kim فَمَنْ -
13 kane oldu كَانَ كون
14 yercu rica eder يَرْجُو رجو
15 lika'e karşılaşmayı لِقَاءَ لقي
16 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
17 felyea'mel öyle ki yapsın فَلْيَعْمَلْ عمل
18 amelen bir amel عَمَلًا عمل
19 salihen sâlih صَالِحًا صلح
20 ve la ve وَلَا -
21 yuşrik şirk koşmasın يُشْرِكْ شرك
22 biibadeti kulluğuyla بِعِبَادَةِ عبد
23 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
24 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kulluk ederken şirk koşmasın, ortak koşmasın. İnsanların çoğu Yüce Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler. Kulluklarına şirk karıştırırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Beşer

Kavram 432

432İnsanoğlu.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Misal, misil, çoğulu emsal.

Kavram 870

870Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

2734|23|63|بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍ مِّنْ هَٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَٰمِلُونَ

Latin Literal

63. Bel kulûbuhum fî gamratin min hâzâ ve lehum a’mâlun min dûni zâlike hum lehâ âmilûn(âmilûne).

Türkçe Çeviri

Evet! Kalpleri onların bir gamrattadır1178 bundan; ve onlaradır ameller1072 astından bunun; onlar onu yapanlardır1072.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet بَلْ -
2 kulubuhum kalpleri onların قُلُوبُهُمْ قلب
3 fi فِي -
4 gamratin gamrattadır غَمْرَةٍ غمر
5 min مِنْ -
6 haza bundan هَٰذَا -
7 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
8 ea'malun ameller أَعْمَالٌ عمل
9 min مِنْ -
10 duni astından دُونِ دون
11 zalike bunun ذَٰلِكَ -
12 hum onlar هُمْ -
13 leha onu لَهَا -
14 aamilune amel edenlerdir عَامِلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

Gamra.

Kavram 1178

1178Kaplanmışlık, içine gömülmüşlük, dalmışlık, taşmışlık.

24. Nûr Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

2828|24|39|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَعْمَٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

Latin Literal

39. Vellezîne keferû a’mâluhum ke serâbin bi kîatin yahsebuhuz zam’ânu mâe(mâen), hattâ izâ câehu lem yecidhu şey’en ve vecedallâhe indehu fe veffâhu hisâbeh(hisâbehu), vallâhu serîul hısâb(hısâbi).

Türkçe Çeviri

Ve kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) amelleri1072 onların bir serap1203 gibidir alta/aşağıya1202; düşünür onu* susayan bir su; ta ki geldiği zaman ona** asla bulamaz onu*** bir şey; ve buldu**** Allah'ı yanında onun****; öyle ki tamamladı***** ona****** hesabını onun; ve Allah seridir hesaba.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 ea'maluhum amelleri onların أَعْمَالُهُمْ عمل
4 keserabin bir serap gibidir كَسَرَابٍ سرب
5 bikiatin aşağıya/alta بِقِيعَةٍ قوع
6 yehsebuhu düşünür onu يَحْسَبُهُ حسب
7 z-zem'anu susayan الظَّمْانُ ظما
8 maen bir su مَاءً موه
9 hatta ta ki حَتَّىٰ -
10 iza zaman إِذَا -
11 ca'ehu geldiği zaman ona جَاءَهُ جيا
12 lem asla لَمْ -
13 yecidhu bulamaz onu يَجِدْهُ وجد
14 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
15 vevecede ve buldu وَوَجَدَ وجد
16 llahe Allah'ı اللَّهَ -
17 indehu yanında onun عِنْدَهُ عند
18 feveffahu öyle ki tamamladı onu فَوَفَّاهُ وفي
19 hisabehu hesabını onun حِسَابَهُ حسب
20 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
21 seriu seridir سَرِيعُ سرع
22 l-hisabi hesaba الْحِسَابِ حسب

Notlar

Not 1

*Serabı. Alt/aşağı serabı. Aslında gökyüzünün görüntüsünün yerin altına inmiş gibi görünmesine neden olan alt serabı.**Seraba.***Serabı.***O kimse.****Serabın.*****Allah.******O kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

 Aşağıyla/çukurla/diple oluşan serap. Alt serap.

Kavram 1202

1202Rabbimiz 24:39 ayetinde bizlere büyük bir mucize göstermiştir. Çölde susayan bir kimsenin gördüğü serabın (mirage) bir alt serap türü olduğunu bizlere apaçık bildirmiştir. Serap iki tiptir. Alt ve üst serap. Alt ve üst serap olayları, atmosferdeki sıcaklık dizilimine göre ışığın bükülme yönü ve görüntünün konumu açısından şu şekilde özetlenebilir: Alt Serap (Inferior Mirage): Yer yüzeyinin (asfalt, kum, çöl kumu) üzerindeki havanın çok sıcak olduğu durumlarda oluşur. Işık ışınları yere yakın bu sıcak ve az yoğun katmana çarptığında yukarı doğru bükülür. Sonuç olarak, gökyüzünün veya uzaktaki nesnelerin görüntüsü gerçek konumlarının altında (yerde), sanki bir su birikintisi varmış gibi görünür. Üst Serap (Superior Mirage): Soğuk bir yüzeyin (buz, soğuk deniz) üzerindeki havanın, daha yüksekteki havadan daha soğuk olduğu (sıcaklık enversiyonu) durumlarda görülür. Işık ışınları yoğun olan soğuk katmana doğru, yani aşağı doğru bükülür. Bu durumda nesneler (gemiler, kıyılar) gerçek konumlarının üzerinde, havada asılıymış veya ufuk hattının tepesindeymiş gibi görünür. Özetle; alt serapta serap görüntüsü nesnenin altında, üst serapta ise nesnenin üstünde oluşur.  

Serap

Kavram 1203

1203Serap, atmosferdeki farklı sıcaklık ve yoğunluktaki hava katmanlarının ışığı bükmesi sonucu uzaktaki nesnelerin gerçek konumlarından farklı bir yerde görülmesine neden olan optik bir doğa olayıdır.

25. Furkan Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

2876|25|23|وَقَدِمْنَآ إِلَىٰ مَا عَمِلُوا۟ مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَٰهُ هَبَآءً مَّنثُورًا

Latin Literal

23. Ve kadimnâ ilâ mâ amilû min amelin fe cealnâhu hebâen mensûrâ(mensûran).

Türkçe Çeviri

Ve kademe aldık* yaptıklarına doğru** bir amelden1072; ve yaptık onu*** bir ufalanmış uçup savrulan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kadimna ve kademe alırız وَقَدِمْنَا قدم
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 ma مَا -
4 amilu yaptıklarına عَمِلُوا عمل
5 min مِنْ -
6 amelin bir amelden عَمَلٍ عمل
7 fe cealnahu ve yaptık onu فَجَعَلْنَاهُ جعل
8 heba'en bir uçup savrulan هَبَاءً هبو
9 mensuran bir ufalanmış مَنْثُورًا نثر

Notlar

Not 1

*Rabbimiz buyurmaktadır; öne geçtik, önde olduk, ileride bulunduk.**Karşı.***Ameli, yapıp etmeyi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

25. Furkan Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

2923|25|70|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يُبَدِّلُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَٰتٍ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Latin Literal

70. İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûren rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Dışındadır* kimse (ki) tevbe33 etti ve iman47 etti; ve yaptı sâlih777 bir amel1072; öyle ki işte bunlar; değiştirir Allah kötülüklerini onların güzelliklere; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimse مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 amelen bir amel عَمَلًا عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 yubeddilu değiştirir يُبَدِّلُ بدل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 seyyiatihim kötülüklerini onların سَيِّئَاتِهِمْ سوا
12 hasenatin bir güzelliklere حَسَنَاتٍ حسن
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر
16 rahimen bir Rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Anlarız ki 25:68 ayetinde sayılan büyük günahları işleyenlere 25:70 ayetinde bu azaptan kurtulma reçetesi verilmiştir. Dikkat edilmesi gereken en büyük günah olan şirk günahı bile bağışlanabilmektedir. Ancak şirk günahı ile ölene ahirette bir bağışlama olmayacaktır. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm

Kavram 2

2Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Gafûr

Kavram 20

20Bağışlayan.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

28. Kasas Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3265|28|15|وَدَخَلَ ٱلْمَدِينَةَ عَلَىٰ حِينِ غَفْلَةٍ مِّنْ أَهْلِهَا فَوَجَدَ فِيهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِ هَٰذَا مِن شِيعَتِهِۦ وَهَٰذَا مِنْ عَدُوِّهِۦ فَٱسْتَغَٰثَهُ ٱلَّذِى مِن شِيعَتِهِۦ عَلَى ٱلَّذِى مِنْ عَدُوِّهِۦ فَوَكَزَهُۥ مُوسَىٰ فَقَضَىٰ عَلَيْهِ قَالَ هَٰذَا مِنْ عَمَلِ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّهُۥ عَدُوٌّ مُّضِلٌّ مُّبِينٌ

Latin Literal

15. Ve dehalel medînete alâ hîni gafletin min ehlihâ fe vecede fîhâ raculeyni yaktetilâni hâzâ min şîatihî ve hâzâ min aduvvih(aduvvihî), festegâsehullezî min şîatihî alellezî min aduvvihî, fe vekezehu mûsâ fe kadâ aleyhi kâle hâzâ min ameliş şeytân(şeytâni), innehu aduvvun mudillun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve girdi* şehre** üzerine bir an (ki) bir gaflet*** (-le) ehlinden568; öyle ki buldu* orada**** iki adam (ki) katlediyorlardı35 (ikisi); bu onun***** şîa'tındandı1089; ve bu onun***** düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona****** onun***** şîa'tından1089 (olan) kimse onun***** düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu******* Mûsâ; öyle ki tamamladı******** onun üzerine; dedi*: "Bu amelindendir1072 şeytânın29; doğrusu o********* bir düşmandır; mubîn1194 bir dalalete128 düşürendir."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve dehale ve girdi وَدَخَلَ دخل
2 l-medinete şehre الْمَدِينَةَ مدن
3 ala üzerine عَلَىٰ -
4 hini bir an حِينِ حين
5 gafletin bir gaflet (-le) غَفْلَةٍ غفل
6 min مِنْ -
7 ehliha ehlinden أَهْلِهَا اهل
8 fe vecede öyle ki buldu فَوَجَدَ وجد
9 fiha orada فِيهَا -
10 raculeyni iki adam رَجُلَيْنِ رجل
11 yektetilani katlediyorlardı (ikisi) يَقْتَتِلَانِ قتل
12 haza bu هَٰذَا -
13 min مِنْ -
14 şiatihi onun şîa’tındandı شِيعَتِهِ شيع
15 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
16 min مِنْ -
17 aduvvihi onun düşmanındandı عَدُوِّهِ عدو
18 festegasehu öyle ki yardım talep etti ona فَاسْتَغَاثَهُ غوث
19 llezi kimse الَّذِي -
20 min مِنْ -
21 şiatihi onun şîa’tından شِيعَتِهِ شيع
22 ala üzerine عَلَى -
23 llezi kimse الَّذِي -
24 min مِنْ -
25 aduvvihi onun düşmanından عَدُوِّهِ عدو
26 fevekezehu öyle ki yumrukladı onu فَوَكَزَهُ وكز
27 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
28 fe kada öyle ki tamamladı فَقَضَىٰ قضي
29 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
30 kale dedi قَالَ قول
31 haza bu هَٰذَا -
32 min مِنْ -
33 ameli amelindendir عَمَلِ عمل
34 ş-şeytani şeytânın الشَّيْطَانِ شطن
35 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
36 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
37 mudillun bir dalalete düşüren مُضِلٌّ ضلل
38 mubinun bir mubin مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

**Teb'e; Lüksor'a.

***Daha dikkatini ehline vermemişken, onlar hakkında henüz bir aymazken.

****Şehirde.

*****Mûsâ'nın.

******Mûsâ'ya.

*******Düşman taraftaki kimseyi.

********Katletmeyi Mûsâ.

*********Şeytân.


📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Katletmek 

Kavram 35

35Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

Şîa'

Kavram 1089

1089Taraftar, partizan, bağlılar, takipçiler.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

28. Kasas Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

3305|28|55|وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ

Latin Literal

55. Ve izâ semiûllagve a’radû anhu, ve kâlû lenâ a’mâlunâ ve lekum a’mâlukum selâmun aleykum lâ nebtegîl câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Ve işittikleri zaman laga1166; yüz çevirdiler ondan*; ve dediler: "Bizedir amellerimiz1072 ve sizleredir amelleriniz1072; bir selâmdır748 üzerinize; bakınmayız** cahillere489."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 semiu işittikleri سَمِعُوا سمع
3 l-legve laga اللَّغْوَ لغو
4 ea'radu yüz çevirdiler أَعْرَضُوا عرض
5 anhu ondan عَنْهُ -
6 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
7 lena bizedir لَنَا -
8 ea'maluna amellerimiz أَعْمَالُنَا عمل
9 velekum ve sizleredir وَلَكُمْ -
10 ea'malukum amelleriniz أَعْمَالُكُمْ عمل
11 selamun bir selamdır سَلَامٌ سلم
12 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
13 la لَا -
14 nebtegi bakınmayız نَبْتَغِي بغي
15 l-cahiline cahillere الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Lagadan.

**Aranmayız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cahil

Kavram 489

489Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

Selâm

Kavram 748

748Esenlik ve güven durumu.  Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

 Laga.

Kavram 1166

1166Boş, anlamsız, faydasız, etkisiz. Genellikle konuşmayı kapsar. Luga ise dil, lehçe, jargon demektir. Müminlerin uzak durması gereken bir şeydir. Din literatüründe laga hadislerdir, talmudtur. Hadisler ve talmud tamamı zan olan, Yüce Allah katından bir sultâna sahip olmayan yalan dolan boş laga lugadır. İnsan söylentileridirler.

29. Ankebût Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

3376|29|38|وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

Latin Literal

38. Ve âden ve semûde ve kad tebeyyene lekum min mesâkinihim, ve zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli ve kânû mustebsırîn(mustebsırîne).

Türkçe Çeviri

Ve Âd1015 ve Semûd443; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere* meskenlerinden**; ve ziynetledi856 onlara şeytân29 amellerini1072; öyle ki çevirdi onları yoldan336 ve oldular görenlerden***.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aaden ve Ad وَعَادًا عود
2 ve semude ve Semûd وَثَمُودَ -
3 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
4 tebeyyene beyan oldu تَبَيَّنَ بين
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 min مِنْ -
7 mesakinihim meskenlerinden onların مَسَاكِنِهِمْ سكن
8 ve zeyyene ve ziynetledi وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki çevirdi onları فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 vekanu ve oldular وَكَانُوا كون
16 mustebsirine görenlerden مُسْتَبْصِرِينَ بصر

Notlar

Not 1

*İnsanlara.

**Yıkılmış meskenlerinin arkeolojik buluntuları kanıt oldu.

***Azaba gözleriyle tanık oldular.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân

Kavram 29

29Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Semûd

Kavram 443

443Semûd

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Âd.

Kavram 1015

1015Akadlar. Akadlar Sümerlilerin daha kuzeyinde yaşayan bir kavimdi. Birlikte yaşadılar. Ticaret yaptılar. Sümerlilerin Akadça öğrendikleri tabletlerden bilinmektedir. MÖ 2608 yılında Sümerlilerin yaşadığı yerde gerçekleşen tufan (Nûh tufanı) sonrası Akadlar zayıflayan Sümerlileri bastırmıştır. Nûh kavmi olan Sümerlilere halife oldular. Kısa sürede çok güçlendiler ve genişlediler; ve Sargon (MÖ 2334 - MÖ 2279) bu kavmi imparatorluk haline getirdi. Sargo'nun torunu Naram-Sin MÖ 2254-2218 yıllarında imparatorluğu o kadar güçlendirdi ki kendisini yeryüzünün sahibi sandı ve kendisine ilâhlık payesi verdi. Hûd'un bu dönemlerde yaşadığı apaçıktır. Yüce Rabbimiz bu kavme kısırlaştırıcı rüzgarlar gönderdi. Bu olay 4.2 ka olayı olarak bilinir. İklim değişikliğiyle gerçekleşen rüzgarlar bölgeyi kurak ve verimsiz bir hale getirdi. Yapılan kazılarda bu dönemde solucanların bile o bölgede yaşamadığını göstermektedir. Verimli topraklar kısa sürede çöl kum tepeleri haline gelmiştir.       

Amel

Kavram 1072

1072Yapma, etme, uygulama.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1072:

Amel

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Amel

Kavram No: 1072

Kısa Açıklama: 1072 Yapma, etme, uygulama.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 11

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Kehf Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Doğrusu biz yaptık yer * üzerindekini bir ziynet 856 ona ** ; test etmemiz içindir onları (ki) hangisi onların daha güzeldir bir amel 1072 (olarak).

Kehf Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihât 18 ; doğrusu biz zayi etmeyiz *  ecrini 820 kimsenin (ki) güzelleştirdi bir ameli 1072 .

Kehf Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: İşte bunlar (ki) kâfirlik 25 etmiş kimselerdir Rablerinin 4 ayetlerine 400 ; ve karşılaşmaya * O’na ** ; öyle ki boşa çıktı *** amelleri 1072 ; öyle ki dikmeyiz/kurmayız **** onlara kıyamet günü bir mizan 658 .

Kehf Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.

Mü'minûn Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Evet! Kalpleri onların bir gamrattadır 1178 bundan; ve onlaradır ameller 1072 astından bunun; onlar onu yapanlardır 1072 .

Nûr Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ve kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) amelleri 1072 onların bir serap 1203 gibidir alta/aşağıya 1202 ; düşünür onu * susayan bir su; ta ki geldiği zaman ona ** asla bulamaz onu *** bir şey; ve buldu **** Allah'ı yanında onun **** ; öyle ki tamamladı ***** ona ****** hesabını onun; ve Allah seridir hesaba.

Furkan Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve kademe aldık * yaptıklarına doğru ** bir amelden 1072 ; ve yaptık onu *** bir ufalanmış uçup savrulan.

Furkan Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Dışındadır * kimse (ki) tevbe 33 etti ve iman 47 etti; ve yaptı sâlih 777 bir amel 1072 ; öyle ki işte bunlar; değiştirir Allah kötülüklerini onların güzelliklere; ve oldu Allah bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Kasas Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve girdi * şehre ** üzerine bir an (ki) bir gaflet ** * (-le) ehlinden 568 ; öyle ki buldu * orada **** iki adam (ki) katlediyorlardı 35 (ikisi); bu onun ***** şîa'tındandı 1089 ; ve bu onun *****  düşmanındandı; öyle ki yardım/destek talep etti ona ****** onun *****  şîa'tından 1089 (olan) kimse onun *****  düşmanından (olan) kimse üzerine; öyle ki yumrukladı onu ******* Mûsâ; öyle ki tamamladı ******** onun üzerine; dedi * : "Bu amelindendir 1072 şeytânın 29 ; doğrusu o ********* bir düşmandır; mubîn 1194 bir dalalete 128  düşürendir."

Kasas Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Ve işittikleri zaman laga 1166 ; yüz çevirdiler ondan * ; ve dediler: "Bizedir amellerimiz 1072 ve sizleredir amelleriniz 1072 ; bir selâmdır 748 üzerinize; bakınmayız ** cahillere 489 ."

Ankebût Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve Âd 1015 ve Semûd 443 ; ve muhakkak ki beyan oldu sizlere * meskenlerinden ** ; ve ziynetledi 856 onlara şeytân 29 amellerini 1072 ; öyle ki çevirdi onları yoldan 336 ve oldular görenlerden *** .