Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1053: Kın

Bu kavram 2 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1053Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

17. İsrâ Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2073|17|46|وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2073|17|46|وجعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا واذا ذكرت ربك في القران وحده ولوا علي ادبرهم نفورا

Latin Literal

46. Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûren).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık kalplerinin üzerine kınlar1053 ki fıkıh770 ederler onu*; ve kulaklarındadır bir ağırlık1054; ve zikrettiğin78 zaman (senin) Rabbini4 Kur'ân'daki850 vâhidliğini86 O'nun**; ve yüz çevirdiler sırtlarının arkasını bir nefer763 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

46 And We made/put on their hearts covers/protections that (E) they understand/learn/know it, and in their ears a heavy weight, and if you mentioned/remembered your Lord in the Koran alone, they turned away on their backs/ends hastening away with aversion .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 ekinneten kınlar أَكِنَّةً كنن
5 en ki أَنْ -
6 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
7 ve fi ve وَفِي -
8 azanihim kulaklarındadır اذَانِهِمْ اذن
9 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
10 ve iza ve zaman وَإِذَا -
11 zekerte zikrettiğin ذَكَرْتَ ذكر
12 rabbeke (senin) Rabbini رَبَّكَ ربب
13 fi فِي -
14 l-kurani Kur'an'da الْقُرْانِ قرا
15 vehdehu vâhidliğini O'nun وَحْدَهُ وحد
16 vellev ve yüz çevirdiler وَلَّوْا ولي
17 ala عَلَىٰ -
18 edbarihim sırtlarının arkasını أَدْبَارِهِمْ دبر
19 nufuran bir nefer (olarak) نُفُورًا نفر

Notlar

Not 1

*Kur'ân'ı kalplerin üzerini saran kınla fıkıh derler. Kalpleriyle değil.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Kın Kavram 1053

1053 Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

Kulaklarda bir ağırlık olması. Kavram 1054

1054 Kulaklardaki ağırlık işitilen sözün, bir şeyin beynin daha üst/yukarı kısmında olan ön loba, frontal korteksine gitmesini engeller. Sürüngen beyni olan orta beyin kısmında kalmasına neden olur. Kulaklarında ağırlık olanlar işittikleri Kur'ân ayetlerini onu en iyi şekilde işleyecek olan olan ön loba gönderemezler daha aşağıdaki sürüngen beyninde işlerler. Bir yapay zeka modelindeki "Thinking" ve "Instant" modelleri gibidir. Aynı kapasitede olsalar da "Instant" model şartlı ve düşünmeden cevap verir. Hızlıdır ancak daha önceden belirlenmiş şartlar dışına çıkmaz. "Thinking" model ise her seferinde verilen promptları düşünerek inceler ve sonunda ona göre bir karar verir. Durum aynı böyledir. Beynimizin ön lobu bir yapay zekanın düşünen "Thinking" bir modelidir ve kararları takvayla alır. Bu nedenle kulaklarımızdaki ağılıkları kaldırmamız gereklidir. Şerefli Kur'ân'ın ayetlerini "Thinking" modelime prompt olarak vermeliyiz.   

18. Kehf Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2195|18|57|ومن اظلم ممن ذكر بايت ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الي الهدي فلن يهتدوا اذا ابدا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Ahmed Samira Çevirisi

57 And who (is) more unjust/oppressive than who was reminded with his Lord’s evidences/signs/verses, so he objected/turned away from it, and he forgot what his two hands advanced/introduced/ undertook , We (E) had made/put covers/protections on their hearts/minds that they understand/know it , and in their ears deafness/weight , and if you call them to the guidance, so they will never/not be guided then ever (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kın Kavram 1053

1053 Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1053: Kın

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Kın

Kavram No: 1053

Kısa Açıklama: 1053 Kılıç, hançer, kama gibi kesici araçların kendilerine özgü kaplarının ortak adı; buğdaygillerde olduğu gibi, yapraklarda sapın bir bölümünü uzunlamasına saran, geniş dış bölüm. Rabbimiz 17:46 ayetinde kâfir ve müşriklerin kalplerinin üzerinin kınlı olduğunu bildirmiştir. Bu kın bu insanların şerefli Kur'ân'ın doğru fıkıh etmesini, anlam vermesini engeller. Yanlış fıkıh etmelerine neden olur. Sağlam bir göze 5 numara astiğmat gözlüğü takılırsa o göz kitabı yanlış olur. Samimidir ancak yanlış anlam verir. Aynı şekilde sadece Kur'ân demeyen meal çevirenler de böyledir. Müşriklerse yani kalpleri bir kın içindeyse Kur'ân'ı yanlış fıkıh ederler; yanlış anlarlar. Rabbimiz bu kını onların kendilerine zulmetmesi sonucu yaratır. Bu kının oluşmasına izin verir. 17:46 ayetini yanlış çevirenler de vardır. "Kur'an'ı fıkıh etmesinler diye kalplerine kınlar yaptık" çevirisi asla doğru değildir.  

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 2

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

İsrâ Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve yaptık kalplerinin üzerine kınlar 1053 ki fıkıh 770 ederler onu * ; ve kulaklarındadır bir ağırlık 1054 ; ve zikrettiğin 78 zaman (senin) Rabbini 4 Kur'ân'daki 850 vâhidliğini 86 O'nun ** ; ve yüz çevirdiler sırtlarının arkasını bir nefer 763 (olarak).

Kehf Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) zikredildi 78 Rabbinin 4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan * ve unuttu ** iki elinin kıdemlendirdiğini *** ; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın 1053 ki fıkıh 770 ederler onu **** ; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza 192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar 192 o zaman ebediyen.