Arapça Metin (Harekeli)
2619|22|26|وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
Latin Literal
26. Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).
Türkçe Çeviri
Ve saptadığımız/tespit ettiğimiz zaman İbrahim'e beytin32 mekanını/yerini; ki şirk koşma71 benimle bir şey; ve temizle beytimi32* tavaf1149 edenlere; ve kıyam143 edenlere; ve rükû11 edenlere; secde12 edenlere.
Ahmed Samira Çevirisi
<p>22:26. Bir zamanlar İbrahim’e evin<sup>1</sup> yerini göstererek; “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavâf edenler, kaim olanlar<sup>2</sup>, rukû<sup>3</sup> edenler, secde edenler<sup>4</sup> için arındır.”<sup>5</sup> demiştik.1- Kâbe. 2- Hakkını vermek, canlı ve diri tutmak, ayakta tutmak. 3- Şirk koşmaksızın Allah’a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle tabi olmak demektir. 4- Allah’a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Allah’ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak. Yere kapanmak. 5- “Tahhir” sözcüğüne “temizle, temiz tut” anlamının verilmesi doğru değildir. Tahir; fiziki değil, değersel /manevi bir temizliği ifade eder. Tıpkı bir kimseye, “Temiz insan dendiğinde; bedensel bir temizlikten değil, ahlaksal bir temizlikten söz etmiş olmak gibi.” Bir kimseye; temiz insan dendiğinde, dürüst insan, güvenilir insan vs. denmek istenmektedir. Evin/Beytin temiz tutulması da bu anlamdadır. Silinip süpürülmesi anlamında değil, her türlü şirkten, çıkarcılıktan, kötülükten ve yanlış şeylerden arındırmaktır.22:26. And when We established/assigned to Abraham the House/Home’s place/position , that do not share/make partners with Me (in) a thing, and purify/clean My House/Home to the circlers/walkers around,232and the standing/keeping up , and the bowing , and the prostrating.</p>
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No |
Kelime |
Anlam |
Arapça |
Kök |
| 1 |
ve iz |
ve o zaman |
وَإِذْ |
- |
| 2 |
bevve'na |
saptadık/tespit ettik |
بَوَّأْنَا |
بوا |
| 3 |
liibrahime |
İbrahim'e |
لِإِبْرَاهِيمَ |
- |
| 4 |
mekane |
mekanını/yerini |
مَكَانَ |
كون |
| 5 |
l-beyti |
beytin/evin |
الْبَيْتِ |
بيت |
| 6 |
en |
ki |
أَنْ |
- |
| 7 |
la |
|
لَا |
- |
| 8 |
tuşrik |
ortak etme/ortaklaştırma |
تُشْرِكْ |
شرك |
| 9 |
bi |
benimle |
بِي |
- |
| 10 |
şey'en |
bir şey |
شَيْئًا |
شيا |
| 11 |
ve tahhir |
ve temizle |
وَطَهِّرْ |
طهر |
| 12 |
beytiye |
beytimi/evimi |
بَيْتِيَ |
بيت |
| 13 |
littaifine |
etrafta dolaşanlar için |
لِلطَّائِفِينَ |
طوف |
| 14 |
velkaimine |
ve dikelmişler/ayağa kalkmışlar/doğrulmuşlar (için) |
وَالْقَائِمِينَ |
قوم |
| 15 |
ve rrukkei |
ve rükû edenler/eğilenler/dize gelenler/baş eğenler (için) |
وَالرُّكَّعِ |
ركع |
| 16 |
s-sucudi |
secde edenler/teslim olanlar (için). |
السُّجُودِ |
سجد |
Notlar
Not 1
*Allah'ın bir şeyi kimseye ait olmayan, topluma ait olan demektir. Allah'ın devesi gibi.