Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 11:

insanın rükûsu

Bu kavram 9 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

2. Bakara Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

50|2|43|وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرْكَعُوا۟ مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

Latin Literal

43. Ve ekîmûs salâte ve âtûz zekâte verkeû mear râkiîn(râkiîne).

Türkçe Çeviri

Ve ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve rükû11 edin rükû11 edenlerle birlikte.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:43.&nbsp;Salâtı ikame edin, zekâtı yapın.<sup>1</sup>&nbsp;Ve rukû edenlerle birlikte rukû edin.<sup>2</sup>1-&nbsp;Namazı kılın, zekâtı verin” şeklinde anlam verilen bu terkipteki “vermek” sözcüğünün kök harfleri&nbsp;أَتي&nbsp;(Elif-Te-Ye)&nbsp;olup, 549 yerde geçmektedir. Ve sözcük ağırlıklı olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: Yapmak, getirmek ve vermek.&nbsp;(اتى)&nbsp;Âta,&nbsp;vermek,&nbsp;(أَتَى)&nbsp;Eta&nbsp;yapmak&nbsp;anlamına gelmektedir. Her ne kadar bu terkipte, “vermek” anlamına gelen “Âtû” yer alsa da&nbsp;(اتى)&nbsp;âtû sözcüğü “yapmak” anlamının verilmesi de mümkündür. Zira arınmak demek olan “zekât”, verilen bir şey değil, “yapılan” bir şeydir.&nbsp;Kur’an, zekât sözcüğünü “arınmak” anlamında kullanmaktadır.&nbsp;(Örneğin 19:13)&nbsp;Zekât, mali yardım değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Mali yardım sadakadır. Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.&nbsp;Bu terkip: İbadete layık yegâne ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah’a yönelmeyi, kulluğu, duayı ve ibadeti, “şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.” 2-&nbsp;Allah’a bağlılığı ortaya koyanlarla, buyruklarına içtenlikle tabi olanlarla birlikte olun.2:43.&nbsp;And keep up/take care of the prayers and give/bring the charity/purification and bow with the bowing.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ekimu ve dikin/ayağa kaldırın وَأَقِيمُوا قوم
2 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
3 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
4 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
5 verkeu ve rükû edin وَارْكَعُوا ركع
6 mea birlikte مَعَ -
7 r-rakiiyne rükû edenlerle الرَّاكِعِينَ ركع

Notlar

Not

‘rkeu’ kelimesi kökü (ركع) reverans/selam ya da teşekkür anlamına eğilme ya da diz kırma biçiminde yapılan hareket (bow), diz çökmek (kneel), teslim olmak/kabullenmek (submit), dize gelmek (surrender), olup namazda başı ve omurgayı eğmek (rüku etmek) (bow in pray), alçakgönüllülük ve kibirden yoksun olmayı belirtmek için başı eğmek (ibadette veya başka durumlarda) (to denote humility and self-abasement either in worship or in other cases.), yaşlanmaya bağlı başın eğilmesi (he lowered his head and he (an old man) bowed himself, or bent himself, or became bowed or bent, by reason of age), yorgun devenin başını eğmesi, hurma ağacının eğilmesi, zengin birisinin daha sonradan fakirleşmesi sonrası önceki yeterliliğini, durumunun azalması, alçalması) anlamındadır. Lane's Lexicon, page 1153 (of 3039)

2. Bakara Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

132|2|125|وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِۦمَ مُصَلًّى وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِۦمَ وَإِسْمَٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

Latin Literal

125. Ve iz cealnâl beyte mesâbeten lin nâsi ve emnâ(emnen), vettehizû min makâmı ibrâhîme musallâ(musallen) ve ahidnâ ilâ ibrâhîme ve ismâîle en tahhirâ beytiye lit tâifîne vel âkifîne ver rukkais sucûd(sucûdi).

Türkçe Çeviri

Ve yaptığı zaman beyti/evi32 bilinci geri döndürme yeri insanlara; ve bir güvenlik; ve edinin/tutun/alın İbrahim'in dikelme/ayağa kalkma/doğrulma yerinden bir salla13 yeri; ve antlaştık/ahitleştik İbrahim’le ve İsmail'le ki o ikisi temizler evimi32; etrafta dolaşanlar için; ve adananlara/kendini vakfedenlere; ve rükû11 edenlere; secde12 edenlere.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>2:125.&nbsp;Hani Biz, Beyt’i<sup>1</sup>&nbsp;insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. “İbrahim’in makamından kendinize bir salât<sup>2</sup>&nbsp;yeri edinin.” dedik. İbrahim ve İsmail’den, “Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, “rükû ve secde edenler”<sup>3</sup>&nbsp;için temiz tutun.” diye söz aldık.1-&nbsp;Kâbe’yi,&nbsp;Mescid-i Haram’ı.&nbsp;2-&nbsp;Allah’a yönelme, namaz kılma,&nbsp;3-&nbsp;Allah’a bağlılığı ortaya koyanlar, buyruklarına içtenlikle tabi olanlar, saygı gösterip, değerini takdir edenler.2:125.&nbsp;And when We put The House (as) a reward/replacement/compensation to the people, and (a) safety/security, and they took from Abraham’s place a prayer place , and We entrusted/recommended to Abraham and Ishmael: "That purify/clean/wash (B) My House for the circlers/walkers around , and the devoting/dedicating , and the bowing , the prostrating ."</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 l-beyte beyti/evi الْبَيْتَ بيت
4 mesabeten bilinci geri döndürme yeri مَثَابَةً ثوب
5 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
6 ve emnen ve bir güvenlik وَأَمْنًا امن
7 vettehizu ve edinin/tutun/alın وَاتَّخِذُوا اخذ
8 min مِنْ -
9 mekami dikelme/ayağa kalkma/doğrulma yerinden مَقَامِ قوم
10 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
11 musallen bir salla yeri مُصَلًّى صلو
12 ve ahidna ve antlaştık/ahitleştik وَعَهِدْنَا عهد
13 ila إِلَىٰ -
14 ibrahime İbrahim'le إِبْرَاهِيمَ -
15 ve ismaiyle ve İsmail'le وَإِسْمَاعِيلَ -
16 en ki أَنْ -
17 tahhira o ikisi temizler طَهِّرَا طهر
18 beytiye evimi بَيْتِيَ بيت
19 littaifine etrafta dolaşanlar için لِلطَّائِفِينَ طوف
20 vel'aakifine ve adananlar/kendini vakfedenler وَالْعَاكِفِينَ عكف
21 ve rrukkei ve rükû edenler وَالرُّكَّعِ ركع
22 s-sucudi secde edenler السُّجُودِ سجد

Notlar

Not

(ثوب) dönmek (return), geri gelmek (come back), bir şeyin veya durumun geri gelmesi (come back a state or conditon), bilincin tekrar kazanılması (regain conciousness), duygunun iyileşmesi (recover a sense), ödüllendirmek (reward), tekrar ödemek (repay) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 130 (of 1303)(طوف) etrafta gitmek (go about), etrafta yürümek (walk around), etrafta gezinen (ride about) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 671 (of 1303)

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

336|3|43|يَٰمَرْيَمُ ٱقْنُتِى لِرَبِّكِ وَٱسْجُدِى وَٱرْكَعِى مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

Latin Literal

43. Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mear râkiîn(râkiîne).

Türkçe Çeviri

"Ey Meryem! Alçak gönüllü ol/uysal ol Rabbine4; ve secde12 et; ve rükû11 et rükû11 edenlerle birlikte."

Ahmed Samira Çevirisi

<p>3:43.&nbsp;“Ey Meryem! Rabb’ine içtenlikle bağlan, secde et<sup>1</sup>&nbsp;ve rukû<sup>2&nbsp;</sup>edenlerle birlikte rukû et.”1-&nbsp;İtaat etmek, emrine amade olmak, değerin takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.&nbsp;2-&nbsp;Allah’a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle tabi olmak.3:43.&nbsp;You Mary, obey humbly to your Lord, and prostrate, and bow with the bowing .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya meryemu ey Meryem يَامَرْيَمُ -
2 knuti alçak gönüllü ol/uysal ol اقْنُتِي قنت
3 lirabbiki Rabbine لِرَبِّكِ ربب
4 vescudi ve secde et وَاسْجُدِي سجد
5 verkeiy ve rükû et وَارْكَعِي ركع
6 mea birlikte مَعَ -
7 r-rakiiyne rükû edenlerle الرَّاكِعِينَ ركع

Notlar

Not

Rükû için; bak 2:43

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

5. Mâide Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

724|5|55|إِنَّمَا وَلِيُّكُمُ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُمْ رَٰكِعُونَ

Latin Literal

55. İnnemâ veliyyukumullâhu ve resûluhu vellezîne âmenullezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum râkıûn(râkıûne).

Türkçe Çeviri

Veliniz28 sizin ancak Allah’tır; ve resûlüdür418 O'nun; ve iman47 etmiş kimselerdir; kimseler (ki) ikame572 ederler salâtı5; ve verirler zekâtı10; ve onlar rükû11 edenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>5:55.&nbsp;Sizin veliniz; ancak Allah, O’nun Resûlü ve “salatı ikame edip rukû halinde zekât yapan”<sup>1</sup>&nbsp;mü’minlerdir.1-&nbsp;Bu cümleye, literal/lafzi olarak diğer çevirilerde, “namaz kılan, zekât veren ve rukû eden” şeklinde verilen anlam doğru değildir. Oysaki ayette, sözcük anlamı itibariyle “salatı ikame edip rukû halinde zekât yapan” demek olan bu terkip; Şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmek, O’na kulluk etmek ve bunu, Allah’a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.5:55.&nbsp;But your guardian/patron/ally (is) God, and His messenger; and those who believed they keep up the prayers, and they give the charity , and they are bowing .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 veliyyukumu sizin veliniz وَلِيُّكُمُ ولي
3 llahu Allah'tır اللَّهُ -
4 ve rasuluhu ve resulüdür/elçisidir onun وَرَسُولُهُ رسل
5 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
6 amenu İman etmiş امَنُوا امن
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 yukimune dikerler/ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ قوم
9 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
10 ve yu'tune ve verirler وَيُؤْتُونَ اتي
11 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
12 ve hum ve onlar وَهُمْ -
13 rakiune rükû edenlerdir رَاكِعُونَ ركع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müminlerin  günlük vakitli salâtı.

Kavram 5

5Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât

Kavram 10

10Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür. 

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Veli

Kavram 28

28Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İkame etmek.

Kavram 572

572Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

9. Tevbe Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

1347|9|112|ٱلتَّٰٓئِبُونَ ٱلْعَٰبِدُونَ ٱلْحَٰمِدُونَ ٱلسَّٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّٰجِدُونَ ٱلْءَامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Latin Literal

112. Ettâibûnel âbidûnel hâmidûnes sâihûner râkiûnes sâcidûnel âmirûne bil ma’rûfi ven nâhûne anil munkeri vel hâfizûne li hudûdillâh (hudûdillâhi), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Tevbe33 edenlerdir; kulluk edenlerdir; hamd3 edenlerdir; seyahat edenlerdir*; rükû11 edenlerdir; secde12 edenlerdir; emredenlerdir marufla291; ve engelleyenlerdir/yasaklayanlardır münkeri82; ve koruyanlardır Allah'ın hudutlarını; ve müjdele müminleri27.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>9:112.&nbsp;Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler<sup>1</sup>, seyahat edenler<sup>2</sup>, rukû edenler<sup>3</sup>, secde edenler<sup>4</sup>, mar’ûf olanı yapıp, münker olana engel olanlar;<sup>5</sup>&nbsp;Allah’ın hudutlarını koruyanlardır. Mü’minleri müjdele.1-&nbsp;Övgüyü, yalnızca Allah’a özgü kılanlar.&nbsp;2-&nbsp;Yol birlikteliği yapanlar. Allah’ın dinine hizmet için sefere çıkanlar.&nbsp;3-&nbsp;Allah’a bağlılığı ortaya koyanlar, buyruklarına içtenlikle teslim olanlar.&nbsp;4-&nbsp;Saygı gösterip, değerini takdir edenler, O’nun emirlerine içtenlikle boyun eğenler.&nbsp;5-&nbsp;Bkz. 9:71 Ayetin dipnotu.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 et-taibune tevbe edenler التَّائِبُونَ توب
2 l-aabidune kulluk edenler الْعَابِدُونَ عبد
3 l-hamidune hamd edenler الْحَامِدُونَ حمد
4 s-saihune seyahat edenler (Allah için) السَّائِحُونَ سيح
5 r-rakiune rükû edenler الرَّاكِعُونَ ركع
6 s-sacidune secde edenler السَّاجِدُونَ سجد
7 l-amirune emredenler الْامِرُونَ امر
8 bil-mea'rufi evrensel kabul edilmişle بِالْمَعْرُوفِ عرف
9 ve nnahune ve engelleyenler/yasaklayanlar وَالنَّاهُونَ نهي
10 ani عَنِ -
11 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
12 velhafizune ve koruyanlar وَالْحَافِظُونَ حفظ
13 lihududi hudutlarını لِحُدُودِ حدد
14 llahi Allah'ın اللَّهِ -
15 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
16 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın yolunda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd

Kavram 3

3En yüce övgü/methetme.

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

maruf

Kavram 291

291Evrensel kabuller, evrenin işleyişine uygun davranışlar, normlar.

22. Hac Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

2619|22|26|وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

Latin Literal

26. Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).

Türkçe Çeviri

Ve saptadığımız/tespit ettiğimiz zaman İbrahim'e beytin32 mekanını/yerini; ki şirk koşma71 benimle bir şey; ve temizle beytimi32* tavaf1149 edenlere; ve kıyam143 edenlere; ve rükû11 edenlere; secde12 edenlere.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>22:26.&nbsp;Bir zamanlar İbrahim’e evin<sup>1</sup>&nbsp;yerini göstererek; “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavâf edenler, kaim olanlar<sup>2</sup>, rukû<sup>3</sup>&nbsp;edenler, secde edenler<sup>4</sup>&nbsp;için arındır.”<sup>5</sup>&nbsp;demiştik.1-&nbsp;Kâbe.&nbsp;2-&nbsp;Hakkını vermek, canlı ve diri tutmak, ayakta tutmak.&nbsp;3-&nbsp;Şirk koşmaksızın Allah’a bağlılığı ortaya koymak, buyruklarına içtenlikle tabi olmak demektir.&nbsp;4-&nbsp;Allah’a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.&nbsp;İçtenlikle boyun eğmek.&nbsp;Allah’ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak. Yere kapanmak.&nbsp;5-&nbsp;“Tahhir” sözcüğüne “temizle, temiz tut” anlamının verilmesi doğru değildir. Tahir; fiziki değil, değersel /manevi bir temizliği ifade eder. Tıpkı bir kimseye, “Temiz insan dendiğinde; bedensel bir temizlikten değil, ahlaksal bir temizlikten söz etmiş olmak gibi.” Bir kimseye; temiz insan dendiğinde, dürüst insan, güvenilir insan vs. denmek istenmektedir. Evin/Beytin temiz tutulması da bu anlamdadır. Silinip süpürülmesi anlamında değil, her türlü şirkten, çıkarcılıktan, kötülükten ve yanlış şeylerden arındırmaktır.22:26.&nbsp;And when We established/assigned to Abraham the House/Home’s place/position , that do not share/make partners with Me (in) a thing, and purify/clean My House/Home to the circlers/walkers around,232and the standing/keeping up , and the bowing , and the prostrating.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 bevve'na saptadık/tespit ettik بَوَّأْنَا بوا
3 liibrahime İbrahim'e لِإِبْرَاهِيمَ -
4 mekane mekanını/yerini مَكَانَ كون
5 l-beyti beytin/evin الْبَيْتِ بيت
6 en ki أَنْ -
7 la لَا -
8 tuşrik ortak etme/ortaklaştırma تُشْرِكْ شرك
9 bi benimle بِي -
10 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
11 ve tahhir ve temizle وَطَهِّرْ طهر
12 beytiye beytimi/evimi بَيْتِيَ بيت
13 littaifine etrafta dolaşanlar için لِلطَّائِفِينَ طوف
14 velkaimine ve dikelmişler/ayağa kalkmışlar/doğrulmuşlar (için) وَالْقَائِمِينَ قوم
15 ve rrukkei ve rükû edenler/eğilenler/dize gelenler/baş eğenler (için) وَالرُّكَّعِ ركع
16 s-sucudi secde edenler/teslim olanlar (için). السُّجُودِ سجد

Notlar

Not 1

*Allah'ın bir şeyi kimseye ait olmayan, topluma ait olan demektir. Allah'ın devesi gibi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Beyt/ev

Kavram 32

32Topluma ait olan, dini öğretilerin takip edildiği ev, mekân. Kur'an'ın okunup öğrenildiği topluma ait mekân.  

Şirk koşmak/ortak koşmak

Kavram 71

71Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Tavaf

Kavram 1149

1149Dönmek, dolaşmak, bir şeyin etrafında gezmek, tâif edenler.

22. Hac Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2670|22|77|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Latin Literal

77. Yâ eyyuhellezîne âmenûrkeû vescudû va’budû rabbekum vef’alûl hayre leallekum tuflihûn(tuflihûne). (Secde Ayeti)

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Ve rükû11 edin; ve secde12 edin; ve kulluk edin46 Rabbinize4; ve faaliyet edin hayra; belki sizler felaha326 kavuşursunuz.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>22:77.&nbsp;Ey iman edenler! Rukû<sup>1</sup>&nbsp;edin, secde<sup>2</sup>&nbsp;edin, Rabb’inize kulluk edin, hayır yapın ki kurtuluşa erebilesiniz.1-&nbsp;Allah’a boyun eğip, itaat etmek; içtenlikle teslim olmak.&nbsp;2-&nbsp;Saygı gösterip, değerini takdir etmek.22:77.&nbsp;You, you those who believed, bow , and prostrate, and worship your Lord, and make/do the good ,maybe/perhaps you succeed/win.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 rkeu ve rükû edin/eğilin/dize gelin/baş eğin ارْكَعُوا ركع
5 vescudu ve secde edin/teslim olun وَاسْجُدُوا سجد
6 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد
7 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
8 vef'alu ve faaliyetinde bulunun وَافْعَلُوا فعل
9 l-hayra hayır/iyilik الْخَيْرَ خير
10 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
11 tuflihune felaha/kurtuluşa kavuşursunuz تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not

Rükû için; bak 2:43

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Felah

Kavram 326

326Kurtuluş, başarı.

38. Sâd Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3992|38|24|قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ

Latin Literal

24. Kâle lekad zalemeke bi suâli na’cetike ilâ niâcih(niâcihî), ve inne kesîren minel huletâi le yebgî ba’duhum alâ ba’dın illellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve kalîlun mâ hum, ve zanne dâvûdu ennemâ fetennâhu festagfere rabbehu ve harre râkian ve enâb(enâbe). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât18; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû11 ederek; ve tevbe33 etti.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>38:24.&nbsp;“Gerçekten, senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle doğrusu sana haksızlık etmiştir. Ortakların çoğu, birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve salihatı<sup>1</sup>&nbsp;yapanlar haksızlık etmezler. Ancak onlar da ne kadar azdır!” dedi. Dâvud, kendisini fitnelendirdiğimizi<sup>2</sup>&nbsp;iyice anladı. Hemen Rabbinden bağışlanma<sup>3</sup>&nbsp;diledi, ruku<sup>4</sup>&nbsp;ederek, tam bir teslimiyetle Rabb’ine yöneldi.<sup>5</sup>1-&nbsp;Bozuk olan şeyi düzeltmek, düzelticilik yapmak, yapıcı olmak, düzeltmeye yönlendirmek, teşvik etmek.&nbsp;2-&nbsp;Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, “Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir.” Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.&nbsp;3-&nbsp;Haksızlık yapan kişi için.&nbsp;4-&nbsp;Boyun eğip, itaat etmek. Tam teslim olmak.&nbsp;5-&nbsp;Nebi Dâvud ile ilgili tefsir kitaplarında yer alan hikâyelerin tamamı yalan ve iftiradır. Tamamı İsrâîliyyât kaynaklıdır. Bu kaynaklarda, zani (zina eden erkek) olarak gösterilen Nebi Dâvud’u, Kur’an şu şekilde tanımlamaktadır: “Çok sabırlı kulumuz,” “Evvab (sürekli Allah’a yönelen),” “Salihatı yapan, kendisine hikmet verilen, Allah’ın koruması altında bulunan, Allah katında güzel bir yere sahip olan.” Nebi Dâvud, bu özellikleri ile Nebi Muhammed’e örnek gösterilen bir şahsiyettir. Söz konusu 23. ve 24. ayetlerde Dâvud Nebi’nin iki tarafı dinlemeden karar vermesi eleştirilmektedir.</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale Dedi (Davut) قَالَ قول
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 zelemeke zulmetti sana ظَلَمَكَ ظلم
4 bisu'ali sormakla/istemekle بِسُؤَالِ سال
5 nea'cetike dişi koyununu senin نَعْجَتِكَ نعج
6 ila إِلَىٰ -
7 niaacihi kendi koyunlarına نِعَاجِهِ نعج
8 ve inne ve doğrusu, وَإِنَّ -
9 kesiran çoğu كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 l-huleta'i karışanlardan/ortaklardan الْخُلَطَاءِ خلط
12 leyebgi mutlak güçlü gelir لَيَبْغِي بغي
13 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 bea'din diğer bir kısmı بَعْضٍ بعض
16 illa dışında إِلَّا -
17 ellezine kimseler الَّذِينَ -
18 amenu inandılar امَنُوا امن
19 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
20 s-salihati düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler الصَّالِحَاتِ صلح
21 ve kalilun ve ne azdır وَقَلِيلٌ قلل
22 ma مَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
25 davudu Davut دَاوُودُ -
26 ennema أَنَّمَا -
27 fetennahu o durumda denediğimizi onu فَتَنَّاهُ فتن
28 festegfera öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi فَاسْتَغْفَرَ غفر
29 rabbehu Rabbinden رَبَّهُ ربب
30 ve harra ve kapandı yere وَخَرَّ خرر
31 rakian rükû ederek/eğilerek/dize gelerek/baş eğerek رَاكِعًا ركع
32 ve enabe ve döndü/tevbe etti. وَأَنَابَ نوب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Sâlihât

Kavram 18

18Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

77. Mürselât Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

5668|77|48|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

Latin Literal

48. Ve izâ kîle lehumurkeû lâ yerkeûn(yerkeûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara rükû11 edin; rükû11 etmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

<p>77:48.&nbsp;Onlara, “Rukû<sup>1</sup>&nbsp;edin.” denildiği zaman rukû etmezler.1-&nbsp;Şirk koşmaksızın Allah’a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek.&nbsp;İçtenlikle boyun eğmek.&nbsp;Cahiliye Arapları, puta tapmayıp yalnızca Allah’a tapanlara “rakea ilellah”; Allah’a rukû etti, derlerdi. Ayetteki rukûunun, namazdaki rukû ile bir ilgisi yoktur.77:48.&nbsp;And when/if (it) was said to them: "Bow ." They do not bow .</p>

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 rkeu rükû edin/eğilin/dize gelin/baş eğin ارْكَعُوا ركع
5 la لَا -
6 yerkeune rükû etmezler/eğilmezler/dize gelmezler/baş eğmezler يَرْكَعُونَ ركع

Notlar

Not

Rükû için; bak 2:43

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın rükûsu

Kavram 11

11Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 11:

insanın rükûsu

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

insanın rükûsu

Kavram No: 11

Kısa Açıklama: 11 Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 9

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve ikame 572 edin salâtı 5 ; ve verin zekâtı 10 ; ve rükû 11 edin rükû 11 edenlerle birlikte.

Bakara Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Ve yaptığı zaman beyti/evi 32 bilinci geri döndürme yeri insanlara; ve bir güvenlik; ve edinin/tutun/alın İbrahim'in dikelme/ayağa kalkma/doğrulma yerinden bir salla 13 yeri; ve antlaştık/ahitleştik İbrahim’le ve İsmail'le ki o ikisi temizler evimi 32 ; etrafta dolaşanlar için; ve adananlara/kendini vakfedenlere; ve rükû 11 edenlere; secde 12 edenlere.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: "Ey Meryem! Alçak gönüllü ol/uysal ol Rabbine 4 ; ve secde 12 et; ve rükû 11 et rükû 11 edenlerle birlikte."

Mâide Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Veliniz 28 sizin ancak Allah’tır; ve resûlüdür 418 O'nun; ve iman 47 etmiş kimselerdir; kimseler (ki) ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve verirler zekâtı 10 ; ve onlar rükû 11 edenlerdir.

Tevbe Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Tevbe 33 edenlerdir; kulluk edenlerdir; hamd 3 edenlerdir; seyahat edenlerdir * ; rükû 11 edenlerdir; secde 12 edenlerdir; emredenlerdir marufla 291 ; ve engelleyenlerdir/yasaklayanlardır münkeri 82 ; ve koruyanlardır Allah'ın hudutlarını; ve müjdele müminleri 27 .

Hac Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Ve saptadığımız/tespit ettiğimiz zaman İbrahim'e beytin 32 mekanını/yerini; ki şirk koşma 71 benimle bir şey; ve temizle beytimi 32 *  tavaf 1149 edenlere; ve kıyam 143 edenlere; ve rükû 11 edenlere; secde 12 edenlere.

Hac Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Ve rükû 11 edin; ve secde 12 edin; ve kulluk edin 46 Rabbinize 4 ; ve faaliyet edin hayra; belki sizler felaha 326 kavuşursunuz.

Sâd Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât 18 ; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû 11 ederek; ve tevbe 33 etti.

Mürselât Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara rükû 11 edin; rükû 11 etmezler.