Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
🧠 AI Entegrasyonu
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 174:

Muflih

Bu kavram 9 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

2. Bakara Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

12|2|5|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

5. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*; Rablerinden4 bir kılavuz192 üzerinedir; ve işte bunlar*; onlardır* muflih/kurtuluşa kavuşanlar174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ala üzerinedir عَلَىٰ -
3 huden Bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
4 min -nden مِنْ -
5 rabbihim Rableri- رَبِّهِمْ ربب
6 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Takva sahipleri.

9. Tevbe Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1323|9|88|لَٰكِنِ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ جَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْخَيْرَٰتُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

88. Lâkinir resûlu vellezîne âmenû meahu câhedû bi emvâlihim ve enfusihim, ve ulâike lehumul hayrâtu ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Lakin/fakat resûl418* ve kimseler (ki) iman47 ettiler onunla* beraber; cihat356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle201; ve işte bunlar; onlaradır hayırlar; ve işte bunlar; onlardır muflihler174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lakini lakin/fakat لَٰكِنِ -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
4 amenu iman ettiler امَنُوا امن
5 meahu onunla beraber مَعَهُ -
6 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
7 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
8 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
9 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
10 lehumu onlaradır لَهُمُ -
11 l-hayratu hayırlar الْخَيْرَاتُ خير
12 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
13 humu onlardır هُمُ -
14 l-muflihune muflihler الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

2773|23|102|فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

102. Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kime ağırlaştı tartıları* onun**; öyle ki işte bunlar; onlardır muflih174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kime فَمَنْ -
2 sekulet ağırlaştı ثَقُلَتْ ثقل
3 mevazinuhu tartıları onun مَوَازِينُهُ وزن
4 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
5 humu onlardır هُمُ -
6 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Çoğul. Demek ki çok sayıda tartı koyulacaktır. **Kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

24. Nûr Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

2840|24|51|إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

51. İnnemâ kâne kavlel mu’minîne izâ duû ilallâhi ve resûlihî li yahkume beynehum en yekûlû semi’nâ ve ata’nâ ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki oldu müminlerin27 kavli* davet edildikleri** zaman Allah'a doğru ve resûlüne418 O’nun*** hükmetmesi için aralarında ki derler: "İşittik ve itaat ettik1225"; işte bunlar; onlardır muflih174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 kane oldu كَانَ كون
3 kavle kavli/sözü قَوْلَ قول
4 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
5 iza zaman إِذَا -
6 duu davet edildikleri دُعُوا دعو
7 ila doğru إِلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 ve rasulihi ve resûlüne O’nun وَرَسُولِهِ رسل
10 liyehkume hükmetmesi için لِيَحْكُمَ حكم
11 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
12 en ki أَنْ -
13 yekulu derler يَقُولُوا قول
14 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
15 ve etaa'na ve itaat ettik وَأَطَعْنَا طوع
16 ve ulaike işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
17 humu onlardır هُمُ -
18 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Sözü.**Çağrıldıkları.***Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin

Kavram 27

27İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.   

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

İşittik ve itaat ettik

Kavram 1225

1225Müminlerin bir özelliği kendilerine söylenen sözü/kavli işitmeleridir, dinlemeleridir. Daha sonra sözün en güzeline uyarlar. Söz konusu Allah ve resûlü olunca zaten söz en güzel sözdür. Davet edilme ve çağrılma insan resûller tarafından yapılır ve  Yüce Allah'ın ve O'nun elçisi olan Cibrîl'in sözü olan Kur'ân'adır.

28. Kasas Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

3317|28|67|فَأَمَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَعَسَىٰٓ أَن يَكُونَ مِنَ ٱلْمُفْلِحِينَ

Latin Literal

67. Fe emmâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihân fe asâ en yekûne minel muflihîn(muflihîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ama kim tevbe33 etti; ve iman47 etti; ve yaptı bir sâlih777; öyle ki belki olur* muflihten174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feemma öyle ki ama فَأَمَّا -
2 men kim مَنْ -
3 tabe tevbe etti تَابَ توب
4 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feasa öyle ki belki فَعَسَىٰ عسي
8 en أَنْ -
9 yekune olur يَكُونَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-muflihine muflihten الْمُفْلِحِينَ فلح

Notlar

Not 1

*O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Sâlih

Kavram 777

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

30. Rûm Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

3445|30|38|فَـَٔاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ يُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3445|30|38|فات ذا القربي حقه والمسكين وابن السبيل ذلك خير للذين يريدون وجه الله واوليك هم المفلحون

Latin Literal

38. Fe âti zel kurbâ hakkahu vel miskîne vebnes sebîl(sebîli), zâlike hayrun lillezîne yurîdûne vechallâhi ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ver yakınlık130 sahibine hakkını onun ve miskine113 ve yolun oğluna354; işte bu; bir hayırdır kimselere (ki) arzularlar Allah'ın yüzünü; ve işte bunlar; onlardır muflih174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 fe ati öyle ki ver فَـَٔاتِ اتي
2 za sahibine ذَا -
3 l-kurba yakınlık ٱلْقُرْبَىٰ قرب
4 hakkahu hakkını onun حَقَّهُۥ حقق
5 velmiskine ve miskine وَٱلْمِسْكِينَ سكن
6 vebne ve oğluna وَٱبْنَ بني
7 s-sebili yolun ٱلسَّبِيلِ ۚ سبل
8 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
9 hayrun bir hayırdır خَيْرٌۭ خير
10 lillezine kimselere لِّلَّذِينَ -
11 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
12 veche yüzünü وَجْهَ وجه
13 llahi Allah'ın ٱللَّهِ ۖ -
14 ve ulaike ve işte bunlar وَأُو۟لَـٰٓئِكَ -
15 humu onlardır هُمُ -
16 l-muflihune muflih ٱلْمُفْلِحُونَ فلح

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Miskin

Kavram 113

113Açlık sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.

Yakınlık sahibi

Kavram 130

130Her türlü yakınlık sahibi. Soy yakınlığı, mekan yakınlığı vb.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Yolun oğlu.

Kavram 354

354Evsiz barksız olan.

31. Lokman Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

3472|31|5|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3472|31|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Latin Literal

5. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*; bir kılavuz üzerinedir Rablerinden4; ve işte bunlar (ki) onlardır muflih174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 ulaike işte bunlar أُو۟لَـٰٓئِكَ -
2 ala üzerinedir عَلَىٰ -
3 huden bir kılavuz هُدًۭى هدي
4 min مِّن -
5 rabbihim Rablerinden رَّبِّهِمْ ۖ ربب
6 ve ulaike ve işte bunlar وَأُو۟لَـٰٓئِكَ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-muflihune muflih ٱلْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*İşte bu kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

58. Mücâdele Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

5124|58|22|لَّا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ يُوَآدُّونَ مَنْ حَآدَّ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَوْ كَانُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ أَوْ أَبْنَآءَهُمْ أَوْ إِخْوَٰنَهُمْ أَوْ عَشِيرَتَهُمْ أُو۟لَٰٓئِكَ كَتَبَ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْإِيمَٰنَ وَأَيَّدَهُم بِرُوحٍ مِّنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا رَضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ أُو۟لَٰٓئِكَ حِزْبُ ٱللَّهِ أَلَآ إِنَّ حِزْبَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5124|58|22|لا تجد قوما يومنون بالله واليوم الاخر يوادون من حاد الله ورسوله ولو كانوا اباهم او ابناهم او اخونهم او عشيرتهم اوليك كتب في قلوبهم الايمن وايدهم بروح منه ويدخلهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها رضي الله عنهم ورضوا عنه اوليك حزب الله الا ان حزب الله هم المفلحون

Latin Literal

22. Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Bulamazsın Allah'a ve ahiret gününe iman47 etmiş bir kavim/toplum** (ki) severler Allah'a ve resûlüne418 O’nun** hadde ulaşmış*** kimseleri; velev/şayet olduysa babaları/ataları ya da oğulları ya da kardeşleri ya da aşîretleri1264; işte bunlar; yazdı**** kalplerine onların***** imanı47; ve destekledi**** onları****** bir rûhla1334 kendisinden******; ve girdirir onları****** cennetlere (ki) akar altından onun******** nehirler; ölümsüzlerdir185 orada; razı oldu Allah onlardan ve razı oldular O'ndan; işte bunlar; hizbidir1333 Allah'ın; değil mi doğrusu hizbidir1333 Allah'ın; (ki) onlar muflihtir174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

NoKelimeAnlamArapçaKök
1 la لَّا -
2 tecidu bulamazsın تَجِدُ وجد
3 kavmen bir kavim/toplum قَوْمًۭا قوم
4 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
5 billahi Allah'a بِٱللَّهِ -
6 velyevmi ve gününe وَٱلْيَوْمِ يوم
7 l-ahiri ahiret ٱلْـَٔاخِرِ اخر
8 yuvaddune severler يُوَآدُّونَ ودد
9 men kimseleri مَنْ -
10 hadde hadde ulaşmış حَآدَّ حدد
11 llahe Allah'a ٱللَّهَ -
12 ve rasulehu ve resûlüne O’nun وَرَسُولَهُۥ رسل
13 velev velev/şayet وَلَوْ -
14 kanu olduysa كَانُوٓا۟ كون
15 aba'ehum babaları/ataları onların ءَابَآءَهُمْ ابو
16 ev ya da أَوْ -
17 ebna'ehum oğulları onların أَبْنَآءَهُمْ بني
18 ev ya da أَوْ -
19 ihvanehum kardeşleri onların إِخْوَٰنَهُمْ اخو
20 ev ya da أَوْ -
21 aşiratehum aşiretleri onların عَشِيرَتَهُمْ ۚ عشر
22 ulaike işte bunlar أُو۟لَـٰٓئِكَ -
23 ketebe yazdı كَتَبَ كتب
24 fi فِى -
25 kulubihimu kalplerine onların قُلُوبِهِمُ قلب
26 l-imane iman ٱلْإِيمَـٰنَ امن
27 ve eyyedehum ve destekledi onları وَأَيَّدَهُم ايد
28 biruhin bir rûhla بِرُوحٍۢ روح
29 minhu O’ndan مِّنْهُ ۖ -
30 ve yudhiluhum ve girdirir onları وَيُدْخِلُهُمْ دخل
31 cennatin cennetlere جَنَّـٰتٍۢ جنن
32 tecri akar تَجْرِى جري
33 min مِن -
34 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
35 l-enharu nehirler ٱلْأَنْهَـٰرُ نهر
36 halidine ölümsüzlerdir خَـٰلِدِينَ خلد
37 fiha orada فِيهَا ۚ -
38 radiye razı oldu رَضِىَ رضو
39 llahu Allah ٱللَّهُ -
40 anhum onlardan عَنْهُمْ -
41 ve radu ve razı oldular وَرَضُوا۟ رضو
42 anhu O'ndan عَنْهُ ۚ -
43 ulaike işte bunlar أُو۟لَـٰٓئِكَ -
44 hizbu hizbidir حِزْبُ حزب
45 llahi Allah'ın ٱللَّهِ ۚ -
46 ela değil mi أَلَآ -
47 inne doğrusu إِنَّ -
48 hizbe hizbidir حِزْبَ حزب
49 llahi Allah'ın ٱللَّهِ -
50 humu onlar هُمُ -
51 l-muflihune muhlihtir ٱلْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Gerçek mümin olan bir kavim/toplum.

**Allah'ın.

***Haddini bilmez; hudutları taşmaya ulaşmış.

****Allah.

*****Gerçek imanlı kimselerin.

******Gerçek imanlı kimseleri.​

*******Allah'tan.

********Cennetin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Ölümsüzler

Kavram 185

185Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Aşîret

Kavram 1264

1264Yoldaş, arkadaş, dost, refik, ortak.

Allah'ın hizbi.

Kavram 1333

1333Allah'ın bölmesi; bölüklere ayrıması. Kâfirler; münâfıklar (sahte müminler) ve müşriklerle gerçek müminleri ayırması. Cennetliklerle cehennemlikleri ayırması.

Allah'ın gerçek müminleri kendisinden bir rûhla desteklemesi.  

Kavram 1334

1334Yüce Allah 58:22 ayetinde apaçık bildirmiştir ki gerçek müminlere rûh yani canlandıran indirilir. Rûh meleklerle iner. Lehv-i Mahfûzdaki 2D zardaki bilgiyi evrenin içindeki kanatlı açık uçlu sicimlere ileten bir mekanizmadır. Açık uçlu sicimlerin nasıl titreşeceğinin belirler. Böylece 31 temel parçacık oluşur. Rabbimiz "Ol" dediğinde bilgi meleklere rûha iner ve Rabbimizin dilediği oluşur. Anlarız ki gerçek müminlerin kalplerine iman böyle yazılır. Kutsal rûh Cibrîl'dir. İsa kutsal rûhla desteklenmiştir. Demek ki imanlı ancak nebi veya resûl olmayan kimseler de Rabblerinden bir rûhla destekelenir.   

59. Haşr Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

5133|59|9|وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Latin Literal

9. Vellezîne tebevveûd dâre vel îmâne min kablihim yuhıbbûne men hâcere ileyhim ve lâ yecidûne fî sudûrihim hâceten mimmâ ûtû ve yû’sirûne alâ enfusihim ve lev kâne bihim hasâsah(hasâsatun), ve men yûka şuhha nefsihî fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yerleştiler diyara* ve imana47 onlardan** önce; severler*** kendilerine hicret355 etmiş kimseyi; ve bulmazlar göğüslerinde bir ihtiyaç/eksiklik verildiklerinden****; ve tercih ederler*** kendi nefislerine201 karşı; ve şayet olduysa da onlara*** bir yoksulluk/yokluk; ve kim takvalı21 oldurur kendi nefsini201 cimriliğe/pintiliğe (karşı); öyle ki işte bunlar; onlar muflihtir174.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 tebevve'u yerleştiler تَبَوَّءُوا بوا
3 d-dara diyara الدَّارَ دور
4 vel'imane ve imana وَالْإِيمَانَ امن
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
7 yuhibbune severler يُحِبُّونَ حبب
8 men kimseyi مَنْ -
9 hacera hicret etmiş هَاجَرَ هجر
10 ileyhim kendilerine إِلَيْهِمْ -
11 ve la ve وَلَا -
12 yecidune bulmazlar يَجِدُونَ وجد
13 fi فِي -
14 sudurihim göğüslerinde صُدُورِهِمْ صدر
15 haceten bir ihtiyaç/eksiklik حَاجَةً حوج
16 mimma مِمَّا -
17 utu verildiklerinden أُوتُوا اتي
18 veyu'sirune ve tercih ederler وَيُؤْثِرُونَ اثر
19 ala karşı عَلَىٰ -
20 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
21 velev velev/şayet وَلَوْ -
22 kane olduysa كَانَ كون
23 bihim onlara بِهِمْ -
24 hasasatun bir yoksulluk/yokluk خَصَاصَةٌ خصص
25 ve men ve kim وَمَنْ -
26 yuka takvalı oldurur يُوقَ وقي
27 şuhha cimriliğe/pintiliğe شُحَّ شحح
28 nefsihi kendi nefsinin نَفْسِهِ نفس
29 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
30 humu onlar هُمُ -
31 l-muflihune muflihtir الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Yurt, memleket. Yesrib yurdu.**Hicret edenlerden.***Yesrib yurdunda bulunanlar.****Fiil pasif geldiği için verdikleri değil verildikleri olur. Anlarız ki hicret edenler Yesrib yurdunda bazı ailelere verilmişlerdir. Paylaştırılmışlardır.  

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva

Kavram 21

21Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih

Kavram 174

174Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Hicret etmek.

Kavram 355

355Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 174:

Muflih

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Muflih

Kavram No: 174

Kısa Açıklama: 174 Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 9

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: İşte bunlar * ; Rablerinden 4 bir kılavuz 192 üzerinedir; ve işte bunlar * ; onlardır * muflih/kurtuluşa kavuşanlar 174 .

Arapça: 12|2|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Tevbe Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Lakin/fakat resûl 418 * ve kimseler (ki) iman 47 ettiler onunla * beraber; cihat 356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle 201 ; ve işte bunlar; onlaradır hayırlar; ve işte bunlar; onlardır muflihler 174 .

Arapça: 1323|9|88|لكن الرسول والذين امنوا معه جهدوا بامولهم وانفسهم واوليك لهم الخيرت واوليك هم المفلحون

Mü'minûn Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Öyle ki kime ağırlaştı tartıları * onun ** ; öyle ki işte bunlar; onlardır muflih 174 .

Arapça: 2773|23|102|فمن ثقلت موزينه فاوليك هم المفلحون

Nûr Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ancak ki oldu müminlerin 27 kavli * davet edildikleri ** zaman Allah'a doğru ve resûlüne 418 O’nun *** hükmetmesi için aralarında ki derler: "İşittik ve itaat ettik 1225 "; işte bunlar; onlardır muflih 174 .

Arapça: 2840|24|51|انما كان قول المومنين اذا دعوا الي الله ورسوله ليحكم بينهم ان يقولوا سمعنا واطعنا واوليك هم المفلحون

Kasas Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Öyle ki ama kim tevbe 33 etti; ve iman 47 etti; ve yaptı bir sâlih 777 ; öyle ki belki olur * muflihten 174 .

Arapça: 3317|28|67|فاما من تاب وامن وعمل صلحا فعسي ان يكون من المفلحين

Rûm Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Öyle ki ver yakınlık 130 sahibine hakkını onun ve miskine 113 ve yolun oğluna 354 ; işte bu; bir hayırdır kimselere (ki) arzularlar Allah'ın yüzünü; ve işte bunlar; onlardır muflih 174 .

Arapça: 3445|30|38|فات ذا القربي حقه والمسكين وابن السبيل ذلك خير للذين يريدون وجه الله واوليك هم المفلحون

Lokman Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: İşte bunlar * ; bir kılavuz üzerinedir Rablerinden 4 ; ve işte bunlar (ki) onlardır muflih 174 .

Arapça: 3472|31|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Mücâdele Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Bulamazsın Allah'a ve ahiret gününe iman 47 etmiş bir kavim/toplum ** (ki) severler Allah'a ve resûlüne 418 O’nun ** hadde ulaşmış *** kimseleri; velev/şayet olduysa babaları/ataları ya da oğulları ya da kardeşleri ya da aşîretleri 1264 ; işte bunlar; yazdı **** kalplerine onların ***** imanı 47 ; ve destekledi **** onları ****** bir rûhla 1334 kendisinden ****** ; ve girdirir onları ****** cennetlere (ki) akar altından onun ******** nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada; razı oldu Allah onlardan ve razı oldular O'ndan; işte bunlar; hizbidir 1333 Allah'ın; değil mi doğrusu hizbidir 1333 Allah'ın; (ki) onlar muflihtir 174 .

Arapça: 5124|58|22|لا تجد قوما يومنون بالله واليوم الاخر يوادون من حاد الله ورسوله ولو كانوا اباهم او ابناهم او اخونهم او عشيرتهم اوليك كتب في قلوبهم الايمن وايدهم بروح منه ويدخلهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها رضي الله عنهم ورضوا عنه اوليك حزب الله الا ان حزب الله هم المفلحون

Haşr Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yerleştiler diyara * ve imana 47 onlardan ** önce; severler *** kendilerine hicret 355 etmiş kimseyi; ve bulmazlar göğüslerinde bir ihtiyaç/eksiklik verildiklerinden **** ; ve tercih ederler *** kendi nefislerine 201 karşı; ve şayet olduysa da onlara *** bir yoksulluk/yokluk; ve kim takvalı 21 oldurur kendi nefsini 201 cimriliğe/pintiliğe (karşı); öyle ki işte bunlar; onlar muflihtir 174 .

Arapça: 5133|59|9|والذين تبوو الدار والايمن من قبلهم يحبون من هاجر اليهم ولا يجدون في صدورهم حاجه مما اوتوا ويوثرون علي انفسهم ولو كان بهم خصاصه ومن يوق شح نفسه فاوليك هم المفلحون