Âl-i İmrân Suresi - Ayet 83
Türkçe Meal: Öyle ki Allah'ın dininden 437 gayrisine/başkasına mı bakınırlar? Teslim oldu kimse 436 göklerdeki 162 ve yerdeki; gönüllü * ve kerhen 697 ; ve O'na döndürülürler.
Arama Operatörleri:
Ayet 83
Öyle ki Allah'ın dininden437 gayrisine/başkasına mı bakınırlar? Teslim oldu kimse436 göklerdeki162 ve yerdeki; gönüllü* ve kerhen697; ve O'na döndürülürler.
*İsteyerek.
Ayet 66
Değil mi (ki) doğrusu Allah’adır kimse436 göklerde162 ve kimse436 yerde*; ve tabi olur değillerdir kimseler (ki) çağırırlar Allah’ın astından şirk71 koştuklarını; ki tabi olurlar ancak zanna314; ve ki onlar ancak yalan uydururlar.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ela | değil mi (ki) | أَلَا | - |
| 2 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 3 | lillahi | Allah’adır | لِلَّهِ | - |
| 4 | men | kimse | مَنْ | - |
| 5 | fi | فِي | - | |
| 6 | s-semavati | göklerde | السَّمَاوَاتِ | سمو |
| 7 | ve men | ve kimse | وَمَنْ | - |
| 8 | fi | فِي | - | |
| 9 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 10 | ve ma | ve değillerdir | وَمَا | - |
| 11 | yettebiu | tabi olurlar | يَتَّبِعُ | تبع |
| 12 | ellezine | kimseler | الَّذِينَ | - |
| 13 | yed'une | çağırırlar | يَدْعُونَ | دعو |
| 14 | min | مِنْ | - | |
| 15 | duni | astından | دُونِ | دون |
| 16 | llahi | Allah’ın | اللَّهِ | - |
| 17 | şuraka'e | şirk koştuklarını | شُرَكَاءَ | شرك |
| 18 | in | ki | إِنْ | - |
| 19 | yettebiune | tabi olurlar | يَتَّبِعُونَ | تبع |
| 20 | illa | ancak | إِلَّا | - |
| 21 | z-zenne | zanna | الظَّنَّ | ظنن |
| 22 | ve in | ve ki | وَإِنْ | - |
| 23 | hum | onlar | هُمْ | - |
| 24 | illa | ancak | إِلَّا | - |
| 25 | yehrusune | yalan uydururlar | يَخْرُصُونَ | خرص |
*Yeryüzü ve ötegezegenler.
Ayet 55
Ve (senin) Rabbin4 daha iyi bilendir kimseyi436 göklerdeki162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik202 nebilerin132 bir kısmını bir kısım üzerine*; ve verdik Dâvud’a bir zebur477.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve rabbuke | ve (senin) Rabbin | وَرَبُّكَ | ربب |
| 2 | ea'lemu | daha iyi bilendir | أَعْلَمُ | علم |
| 3 | bimen | kimseyi | بِمَنْ | - |
| 4 | fi | فِي | - | |
| 5 | s-semavati | göklerdeki | السَّمَاوَاتِ | سمو |
| 6 | vel'erdi | ve yerdeki | وَالْأَرْضِ | ارض |
| 7 | velekad | ve ant olsun | وَلَقَدْ | - |
| 8 | feddelna | faziletli kıldık | فَضَّلْنَا | فضل |
| 9 | bea'de | bir kısmı | بَعْضَ | بعض |
| 10 | n-nebiyyine | nebilerin | النَّبِيِّينَ | نبا |
| 11 | ala | üzerine | عَلَىٰ | - |
| 12 | bea'din | bir kısım | بَعْضٍ | بعض |
| 13 | ve ateyna | ve verdik | وَاتَيْنَا | اتي |
| 14 | davude | Davud’a | دَاوُودَ | - |
| 15 | zeburan | bir zebur | زَبُورًا | زبر |
*Nebiler de birer insandır. Rableri katında dereceleri de farklıdır. Tek tanrıcılar olarak bizler nebileri ve resûlleri birbirinden ayırmayız. Fazilet yarışı yapmayız.
Ayet 19
Ve O'nadır* göklerdeki162 ve yerdeki kimse436; ve O'nun indindeki/katındaki kimse695; kebirlenmezler** kulluk46 etmekten O'na***; ve çekilmezler****.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve lehu | ve O’nadır | ||
| 2 | men | kimse | مَنْ | - |
| 3 | fi | فِي | - | |
| 4 | s-semavati | göklerde | السَّمَاوَاتِ | سمو |
| 5 | vel'erdi | ve yerde | وَالْأَرْضِ | ارض |
| 6 | ve men | ve kimse | وَمَنْ | - |
| 7 | indehu | indinde/katında O’nun | عِنْدَهُ | عند |
| 8 | la | لَا | - | |
| 9 | yestekbirune | kebirlenmezler | يَسْتَكْبِرُونَ | كبر |
| 10 | an | عَنْ | - | |
| 11 | ibadetihi | kulluk etmekten O'na | عِبَادَتِهِ | عبد |
| 12 | ve la | ve | وَلَا | - |
| 13 | yestehsirune | çekilmezler | يَسْتَحْسِرُونَ | حسر |
*Allah'adır.**Büyüklenme, kibirlenme.***Allah'a.****Yorulmazlar, güçten çekilmezler, umuttan/mutluluktan çekilmezler, iç çekmezler.
Ayet 18
Hiç görmez misin ki Allah'a; secde70 eder O'na*, göklerdeki436 kimse ve yerdeki kimse; ve Güneş; ve Ay; ve yıldızlar; ve dağlar; ve ağaç92; ve dâbbeler599; ve insanlardan çoğu; ve çoğu (insan) hak etti kendi üzerine azabı; ve kimse (ki) aşağılar Allah; öyle ki olmaz ona*** hiçbir değer veren; doğrusu Allah yapar dilediğini.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | elem | أَلَمْ | - | |
| 2 | tera | görmez misin? | تَرَ | راي |
| 3 | enne | ki | أَنَّ | - |
| 4 | llahe | Allah'a | اللَّهَ | - |
| 5 | yescudu | secde eder/diz çöküp boyun eğer | يَسْجُدُ | سجد |
| 6 | lehu | O'na | لَهُ | - |
| 7 | men | kimse | مَنْ | - |
| 8 | fi | فِي | - | |
| 9 | s-semavati | göklerdeki | السَّمَاوَاتِ | سمو |
| 10 | ve men | ve kimse | وَمَنْ | - |
| 11 | fi | فِي | - | |
| 12 | l-erdi | yerdeki | الْأَرْضِ | ارض |
| 13 | ve şşemsu | ve Güneş | وَالشَّمْسُ | شمس |
| 14 | velkameru | ve Ay | وَالْقَمَرُ | قمر |
| 15 | ve nnucumu | ve yıldızlar | وَالنُّجُومُ | نجم |
| 16 | velcibalu | ve dağlar | وَالْجِبَالُ | جبل |
| 17 | ve şşeceru | ve ağaç | وَالشَّجَرُ | شجر |
| 18 | ve ddevabbu | ve hareketli canlılar | وَالدَّوَابُّ | دبب |
| 19 | ve kesirun | ve çoğu | وَكَثِيرٌ | كثر |
| 20 | mine | -dan | مِنَ | - |
| 21 | n-nasi | insanlar- | النَّاسِ | نوس |
| 22 | vekesirun | ve çoğu | وَكَثِيرٌ | كثر |
| 23 | hakka | hak etti | حَقَّ | حقق |
| 24 | aleyhi | üzerine | عَلَيْهِ | - |
| 25 | l-azabu | azabı | الْعَذَابُ | عذب |
| 26 | ve men | ve kimse | وَمَنْ | - |
| 27 | yuhini | aşağılar | يُهِنِ | هون |
| 28 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 29 | fema | öyle ki olmaz | فَمَا | - |
| 30 | lehu | ona | لَهُ | - |
| 31 | min | hiçbir | مِنْ | - |
| 32 | mukrimin | değer veren | مُكْرِمٍ | كرم |
| 33 | inne | doğrusu | إِنَّ | - |
| 34 | llahe | Allah | اللَّهَ | - |
| 35 | yef'alu | yapar | يَفْعَلُ | فعل |
| 36 | ma | مَا | - | |
| 37 | yeşa'u | dilediğini | يَشَاءُ | شيا |
*Allah'a.**Kozmik ağ. Dallanmış budaklanmış galaksiler sistemi. ***Yüce Allah'ın aşağıladığı kimsenin dünyaya ve ahirette hiçbir değeri olmaz.
Göklerdeki kimseler.
Kavram Adı:
Göklerdeki kimseler.
Kavram No: 436
Kısa Açıklama: 436 Şerefli Kur'an'da akıllı/bilinçli uzaylı varlıkların/canlıların mevcut olduğu 1400 yıl öncesinden bildirilmiştir. Bu varlıklar öte gezegenlerde 'exoplanets' yaşarlar. Kendi Güneşleri vardır. Sabah ve akşamları vardır. Gölgeleri de vardır. Bu da bizlere maddeden yaratıldıklarını net bir şekilde gösterir. ‘Men’ ‘مَن’ zamirinin bilinçleri olan, akıllı varlıkları işaret etmesi üzerine yapılan bir analiz: Evrenimizde bizden başka yaşayan akıllı/bilinçli varlıklar var mı? Yüce Allah'ın katındaki kimseler kim?
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 5
Türkçe Meal: Öyle ki Allah'ın dininden 437 gayrisine/başkasına mı bakınırlar? Teslim oldu kimse 436 göklerdeki 162 ve yerdeki; gönüllü * ve kerhen 697 ; ve O'na döndürülürler.
Türkçe Meal: Değil mi (ki) doğrusu Allah’adır kimse 436 göklerde 162 ve kimse 436 yerde * ; ve tabi olur değillerdir kimseler (ki) çağırırlar Allah’ın astından şirk 71 koştuklarını; ki tabi olurlar ancak zanna 314 ; ve ki onlar ancak yalan uydururlar.
Türkçe Meal: Ve (senin) Rabbin 4 daha iyi bilendir kimseyi 436 göklerdeki 162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik 202 nebilerin 132 bir kısmını bir kısım üzerine * ; ve verdik Dâvud’a bir zebur 477 .
Türkçe Meal: Ve O'nadır * göklerdeki 162 ve yerdeki kimse 436 ; ve O'nun indindeki/katındaki kimse 695 ; kebirlenmezler ** kulluk 46 etmekten O'na *** ; ve çekilmezler **** .
Türkçe Meal: Hiç görmez misin ki Allah'a; secde 70 eder O'na * , göklerdeki 436 kimse ve yerdeki kimse; ve Güneş; ve Ay; ve yıldızlar; ve dağlar; ve ağaç 92 ; ve dâbbeler 599 ; ve insanlardan çoğu; ve çoğu (insan) hak etti kendi üzerine azabı; ve kimse (ki) aşağılar Allah; öyle ki olmaz ona *** hiçbir değer veren; doğrusu Allah yapar dilediğini.