Kehf Suresi - Ayet 9
Türkçe Meal: Ya da düşündün * ki kehf 468 ** ve rakîm 469 *** ashâbı 194 oldular ayetlerimizden 454 bir acayip **** .
Arapça: 2147|18|9|ام حسبت ان اصحب الكهف والرقيم كانوا من ايتنا عجبا
Arama Operatörleri:
Ayet 9
Ya da düşündün* ki kehf468** ve rakîm469*** ashâbı194 oldular ayetlerimizden454 bir acayip****.
18:9. Yoksa sen, Kehf1 ve Rakîm2 Ashabı’nın3 Bizim en şaşılacak ayetlerimizden4 olduklarını mı sandın?1- Mağara. 2- Yazıt/kitabe/yazılı levha arkadaşlarının. 3 – Arkadaş. 4-Mucize, ibret, kanıt.18:9. Or (have) you thought/supposed that (E) the cave’s and The Book’s/inscription’s owners/company , were (in) astonishment/amazement from Our verses/signs/evidences? (Did you think that the cave’s and The Book’s people were strange or amazing?)
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | em | ya da | أَمْ | - |
| 2 | hasibte | düşündün | حَسِبْتَ | حسب |
| 3 | enne | ki | أَنَّ | - |
| 4 | eshabe | yoldaşları | أَصْحَابَ | صحب |
| 5 | l-kehfi | kehf (mağara) | الْكَهْفِ | كهف |
| 6 | ve rrakimi | ve rakim (yazıt/rakamlayıcı) | وَالرَّقِيمِ | رقم |
| 7 | kanu | oldular | كَانُوا | كون |
| 8 | min | مِنْ | - | |
| 9 | ayatina | ayetlerimizden | ايَاتِنَا | ايي |
| 10 | aceben | bir acayip/bir şaşılan! | عَجَبًا | عجب |
Ayette geçen “ashab” ‘أَصْحَٰ’ kelimesinin anlamını en iyi veren kelime yoldaştır. Belirli bir amaç için birlikte hareket eden, bir zaman ve mekânda birlikte bulunan arkadaş topluluğu anlamındadır. Ayette 2 farklı yoldaş grubu işaret ediliyor.(ٱلْكَهْفِ) ‘l-kehf’ kelimesi kökü (كهف) olup mağara (cave), büyük mağara (cavern), çökkünlük (depression), oyuk (hollow), boşluk (cavity) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 989 (of 1303) (ٱلرَّقِيمِ) ‘r-rakim’ kelimesi kökü (رقم) olup yazmak (write), işaretlemek (mark), numaralandırmak-rakamlamak (number), damgalamak (örneğin bir atı) (brand), baskı yapmak (imprint) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 411 (of 1303)Anlaşılır ki ayette işaret edilen 2 yoldaş grubunun bir tanesi mağara yoldaşları, diğeriyse yazıcı (rakamlayıcı) yoldaşlarıdır. Bu iki grubunun başından geçen olayların şaşkınlık veren acayip bir durum olduğunu yüce Allah bizlere bildiriyor. Bu iki grup çok sıra dışı, mucizevi bir olay yaşamış olmalılardır. Bu çok ilginç, şaşılacak mucizevi olayı birlikte yaşamış olmaları gereklidir.Kehf suresi 9-26. ayetlerinde yüce Allah 7 gencin başından geçen mucizevi bir zaman yolculuk olayını bizlere bildirmektedir. Bu zaman yolculuğunu gençlere yaptıranlarsa rakim/yazıt yoldaşları olup hiperuzayda bulunan Cibril benzeri şerefli varlıklardır. Bu şerefli varlıklar yüce Allah'ın izniyle Levh-i Mahfuz'u kodlama yetkisi olan varlıklardır.
*Nebi ve resûl Muhammed.**Mağara.***Rakam.****Şaşılan. Gerçekten de bu kıssa şaşılacak kadar sıra dışı olayları anlatmaktadır.
Ayet 10
Sığındığı zaman gençler468 kehfe*; öyle ki dediler: “Rabbimiz4! Ver bize katından/indinden bir rahmet271; ve hazırla bize emrimizden/işimizden bir doğruluk61."
18:10. Gençler, mağaraya sığındıkları zaman şöyle demişlerdi: “Rabb’imiz, bize kendi katından bir rahmet ver. İşimizde doğru olanı yapma bilinci lütfet.”18:10. When the youths/servants took shelter/refuge to (in) the cave , so they said: "Our Lord give/bring us from at You mercy and prepare/make possible for us from our matter/affair (a) correct/right guidance."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | iz | zaman | إِذْ | - |
| 2 | eva | sığındığı | أَوَى | اوي |
| 3 | l-fityetu | gençler | الْفِتْيَةُ | فتي |
| 4 | ila | إِلَى | - | |
| 5 | l-kehfi | mağaraya | الْكَهْفِ | كهف |
| 6 | fe kalu | öyle ki, dediler | فَقَالُوا | قول |
| 7 | rabbena | Rabb’imiz! | رَبَّنَا | ربب |
| 8 | atina | ver bize | اتِنَا | اتي |
| 9 | min | مِنْ | - | |
| 10 | ledunke | katından/indinden | لَدُنْكَ | لدن |
| 11 | rahmeten | bir rahmet | رَحْمَةً | رحم |
| 12 | ve heyyi' | ve hazırla | وَهَيِّئْ | هيا |
| 13 | lena | bize | لَنَا | - |
| 14 | min | مِنْ | - | |
| 15 | emrina | emrimizden/işimizden | أَمْرِنَا | امر |
| 16 | raşeden | bir doğru yol/bir olgunluk | رَشَدًا | رشد |
Anlarız ki genç insanlardan oluşan bir grup insan bir şeyden veya şeylerden korunmak için bir mağaraya sığınmıştır. MS 125 yılında Afşin/Kahramanmaraş'ta bulunan mağaraya girmişlerdir. MS 125 yıllarında Roma İmparatorluğu henüz bölünmemişti ve dev imparatorluğun başında İmparator Hadrianus vardı. Hadrianus MS 117-138 yılları arasında ülkeyi yönetmiştir. MS 125 yılları Yahudiye gölgesinin Roma İmparatorluğu tarafından şiddetli bir baskı altında olduğu dönemlerden birisidir. Roma’nın baskısı Yahudilere olduğu kadar mutlak ki Hristiyanlara da olmuş olmalıdır. Gençlerin gerçekten çok zor durumda oldukları ortadadır. Bu gençler bir mağaraya sığındıklarında yüce Allah’a dua ederek ondan rahmet dileyip yardım istemektedirler. Çok zorlu bir durumdan kendilerini kurtaracak olan doğru bir yol, doğru bir anlayış istemektedirler.
*Mağaraya.
Ashâb-ı Kehf
Kavram Adı:
Ashâb-ı Kehf
Kavram No: 468
Kısa Açıklama: 468 Mağara yoldaşları. Zulümden kaçmak için Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesinde bulunan mağaraya MS 125 yılında giren 7 tek tanrıcı genç. Rakim yoldaşları tarafından 300 Güneş yılı 309 Ay yılı zaman yolculuğu yaptırılan bu gençler MS 425 yılında uyanmışlardır.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 2
Türkçe Meal: Ya da düşündün * ki kehf 468 ** ve rakîm 469 *** ashâbı 194 oldular ayetlerimizden 454 bir acayip **** .
Arapça: 2147|18|9|ام حسبت ان اصحب الكهف والرقيم كانوا من ايتنا عجبا
Türkçe Meal: Sığındığı zaman gençler 468 kehfe * ; öyle ki dediler: “Rabbimiz 4 ! Ver bize katından/indinden bir rahmet 271 ; ve hazırla bize emrimizden/işimizden bir doğruluk 61 ."
Arapça: 2148|18|10|اذ اوي الفتيه الي الكهف فقالوا ربنا اتنا من لدنك رحمه وهيي لنا من امرنا رشدا