Arapça Metin (Harekeli)
675|5|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Latin Literal
6. Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ kumtum iles salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ilel merâfikı vemsehû bi ruusikum ve erculekum ilâl ka’beyn(ka’beyni) ve in kuntum cunuben fattahherû ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minh(minhu) mâ yurîdullâhu li yec’ale aleykum min haracin ve lâkin yurîdu li yutahhirekum ve li yutimme ni’metehu aleykum leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Türkçe Çeviri
Ey iman47 etmiş kimseler! Dikeldiğiniz/ayağa kalktığınız zaman salâta5; öyle ki533 gusledin/yıkayın yüzlerinizi ve ellerinizi dirseğe doğru; ve mesh edin/sıvazlayın başlarınızı ve ayaklarınızı iki topuğa doğru; ve eğer olduysanız bir cünüp136; öyle ki temizlenin/yıkanın; ve eğer olduysanız hastalar; ya da bir sefer üzerinde; ya da geldi biriniz sizden gaitadan/dışkılamaktan; ya da dokundunuz/cinsel ilişkiye girdiniz kadınlara; ve asla bulamadınız bir su; öyle ki teyemmüm edin/sürün iyi/hoş/yumuşak toprağa/kuma; öyle ki sıvazlayın yüzlerinize ve ellerinize ondan (topraktan/kumdan); razı olur değildir Allah yapmaya sizlere zorluktan/darlıktan; fakat razı olur/arzular temizlemeye sizleri ve tamamlamaya kendi nimetini sizlere; belki sizler şükredersiniz43.
Ahmed Samira Çevirisi
<p>5:6. Ey iman edenler! Salâta<sup>1</sup> durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin.<sup>2</sup> Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin.<sup>3</sup> Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten<sup>4</sup> gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla<sup>5</sup> teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.1- Namaza. 2- Abdest alırken, esas olan şey ayakların mesh edilmesidir. Ayakları yıkamak, abdestin koşullarından değildir. Dikkat edilirse teyemmüm etmede abdest alırken yıkanan azalar sayılmıştır. Teyemmüm edilecek azalar arasında ayakların sayılmaması, abdest alırken ayakların yıkanmasının şart olmadığının göstergesidir. Ancak, isteğe bağlı olarak ayakların yıkanmasının bir sakıncası yoktur. Mesh, doğrudan ayağa yapılmalıdır. Başka bir nesnenin üzerine yapılan mesh geçerli değildir. 3- Boy abdesti alın. 4- Ayette geçen الغَائِطِ (ğâid) sözcüğünün kök harfi olan غَوْط (ğavt) oyuk, boşluk demektir. Ğavtâ ise kaka demektir. Ğaid ise tuvalet yolu demektir. Diğer bir ifade ile tuvalet demektir. Tuvalet küçük ve büyük abdestin yapıldığı yer olduğu için, sadece büyük abdest değil küçük abdestte de abdest almayı gerektirir. 5- İnce toprak.5:6. You, you those who believed, if you started/got up to the prayers, so wash with water your faces, and your hands to the elbows, and rub/wipe with your heads and your feet to the two joints/ankle bones, and if you wereimpure/unclean , so be purified/cleaned , and if you were sick/diseased or on (a) journey/trip/voyage or one of you came from the safe hidden depression in the ground (toilet), or you touched and felt repeatedly the women, so you did not find water, so wipe your hands and face with dust good/pure dust, so rub/wipe with your faces and your hands from it, God does not want to make/put on you strain/hardship, and but He wants to purify you mentally and physically and to complete (E) His blessing on you, maybe/perhaps you thank/be grateful.</p>
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No |
Kelime |
Anlam |
Arapça |
Kök |
| 1 |
ya eyyuha |
ey |
يَاأَيُّهَا |
- |
| 2 |
ellezine |
kimseler |
الَّذِينَ |
- |
| 3 |
amenu |
iman etmiş |
امَنُوا |
امن |
| 4 |
iza |
zaman |
إِذَا |
- |
| 5 |
kumtum |
dikeldiğiniz/ayağa kalktığınız |
قُمْتُمْ |
قوم |
| 6 |
ila |
|
إِلَى |
- |
| 7 |
s-salati |
salata |
الصَّلَاةِ |
صلو |
| 8 |
fegsilu |
öyle ki yıkayın/gusledin |
فَاغْسِلُوا |
غسل |
| 9 |
vucuhekum |
yüzlerinizi |
وُجُوهَكُمْ |
وجه |
| 10 |
ve eydiyekum |
ve ellerinizi |
وَأَيْدِيَكُمْ |
يدي |
| 11 |
ila |
doğru |
إِلَى |
- |
| 12 |
l-merafiki |
dirseğe |
الْمَرَافِقِ |
رفق |
| 13 |
vemsehu |
ve mesh edin/sıvazlayın |
وَامْسَحُوا |
مسح |
| 14 |
biru'usikum |
başlarınızı |
بِرُءُوسِكُمْ |
راس |
| 15 |
ve erculekum |
ve ayaklarınızı |
وَأَرْجُلَكُمْ |
رجل |
| 16 |
ila |
doğru |
إِلَى |
- |
| 17 |
l-kea'beyni |
iki topuğa |
الْكَعْبَيْنِ |
كعب |
| 18 |
vein |
ve eğer |
وَإِنْ |
- |
| 19 |
kuntum |
oldunuz |
كُنْتُمْ |
كون |
| 20 |
cunuben |
bir cünüp/bir uzak (temizlikten) |
جُنُبًا |
جنب |
| 21 |
fettahheru |
öyle ki temizlenin/yıkanın |
فَاطَّهَّرُوا |
طهر |
| 22 |
vein |
ve eğer |
وَإِنْ |
- |
| 23 |
kuntum |
oldunuz |
كُنْتُمْ |
كون |
| 24 |
merda |
hastalar |
مَرْضَىٰ |
مرض |
| 25 |
ev |
ya da |
أَوْ |
- |
| 26 |
ala |
üzerinde |
عَلَىٰ |
- |
| 27 |
seferin |
bir sefer |
سَفَرٍ |
سفر |
| 28 |
ev |
ya da |
أَوْ |
- |
| 29 |
ca'e |
geldi |
جَاءَ |
جيا |
| 30 |
ehadun |
biriniz |
أَحَدٌ |
احد |
| 31 |
minkum |
sizden |
مِنْكُمْ |
- |
| 32 |
mine |
|
مِنَ |
- |
| 33 |
l-gaiti |
gaitadan/dışkılamaktan |
الْغَائِطِ |
غوط |
| 34 |
ev |
ya da |
أَوْ |
- |
| 35 |
lamestumu |
dokundunuz/cinsel ilişkiye girdiniz |
لَامَسْتُمُ |
لمس |
| 36 |
n-nisa'e |
kadınlara |
النِّسَاءَ |
نسو |
| 37 |
fe lem |
ve asla |
فَلَمْ |
- |
| 38 |
tecidu |
bulamadınız |
تَجِدُوا |
وجد |
| 39 |
maen |
bir su |
مَاءً |
موه |
| 40 |
feteyemmemu |
öyle ki teyemmüm edin/sürün |
فَتَيَمَّمُوا |
يمم |
| 41 |
saiyden |
toprağa/kuma |
صَعِيدًا |
صعد |
| 42 |
tayyiben |
iyi/hoş/yumuşak |
طَيِّبًا |
طيب |
| 43 |
femsehu |
öyle ki sıvazlayın |
فَامْسَحُوا |
مسح |
| 44 |
bivucuhikum |
yüzlerinize |
بِوُجُوهِكُمْ |
وجه |
| 45 |
ve eydikum |
ve ellerinize |
وَأَيْدِيكُمْ |
يدي |
| 46 |
minhu |
ondan (topraktan/kumdan) |
مِنْهُ |
- |
| 47 |
ma |
değildir |
مَا |
- |
| 48 |
yuridu |
razı olur |
يُرِيدُ |
رود |
| 49 |
llahu |
Allah |
اللَّهُ |
- |
| 50 |
liyec'ale |
yapmaya |
لِيَجْعَلَ |
جعل |
| 51 |
aleykum |
sizlere |
عَلَيْكُمْ |
- |
| 52 |
min |
|
مِنْ |
- |
| 53 |
haracin |
zorluktan/darlıktan |
حَرَجٍ |
حرج |
| 54 |
velakin |
fakat |
وَلَٰكِنْ |
- |
| 55 |
yuridu |
razı olur/arzular |
يُرِيدُ |
رود |
| 56 |
liyutahhirakum |
temizlemeye sizleri |
لِيُطَهِّرَكُمْ |
طهر |
| 57 |
veliyutimme |
ve tamamlamaya |
وَلِيُتِمَّ |
تمم |
| 58 |
nia'metehu |
kendi nimetini |
نِعْمَتَهُ |
نعم |
| 59 |
aleykum |
sizlere |
عَلَيْكُمْ |
- |
| 60 |
leallekum |
belki sizler |
لَعَلَّكُمْ |
- |
| 61 |
teşkurune |
şükredersiniz |
تَشْكُرُونَ |
شكر |