Tevbe Suresi - Ayet 77
Türkçe Meal: Öyle ki takip ettirir * (Allah) onlara kalplerinde bir nifâkı 769 , güne kadar (ki) karşılaşırlar O’na ** ; Allah'a bozduklarıyla; vaat ettikleriyle O’na * ve yalan söylerler olduklarıyla.
Arama Operatörleri:
Ayet 77
Öyle ki takip ettirir* (Allah) onlara kalplerinde bir nifâkı769, güne kadar (ki) karşılaşırlar O’na**; Allah'a bozduklarıyla; vaat ettikleriyle O’na* ve yalan söylerler olduklarıyla.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feea'kabehum | öyle ki takip ettirir (Allah) onlara | فَأَعْقَبَهُمْ | عقب |
| 2 | nifakan | bir nifak | نِفَاقًا | نفق |
| 3 | fi | فِي | - | |
| 4 | kulubihim | kalplerinde | قُلُوبِهِمْ | قلب |
| 5 | ila | kadar | إِلَىٰ | - |
| 6 | yevmi | güne | يَوْمِ | يوم |
| 7 | yelkavnehu | karşılaşırlar O’na | يَلْقَوْنَهُ | لقي |
| 8 | bima | بِمَا | - | |
| 9 | ehlefu | bozduklarıyla | أَخْلَفُوا | خلف |
| 10 | llahe | Allah | اللَّهَ | - |
| 11 | ma | مَا | - | |
| 12 | veaduhu | vaat ettikleriyle O’na | وَعَدُوهُ | وعد |
| 13 | ve bima | ve | وَبِمَا | - |
| 14 | kanu | olduklarıyla | كَانُوا | كون |
| 15 | yekzibune | yalan söylerler | يَكْذِبُونَ | كذب |
*Peşinden koşturur.**Allah'a.
Ayet 97
Araplar772 daha şiddetlidir küfürde422 ve nifâkta769; ve daha uygundurlar ki bilmezler Allah'ın resûlüne418* karşı indirdiğinin hudutlarını**; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | el-ea'rabu | Araplar | الْأَعْرَابُ | عرب |
| 2 | eşeddu | daha şiddetlidir | أَشَدُّ | شدد |
| 3 | kufran | küfürde | كُفْرًا | كفر |
| 4 | ve nifakan | ve nifâkta | وَنِفَاقًا | نفق |
| 5 | ve ecderu | ve daha uygundur | وَأَجْدَرُ | جدر |
| 6 | ella | ki | أَلَّا | - |
| 7 | yea'lemu | bilmezler | يَعْلَمُوا | علم |
| 8 | hudude | hududlarını | حُدُودَ | حدد |
| 9 | ma | مَا | - | |
| 10 | enzele | indirdiğinin | أَنْزَلَ | نزل |
| 11 | llahu | Allah'ın | اللَّهُ | - |
| 12 | ala | karşı | عَلَىٰ | - |
| 13 | rasulihi | resûlüne | رَسُولِهِ | رسل |
| 14 | vallahu | ve Allah | وَاللَّهُ | - |
| 15 | alimun | bir Alîm’dir | عَلِيمٌ | علم |
| 16 | hakimun | bir Hakîm’dir | حَكِيمٌ | حكم |
*Resûl Muhammed.**Sınırlarını.
Ayet 101
Ve kimsedendir* çevrenizdeki Araplardan772 münâfıklar26; ve şehir ehlinden568; dirençlidirler nifâk769 üzerine; bilmezsin/bilemezsin** onları; biz biliriz onları*; azap edeceğiz onlara* iki kez; sonra döndürülürler büyük bir azaba doğru.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve mimmen | ve kimseden | وَمِمَّنْ | - |
| 2 | havlekum | çevrenizdeki | حَوْلَكُمْ | حول |
| 3 | mine | مِنَ | - | |
| 4 | l-ea'rabi | Araplardan | الْأَعْرَابِ | عرب |
| 5 | munafikune | münâfıklar | مُنَافِقُونَ | نفق |
| 6 | ve min | ve | وَمِنْ | - |
| 7 | ehli | ehlinden | أَهْلِ | اهل |
| 8 | l-medineti | şehir | الْمَدِينَةِ | مدن |
| 9 | meradu | dirençli | مَرَدُوا | مرد |
| 10 | ala | üzerine | عَلَى | - |
| 11 | n-nifaki | nifak | النِّفَاقِ | نفق |
| 12 | la | لَا | - | |
| 13 | tea'lemuhum | bilmezsin/bilemezsin onları | تَعْلَمُهُمْ | علم |
| 14 | nehnu | biz | نَحْنُ | - |
| 15 | nea'lemuhum | biliriz onları | نَعْلَمُهُمْ | علم |
| 16 | senuazzibuhum | azap edeceğiz onlara | سَنُعَذِّبُهُمْ | عذب |
| 17 | merrateyni | iki kez | مَرَّتَيْنِ | مرر |
| 18 | summe | sonra | ثُمَّ | - |
| 19 | yuraddune | döndürülürler | يُرَدُّونَ | ردد |
| 20 | ila | doğru | إِلَىٰ | - |
| 21 | azabin | bir azaba | عَذَابٍ | عذب |
| 22 | azimin | büyük | عَظِيمٍ | عظم |
*Münâfıklar her daim olacaktır. Kur'an öncesi vardılar. Kur'an inerken de vardılar. Kur'an sonrasında da bir anda bitmediler. Münâfıklar her zaman olmuştur; her zaman olacaktır. Gerçek müminler bu gerçeği her zaman kendilerine hatırlatmalıdırlar.**Açık ve net olarak görüldüğü üzere resûl Muhammed'e münâfıkları gaybtan bir bilgiyle bilme yetkisi verilmemiştir. Demek ki gaybı ancak Yüce Allah bilir. Dilediği kullarına vahy ederek bildirebilir.
Nifâk
Kavram Adı:
Nifâk
Kavram No: 769
Kısa Açıklama: 769 Münâfıklık (iki yüzlülük, kalbindekiyle dışa vurduğu farklı olan) ederek geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk yapmak.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 3
Türkçe Meal: Öyle ki takip ettirir * (Allah) onlara kalplerinde bir nifâkı 769 , güne kadar (ki) karşılaşırlar O’na ** ; Allah'a bozduklarıyla; vaat ettikleriyle O’na * ve yalan söylerler olduklarıyla.
Türkçe Meal: Araplar 772 daha şiddetlidir küfürde 422 ve nifâkta 769 ; ve daha uygundurlar ki bilmezler Allah'ın resûlüne 418 * karşı indirdiğinin hudutlarını ** ; ve Allah bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .
Türkçe Meal: Ve kimsedendir * çevrenizdeki Araplardan 772 münâfıklar 26 ; ve şehir ehlinden 568 ; dirençlidirler nifâk 769 üzerine; bilmezsin/bilemezsin ** onları; biz biliriz onları * ; azap edeceğiz onlara * iki kez; sonra döndürülürler büyük bir azaba doğru.