A'râf Suresi - Ayet 147
Türkçe Meal: Ve kimseleri (ki) yalanladılar 196 ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı; boşa çıktı yaptıkları; cezalandırılırlar 63 mı (ki) yapar oldukları dışında?
Arama Operatörleri:
Ayet 147
Ve kimseleri (ki) yalanladılar196 ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı; boşa çıktı yaptıkları; cezalandırılırlar63 mı (ki) yapar oldukları dışında?
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vellezine | ve kimseleri (ki) | وَالَّذِينَ | - |
| 2 | kezzebu | yalanladılar | كَذَّبُوا | كذب |
| 3 | biayatina | ayetlerimizi | بِايَاتِنَا | ايي |
| 4 | velika'i | ve kavuşmayı | وَلِقَاءِ | لقي |
| 5 | l-ahirati | ahirete | الْاخِرَةِ | اخر |
| 6 | habitat | boşa çıktı | حَبِطَتْ | حبط |
| 7 | ea'maluhum | yaptıkları | أَعْمَالُهُمْ | عمل |
| 8 | hel | mı | هَلْ | - |
| 9 | yuczevne | cezalandırılırlar | يُجْزَوْنَ | جزي |
| 10 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 11 | ma | مَا | - | |
| 12 | kanu | olduklarını | كَانُوا | كون |
| 13 | yea'melune | yaparlar | يَعْمَلُونَ | عمل |
Ayet 36
Ve ant olsun* gönderdik** her bir ümmete305 bir resûl418 ki kulluk46 edin Allah'a ve kaçının tâğût442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet128 hakikatlaştı***; öyle ki dolaşın**** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların196 akıbeti892.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velekad | ve ant olsun | وَلَقَدْ | - |
| 2 | beasna | gönderdik | بَعَثْنَا | بعث |
| 3 | fi | فِي | - | |
| 4 | kulli | her bir | كُلِّ | كلل |
| 5 | ummetin | ümmete | أُمَّةٍ | امم |
| 6 | rasulen | bir resûl | رَسُولًا | رسل |
| 7 | eni | ki | أَنِ | - |
| 8 | a'budu | kulluk edin | اعْبُدُوا | عبد |
| 9 | llahe | Allah'a | اللَّهَ | - |
| 10 | vectenibu | ve kaçının | وَاجْتَنِبُوا | جنب |
| 11 | t-tagute | tâğût (-tan) | الطَّاغُوتَ | طغي |
| 12 | feminhum | öyle ki onlardan | فَمِنْهُمْ | - |
| 13 | men | kimini | مَنْ | - |
| 14 | heda | doğru yola kılavuzladı | هَدَى | هدي |
| 15 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 16 | ve minhum | ve onlardan | وَمِنْهُمْ | - |
| 17 | men | kimine | مَنْ | - |
| 18 | hakkat | hakikatleşti | حَقَّتْ | حقق |
| 19 | aleyhi | üzerlerine | عَلَيْهِ | - |
| 20 | d-delaletu | dalalet | الضَّلَالَةُ | ضلل |
| 21 | fesiru | öyle ki dolaşın | فَسِيرُوا | سير |
| 22 | fi | فِي | - | |
| 23 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 24 | fenzuru | ve bakın | فَانْظُرُوا | نظر |
| 25 | keyfe | nasıl | كَيْفَ | كيف |
| 26 | kane | olmuş | كَانَ | كون |
| 27 | aakibetu | akıbeti | عَاقِبَةُ | عقب |
| 28 | l-mukezzibine | yalanlayanların | الْمُكَذِّبِينَ | كذب |
*Rabbimizin ekstradan vurgulaması asla ama asla aksinin olamayacağını bildirmek içindir. **Her bir ümmete kendi içlerinden, onların dilini konuşan resûller gönderilir. Nebi ve resûl kavramları doğru anlaşılmalıdır. Nebiler kutsal kitapları getirirler. Son nebi de Muhammed'tir. Ancak resûller gelmeye devam eder. Kıyamete kadar da gelecektir. Rabbimin insanları doğru yola kılavuzlamak istediğini ve bu nedenle resûlleri göndermeyi murad ettiğini anlarız. ***Hakikat/gerçek tecelli etti.****Arkeolojik kazılar yapın.
Ayet 105
Hiç olmuyor muydu ayetlerim454 (ki) tilâvet874 ediliyordu üzerinize*? Öyle ki oldunuz onu** yalanlıyorlar196.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | elem | hiç | أَلَمْ | - |
| 2 | tekun | olmuyor muydu | تَكُنْ | كون |
| 3 | ayati | ayetlerim | ايَاتِي | ايي |
| 4 | tutla | tilavet ediliyordu | تُتْلَىٰ | تلو |
| 5 | aleykum | üzerinize | عَلَيْكُمْ | - |
| 6 | fe kuntum | öyle ki oldunuz | فَكُنْتُمْ | كون |
| 7 | biha | ona | بِهَا | - |
| 8 | tukezzibune | yalanlıyorlar | تُكَذِّبُونَ | كذب |
*Çok önemli bir işarettir. Bu kimseler Yüce Allah'ın ayetlerine muhatap olmuş kimselerdir. **Ayeti.
Ayet 176
Yalanladı196 eyke1008 ashâbı194 mürselini368.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kezzebe | yalanladı | كَذَّبَ | كذب |
| 2 | eshabu | ashâbı | أَصْحَابُ | صحب |
| 3 | l-eyketi | Eyke | الْأَيْكَةِ | - |
| 4 | l-murseline | mürselini | الْمُرْسَلِينَ | رسل |
Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.
Kavram Adı:
Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.
Kavram No: 196
Kısa Açıklama: 196 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4
Türkçe Meal: Ve kimseleri (ki) yalanladılar 196 ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı; boşa çıktı yaptıkları; cezalandırılırlar 63 mı (ki) yapar oldukları dışında?
Türkçe Meal: Ve ant olsun * gönderdik ** her bir ümmete 305 bir resûl 418 ki kulluk 46 edin Allah'a ve kaçının tâğût 442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı 192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet 128 hakikatlaştı *** ; öyle ki dolaşın **** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların 196 akıbeti 892 .
Türkçe Meal: Hiç olmuyor muydu ayetlerim 454 (ki) tilâvet 874 ediliyordu üzerinize * ? Öyle ki oldunuz onu ** yalanlıyorlar 196 .
Türkçe Meal: Yalanladı 196 eyke 1008 ashâbı 194 mürselini 368 .