Kur'an-ı Kerim - Kavram 312:
Şi'âr, şiar
Kavram Bilgisi
Kavram Adı:
Şi'âr, şiar
Kavram No: 312
Kısa Açıklama: 312 Sembol, slogan, amblem, nişan, işaret, soyut bir kavramın somutlaşarak sembol/belirteç haline gelmesi.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4
Bu Kavramın Geçtiği Ayetler
Bakara Suresi - Ayet 158
Türkçe Meal: Doğrusu safa 1309 ve merve 1310 şiarlarındandır 312 Allah'ın; öyle ki kim hac etti beyti 32 ya da ziyaret etti; öyle ki yoktur günah onun üzerine ki tavaf eder/dolaşır o ikisini (safa ve merve); ve kim gönüllü oldu bir hayra/iyiliğe öyle ki doğrusu Allah Şâkir’dir 313 ; Alîm’dir 8 .
Arapça: 165|2|158|ان الصفا والمروه من شعاير الله فمن حج البيت او اعتمر فلا جناح عليه ان يطوف بهما ومن تطوع خيرا فان الله شاكر عليم
Mâide Suresi - Ayet 2
Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Halel getirmeyin * Allah'ın şiarlarına 312 ; ve ne de haram aya 34 ; ve ne de hediyeye 338 ; ve ne de gerdanlara ** ; ve ne de haram eve 535 gelenlere (ki) bakınırlar bir fazilete 202 Rablerinden 4 ve bir rızaya; ve sonlandırdığınız zaman ihramı 534 öyle ki avlanın; cürüm işletmesin sizlere bir kavme (olan) nefret/kin ki engellediler sizleri haram mescitten 158 ki (o durumda) sınırı aşarsınız; ve yardımlaşın erdem ve takva 21 üzerine; ve yardımlaşmayın günah üzerine; ve sınırı aşmayın; ve takvalı 21 olun Allah’a; doğrusu Allah Şedîd'tir 536 akabinde *** .
Arapça: 671|5|2|يايها الذين امنوا لا تحلوا شعير الله ولا الشهر الحرام ولا الهدي ولا القليد ولا امين البيت الحرام يبتغون فضلا من ربهم ورضونا واذا حللتم فاصطادوا ولا يجرمنكم شنان قوم ان صدوكم عن المسجد الحرام ان تعتدوا وتعاونوا علي البر والتقوي ولا تعاونوا علي الاثم والعدون واتقوا الله ان الله شديد العقاب
Hac Suresi - Ayet 32
Türkçe Meal: İşte budur; ve kim azimleştirir * şi'ârlarını 312 Allah'ın; öyle ki doğrusu o ** kalblerin takvasındandır 21 .
Arapça: 2625|22|32|ذلك ومن يعظم شعير الله فانها من تقوي القلوب
Hac Suresi - Ayet 36
Türkçe Meal: Ve bedenliler 1158 (ki) yaptık onu * sizlere şi’ârlarından 312 Allah'ın; sizleredir onda ** bir hayır; öyle ki zikredin 641 Allah'ın ismini onun *** üzerine saflar **** (-ken); öyle ki düştüğü * zaman yanlarına; öyle ki yiyin ondan ***** ve yedirin kanaat 398 edene ve utanana ****** ; işte böyledir; boyun eğdirdi onu * sizlere; belki sizler şükredersiniz 43 .
Arapça: 2629|22|36|والبدن جعلنها لكم من شعير الله لكم فيها خير فاذكروا اسم الله عليها صواف فاذا وجبت جنوبها فكلوا منها واطعموا القانع والمعتر كذلك سخرنها لكم لعلكم تشكرون