Fâtiha Suresi - Ayet 5
Türkçe Meal: Ancak * sana kulluk 46 ederiz 709 ** ve ancak * sana yardım *** arz ederiz 709 .
Arama Operatörleri:
Ayet 5
Ancak* sana kulluk46 ederiz709** ve ancak* sana yardım*** arz ederiz709.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | iyyake | ancak sana | إِيَّاكَ | - |
| 2 | na'budu | kulluk ederiz | نَعْبُدُ | عبد |
| 3 | ve iyyake | ve ancak sana | وَإِيَّاكَ | - |
| 4 | nesteiynu | istekte bulunuruz yardım için | نَسْتَعِينُ | عون |
‘na’budu’ kelimesi kökü (عبد) olup ibadet etmek/kulluk etmek/tapınmak (worship), hizmet etmek (serve), ilahlaştımak/taparcasına sevmek (idolize), köle olmak (enslave) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 685 (of 1303)Ayette fiil olarak, 1. şahıs çoğul, geniş zaman kipinde gelmiştir. ‘kulluk ederiz’ anlamına gelir. ‘İyyâke’ kelimesi ‘sadece sana’ demektir. Demek ki kulluk sadece ve sadece Yüce Allah’a yapılacaktır. Taparcasına sevmek, ilahlaştırmak/tanrılaştırmak, kölelik yapmak, kul olmak sadece Yüce Allah’a özgülenecektir. O’nun astından hiçbir şeye bu paye verilmeyecektir. ‘nestaîn’ kelimesi kökü (عون) olup yardım etmek/yardım talebinde bulunmak (help), yardım amaçlı destek vermek/talep etmek (support) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 771 (of 1303)Ayette fiil olarak, 1. şahıs çoğul, geniş zaman kipinde gelmiştir. ‘istekte bulunuruz yardım için/istekte bulunuruz destek için’ anlamına gelir.Demek ki ilahi yardım ve destek sadece ve sadece Yüce Allah’tan talep edilecektir. O’nun astından hiçbir şeyden ilahi bir yardım, destek istenmeyecektir. Yüce Allah’ın astından peygamberlerden, ölmüş kimselerden, evliyadan/velilerden, imamlardan, tekkelerden, türbelerden, yatırlardan asla ilahi bir yardım istenmeyecektir. Ayetin anlamını saptıran bazı müşrikler yardım/destek istemeyi ilahi anlamından çıkarıp sıradan işlerde de yarım istemenin işaret edildiğini iddia ederek müşrikliklerine kılıf hazırlarlar. Örneğin; düşüp ayağını kıran bir kimse yandan geçen insanlardan yardım/destek isteyemez mi? Elbette ister. Derler ki: "Öyleyse biz de bu ayete rağmen Yüce Allah'ın astından kimselerden ilahi yardım isteyebiliriz." Şeytanın aldatmacası ne de yaman! Ayette kastedilen şüphesiz ilahi destektir; ilahi yardımdır. Bir insan elinden gelen her şeyi yapacaktır. Mücadele edecektir. İnsanlardan elbette yardım talep edebilir. Tevekkül ve ilahi destek/yardım konusundaysa sadece Rabbinden yardım ve destek isteyecektir. Sadece ve sadece Rabbinden.
*Dışlama vurgusu (+). **Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir.***İlâhî yardım.
Ayet 91
"Ancak ki emredildim709* ki kulluk46 ederim Rabbine4 bu beldenin ki haram1280 kılandır onu**; ve O'nadır*** her bir şey; ve emredildim709* ki olurum müslimden45."
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | innema | ancak ki | إِنَّمَا | - |
| 2 | umirtu | emrolundum | أُمِرْتُ | امر |
| 3 | en | ki | أَنْ | - |
| 4 | ea'bude | kulluk ederim | أَعْبُدَ | عبد |
| 5 | rabbe | Rabbine | رَبَّ | ربب |
| 6 | hazihi | bu | هَٰذِهِ | - |
| 7 | l-beldeti | beldenin | الْبَلْدَةِ | بلد |
| 8 | llezi | ki | الَّذِي | - |
| 9 | harrameha | haram kılandır onu | حَرَّمَهَا | حرم |
| 10 | ve lehu | ve onadır | ||
| 11 | kullu | her | كُلُّ | كلل |
| 12 | şey'in | bir şey | شَيْءٍ | شيا |
| 13 | ve umirtu | ve emrolundum | وَأُمِرْتُ | امر |
| 14 | en | ki | أَنْ | - |
| 15 | ekune | olurum | أَكُونَ | كون |
| 16 | mine | مِنَ | - | |
| 17 | l-muslimine | müslimden | الْمُسْلِمِينَ | سلم |
*Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. Kendisine verilen ana emirleri bildirmektedir.
**Beldeyi.
***Allah'adır.
Ayet 92
"Ve ki tilâvet874 ederim709* Kur'ân'ı850; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalette128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim1263.""
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve en | ve ki | وَأَنْ | - |
| 2 | etluve | tilavet etmem | أَتْلُوَ | تلو |
| 3 | l-kurane | Kur'an'ı | الْقُرْانَ | قرا |
| 4 | fe meni | öyle ki kim | فَمَنِ | - |
| 5 | hteda | kılavuzlanır | اهْتَدَىٰ | هدي |
| 6 | feinnema | öyle ki ancak ki | فَإِنَّمَا | - |
| 7 | yehtedi | kılavuzlanır | يَهْتَدِي | هدي |
| 8 | linefsihi | kendi nefsi için | لِنَفْسِهِ | نفس |
| 9 | ve men | ve kim | وَمَنْ | - |
| 10 | delle | dalalette düştü | ضَلَّ | ضلل |
| 11 | fekul | öyle ki deki | فَقُلْ | قول |
| 12 | innema | ancak ki | إِنَّمَا | - |
| 13 | ena | ben | أَنَا | - |
| 14 | mine | مِنَ | - | |
| 15 | l-munzirine | munzirdenim | الْمُنْذِرِينَ | نذر |
*Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. Kendisine verilen ana emirleri bildirmektedir. Dört ayet sonra 28:3 ayetinde Rabbimiz Kur'an'ın nebi Muhammed üzerine tilâvet edileceğini bildirmektedir. Bu da biz kullarına güzel bir işarettir.
Şerefli elçi Cibrîl'in konuşması.
Kavram Adı:
Şerefli elçi Cibrîl'in konuşması.
Kavram No: 709
Kısa Açıklama: 709 Kur'an Yüce Allah katında bulunan, şerefli bir elçi olan Cibrîl'in sözüdür. Yüce Allah'ın izniyle elçi Muhammed'in kalbinde ve beyninde bulunan sinir hücrelerine Cibrîl aracılığıyla Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Fâtiha suresindeki ayetler de bu şerefli elçinin bizzat sözleridir. Bu şerefli elçi Kur'an'ın açılış suresi olan bu surede tüm yaratılmışlar/insanlar adına bizlere örnek olmakta Rabbine nida etmekte ve çağrıda bulunmaktadır. Bu şerefli elçinini sözlerini 27:91-92 ayetlerinde de görürüz. Bu ayetlerde de sadece Allah'a kullukla emrolunduğunu, ve şerefli Kur'ân'ı nebi Muhammed'e tilâvet etmekle emrolunduğunu bildirmektedir.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 3
Türkçe Meal: Ancak * sana kulluk 46 ederiz 709 ** ve ancak * sana yardım *** arz ederiz 709 .
Türkçe Meal: "Ancak ki emredildim 709 * ki kulluk 46 ederim Rabbine 4 bu beldenin ki haram 1280 kılandır onu ** ; ve O'nadır *** her bir şey; ve emredildim 709 * ki olurum müslimden 45 ."
Türkçe Meal: "Ve ki tilâvet 874 ederim 709 * Kur'ân'ı 850 ; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi 201 için; ve kim dalalette 128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim 1263 .""