Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 874:

Tilâvet

Bu kavram 20 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

10. Yunus Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1377|10|15|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Latin Literal

15. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena’ti bi kur’ânin gayri hâzâ ev beddilh(beddilhu), kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz389 beyanatlar620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la850 ya da değiştir onu*"; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu* nefsim201 tarafından**; tabi olmam*** üzerime vahyedilen603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik1081 ettiysem Rabbime4; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edilir تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kale dediler قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 la لَا -
9 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
10 lika'ena kavuşmayı bizlere لِقَاءَنَا لقي
11 ti gel ائْتِ اتي
12 bikur'anin bir Kur’an’la بِقُرْانٍ قرا
13 gayri başkası غَيْرِ غير
14 haza bunun هَٰذَا -
15 ev ya da أَوْ -
16 beddilhu değiştir onu بَدِّلْهُ بدل
17 kul de ki قُلْ قول
18 ma değildir مَا -
19 yekunu olur يَكُونُ كون
20 li bana لِي -
21 en ki أَنْ -
22 ubeddilehu değiştiririm onu أُبَدِّلَهُ بدل
23 min مِنْ -
24 tilka'i tarafından تِلْقَاءِ لقي
25 nefsi nefsim نَفْسِي نفس
26 in إِنْ -
27 ettebiu tabi olmam أَتَّبِعُ تبع
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 yuha vahyedilene يُوحَىٰ وحي
31 ileyye bana إِلَيَّ -
32 inni doğrusu ben إِنِّي -
33 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
34 in eğer إِنْ -
35 asaytu asilik ettiysem عَصَيْتُ عصي
36 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
37 azabe azabına عَذَابَ عذب
38 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
39 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı. Kur'an'ın ayetlerini kabul edip uygulamak yerine işlerine gelen hükümlerin Kur'an'ın yerine geçmesini isteyen kimseler resûlden Kur'an'ı değiştirmesini istemektedir.**Kendi isteğimle, dileğimle, rızamla.***Mutlak ki resûl sadece Kur'an der. Kur'an bize yeter der. Aksi düşünülemez. Mutlak ki sadece Kur'an'a tabi olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

10. Yunus Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

1378|10|16|قُل لَّوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوْتُهُۥ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَدْرَىٰكُم بِهِۦ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرًا مِّن قَبْلِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Latin Literal

16. Kul lev sâallâhu mâ televtuhû aleykum ve lâ edrâkum bihî, fe kad lebistu fîkum umuren min kablih(kablihî), e fe lâ ta’kilûn(ta’kilûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet dileseydi Allah tilâvet874 etmiş değildim onu* üzerinize; ve dirayetlendirmezdi788 (Allah) sizleri onunla**; öyle ki muhakkak kaldım içinizde bir ömür öncesinde onun***; öyle ki akletmez562 misiniz?"

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı.**Kur'an'la.***Kur'an'ın.

10. Yunus Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1423|10|61|وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

61. Ve mâ tekûnu fî şe’nin ve mâ tetlû minhu min kur’ânin ve lâ ta’melûne min amelin illâ kunnâ aleykum şuhûden iz tufîdûne, fîh(fîhi) ve mâ ya’zubu an rabbike min miskâli zerretin fîl ardı ve lâ fîs semâi ve lâ asgare min zâlike ve lâ ekbere illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve olur değilsiniz bir durumda; ve tilâvet874 eder değilsiniz ondan; Kur’ân’dan850; ve yapmazsınız bir amelden* dışında (ki) olduk üzerinize şahitler/tanıklar; taşıp aktığınız zaman onda**; uzaklaşır değildir (senin) Rabbinden4 ağırlığından bir zerre503 yerde ve ne de gökte180; ve ne de daha küçüğü875 bundan***; ve ne de daha büyüğü (ki) ancak apaçık bir kitaptadır134.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 tekunu olursunuz تَكُونُ كون
3 fi فِي -
4 şe'nin bir durumda شَأْنٍ شان
5 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
6 tetlu tilavet ederler تَتْلُو تلو
7 minhu ondan مِنْهُ -
8 min مِنْ -
9 kur'anin Kur’an’dan قُرْانٍ قرا
10 ve la ve وَلَا -
11 tea'melune yapmazsınız تَعْمَلُونَ عمل
12 min مِنْ -
13 amelin bir amelden عَمَلٍ عمل
14 illa dışında إِلَّا -
15 kunna olduk كُنَّا كون
16 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
17 şuhuden şahitler/tanıklar شُهُودًا شهد
18 iz zaman إِذْ -
19 tufidune taşıp aktığınız تُفِيضُونَ فيض
20 fihi onda فِيهِ -
21 ve ma değildir وَمَا -
22 yea'zubu uzaklaşmaz يَعْزُبُ عزب
23 an عَنْ -
24 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 min مِنْ -
26 miskali ağırlığından مِثْقَالِ ثقل
27 zerratin bir zerre ذَرَّةٍ ذرر
28 fi فِي -
29 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
30 ve la ve ne de وَلَا -
31 fi فِي -
32 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
33 ve la ve ne de وَلَا -
34 esgara daha küçüğü أَصْغَرَ صغر
35 min مِنْ -
36 zalike bundan ذَٰلِكَ -
37 ve la ve ne de وَلَا -
38 ekbera daha büyüğü أَكْبَرَ كبر
39 illa ancak إِلَّا -
40 fi فِي -
41 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
42 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yapıp etmeden.**Amelde, yapıp etmede.***Zerreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Levh-i Mahfuz

Kavram 134

134Korunmuş levha. Holografik evren prensibi 'The holographic principle' kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran, evrenimizin zaman dahil 3D kuantum bilgilerini içeren 2D zar/membran. Bu zardaki bilgi ışık hızında evrenin en küçük yapı taşları olan titreşen sicimlere ruh aracılığıyla yansır ve evren ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi canlanır.

gök; göğü

Kavram 180

180Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır. 

Zerre ve ağırlığı.

Kavram 503

503Kur'an'ın büyük bir mucizesidir. Zerre atomu işaret eder. Atomların ağırlıkları mevcuttur. Yüce Allah Kur'an'da evrenin en küçük yapıtaşı olan sicimleri (Sicim Teorisi) de fitil/fatil olarak işaret etmektedir. Bir fitil ve onun titreşimi işaret edilmiştir. Fitil işaretinin geçtiği ayetlerde ağırlık vurgulanmazken zerre geçen ayetlerde ağırlığa vurgu yapılmıştır. Sicimlerin herhangi bir ağırlığa sahip olmadıkları bilinmektedir. Bir atomdan daha küçük olanlar: Sicimler. Atomun ağırlığı varken sicimlerin ağırlığı yoktur.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Zerreden daha küçük olanlar.

Kavram 875

875Zerre atom demektir. Rabbimiz zerrenin ağırlığı olduğunu apaçık bizlere bildirmiştir (99:7 ve 99:8 ayetleri). 10:61 ayetinden anlarız ki atomdan daha küçük olup ağırlıkları olan şeyler de vardır. Atom çekirdeğini oluşturan nötron ve protonların ağırlıkları vardır. Bu işaretin Kur'an'da verilmesi Kur'an'ın büyük bir mucizesidir.   

10. Yunus Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

1433|10|71|وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِى وَتَذْكِيرِى بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَعَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُوٓا۟ أَمْرَكُمْ وَشُرَكَآءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ ٱقْضُوٓا۟ إِلَىَّ وَلَا تُنظِرُونِ

Latin Literal

71. Vetlu aleyhim nebe’e nûh(nûhın), iz kâle li kavmihî yâ kavmi in kâne kebure aleykum makâmî ve tezkîrî bi âyâtillâhi fe alâllâhi tevekkeltu fe ecmiû emrekum ve şurekâekum summe lâ yekun emrukum aleykum gummeten summakdû ileyye ve lâ tunzirûn(tunzirûne).

Türkçe Çeviri

Tilâvet874 et onlara Nûh'un haberini; dediği zaman kavmine/toplumuna: "Ey kavmim/toplumum! Eğer ağır/külfetli gelmiş olduysa üzerinize kıyamım/dikilmem143; ve zikretmem78 Allah'ın ayetlerini454; öyle ki Allah’ın üzerine tevekkül79 ettim (ben); öyle ki cem edin/toplayın kendi emrinizi ve şirk koştuklarınızı; sonra olmasın emriniz sizlere bir gam/keder; sonra tamamlayın (emrinizi) bana karşı; ve göz açtırmayın bana."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetlu oku وَاتْلُ تلو
2 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
3 nebee haberini نَبَأَ نبا
4 nuhin Nûh'un نُوحٍ -
5 iz zaman إِذْ -
6 kale dediği zaman قَالَ قول
7 likavmihi kavmine لِقَوْمِهِ قوم
8 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
9 in eğer إِنْ -
10 kane olduysa كَانَ كون
11 kebura ağır/külfetli geldi كَبُرَ كبر
12 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
13 mekami kıyamım/dikilmem مَقَامِي قوم
14 ve tezkiri ve zikretmem وَتَذْكِيرِي ذكر
15 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
16 llahi Allah'ın اللَّهِ -
17 feala öyle ki üzerine فَعَلَى -
18 llahi Allah’ın اللَّهِ -
19 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
20 feecmiu öyle ki cemaat olun/toplanın فَأَجْمِعُوا جمع
21 emrakum kendi emrinizi أَمْرَكُمْ امر
22 ve şuraka'ekum ve şirk koştuklarınızı وَشُرَكَاءَكُمْ شرك
23 summe sonra ثُمَّ -
24 la لَا -
25 yekun olmaz يَكُنْ كون
26 emrukum emriniz أَمْرُكُمْ امر
27 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
28 gummeten bir gam/keder غُمَّةً غمم
29 summe sonra ثُمَّ -
30 kdu kadere bağlayın اقْضُوا قضي
31 ileyye bana karşı إِلَيَّ -
32 ve la ve وَلَا -
33 tunziruni göz açtırmayın bana تُنْظِرُونِ نظر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Kıyam; genel tanım.

Kavram 143

143Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

11. Hûd Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

1488|11|17|أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

17. E fe men kâne alâ beyyinetin min rabbihî ve yetlûhu şâhidun minhu ve min kablihî kitâbu mûsâ imâmen ve rahmeh(rahmeten), ulâike yu’minûne bih(bihî), ve men yekfur bihî minel ahzâbi fen nâru mev’ıduh(mev’ıduhu), fe lâ teku fî miryetin minhu innehul hakku min rabbike ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse mi* (ki) oldu bir beyanat620 üzere Rabbinden4; ve tilâvet874 eder onu** ondan*** bir şahit/tanık (olarak) ; ve onun**** öncesinde Mûsâ'nın kitabı***** bir imamdı884 ve bir rahmetti271; işte bunlardır; iman47 ederler ona******; ve kim kâfirlik25 eder ona****** gruplardan/partilerden; öyle ki ateştir834 vaat edilen yeri onun; öyle ki olma şüphede ondan*******; doğrusu o******** haktır/gerçektir (senin) Rabbinden4; velakin/fakat çoğu insan iman47 etmez.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi (ki) أَفَمَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 ala üzere عَلَىٰ -
4 beyyinetin bir beyanat بَيِّنَةٍ بين
5 min مِنْ -
6 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
7 ve yetluhu ve tilavet eder onu وَيَتْلُوهُ تلو
8 şahidun bir şahit/tanık (olarak) شَاهِدٌ شهد
9 minhu ondan مِنْهُ -
10 ve min ve وَمِنْ -
11 kablihi öncesinden onun قَبْلِهِ قبل
12 kitabu kitabı كِتَابُ كتب
13 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -
14 imamen bir imamdı إِمَامًا امم
15 ve rahmeten ve bir rahmetti وَرَحْمَةً رحم
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
18 bihi ona بِهِ -
19 vemen ve kim وَمَنْ -
20 yekfur kâfirlik eder يَكْفُرْ كفر
21 bihi ona بِهِ -
22 mine مِنَ -
23 l-ehzabi gruplardan/partilerden الْأَحْزَابِ حزب
24 fennaru öyle ki ateştir فَالنَّارُ نور
25 mev'iduhu vaat edilen yeri onun مَوْعِدُهُ وعد
26 fela öyle ki فَلَا -
27 teku olma تَكُ كون
28 fi فِي -
29 miryetin şüphede مِرْيَةٍ مري
30 minhu ondan مِنْهُ -
31 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
32 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
33 min مِنْ -
34 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
35 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
36 eksera çoğu أَكْثَرَ كثر
37 n-nasi insan النَّاسِ نوس
38 la لَا -
39 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ateşe girer?**Kur'an'ı.***Kur'an'dan. Kur'an'ın Yüce Allah katından olduğuna bizzat yine Kur'an'dan tanık/şahit olarak.****Kur'an'ın.*****Tevrât.******Kur'an'a.*******Kur'an'dan.********Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Ateş, nar

Kavram 834

834Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

imam, imam olan Kur'an, imam olan Tevrât, imam olan kitap.

Kavram 884

884Liderlik eden, bir yolda önderlik eden, yönelilen. Yüce Rabbimiz 11:17 ayetinde Mûsâ'nın kitabının yani Tevrât'ın bir imam ve bir rahmet olduğunu bizlere bildirmiştir. Mutlak ki Kur'an da bir imamdır. İnsanlar imam olarak sadece kutsal kitapları takip etmelidir. İnsanlardan bazılarını imam kabul edip onun peşinden gidenler hüsrandadır. Gerçek müminlerin liderleri, önderleri imamları sadece Kur'an'dır.  

13. Ra'd Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1735|13|30|كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

Latin Literal

30. Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ hû(hûve), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; gönderdik seni* bir ümmete305; muhakkak gelip geçti ondan** önce ümmetler305; tilâvet874 etmen için onlara vahyettiğimizi603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik25 ederler Rahmân'a1; de ki: "O*** (ki) Rabbimdir4; yoktur ilâh74 O’nun**** dışında; O'na****** tevekkül79 ettim; ve O'nadır***** tevbem33."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 erselnake gönderdik seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 fi فِي -
4 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kabliha ondan önce قَبْلِهَا قبل
9 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
10 litetluve tilavet etmen için لِتَتْلُوَ تلو
11 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
12 llezi şeyleri الَّذِي -
13 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
14 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
17 bir-rahmani Rahmân'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
18 kul de ki قُلْ قول
19 huve O هُوَ -
20 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
21 la yoktur لَا -
22 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
23 illa dışında إِلَّا -
24 huve O’nun هُوَ -
25 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
26 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
27 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
28 metabi tevbem مَتَابِ توب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Ümmetten.***Allah.****Allah'ın.*****Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân

Kavram 1

1En yüce merhametli.

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Tevbe

Kavram 33

33Dönmek, vazgeçmek.

ilâh

Kavram 74

74Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Ümmet, ümmet

Kavram 305

305Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

17. İsrâ Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

2134|17|107|قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا

Latin Literal

107. Kul âminû bihî ev lâ tu’minû, innellezîne ûtul ilme min kablihî izâ yutlâ aleyhim yahırrûne lil ezkâni succedâ(succeden). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

De ki: “İman47 edin ona* ya da iman47 etmeyin; doğrusu onun** öncesinde (kendilerine) ilim1143 verilmiş kimseler (ki) tilâvet874 edildiği*** zaman onlara kapanıyorlardı çenelere**** secdeler halinde12."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 aminu iman edin امِنُوا امن
3 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
4 ev ya da أَوْ -
5 la لَا -
6 tu'minu iman etmeyin تُؤْمِنُوا امن
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 utu verildiler أُوتُوا اتي
10 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
11 min مِنْ -
12 kablihi önceden قَبْلِهِ قبل
13 iza zaman إِذَا -
14 yutla tilavet edildiği يُتْلَىٰ تلو
15 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
16 yehirrune kapanıyorlardı يَخِرُّونَ خرر
17 lilezkani çenelerine لِلْأَذْقَانِ ذقن
18 succeden secdeler halinde سُجَّدًا سجد

Notlar

Not 1

*Kur'ân'a.**Kur'ân'ın.***Yüce Allah'ın ayetleri.****Çeneleri üzerine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın secdesi

Kavram 12

12Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

İlim, ilim.

Kavram 1143

1143Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.  

22. Hac Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2623|22|30|ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

Latin Literal

30. Zâlike ve men yuazzım hurumâtillâhi fe huve hayrun lehu inde rabbih(rabbihî), ve uhıllet lekumul en’âmu illâ mâ yutlâ aleykum fectenibûr ricse minel evsâni vectenibû kavlez zûr(zûri).

Türkçe Çeviri

İşte budur; ve kim azimleştirir* haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm645; dışındadır tilâvet874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics773 (-den); evsândan786; ve yana kaçının zûr1155 kavil/söylem (-den)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yuazzim büyütür/büyük yapar يُعَظِّمْ عظم
4 hurumati haramlarını حُرُمَاتِ حرم
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
7 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
8 lehu ona لَهُ -
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 ve uhillet ve helal kılındı وَأُحِلَّتْ حلل
12 lekumu sizlere لَكُمُ -
13 l-en'aamu enam الْأَنْعَامُ نعم
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 ma مَا -
16 yutla tilavet edilen يُتْلَىٰ تلو
17 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
18 fectenibu artık kaçının فَاجْتَنِبُوا جنب
19 r-ricse rics (-den) الرِّجْسَ رجس
20 mine مِنَ -
21 l-evsani evsândan الْأَوْثَانِ وثن
22 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
23 kavle söz (-den) قَوْلَ قول
24 z-zuri sahte/yanıltıcı الزُّورِ زور

Notlar

Not 1

*Büyütür, önem verir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

Rics

Kavram 773

773Kirli, pis, iğrenç, utanılacak işler yapan.

Evsân

Kavram 786

786İdoller; Yüce Allah'a şirk koşma seviyesinde değer verilenler, dinde Yüce Allah'ın kitapları dışında haşa hüküm verme yetkisi olanlar, tapınma seviyesine getirilen objeler/insanlar/nesneler. 

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Zûr

Kavram 1155

1155Sahte/yanıltan, yalan, gerçek olmayan, doğru olmayan.

22. Hac Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

2665|22|72|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Latin Literal

72. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin ta’rifu fî vucûhillezîne keferûl munker(munkere), yekâdûne yestûne billezîne yetlûne aleyhim âyâtinâ, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zâlikum, en nâr(nâru), vaadehallâhullezîne keferû, ve bi’sel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz454 beyanatlar620 (-la); arif* olursun yüzlerinde kâfirlik25 etmiş kimselerin münkere82; neredeyse saldırırlar** kimselere*** (ki) tilâvet874 ederler**** kendilerine***** ayetlerimizi454; de ki: "Öyle ki haber vereyim mi sizlere daha şerrini bundan?"; Ateş! Ve vaat etti onu****** Allah kimselere (ki) kâfirlik25 ettiler; ve ne kötü oldu varış yeri.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edildiği تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 tea'rifu arif olursun تَعْرِفُ عرف
7 fi فِي -
8 vucuhi yüzlerinde وُجُوهِ وجه
9 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
10 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
11 l-munkera münkeri الْمُنْكَرَ نكر
12 yekadune neredeyse يَكَادُونَ كود
13 yestune saldırırlar/atlarlar يَسْطُونَ سطو
14 biellezine kimselere بِالَّذِينَ -
15 yetlune tilâvet ederler يَتْلُونَ تلو
16 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
17 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
18 kul de ki قُلْ قول
19 efeunebbiukum öyle ki haber vereyim mi sizlere أَفَأُنَبِّئُكُمْ نبا
20 bişerrin şerrini بِشَرٍّ شرر
21 min مِنْ -
22 zalikumu bundan ذَٰلِكُمُ -
23 n-naru ateş! النَّارُ نور
24 veadeha ve vaat etti onu وَعَدَهَا وعد
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 ellezine kimselere الَّذِينَ -
27 keferu inkar eden كَفَرُوا كفر
28 ve bi'se ve ne kötü oldu وَبِئْسَ باس
29 l-mesiru varış yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Farkına varırsın, anlarsın.**Kâfirlik etmiş kimseler.***Kur'ân'ı tilâvet eden kimselere. ****Kur'ân'ı tilâvet eden kimseler. *****Kâfirlik etmiş kimselere.******Ateşi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Münker

Kavram 82

82İğrençleştirilmiş, çirkinleştirilmiş. Pasif gelen bir kelimedir. Evrenin kabullerini yani işleyişini bozan uygulamalar mutlak ki çirkinlikle ve iğrençlikle sona erer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

2737|23|66|قَدْ كَانَتْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُمْ عَلَىٰٓ أَعْقَٰبِكُمْ تَنكِصُونَ

Latin Literal

66. Kad kânet âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum alâ a’kâbikum tenkisûn(tenkisûne).

Türkçe Çeviri

Muhakkak ki olmuştu ayetlerim454 (ki) tilâvet874 edilir üzerinize; öyle ki oldunuz topuklarınız üzere geri çevriliyorlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak ki قَدْ -
2 kanet oldu كَانَتْ كون
3 ayati ayetlerim ايَاتِي ايي
4 tutla tilavet edilir تُتْلَىٰ تلو
5 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
6 fekuntum öyle ki oldunuz فَكُنْتُمْ كون
7 ala üzere عَلَىٰ -
8 ea'kabikum topuklarınız أَعْقَابِكُمْ عقب
9 tenkisune geri çevriliyorlar تَنْكِصُونَ نكص

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

2776|23|105|أَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

Latin Literal

105. E lem tekun âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum bihâ tukezzibûn(tukezzibûne).

Türkçe Çeviri

Hiç olmuyor muydu ayetlerim454 (ki) tilâvet874 ediliyordu üzerinize*? Öyle ki oldunuz onu** yalanlıyorlar196.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem hiç أَلَمْ -
2 tekun olmuyor muydu تَكُنْ كون
3 ayati ayetlerim ايَاتِي ايي
4 tutla tilavet ediliyordu تُتْلَىٰ تلو
5 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
6 fe kuntum öyle ki oldunuz فَكُنْتُمْ كون
7 biha ona بِهَا -
8 tukezzibune yalanlıyorlar تُكَذِّبُونَ كذب

Notlar

Not 1

*Çok önemli bir işarettir. Bu kimseler Yüce Allah'ın ayetlerine muhatap olmuş kimselerdir. **Ayeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 196

196Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

2999|26|69|وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

Latin Literal

69. Vetlu aleyhim nebee ibrâhîm(ibrâhîme).

Türkçe Çeviri

Tilâvet874 et üzerlerine İbrâhîm'in haberini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

27. Neml Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

3249|27|92|وَأَنْ أَتْلُوَا۟ ٱلْقُرْءَانَ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَقُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Latin Literal

92. Ve en etluvel kur’ân(kur’âne), fe menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe kul innemâ ene minel munzirîn(munzirîne).

Türkçe Çeviri

"Ve ki tilâvet874 ederim709* Kur'ân'ı850; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalette128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim1263.""

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en ve ki وَأَنْ -
2 etluve tilavet etmem أَتْلُوَ تلو
3 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
4 fe meni öyle ki kim فَمَنِ -
5 hteda kılavuzlanır اهْتَدَىٰ هدي
6 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
7 yehtedi kılavuzlanır يَهْتَدِي هدي
8 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 delle dalalette düştü ضَلَّ ضلل
11 fekul öyle ki deki فَقُلْ قول
12 innema ancak ki إِنَّمَا -
13 ena ben أَنَا -
14 mine مِنَ -
15 l-munzirine munzirdenim الْمُنْذِرِينَ نذر

Notlar

Not 1

*Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. Kendisine verilen ana emirleri bildirmektedir. Dört ayet sonra 28:3 ayetinde Rabbimiz Kur'an'ın nebi Muhammed üzerine tilâvet edileceğini bildirmektedir. Bu da biz kullarına güzel bir işarettir.   ​

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Şerefli elçi Cibrîl'in konuşması.

Kavram 709

709Kur'an Yüce  Allah katında bulunan, şerefli bir elçi olan Cibrîl'in sözüdür. Yüce Allah'ın izniyle elçi Muhammed'in kalbinde ve beyninde bulunan sinir hücrelerine Cibrîl aracılığıyla Yüce Allah tarafından indirilmiştir. Fâtiha suresindeki ayetler de bu şerefli elçinin bizzat sözleridir. Bu şerefli elçi Kur'an'ın açılış suresi olan bu surede tüm yaratılmışlar/insanlar adına bizlere örnek olmakta Rabbine nida etmekte ve çağrıda bulunmaktadır. Bu şerefli elçinini sözlerini 27:91-92 ayetlerinde de görürüz. Bu ayetlerde de sadece Allah'a kullukla emrolunduğunu, ve şerefli Kur'ân'ı nebi Muhammed'e tilâvet etmekle emrolunduğunu bildirmektedir.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Munzir

Kavram 1263

1263Uyarıcılar, uyaranlar, ikaz edenler, ikaz ediciler.​

28. Kasas Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

3253|28|3|نَتْلُوا۟ عَلَيْكَ مِن نَّبَإِ مُوسَىٰ وَفِرْعَوْنَ بِٱلْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

3. Netlû aleyke min nebei mûsâ ve fir’avne bil hakkı li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Tilâvet874 ederiz* (senin) üzerine haberinden Mûsâ ve firavunun678 hakla/gerçekle; bir kavme/topluma (ki) iman47 ederler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 netlu tilâvet ederiz نَتْلُو تلو
2 aleyke (senin) üzerine عَلَيْكَ -
3 min مِنْ -
4 nebei haberinden نَبَإِ نبا
5 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
6 ve fir'avne ve firavunun وَفِرْعَوْنَ -
7 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
8 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
9 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Tilâvet görevinin şerefli elçi Cibrîl'e emredilerek verildiği 27:92 ayetinde bizzat Cibrîl'in sözleriyle bildirilmiştir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan)

Kavram 678

678Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

28. Kasas Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

3295|28|45|وَلَٰكِنَّآ أَنشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ ٱلْعُمُرُ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَلَٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Latin Literal

45. Ve lâkinnâ enşe’nâ kurûnen fe tetâvele aleyhimul umur(umuru), ve mâ kunte sâviyen fî ehli medyene tetlû aleyhim âyâtinâ, ve lâkinnâ kunnâ mursilîn(mursilîne).

Türkçe Çeviri

Velakin/fakat biz inşa ettik karınlar*; öyle ki uzattık üzerlerine** ömrü; ve olmuş değildin bir yerleşen*** medyen ehlinde568 tilâvet874 eden üzerlerine ayetlerimizi454; velakin/fakat biz olmuştuk mürsil1291.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velakinna velakin/fakat biz وَلَٰكِنَّا -
2 enşe'na inşa ettik أَنْشَأْنَا نشا
3 kurunen karınlar قُرُونًا قرن
4 fe tetavele öyle ki uzattık فَتَطَاوَلَ طول
5 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
6 l-umuru ömrü الْعُمُرُ عمر
7 ve ma ve değildin وَمَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 saviyen bir yerleşen ثَاوِيًا ثوي
10 fi فِي -
11 ehli ehlinde أَهْلِ اهل
12 medyene medyen مَدْيَنَ -
13 tetlu tilavet eden تَتْلُو تلو
14 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
15 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
16 velakinna velakin/fakat biz وَلَٰكِنَّا -
17 kunna olduk كُنَّا كون
18 mursiline mürsil مُرْسِلِينَ رسل

Notlar

Not 1

*Nesiller.

**Nesillerin.

***Kalan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Ahali, ehli.

Kavram 568

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur. 

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Mürsil

Kavram 1291

1291Resûller/elçiler gönderenler.

28. Kasas Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

3303|28|53|وَإِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦٓ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّنَآ إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلِهِۦ مُسْلِمِينَ

Latin Literal

53. Ve izâ yutlâ aleyhim kâlû âmennâ bihî innehul hakku min rabbinâ innâ kunnâ min kablihî muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği* zaman üzerlerine dediler**: "İman47 ettik ona***; doğrusu o* haktır/gerçektir Rabbimizden4; doğrusu biz olduk onun**** öncesinde müslim45."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 yutla tilâvet edildiği يُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 kalu derler قَالُوا قول
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 bihi ona بِهِ -
7 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
8 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
9 min مِنْ -
10 rabbina Rabbimizden رَبِّنَا ربب
11 inna doğrusu biz إِنَّا -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 min مِنْ -
14 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
15 muslimine müslim مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Şerefli Kurân.

**Kendilerine Kur'ân öncesi kutsal kitap verilmiş kimselerden imanlı kimseler.

***Şerefli Kurân'a.​

****Şerefli Kurân'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Müslim

Kavram 45

45Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.     

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

28. Kasas Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

3309|28|59|وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ

Latin Literal

59. Ve mâ kâne rabbuke muhlikel kurâ hattâ yeb’ase fî ummihâ resûlen yetlû aleyhim âyâtinâ, ve mâ kunnâ muhlikîl kurâ illâ ve ehluhâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında1292* onun** bir resûl418 (ki) tilâvet874 eder onlara*** ayetlerimizi454; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun**** zalimlerdir257.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
5 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
6 hatta ta ki حَتَّىٰ -
7 yeb'ase gönderir يَبْعَثَ بعث
8 fi فِي -
9 ummiha anasında onun أُمِّهَا امم
10 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
11 yetlu tilâvet eder يَتْلُو تلو
12 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
13 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
14 ve ma ve değiliz وَمَا -
15 kunna olmuş كُنَّا كون
16 muhliki helak edici مُهْلِكِي هلك
17 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
18 illa dışında إِلَّا -
19 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
20 zalimune zalimlerdir ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Başkentinde; başkenti içinde; anasında, ana kentinde. 

**Kentin.

***Kent ve/veya kentlerdeki insanlara.

****Kentin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Resûl

Kavram 418

418Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.  

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Resûllerin başkentlere/ana kentlere gönderilmesi. 

Kavram 1292

1297Rabbimiz 28:59 ayetinde bir kenti ancak onun ana kentine yani başkentine bir resûl göndermeden helak etmeyeceğini bildirmiştir. Elbette uyarıyı dikkate almayıp zulmetmeye devam ettikleri için.

29. Ankebût Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

3386|29|48|وَمَا كُنتَ تَتْلُوا۟ مِن قَبْلِهِۦ مِن كِتَٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَ إِذًا لَّٱرْتَابَ ٱلْمُبْطِلُونَ

Latin Literal

48. Ve mâ kunte tetlû min kablihî min kitâbin ve lâ tehuttuhu bi yemînike izen lertâbel mubtılûn(mubtılûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildin tilâvet874 eder onun* öncesinde hiçbir kitap**; ve hattatlık1302 etmedin onu** kendi sağ elinle; (o) zaman mutlak şüphelenirdi batıllaşmışlar199.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildin وَمَا -
2 kunte olmuş كُنْتَ كون
3 tetlu tilavet eder تَتْلُو تلو
4 min مِنْ -
5 kablihi onun öncesinde قَبْلِهِ قبل
6 min hiçbir مِنْ -
7 kitabin kitap كِتَابٍ كتب
8 ve la ve وَلَا -
9 tehuttuhu hattatlık etmezdin تَخُطُّهُ خطط
10 biyeminike kendi sağ elinle بِيَمِينِكَ يمن
11 izen (o) zaman إِذًا -
12 lartabe mutlak şüphelenirdi لَارْتَابَ ريب
13 l-mubtilune batıllaşmışlar الْمُبْطِلُونَ بطل

Notlar

Not 1

*Şerefli Kur'ân'ın.

**Elinde tilâvet ettiğin bir kutsal kitap yoktu. Tevrât ve İncîl gibi bir kutsal kitap okumazdın.

***Zamir kitaba gider. Kur'ân'a değil. Daha önceden bir kutsal kitabı hattatlık ederek kendin kitaplaştırdığın da olmamıştı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Batıl

Kavram 199

199Gerçek olmayan, geçersiz, temelsiz, asılsız.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Hattatlık etmek.

Kavram 1302

1302Kelime anlamı; oluklar, yollar; çizgiler, kalem izleri, yazı, şeritler; yaşam alanı / mahalle; iş, plan, niyet; yazmak demektir. Basit yazı değil; daha çok kitap gibi özel yazı tekniği ile yazmak. 

29. Ankebût Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

3389|29|51|أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

51. E ve lem yekfihim ennâ enzelnâ aleykel kitâbe yutlâ aleyhim, inne fî zâlike le rahmeten ve zikrâ li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç kâfi gelmez mi* onlara ki biz indirdik sana kitabı** (ki) tilâvet874 edilir üzerlerine; doğrusu bundadır mutlak bir rahmet271 ve zikir78 iman47 eden bir kavme/topluma.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem asla أَوَلَمْ -
2 yekfihim kafi gelmez mi onlara يَكْفِهِمْ كفي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
5 aleyke sana عَلَيْكَ -
6 l-kitabe Kitabı الْكِتَابَ كتب
7 yutla okunur يُتْلَىٰ تلو
8 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 fi فِي -
11 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
12 lerahmeten mutlak bir rahmet لَرَحْمَةً رحم
13 ve zikra ve zikir/hatırlatma وَذِكْرَىٰ ذكر
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Yetmez mi?

**Kur'ân'ı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Rahmet

Kavram 271

271Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.   

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

34. Sebe' Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

3647|34|43|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ مُّفْتَرًى وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Latin Literal

43. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlû mâ hâzâ illâ raculun yurîdu en yasuddekum ammâ kâne ya’budu âbâukum, ve kâlû mâ hâzâ illâ ifkun mufterâ(mufteran) ve kâlellezîne keferû lil hakkı lemmâ câehum in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz454 beyanatlar620 (-la) dediler*: "Değildir bu bir adam dışında; arzular ki çevirsin sizleri kulluk46 eder olduğundan babalarınızın/atalarınızın"; ve dediler*: "Değildir bu iftira atılmış** bir ifk1191 dışında"; ve dedi hakka/gerçeğe kâfirlik25 etmiş kimseler ne zaman ki geldi*** onlara****: "Değildir bu mubîn1194 bir sihir283 dışında."​

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edildiği zaman تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kalu dediler قَالُوا قول
7 ma değildir مَا -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa dışında إِلَّا -
10 raculun bir adam رَجُلٌ رجل
11 yuridu arzular يُرِيدُ رود
12 en ki أَنْ -
13 yesuddekum çevirsin sizleri يَصُدَّكُمْ صدد
14 amma عَمَّا -
15 kane olduğundan كَانَ كون
16 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
17 aba'ukum babalarınızın/atalarınızın ابَاؤُكُمْ ابو
18 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
19 ma değildir مَا -
20 haza bu هَٰذَا -
21 illa dışında إِلَّا -
22 ifkun bir ifk إِفْكٌ افك
23 mufteran bir iftira atılmış مُفْتَرًى فري
24 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
25 ellezine kimseler الَّذِينَ -
26 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
27 lilhakki hakka/gerçğe لِلْحَقِّ حقق
28 lemma zaman ki لَمَّا -
29 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
30 in değildir إِنْ -
31 haza bu هَٰذَا -
32 illa dışında إِلَّا -
33 sihrun bir sihir سِحْرٌ سحر
34 mubinun mubîn مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Müşrikler. Kıyamete kadar çoğunluğu oluşturan sahte müminler.

**Uydurulmuş.

***Hak/gerçek.

****Kâfirlere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Sihir

Kavram 283

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını  düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

Beyanat

Kavram 620

620Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Tilâvet

Kavram 874

874Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

İfk, ifk

Kavram 1191

1191Çarpıtılmış, belirli bir amaca yönelik organize yalan/iftira/uydurma. Sıradan bir yalan değildir.  

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 874:

Tilâvet

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Tilâvet

Kavram No: 874

Kısa Açıklama: 874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 20

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Yunus Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 beyanatlar 620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la 850 ya da değiştir onu * "; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu * nefsim 201 tarafından ** ; tabi olmam *** üzerime vahyedilen 603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik 1081 ettiysem Rabbime 4 ; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Yunus Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: De ki: "Şayet dileseydi Allah tilâvet 874 etmiş değildim onu * üzerinize; ve dirayetlendirmezdi 788 (Allah) sizleri onunla ** ; öyle ki muhakkak kaldım içinizde bir ömür öncesinde onun *** ; öyle ki akletmez 562 misiniz?"

Yunus Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve olur değilsiniz bir durumda; ve tilâvet 874 eder değilsiniz ondan; Kur’ân’dan 850 ; ve yapmazsınız bir amelden * dışında (ki) olduk üzerinize şahitler/tanıklar; taşıp aktığınız zaman onda ** ; uzaklaşır değildir (senin) Rabbinden 4 ağırlığından bir zerre 503 yerde ve ne de gökte 180 ; ve ne de daha küçüğü 875 bundan *** ; ve ne de daha büyüğü (ki) ancak apaçık bir kitaptadır 134 .

Yunus Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Tilâvet 874 et onlara Nûh'un haberini; dediği zaman kavmine/toplumuna: "Ey kavmim/toplumum! Eğer ağır/külfetli gelmiş olduysa üzerinize kıyamım/dikilmem 143 ; ve zikretmem 78 Allah'ın ayetlerini 454 ; öyle ki Allah’ın üzerine tevekkül 79 ettim (ben); öyle ki cem edin/toplayın kendi emrinizi ve şirk koştuklarınızı; sonra olmasın emriniz sizlere bir gam/keder; sonra tamamlayın (emrinizi) bana karşı; ve göz açtırmayın bana."

Hûd Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Öyle ki kimse mi * (ki) oldu bir beyanat 620 üzere Rabbinden 4 ; ve tilâvet 874 eder onu ** ondan *** bir şahit/tanık (olarak) ; ve onun **** öncesinde Mûsâ'nın kitabı ***** bir imamdı 884 ve bir rahmetti 271 ; işte bunlardır; iman 47 ederler ona ****** ; ve kim kâfirlik 25 eder ona ****** gruplardan/partilerden; öyle ki ateştir 834 vaat edilen yeri onun; öyle ki olma şüphede ondan ******* ; doğrusu o ******** haktır/gerçektir (senin) Rabbinden 4 ; velakin/fakat çoğu insan iman 47 etmez.

Ra'd Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte böyledir; gönderdik seni * bir ümmete 305 ; muhakkak gelip geçti ondan ** önce ümmetler 305 ; tilâvet 874 etmen için onlara vahyettiğimizi 603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik 25 ederler Rahmân'a 1 ; de ki: "O *** (ki) Rabbimdir 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun **** dışında; O'na ****** tevekkül 79 ettim; ve O'nadır ***** tevbem 33 ."

İsrâ Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: De ki: “İman 47 edin ona *  ya da iman 47 etmeyin; doğrusu onun ** öncesinde (kendilerine) ilim 1143 verilmiş kimseler (ki) tilâvet 874 edildiği *** zaman onlara kapanıyorlardı çenelere **** secdeler halinde 12 ."

Hac Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte budur; ve kim azimleştirir * haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin 4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm 645 ; dışındadır tilâvet 874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics 773 (-den); evsândan 786 ; ve yana kaçının zûr 1155 kavil/söylem (-den)

Hac Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874  edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 454 beyanatlar 620 (-la); arif * olursun yüzlerinde kâfirlik 25 etmiş kimselerin münkere 82 ; neredeyse saldırırlar ** kimselere *** (ki) tilâvet 874 ederler ****  kendilerine ***** ayetlerimizi 454 ; de ki: "Öyle ki haber vereyim mi sizlere daha şerrini bundan?"; Ateş! Ve vaat etti onu ****** Allah kimselere (ki) kâfirlik 25 ettiler; ve ne kötü oldu varış yeri.

Mü'minûn Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Muhakkak ki olmuştu ayetlerim 454 (ki) tilâvet 874 edilir üzerinize; öyle ki oldunuz topuklarınız üzere geri çevriliyorlar.

Mü'minûn Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Hiç olmuyor muydu ayetlerim 454 (ki) tilâvet 874 ediliyordu üzerinize * ? Öyle ki oldunuz onu ** yalanlıyorlar 196 .

Şuarâ Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Tilâvet 874 et üzerlerine İbrâhîm'in haberini.

Neml Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: "Ve ki tilâvet 874 ederim 709 * Kur'ân'ı 850 ; öyle ki kim kılavuzlandı öyle ki ancak kılavuzlanır kendi nefsi 201 için; ve kim dalalette 128 düştü öyle ki de ki: "Ancak ki ben munzirdenim 1263 .""

Kasas Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Tilâvet 874 ederiz * (senin) üzerine haberinden Mûsâ ve firavunun 678 hakla/gerçekle; bir kavme/topluma (ki) iman 47 ederler.

Kasas Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Velakin/fakat biz inşa ettik karınlar * ; öyle ki uzattık üzerlerine ** ömrü; ve olmuş değildin bir yerleşen *** medyen ehlinde 568 tilâvet 874 eden üzerlerine ayetlerimizi 454 ; velakin/fakat biz olmuştuk mürsil 1291 .

Kasas Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği * zaman üzerlerine dediler ** : "İman 47 ettik ona *** ; doğrusu o * haktır/gerçektir Rabbimizden 4 ; doğrusu biz olduk onun **** öncesinde müslim 45 ."

Kasas Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir (senin) Rabbin 4 helak edici kentleri ta ki gönderir anasında 1292 * onun ** bir resûl 418  (ki) tilâvet 874 eder onlara *** ayetlerimizi 454 ; ve olmuş değiliz helak edici kentleri dışında ve ehli onun **** zalimlerdir 257 .

Ankebût Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve olmuş değildin tilâvet 874 eder onun * öncesinde hiçbir kitap ** ; ve hattatlık 1302 etmedin onu ** kendi sağ elinle; (o) zaman mutlak şüphelenirdi batıllaşmışlar 199 .

Ankebût Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ve hiç kâfi gelmez mi * onlara ki biz indirdik sana kitabı ** (ki) tilâvet 874 edilir üzerlerine; doğrusu bundadır mutlak bir rahmet 271 ve zikir 78 iman 47 eden bir kavme/topluma.

Sebe' Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 454 beyanatlar 620 (-la) dediler * : "Değildir bu bir adam dışında; arzular ki çevirsin sizleri kulluk 46 eder olduğundan babalarınızın/atalarınızın"; ve dediler * : "Değildir bu iftira atılmış ** bir ifk 1191 dışında"; ve dedi hakka/gerçeğe kâfirlik 25 etmiş kimseler ne zaman ki geldi *** onlara **** : "Değildir bu mubîn 1194 bir sihir 283 dışında."​