Sure 27: Neml/Karınca

Ayet Sayısı: 16
ٱلنَّمْل

Ayet 3

3160|27|3|ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
3160|27|3|الذين يقيمون الصلوه ويوتون الزكوه وهم بالاخره هم يوقنون
3. Ellezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum bil âhıreti hum yûkınûn(yûkınûne).
Kimseler (ki) ikame572 ederler salâtı5; ve verirler zekâtı10; ve onlar; ahirete onlar; kesinleşirler/emin olurlar.
Ahmed Samira: 3 Those who keep up the prayers and give/bring the charity/purification , and they are with the end (other life), they are sure/certain.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yukimune dikerler/ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ قوم
3 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
4 ve yu'tune ve verirler وَيُؤْتُونَ اتي
5 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
6 ve hum ve onlar وَهُمْ -
7 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
8 hum onlar هُمْ -
9 yukinune kesinleşirler/emin olurlar يُوقِنُونَ يقن

Ayet 12

3169|27|12|وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ فِى تِسْعِ ءَايَٰتٍ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ
3169|27|12|وادخل يدك في جيبك تخرج بيضا من غير سو في تسع ايت الي فرعون وقومه انهم كانوا قوما فسقين
12. Ve edhıl yedeke fî ceybike tahruc beydâe min gayri sûin fî tis’ı âyâtin ilâ fir’avne ve kavmih(kavmihî), innehum kânû kavmen fâsikîn(fâsikîne).
Ve sok elini ceybine855; çıkar* beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar; dokuz ayet içindedir** firavuna karşı ve kavmine/toplumuna onun***; doğrusu onlar oldular fâsık38 bir kavim/toplum.
Ahmed Samira: 12 And enter your hand in your collar/opening it appears/emerges white from without bad/evil/harm, in nine evidences/signs to Pharaoh and his nation, that they truly were a nation (of) debauchers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve edhil ve sok وَأَدْخِلْ دخل
2 yedeke elini يَدَكَ يدي
3 fi فِي -
4 ceybike ceybine جَيْبِكَ جيب
5 tehruc çıkar تَخْرُجْ خرج
6 beyda'e beyaz بَيْضَاءَ بيض
7 min مِنْ -
8 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
9 su'in bir kötülük/şer/zarar سُوءٍ سوا
10 fi içindedir فِي -
11 tis'i dokuz تِسْعِ تسع
12 ayatin ayet ايَاتٍ ايي
13 ila karşı إِلَىٰ -
14 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
15 ve kavmihi ve kavmine onun وَقَوْمِهِ قوم
16 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
17 kanu oldular كَانُوا كون
18 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
19 fasikine fasık فَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1: *El.**Firavun ve kavmine karşı gerçekleşecek dokuz ayet içinde bir ayettir. ***Firavunun.

Ayet 17

3174|27|17|وَحُشِرَ لِسُلَيْمَٰنَ جُنُودُهُۥ مِنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ وَٱلطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ
3174|27|17|وحشر لسليمن جنوده من الجن والانس والطير فهم يوزعون
17. Ve huşire li suleymâne cunûduhu minel cinni vel insi vet tayrı fe hum yûzeûn(yûzeûne).
Ve haşredildi/bir araya getirildi Süleyman için orduları onun (Süleyman’ın); cinden91 ve insandan; ve kuş (da); öyle ki onlar sevk edilirler.
Ahmed Samira: 17 And was gathered for Soliman his soldiers/warriors from the Jinns and the human/mankind, and the birds, so they are being restrained/apportioned (mobilized).

Ayet 24

3181|27|24|وَجَدتُّهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَ
3181|27|24|وجدتها وقومها يسجدون للشمس من دون الله وزين لهم الشيطن اعملهم فصدهم عن السبيل فهم لا يهتدون
24. Vecedtuhâ ve kavmehâ yescudûne liş şemsi min dûnillâhi ve zeyyene lehümuş şeytânu a’mâlehum fe saddehum anis sebîli fe hum lâ yehtedûn(yehtedûne).
Ve buldum onu (Sebe melikesini) ve kavmini/toplumunu; secde12 ederler Güneş’e, Allah'ın astından; ve süslemiş onlara şeytân29 amellerini-eylemlerini; ve onları engelleyip saptırmış yoldan; böylece onlar doğru yola kılavuzlanmazlar.
Ahmed Samira: 24 I found her and her nation prostrating to the sun, from other than God, and the devil decorated/beautified for them their deeds , so he prevented/obstructed them from the way/path , so they do not be guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cedtuha ve buldum onu (Sebe melikesini) وَجَدْتُهَا وجد
2 ve kavmeha ve kavmini/toplumunu وَقَوْمَهَا قوم
3 yescudune secde ederler/diz çöküp boyun eğerler يَسْجُدُونَ سجد
4 lişşemsi Güneş’e لِلشَّمْسِ شمس
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ve zeyyene ve süslemiş وَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum amellerini-eylemlerini أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fe saddehum öyle ki engelleyip saptırmış فَصَدَّهُمْ صدد
13 ani عَنِ -
14 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
15 fehum böylece onlar فَهُمْ -
16 la لَا -
17 yehtedune doğru yola kılavuzlanmazlar. يَهْتَدُونَ هدي

Ayet 25

3182|27|25|أَلَّا يَسْجُدُوا۟ لِلَّهِ ٱلَّذِى يُخْرِجُ ٱلْخَبْءَ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ
3182|27|25|الا يسجدوا لله الذي يخرج الخب في السموت والارض ويعلم ما تخفون وما تعلنون
25. Ellâ yescudû lillâhillezî yuhriculhab’e fîs semâvâti vel ardı ve ya’lemu mâ tuhfûne ve mâ tu’linûn(tu’linûne).
Secde12 etmezler mi Allah’a? Ki çıkarır gizliyi/saklıyı göklerde ve yerde; ve bilir gizlediklerini/sakladıklarını; ve açığa vurduklarını.
Ahmed Samira: 25 Do they not prostrate to God who brings out the hidden/concealed in the skies/space and the earth/Planet Earth, and he knows what you hide, and what you declare/publicize ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ella أَلَّا -
2 yescudu secde etmezler mi? يَسْجُدُوا سجد
3 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
4 llezi ki الَّذِي -
5 yuhricu çıkarır يُخْرِجُ خرج
6 l-hab'e gizliyi/saklıyı الْخَبْءَ خبا
7 fi فِي -
8 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
9 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
10 ve yea'lemu ve bilir وَيَعْلَمُ علم
11 ma مَا -
12 tuhfune gizlediklerini/sakladıklarını تُخْفُونَ خفي
13 ve ma وَمَا -
14 tua'linune ve açığa vurduklarını. تُعْلِنُونَ علن

Ayet 39

3196|27|39|قَالَ عِفْرِيتٌ مِّنَ ٱلْجِنِّ أَنَا۠ ءَاتِيكَ بِهِۦ قَبْلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَ وَإِنِّى عَلَيْهِ لَقَوِىٌّ أَمِينٌ
3196|27|39|قال عفريت من الجن انا اتيك به قبل ان تقوم من مقامك واني عليه لقوي امين
39. Kâle ıfrîtun minel cinni ene âtîke bihî kable en tekûme min makâmik(makâmike) ve innî aleyhi le kaviyyun emîn(emînun).
Dedi cinlerden91 bir ifrit (tilki gibi kurnaz/cingöz): “Ben gelirim sana onunla; öncesi ki kalkarsın makamından; ve doğrusu benim onun üzerine mutlak yeten; güvenilir/emin.
Ahmed Samira: 39 A wicked/manipulator from the Jinns said: "I come/bring to you with it before that you stand/get up from your place/position, and that I am on it powerful/strong (E), faithful/loyal ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ifritun bir ifrit عِفْرِيتٌ عفر
3 mine -den مِنَ -
4 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
5 ena ben أَنَا -
6 atike gelirim sana اتِيكَ اتي
7 bihi onunla بِهِ -
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 en ki أَنْ -
10 tekume kalkarsın تَقُومَ قوم
11 min -dan مِنْ -
12 mekamike makamın- مَقَامِكَ قوم
13 ve inni doğrusu benim وَإِنِّي -
14 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
15 lekaviyyun mutlak kuvvetli لَقَوِيٌّ قوي
16 eminun güvenilir/emin أَمِينٌ امن

Ayet 61

3218|27|61|أَمَّن جَعَلَ ٱلْأَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَٰلَهَآ أَنْهَٰرًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَٰسِىَ وَجَعَلَ بَيْنَ ٱلْبَحْرَيْنِ حَاجِزًا أَءِلَٰهٌ مَّعَ ٱللَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
3218|27|61|امن جعل الارض قرارا وجعل خللها انهرا وجعل لها روسي وجعل بين البحرين حاجزا اله مع الله بل اكثرهم لا يعلمون
61. Emmen cealel arda karâren ve ceale hılâlehâ enhâren ve ceale lehâ revâsiye ve ceale beynel bahreyni hâcizâ(hâcizen), e ilâhun meallâh(meallâhi), bel ekseruhum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Yada kimdir; yaptı yeri/yeryüzünü bir kararlı/sakin/dingin; ve yaptı yarığında/açıklığında onun (yerin) nehirler; ve yaptı ona (yere) revâsiye146; ve yaptı bir perde/bariyer/haciz iki bol su236 arasına; bir ilâh74 mı Allah’la birlikte? Evet! Çokları onların bilmezler.
Ahmed Samira: 61 Or Who made/created the earth/Planet Earth (as) a settlement/establishment , and made/created in between and around it rivers/waterways, and made/created for it anchors/mountains , and made/created between the two large bodies of water/seas a barrier/hindrance , is a god with God? But most of them do not know.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 emmen yahut kim أَمَّن -
2 ceale yaptı جَعَلَ جعل
3 l-erde yeri/yeryüzünü ٱلْأَرْضَ ارض
4 kararan bir kararlı/sakin قَرَارًۭا قرر
5 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
6 hilaleha yarığında/açıklığında onun خِلَـٰلَهَآ خلل
7 enharan nehirler أَنْهَـٰرًۭا نهر
8 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
9 leha ona (yere) لَهَا -
10 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
11 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
12 beyne arasına بَيْنَ بين
13 l-behrayni iki bol su ٱلْبَحْرَيْنِ بحر
14 hacizen bir perde/bariyer حَاجِزًاۗ حجز
15 eilahun bir ilâh mı أَءِلَـٰهٌۭ اله
16 mea ile birlikte مَّعَ -
17 llahi Allah ٱللَّهِۚ -
18 bel hayır! بَلْ -
19 ekseruhum çokları onların أَكْثَرُهُمْ كثر
20 la لَا -
21 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Ayet 79

3236|27|79|فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّكَ عَلَى ٱلْحَقِّ ٱلْمُبِينِ
3236|27|79|فتوكل علي الله انك علي الحق المبين
79. Fe tevekkel alâllâh(alâllâhi), inneke alel hakkıl mubîn(mubîni).
Öyle ki tevekkül79 et Allah üzerine; doğrusu sen* apaçık hak/gerçek üzerinesin.
Ahmed Samira: 79 So rely/depend on God, that you are on the truth , the clear/evident .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetevekkel öyle ki tevekkül et فَتَوَكَّلْ وكل
2 ala عَلَى -
3 llahi Allah üzerine اللَّهِ -
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 ala üzerinesin عَلَى -
6 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
7 l-mubini apaçık الْمُبِينِ بين

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 81

3238|27|81|وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ
3238|27|81|وما انت بهدي العمي عن ضللتهم ان تسمع الا من يومن بايتنا فهم مسلمون
81. Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).
Ve değilsin sen* doğru yola kılavuzlayan âmâları** dalaletlerinden128 ki işittirirsin ancak kimseye (ki) iman47 etti ayetlerimize454; öyle ki onlar müslimdir45.
Ahmed Samira: 81 And you are not (capable) with guiding the blind/confused from their misguidance, that truly you make (to) hear/listen except who believes with Our verses/evidence/signs, so they are Moslems/submitters .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 ente sen أَنْتَ -
3 bihadi doğru yola kılavuzlayan بِهَادِي هدي
4 l-umyi âmâları الْعُمْيِ عمي
5 an عَنْ -
6 delaletihim dalaletlerinden ضَلَالَتِهِمْ ضلل
7 in ki إِنْ -
8 tusmiu işittirirsin تُسْمِعُ سمع
9 illa ancak إِلَّا -
10 men kimseye مَنْ -
11 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
12 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
13 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
14 muslimune müslimdirler مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Körleri.

Ayet 82

3239|27|82|وَإِذَا وَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَآبَّةً مِّنَ ٱلْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا لَا يُوقِنُونَ
3239|27|82|واذا وقع القول عليهم اخرجنا لهم دابه من الارض تكلمهم ان الناس كانوا بايتنا لا يوقنون
82. Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dâbbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve vuku bulduğu zaman* kavil/söz üzerlerine**; çıkardık onlara** bir dâbbe1096 yerden; kelam eder*** onlara** ki insanlar oldular ayetlerimize1027 yakınlaşmazlar****.
Ahmed Samira: 82 And if the saying/words fell/landed on (to) them, We brought out for them a walker/creeper from the earth/Planet Earth she/it converses/talks to them , "That the people were with Our verses/evidences not being sure/certain."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 vekaa vuku oldu وَقَعَ وقع
3 l-kavlu kavil الْقَوْلُ قول
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 ehracna çıkardık أَخْرَجْنَا خرج
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 dabbeten bir dabbe دَابَّةً دبب
8 mine مِنَ -
9 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
10 tukellimuhum kelam eder onlara تُكَلِّمُهُمْ كلم
11 enne ki أَنَّ -
12 n-nase insanlar النَّاسَ نوس
13 kanu oldular كَانُوا كون
14 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
15 la لَا -
16 yukinune yakınlaşmazlar يُوقِنُونَ يقن

Notlar

Not 1: *Meydana geldi, oluştu, gerçekleşti.**İnsanlara.***Dâbbe.****Kesinleşme, yakından tanık olma.

Ayet 83

3240|27|83|وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ فَوْجًا مِّمَّن يُكَذِّبُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ
3240|27|83|ويوم نحشر من كل امه فوجا ممن يكذب بايتنا فهم يوزعون
83. Ve yevme nahşuru min kulli ummetin fevcen mimmen yukezzibu bi âyâtinâ fe hum yûzeûn(yûzeûne).
Ve gündür (ki) haşrederiz556 her bir ümmetten305 bir grup/parti; yalanlayanlardan ayetlerimizi195; öyle ki onlar dağıtılıp bölünürler.
Ahmed Samira: 83 And a day/time We gather from every nation a group/crowd from who denies/falsifies with Our verses/evidences , so they are being restrained/apportioned .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür (ki) وَيَوْمَ يوم
2 nehşuru haşrederiz نَحْشُرُ حشر
3 min مِنْ -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmetten أُمَّةٍ امم
6 fevcen bir grup/parti فَوْجًا فوج
7 mimmen مِمَّنْ -
8 yukezzibu yalanlayanlardan يُكَذِّبُ كذب
9 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
10 fe hum öyle ki onlar فَهُمْ -
11 yuzeune dağıtılıp bölünürler يُوزَعُونَ وزع

Ayet 84

3241|27|84|حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
3241|27|84|حتي اذا جاو قال اكذبتم بايتي ولم تحيطوا بها علما اماذا كنتم تعملون
84. Hattâ izâ câû kâle e kezzebtum bi âyâtî ve lem tuhîtû bihâ ılmen em mâzâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ta ki geldikleri* zaman dedi**: "Yalanladınız195 mı ayetlerimi ve asla kuşatmıyordunuz onu*** bir ilim (olarak) ya da nedir (bu) yapar olduğunuz?"
Ahmed Samira: 84 Until when they came, and He said: "Did you lie/deny/falsify with My verses/evidences/signs, and you did not comprehend/encircle with it knowledge, (or) what that you were making/doing ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ca'u geldikleri جَاءُوا جيا
4 kale dedi قَالَ قول
5 ekezzebtum yalanladınız mı? أَكَذَّبْتُمْ كذب
6 biayati ayetlerimi بِايَاتِي ايي
7 velem ve asla وَلَمْ -
8 tuhitu kuşatmadınız تُحِيطُوا حوط
9 biha onu بِهَا -
10 ilmen bir ilim (olarak) عِلْمًا علم
11 emmaza ya da nedir أَمَّاذَا -
12 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
13 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar.**Allah.***Ayeti.

Ayet 85

3242|27|85|وَوَقَعَ ٱلْقَوْلُ عَلَيْهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمْ لَا يَنطِقُونَ
3242|27|85|ووقع القول عليهم بما ظلموا فهم لا ينطقون
85. Ve vakaal kavlu aleyhim bimâ zalemû fe hum lâ yentıkûn(yentıkûne).
Ve vuku oldu* kavil/söz üzerlerine zulmettikleriyle257; öyle ki onlar nutuk** atamazlar.
Ahmed Samira: 85 And the saying/word fell/landed on (to) them with/because (of) what they caused injustice/oppression, so they do not speak.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vekaa ve vuku oldu وَوَقَعَ وقع
2 l-kavlu kavil/söz الْقَوْلُ قول
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 bima بِمَا -
5 zelemu zulmettikleriyle ظَلَمُوا ظلم
6 fe hum öyle ki onlar فَهُمْ -
7 la لَا -
8 yentikune nutuk atamazlar يَنْطِقُونَ نطق

Notlar

Not 1: *Meydana geldi, gerçekleşti, oluştu.**Bildiri niteliğinde konuşma.

Ayet 86

3243|27|86|أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِيَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
3243|27|86|الم يروا انا جعلنا اليل ليسكنوا فيه والنهار مبصرا ان في ذلك لايت لقوم يومنون
86. E lem yerev ennâ cealnel leyle li yeskunû fîhî ven nehâra mubsırâ(mubsıran), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yu’minûn(yu’minûne).
Hiç görmezler mi ki biz yaptık geceyi171 sükûnet bulmaları için onda (gecede); ve görüş sağlayan gündüzü170; doğrusu bundadır mutlak ayetler bir kavim/toplum için; iman47 ederler.
Ahmed Samira: 86 Do they not see/understand that We created/put the night to be tranquil/settled in it, and the daytime to see (clearly lit), that truly in that (are) evidences/signs (E) to a nation believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
5 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
6 liyeskunu sukûnet bulmaları için لِيَسْكُنُوا سكن
7 fihi onda (gecede) فِيهِ -
8 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
9 mubsiran görüş sağlayan مُبْصِرًا بصر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 fi فِي -
12 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
13 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yu'minune iman ederler. يُؤْمِنُونَ امن

Ayet 88

3245|27|88|وَتَرَى ٱلْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِىَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِ صُنْعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ أَتْقَنَ كُلَّ شَىْءٍ إِنَّهُۥ خَبِيرٌۢ بِمَا تَفْعَلُونَ
3245|27|88|وتري الجبال تحسبها جامده وهي تمر مر السحاب صنع الله الذي اتقن كل شي انه خبير بما تفعلون
88. Ve terel cibâle tahsebuhâ câmideten ve hiye temurru merres sehâb(sehâbi), sun’allâhillezî etkane kulle şey’(şey’in), innehu habîrun bimâ tef’alûn(tef’alûne).
Ve görürsün dağları; sanırsın o durağan/sebatlı; ve o yürür/dolaşır yürümesi/dolaşması (gibi) bulutun; üretimidir Allah'ın ki mükemmelleştirdi her bir şeyi; doğrusu O haberdardır ne yaparsınız.
Ahmed Samira: 88 And you see the mountains (that) you think/suppose it (is) hard/solid (motionless), and it passes the clouds’ passage , God’s making/performing , who perfected every thing, that He truly is expert/experienced with (about) what you make/do.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tera ve görürsün وَتَرَى راي
2 l-cibale dağları ٱلْجِبَالَ جبل
3 tehsebuha sanırsın o تَحْسَبُهَا حسب
4 camideten durağan/sebatlı جَامِدَةًۭ جمد
5 vehiye ve o (dağ) وَهِىَ -
6 temurru yürür/dolaşır تَمُرُّ مرر
7 merra yürümesi/dolaşması (gibi) مَرَّ مرر
8 s-sehabi bulutun ٱلسَّحَابِۚ سحب
9 sun'a üretimidir صُنْعَ صنع
10 llahi Allah'ın ٱللَّهِ -
11 llezi ki ٱلَّذِىٓ -
12 etkane mükemmelleştirdi أَتْقَنَ تقن
13 kulle her كُلَّ كلل
14 şey'in Bir şeyi شَىْءٍۚ شيا
15 innehu doğrusu O إِنَّهُۥ -
16 habirun haberdardır ne yaparsınız. خَبِيرٌۢ خبر
17 bima ne بِمَا -
18 tef'alune yaparsınız تَفْعَلُونَ فعل

Ayet 93

3250|27|93|وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ سَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ فَتَعْرِفُونَهَا وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
3250|27|93|وقل الحمد لله سيريكم ايته فتعرفونها وما ربك بغفل عما تعملون
93. Ve kulil hamdu lillâhi seyurîkum âyâtihî fe ta’rifûnehâ, ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).
Ve de ki: "Hamd3 Allah’adır; gösterecek sizlere ayetlerini237 öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu (ayeti); ve senin Rabbin4 gafil* değildir yaptıklarınıza.
Ahmed Samira: 93 And say: "The praise/gratitude/thanks (is) to God, He will show you/make you understand His verses/evidences , so you know it, and your Lord is not with ignoring/neglecting about/from what you make/do 272

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
4 seyurikum gösterecek sizlere سَيُرِيكُمْ راي
5 ayatihi ayetlerini ايَاتِهِ ايي
6 fe tea'rifuneha öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu فَتَعْرِفُونَهَا عرف
7 ve ma ve değildir وَمَا -
8 rabbuke Rabbin senin رَبُّكَ ربب
9 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
10 amma عَمَّا -
11 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1: *Aymaz.