Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1017:

TAllahi, tAllahi.

Bu kavram 4 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

16. Nahl Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

1955|16|56|وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

Latin Literal

56. Ve yec’alûne li mâ lâ ya’lemûne nasîben mimmâ razaknâhum, tallâhi le tus’elunne ammâ kuntum tefterûn(tefterûne).

Türkçe Çeviri

Ve yaparlar bilmediklerine bir nasip* rızıklandırdığımızdan onları; tAllahi1017 mutlaka sual edilirsiniz iftira402 atar olduğunuzdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yec'alune ve yaparlar وَيَجْعَلُونَ جعل
2 lima لِمَا -
3 la لَا -
4 yea'lemune bilmediklere يَعْلَمُونَ علم
5 nesiben bir nasip نَصِيبًا نصب
6 mimma مِمَّا -
7 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
8 tallehi Allah'a andolsun ki تَاللَّهِ -
9 letuselunne mutlaka sual edilirsiniz لَتُسْأَلُنَّ سال
10 amma عَمَّا -
11 kuntum olduğunuzdan كُنْتُمْ كون
12 tefterune iftira atar تَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın rızık olarak verdiği şeylerden (hayvanlar vb.) şirk koştukları adına sözde şefaatçi olsun diye bir nasip ayırırlar; onlar adına kurban keserler, adak yaparlar

16. Nahl Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

1962|16|63|تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Latin Literal

63. Tallâhi lekad erselnâ ilâ umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum âzâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

TAllahi1017; ant olsun gönderdik* ümmetlere305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi856 onlara** şeytân29 yaptıklarını; öyle ki o*** velisidir212 onların**** o gün; ve onlaradır** elim/acıklı bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TAllahi تَاللَّهِ -
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
4 ila إِلَىٰ -
5 umemin ümmetlere أُمَمٍ امم
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 fezeyyene öyle ki ziynetledi فَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum yaptıklarını أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fehuve öyle ki O فَهُوَ -
13 veliyyuhumu velisidir onların وَلِيُّهُمُ ولي
14 l-yevme o gun الْيَوْمَ يوم
15 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
16 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
17 elimun elin/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Resûller.**Ümmetlere.***Şeytân.****Ümmetlerin.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2538|21|57|وَتَٱللَّهِ لَأَكِيدَنَّ أَصْنَٰمَكُم بَعْدَ أَن تُوَلُّوا۟ مُدْبِرِينَ

Latin Literal

57. Ve tallâhi le ekîdenne asnâmekum ba’de en tuvellû mudbirîn(mudbirîne).

Türkçe Çeviri

"Ve TAllahi1017; mutlak tuzak kurarım* idollerinize sonrasında ki çevirirsiniz** arkanızı."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tallehi ve TAllahi وَتَاللَّهِ -
2 leekidenne mutlak tuzak kurarım لَأَكِيدَنَّ كيد
3 esnamekum idolerinize أَصْنَامَكُمْ صنم
4 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
5 en ki أَنْ -
6 tuvellu çevirirsiniz تُوَلُّوا ولي
7 mudbirine arkanızı مُدْبِرِينَ دبر

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Yüz çevirmek, sırt çevirmek, ilgilenmemek. Salâtın tam tersi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

TAllahi, tAllahi.

Kavram 1017

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

3027|26|97|تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Latin Literal

97. Tallâhi in kunnâ le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

"TaAllahi1017; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn1194 bir dalalet128."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TaAllah تَاللَّهِ -
2 in doğrusu إِنْ -
3 kunna olduk كُنَّا كون
4 lefi mutlak içinde لَفِي -
5 delalin bir dalalet ضَلَالٍ ضلل
6 mubinin bir mubin مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

TAllahi, tAllahi.

Kavram 1017

1017Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

Mubîn

Kavram 1194

1194Beyanlı olmuş, beyanatlı, açık, son derece açık ve net, ortaya çıkmış, açık olmuş, belirginleşmiş.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1017:

TAllahi, tAllahi.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

TAllahi, tAllahi.

Kavram No: 1017

Kısa Açıklama: 1017 Duygusal yük taşıyan, psikolojik vurgu yapan, şaşkınlık, sitem, öfke, ısrar taşıyan yemin. Duygusal kırılma sahnelerinde geçer, nötr anlatımda geçmez.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nahl Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Ve yaparlar bilmediklerine bir nasip * rızıklandırdığımızdan onları; tAllahi 1017 mutlaka sual edilirsiniz iftira 402 atar olduğunuzdan.

Nahl Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: TAllahi 1017 ; ant olsun gönderdik * ümmetlere 305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi 856 onlara ** şeytân 29 yaptıklarını; öyle ki o *** velisidir 212 onların **** o gün; ve onlaradır ** elim/acıklı bir azap.

Enbiyâ Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: "Ve TAllahi 1017 ; mutlak tuzak kurarım * idollerinize sonrasında ki çevirirsiniz ** arkanızı."

Şuarâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: "TaAllahi 1017 ; doğrusu olduk mutlak içinde mubîn 1194 bir dalalet 128 ."