Arapça Metin (Harekeli)
3535|33|4|مَّا جَعَلَ ٱللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِى جَوْفِهِۦ وَمَا جَعَلَ أَزْوَٰجَكُمُ ٱلَّٰٓـِٔى تُظَٰهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَٰتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَآءَكُمْ أَبْنَآءَكُمْ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَٰهِكُمْ وَٱللَّهُ يَقُولُ ٱلْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى ٱلسَّبِيلَ
Latin Literal
4. Mâ cealallâhu li raculin min kalbeyni fî cevfih(cevfihî), ve mâ ceale ezvâcekumullâî tuzâhırûne min hunne ummehâtikum, ve mâ ceale ed’ıyâekum ebnâekum, zâlikum kavlukum bi efvâhikum, vallâhu yekûlul hakka ve huve yehdîs sebîl(sebîle).
Türkçe Çeviri
Yapmış değildir Allah bir adama712 onun içinde iki kalpten712; ve yapmış değildir eşlerinizi anneleriniz ki zihâr713 yaparsınız onlardan (eşlerinizden); ve yapmış değildir babalık714 yaptıklarınızı* oğullarınız; işte bu sizleredir; sizlerin ağızlarınızla (söylediğiniz) sözdür; ve Allah der/söyler hakkı/gerçeği; ve O (Allah) kılavuzlar192 yola.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No |
Kelime |
Anlam |
Arapça |
Kök |
| 1 |
ma |
değildir |
مَا |
- |
| 2 |
ceale |
yapmış |
جَعَلَ |
جعل |
| 3 |
llahu |
Allah |
اللَّهُ |
- |
| 4 |
liraculin |
bir adama |
لِرَجُلٍ |
رجل |
| 5 |
min |
|
مِنْ |
- |
| 6 |
kalbeyni |
iki kalpten |
قَلْبَيْنِ |
قلب |
| 7 |
fi |
|
فِي |
- |
| 8 |
cevfihi |
içinde onun |
جَوْفِهِ |
جوف |
| 9 |
ve ma |
ve değildir |
وَمَا |
- |
| 10 |
ceale |
yapmış |
جَعَلَ |
جعل |
| 11 |
ezvacekumu |
eşlerinizi |
أَزْوَاجَكُمُ |
زوج |
| 12 |
l-lai |
ki (o kadınları) |
اللَّائِي |
- |
| 13 |
tuzahirune |
zihâr yaparsınız |
تُظَاهِرُونَ |
ظهر |
| 14 |
minhunne |
onlarlardan (kadınlardan) |
مِنْهُنَّ |
- |
| 15 |
ummehatikum |
anneleriniz |
أُمَّهَاتِكُمْ |
امم |
| 16 |
ve ma |
ve değildir |
وَمَا |
- |
| 17 |
ceale |
yapmış |
جَعَلَ |
جعل |
| 18 |
ed'iya'ekum |
babalık yaptıklarınızı |
أَدْعِيَاءَكُمْ |
دعو |
| 19 |
ebna'ekum |
oğullarınız |
أَبْنَاءَكُمْ |
بني |
| 20 |
zalikum |
işte bu sizlere |
ذَٰلِكُمْ |
- |
| 21 |
kavlukum |
sizlerin kavlidir/sözüdür |
قَوْلُكُمْ |
قول |
| 22 |
biefvahikum |
ağızlarınızla |
بِأَفْوَاهِكُمْ |
فوه |
| 23 |
vallahu |
ve Allah |
وَاللَّهُ |
- |
| 24 |
yekulu |
der |
يَقُولُ |
قول |
| 25 |
l-hakka |
hakkı/gerçeği |
الْحَقَّ |
حقق |
| 26 |
ve huve |
ve O |
وَهُوَ |
- |
| 27 |
yehdi |
doğru yola kılavuzlar |
يَهْدِي |
هدي |
| 28 |
s-sebile |
yola |
السَّبِيلَ |
سبل |
Notlar
Not 1
*Gerçek olmadığı halde, sahte bir şekilde iddia ettiğiniz şekilde çağırdıklarınız. Gerçek babası olmadığı halde kendisine her konuda babalık yaparak destek olan bir kimseye "baba" diye hitap eden bir erişkin kimse gibi. Gerçek oğlu olmadığı halde ona babalık yaparak destek olduğu bir kimseye "oğlumdur" demesi gibi. Kirvelik geleneğine benzer bir durumdur. Bazı kültürlerde kirvelik babalık gibidir.Bir sonraki ayette bu kimselerin nasıl çağrılması gerektiği yine "dua, çağırma" kelimesiyle işaret edilmiştir. Buradan net olarak anlarız ki ayette geçen "ed’ıyâ" kelimesi kesinlikle üvey evlat, evlatlık demek değildir.