Bakara Suresi - Ayet 135
Türkçe Meal: Ve dediler: “Olun bir Yahudi 306 veya Nasârâlılar 307 ; kılavuzlanırsınız 192 ”; de ki: “Evet! * İbrahim'in milleti 301 bir hanîftir 117 ; ve olmuş değildi o ** müşriklerden 36 ”
Arama Operatörleri:
Ayet 135
Ve dediler: “Olun bir Yahudi306 veya Nasârâlılar307; kılavuzlanırsınız192”; de ki: “Evet!* İbrahim'in milleti301 bir hanîftir117; ve olmuş değildi o** müşriklerden36”
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kalu | ve dediler | وَقَالُوا | قول |
| 2 | kunu | olun | كُونُوا | كون |
| 3 | huden | bir Yahudi | هُودًا | هود |
| 4 | ev | veya | أَوْ | - |
| 5 | nesara | Nasârâlılar | نَصَارَىٰ | نصر |
| 6 | tehtedu | doğru yola kılavuzlanırsınız | تَهْتَدُوا | هدي |
| 7 | kul | de ki | قُلْ | قول |
| 8 | bel | Evet! | بَلْ | - |
| 9 | millete | milleti | مِلَّةَ | ملل |
| 10 | ibrahime | İbrahim'in | إِبْرَاهِيمَ | - |
| 11 | hanifen | bir hanîf | حَنِيفًا | حنف |
| 12 | ve ma | ve | وَمَا | - |
| 13 | kane | olmuş değildi o | كَانَ | كون |
| 14 | mine | مِنَ | - | |
| 15 | l-muşrikine | müşriklerden | الْمُشْرِكِينَ | شرك |
*Evet evet; siz öyle sanın.**İbrahim.
Ayet 140
Ya da söylersiniz ki İbrahim; ve İsmâîl; ve İshâk; ve Yakûb; ve torunlar oldular Yahudi306 ya da Nasârâlılar307; de ki: “Sizler misiniz en iyi bilen yoksa Allah mı?”; ve kim en zalimdir kimseden (ki) gizledi O’nun indinde/katında (olan) bir şahitliği/tanıklığı Allah’tan; ve Allah değildir gâfil310 yaptıklarınızdan.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | em | ya da | أَمْ | - |
| 2 | tekulune | söylersiniz | تَقُولُونَ | قول |
| 3 | inne | ki | إِنَّ | - |
| 4 | ibrahime | İbrahim | إِبْرَاهِيمَ | - |
| 5 | ve ismaiyle | ve İsmail | وَإِسْمَاعِيلَ | - |
| 6 | ve ishaka | ve İshak | وَإِسْحَاقَ | - |
| 7 | ve yea'kube | ve Yakub | وَيَعْقُوبَ | - |
| 8 | vel'esbata | ve torunlar | وَالْأَسْبَاطَ | سبط |
| 9 | kanu | oldular | كَانُوا | كون |
| 10 | huden | Yahudi | هُودًا | هود |
| 11 | ev | ya da | أَوْ | - |
| 12 | nesara | Nasârâlılar | نَصَارَىٰ | نصر |
| 13 | kul | de ki | قُلْ | قول |
| 14 | eentum | sizler misiniz | أَأَنْتُمْ | - |
| 15 | ea'lemu | en iyi bilen | أَعْلَمُ | علم |
| 16 | emi | yoksa | أَمِ | - |
| 17 | llahu | Allah mı | اللَّهُ | - |
| 18 | ve men | ve kim | وَمَنْ | - |
| 19 | ezlemu | en zalimdir | أَظْلَمُ | ظلم |
| 20 | mimmen | kimseden | مِمَّنْ | - |
| 21 | keteme | gizledi | كَتَمَ | كتم |
| 22 | şehadeten | bir şahitliği/tanıklığı | شَهَادَةً | شهد |
| 23 | indehu | indinde/katında O’nun (Allah’ın) | عِنْدَهُ | عند |
| 24 | mine | مِنَ | - | |
| 25 | llahi | Allah’tan | اللَّهِ | - |
| 26 | ve ma | ve değildir | وَمَا | - |
| 27 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 28 | bigafilin | gafil | بِغَافِلٍ | غفل |
| 29 | amma | عَمَّا | - | |
| 30 | tea'melune | yaptıklarınızdan | تَعْمَلُونَ | عمل |
Ayet 160
Öyle ki zulümle*; kimselerden (ki) yahudileştiler306; haram ettik** aleyhlerine onların iyileri (ki) helal kılındı*** onlara; ve yüz çevirmeleriyle/engellemeleriyle**** Allah yolundan336 çokça.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febizulmin | öyle ki zulümle | فَبِظُلْمٍ | ظلم |
| 2 | mine | مِنَ | - | |
| 3 | ellezine | kimselerden | الَّذِينَ | - |
| 4 | hadu | yahudileştiler | هَادُوا | هود |
| 5 | harramna | haram ettik | حَرَّمْنَا | حرم |
| 6 | aleyhim | aleyhlerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 7 | tayyibatin | iyileri (ki) | طَيِّبَاتٍ | طيب |
| 8 | uhillet | helal kılınmıştı | أُحِلَّتْ | حلل |
| 9 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 10 | ve bisaddihim | ve yüz çevirmeleriyle/engellemeleriyle | وَبِصَدِّهِمْ | صدد |
| 11 | an | عَنْ | - | |
| 12 | sebili | yolundan | سَبِيلِ | سبل |
| 13 | llahi | Allah | اللَّهِ | - |
| 14 | kesiran | çokça | كَثِيرًا | كثر |
*En büyük zulüm insanın kendi nefsine yaptığı zulüm olan şirk koşmaktır. Müşrik olmaktır. Bu da Tevrât'ın astından hadis/söylenti kitabı olan Talmud kitabını edinmeleriyle olmuştur. **Tevrât'ta helal olan iyi/güzel şeyleri uyduruk Talmud kitabıyla kendilerine haram ettiler. Kendi aleyhlerine işler yaptılar. Yüce Allah buna sadece izin vermiştir. Sapmalarına izin vermiştir. ***Tevrât'ta helal kılınmıştı.****Tevrât'a giden yolun üzerine şeytan öğretileri olan Talmud kitabıyla.
Ayet 18
Ve dediler Yahudiler306 ve Hristiyanlar296: "Bizler Allah'ın oğullarıyız; ve sevdikleriyiz O’nun"; de ki: "Öyleyse niçin azap eder sizlere günahlarınızla?"; Evet! Sizler (de) bir beşersiniz yarattığı kimseden; mağfiret319 eder dilediği kimseye; ve azap eder dilediği kimseye; ve Allah’adır mülkü göklerin162 ve yerin ve ikisi arasındakinin; ve O’nadır dönüş yeri.
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kaleti | ve dediler | وَقَالَتِ | قول |
| 2 | l-yehudu | Yahudiler | الْيَهُودُ | - |
| 3 | ve nnesara | ve Hristiyanlar | وَالنَّصَارَىٰ | نصر |
| 4 | nehnu | bizler | نَحْنُ | - |
| 5 | ebna'u | oğullarıyız | أَبْنَاءُ | بني |
| 6 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 7 | ve ehibba'uhu | ve sevdikleriyiz O’nun | وَأَحِبَّاؤُهُ | حبب |
| 8 | kul | de ki | قُلْ | قول |
| 9 | felime | öyleyse niçin | فَلِمَ | - |
| 10 | yuazzibukum | azap eder sizlere | يُعَذِّبُكُمْ | عذب |
| 11 | bizunubikum | günahlarınızla | بِذُنُوبِكُمْ | ذنب |
| 12 | bel | evet! | بَلْ | - |
| 13 | entum | sizlersiniz | أَنْتُمْ | - |
| 14 | beşerun | bir beşer | بَشَرٌ | بشر |
| 15 | mimmen | kimseden | مِمَّنْ | - |
| 16 | haleka | yarattığı | خَلَقَ | خلق |
| 17 | yegfiru | mağfiret eder | يَغْفِرُ | غفر |
| 18 | limen | kimseye | لِمَنْ | - |
| 19 | yeşa'u | dilediği | يَشَاءُ | شيا |
| 20 | ve yuazzibu | ve azap eder | وَيُعَذِّبُ | عذب |
| 21 | men | kimseye | مَنْ | - |
| 22 | yeşa'u | dilediği | يَشَاءُ | شيا |
| 23 | velillahi | ve Allah’adır | وَلِلَّهِ | - |
| 24 | mulku | mülkü | مُلْكُ | ملك |
| 25 | s-semavati | göklerin | السَّمَاوَاتِ | سمو |
| 26 | vel'erdi | ve yerin | وَالْأَرْضِ | ارض |
| 27 | ve ma | ve | وَمَا | - |
| 28 | beynehuma | ikisi arasındakinin | بَيْنَهُمَا | بين |
| 29 | ve ileyhi | ve O’nadır | وَإِلَيْهِ | - |
| 30 | l-mesiru | dönüş yeri | الْمَصِيرُ | صير |
Ayet 30
Ve dedi Yahudiler306: "Uzeyr* oğludur Allah'ın"; ve dedi Nâsâralılar: "Mesih** oğludur Allah'ın"; işte bu; söylemleridir onların ağızlarıyla dillendirdikleri; benzetirler söylemine kâfirlik25 etmiş kimselerin (ki) öncesinde katletti35 onları Allah; nasıl da yalana uyduruluyorlar***?
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kaleti | ve dedi | وَقَالَتِ | قول |
| 2 | l-yehudu | yahudiler | الْيَهُودُ | - |
| 3 | uzeyrun | Uzeyr | عُزَيْرٌ | - |
| 4 | bnu | oğludur | ابْنُ | بني |
| 5 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 6 | ve kaleti | ve dedi | وَقَالَتِ | قول |
| 7 | n-nesara | Nasaralılar | النَّصَارَى | نصر |
| 8 | l-mesihu | Mesih | الْمَسِيحُ | - |
| 9 | bnu | oğludur | ابْنُ | بني |
| 10 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 11 | zalike | işte bu | ذَٰلِكَ | - |
| 12 | kavluhum | söylemleridir onların | قَوْلُهُمْ | قول |
| 13 | biefvahihim | ağızlarıyla dillendirdikleri | بِأَفْوَاهِهِمْ | فوه |
| 14 | yudahiune | benzetirler | يُضَاهِئُونَ | ضها |
| 15 | kavle | söylemine | قَوْلَ | قول |
| 16 | ellezine | kimselerin | الَّذِينَ | - |
| 17 | keferu | kâfirlik ettiler | كَفَرُوا | كفر |
| 18 | min | مِنْ | - | |
| 19 | kablu | öncesinde | قَبْلُ | قبل |
| 20 | katelehumu | katletti onları | قَاتَلَهُمُ | قتل |
| 21 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 22 | enna | nasıl | أَنَّىٰ | اني |
| 23 | yu'fekune | yalana uydurulurlar | يُؤْفَكُونَ | افك |
*Resûl Uzeyr.**Meryem oğlu resûl Mesih Îsâ.***Fiil pasif olarak gelmiştir. Demek ki bu yalanları bazıları uydurmakta ve çoğunluk da bu yalanlara tabi olmaktadır.
Yahudi
Kavram Adı:
Yahudi
Kavram No: 306
Kısa Açıklama: 306 Tevrat'ın astından söylenti/hadis kitaplarına (Talmud) tabi olarak müşrikleşen kimse.
Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 5
Türkçe Meal: Ve dediler: “Olun bir Yahudi 306 veya Nasârâlılar 307 ; kılavuzlanırsınız 192 ”; de ki: “Evet! * İbrahim'in milleti 301 bir hanîftir 117 ; ve olmuş değildi o ** müşriklerden 36 ”
Türkçe Meal: Ya da söylersiniz ki İbrahim; ve İsmâîl; ve İshâk; ve Yakûb; ve torunlar oldular Yahudi 306 ya da Nasârâlılar 307 ; de ki: “Sizler misiniz en iyi bilen yoksa Allah mı?”; ve kim en zalimdir kimseden (ki) gizledi O’nun indinde/katında (olan) bir şahitliği/tanıklığı Allah’tan; ve Allah değildir gâfil 310 yaptıklarınızdan.
Türkçe Meal: Öyle ki zulümle * ; kimselerden (ki) yahudileştiler 306 ; haram ettik ** aleyhlerine onların iyileri (ki) helal kılındı *** onlara; ve yüz çevirmeleriyle/engellemeleriyle **** Allah yolundan 336 çokça.
Türkçe Meal: Ve dediler Yahudiler 306 ve Hristiyanlar 296 : "Bizler Allah'ın oğullarıyız; ve sevdikleriyiz O’nun"; de ki: "Öyleyse niçin azap eder sizlere günahlarınızla?"; Evet! Sizler (de) bir beşersiniz yarattığı kimseden; mağfiret 319 eder dilediği kimseye; ve azap eder dilediği kimseye; ve Allah’adır mülkü göklerin 162 ve yerin ve ikisi arasındakinin; ve O’nadır dönüş yeri.
Türkçe Meal: Ve dedi Yahudiler 306 : "Uzeyr * oğludur Allah'ın"; ve dedi Nâsâralılar: "Mesih ** oğludur Allah'ın"; işte bu; söylemleridir onların ağızlarıyla dillendirdikleri; benzetirler söylemine kâfirlik 25 etmiş kimselerin (ki) öncesinde katletti 35 onları Allah; nasıl da yalana uyduruluyorlar *** ?