Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 310:

Gâfil, gâfil.

Bu kavram 29 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

2. Bakara Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

92|2|85|ثُمَّ أَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تَقْتُلُونَ أَنفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَرِيقًا مِّنكُم مِّن دِيَٰرِهِمْ تَظَٰهَرُونَ عَلَيْهِم بِٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَإِن يَأْتُوكُمْ أُسَٰرَىٰ تُفَٰدُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ إِخْرَاجُهُمْ أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ ٱلْكِتَٰبِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَآءُ مَن يَفْعَلُ ذَٰلِكَ مِنكُمْ إِلَّا خِزْىٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُرَدُّونَ إِلَىٰٓ أَشَدِّ ٱلْعَذَابِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

85. Summe entum hâulâi taktulûne enfusekum ve tuhricûne ferîkan minkummin diyârihim, tezâharûne aleyhim bil ismi vel udvân(udvâni), ve in ye’tûkum usârâ tufâdûhum ve huve muharremun aleykum ihrâcuhum e fe tu’minûne bi ba’dil kitâbive tekfurûne bi ba’d(ba’dın), fe mâ cezâu men yef’alu zâlike minkum illâ hızyun fîl hayâtid dunyâ, ve yevmel kıyâmeti yureddûne ilâ eşeddil azâb(azâbi), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Sonra siz; şunlar; öldürürsünüz nefislerinizi201; ve çıkarırsınız diyarlarından/yurtlarından bir grubu/bir fırkayı sizlerden; dayanışma/destekleşme içinde olursunuz onlara karşı günahla ve ihlalle/sınırı aşmayla/düşmanlıkla; ve eğer gelirlerse sizlere esirler olarak; fidye alırsınız onlara (serbest bırakmak için onları); ve (oysa) o haram/yasak edilendir sizlere; ihracı/çıkarılması (da) onların; iman47 edersiniz bir kısmına kitabın* ve kâfirlik25 edersiniz bir kısmına; öyle mi?  Öyle ki, nedir cezası/karşılığı kimsenin (ki) yapar bunu sizlerden; ancak bir rezalet dünya hayatında ve diriliş gününde; geri döndürülür en şiddetli azaba doğru; ve değildir Allah gâfil310 yaptıklarınızdan.

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

2. Bakara Suresi

Ayet 140

Arapça Metin (Harekeli)

147|2|140|أَمْ تَقُولُونَ إِنَّ إِبْرَٰهِۦمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطَ كَانُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ قُلْ ءَأَنتُمْ أَعْلَمُ أَمِ ٱللَّهُ وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

140. Em tekûlûne inne ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâta kânû hûden ev nasârâ kul e entum a’lemu emillâh(emillâhu), ve men azlemu mimmen keteme şehâdeten indehu minallâh(minallâhi), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ya da söylersiniz ki İbrahim; ve İsmâîl; ve İshâk; ve Yakûb; ve torunlar oldular Yahudi306 ya da Nasârâlılar307; de ki: “Sizler misiniz en iyi bilen yoksa Allah mı?”; ve kim en zalimdir kimseden (ki) gizledi O’nun indinde/katında (olan) bir şahitliği/tanıklığı Allah’tan; ve Allah değildir gâfil310 yaptıklarınızdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 tekulune söylersiniz تَقُولُونَ قول
3 inne ki إِنَّ -
4 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
5 ve ismaiyle ve İsmail وَإِسْمَاعِيلَ -
6 ve ishaka ve İshak وَإِسْحَاقَ -
7 ve yea'kube ve Yakub وَيَعْقُوبَ -
8 vel'esbata ve torunlar وَالْأَسْبَاطَ سبط
9 kanu oldular كَانُوا كون
10 huden Yahudi هُودًا هود
11 ev ya da أَوْ -
12 nesara Nasârâlılar نَصَارَىٰ نصر
13 kul de ki قُلْ قول
14 eentum sizler misiniz أَأَنْتُمْ -
15 ea'lemu en iyi bilen أَعْلَمُ علم
16 emi yoksa أَمِ -
17 llahu Allah mı اللَّهُ -
18 ve men ve kim وَمَنْ -
19 ezlemu en zalimdir أَظْلَمُ ظلم
20 mimmen kimseden مِمَّنْ -
21 keteme gizledi كَتَمَ كتم
22 şehadeten bir şahitliği/tanıklığı شَهَادَةً شهد
23 indehu indinde/katında O’nun (Allah’ın) عِنْدَهُ عند
24 mine مِنَ -
25 llahi Allah’tan اللَّهِ -
26 ve ma ve değildir وَمَا -
27 llahu Allah اللَّهُ -
28 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
29 amma عَمَّا -
30 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

2. Bakara Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

151|2|144|قَدْ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى ٱلسَّمَآءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَىٰهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Latin Literal

144. Kad nerâ tekallube vechike fîs semâi, fe le nuvelliyenneke kıbleten terdâhâ, fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellû vucûhekum şatrah(şatrahu), ve innellezîne ûtûl kitâbe le ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Muhakkak görürüz yüz çevirmeni göğe; öyle ki döndürürüz seni bir kıbleye14; razı olursun ona; öyleyse döndür yüzünü haram mescit158 tarafına doğru; ve olduğunuz her yerde öyle ki döndürün yüzlerinizi o tarafa doğru; ve doğrusu kimseler; verildiler kitap; mutlak bilirler ki o (kitap) bir hak/gerçek Rablerinden4; ve değildir Allah gâfil310 ne yaparlar onlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 nera görürüz نَرَىٰ راي
3 tekallube çevirmeni تَقَلُّبَ قلب
4 vechike yüzünü وَجْهِكَ وجه
5 fi فِي -
6 s-semai göğe السَّمَاءِ سمو
7 felenuvelliyenneke öyle ki döndürürüz seni فَلَنُوَلِّيَنَّكَ ولي
8 kibleten bir kıbleye قِبْلَةً قبل
9 terdaha razı olursun ona تَرْضَاهَا رضو
10 fevelli öyleyse döndür فَوَلِّ ولي
11 vecheke yüzünü وَجْهَكَ وجه
12 şetra tarafına doğru شَطْرَ شطر
13 l-mescidi mescit/secde edilen yer الْمَسْجِدِ سجد
14 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
15 ve haysu ve her yerde وَحَيْثُ حيث
16 ma مَا -
17 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
18 fevellu öyle ki döndürün فَوَلُّوا ولي
19 vucuhekum yüzlerinizi وُجُوهَكُمْ وجه
20 şetrahu o tarafına doğru شَطْرَهُ شطر
21 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
22 ellezine kimseler الَّذِينَ -
23 utu verildiler أُوتُوا اتي
24 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
25 leyea'lemune mutlak bilirler لَيَعْلَمُونَ علم
26 ennehu ki o (kitap) أَنَّهُ -
27 l-hakku bir hak/gerçek الْحَقُّ حقق
28 min مِنْ -
29 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
30 ve ma ve değildir وَمَا -
31 llahu Allah اللَّهُ -
32 bigafilin gafil/habersiz/aymaz بِغَافِلٍ غفل
33 amma ne عَمَّا -
34 yea'melune yaparlar onlar يَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kıble

Kavram 14

14Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Haram mescit

Kavram 158

158Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

2. Bakara Suresi

Ayet 149

Arapça Metin (Harekeli)

156|2|149|وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِنَّهُۥ لَلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

149. Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve innehu lel hakku min rabbik(rabbike), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve her nereden çıktın; öyle ki çevir yüzünü haram mescide158 doğru; ve doğrusu o* mutlak haktır/gerçektir Rabbinden4; ve Allah gâfil310 değildir yapar olduğunuzdan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 haysu her nereden حَيْثُ حيث
3 haracte çıktın خَرَجْتَ خرج
4 fevelli öyle ki çevir فَوَلِّ ولي
5 vecheke yüzünü وَجْهَكَ وجه
6 şetra doğru شَطْرَ شطر
7 l-mescidi mescit الْمَسْجِدِ سجد
8 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
9 ve innehu ve doğrusu o (Kur’an) وَإِنَّهُ -
10 lelhakku mutlak haktır/gerçektir لَلْحَقُّ حقق
11 min -den مِنْ -
12 rabbike Rabbin- رَبِّكَ ربب
13 ve ma ve değildir وَمَا -
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 bigafilin gafil/habersiz/aymaz بِغَافِلٍ غفل
16 amma عَمَّا -
17 tea'melune yapar olduğunuzdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Kur’ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Haram mescit

Kavram 158

158Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

392|3|99|قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لِمَ تَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَأَنتُمْ شُهَدَآءُ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

99. Kul yâ ehlel kitâbi lime tesuddûne an sebîlillâhi men âmene tebgûnehâ ivecen ve entum şuhedâu ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey kitap ehli135! Niçin engellersiniz Allah’ın yolundan336 iman47 etmiş kimseyi? Aranırsınız/bakınırsınız bir eğriliğe; ve sizler şahitlersiniz tanıklarsınız (da); ve Allah gâfil310 değildir yaptıklarınızdan."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya ehle ehli يَا أَهْلَ اهل
3 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
4 lime niçin لِمَ -
5 tesuddune engellersiniz تَصُدُّونَ صدد
6 an عَنْ -
7 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
8 llahi Allah’ın اللَّهِ -
9 men kimseyi مَنْ -
10 amene iman etmiş امَنَ امن
11 tebguneha aranırsınız/bakınırsınız تَبْغُونَهَا بغي
12 ivecen bir eğriliğe عِوَجًا عوج
13 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
14 şuheda'u şahitlersiniz/tanıklarsınız شُهَدَاءُ شهد
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
18 amma عَمَّا -
19 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kitap ehli

Kavram 135

135Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Allah'ın yolu.

Kavram 336

336Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

6. En'âm Suresi

Ayet 131

Arapça Metin (Harekeli)

920|6|131|ذَٰلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَٰفِلُونَ

Latin Literal

131. Zâlike en lem yekun rabbuke muhlikel kurâ bi zulmin ve ehluhâ gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Böyledir; ki asla olmaz (senin) Rabbin4 helak edici kentleri zulümle*; ve ahalisi onun gâfiller310 (-ken).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike böyledir ذَٰلِكَ -
2 en ki أَنْ -
3 lem asla لَمْ -
4 yekun olmaz يَكُنْ كون
5 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
6 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
7 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
8 bizulmin zulüm ile بِظُلْمٍ ظلم
9 veehluha ve ahalisi onun وَأَهْلُهَا اهل
10 gafilune gafiller (-ken) غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Bu şekilde yaparsa bir zulüm olur. Ancak Allah asla zulmetmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 132

Arapça Metin (Harekeli)

921|6|132|وَلِكُلٍّ دَرَجَٰتٌ مِّمَّا عَمِلُوا۟ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Latin Literal

132. Ve li kullin derecâtun mimmâ amilû, ve mâ rabbukebi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve hepsi içindir dereceler* yaptıklarından; ve değildir (senin) Rabbin4 gâfil310 yaptıkları hakkında.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikullin ve hepsi içindir وَلِكُلٍّ كلل
2 deracatun dereceler دَرَجَاتٌ درج
3 mimma مِمَّا -
4 amilu yaptıklarından عَمِلُوا عمل
5 ve ma ve değildir وَمَا -
6 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
7 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
8 amma عَمَّا -
9 yea'melune yaptıkların hakkında يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Herkesin ayrı ayrı, farklı dereceleri vardır. 'Hepsi için' geçişi derecelerin asla aynı olamayacağını gösterir. 

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 156

Arapça Metin (Harekeli)

945|6|156|أَن تَقُولُوٓا۟ إِنَّمَآ أُنزِلَ ٱلْكِتَٰبُ عَلَىٰ طَآئِفَتَيْنِ مِن قَبْلِنَا وَإِن كُنَّا عَن دِرَاسَتِهِمْ لَغَٰفِلِينَ

Latin Literal

156. En tekûlû innemâ unzilel kitâbu alâ tâifeteyni min kablinâ ve in kunnâ an dirâsetihim le gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ki dersiniz*: "Ancak; indirildi kitap** bizden önceki iki tayfa/grup*** üzerine; ve ki (bizler) olduk onların dersi**** hakkında mutlak gâfiller310."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 en ki أَنْ -
2 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
3 innema ancak إِنَّمَا -
4 unzile indirildi أُنْزِلَ نزل
5 l-kitabu kitap الْكِتَابُ كتب
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 taifeteyni iki tayfa/grup طَائِفَتَيْنِ طوف
8 min مِنْ -
9 kablina bizden önceki قَبْلِنَا قبل
10 ve in ve ki وَإِنْ -
11 kunna olduk كُنَّا كون
12 an hakkında عَنْ -
13 dirasetihim onların dersi دِرَاسَتِهِمْ درس
14 legafiline mutlak gafiller لَغَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Diyecek olanlar Kur'an'ın inişine tanık olan kimselerdir. O kimselerin bulunduğu bölgede daha önceden kendilerine kutsal kitap indirilmiş iki grup vardı. **Kutsal kitap.***Yahudiler ve Hristiyanlar.****Çalışma, öğrenme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

7. A'râf Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

1090|7|136|فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

136. Fentekamnâ minhum fe agraknâhum fîl yemmi biennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki intikam aldık onlardan; öyle ki boğduk onları yemmde1107; nedeniyle ki onlar yalanladılar ayetlerimizi237; ve oldular ondan* gâfiller310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fentekamna öyle ki intikam aldık فَانْتَقَمْنَا نقم
2 minhum onlardan مِنْهُمْ -
3 fe egraknahum öyle ki boğduk onları فَأَغْرَقْنَاهُمْ غرق
4 fi فِي -
5 l-yemmi bol suda الْيَمِّ يمم
6 biennehum nedeniyle ki onlar بِأَنَّهُمْ -
7 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
8 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
9 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
10 anha ondan عَنْهَا -
11 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Yemm

Kavram 1107

1107Kelimenin kökü  yönelmek demektir. Yönelerek akan bol/engin su. Tuzlu veya tatlı su fark etmez. Mûsâ'nın bebek tabutunu firavunun bahçesine doğru yönlendirerek akan bol su Nil için de Rabbimiz kullanmıştır.  

7. A'râf Suresi

Ayet 146

Arapça Metin (Harekeli)

1100|7|146|سَأَصْرِفُ عَنْ ءَايَٰتِىَ ٱلَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَإِن يَرَوْا۟ كُلَّ ءَايَةٍ لَّا يُؤْمِنُوا۟ بِهَا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا وَإِن يَرَوْا۟ سَبِيلَ ٱلْغَىِّ يَتَّخِذُوهُ سَبِيلًا ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ عَنْهَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

146. Seasrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîl(sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Uzak tutacağım ayetlerimden454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti287 iman47 etmezler ona*; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır195; ve ondan gâfil310 olduklarındandır.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seesrifu uzak tutacağım سَأَصْرِفُ صرف
2 an عَنْ -
3 ayatiye ayetlerim ايَاتِيَ ايي
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 yetekebberune kibirlenirler/büyüklenirler يَتَكَبَّرُونَ كبر
6 fi فِي -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
9 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 yerav görseler يَرَوْا راي
12 kulle herbir كُلَّ كلل
13 ayetin ayeti ايَةٍ ايي
14 la لَا -
15 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
16 biha ona بِهَا -
17 ve in ve eğer وَإِنْ -
18 yerav görseler يَرَوْا راي
19 sebile yolu سَبِيلَ سبل
20 r-ruşdi reşid/doğru/olgun الرُّشْدِ رشد
21 la لَا -
22 yettehizuhu edinmezler/tutmazlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
23 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
24 vein ve eğer وَإِنْ -
25 yerav görseler يَرَوْا راي
26 sebile yolunu سَبِيلَ سبل
27 l-gayyi sapkınlık الْغَيِّ غوي
28 yettehizuhu edinirler/tutarlar onu يَتَّخِذُوهُ اخذ
29 sebilen bir yol (olarak) سَبِيلًا سبل
30 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
31 biennehum ki onların بِأَنَّهُمْ -
32 kezzebu yalanlamalarıyladır كَذَّبُوا كذب
33 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
34 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
35 anha ondan عَنْهَا -
36 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Ayete.**Yolu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak.

Kavram 195

195Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır. 

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ayetler

Kavram 454

454Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.  

7. A'râf Suresi

Ayet 172

Arapça Metin (Harekeli)

1126|7|172|وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنۢ بَنِىٓ ءَادَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا۟ بَلَىٰ شَهِدْنَآ أَن تَقُولُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَٰذَا غَٰفِلِينَ

Latin Literal

172. Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ve aldığı zaman (senin) Rabbin4 Âdemoğullarından; sırtlarından onların zürriyetlerini380; ve tanık/şahit yaptı onları kendi nefisleri201 üzerine: “Değil miyim Rabbiniz4!”; dediler: “Evet! Tanık/şahit olduk”; ki dersiniz kıyamet günü148: “Doğrusu biz olmuştuk bundan gâfil310.” (diye).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 ehaze aldı أَخَذَ اخذ
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 min مِنْ -
5 beni oğullarından بَنِي بني
6 ademe Adem ادَمَ -
7 min مِنْ -
8 zuhurihim sırtlarından onların ظُهُورِهِمْ ظهر
9 zurriyyetehum zürriyetlerini/nesillerini ذُرِّيَّتَهُمْ ذرر
10 ve eşhedehum ve tanık yaptı onları وَأَشْهَدَهُمْ شهد
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 enfusihim nefisleri أَنْفُسِهِمْ نفس
13 elestu değil miyim أَلَسْتُ ليس
14 birabbikum Rabbiniz بِرَبِّكُمْ ربب
15 kalu dediler قَالُوا قول
16 bela evet بَلَىٰ -
17 şehidna tanık/şahit olduk شَهِدْنَا شهد
18 en ki أَنْ -
19 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
20 yevme günü يَوْمَ يوم
21 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
22 inna doğrusu biz إِنَّا -
23 kunna olduk كُنَّا كون
24 an عَنْ -
25 haza bundan هَٰذَا -
26 gafiline gâfil /aymaz غَافِلِينَ غفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü

Kavram 148

148Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre. 

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Zürriyet

Kavram 380

380Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb. 

7. A'râf Suresi

Ayet 205

Arapça Metin (Harekeli)

1159|7|205|وَٱذْكُر رَّبَّكَ فِى نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ ٱلْجَهْرِ مِنَ ٱلْقَوْلِ بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

Latin Literal

205. Vezkur rabbeke fî nefsike tedarruan ve hîfeten ve dûnel cehri minel kavli bil guduvvi vel âsâli ve lâ tekun minel gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ve zikret78 Rabbini4 kendi nefsinde201 bir alçak gönüllülük (-le); ve bir korku (-yla); ve aleni (duyulacak kadar) yüksek bir söylemin* altında/astında**; sabah ve akşam***; ve olma gâfillerden310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 rabbeke Rabbini رَبَّكَ ربب
3 fi فِي -
4 nefsike kendi nefsinde نَفْسِكَ نفس
5 tederruan bir alçak gönüllülük (-le) تَضَرُّعًا ضرع
6 ve hifeten ve bir korku (-yla) وَخِيفَةً خوف
7 ve dune ve altında/astında وَدُونَ دون
8 l-cehri aleni yükse الْجَهْرِ جهر
9 mine مِنَ -
10 l-kavli bir söylemden الْقَوْلِ قول
11 bil-guduvvi sabah بِالْغُدُوِّ غدو
12 vel'asali ve akşam وَالْاصَالِ اصل
13 ve la ve وَلَا -
14 tekun olma تَكُنْ كون
15 mine مِنَ -
16 l-gafiline gafillerden الْغَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*O'nun yüce sıfatlarını yani evrene tecelli etmiş olan güzel sıfatlarını öğrenmek/hatırlamak ve bunları sözlere dökmek demektir. Gökyüzündeki bulutlara bakıp da "Ey Rabbim! Ne güzel bir hayat verensin; ilmin, bilmin sınırsızdır. Her atomun nerede olacağını bildin, hesapladın. Senin rüzgarların onları dilediğin yere sürükler; dilediğin yere yağmurları bıraktırırsın. Sensin en yüce yaratıcı. Bizden rahmetini esirgeme!" gibi sözleri kendi nefsimizde sesli olarak söylemek, kendi nefsimizde hissetmek tam olarak 7:205 ayetinde istenilendir. **Herkesi duyabileceği bir sesle olmadan yapılan söylem/kelam.***Her zaman.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1369|10|7|إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱطْمَأَنُّوا۟ بِهَا وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنْ ءَايَٰتِنَا غَٰفِلُونَ

Latin Literal

7. İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme’ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere; ve razı oldular dünya hayatıyla; ve tamah ettiler ona*; ve kimselerdir (ki) onlar ayetlerimizden gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
5 lika'ena kavuşmayı bizlere لِقَاءَنَا لقي
6 ve radu ve razı oldular وَرَضُوا رضو
7 bil-hayati hayatıyla بِالْحَيَاةِ حيي
8 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
9 vetmeennu ve tamah ettiler وَاطْمَأَنُّوا طمن
10 biha ona بِهَا -
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 hum onlar هُمْ -
13 an عَنْ -
14 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
15 gafilune gafillerdir غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Dünya hayatına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

1391|10|29|فَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِن كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَٰفِلِينَ

Latin Literal

29. Fe kefâ billâhi şehîden beynenâ ve beynekum in kunnâ an ibâdetikum le gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki kâfi geldi/yetti Allah bir şahit/tanık (olarak) aramızda ve aranızda ki olduk kulluğunuzdan46 mutlak gâfiller310."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekefa öyle ki kafi geldi/yetti فَكَفَىٰ كفي
2 billahi Allah بِاللَّهِ -
3 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
4 beynena aramızda بَيْنَنَا بين
5 ve beynekum ve aranızda وَبَيْنَكُمْ بين
6 in ki إِنْ -
7 kunna olduk كُنَّا كون
8 an عَنْ -
9 ibadetikum kulluğunuzdan عِبَادَتِكُمْ عبد
10 legafiline mutlak gafiller لَغَافِلِينَ غفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

1454|10|92|فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

Latin Literal

92. Fel yevme nuneccîke bi bedenike li tekûne limen halfeke âyeh(âyeten), ve inne kesîren minen nâsi an âyâtinâ le gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki o gün kurtarırız seni* bedeninle877 olman için sana halife65** (olan) kimseye bir ayet287; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden237 mutlak gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felyevme öyle ki o gün فَالْيَوْمَ يوم
2 nuneccike kurtarırız seni نُنَجِّيكَ نجو
3 bibedenike bedeninle senin بِبَدَنِكَ بدن
4 litekune olman için لِتَكُونَ كون
5 limen kimseye لِمَنْ -
6 halfeke halifedir sana خَلْفَكَ خلف
7 ayeten bir ayet ايَةً ايي
8 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
9 kesiran ekserisi كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
12 an عَنْ -
13 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
14 legafilune mutlak gafillerdir لَغَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Firavun.**Tüm insanlara değil! Firavun sonrası Mısır'a firavun olan yeni kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Halife

Kavram 65

65Sonrası gelen, halef.

Ayetler

Kavram 237

237Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.  

Ayet

Kavram 287

287Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

11. Hûd Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

1594|11|123|وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ يُرْجَعُ ٱلْأَمْرُ كُلُّهُۥ فَٱعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Latin Literal

123. Ve lillâhi gaybus semâvâti vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa’budhu ve tevekkel aleyh(aleyhi), ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah’adır gaybı62 göklerin162 ve yerin; ve O'na* döndürülür emir351; her biri onun**; öyle ki kulluk46 et O’na*; ve tevekkül79 et O’na* karşı; ve değildir (senin) Rabbin4 yaptıklarınıza bir gâfil310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah’adır وَلِلَّهِ -
2 gaybu gaybı غَيْبُ غيب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
6 yurceu döndürülür يُرْجَعُ رجع
7 l-emru emir الْأَمْرُ امر
8 kulluhu her biri onun كُلُّهُ كلل
9 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
10 ve teve kkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
11 aleyhi O’na karşı عَلَيْهِ -
12 ve ma ve değildir وَمَا -
13 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
14 bigafilin bir gafil بِغَافِلٍ غفل
15 amma عَمَّا -
16 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Emrin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek

Kavram 46

46Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.  

Gayb

Kavram 62

62Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Tevekkül

Kavram 79

79Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Gökler

Kavram 162

162Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Emir

Kavram 351

351İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1597|12|3|نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

Latin Literal

3. Nahnu nakussu aleyke ahsenel kasası bimâ evhaynâ ileyke hâzel kur’âne ve in kunte min kablihî le minel gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Biz kıssalaştırırız430daha güzel kıssayı430 (senin) üzerine;  vahy ettiğimizle603 sana bu Kur'ân'ı850; ve eğer olduysan (bile) öncesinde onun mutlak kimselerden ki gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nehnu biz نَحْنُ -
2 nekussu kıssalaştırırız نَقُصُّ قصص
3 aleyke üzerine عَلَيْكَ -
4 ehsene daha güzelini أَحْسَنَ حسن
5 l-kasasi kıssaların الْقَصَصِ قصص
6 bima بِمَا -
7 evhayna vahyedettiğimizle أَوْحَيْنَا وحي
8 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
9 haza bu هَٰذَا -
10 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
11 vein ve eğer وَإِنْ -
12 kunte olduysan كُنْتَ كون
13 min مِنْ -
14 kablihi öncesinde onun قَبْلِهِ قبل
15 lemine mutlak kimselerden لَمِنَ -
16 l-gafiline gafil الْغَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*Kur'an'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Kıssa

Kavram 430

430Anlatı, öykü.

Vahiy, vahy etmek.

Kavram 603

603Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki  Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Kur'an, kuran.

Kavram 850

850İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.    

12. Yusuf Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1607|12|13|قَالَ إِنِّى لَيَحْزُنُنِىٓ أَن تَذْهَبُوا۟ بِهِۦ وَأَخَافُ أَن يَأْكُلَهُ ٱلذِّئْبُ وَأَنتُمْ عَنْهُ غَٰفِلُونَ

Latin Literal

13. Kâle innî le yahzununî en tezhebû bihî ve ehâfu en ye’kulehuz zi’bu ve entum anhu gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Doğrusu ben mutlak hüzünlenirim ki giderirsiniz** onu***; ve korkarım ki yer onu*** bir kurt/çakal; ve sizler ondan gâfiller310 (-ken)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 leyehzununi mutlak hüzünlenirim لَيَحْزُنُنِي حزن
4 en ki أَنْ -
5 tezhebu giderirsiniz تَذْهَبُوا ذهب
6 bihi onu بِهِ -
7 ve ehafu ve korkarım وَأَخَافُ خوف
8 en ki أَنْ -
9 ye'kulehu yer onu يَأْكُلَهُ اكل
10 z-zi'bu bir kurt/çakal الذِّئْبُ ذاب
11 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
12 anhu ondan عَنْهُ -
13 gafilune gafillersiniz غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Yakûb.**Kaybedersiniz.***Yûsuf'u.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

14. İbrahim Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

1790|14|42|وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَٰرُ

Latin Literal

42. Ve lâ tahsebennallâhe gâfilen ammâ ya’meluz zâlimûn(zâlimûne), innemâ yuahhıruhum li yevmin teşhasu fîhil ebsâr(ebsâru).

Türkçe Çeviri

Ve sakın düşünme (ki) Allah bir gâfildir310 yaptıklarından zalimlerin257; ancak ki öteler onları* bir güne (ki) donup kalır onda** bakışlar.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tehsebenne sakın düşünme (ki) تَحْسَبَنَّ حسب
3 llahe Allah'ı اللَّهَ -
4 gafilen bir gafil غَافِلًا غفل
5 amma عَمَّا -
6 yea'melu yaptıklarından يَعْمَلُ عمل
7 z-zalimune zalimlerin الظَّالِمُونَ ظلم
8 innema ancak ki إِنَّمَا -
9 yu'ehhiruhum öteler onları يُؤَخِّرُهُمْ اخر
10 liyevmin bir güne لِيَوْمٍ يوم
11 teşhasu donup kalar تَشْخَصُ شخص
12 fihi onda فِيهِ -
13 l-ebsaru bakışlar الْأَبْصَارُ بصر

Notlar

Not 1

*Zalimleri.**Günde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

16. Nahl Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

2007|16|108|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَٰرِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْغَٰفِلُونَ

Latin Literal

108. Ulâikellezîne tabeallâhu alâ kulûbihim ve sem’ihim ve ebsârihim, ve ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) mühürledi Allah kalplerinin175 üzerini; ve işitmelerini; ve bakışlarını; ve işte bunlar; onlardır gâfiller310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 tabea mühürledi طَبَعَ طبع
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 ala üzerini عَلَىٰ -
6 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
7 ve sem'ihim ve işitmelerini وَسَمْعِهِمْ سمع
8 ve ebsarihim ve bakışlarını وَأَبْصَارِهِمْ بصر
9 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
10 humu onlardır هُمُ -
11 l-gafilune gâfiller الْغَافِلُونَ غفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma.

Kavram 175

175Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

18. Kehf Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2166|18|28|وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا

Latin Literal

28. Vasbır nefseke meallezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta’du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı’ men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51* kendi nefsine201; kimselerle beraber (ki) çağırırlar219 Rablerini4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun**; ve çevirme iki gözünü onlardan*** arzulayarak ziynetini856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil310 ettik kalbini onun zikrimizden78; ve tâbi oldu hevâsına278; ve oldu emri/işi onun**** bir sınırı aşan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 nefseke kendi nefsine نَفْسَكَ نفس
3 mea beraber مَعَ -
4 ellezine kimselerle الَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
6 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
7 bil-gadati sabahla بِالْغَدَاةِ غدو
8 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
9 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
10 vechehu yününü O’nun وَجْهَهُ وجه
11 ve la ve وَلَا -
12 tea'du çevirme تَعْدُ عدو
13 aynake iki gözünü عَيْنَاكَ عين
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 turidu arzulayarak تُرِيدُ رود
16 zinete zinetini زِينَةَ زين
17 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
18 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
19 ve la ve وَلَا -
20 tutia' itaat etme تُطِعْ طوع
21 men kimseye مَنْ -
22 egfelna gafil yaptık أَغْفَلْنَا غفل
23 kalbehu kalbini onun قَلْبَهُ قلب
24 an عَنْ -
25 zikrina zikrimizden ذِكْرِنَا ذكر
26 vettebea ve tâbi oldu وَاتَّبَعَ تبع
27 hevahu hevasına هَوَاهُ هوي
28 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
29 emruhu emri onun أَمْرُهُ امر
30 furuten bir sınırı aşan فُرُطًا فرط

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Allah'ın.***Seninle beraber Rablerini çağıran kimselerden.***Gâfil kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab

Kavram 4

4Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr.

Kavram 51

51Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr

Kavram 78

78Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis

Kavram 201

201Benlik, kişilik, öz varlık.

Yüce Allah'ı çağırmak/dua etmek

Kavram 219

219Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10-35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin.  Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.      

Hevâ

Kavram 278

278İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ziynet

Kavram 856

 856Süs, dekorasyon, takı, bezek.

19. Meryem Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

2287|19|39|وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Latin Literal

39. Ve enzirhum yevmel hasreti iz kudıyel emr(emru), ve hum fî gafletin ve hum lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve uyar onları hasret* gününe; tamamlandığı zaman emir ve onlar bir gaflettedir310; ve onlar iman47 etmezler.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enzirhum ve uyar onları وَأَنْذِرْهُمْ نذر
2 yevme gününe يَوْمَ يوم
3 l-hasrati hasret الْحَسْرَةِ حسر
4 iz إِذْ -
5 kudiye tamamlandığı zaman قُضِيَ قضي
6 l-emru emir الْأَمْرُ امر
7 ve hum ve onlar وَهُمْ -
8 fi فِي -
9 gafletin bir gaflettedir غَفْلَةٍ غفل
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*İç yakan hüsrana neden olan pişmanlık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman

Kavram 47

47Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

2482|21|1|ٱقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ مُّعْرِضُونَ

Latin Literal

1. Ikterebe lin nâsi hisâbuhum ve hum fî gafletin mu’ridûn(mu’ridûne).

Türkçe Çeviri

Yaklaştı* insanlara hesapları; ve onlar bir gâflette310 yüz çevirenlerdir.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ikterabe yaklaştı اقْتَرَبَ قرب
2 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
3 hisabuhum hesapları حِسَابُهُمْ حسب
4 vehum ve onlar وَهُمْ -
5 fi فِي -
6 gafletin bir gaflette غَفْلَةٍ غفل
7 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1

*Ay MS 1969 yılında yarıldı. Sâat yaklaştı. Sâat Yüce Allah'ın izniyle MS 2292 yılının 17 Mayıs günündeki Güneş tutulmasında gerçekleşecektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2578|21|97|وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Latin Literal

97. Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır** kâfirlik25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette310 bundan; evet! Olduk zalimler257."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vekterabe ve yaklaştı وَاقْتَرَبَ قرب
2 l-vea'du vaat الْوَعْدُ وعد
3 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
4 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
5 hiye o هِيَ -
6 şahisatun bir şahısdır شَاخِصَةٌ شخص
7 ebsaru gözler أَبْصَارُ بصر
8 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 ya veylena eyvah bize يَا وَيْلَنَا -
11 kad muhakkak قَدْ -
12 kunna olduk كُنَّا كون
13 fi فِي -
14 gafletin gaflette غَفْلَةٍ غفل
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 bel evet بَلْ -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Belirginleşmiş, sabitlenmiş / dışa doğru belirginleşmiş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir

Kavram 25

25Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.  

Zalim, zulmetmek.

Kavram 257

257Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır. 

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

2688|23|17|وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلْخَلْقِ غَٰفِلِينَ

Latin Literal

17. Ve lekad halaknâ fevkakum seb’a tarâika ve mâ kunnâ anil halkı gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun yarattık üstünüzde* yedi1171 tarîkatlar532; ve olmuş değiliz yaratıştan** gâfiller310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 halekna yarattık خَلَقْنَا خلق
3 fevkakum üstünüzde فَوْقَكُمْ فوق
4 seb'a yedi سَبْعَ سبع
5 taraika tarîkatlar طَرَائِقَ طرق
6 ve ma ve değiliz وَمَا -
7 kunna olmuş كُنَّا كون
8 ani عَنِ -
9 l-halki yaratıştan الْخَلْقِ خلق
10 gafiline gafiller غَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*İnsanlar.**İnsanın ve içinde bulunduğu evrenin yaratılışından daha muhteşem, daha güzel yaratılışlara bir kanıt olmalıdır insanın üstündeki yedi tarîkatlar. Çok çok yüce bir yaratılış olmalı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Tarîkat

Kavram 532

532Tarik, yol, patika, metot, rota.

 İnsan üstünüzdeki yedi tarîkatlar.

Kavram 1171

1171Rabbimiz 23:17 ayetinde insanın üstünde 7 tarîkatların yaratıldığı bildirmiştir. Bu tanım benzeri bir yapı da 7 gökler olarak karşımıza çıkar. Yedi gökler için Rabbimiz hiçbir yerde "üstünde" kelimesini kullanmaz. Yedi gökler çok sayıda atmosfer içeren yıldız sistemlerini ve paralel evrenleri işaret eder.  Bu tarîkatlar/yollar/patikalar/ilerleyişler insanın üstünde olduğu için mutlak ki mekânsal olarak üst boyutlarda olmalıdır. Bu da "hyperdimentional bulk" olarak isimlendirilen hiperuzay yani arş olmalıdır. Böylece arşın da tek olmadığını, çoklu olduğunu anlarız. Tarîkat kelimesinden bu arşların farklı yöntemlerle, yollarla, kurallarla ilerlediğini anlarız. Belki de her bir arşta farklı yaratılış yolları/yöntemleri/ilerleyişi vardır. En doğrusunu Rabbimiz bilir.

24. Nûr Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

2812|24|23|إِنَّ ٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْغَٰفِلَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ لُعِنُوا۟ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Latin Literal

23. İnnellezîne yermûnel muhsanâtil gâfilâtil mu’minâti luınû fid dunyâ vel âhırati ve lehum azâbun azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) suçlarlar gâfil310 müminât493 muhsanâtı492; lanetlendiler280 dünyada ve ahirette; ve onlaradır azîm* bir azap.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 yermune suçlarlar يَرْمُونَ رمي
4 l-muhsanati muhsanâtı الْمُحْصَنَاتِ حصن
5 l-gafilati gâfil الْغَافِلَاتِ غفل
6 l-mu'minati müminât الْمُؤْمِنَاتِ امن
7 luinu lanetlendiler لُعِنُوا لعن
8 fi فِي -
9 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
10 vel'ahirati ve ahirette وَالْاخِرَةِ اخر
11 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
12 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
13 azimun bir azîm عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1

*Büyük, azametli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Lanet etmek.

Kavram 280

280Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.  

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Muhsanât

Kavram 492

492İffeti sağlam, güçlendirilmiş kadınlar.  İffetini korumuş, korunmuş kadınlar. Sağlam ve güçlü iffeti nedeniyle ulaşılmaz/erişilmez olmuş kadınlar. 

Müminât

Kavram 493

493Mümin kadınlar. İman etmiş kadınlar.

30. Rûm Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

3414|30|7|يَعْلَمُونَ ظَٰهِرًا مِّنَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ ٱلْءَاخِرَةِ هُمْ غَٰفِلُونَ

Latin Literal

7. Ya’lemûne zâhiren minel hayâtid dunyâ, ve hum anil âhıreti hum gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Bilirler bir zâhiri896 dünya hayatından ve onlar ahiretten* (ki) onlar gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
2 zahiran bir zahiri ظَاهِرًا ظهر
3 mine مِنَ -
4 l-hayati hayatından الْحَيَاةِ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 vehum ve onlar وَهُمْ -
7 ani عَنِ -
8 l-ahirati ahiretten الْاخِرَةِ اخر
9 hum onlar هُمْ -
10 gafilune gafillerdir غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Öteki hayattan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Zâhir

Kavram 896

896Görünür, algılanabilir, belirgin, aşikar, bariz, göze çarpan, açık, belli, besbelli, görünürdeki; dışsal, harici, zahiri; görünüşte, dış, dış taraf.

34. Sebe' Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

3616|34|12|وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

Latin Literal

12. Ve li suleymâner rîha guduvvuhâ şehrun ve revâhuhâ şehr(şehrun), ve eselnâ lehu aynel kıtr(kıtri), ve minel cinni men ya’melu beyne yedeyhi bi izni rabbih(rabbihî), ve men yezıg minhum an emrinâ nuzıkhu min azâbis saîr(saîri).

Türkçe Çeviri

Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr809 bir azaptan.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velisuleymane ve Süleyman içindi وَلِسُلَيْمَانَ -
2 r-riha rüzgar الرِّيحَ روح
3 guduvvuha sabah gidişi onun (rüzgârın) غُدُوُّهَا غدو
4 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
5 ve ravahuha ve akşam gidişi onun (rüzgârın) وَرَوَاحُهَا روح
6 şehrun bir ay شَهْرٌ شهر
7 ve eselna ve akıttık وَأَسَلْنَا سيل
8 lehu ona لَهُ -
9 ayne pınarını/gözünü عَيْنَ عين
10 l-kitri katran الْقِطْرِ قطر
11 ve mine ve وَمِنَ -
12 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
13 men kimse مَنْ -
14 yea'melu yaptı يَعْمَلُ عمل
15 beyne arasında بَيْنَ بين
16 yedeyhi iki elinin onun يَدَيْهِ يدي
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
19 ve men ve kimse وَمَنْ -
20 yezig sapar يَزِغْ زيغ
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 an - عَنْ -
23 emrina emrimizden أَمْرِنَا امر
24 nuzikhu tattırırız ona نُذِقْهُ ذوق
25 min مِنْ -
26 azabi azaptan عَذَابِ عذب
27 s-seiyri alevli السَّعِيرِ سعر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cin, yabancı insanlar

Kavram 91

91Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar.  İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.  

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar 

Kavram 128

128Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Cin

Kavram 210

210İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.         

Akleden kalpler

Kavram 213

213Kalpte yaklaşık olarak 40-50 bin arasında sinir hücresi bulunur. Bu hücrelerin kendi hafızaları vardır. Bu sinirler beynin karar verme yeri olan ön lobuna yani insanın perçem bölgesinin altında yer alan beyin bölgesine sinir uçları gönderir. Nasıl ki gözler beyinle görür, nasıl ki kulaklar beyinle duyar, beyin de kalple akleder. Doğru karar vermede kalplerin rolü vardır. Kalp nakli yapılan hastalarda davranış ve huy değişikliklerini olmasının nedeni budur.

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Akletmek.

Kavram 562

562İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri.

Kavram 645

645Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.  

Sa‘îr, saîr.

Kavram 809

809Çılgın ateş.

36. Yâsin Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

3709|36|6|لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمْ فَهُمْ غَٰفِلُونَ

Latin Literal

6. Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Uyarman için bir kavmi/toplumu (ki) uyarılmış değildir babaları/ataları; öyle ki onlar gâfillerdir310.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 litunzira uyarman için لِتُنْذِرَ نذر
2 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
3 ma değildir مَا -
4 unzira uyarılmış أُنْذِرَ نذر
5 aba'uhum babaları/ataları ابَاؤُهُمْ ابو
6 fehum öyle ki ınlar فَهُمْ -
7 gafilune gafillerdir غَافِلُونَ غفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gâfil, gâfil.

Kavram 310

310Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 310:

Gâfil, gâfil.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı:

Gâfil, gâfil.

Kavram No: 310

Kısa Açıklama: 310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 29

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Sonra siz; şunlar; öldürürsünüz nefislerinizi 201 ; ve çıkarırsınız diyarlarından/yurtlarından bir grubu/bir fırkayı sizlerden; dayanışma/destekleşme içinde olursunuz onlara karşı günahla ve ihlalle/sınırı aşmayla/düşmanlıkla; ve eğer gelirlerse sizlere esirler olarak; fidye alırsınız onlara (serbest bırakmak için onları); ve (oysa) o haram/yasak edilendir sizlere; ihracı/çıkarılması (da) onların; iman 47 edersiniz bir kısmına kitabın *  ve kâfirlik 25 edersiniz bir kısmına; öyle mi?  Öyle ki, nedir cezası/karşılığı kimsenin (ki) yapar bunu sizlerden; ancak bir rezalet dünya hayatında ve diriliş gününde; geri döndürülür en şiddetli azaba doğru; ve değildir Allah gâfil 310 yaptıklarınızdan.

Bakara Suresi - Ayet 140

Türkçe Meal: Ya da söylersiniz ki İbrahim; ve İsmâîl; ve İshâk; ve Yakûb; ve torunlar oldular Yahudi 306 ya da Nasârâlılar 307 ; de ki: “Sizler misiniz en iyi bilen yoksa Allah mı?”; ve kim en zalimdir kimseden (ki) gizledi O’nun indinde/katında (olan) bir şahitliği/tanıklığı Allah’tan; ve Allah değildir gâfil 310 yaptıklarınızdan.

Bakara Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Muhakkak görürüz yüz çevirmeni göğe; öyle ki döndürürüz seni bir kıbleye 14 ; razı olursun ona; öyleyse döndür yüzünü haram mescit 158 tarafına doğru; ve olduğunuz her yerde öyle ki döndürün yüzlerinizi o tarafa doğru; ve doğrusu kimseler; verildiler kitap; mutlak bilirler ki o (kitap) bir hak/gerçek Rablerinden 4 ; ve değildir Allah gâfil 310 ne yaparlar onlar.

Bakara Suresi - Ayet 149

Türkçe Meal: Ve her nereden çıktın; öyle ki çevir yüzünü haram mescide 158 doğru; ve doğrusu o * mutlak haktır/gerçektir Rabbinden 4 ; ve Allah gâfil 310 değildir yapar olduğunuzdan.

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: De ki: "Ey kitap ehli 135 ! Niçin engellersiniz Allah’ın yolundan 336 iman 47 etmiş kimseyi? Aranırsınız/bakınırsınız bir eğriliğe; ve sizler şahitlersiniz tanıklarsınız (da); ve Allah gâfil 310 değildir yaptıklarınızdan."

En'âm Suresi - Ayet 131

Türkçe Meal: Böyledir; ki asla olmaz (senin) Rabbin 4 helak edici kentleri zulümle * ; ve ahalisi onun gâfiller 310 (-ken).

En'âm Suresi - Ayet 132

Türkçe Meal: Ve hepsi içindir dereceler * yaptıklarından; ve değildir (senin) Rabbin 4 gâfil 310 yaptıkları hakkında.

En'âm Suresi - Ayet 156

Türkçe Meal: Ki dersiniz * : "Ancak; indirildi kitap ** bizden önceki iki tayfa/grup *** üzerine; ve ki (bizler) olduk onların dersi **** hakkında mutlak gâfiller 310 ."

A'râf Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: Öyle ki intikam aldık onlardan; öyle ki boğduk onları yemmde 1107 ; nedeniyle ki onlar yalanladılar ayetlerimizi 237 ; ve oldular ondan * gâfiller 310 .

A'râf Suresi - Ayet 146

Türkçe Meal: Uzak tutacağım ayetlerimden 454 kimseleri (ki) kibirlenirler/büyüklenirler yerde olmaksızın hak/gerçek; ve eğer görseler her bir ayeti 287 iman 47 etmezler ona * ; ve eğer görseler reşit/doğru/olgun yolu edinmezler/tutmazlar onu ** bir yol (olarak); ve eğer görseler sapkınlık yolunu edinirler/tutarlar onu ** bir yol (olarak); işte böyledir; ki ayetlerimizi yalanladıklarındandır 195 ; ve ondan gâfil 310 olduklarındandır.

A'râf Suresi - Ayet 172

Türkçe Meal: Ve aldığı zaman (senin) Rabbin 4 Âdemoğullarından; sırtlarından onların zürriyetlerini 380 ; ve tanık/şahit yaptı onları kendi nefisleri 201 üzerine: “Değil miyim Rabbiniz 4 !”; dediler: “Evet! Tanık/şahit olduk”; ki dersiniz kıyamet günü 148 : “Doğrusu biz olmuştuk bundan gâfil 310 .” (diye).

A'râf Suresi - Ayet 205

Türkçe Meal: Ve zikret 78 Rabbini 4 kendi nefsinde 201 bir alçak gönüllülük (-le); ve bir korku (-yla); ve aleni (duyulacak kadar) yüksek bir söylemin * altında/astında ** ; sabah ve akşam *** ; ve olma gâfillerden 310 .

Yunus Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere; ve razı oldular dünya hayatıyla; ve tamah ettiler ona * ; ve kimselerdir (ki) onlar ayetlerimizden gâfillerdir 310 .

Yunus Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: "Öyle ki kâfi geldi/yetti Allah bir şahit/tanık (olarak) aramızda ve aranızda ki olduk kulluğunuzdan 46 mutlak gâfiller 310 ."

Yunus Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Öyle ki o gün kurtarırız seni * bedeninle 877 olman için sana halife 65 ** (olan) kimseye bir ayet 287 ; ve doğrusu insanlardan ekserisi ayetlerimizden 237 mutlak gâfillerdir 310 .

Hûd Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Ve Allah’adır gaybı 62 göklerin 162 ve yerin; ve O'na * döndürülür emir 351 ; her biri onun ** ; öyle ki kulluk 46 et O’na * ; ve tevekkül 79 et O’na * karşı; ve değildir (senin) Rabbin 4 yaptıklarınıza bir gâfil 310 .

Yusuf Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Biz kıssalaştırırız 430 daha güzel kıssayı 430  (senin) üzerine;  vahy ettiğimizle 603  sana bu Kur'ân'ı 850 ; ve eğer olduysan (bile) öncesinde onun *  mutlak kimselerden ki gâfillerdir 310 .

Yusuf Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Dedi * : "Doğrusu ben mutlak hüzünlenirim ki giderirsiniz ** onu *** ; ve korkarım ki yer onu *** bir kurt/çakal; ve sizler ondan gâfiller 310 (-ken)."

İbrahim Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Ve sakın düşünme (ki) Allah bir gâfildir 310 yaptıklarından zalimlerin 257 ; ancak ki öteler onları * bir güne (ki) donup kalır onda ** bakışlar.

Nahl Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: İşte bunlar; kimselerdir (ki) mühürledi Allah kalplerinin 175 üzerini; ve işitmelerini; ve bakışlarını; ve işte bunlar; onlardır gâfiller 310 .

Kehf Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve sabret 51 * kendi nefsine 201 ; kimselerle beraber (ki) çağırırlar 219 Rablerini 4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun ** ; ve çevirme iki gözünü onlardan *** arzulayarak ziynetini 856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil 310 ettik kalbini onun zikrimizden 78 ; ve tâbi oldu hevâsına 278 ; ve oldu emri/işi onun **** bir sınırı aşan.

Meryem Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ve uyar onları hasret * gününe; tamamlandığı zaman emir ve onlar bir gaflettedir 310 ; ve onlar iman 47 etmezler.

Enbiyâ Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Yaklaştı * insanlara hesapları; ve onlar bir gâflette 310 yüz çevirenlerdir.

Enbiyâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve yaklaştı hak/gerçek vaat; öyle ki o zaman bir şahıstır ** kâfirlik 25 etmiş kimselerin gözleri: "Eyvah bize! Muhakkak olmuştuk gâflette 310 bundan; evet! Olduk zalimler 257 ."

Mü'minûn Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ve ant olsun yarattık üstünüzde * yedi 1171 tarîkatlar 532 ; ve olmuş değiliz yaratıştan ** gâfiller 310 .

Nûr Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) suçlarlar gâfil 310 müminât 493 muhsanâtı 492 ; lanetlendiler 280 dünyada ve ahirette; ve onlaradır azîm * bir azap.

Rûm Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Bilirler bir zâhiri 896 dünya hayatından ve onlar ahiretten * (ki) onlar gâfillerdir 310 .

Sebe' Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve Süleyman içindi rüzgâr; sabah gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akşam gidişi onun (rüzgârın) bir ay; ve akıttık ona katran pınarını/gözünü; ve cinden 91 kimse, yaptı/faaliyet gösterdi (cinden kimse) iki elinin arasında onun (Süleyman'ın) Rabbinin izniyle; ve emrimizden sapan kimseye (cinden kimseye) onlardan, tattırırız ona sa‘îr 809 bir azaptan.

Yâsin Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Uyarman için bir kavmi/toplumu (ki) uyarılmış değildir babaları/ataları; öyle ki onlar gâfillerdir 310 .